logo
15 EYLÜL 2026

Greenwood 'yemeğini' Hakan Safi pişirdi, Aziz Yıldırım yedi

Fenerbahçe Başkan Adayı Hakan Safi, seçim döneminde Mason Greenwood ile sağladığı mutabakatla transferin temellerini attı. Greenwood'un Fenerbahçe'ye gelmesinde Safi'nin payı unutulmaz

15.09.2026 11:40:00
Haber Merkezi
 
Greenwood 'yemeğini' Hakan Safi pişirdi, Aziz Yıldırım yedi
Greenwood 'yemeğini' Hakan Safi pişirdi, Aziz Yıldırım yedi
Fenerbahçe Başkan Adayı Hakan Safi, seçim döneminde Mason Greenwood ile sağladığı mutabakatla transferin temellerini attı. İngiliz oyuncuya İstanbul'daki yaşam standartları, birinci yıldız rolü ve vizyon eksiksiz anlatıldı. Greenwood kararını "şıp" diye verdi. Marsilya'nın eski futbol direktörü Medhi Benatia'nın "Fenerbahçe'ye gitme kararını çok hızlı verdi" sözlerinin arkasında da Safi'nin payı unutulmaz.






Fenerbahçe'de büyük bir patlama yapan Greenwood, kariyerinde geçirdiği çalkantılı süreçlerden sonra düzenli oynayabileceği, birinci yıldız statüsünde olacağı ve Şampiyonlar Ligi sahnesinde kendini gösterebileceği bir ortam arıyordu. Fenerbahçe'nin sunduğu yüksek finansal şartlar ve ilk 11 garantisi, Premier Lig veya La Liga'da yaşayabileceği olası medya baskısını ve belirsizliği üstlenmekten daha mantıklı geldi. Marsilya'nın eski futbol direktörü Medhi Benatia'nın "Daha fazla risk almadan garanti ve güçlü bir seçeneği kabul etti" tespiti bu transferin özünü oluşturuyor.






HAKAN SAFİ, GREENWOOD İÇİN ÇOK ÇALIŞTI

Aziz Yıldırım'ın karşısına başkan adayı olarak çıkan Hakan Safi'nin seçim sürecinde Greenwood tarafıyla ve Marsilya'yla bir ön mutabakat sağladığı; bu süreçte oyuncuya Türkiye'deki yaşam standartlarının, Fenerbahçe'deki rolünün ve proje vizyonunun detaylıca anlatıldığı biliniyor.






FENERBAHÇE'YE ÇOK ÇABUK İKNA OLDU

Oyuncunun İstanbul seçeneğine zihnen hazırlanmış olması, Benatia'nın belirttiği "Fenerbahçe'ye gitme kararını çok hızlı bir şekilde verdi" ifadesini de doğruluyor aslında.






AZİZ YILDIRIM GOLÜ ATTI

Fenerbahçe'nin sunduğu cazip maaş ve pazarlık sonucu Yıldırım yönetiminin bitirdiği bonservis rakamları, Greenwood'un kararında anahtar rol oynadı.






RAKİPLERİN GÜCÜ YETMEDİ

Atletico Madrid, oyuncunun geçmişteki saha dışı bagajı ve maaş yükü nedeniyle masadan çekildi. Al Ahli ise hem oyuncuya beklediği net projeyi sunamadı hem de rakamlar oyuncunun Türkiye teklifini reddetmesini sağlayacak kadar ezici olmadı.

Serdal Adalı'nın yeni yönetimi şekillendi


 
Beşiktaş’ta 4 Ekim’de yapılması planlanan olağanüstü seçimli genel kurul öncesinde Serdal Adalı’nın yönetim kurulunda ciddi bir revizyona gitmesi bekleniyor. Yönetime girecek isimler konusunda pek çok iddia var... Kimlerin kesik yiyeceği ise henüz netleşmiş değil. Ancak belki de en büyük sürpriz Hakan Daltaban'la olacak.

15.09.2026 12:22:00
Haber Merkezi
 
Serdal Adalı'nın yeni yönetimi şekillendi
Serdal Adalı'nın yeni yönetimi şekillendi

Beşiktaş'ta Serdal Adalı "beklenen" ama açıklandığı gün itibarıyla 'baskın' olarak anılan seçimle ilgili süreç yerine oturmaya başladı. Şu anki İkinci Başkan Hakan Daltaban'ın derneklerden sorumlu yönetici pozisyonuna kaydırılabileceği; İkinci Başkanlık koltuğu içinse Murat Kılıç veya Emre Tezmen isimlerinin tartışıldığı camiada yüksek sesle konuşuluyor.







Mete Düren dönüyor

Geçmiş dönemlerde de kulüpte görev almış tecrübeli yönetici Prof. Dr. Mete Düren'in yeni listede yer almasına kesin gözüyle bakılıyor.
Adalı'nın daha önceki dönemlerde birlikte çalıştığı bir diğer isim olan Doğan Küçükemre'nin de yeni yönetimin önemli isimleri arasında olabileceği konuşuluyor.
Fırat Fidan, Kemal Erdoğan, Vedat Kumuşoğlu, Mahir Kaplan, Süleyman Eren ve Coşkun Kaya listeye dahil edilmesi düşünülen isimler arasında geçiyor.







Gidecekler belirsiz

Henüz ismi doğrudan "kara listeye" alınan veya basına çizik yediği kesinleşen yöneticilerin listesi netleşmiş değil. Ancak yeni katılacak 4-5 ağır top isim nedeniyle, mevcut yönetimdeki pasif veya operasyonel yükü az olan bazı asil ve yedek üyelerin liste dışı kalacağı konuşuluyor.

Davinson Sanchez profesyonellik dersi veriyor

 
 
Galatasaray'da yaz boyunca "ha gitti, ha gidecek" denilen Davinson Sanchez, Başkan Dursun Özbek'in "Satmıyorum" demesiyle Serie A ve Premier Lig şansını belki de sonsuza kadar kaçırdı. Ancak klasik bir Latino oyuncu gibi "Küstüm, oynamıyorum" demek yerine İskandinav profesyonelliğinde "Kaldım, o zaman işimi en iyi şekilde yaparım" diyerek ders veriyor.
 

15.09.2026 12:11:00
Haber Merkezi
 
Davinson Sanchez profesyonellik dersi veriyor
Davinson Sanchez profesyonellik dersi veriyor

Galatasaray'ın yıldız ismi Davinson Sánchez yaz boyunca ortalarda yoktu... Hatta Kante'nin Dünya Kupası yarı finali oynamasına; Ederson'un bile "Dönmeyeceğim" demesine rağmen, Brezilya, Kolombiya'dan sonra elenmiş olsa da Ederson daha erken döndü. Ancak Davinson Sánchez herkesten sonra geldi. Öyle geç geldi ki ilk resmi maçına hiç hazırlık maçında oynamadan çıktı. Çünkü Kolombiyalı stoper, Dünya Kupası'na gitmeden önce yönetimden "İyi teklif gelirse gideyim" sözü almıştı.







Satış Özbek'ten döndü

Galatasaray, aslında Davinson ve menajerine göre iyi teklifler de aldı. Ancak Başkan Dursun Özbek satışı engelledi. Çünkü önerilen, masaya getirilen Fikayo Tomori'nin Davinson'un ikamesi olmadığı, çok güvendiği danışmanları tarafından kendisine iletildi.







Küsmedi, oynadı

Böyle bir durumda pek çok oyuncu, özellikle de Latin oyuncular küser; Como'ya gidip Serie A'da ya da Bournemouth'a gidip Premier Lig'de oynamadığı için "mızıkçılık" yapardı. Ancak Davinson, üst düzey bir İskandinav profesyoneli gibi davrandı. Hiç sorun çıkarmadı. İlk 5 haftanın en iyileri arasına girmeyi başardı.







Kilit oyuncu

İkili mücadelelerde yüzde 58, zeminde yüzde 65 ve hava topunda yüzde 55 başarı oranının yanı sıra maç başına 3.4 hava topu kazanması da Davinson'un ceza sahası savunmasındaki caydırıcılığının kanıtı.

Maç başına 7.8 tehlike engelleme ve 3.8 top geri kazanım; pozisyon bilgisinin ve sezgilerinin yüksek olduğunu, tehlikeyi büyümeden sezip bertaraf ettiğinin en net ifadesi.
Başarılı top sürmede yüzde 100 oran (0.4) ve 32.0 km/h maksimum (bu hızla koşsa, 100 metreyi 11.25 saniyede tamamlar) hız, topu geriden ileriye taşıma ve arkaya kaçan topları yakalama konusundaki atletik kapasitesini öne çıkarıyor.

Beşiktaş'a Marsilya uyarısı: Fokur fokur kaynayan suda yanmayın

Marsilya fokur fokur kaynıyor… Ancak topa sahip olan, iyi dripling yapan ve kontratak üreten bir ekip. Bu yüzden aman Beşiktaş diyelim, kaynar suyun içine düşme

15.09.2026 12:00:00
Haber Merkezi
 
Beşiktaş'a Marsilya uyarısı: Fokur fokur kaynayan suda yanmayın
Beşiktaş'a Marsilya uyarısı: Fokur fokur kaynayan suda yanmayın
Marsilya fokur fokur kaynıyor… Belki Beşiktaş yenerse Teknik Direktör Bruno Genesio gider bile... Ancak Fransız ekibi öyle "Amaan!" denecek bir takım değil. Topa sahip olan, iyi dripling yapan ve kontratak üreten bir ekip. Bu yüzden fokur fokur kaynayan sularında yanmalarını beklerken aman Beşiktaş diyelim, kaynar suyun içine düşme.






Beşiktaş, UEFA Avrupa Ligi'nde perşembe gecesi İstanbul'da Marsilya'yı konuk edecek... Maç öncesinde siyah-beyazlı ekipte işler yolunda. Fransız ekibi ise fokur fokur kaynıyor.






BEŞİKTAŞ MAĞLUBİYETİ MARSİLYA'YI KARIŞTIRIR

Alınacak bir yenilgi sonrasında belki de Teknik Direktör Bruno Genesio'nun sonu bile gelebilir. Bu durum ise çok ironik olur; çünkü Van Bronckhorst kovulduğunda siyah-beyazlı yönetim takımın başına Fransız teknik direktörü getirmek istemişti. Ancak Genesio o dönemde sezon devam ederken takım almak istemediğini ileterek teklifi reddetmişti. Peki, Genesio'nun Marsilya'sının Beşiktaş'ı korkutacak silahları neler olacak?






KRİTİK UYARILAR

Marsilya, yüzde 60.8 topa sahip olma oranı ve maç başına yüzde 90 isabetle yaptığı 564 pas ile oyunu domine etmeye çalışan bir takım. Özellikle rakip yarı sahadaki yüzde 86.2'lik pas isabet oranı, Beşiktaş'ın kendi birinci bölgesinde uzun süreler savunma yapmak zorunda kalabileceğine işaret ediyor.






SAVUNMA GÜVENLİĞİ

Maç başına 9 dripling sayısı oldukça yüksek. Marsilya'nın birebirde adam eksilten, Beşiktaş savunma hattının dengesini çabuk bozabilen yetenekli hücum silahları var.






Maç başına 48.5 top geri kazanma ve ürettikleri 8 kontratak; kaybettiği topu şok presle hemen geri alıp rakibi hazırlıksız yakalama üzerine kurulu bir geçiş tercihini ortaya koyuyor.

Trabzonspor'da erken seçim ufukta belirdi

Hafta sonunda Trabzonspor, sezonun kırılma maçında Galatasaray'ı konuk edecek

15.09.2026 11:15:00
Haber Merkezi
 
Trabzonspor'da erken seçim ufukta belirdi
Trabzonspor'da erken seçim ufukta belirdi
Galatasaray maçından çıkacak olumsuz bir sonuç, Ertuğrul Doğan yönetiminin "yıldız transferlerle rüzgarı arkasına alan" imajını silip yerine "bütçeyi doğru yönetemeyen ve teknik belirsizlik yaratan" bir yönetim tablosunu hâkim kılar. Bu da Trabzonspor'da "erken seçim" gündeminin masaya gelmesine neden olur.






Hafta sonunda Trabzonspor, sezonun kırılma maçında Galatasaray'ı konuk edecek... Geride kalan 5 haftada toplanabilecek 15 puanın sadece 7'sini toplayan bordo-mavililerde, Avni Aker'de oynanacak maçtan alınacak negatif bir skor pek çok şeyin değişmesi anlamına gelecek.






HÜSEYİN CİMŞİR BELİRSİZLİĞİ

Ancak zorlu maç öncesinde Trabzonspor'da ağır bir belirsizlik ortamı var. Hüseyin Çimşir yeni teknik direktör mü yoksa hâlâ nöbetçi teknik direktör mü?

Çimşir'in yerine hoca aranmaması bambaşka bir kriz. Yönetim aslında Rudi Garcia tarzında yüksek maliyetli teknik adam istemiyor ancak Çimşir ile devam etmek de risk.







ERTUĞRUL DOĞAN İÇİN KRİTİK SÜREÇ

Aslında bu dakikadan sonra Salah ve Fabinho gibi dünya yıldızlarını getiren Trabzonspor yönetimi kendi geleceğiyle de oynuyor. Çünkü bu dakikadan sonra her türlü başarısızlık yönetime yazacak. Galatasaray maçında alınacak negatif bir skor, okları Ertuğrul Doğan yönetimine çevirecek.







TRABZONZPOR YÖNETİMİNDE KRİZ İHTİMALİ

Yönetim kurulu içinde kutuplaşmalar su yüzüne çıkar. Kötü sonuçla birlikte fikir ayrılıkları basına sızmaya başlar; tepki çeken bazı yöneticilerin istifası gündeme gelebilir.

Başarısızlık durumunda transfer ve teknik heyet süreçlerini yürüten profesyoneller veya yöneticiler üzerindeki baskı artar, yönetim kendi içinde günah keçisi aramaya başlar.







MUHALEFET ATAĞA KALKAR

Bordo-mavili camiada muhalefet, yüksek maliyetli kadroya rağmen alınan başarısız sonuçları koz olarak kullanır. Tribünlerin protestosu ile birleşen muhalefet baskısı, yönetimi olağanüstü kongre kararı almaya zorlayabilir.

Oulai'nin yerine Fabinho'yu alan akıl

Oulai'nin 25 maçlık oturmuş sezon performansı ile Fabinho'nun Trabzonspor'daki 238 dakikalık adaptasyon sürecini kıyaslamak istatistiki olarak tam bir eşdeğerlik sunmasa da ilk 3 maçlık tablo, Trabzonspor'un dinamik bir "Box-to-Box" oyuncudan statik ve temposuz bir pasöre geçiş yaptığını kanıtlar nitelikte.
 

14.09.2026 12:41:00
Haber Merkezi
 
Oulai'nin yerine Fabinho'yu alan akıl
Oulai'nin yerine Fabinho'yu alan akıl
Trabzonspor kuruluş felsefesine ihanet etti... Önce menajerlerin önerdiği Mohamed Salah'ı veto etti, sonra da Salah'ın Liverpool'dan eski takım arkadaşı Fabinho'yu aldı.

Fabinho'nun unutturması gereken isim sadece Oulai'ydi. Geçen sezon Trabzonspor'a gelen, devre arasında Galatasaray'ın almak için Ertuğrul Doğan'ın telefonlarını kilitlediği Fildişili orta saha oyuncusu.






Trabzonspor daha değerini bulmadan 26 milyon Euro gibi bir rakama gönderdi Oulai'yi. Belki 5 kat kâr etti ama limitinin çok daha yüksek olduğunu herkes biliyordu.

Yerine gelen Fabinho ise Suudi Arabistan'da bile istenmeyen, bu yüzden sözleşmesi feshedilip serbest kalan, "önce para" diyen bir Brezilyalıydı.

Zaten bu durum daha ilk 3 maçtan rakamlara yansıdı bile.






Yaşının da getirdiğiyle Fabinho, Oulai'den 3.6 km/h daha yavaş kaldı. Maç başına top taşıma ve çalım atma becerisi sergileyemedi, hava topu mücadelesi kazanamadı.

Oulai orta sahada dikine oynayan, ceza sahasına yaklaşan ve yaratıcı (1.6 kilit pas, 2.38 xA) bir profildeyken; Fabinho 3 maçlık periyotta 0.3 kilit pas ve 0.10 xA'da kalarak hücuma neredeyse hiç katkı veremedi.






Yalnızca top çalma (3.0) ve pas isabetinde (%91) Oulai seviyesini korudu; ancak sahipsiz top kazanma (5.0'a karşı 2.7) ve genel ikili mücadele sayısında Oulai'nin enerjisini tutturamadı.

Trabzonspor bundan sonra ne yapacak?

Trabzonspor'da geçen sezon beklentilerin üzerine çıkan Felipe Augusto; düşük topla buluşma sayısına rağmen ceza sahasında yüksek verimlilik sağlayarak sistemin işlemesini sağlayan bir yetenekti. Mohamed Salah ise sisteme uymaktan ziyade, sistemin tamamen onun etrafında kurulmasını talep eden yüksek maliyetli bir süperstar profili. Trabzonspor'a hangisinin daha fazla fayda sağladığı ise soru işareti

14.09.2026 12:24:00
Haber Merkezi
 
Trabzonspor bundan sonra ne yapacak?
Trabzonspor bundan sonra ne yapacak?
Trabzonspor'a Hüseyin Cimşir de çare olamadı. Fatih Tekke'nin istifasından sonra teknik direktör arayışlarına yeniden gaz verildi. Ancak yeni transferlerin takıma faydası da mercek altına alındı. Bir yanda Felipe Augusto, diğer yanda Mohamed Salah... Kefeye koyduğunuzda ikisi arasında kıyas bile kabul edilmez; direkt Mısırlı oyuncu tercih edilir. Ancak bu tercih; Inter, Liverpool, Real Madrid, Fenerbahçe ya da Galatasaray gibi parayla kadro kuran takımlar için geçerli olabilir.






Trabzonspor gibi altyapıdan yetiştirdiği oyuncularla ve geçen sezondan itibaren 5 yıllık bir program çerçevesinde planlama yapan bir kulüpte Salah ve Augusto'yu karşılaştırırsanız, ortaya Trabzonspor'un yaşadığı gibi bir çöküş çıkar.






Augusto geçen sezon 13 golünün tamamını ceza sahası içinden buldu. 5 kafa ve 8 sol ayak golüyle ceza sahasında gerçek bir bitirici performansı sergiledi. xG beklentisi 8.50 iken 13 gol atarak beklentinin belirgin şekilde üzerinde bir bitiricilik yakaladı. Ayrıca az pas alarak (maç başı 22.3 topla buluşma) bu skor üretkenliğine ulaştı.






Salah ise 4 golle maç başına 0.8 gol istatistiği yakalamış olsa da maç başına 55.6 kez topla buluşuyor. Yani takım hücumunun merkezine oturuyor ve oyunu domine etmesi bekleniyor. Salah maç başına 3.8 kilit pas ve 28.4 isabetli pas atıyor; ancak bunun bedeli 17.4 top kaybı yapmak oluyor. Augusto ise maç başına sadece 7.6 isabetli pas atıp 6.2 top kaybı yapıyor. Böylece takımın oyununu bozmadan, az kaynak tüketerek maksimum skoru alıyordu.

Fenerbahçe kazanamazsa kıyamet kopar

İsmail Kartal'ın istifası ile yaşanan gitgelli süreç sonunda bugün oynanacak Gaziantep maçında Fenerbahçe için tek seçenek 3 puan. Zaten pamuk ipliğine bağlı olan puslu havanın dağılması galibiyet dışında alınacak her türlü skor kaos demek. 3 puan dışında Kadıköy hattında deprem etkisi yaratacak kararlar kaçınılmaz hale gelecek. O yüzden Fenerbahçe belki de sezonun en kritik maçına çıkacak

14.09.2026 12:00:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe kazanamazsa kıyamet kopar
Fenerbahçe kazanamazsa kıyamet kopar
Fenerbahçe'de fırtına gibi bir hafta tamamlandı… Hafta Kadıköy'de alınan Beşiktaş derbisi yenilgisinin stresi ile başladı. O stresle Roma maçına çıkıldı. Hiç de kötü bir oyun yoktu. Ancak 1-1'lik beraberlik ve tribünden gelen su şişesi İsmail Kartal'ın istifasına neden oldu. Yıldırım kabul etmedi. İsmail Kartal inat etti. Çözümü Oğuz Çetin ve Cihan Kamer sundu. İsmail Kartal 1 gün aranın ardından takımın başına döndü.






Bugün Gaziantep deplasmanında belki de Fenerbahçe için sezonun en kritik maçı oynanacak. Galibiyet gelirse her şey güllük gülistanlık olur. Ancak aksi bir durumda Fenerbahçe'de bambaşka şeyler konuşulmaya başlar:






Roma maçı sonrası yaşanan istifa sürecinin aslında "çözülmediği", sadece pansuman yapıldığı savunulanların sesi yükselir. "İstifası engellenen hocayla yola devam edilmez" görüşü hakim olur. İstifa talebi bu kez camiada gelişir; İsmail Kartal'ın devam etmesi zorlaşır.






Oğuz Çetin ve Cihan Kamer'in müdahalesiyle sağlanan ateşkesin işe yaramadığı iddiaları artar. Yönetim kurulunun kriz yönetimi performansı ve kararlılığı sert şekilde sorgulanır.






Beşiktaş derbisi yenilgisi ve Roma maçındaki gerginliğin üzerine gelecek bir kayıp, takımdaki özgüveni tamamen bitirir. "Takım kırılgan, baskıyı kaldıramıyor" eleştirileri tavan yapar.






Roma maçında su şişesi atılmasıyla beliren taraftar tepkisi, yönetimi ve teknik ekibi doğrudan hedef alan kitlesel bir protestoya dönüşür.






Zirve yarışında puan farkının açılması ihtimaliyle birlikte şampiyonluk inancı ciddi şekilde zedelenir. Medyada ve camiada radikal değişim, kongre veya teknik direktör değişikliği senaryoları yüksek sesle dillendirilmeye başlar.

Fenerbahçe'de güvensizlik duygusu tavan yaptı

Fenerbahçeli futbolcular Gaziantep maçı öncesinde büyük bir belirsizlik, otorite boşluğunun getirdiği rahatsızlık ve kariyerlerini koruma içgüdüsüyle gelişen profesyonel bir bıkkınlık içinde

14.09.2026 11:01:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe'de güvensizlik duygusu tavan yaptı
Fenerbahçe'de güvensizlik duygusu tavan yaptı
Fenerbahçeli futbolcular Gaziantep maçı öncesinde büyük bir belirsizlik, otorite boşluğunun getirdiği rahatsızlık ve kariyerlerini koruma içgüdüsüyle gelişen profesyonel bir bıkkınlık içinde. Adeta bir cenderenin içine sürüklendiler. İsmail Kartal'a destek açıklaması yapmamaları da hocaya tepkiden çok, kulüp içindeki yangına benzin dökmeme ve kendilerini güvenli alanda tutma çabası olarak öne çıktı.






Hep camia, taraftar ya da kamuoyu tarafından bakıyoruz... Bir de bu işin asıl aktörleri var. Beşiktaş yenilgisi ile başlayan, Roma beraberliği ile yükselen ve İsmail Kartal'ın istifa edip döndüğü süreci birebir yaşayan Fenerbahçeli futbolcuların durumları neredeyse tamamen unutulmuş durumda.






Aslında Fenerbahçe'de yaşanan, Fatih Tekke'nin Ferencváros maçından sonra istifa edip döndürülüp Amed maçından sonra görevi bıraktığı sürece çok benzeyen bir süreç yaşanıyor.






İşin ilginci ise bu süreçte hiçbir Fenerbahçeli futbolcunun "Hocamıza inanıyoruz, onu geri istiyoruz" açıklaması yapmaması. Bu durum bile soru işareti yaratırken, sarı-lacivertli futbolcuların nasıl bir psikolojik durum içinde olduğu herkesin merak konusu.






İsmail Kartal'ın yaşadığı süreci yönetim ile hoca arasındaki bağın koptuğu şeklinde değerlendiren oyuncular var. Futbolcu grubu bu güvensizliği hisseder. "Yarın kimin kalacağı, hangi sistemle oynanacağı belirsiz" duygusu hâkim olmuş durumda. Futbolcuların saha içi motivasyonu ve hocaya olan bağlılık duygusu zedelendi.






Saha sonuçları ne olursa olsun, bir teknik adamın istifa noktasına gelmesi soyunma odasında suçluluk ve huzursuzluk yaratır. Üst üste gelen çalkantılı süreçler futbolcularda mental tükenmişlik oluşturdu. Hangi taktiğe, hangi disipline odaklanacaklarını şaşırmış durumdalar.






Takımdaki belirsizlik anlarında futbolcu, kolektif başarıdan ziyade kendi durumunu düşünmeye erken başladı.

Italiano Beşiktaş'taki en büyük eksikliği gördü

Beşiktaş'ın teknik direktörü Italiano; seleflerinin eksik bıraktığı duygusal bağı kurmayı başardığı, Akdenizli mizaç ile taktiksel ciddiyeti harmanladığı için camia tarafından daha çok benimsenmiş durumda

13.09.2026 17:46:00
Haber Merkezi
 
Italiano Beşiktaş'taki en büyük eksikliği gördü
Italiano Beşiktaş'taki en büyük eksikliği gördü
Vincenzo Italiano, 2022'den bu yana Beşiktaş'ın başına geçen 5. yabancı teknik direktör oldu. Siyah-beyazlı yönetimler aynı dönem içinde sırasıyla Valérien Ismaël, Fernando Santos, Giovanni van Bronckhorst ve Ole Gunnar Solskjaer ile çalıştı... Ancak işin aslına bakınca, her ne kadar yeni gelmiş olsa da İtalyan teknik adam Italiano, seleflerine göre çok daha sevilmiş, kabul görmüş ve daha dik duran bir hava vermiştir.






Beşiktaş taraftarı; Ismaël'in taktiksel inadından, Santos'un sıkıcı futbolundan, van Bronckhorst'un kırılganlığından ve Solskjær'in yarım kalmış hissettiren sürecinden yorulmuştu. Zihinsel olarak tükenmiş olan camia; tam aksine enerjik ve özgüvenli bir figür olan Italiano'yu hızlıca içselleştirdi.






Italiano'nun kenardaki hırslı tavrı, beden dili ve tavizsiz duruşu, taraftardaki "bizi sahada savunan biri var" algısını pekiştirdi. Siyah-beyazlı tribünler, taktikten önce aidiyet ve adanmışlık görmek istiyordu; İtalyan teknik adam onlara bunu verdi.






Solskjaer veya Santos gibi profiller daha "kurumsal" veya "sakin" figürlerdi; oysa Türk futbolu kaosla beslenir. Italiano'nun kriz anlarında sığınacak bir bahane aramak yerine "dik duran" bir profille medyaya ve camiaya seslenmesi, Beşiktaş'ın geleneksel "Halk Takımı" ve "Haksızlığa Karşı Duruş" felsefesiyle de tam bir uyum sağladı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.