logo
01 MART 2026


Gurbetçi Alman turisti ikiye katlıyor

Geçen yıl Türkiye'ye tatil için gelen 2.8 milyon Avrupalı Türk'ün kişi başı ortalama harcaması bin 175 Euro ile Alman turistleri ikiye katladı

26.08.2019 00:00:00
Gurbetçi Alman turisti ikiye katlıyor
Gurbetçi Alman turisti ikiye katlıyor

Türkiye'ye tatile gelen Avrupalı Türklerin geçen yılki kişi başı ortalama bin 175 Euro olan harcamaları, Alman turistlerin 590 Euro olan ortalamasının üzerinde gerçekleşti. Türkiye Avrupa Eğitim ve Bilimsel Araştırmalar Vakfı'nın (TAVAK) "Avrupalı Türklerin Türk Turizmindeki Önemi" başlıklı son araştırmasına göre, geçen yıl 2.8 milyon Avrupalı Türk tatilini Türkiye'de geçirdi. Bunun 1.9 milyonu Almanya'da yaşayan Türklerden oluştu. Tatil için Türkiye'yi tercih eden Avrupalı Türkler geçen yıl yaklaşık 3.3 milyar Euro bıraktı.

Ortalama 4 hafta kalıyorlar 

Araştırmaya göre, Avrupalı Türklerin yaklaşık yüzde 47'si tatilini Türkiye'de geçiriyor ve Türkiye'de ortalama 24 gün kalıyor. Artık yalnızca ailelerini ziyaret etmek için değil, aynı zamanda İstanbul, Antalya, Bodrum, Çeşme, Alaçatı, Güneydoğu Anadolu, Karadeniz gibi sahillerde tatillerini geçirmek için gelen Avrupalı Türklerin en gözde tatil yerini ise İstanbul, Çeşme ve Alaçatı oluşturuyor.

Araştırmaya göre, Türkiye'ye gelen ve ortalama kalış süreleri 16 gün olan Almanların kişi başı toplam harcamaları 2018'de ortalama 590 Euro iken Avrupalı Türklerin kişi başı ortalaması yaklaşık bin 175 avro oldu. Böylece, Avrupa'dan gelen Türkler Alman turistlerin neredeyse iki katı harcama yapmış oldu. 2018 için tahmin edilen ortalama harcama miktarı olan bin 175 Euro'nun 460 Euro'su konaklama için harcanırken, eğlence bu harcamaların yüzde 9'unu, yiyecek, içecek, eğlence ve hediye masrafları da yüzde 45'ini oluşturdu.

AB'de 5.7 milyon civarında Türk var

TAVAK Vakfı'nın tespitlerine göre 28 üye ülkeden toplam 510 milyon nüfuslu Avrupa Birliği (AB) sınırları içerisinde 5.7 milyonun üzerinde Avrupalı Türk yaşıyor. Bunların 2.4 milyonu Türk vatandaşlığı taşıyor. AB'de en fazla Türk nüfusuna sahip ülkeler ise 3 milyon 90 binle Almanya, 478 bin 330'la Hollanda ve 434 bin 540'la da Fransa olarak belirlendi.

İran, Hamaney'in öldüğünü açıkladı



İran devlet televizyonu, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in ABD-İsrail saldırısında hayatını kaybettiğini duyurdu. Saldırıda Hamaney'in kızı, damadı, torunu ve gelini de hayatını kaybetti.

01.03.2026 07:05:00 / Güncelleme: 01.03.2026 07:28:01
Haber Merkezi/AA
İran, Hamaney'in öldüğünü açıkladı
İran, Hamaney'in öldüğünü açıkladı

İran devlet televizyonu, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in ABD-İsrail saldırısında hayatını kaybettiğini duyurdu. İran devlet televizyonu, Ali Hamaney'in hayatını kaybettiğini belirterek, "İran İslam devrimi lideri şehadete ulaştı" ifadesini kullandı. İran hükümeti de Hamaney'in hayatını kaybetmesi üzerine 40 günlük ulusal yas ve 7 günlük resmi tatil ilan etti.

ABD ve İsrail'in ortak düzenlediği saldırılarda İran lideri Ali Hamaney'in kızı, damadı, torunu ve gelininin hayatını kaybettiği açıklandı. İran Devrim Muhafızları Ordusuna yakın Fars Haber Ajansı'nın, Ali Hamaney'in ofisinden bilgi sahibi bir kaynağa dayandırdığı haberinde, ABD-İsrail'in saldırılarında Hamaney'in aile bireylerinden bazılarının hayatını kaybettiği doğrulandı.
İran liderinin evi ve ofisinin bulunduğu alana yapılan ABD-İsrail saldırısında Hamaney'in kızı, damadı, torunu ve gelinlerinden birinin hayatını kaybettiği aktarıldı.

Hamaney 86 yaşındaydı

Ayetullah Ali Hamaney, 19 Nisan 1939'da Meşhed kentinde doğdu.
Meşhed ve Kum kentlerinde dini ilimler eğitimi alan Hamaney, 1962 yılında Kum'da Ayetullah Humeyni'nin Şah'a karşı başlattığı harekete katıldı. Çeşitli aralıklarla tutuklandı ve sürgüne gönderildi. 1978'de İslam Cumhuriyeti Partisi kurucularından olan Hamaney, devrim sonrası Temmuz 1979'da İran İslam Cumhuriyeti Savunma Bakanı Yardımcılığını üstlendi. 24 Kasım 1979'da İslam İnkılabı Muhafızları Ordusu Başkanlığına atanmasının yanı sıra aynı yıl, Tahran Cuma namazı imamlığına atandı. 1980 yılında İmam Humeyni tarafından İran Yüksek Savunma Şurası'na temsilci olarak atandı. Aynı yıl, İran Meclisine Tahran milletvekili olarak seçildi. 27 Haziran 1981 tarihinde Tahran Ebuzer Camisi'nde Halkın Mücahitleri grubunun düzenlediği iddia edilen bombalı saldırısında ağır yaralandı. Ekim 1981'de yapılan seçimlerde devrimden sonra ülkenin 3'üncü Cumhurbaşkanı seçildi.

1985 yılındaki Cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanmasıyla da ikinci kez Cumhurbaşkanı oldu. Humeyni'nin vefatından sonra Hamaney, ülke liderini seçme ve denetlemeyle görevli Uzmanlar Meclisi tarafından Haşimi Rafsancani'nin desteğiyle 1989 yılında ülkedeki en üst makam olan Lider (Rehber) olarak seçildi. Yönetimi boyunca Batı karşıtlığıyla ön plana çıkan Hamaney, Rusya ve Çin ile iyi ilişkiler kurmaya çalıştı. İran'da seçimle işbaşına gelen Cumhurbaşkanı sınırlı yetkilere sahipken, Ali Hamaney'in temsil ettiği liderlik makamı, tüm devlet organlarının üzerinde, sahip olduğu anayasal yetkilerle iç ve dış politika konularında son sözü söyleyen isim oldu.

Cumhurbaşkanı dahil olmak üzere tüm devlet organlarının üzerinde bir otoriteye sahip Rehber, İran Silahlı Kuvvetleri Başkomutanı olarak iç güvenlik ve dış politika konularında da belirleyici rol oynadı. Özellikle son yıllarda, yönetim sorunları ve ekonomik problemlerden kaynaklanan sokak gösterilerinde Hamaney yönetim karşıtı eylemcilerin hedefi oldu.

Halk meydanlarda
 
İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in ABD-İsrail saldırısında öldüğünün ilan edilmesiyle başkent Tahran'daki halk İnkılap Meydanı'nda toplandı.
Meydanda toplanann İranlıların, ellerinde Hamaney'in fotoğraflarını taşıyarak ağıt yaktığı ve gözyaşı döktüğü görüldü. Meşhed'deki İmam Rıza Türbesi'ne de siyah bayrak çekildi.
 
İki önemli komutan da katledildi
 
ABD ve İsrail'in düzenlediği saldırılarda İran Savunma Konseyi Genel Sekreteri ve Ali Hamaney'in danışmanı Tuğamiral Ali Şemhani ile İslam Devrim Muhafızları Ordusu Komutanı Tümgeneral Muhammed Pakpur'un hayatını kaybettiği bildirildi.
 

Trump, Hamaney'in 'öldüğünde' ısrarcı


 
ABD Başkanı Donald Trump, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in durumuna ilişkin, "Tarihin en kötü insanlarından biri olan Hamaney öldü" açıklamasını yaptı. Aslında tarihin en kötü insanı bizzat kendisi ve soykırımcı Netanyahu...

01.03.2026 01:34:00
AA
 Trump, Hamaney'in 'öldüğünde' ısrarcı
 Trump, Hamaney'in 'öldüğünde' ısrarcı

ABD Başkanı Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, hayatta olup olmadığına ilişkin hakkında farklı açıklamalar olan İran lideri Hamaney'e ilişkin açıklamasında, "Tarihin en kötü insanlarından biri olan Hamaney öldü." ifadesini kullandı.
Hamaney'in "ABD istihbaratından" ve "gelişmiş takip sistemlerinden" kaçamadığını kaydeden Trump, "İsrail ile yakın işbirliği içinde çalışarak, kendisi veya onunla birlikte öldürülen diğer liderlerin yapabileceği hiçbir şey yoktu" değerlendirmesini yaptı.

İran halkına da seslenen ABD Başkanı, "Bu, İran halkının ülkesini geri alması için tek ve en büyük şanstır" yorumunda bulundu.
İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun ve diğer güvenlik güçlerinin çoğunun "artık savaşmak istemediğini" savunan Trump, "Şimdi dokunulmazlık elde edebilirler, ama sonra onları sadece ölüm bekliyor" mesajını paylaştı.

Trump ayrıca, ABD ile İsrail'in saldırılarının bir süre daha sürebileceğini kaydederek, saldırıların "gerekli olduğu sürece" devam edeceğini belirtti.

Aslında ne oldu?


 
 
Son 24 saatteki gelişmelere bakıldığında İran'a saldırıyı İran-ABD müzakerelerini baltalamak için İsrail başlattı. Yahudi kölesi ve kuklası ABD, saldırılara kısmen katılıyor. ABD'de kölelik bitmedi maalesef. 342 milyon nüfuslu ABD'de 6 milyon Yahudi yaşıyor. Bunlar 336 milyon Amerikalıyı, Başkan Trump dahil köleleştirmiş durumda. 336 milyonun hiç bir hakkı da yok. Ne bahşedilirse yetinmek zorundalar. İsrail için ölmek de kölelilğin bir parçası. Eski tarz kölelikten çok daha beter bir kölelik bu. 

01.03.2026 00:47:00 / Güncelleme: 01.03.2026 00:58:04
ÖNDER YILMAZ
 Aslında ne oldu?
 Aslında ne oldu?

27 Şubat'ın son saatlerine ve 28 Şubat'ın ilk saatlerine bakıldığında ABD ile İran arasındaki görüşmeler iyi gidiyordu. Açıklamalar da bunu gösteriyor. Örneğin 28 Şubat'ın ilk saatlerinde görüşmelere arabuluculuk eden Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi, "barış anlaşmasına" doğru önemli bir ilerleme kaydedildiğini belirterek, zenginleştirilmiş uranyumda "sıfır stoklama" olacağı ve bunun Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı tarafından doğrulanacağını söylemişti. Busaidi, CBS News'ün "Face the Nation" programına verdiği röportajda, "Diplomasiye herhangi bir alternatifin bu sorunu çözeceğini düşünmüyorum" ifadelerini kullanmıştı.
Busaidi, anlaşmaya doğru oldukça önemli bir ilerleme kaydettiklerini belirterek, "Eğer nihai hedef İran'ın sonsuza dek nükleer bombaya sahip olamamasını sağlamaksa, bence bu müzakereler sayesinde bu sorunu çözdük" diye konuşmuştu. Busaidi, ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance ile görüşmesinde de aynı vurguları yapmıştı. 28 Şubat'ta öğle saatlerinde konuşan Umman Dışişleri Bakanı "Hayal kırıklığına uğradım. Aktif ve ciddi müzakereler bir kez daha baltalandı" demek zorunda kaldı. 

İlk saldırı İsrail'den

Müzakereler devam ederken 28 Şubat'ta sabah saatlerinde İsrail, İran'a tam 200 savaş uçağıyla saldırı düzenledi. Akabinde ABD de bu saldırılara katıldığını açıkladı. Ancak ABD Savunma Bakanlığı'ndan ABD'nin saldırılarına ilişkin doğru dürüst açıklama yapılmıyor. Mesela "şurayı vurduk, şu kadar uçak kullandık, şu füzeleri fırlattık" gibi... İsrail Savunma Bakanlığı ise sürekli açıklama yapıyor.

İran ne yaptı?

İran şimdiye kadar çok sayıda ülkeyi hedef aldı. Katar, Kuveyt, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Suriye ve elbette İsrail... Bahreyn'de ABD Donanmasını vurdu. Tel Aviv'deki saldırıda ölenler var. Bahreyn'de yüksek binalar hedef alındı. Dubai'nin merkezi, Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad vuruldu.

Rusya ve Çin ne yapıyor?

Şu ana kadar Rusya ve Çin'den ABD-İsrail saldırısını eleştiren açıklamalar geldi. Putin, Devlet Güvenlik Konseyi'ni topladı. Rusya Dışişleri Bakanlığı, ABD ile İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının uluslararası temel ilkeleri ihlal ettiğini ve saldırıların kabul edilemez olduğunu bildirdi. Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev, ABD ile İsrail'in İran'a başlattığı saldırıya tepki göstererek, "Barış gücü (ABD), bir kez daha gerçek yüzünü gösterdi" ifadesini kullandı. Çin'den gelen açıklamalar ise cılız...

En çarpıcı açıklama İspanya'dan

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı yazılı açıklamada, "ABD ve İsrail'in tek taraflı askeri harekatını reddediyoruz. Bu harekat, gerilimi tırmandırıyor ve daha belirsiz ve düşmanca bir uluslararası düzene katkıda bulunuyor. İran rejiminin ve Devrim Muhafızlarının eylemlerini de reddediyoruz. Orta Doğu'da uzun süreli ve yıkıcı bir savaşa daha tahammül edemeyiz" ifadelerini kullandı.

Sahura kalkmayan kaslarından yer!


 
Sahurun metabolizma üzerindeki etkisini değerlendiren Beslenme Uzmanı Hatice Nurseda Hatunoğlu, “Sahur yapılmadığında açlık süresi uzar ve vücut, enerji ihtiyacını karşılamak için protein yıkımını artırabilir. Bu durum, özellikle yeterli protein alınmadığında kas kaybı riskini yükseltir” dedi.
 

28.02.2026 18:45:00
MURAT ÇORBACI
Sahura kalkmayan kaslarından yer!
Sahura kalkmayan kaslarından yer!

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğr. Gör. Hatice Nurseda Hatunoğlu, sahura kalkmanın önemi konusunu değerlendirdi. Sahurun, gün boyu sürecek uzun açlık dönemine vücudu hazırlayan temel öğün olduğunu vurgulayan Hatunoğlu, "Sahurda alınan protein, posa, sağlıklı yağlar ve yeterli sıvı; kan şekerinin daha dengeli seyretmesine yardımcı olur. Bu sayede gün içinde ani açlık krizleri, halsizlik, baş dönmesi ve dikkat dağınıklığı daha az görülür" dedi.

Sahura kalkılmadığında açlık süresi ciddi şekilde uzar

Sahura kalkmadan oruç tutmanın vücut üzerindeki etkilerine değinen Hatunoğlu, "Sahura kalkılmadığında açlık süresi ciddi şekilde uzar. Bu durum kan şekerinde ani düşmelere, gün içinde çabuk yorulmaya ve konsantrasyon kaybına yol açabilir. Uzun süreli açlık özellikle çalışan bireylerde performans düşüklüğüne neden olabilir" diye konuştu.

Yeterli protein alınmazsa kas kaybı riski artar

Sahurun metabolizma üzerindeki etkisini de değerlendiren Hatunoğlu, "Sahur yapılmadığında açlık süresi uzar ve vücut, enerji ihtiyacını karşılamak için protein yıkımını artırabilir. Bu durum, özellikle yeterli protein alınmadığında kas kaybı riskini yükseltir. Sahurda protein içeren besinlerin yer alması, kas dokusunun korunmasına ve metabolizmanın gün boyunca daha dengeli çalışmasına katkı sağlar" ifadesinde bulundu.

Sadece iftarda su içmek yeterli değil

Sıvı tüketiminin önemine de değinen Hatunoğlu, "Sadece iftarda su içmek, vücudun gün boyu kaybettiği sıvıyı telafi etmek için çoğu zaman yeterli olmaz. Sahurda su tüketmek, gün içinde susuzluğa bağlı baş ağrısı ve halsizlik gibi sorunların önüne geçilmesine yardımcı olur" şeklinde konuştu.

Doğru planlanan sahur mideyi korur

Sahurun mideyi yorduğu yönündeki inanışa da açıklık getiren Hatunoğlu, "Doğru planlanmış bir sahur mideyi yormaz, aksine korur. Yağlı, baharatlı ve aşırı tuzlu besinlerden kaçınıldığında sahur mide asidinin dengelenmesine yardımcı olur. Hafif ama besleyici bir sahur, mideyi uzun açlığa karşı daha dayanıklı hale getirir" dedi.

Sahura kalkamayanlar ne yapmalı?

Sahura kalkamayan kişilerin iftarda daha bilinçli bir beslenme planı uygulaması gerektiğini vurgulayan Hatunoğlu, "Sahura kalkamayan kişilerin iftarda daha dikkatli olması gerekir. İftar çok hızlı yapılmamalı, önce su ve/veya az miktarda bir çorba ile başlanmalıdır. Ana yemekte protein, sebze ve kompleks karbonhidratlara yer verilmelidir. İftardan birkaç saat sonra ise küçük bir ara öğün planlaması yapılabilir. Bu ara öğün, yeterli ve dengeli olursa sahurun eksikliğini telafi etmede yardımcı olabilir" şeklinde sözlerini tamamladı.

İncirlik Hava Üssü'nü görüntüleyen kişiler hakkında re'sen soruşturma

Adana Cumhuriyet Başsavcılığı, Adana'daki İncirlik Hava Üssü'ne ilişkin görüntülerin canlı yayınlandığı tespit ettiklerini ve konuya ilişkin re'sen soruşturma başlatıldığını duyurdu

28.02.2026 18:29:00
İHA
İncirlik Hava Üssü'nü görüntüleyen kişiler hakkında re'sen soruşturma
İncirlik Hava Üssü'nü görüntüleyen kişiler hakkında re'sen soruşturma
Adana'daki İncirlik Hava Üssü'ne ilişkin görüntülerin canlı yayınlandığı tespit edilmesi üzerine, Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri kanunun 7. ve 25/A maddeleri kapsamında re'sen soruşturma başlatıldığı belirtildi. Ayrıca konuya dair iki şüphelinin tespit edildiği ve bu kişilerin gözaltına alındığı duyuruldu.

Adana Cumhuriyet Başsavcılığı, konuya ilişkin şu ifadelere yer verdi:

"Bazı basın yayın organları ve sosyal medya platformlarında, Adana'daki İncirlik Hava Üssü'ne ilişkin görüntülerin canlı yayınlandığı tespit edilmiştir. Askeri tesis ve üslerin konum, güvenlik tertibatı ve fiziki yapısına ilişkin görüntülerin kamuya açık şekilde paylaşılması millî güvenlik açısından risk teşkil etmektedir. Bu kapsamda Adana Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından 2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri kanunun 7. ve 25/A maddeleri kapsamında re'sen soruşturma başlatılmıştır.

İlgili yayına dair; biri görüntü çekimini gerçekleştiren diğeri ise çekim hususunda talimat veren olmak üzere iki şüpheli tespit edilmiş ve şüpheliler hakkında gözaltı talimatı verilmiştir.

Milli güvenliği ilgilendiren askeri tesis ve güvenlik alanlarına ilişkin görüntü ve bilgilerin yetkisiz şekilde paylaşılması, basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyecek nitelikte olup, kamu düzeni ve devlet güvenliği bakımından ciddi sonuçlar doğurabilecek mahiyettedir. Soruşturma titizlikle yürütülmektedir."

İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün'e uçuşlar 2 Mart'a kadar iptal edildi

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İsrail'in İran'a yönelik saldırısının ardından bölgedeki gelişmeler nedeniyle Türkiye'nin sivil havacılık trafiğini yakından izlediğini belirterek, bir dizi uçuş iptali ve güvenlik tedbirinin hayata geçirildiğini açıkladı

28.02.2026 18:08:00
İHA
İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün'e uçuşlar 2 Mart'a kadar iptal edildi
İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün'e uçuşlar 2 Mart'a kadar iptal edildi
İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün'e olan bütün uçuşları 2 Mart'a kadar iptal ettiklerini belirten Bakan Uraloğlu, Katar, Kuveyt, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri ve Umman'a gidecek olan seferleri de günlük olarak iptal ettiklerini söyledi.

Bakan Uraloğlu, "Bugün yine Orta Doğu'da maalesef istemediğimiz gelişmeler söz konusu. İsrail'in İran'a saldırması sonucunda öncelikle İran, İsrail ve Irak hava sahalarını kapattıklarını takip ediyoruz. Yine aynı şekilde Katar, Bahreyn ve Kuveyt'in de hava sahalarını kapatmaya yönelik notamlar yayınladıklarını biliyoruz. Bizde sivil uçuşlar noktasında sektörü yakın takibe aldık ve yönetiyoruz.

Şu anda Türk Hava Yolları'nın ve Pegasus'un İran'da yerde birer uçağı var. Onların bu saldırı sürecinin sonucuna göre onları ülkeye getirme ile ilgili bir çalışmamız olacak. Yine 12 gün çatışmasında da benzer süreçleri yürütmüştük. Tabii bizim esas amacımız bölgemizdeki bu tür saldırıların olmaması, olanın da bir an önce bitmesi noktasında elbette sayın Cumhurbaşkanımızın çok yakın takiplerinin olduğunu özellikle söylemek isterim.

Biz bölgede devam eden riskler nedeniyle İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün'e olan bütün uçuşları 2 Mart'a kadar iptal ettik. Yine aynı şekilde Katar, Kuveyt, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri ve Umman'a gidecek olan seferleri de günlük olarak iptal ettik. Gelişmelere göre de bunları takip edeceğiz. Dediğim gibi bir an önce bu savaş ya da saldırı durumunun bir an önce bitmesi hepimizin gayretidir" ifadelerini kullandı.

Bahçelievler'de zehir tacirleri jandarmayı hedef aldı


Bahçelievler'de uyuşturucu satan şüphelilerce açılan ateş sonucu 1 jandarma yaralandı.

28.02.2026 01:46:00
Haber Merkezi/AA
Bahçelievler'de zehir tacirleri jandarmayı hedef aldı
Bahçelievler'de zehir tacirleri jandarmayı hedef aldı

Bahçelievler'de uyuşturucu madde sattığı belirlenen şüphelilerce açılan ateş sonucu 1 jandarma yaralandı, 2 şüpheli gözaltına alındı.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, uyuşturucu madde imal ve ticaretine yönelik Eyüpsultan İlçe Jandarma Komutanlığınca yürütülen çalışmalar kapsamında, uyuşturucu madde sattığı tespit edilen şüphelilerle Bahçelievler'de 27 Şubat'ta temas gerçekleştirildiği belirtildi.

Açıklamada, "Uyuşturucu madde alışverişi sırasında bölgede konumlanan JASAT ekiplerinin hareketlenmesi üzerine, şüpheli şahıslar tarafından görevlilere ateş açılmış, meydana gelen silahlı çatışmada Jandarma Uzman Çavuş B.B. kolundan yaralanmıştır. Şüphelilerden H.K. ve O.I. yakalanmış olup, üçüncü şüphelinin yakalanmasına yönelik kolluk çalışmaları devam etmektedir." ifadeleri kullanıldı.

Olayla ilgili olarak şüpheliler hakkında "görevli memura mukavemet", "6136 Sayılı Kanuna muhalefet" ve "kasten öldürmeye teşebbüs" suçlarından Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldığı kaydedildi.

Yalova'daki olayla ilgili İddianame hazırlandı

Yalova'nın Çınarcık ilçesinde komşularının saldırısında yaralanan baba ve kucağındaki 14 aylık kızıyla ilgili şüpheli hakkında 36 yıla kadar hapis cezası talebinde bulunuldu

 

27.02.2026 17:03:00
Anadolu Ajansı
Yalova'daki olayla ilgili İddianame hazırlandı
Yalova'daki olayla ilgili İddianame hazırlandı

Yalova Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianame, Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi.

İddianamede, baba Muhammet Baca'nın ailesiyle Esenköy beldesi Liman Mahallesi'ndeki binaya 9 ay önce taşındıkları, bahse konu apartmanda şüpheli Ş.E'nin ağabeyi S.E'nin de oturduğu ve bu sebeple tarafların birbirlerini tanıdıkları belirtildi.

Ayrıca S.E. ile Muhammet Baca arasında çocukların ses çıkarması, apartmanda yapılan işlemler konusunda tartışmalar yaşanmaya başladığı, bu tartışmalar sonucu tarafların birbirlerini birçok kez şikayet ettikleri aktarıldı.

İddianamede, aileler arası husumetin bulunduğunun ortada olduğu, olayın meydana geldiği tarihte müşteki Muhammet Baca'nın, kızı olan mağdur M.İ.B. ile iftar alışverişi yapmak için aracıyla çarşıya gittiği, alışveriş bitiminde ikametlerinin bulunduğu sokağa gireceği sırada şüphelinin ağabeyi S.E. ile karşılaştığı ve tartışma yaşadıkları ifade edildi.

Ardından baba Baca'nın ikametine gittiği ve jandarmayı arayarak şikayetçi olduğu, olay yerine bir süre sonra jandarma ekiplerinin geldiğine vurgu yapılan iddianamede, şüpheli Ş.E'nin apartman girişinde bulunan çocuk skuter aletini eline alarak kucağında mağdur M.İ.B. olmasına rağmen Muhammet Baca'nın önce omzuna daha sonra da yüzüne vurduğu ilk darbenin mağdur M.İ.B'ye isabet ettiği belirtildi.

Adli Tıp Kurumu raporunda, Muhammet Baca'nın yaralanmasının basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek nitelikte olduğu, M.İ.B'nin ise yaşamını tehlikeye sokacak ve kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı kaydedildi.

İddianamede skuterin "silahtan sayılabilecek eşya" kapsamında değerlendirildiği, şüphelinin eylemini doğrudan kastla gerçekleştirdiği kanaatine yer verildi.

Şüpheli Ş.E. hakkında, Muhammet Baca'ya yönelik eylemi nedeniyle 3 yıldan 9 yıla, M.İ.B'ye yönelik eylemi nedeniyle ise 9 yıldan 27 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

Öte yandan olay sonrası ortaya çıkan güvenlik kamerası görüntülerinde, Muhammet Baca'nın darp öncesinde kızını binaya bıraktığı anların yer aldığı görüldü.

Yalova'nın Çınarcık ilçesinde 20 Şubat'ta baba ve kızının komşusu tarafından darbedildiği öne sürülen olayla ilgili gözaltına alınan Ş.E. tutuklanmıştı. Darbedildiği iddia edilen 14 aylık M.İ.B, Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ndeki tedavisinin ardından taburcu edilmişti. 

Ferdi Zeyrek davası 20 Mayıs'a ertelendi

Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek'in evinin havuzunda elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetmesine ilişkin davanın ikinci duruşması görüldü. Mahkeme heyeti, beklenen ek bilirkişi raporunun henüz dosyaya sunulmaması nedeniyle davayı 20 Mayıs tarihine ertelerken, tutuksuz sanıkların adli kontrol ve yurt dışı çıkış yasaklarını kaldırdı

27.02.2026 12:10:00 / Güncelleme: 27.02.2026 12:14:21
İHA
Ferdi Zeyrek davası 20 Mayıs'a ertelendi
Ferdi Zeyrek davası 20 Mayıs'a ertelendi
Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek'in, 6 Haziran 2025 tarihinde evinin havuzundaki arızayı kontrol etmek isterken akıma kapılarak hayatını kaybetmesiyle ilgili davanın görülmesine Manisa 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. 10 tutuksuz sanığın yargılandığı davanın ikinci oturumunda tanık beyanları alınırken, yargılama sürecindeki yeni gelişmeler kayda geçti.

"Makine dairesinde su vardı, sigorta inikti"

Duruşmada dinlenen tanık Ali Altınordu, olay günü sabah namazına giderken Başkan Zeyrek'in evinden su aktığını fark ettiğini belirterek, "Namaz sonrası Ahmet Bey ile birlikte çevreyi kontrol ettik. Makine dairesinde yaklaşık bir karış su olduğunu gördük. Tahliye borusunun çalışmadığını ve sigortanın inik olduğunu görünce müdahale etmeden oradan çıktık. Akşam eve geldiğimde ise Ferdi Bey'in acı olayını öğrendim. Sitede her malik kendi havuzunun bakımını yaptırırdı" dedi.

Sitede ikamet eden diğer tanıklar Muzaffer Esenkaya ve Ozan Özer ise sitenin yapım süreci ve havuz bakımları hakkında bildiklerini paylaştı. Tanık Esenkaya, inşaat aşamasında teknik konulara hakim olmadıklarını, kendi dairesinde de zaman zaman elektrik sorunları yaşandığını ifade etti. Tanık Ozan Özer de havuzun temizlik işleriyle Yalçın isimli görevlinin ilgilendiğini ancak teknik bir sorumluluğunun bulunmadığını dile getirdi.



Adli kontrol tedbirleri kaldırıldı

Duruşmada söz alan sanıklar ve müdafi avukatları, müvekkillerinin kusurlarının bulunmadığını savunarak beraat talebinde bulundu. Mahkeme heyeti, 9 Eylül Üniversitesi'nden beklenen ve havuzun elektrik tesisatı, akım koruma sistemleri ile yapı denetim süreçlerini aydınlatacak olan ek bilirkişi raporunun ulaştırılması için süre verilmesine hükmetti. Ayrıca mahkeme, tutuksuz yargılanan sanıklar hakkındaki adli kontrol tedbirleri ile yurt dışı çıkış yasaklarının kaldırılmasına karar vererek duruşmayı 20 Mayıs 2026 tarihine erteledi.

Olayın geçmişi

Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek, 6 Haziran 2025 gecesi evinin havuzundaki bir arızayı kontrol ettiği sırada elektrik akımına kapılmış, kaldırıldığı hastanede 3 günlük yaşam mücadelesini kaybederek 9 Haziran'da vefat etmişti. Olayla ilgili hazırlanan iddianamede sanıklar hakkında 'taksirle ölüme neden olma' suçlamasıyla dava açılmıştı.

Avcılar'da iki metrobüs çarpıştı: 4 yaralı

Avcılar'da İBB Sosyal Tesisleri durağında 2 metrobüsün çarpışması sonucu 4 kişi yaralandı. Yaralılar hastaneye kaldırılırken, tek yönlü duran seferler araçların olay yerinden çekilmesinin ardından normale döndü

27.02.2026 11:39:00 / Güncelleme: 27.02.2026 11:44:03
İHA
Avcılar'da iki metrobüs çarpıştı: 4 yaralı
Avcılar'da iki metrobüs çarpıştı: 4 yaralı
Edinilen bilgiye göre, kaza saat 10.30'da Avcılar'da İBB Sosyal Tesisleri durağında meydana geldi. Durağa yaklaşan iki metrobüs iddiaya göre, takip mesafini koruyamayınca kaza yaptı.

Arkadaki araç öndeki metrosübe çarptı. Araçlarda bulunanlar panik yaşarken, kazada 4 kişi yaralandı.



İhbar üzerine olay yerine sağlık, polis ekipleri sevk edilirken; kaza nedeniyle seferler tek yönlü durdu.

Yaralılar ambulansla hastaneye kaldırılırken, 2 sürücü ise polis merkezine götürüldü.

Araçların çekilmesinin ardından seferler normale döndü.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.