Hollandalı yetkililerin bir Türk çocuğunu ailesinden ayırırken çekilen görüntüler basına yansıdı.
Hollanda ve Almanya’da Türk ailelerinden ayrılan evlatlar koruyucu aile adı altında yabancı ailelere veriliyor.
Avrupa’da yaşayan 7 milyon Türk büyük bir asimilasyon hareketi ile karşı karşıya…
Hollanda’da 6 Türk çocuk ailelerinden zorla alındı. Fransa’da şiddet uyguladıkları gerekçesiyle Ahmet - Zehra Ulubaş çiftinin 7 aylık bebekleri ellerinden alındı.
Avrupa genelinde ailelerinden koparılan Türk çocuklarının sayısının 40 bin olduğu söylenmekte.
Bu tabloda en acı nokta, gurbetçi Türklerin itirazlarını dinleyecek bir merciin söz konusu olmaması.
Hıristiyan ailelere verilen çocuklar, zaman içinde koruyucu ailenin önce dilini ve sonra da dinini benimsiyorlar.
Bir çocuğun yetişeceği ilk okul, aile ocağıdır. Örfünü, geleneğini, dinini buradan alacağı ilk eğitim ile hayat boyu şekillendirir.
Bu sinsi oyunla beraber gurbetteki Türkler, Hıristiyan yapılmaktadır.
Gurbetteki vatandaşlarımıza, gittiğiniz ülkelerin vatandaşlığına geçin diyenler işin bir de bu tarafını düşünmeliler.
Avrupa’daki Türk vatandaşlarımız kabul etseler de etmeseler de Türklüğün yanında Türklük ile özdeşleşen Müslümanlığı da temsil ediyorlar.
Ve Müslüman Türk, Hıristiyan batının yaşamasına asla izin vermeyeceği bir millettir.
Bu sebeple bir taraftan evlatlarını Hıristiyan ailelere vererek temelden dinlerini değiştiren batı toplumları, diğer yandan açıkça Müslüman Türklerin canlarına da kast etmektedirler.
1993 tarihli Solingen faciası halen hatıralardadır. Genç ailesinin Alman Neonaziler tarafından kundaklanan evinden 5 Türk’ün cesedi çıkmıştı.
Benzer boyutta bir kundaklama, 2008 yılında Ludwigshafen’de yaşanmıştı. Gaziantepli Alevi-Bektaşi ailenin evinde çıkan yangında 9 Türk hayatını kaybetti.
Tüm bunlara Alman hükümeti derin üzüntülerini ifade etmekle yetiniyor.
Bizlerden ise yeterli ses maalesef çıkmıyor.
Geçen zamanda Hıristiyanlaşan gençler, hayatlarını kaybeden Türkler hafızalara kazınıyor.
Hollanda ve Almanya’da Türk ailelerinden ayrılan evlatlar koruyucu aile adı altında yabancı ailelere veriliyor.
Avrupa’da yaşayan 7 milyon Türk büyük bir asimilasyon hareketi ile karşı karşıya…
Hollanda’da 6 Türk çocuk ailelerinden zorla alındı. Fransa’da şiddet uyguladıkları gerekçesiyle Ahmet - Zehra Ulubaş çiftinin 7 aylık bebekleri ellerinden alındı.
Avrupa genelinde ailelerinden koparılan Türk çocuklarının sayısının 40 bin olduğu söylenmekte.
Bu tabloda en acı nokta, gurbetçi Türklerin itirazlarını dinleyecek bir merciin söz konusu olmaması.
Hıristiyan ailelere verilen çocuklar, zaman içinde koruyucu ailenin önce dilini ve sonra da dinini benimsiyorlar.
Bir çocuğun yetişeceği ilk okul, aile ocağıdır. Örfünü, geleneğini, dinini buradan alacağı ilk eğitim ile hayat boyu şekillendirir.
Bu sinsi oyunla beraber gurbetteki Türkler, Hıristiyan yapılmaktadır.
Gurbetteki vatandaşlarımıza, gittiğiniz ülkelerin vatandaşlığına geçin diyenler işin bir de bu tarafını düşünmeliler.
Avrupa’daki Türk vatandaşlarımız kabul etseler de etmeseler de Türklüğün yanında Türklük ile özdeşleşen Müslümanlığı da temsil ediyorlar.
Ve Müslüman Türk, Hıristiyan batının yaşamasına asla izin vermeyeceği bir millettir.
Bu sebeple bir taraftan evlatlarını Hıristiyan ailelere vererek temelden dinlerini değiştiren batı toplumları, diğer yandan açıkça Müslüman Türklerin canlarına da kast etmektedirler.
1993 tarihli Solingen faciası halen hatıralardadır. Genç ailesinin Alman Neonaziler tarafından kundaklanan evinden 5 Türk’ün cesedi çıkmıştı.
Benzer boyutta bir kundaklama, 2008 yılında Ludwigshafen’de yaşanmıştı. Gaziantepli Alevi-Bektaşi ailenin evinde çıkan yangında 9 Türk hayatını kaybetti.
Tüm bunlara Alman hükümeti derin üzüntülerini ifade etmekle yetiniyor.
Bizlerden ise yeterli ses maalesef çıkmıyor.
Geçen zamanda Hıristiyanlaşan gençler, hayatlarını kaybeden Türkler hafızalara kazınıyor.
Sinem Baş / diğer yazıları
- Geçmiş olsun Sayın Baş / 23.03.2020
- Gün BTP iktidarına çalışma günüdür / 19.11.2019
- Tebrikler Türk milleti! / 02.04.2019
- Ne mutlu ‘BTP’liyim’ diyebilene / 06.03.2019
- 2. buluşma iktidarın ayak sesleri / 26.02.2019
- Artık ‘Bağımsız Türkiye Partisi’ demeliyiz / 05.02.2019
- Prof. Dr. Haydar Baş’a çirkin saldırı / 11.01.2019
- Cumhuriyet ve iftiralar / 29.10.2018
- 10. Milli Ekonomi Modeli Kongresi / 29.05.2018
- Yarın 23 Nisan / 22.04.2018
- Gün BTP iktidarına çalışma günüdür / 19.11.2019
- Tebrikler Türk milleti! / 02.04.2019
- Ne mutlu ‘BTP’liyim’ diyebilene / 06.03.2019
- 2. buluşma iktidarın ayak sesleri / 26.02.2019
- Artık ‘Bağımsız Türkiye Partisi’ demeliyiz / 05.02.2019
- Prof. Dr. Haydar Baş’a çirkin saldırı / 11.01.2019
- Cumhuriyet ve iftiralar / 29.10.2018
- 10. Milli Ekonomi Modeli Kongresi / 29.05.2018
- Yarın 23 Nisan / 22.04.2018


























































