logo
11 MAYIS 2026

Hacda yaş düşünce ölümler azaldı

 
Suudi Arabistan makamlarının yanı sıra Diyanet İşleri Başkanlığı da bu yıl hacda vefatlara ilişkin veri açıklamadı. Ancak az da olsa vefatların olduğu biliniyor. Bu yıl salgın nedeniyle 65 yaş üstüne hac ibadetini ifa etme izni verilmemesi nedeniyle vefat sayının geçmiş yıllara göre oldukça az olduğu tahmin ediliyor. Suudi gazeteleri ise 'doktorların kurtardığı kalp krizi' vakalarına yer veriyor. 
 

20.07.2022 12:13:00
Hacda yaş düşünce ölümler azaldı
Hacda yaş düşünce ölümler azaldı

Suudi Arabistan İstatistik Kurumu (GASTAT) verilerine göre bu yıl 899 bin 353 kişi hac ibadetini yerine getirdi. Hacıların 779 bin 919'u yabancı ülkelerden gelirken, Suudi Arabistan içinden de 119 bin 434 kişi hacı oldu. Geçen yıl Covid-19 kısıtlamaları nedeniyle Suudi Arabistan içinden 58 bin 745 kişi hac ibadetini yerine getirmişti. Verilere göre 2009'dan 2019 yılına kadar ortalama her yıl 2 milyon 389 kişi hac ibadetini ifa etti. 2019'da ise 2 milyon 489 bin 406 ile 2019 kişi hacı olmuştu. Kutsal topraklarda bugüne kadarki en yüksek hacı sayısına 3 milyon 161 bin 573 ile 2012 yılında ulaşıldı. Öte yandan hacılara bu yıl 100 bin 570'i gönüllü olmak üzere 228 bin 721 personel hizmet verdi.

Vefatlara ilişkin veri açıklanmadı

Suudi Arabistan makamlarının yanı sıra Diyanet İşleri Başkanlığı da bu yıl hacda vefatlara ilişkin veri açıklamadı. Bu yıl salgın nedeniyle 65 yaş üstüne hac ibadetini ifa etme izni verilmedi. Suudi gazeteleri ise 'doktorların kurtardığı kalp krizi' vakalarına yer veriyor. Bu yıl şu ana kadar sadece 38 hacıda Covid-19 tespit edildi. Bu yıl ayrıca tek bir trafik kazası bile yaşanmadı. Suudi yetkililer,  haccın güvenlik ve sağlık açısından çok başarılı geçtiği dile getiriyor. RECEP BAHAR

Muhittin Böcek'in gelini Zuhal Böcek ek ifade verdi

Yolsuzluk soruşturmasında tutuklanan Muhittin Böcek'in gelini Zuhal Böcek, etkin pişmanlıktan yararlanmak için savcılığa ek ifade verdi. Şüpheli mal varlığı ve tartışmalı mesajlara dair detaylı beyanda bulunan Böcek'in ifadeleri davanın seyrini değiştirebilir

11.05.2026 19:20:00
Haber Merkezi
Muhittin Böcek'in gelini Zuhal Böcek ek ifade verdi
Muhittin Böcek'in gelini Zuhal Böcek ek ifade verdi
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek'in gelini Zuhal Böcek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından yürütülen yolsuzluk ve rüşvet soruşturması kapsamında bugün ek ifade verdi.

"Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlamasıyla daha önce tutuklanan Zuhal Böcek'in, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak amacıyla başvuru yaptığı ve bu kapsamda detaylı beyanlarda bulunduğu öğrenildi.

Soruşturma sürecindeki kritik gelişmeler

Zuhal Böcek, eşi Gökhan Böcek ve kayınpederi Muhittin Böcek'in ardından etkin pişmanlıktan yararlanmak için savcılığa ek ifade verdi.

Önceki ifadelerinde, eşine attığı "belediye araçlarıyla kokain taşıma" ve "75 milyon lira aklama" içerikli mesajları "eşini korkutmak amacıyla" yazdığını iddia etmişti. Yeni ifadesinde bu konulara dair daha somut bilgiler verip vermediği gizlilik kararı nedeniyle henüz netleşmedi.

Zuhal Böcek'e, satın aldığı milyonluk daireler ve banka hesaplarındaki şüpheli para hareketleri soruldu. Böcek, bu birikimlerin aile desteği ve araç satışı ile yapıldığını savunmuştu. Önceki beyanlarında, Muhittin Böcek'in adaylık süreci için para verdiği yönündeki söylentileri duyduğunu ancak somut bir bilgisinin olmadığını ifade etmişti.

Soruşturma kapsamında Muhittin Böcek, oğlu Gökhan Böcek ve gelini Zuhal Böcek'in mal varlıklarına el konulmuş durumda. Savcılığın, alınan bu yeni ifadeler doğrultusunda soruşturmayı derinleştirmesi bekleniyor.

41 sanıklı iddianame

Toplam 41 kişinin yargılandığı davada, Muhittin Böcek ve oğlu Mustafa Gökhan Böcek "icbar suretiyle irtikap", "mal varlığı değerlerini aklama" ve "nüfuz ticareti" ile suçlanıyor. Eski Emniyet Müdürü İlker Arslan'ın da aralarında bulunduğu diğer sanıklar arasında belediye personeli ve iş insanları yer alıyor.

702 sayfalık iddianamedeki öne çıkan iddialar şunlardır:

• Sanıkların toplam 258 milyon TL değerindeki mal varlığına el konuldu.

• Zuhal Böcek'in lüks araç ve gayrimenkul alımları, Gökhan Böcek'in 1 milyon Euro'luk para transferi iddiaları ve kişisel harcamalar dosyaya yansıdı.

• Zuhal Böcek'in, belediye araçlarıyla suç unsuru taşındığına dair mesajlarının delil olarak sunulduğu, ancak bunları eşini korkutmak için yazdığını savunduğu belirtilmekte.

"Casusluk" davasının ilk duruşması sona erdi

"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davası kapsamında tutuklanmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu ile Hüseyin Gün, Necati Özkan ve Merdan Yanardağ hakkında "casusluk" suçundan 20'şer yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davanın ilk duruşması tamamlandı

11.05.2026 17:46:00 / Güncelleme: 11.05.2026 18:33:23
Anadolu Ajansı
"Casusluk" davasının ilk duruşması sona erdi
"Casusluk" davasının ilk duruşması sona erdi

İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki salonda yapılan duruşmada, savunması alınan İmamoğlu'na çapraz sorgu yapıldı.

Mahkeme başkanı, İmamoğlu'na, "İddianamede, Hüseyin Gün'ün internet ortamına sızdırılmış verilerden analiz yaptırdığı, Necati Özkan aracılığıyla size bu verilerle ilgili tavsiyelerde bulunduğu iddia ediliyor. Böyle bir şey oldu mu, sizin bundan haberiniz var mıydı olduysa'" sorusunu yöneltti.

Bunun üzerine İmamoğlu, "Necati Bey'le birlikte 4 seçim kazandık. Cumhurbaşkanlığı kampanyasında da beraber çalışıyorduk. Hiçbir sohbetimizde, çalışmamızda kendi sentezleyip bize aktarmış olduğu sunuşların dışında, işte 'Şu şunun ifadesidir, şu şunun göstergesidir, şu bunun şeysidir.' diye bir şey dinlemediğim gibi ben Hüseyin Gün ismini ilk defa burada hücrede yatarken, o ismin tutuklandığını ve bir itirafçılıkla benim hakkımda konuşturulduğunu duydum. Öyle bir diyaloğumuz olmadı." cevabını verdi.

Daha sonra duruşmada, Ekrem İmamoğlu'nun avukatlarının beyanları dinlendi.

Duruşma, tutuklu sanıklar Merdan Yanardağ ile Necati Özkan'ın savunmasının alınması için yarına ertelendi. 

ODTÜ'de çıkan olaylarla ilgili 2 şüpheli tutuklandı

Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) kampüsü içinde Bahar Şenlikleri kapsamında gerçekleştirilen konser sırasında olaylara karıştığı gerekçesiyle gözaltına alınan 6 zanlıdan 2'si tutuklandı

11.05.2026 15:46:00
AA
ODTÜ'de çıkan olaylarla ilgili 2 şüpheli tutuklandı
ODTÜ'de çıkan olaylarla ilgili 2 şüpheli tutuklandı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 6 Mayıs'ta ODTÜ Stadyumu'nda düzenlenen konser sırasında yaşanan olaylara karıştığı iddiasıyla gözaltına alınan 6 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Ankara Adliyesine getirilen zanlılar, soruşturmayı yürüten savcıya ifade verdikten sonra tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Hakimlik, zanlılardan 2'sinin "devletin egemenlik alametlerini aşağılama", "nitelikli kasten yaralama", "tehdit" ve "hakaret" suçlarından tutuklanmasına hükmederken, 4'ü ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Soruşturmanın geçmişi

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 6 Mayıs'ta ODTÜ Stadyumu'nda düzenlenen konser sırasında yaşanan olaylar üzerine "devletin egemenlik alametlerini aşağılama", "nitelikli kasten yaralama", "tehdit" ve "hakaret" suçlarından resen soruşturma başlatmıştı.

Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü ekiplerince, haklarında gözaltı kararı verilen 12 şüpheliden 6'sı gözaltına alınmıştı.

Dışişleri Bakanı Fidan, yarın Katar'ı ziyaret edecek

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, yarın Katar'ı ziyaret ederek, temaslarda bulunacak

11.05.2026 14:39:00
AA
Dışişleri Bakanı Fidan, yarın Katar'ı ziyaret edecek
Dışişleri Bakanı Fidan, yarın Katar'ı ziyaret edecek
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, yarın Katar'a gidecek.

Fidan'ın görüşmelerinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani'nin başkanlıklarında, bu yıl Türkiye'de düzenlenmesi planlanan, Yüksek Stratejik Komite'nin 12. toplantısına yönelik hazırlıkları gözden geçirmesi, mart ve nisanda Katar'a düzenlenen saldırılar karşısında Türkiye'nin desteğini teyit etmesi, Türkiye'nin, Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer serbestisinin yeniden tesis edilmesine yönelik hassasiyeti paylaştığını belirtmesi ve bunun bölgesel güvenlik ve ekonomik istikrar bakımından da kritik önemde olduğuna dikkati çekmesi bekleniyor.

Bölgedeki güncel gelişmelerin, askeri ve savunma alanındaki işbirliğinin artan değerini bir kez daha ortaya koyduğunu vurgulaması ve bağlantısallık alanındaki ortak çabaların, bölgesel istikrar bakımından da stratejik önem taşıdığına işaret etmesi öngörülen Fidan'ın, Körfez'deki ihtilafın kalıcı biçimde sona erdirilmesinin en acil öncelik olduğunu belirteceği ve bu doğrultuda yürütülen diplomatik girişimlere dair görüş alışverişinde bulunacağı tahmin ediliyor.

Fidan'ın, İsrail'in bölgedeki istikrarı bozucu faaliyetleri başta olmak üzere coğrafyadaki sorun ve ihtilafların çözümüne yönelik bölgesel sahiplenme anlayışı temelinde müşterek çabaların güçlendirilmesinin gerekliliğini vurgularken, İsrail'in Gazze ve Batı Şeria'daki hukuksuz eylemlerinin ve yol açtığı insani felaketin her zamankinden daha güçlü biçimde uluslararası toplumun dikkatine taşınmasının elzem olduğunu ifade etmesi bekleniyor.

Hakan Fidan'ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetinin barış çabalarını baltalamaya yönelik politikaları karşısında müteyakkız olunması gerektiğini belirtmesi, İsrail'in saldırıları karşısında Lübnan'ın egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün muhafaza edilmesinin, bölgede istikrarsızlığın daha da derinleşmesinin önlenmesi bakımından da önem taşıdığına işaret etmesi de öngörülmekte.

Türkiye-Katar ilişkileri
Türkiye ve Katar arasındaki ilişkiler müstesna bir seviyede seyrederken iki ülke arasında 2014'te tesis edilen stratejik ortaklık her alanda derinleşiyor.

Türkiye-Katar ilişkilerinin en üst düzey kurumsal çerçevesini teşkil eden Yüksek Stratejik Komite, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani'nin başkanlıklarında 2015 yılı itibarıyla her yıl iki ülkenin dönüşümlü ev sahipliğinde düzenleniyor.

Bugüne kadar gerçekleştirilen 11 toplantı neticesinde, ikili işbirliğinin muhtelif alanlarını kapsayan toplam 115 anlaşma imzalanırken Türkiye ile Katar arasındaki ticaret hacmi 2025 yılında 1,15 milyar dolar olarak gerçekleşti.

İkili ticaret hacminin ilerleyen dönemde 5 milyar dolara yükseltilmesi hedeflenirken iki ülke arasında "Ticaret ve Ekonomik Ortaklık Anlaşması" 1 Ağustos 2025'te yürürlüğe girdi.

İzmir Büyükşehir iştiraklerine yönelik operasyonda flaş gelişme

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen yolsuzluk ve dolandırıcılık soruşturması kapsamında, aralarında İzmir Büyükşehir Belediyesi eski üst düzey bürokratlarının da bulunduğu 5 şüpheli, jandarma ekiplerince düzenlenen operasyonla gözaltına alındı

11.05.2026 14:09:00
İhlas Haber Ajansı
İzmir Büyükşehir iştiraklerine yönelik operasyonda flaş gelişme
İzmir Büyükşehir iştiraklerine yönelik operasyonda flaş gelişme
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın "Nitelikli Dolandırıcılık" (TCK Md.158) ve "Güveni Kötüye Kullanma" (TCK Md.155) suçları çerçevesinde yürüttüğü soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. İzmir İl Jandarma Komutanlığı ekipleri; Güzelbahçe, Seferihisar, Karşıyaka ve Menemen ilçelerinde eş zamanlı operasyonlar gerçekleştirdi.

Eski bürokratlar gözaltında

Operasyon kapsamında, İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki olan İZBETON'un eski genel müdür yardımcısı, İZDOĞA A.Ş.'nin eski yönetim kurulu başkanı ve eski genel müdürü ile Kırveli Makine Mühendislik A.Ş. yönetim kurulu başkanı ve temsilcisi yakalanarak gözaltına alındı. Dosya kapsamında halihazırda tutuklu bulunan İZBETON eski Genel Müdürü Heval Savaş Kaya hakkında da gözaltı işlemi uygulandığı bildirildi.

Soruşturmanın odağı: Teftiş Kurulu raporları

Soruşturmanın, İzmir Büyükşehir Belediyesi iç denetim birimi tarafından hazırlanan teftiş kurulu raporları ve Sayıştay raporlarına yansıyan usulsüz işlemler üzerine derinleştirildiği öğrenildi. Gözaltına alınan isimler arasında eski Belediye Başkanı Tunç Soyer'in danışmanlarından Güven Eken ve eski genel müdür Özkan Baturu'nun da bulunduğu belirtildi.

Suçlamaları kabul etmemişlerdi

Daha önce savcılık tarafından ifadeleri alınmak üzere çağrılan şüphelilerin, yöneltilen suçlamaları reddettikleri bilgisine ulaşıldı. Şüphelilerin jandarmadaki işlemleri sürüyor.

Jandarmadan ailelere "dijital ayak izi" uyarısı

Jandarma Genel Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı Eğitim ve Tanıtım Şube Müdürü Üsteğmen Ceren Sancak, "Çocuğumuz daha adını söyleyemezken bizler, onun adına bir dijital geçmiş oluşturuyoruz" dedi

11.05.2026 13:41:00
AA
Jandarmadan ailelere "dijital ayak izi" uyarısı
Jandarmadan ailelere "dijital ayak izi" uyarısı
Jandarma Genel Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı Eğitim ve Tanıtım Şube Müdürü Üsteğmen Ceren Sancak, "Çocuğumuz daha adını söyleyemezken bizler, onun adına bir dijital geçmiş oluşturuyoruz" dedi.

Sancak, AA muhabirine dijital ortamlarda güvenlik ve öz denetimin bilinçlenmeyle başladığını söyledi.

Suçun önlenmesi kapsamında en çok önem verdikleri alanların bilinçlendirme ve farkındalık faaliyetleri olduğunu ifade eden Sancak, 2025'te 1 milyon 142 bin 274 vatandaşa ve 19 bin 360 personele yüz yüze ulaştıklarını dile getirdi.

Sancak, yüz yüze etkileşimlerin yanı sıra resmi sosyal medya hesabından da kamu spotları ve farkındalık materyallerini yayımladıklarını belirterek, "Vatandaşlarımız, sosyal medyada rastladıkları, yüksek kazanç vaadiyle hazırlanmış sponsorlu yatırım reklamlarına itibar etmemeli, bu tür reklamlara yönelik anket ve formları doldurmamalıdır" diye konuştu.

Vatandaşların, tanımadıkları kişiler tarafından gönderilen bağlantıları telefonlarına yüklememeleri gerektiğine dikkati çeken Sancak, bu tür durumlarda "ihbarweb.org.tr" ve "usom.gov.tr/ihbar" adreslerine ihbarda bulunmaları halinde gerekli önlemlerin alınarak mağduriyetlerin önüne geçilebildiğini anlattı.

Sancak, telefonlara yüklenen uygulamaların erişim izni istedikleri ayarlara dikkat edilmesi gerektiğini belirterek, "Fener uygulaması yüklüyoruz ama sizden mikrofona erişim izni istiyor, buna gerçekten erişmesi gerekiyor mu? Bu şekilde karar vermemiz gerekiyor." dedi.

"Çocukları dijital dünyada yalnız bırakmamalıyız"
Üsteğmen Ceren Sancak, çocukların dijital dünyanın içinde doğduklarını, onları korumanın yolunun bilinçlendirmekten geçtiğini vurguladı.

Ailelerin çocuklarına internet ortamında tanımadıkları kişilerle konuşmamaları, her bağlantıya tıklamamaları gerektiğini öğretmeleri tavsiyesinde bulunan Sancak, "Ayrıca ebeveyn denetimi araçları ve güvenli internet ayarlarını kullanmak ve ekran sürelerini kısıtlamak da önemli adımlardan. Çocuğumuzun dijitalde yaşadıklarını konuşabileceği güvenli bir aile ortamı oluşturmalıyız. Bizler, ebeveyn olarak çocuklarımızı nasıl ki belli bir yaşa gelene kadar dışarıya yalnız göndermiyorsak dijital dünyada da yalnız bırakmamalıyız." ifadelerini kullandı.

Sancak, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki okullarda yaşanan olayların ilk bakışta münferit güvenlik sorunları şeklinde değerlendirilebilecek nitelikte olsalar da arka planlarında dijital platformlarda maruz kalınan içeriklerin bulunduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Bu platformlarda şiddetin normalleştirilmesi, akran zorbalığının çevrim içi platformlara taşınması ve bu içeriklere maruz kalan çocukların psikolojilerinin olumsuz şekilde etkilenmesi gibi daha derin ve yapısal sorun alanlarının bulunduğunu söyleyebiliriz. Özellikle sosyal medya, video paylaşım platformları ve çevrim içi oyunlar aracılığıyla yayılan şiddet içerikleri, çocukların algı dünyasını doğrudan etkiliyor. Dijital mecralarda karşılaşılan siber zorbalık, dışlanma ve manipülasyon gibi unsurlar, çocukların psikolojik dayanıklılığını zayıflatıyor ve bazı durumlarda saldırgan davranışlara zemin hazırlanmasına neden oluyor. Bu yönüyle dijital riskler çevrim içi alanla sınırlı kalmamakta, fiziksel dünyada da somut ve ciddi sonuçlar doğurabilmektedir."

"Bazen risk, bağıran çocukta değil tamamen sessizleşen çocukta görülür"
Ebeveyn ve eğitimcilerin dijital dünyaya ilişkin bilgi ve farkındalık düzeylerinin sınırlı olduğu değerlendirmesinde bulunan Sancak, "Bu durum, çocukların maruz kaldığı risklerin zamanında tespit edilmesini ve gerekli önleyici mekanizmaların devreye alınmasını zorlaştırmaktadır. Aile tarafından çocukların dijital platformlarda karşılaştığı içeriklerin denetlenmemesi ve algoritmaların kullanıcıyı benzer içeriklere yönlendirme eğilimi, çocukların zararlı içerik döngüsüne daha kolay sürüklenmesine neden oluyor." diye konuştu.

Sancak, çocuklarda şiddet eğiliminin bir anda ortaya çıkmadığını, öncesinde çeşitli sinyaller verdiğini, ailelerin bunları "ergenlik dönemi", "geçici öfke" ya da "Çocuk işte" diyerek göz ardı ettiklerini söyledi.

Ceren Sancak, çocuktaki empati kaybının şiddet eğilimi için önemli bir işaret olduğunu belirterek, şu uyarılarda bulundu:

"Başkasının acısına gülmek, zarar vermeyi normal görmek ya da sürekli aşağılayıcı bir dil kullanmak, dikkat edilmesi gereken davranış çeşidi. Bazen risk, bağıran çocukta değil tamamen sessizleşen çocukta görülür. İçine kapanma, yoğun yalnızlık hissi, herkesi kendine karşı görme, sürekli intikam söylemleri kullanma da dikkatle takip edilmelidir. Burada önemli olan tek bir davranış değil bu davranışların süreklilik göstermesi ve çocuğun duygu dünyasını değiştirmeye başlamasıdır. Birçok çocuk aslında önce yardım çağrısı verir, biz yetişkinlerin görevi de o çağrıyı olayı büyümeden fark edebilmek."

Siber zorbalık, çevrim içi istismar ve yasa dışı içeriklere erişim gibi risklerde kolluk kuvvetlerinin rolünün kritik hale geldiğini vurgulayan Sancak, tehditlerin artık sokakta değil çocukların odasında ve telefonlarda olduğu uyarısında bulundu.

Ceren Sancak, bu kapsamda siber zorbalık ve dijital mahremiyet tehditleriyle karşılaştıklarını ifade ederek, "Dijital dünya bize büyük fırsatlar sunuyor ama aynı zamanda görünmeyen riskleri de beraberinde getiriyor. Bugün birçok kişi, farkında olmadan kişisel verilerini dijital ortamlarda paylaşıyor. Çocuğumuz daha adını söyleyemezken bizler, onun adına bir dijital geçmiş oluşturuyoruz. Bu durum sadece anlık bir risk değil geleceği etkileyebilecek ciddi bir güvenlik zafiyetidir. Çocuk fotoğrafları karanlık ağlarda en değerli içerikler arasında yer alıyor." dedi.

Kolluk kuvvetleri olarak bu konudaki mücadelelerinin kararlılıkla sürdürüldüğünün altını çizen Sancak, vatandaşlara Jandarma Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığının, "Oyuna gelmeyelim, tuzağa düşmeyelim, hedef ve dijital dünyanın esiri olmayalım." kamu spotu mesajını iletti.

Keban Barajı'nın kapakları 7 yıl sonra açıldı

Elazığ'ın Keban ilçesinde bulunan Keban Barajı'nın 6 tahliye kapağı 7 yıl aradan sonra açıldı

11.05.2026 13:00:00
AA
Keban Barajı'nın kapakları 7 yıl sonra açıldı
Keban Barajı'nın kapakları 7 yıl sonra açıldı
Fırat Nehri üzerinde 9 Eylül 1974'te işletmeye alınan Keban Barajı ve Hidroelektrik Santrali (HES), elektrik enerjisi üretiminin yanı sıra su ürünlerinin yetiştirilmesine ve tarımsal sulamaya da katkı sunuyor.

Toplam 8 ünitesi ile 1330 megavat kurulu güce sahip Keban Barajı ve Hidroelektrik Santrali'nde (HES) bölgede etkili olan yoğun yağışlar ve kar erimeleri nedeniyle rezervuarlarda yüksek debili su girişi yaşandı.

Su kotunun maksimum seviyeye yaklaşması nedeniyle olası bir taşkın riskine karşın barajın 6 tahliye kapağı açıldı.

İlk olarak 1993'te, ardından 2004 ve 2019 yıllarında bol yağışlar nedeniyle baraj kapakları açılmıştı. 7 yıl sonra 4. kez tahliye kapakları açılarak saniyede 361 metreküp su çıkışı sağlanıyor.

Baraj kapaklarının açılmasıyla oluşan su akışını izlemek için bölgeye gelen ilgililer ve vatandaşlar o anları cep telefonu kamerasıyla görüntüledi.

Vatandaşlardan Özcan Karadere, gazetecilere, Gaziantep'ten memleketi Giresun'a giderken Keban ilçesinden geçtiklerini, baraj kapaklarının açılacağını duyduğu için bölgede mola verdiğini söyledi.

Kurak geçen yıllardan sonra bu yıl bereketli yağışlarla barajların dolmasının mutluluk verici olduğunu ifade eden Karadere, "Yağışlardan dolayı kapakları açma kararı almışlar. Biz de bekledik. Bizim için güzel bir an oldu. Kapaklar açıldı, suyun akışını izledik. Bu şekilde yolumuza devam edeceğiz." dedi.

Ercan Tuncel de Keban Barajı ve Hidroelektrik Santrali'nin ülkenin gurur kaynağı olduğunu, 7 yıl aradan sonra su kotunun maksimum seviyeye ulaşmasından dolayı mutlu olduklarını belirtti.

Kapakların açılışını, DSİ 9. Bölge Müdürü Ömer Açıkgöz, Keban Belediye Başkan Vekili Abdullah Demir, Keban Barajı ve Hidroelektrik Santrali İşletme Müdürü Bekir Kaya ve bazı kurumların yetkilileri de izledi.

THY uçağındaki yolcular iniş takımlarında görülen duman nedeniyle tahliye edildi

Türk Hava Yollarının (THY) İstanbul-Katmandu seferini yapan tarifeli uçağındaki yolcular, uçağın Tribhuvan Uluslararası Havalimanı'na normal inişinin ardından iniş takımlarında görülen duman nedeniyle tahliye edildi

11.05.2026 09:06:00
AA
THY uçağındaki yolcular iniş takımlarında görülen duman nedeniyle tahliye edildi
THY uçağındaki yolcular iniş takımlarında görülen duman nedeniyle tahliye edildi

THY İletişim Başkanı Yahya Üstün, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan konuya ilişkin açıklama yaptı.

Üstün, "TK 726 sefer sayılı İstanbul-Katmandu uçuşunu gerçekleştiren TC-JNP tescilli Airbus A330 tipi uçağımızın piste normal iniş yapmasının ardından, taksi yolunda iniş takımlarında duman görülmesi üzerine kule ekiplerinin talimatı doğrultusunda tedbiren slide açılarak yolcu tahliyesi gerçekleştirilmiştir. Tahliye süreci başarıyla tamamlanmış olup herhangi bir yaralanma yaşanmamıştır." ifadelerini kullandı.

Dönüş uçuşu için ilave sefer planlandığını belirten Üstün, şunları kaydetti:

"Uçağımızın teknik incelemeleri yetkili ekiplerimizce başlatılmıştır. İlk incelemelerde dumanın hidrolik borusunda meydana gelen teknik bir arızadan kaynaklandığı değerlendirilmiştir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur." 

İBB soruşturması kapsamında Han İnşaat'ın sahibi Orhan Yıldırım gözaltına alındı

İBB soruşturması kapsamında Han İnşaat'ın sahibi Orhan Yıldırım gözaltına alındı

10.05.2026 21:32:00
İhlas Haber Ajansı
İBB soruşturması kapsamında Han İnşaat'ın sahibi Orhan Yıldırım gözaltına alındı
İBB soruşturması kapsamında Han İnşaat'ın sahibi Orhan Yıldırım gözaltına alındı
İBB iştiraki Ağaç ve Peyzaj A.Ş. soruşturmasında hakkında gözaltı kararı çıkarılan Han İnşaat'ın sahibi Orhan Yıldırım Türkiye'ye dönüşünde gözaltına alındı.
İBB'ye yönelik yürütülen soruşturma kapsamında Ağaç ve Peyzaj A.Ş. üzerinden ihalelere fesat karıştırıldığı iddiasıyla operasyon düzenlenmişti.
Operasyonda 30 şüpheliden 29'u gözaltına alınırken, 1 kişi hakkında yurt dışında olduğu gerekçesiyle yakalama kararı çıkarılmıştı.
Hakkında gözaltı kararı bulunan Han İnşaat'ın sahibi Orhan Yıldırım Türkiye'ye dönüşünde yakalandı.

Kılıçdaroğlu'ndan 7 yıl sonra helallik istedi

7 yıl önce Çubuk’ta linç girişimine uğrayan Kemal Kılıçdaroğlu’nu dün ziyaret eden Yakup Karakoç, gözyaşları içinde helallik istedi. Kılıçdaroğlu özrü kabul etti, iki isim duygusal şekilde kucaklaştı

10.05.2026 16:20:00
Haber Merkezi
Kılıçdaroğlu'ndan 7 yıl sonra helallik istedi
Kılıçdaroğlu'ndan 7 yıl sonra helallik istedi
Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 2019 yılında Ankara'nın Çubuk ilçesinde katıldığı bir şehit cenazesi töreninde linç girişiminde bulunanlardan biri olan 78 yaşındaki Yakup Karakoç tarafından dün ziyaret edildi. Karakoç, o günkü olaydan dolayı pişmanlığını dile getirerek Kılıçdaroğlu'ndan helallik istedi. Kılıçdaroğlu da özrü kabul etti ve ikili duygusal bir şekilde kucaklaştı.

Olay, Kılıçdaroğlu'nun ofisinde gerçekleşti. Ziyaret sırasında Karakoç, Kılıçdaroğlu'nun elini öpmek istediğini belirterek, "Pişmanım. O gün yaptıklarımdan utanç duyuyorum. En büyük pişmanlıklarımdan biri bu" dediği öğrenildi. Kılıçdaroğlu ise Karakoç'un helallik talebini samimiyetle karşıladı. "Kin şeytana özgü bir kavramdır. Niye kin tutuyoruz? Birbirimizi seveceğiz. Hata insana özgü bir kavramdır. Dolayısıyla siz helalleşmek için geldiyseniz başımın üstünde yeriniz var" diyerek özrü kabul ettiğini ifade etti. Görüşme sırasında iki isim de kuçaklaştı.

Ne olmuştu?

Hatırlanacağı üzere olay, 21 Nisan 2019'da Ankara'nın Çubuk ilçesine bağlı Akkuzulu Mahallesi'nde yaşanmıştı. Bir askerin şehit cenazesine katılan dönemin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, törende bir grup tarafından yuhalanmış, ardından linç edilmek istenmişti. Kalabalık, Kılıçdaroğlu'na yumruk atmış, polis ekipleri tarafından çevredeki bir eve sığınmak zorunda kalan Kılıçdaroğlu'nun sığındığı ev uzun süre taşlanmıştı. "Yakın o evi" şeklinde sloganlar atılmış, olay büyük tepki çekmişti.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.