logo
08 EYLÜL 2026

Hakan Fidan’a Kiev’de ‘İkinci Derece’ Nişan

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Ukrayna’ya gerçekleştirdiği resmi ziyaret, ikili ticaret ve barış görüşmelerinden ziyade, diplomatik protokolde yaşanan bir "derece" krizi ve iç kamuoyundan yükselen sert tepkilerle gündeme oturdu

17.07.2026 20:03:00
Haber Merkezi
 
Hakan Fidan’a Kiev’de ‘İkinci Derece’ Nişan
Hakan Fidan’a Kiev’de ‘İkinci Derece’ Nişan
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Ukrayna'ya gerçekleştirdiği resmi ziyaret, ikili ticaret ve barış görüşmelerinden ziyade, diplomatik protokolde yaşanan bir "derece" krizi ve iç kamuoyundan yükselen sert tepkilerle gündeme oturdu.

Savaşın başından bu yana dengeli bir arabuluculuk rolü üstlenmeye çalışan Türkiye Cumhuriyeti'ni temsil eden Fidan'ın, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'den "II. Sınıf Liyakat Nişanı" kabul etmesi siyaset ve diplomasi çevrelerinde derin bir rahatsızlık yarattı.

"Türkiye Cumhuriyeti'ne İkinci Sınıf Muamele Kabul Edilemez"



Ziyaretin ardından Kiev yönetiminden yapılan resmi açıklamalarda, görüşmenin "barış çabaları ve Serbest Ticaret Anlaşması" ekseninde verimli geçtiği iddia edilse de, madalyanın derecesi diplomatik skandal iddialarını beraberinde getirdi.

Dış politika uzmanları ve muhalif çevreler, Türkiye gibi bölgesel bir gücün dışişleri bakanına birinci derece yerine ikinci derece bir madalya layık görülmesini açık bir protokol hatası ve küçümseme olarak nitelendirdi. Sosyal medyada ve kulislerde, "Türkiye'nin yürüttüğü tahıl koridoru ve arabuluculuk gibi devasa hamlelerin karşılığı ikinci sınıf bir madalya mıdır?" soruları sorularak tepki gösterildi.

Geçmişi Hatırlatılan Zelenskiy'den Madalya Alınması Tepki Çekti



Eleştirilerin bir diğer odağında ise ödülü takdim eden Ukrayna lideri Zelenskiy vardı. Siyaset öncesi profesyonel kariyerine atıfta bulunulan Zelenskiy'den bu tarz bir ödül alınmasının Türk dış politikasının vakarına yakışmadığı savunuldu. Kamuoyunda, savaşın yıkımı altındaki bir ülkenin liderinin sunduğu bu madalyanın, Ankara'yı Kiev'in diplomatik şovuna alet etmekten başka bir işe yaramadığı yorumları öne çıktı.

"Tarafsız Arabulucu" Rolü Tehlikede mi?

Hükümetin dış politikasını eleştiren analistler, Hakan Fidan'ın bu nişanı kabul etmesinin Ankara'nın Moskova ile olan hassas dengelerini bozabileceği uyarısında bulundu. Savaşın ortasında, Kiev'de verilen bu fotoğrafın ve göğse takılan "ikinci sınıf" madalyanın, Türkiye'nin uluslararası arenada uzun süredir inşa etmeye çalıştığı "tarafsız ve güvenilir arabulucu" imajına ciddi bir gölge düşürdüğü vurgulandı. Türkiye'nin devlet geleneğine ve diplomatik mütekabiliyet ilkelerine uymayan bu kabul, dış politikada bir strateji hatası olarak kayıtlara geçti.

Vatandaşların verilerini ele geçiren hukuk bürolarına yönelik soruşturmada 31 zanlıya adli kontrol kararı

Vatandaşların kişisel verilerini ele geçiren hukuk bürolarına yönelik soruşturmada gözaltına alınan 27'si avukat 31 şüpheli adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı

08.09.2026 06:00:00
AA
 
 Vatandaşların verilerini ele geçiren hukuk bürolarına yönelik soruşturmada 31 zanlıya adli kontrol kararı
 Vatandaşların verilerini ele geçiren hukuk bürolarına yönelik soruşturmada 31 zanlıya adli kontrol kararı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca vatandaşların kişisel verilerinin hukuka aykırı yollarla ele geçirilmesine ilişkin başlatılan soruşturma sürüyor. Bu kapsamda gözaltına alınan 31 şüphelinin sevk edildikleri İstanbul Adliyesi'ndeki işlemleri tamamlandı.

Savcılıkta ifadeleri alınan 27'si avukat 31 şüpheli, adli kontrol talebiyle sulh ceza hakimliğine gönderildi.

Hakimlik talep doğrultusunda tüm şüpheliler hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verdi.

Öte yandan, soruşturma kapsamında gözaltına alınan 4 şüphelinin ise savcılıktaki ifadesinin ardından serbest bırakıldığı öğrenildi.

Soruşturma

Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından, "Vatandaşlarımızın mahremiyeti bizim için dokunulmazdır" başlığıyla yaptığı paylaşımda, vatandaşların kişisel verilerinin hukuka aykırı yollarla ele geçirilmesi, ticari bir meta haline getirilmesi ve bu bilgiler kullanılarak vatandaşların mağdur edilmesinin asla kabul edilemez olduğunu vurgulamıştı.

Bu kapsamda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçları Soruşturma Bürosu koordinasyonunda, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce çalışma yürütüldüğünü belirten Gürlek, vatandaşlara ait kişisel verilerin yasa dışı yollarla ele geçirilerek, "panel" adı verilen sorgulama sistemlerinde kullanıldığının tespit edildiğini aktarmıştı.

Gürlek, incelemeler sonucu yasa dışı sistemlerin bazı hukuk bürolarına ücret karşılığında satıldığı ve abonelik sistemiyle kullandırıldığının tespit edildiğini belirterek, "Bazı hukuk bürolarının da herhangi bir hukuki ilişkisi bulunmayan vatandaşları, kişisel bilgilerine bu sistemler üzerinden ulaşarak 'borcunuz yasal takibe düştü', 'uzlaşma sürecini kaçırdınız', 'hakkınızda haciz işlemi başlatıldı' gibi gerçeğe aykırı ifadelerle mağdur ettiği anlaşılmıştır." ifadelerini kullanmıştı.

Soruşturmanın ilk aşamasında yasa dışı sistemi kuran, işleten ve gelir akışında yer aldıkları tespit edilen şüpheliler hakkında adli işlemler yapılarak 10 şüpheli hakkında kamu davası açıldığını, ardından soruşturmanın genişletildiğini belirten Gürlek, şunları kaydetmişti:

"Soruşturmanın genişletilmesiyle de yasa dışı panel sistemini kullandığına ilişkin somut deliller elde edilen 31 avukat hakkında gözaltı kararı verilmiş, 39 farklı avukatlık bürosunda arama ve el koyma işlemlerine başlanmıştır. Bu önemli soruşturmayı büyük bir titizlikle yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımıza, İstanbul Emniyet Müdürlüğümüze ve soruşturmada görev alan tüm kamu görevlilerimize canıgönülden teşekkür ediyorum. Hukuku istismar ederek hukuksuzluk yapan hiç kimsenin yanına kar kalmayacaktır."'''''''
 

Samsun'da 12 Afgan yakalandı

Samsun'da polis ekiplerinin düzenlediği operasyonda yasa dışı yollarla Türkiye'ye girdikleri belirlenen 13 Afganistan uyruklu göçmen yakalanırken, göçmen kaçakçılığı yaptığı belirlenen 4 şüpheli gözaltına alındı

07.09.2026 15:03:00
İhlas Haber Ajansı
 
Samsun'da 12 Afgan yakalandı
Samsun'da 12 Afgan yakalandı
Samsun'da polis ekiplerinin düzenlediği operasyonda yasa dışı yollarla Türkiye'ye girdikleri belirlenen 13 Afganistan uyruklu göçmen yakalanırken, göçmen kaçakçılığı yaptığı belirlenen 4 şüpheli gözaltına alındı.

Edinilen bilgiye göre, Samsun Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığı ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü ekipleri, göçmen kaçakçılığıyla mücadele kapsamında yürüttükleri çalışmalar doğrultusunda Ağrı'dan İstanbul'a gitmekte olan şüphelileri takibe aldı.



Öncü ve artçı araçlarla ilerledikleri tespit edilen şüphelilerin bulunduğu araçlar, Samsun girişinde durduruldu. Yapılan aramada, yurda yasa dışı yollarla Türkiye'ye girdiği belirlenen 13 Afganistan uyruklu kaçak göçmen yakalandı. Kaçak göçmenler hakkında sınır dışı işlemleri başlatıldı.

Operasyon kapsamında Samsun'da A.D., A.B. ve T.İ. gözaltına alınırken, olayla bağlantısı olduğu belirlenen A.E. ise Ağrı'da yakalandı. Ağrı'da yakalanan A.E.'nin de Samsun'a getirileceği öğrenildi.

Emniyetteki sorguları tamamlanan 3 şüpheli bugün Samsun Adliyesine sevk edildi. Nöbetçi mahkemeye çıkarılan A.D. ve A.B. tutuklanarak cezaevine gönderilirken, T.İ. ise mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

İstanbul'da suç örgütü operasyonu : 15 şüpheli tutuklandı

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube ekipleri, şehrin çeşitli ilçelerinde kurşunlama, tehdit, yaralama gibi olayları karışan suç örgütüne operasyon düzenledi

07.09.2026 15:01:00
İhlas Haber Ajansı
 
İstanbul'da suç örgütü operasyonu : 15 şüpheli tutuklandı
İstanbul'da suç örgütü operasyonu : 15 şüpheli tutuklandı
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube ekipleri, şehrin çeşitli ilçelerinde kurşunlama, tehdit, yaralama gibi olayları karışan suç örgütüne operasyon düzenledi. Gözaltına alınan 15 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, 31 Ağustos-6 Eylül 2026 tarihleri arasında meydana gelen iş yeri, araç ve ev kurşunlanması, tehdit, yaralama, mala zarar verme gibi olayların aydınlatılması amacıyla inceleme başlattı.

17 farklı olaya ilişkin güvenlik kamera görüntülerini izleyen Asayiş Şube ekipleri, zanlıların kimliklerini tespit etti. Suç örgütüne yönelik operasyonda 15 şüpheli gözaltına alındı.

Şüphelilerin üzerlerinde, evlerinde ve kullandıkları araçlarda yapılan aramalarda 5 tabanca, 1 otomatik tabanca, 1 uzun namlulu silah, 293 mermi, 1 motosiklet ve kurşungeçirmez yelek ele geçirildi. Şüphelilerin iş yeri, araç ve ev kurşunlama, tehdit, yaralama ve mala zarar verme olaylarına karıştıkları tespit edildi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 15 zanlı çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Manisa'da tarihi uyuşturucu operasyonu

Manisa ve Mersin'de, milyonlarca sentetik ecza hap ile yaklaşık 2 ton uyuşturucu ham maddesinin ele geçirildiği dev operasyonun detayları ortaya çıktı

07.09.2026 14:54:00
İhlas Haber Ajansı
 
Manisa'da tarihi uyuşturucu operasyonu
Manisa'da tarihi uyuşturucu operasyonu
Manisa ve Mersin'de, milyonlarca sentetik ecza hap ile yaklaşık 2 ton uyuşturucu ham maddesinin ele geçirildiği dev operasyonun detayları ortaya çıktı. Operasyonda gözaltına alınan 5 kişi tutuklanarak cezaevine gönderilirken, ele geçirilen uyuşturucu maddelerin piyasa değerinin yaklaşık 1 milyar TL olduğu öğrenildi.

İçişleri Bakanlığı koordinasyonunda, Manisa Valiliği Uyuşturucu ile Mücadele Eylem Planı çerçevesinde, uyuşturucu madde ticaretine yönelik çok yönlü istihbarat ve risk analiz çalışmaları gerçekleştirildi.



Elde edilen bulgular doğrultusunda, Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının adli kararlarıyla Manisa Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, uyuşturucu madde ticareti yapan ve uyuşturucu maddeleri Manisa ile Ege Bölgesi'ndeki illere sevk eden şahıslara yönelik projeli çalışma başlatıldı. Yürütülen çalışmalar kapsamında şüphelilerin faaliyetleri teknik ve fiziki takip altına alınırken, bağlantılı adresler de belirlendi.

Çalışmaların ardından Manisa merkezli olarak Manisa ve Mersin'de belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenlendi. Mersin'de operasyon düzenlenen adreslerden birinde uyuşturucu imalatında kullanıldığı belirlenen bir tesis ortaya çıkarıldı. Tesiste sentetik hap basımında kullanılan makinelerin yanı sıra uyuşturucu imalatında kullanılmak üzere hazırlanan çok sayıda malzeme ele geçirildi.



Yapılan aramalarda 2 adet sentetik hap basma makinesi, 1 milyon 983 bin 540 adet sentetik ecza hapı, 1 ton 917 kilogram yeşil reçeteli ilaç ham maddesi, basıma hazır 2 milyon 486 bin adet boş kapsül ve 27 bin 290 adet boş blister ele geçirildi.

Operasyon kapsamında gözaltına alınan Y.G., E.P., A.G., M.F. ve M.V. isimli şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Ele geçirilen uyuşturucu maddelerin piyasa değerinin yaklaşık 1 milyar TL olduğu öğrenilirken, operasyonun Manisa tarihinin en büyük uyuşturucu operasyonu olduğu belirtildi.
Manisa İl Emniyet Müdürü Adnan Karayel öncülüğünde bugün, operasyon kapsamında ele geçirilen uyuşturucu maddeler ve imalatta kullanılan malzemeler görüntülendi. Milyonlarca hapın yanı sıra tonlarca ham madde, boş kapsül ve blisterler ile hap basımında kullanılan makineler operasyonun boyutunu gözler önüne serdi.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genişletilmiş Teşkilat Toplantısı İstanbul'da gerçekleştirildi. BTP lideri Hüseyin Baş'ın da katıldığı toplantıda ülke genelinde üye kampanyasında dereceye giren partililere ödülleri verildi

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genişletilmiş Teşkilat Toplantısı İstanbul'da gerçekleştirildi. BTP lideri Hüseyin Baş'ın da katıldığı toplantıda ülke genelinde üye kampanyasında dereceye giren partililere ödülleri verildi

07.09.2026 14:39:00 / Güncelleme: 07.09.2026 15:03:43
Haber Merkezi
 
 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genişletilmiş Teşkilat Toplantısı İstanbul'da gerçekleştirildi. BTP lideri Hüseyin Baş'ın da katıldığı toplantıda ülke genelinde üye kampanyasında dereceye giren partililere ödülleri verildi
 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genişletilmiş Teşkilat Toplantısı İstanbul'da gerçekleştirildi. BTP lideri Hüseyin Baş'ın da katıldığı toplantıda ülke genelinde üye kampanyasında dereceye giren partililere ödülleri verildi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genişletilmiş Teşkilat Toplantısı İstanbul'da gerçekleştirildi. BTP lideri Hüseyin Baş'ın da katıldığı toplantıda ülke genelinde üye kampanyasında dereceye giren partililere ödülleri verildi. Hüseyin Baş konuşmasında ise ekonomi üzerine değerlendirmeler yaptı ve "Makro meseleleri çözdüğümüz takdirde geri kalan mikro meseleler hızlıca çözülecektir. Yani kronik sorunlara müdahale etmemiz lazım"  dedi. Hüseyin Baş'ın konuşması şöyle;

"Bütün sorunlara çözüm önerilerimiz var"

"Bağımsız Türkiye Partisi olarak ebedi liderimiz Prof. Dr. Haydar Baş'ın açtığı yolda ve bize gösterdiği hedef doğrultusunda fikirlerimizi her daim güncel tutmaya ve zenginleştirmeye gayret ettik ve ediyoruz. Bizim elimizde diğer hiçbir siyasi partide olmayan bir şey var. Bizim Türkiye'nin bütün meselelerine, sadece Türkiye'nin değil bütün dünyanın kronikleşmiş ve çözümsüz sorunlarına çözüm önerilerimiz var. Biz bunları Türkiye'de 20 yılı aşkın zamandan beri hiç durmadan anlattık ve anlatıyoruz.


"Bu bir siyasi etik problemi…"

Biz 'Bu ülkede emekli maaşı düşük. Bunu yükseltelim' diyoruz ama bunun karşılığında 'Sen ajansın' denebiliyor. Biz 'asgari ücret düşük, asgari ücreti yüksek yapabiliriz ve bunu yaparken esnafın ve vatandaşın sırtına yük yüklemeden bu meseleyi çözebiliriz' dediğiniz zaman, konu asgari ücret tartışmasından çıkıp başka yerlere geliyor. Bu bir siyasi etik problemi. Siyasi etiği kazanmak istiyorsak siyaseti konuşmamız lazım. Toplumun sorunlarını konuşmamız lazım ve toplumun sorunlarına hangimizin çözüm önerileri olduğunu konuşmamız lazım.

"Ekonomi, eğitim ve adalet en büyük problemler"

Biz Bağımsız Türkiye Partisi olarak şunu çok rahatlıkla ortaya koyabiliyoruz: Biz bu ülkenin bütün sorunlarını çözebiliriz. Aklınıza hangi problem geliyorsa onun ya ekonomiyle ya eğitimle ya da hukuk ve adaletle ilintili bir problemi var. Bir ülkede açlık varsa ekonomi çözüldüğünde açlık çözülür. Dolayısıyla bizim biraz da Türkiye'de meseleleri makro bir şekilde analiz etmemiz, makro bir şekilde görmemiz gerekiyor. Makro meseleleri çözdüğümüz takdirde geri kalan mikro meseleler hızlıca çözülecektir. Yani kronik sorunlara müdahale etmemiz lazım. Türkiye'nin en büyük kronik sorunları da biz en başından beri söylüyoruz: ekonomidir, eğitimdir, hukuk ve adalettir. Bunları biz BTP olarak çözebiliriz.


"İktidar değişse emin ol, emekli maaşı 23 bin liradan aşağı düşmez"

Devletin ekonomiye ve vatandaşına bakışı şudur: Ben öyle bir düzen kuracağım ki kimse aç kalmayacak. Herkes mutlu ve memnun olacak! Şimdi sen eğer bu formülü üretebiliyorsan ekonomiyi yönetiyorsun. Yoksa piyasadaki bütün parayı çekelim, enflasyon düşsün... Bütün parayı çekelim, enflasyon düşer! Zaten buna karşın toplumumuzda 20 yıldan beri süregelen, 'Bu iktidar giderse daha kötü de olabilir endişesi de var' endişesi var. Biz bunu da gözlemliyoruz halk arasında bazı kesimlerde. Ama onlara da şunu söylemek istiyorum; değerli kardeşim… Bugün ülkede iktidar değişse, emin ol, emekli maaşı 23 bin liradan aşağı düşmez, asgari ücret 28 bin liradan aşağı düşmez. İstanbul'da ortalama kira 40-45 bin liranın üstüne çıkmaz. Yani bu iktidar ekonomik olarak bir şeyleri iyi yapıyor da o gidince daha kötü olmaz! Zaten biz şu anda Türkiye'de halkımız ekonomik olarak gerçekten çok zor günler yaşıyor. Bundan daha zoru yok. O yüzden ekonomiye ilişkin bir reçetesi olan, bir çözüm önerisi olan siyasi iradenin peşine takılmak gerekiyor. O da Türkiye'de tek Bağımsız Türkiye Partisi.


Özgür Özel'e 'ev hanımlarına maaş' cevabı…

Sayın Prof. Dr. Haydar Baş'ın çok önemli projelerinden biri ev hanımlarını maaşa bağlamaktı. Haydar Baş, 'Bu insanlara devletin sırf evde iş yaptıkları için maaş bağlaması ve yaşları geldiğinde onları emekli etmesi gerekiyor' diye anlatıyor. Şimdi bunun kaynağını soranlar, bunu küçümseyenler, bununla mücadele edenlere bugün bakıyorsunuz... Mesela Sayın Özgür Özel geçenlerde, 'Ev hanımlarını emekli yapacağız' diyor. Şimdi ben de o zaman soruyorum: Kaynağınız ne? Nasıl yapacaksınız? Bizimle diğer bütün siyasi partilerin en temel farkı: Biz söylediğimizi yaparız. Onlar söylediklerini yapamazlar! Dolayısıyla, değerli arkadaşlar, Türkiye'nin büyük problemleri var ve bu problemlere Bağımsız Türkiye Partisi olarak bizlerin çözümleri var."

Süresiz nafaka konusunda Akın Gürlek tarih verdi. Bakan Gürlek "Süresiz nafaka konusunda ihtiyaç duyulan yasal düzenlemeler ekim ayında" dedi

Süresiz nafaka konusunda Akın Gürlek tarih verdi. Bakan Gürlek "Süresiz nafaka konusunda ihtiyaç duyulan yasal düzenlemeler ekim ayında" dedi

07.09.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
 Süresiz nafaka konusunda Akın Gürlek tarih verdi. Bakan Gürlek "Süresiz nafaka konusunda ihtiyaç duyulan yasal düzenlemeler ekim ayında" dedi
 Süresiz nafaka konusunda Akın Gürlek tarih verdi. Bakan Gürlek "Süresiz nafaka konusunda ihtiyaç duyulan yasal düzenlemeler ekim ayında" dedi
Süresiz nafaka konusunda Akın Gürlek tarih verdi. Bakan Gürlek "Süresiz nafaka konusunda ihtiyaç duyulan yasal düzenlemeler ekim ayında" dedi.

Ankara 2 No'lu Barosu Adli Yıl Açılış Programı'nda konuşan Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Süresiz nafaka konusunda ihtiyaç duyulan yasal düzenlemeleri de ekim ayındaki paket kapsamında hayata geçirmeyi planlıyoruz" dedi.

Süresiz nafaka ve uzun süren boşanma davaları
Bakan Gürlek, boşanma davaları ile nafaka düzenlemesinin ekim ayında gündeme getireceklerini söyledi.
Düzenlemenin, 12'nci Yargı Paketi'nin ikinci kısmında yer alacağını ifade eden Gürlek, boşanma davalarının uzamasını önleyecek tedbirler alacağını kaydetti.
Gürlek, kira tespit ve tahliye davalarına da değindi. Kira tespit davalarının dokuz ayda, tahliye davalarının ise 1,5 yılda tamamlanmasını hedeflediklerini söyleyen Gürlek, "Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı sonrasında nafaka konusunda ihtiyaç duyulan yasal düzenlemeleri de ekim ayındaki paket kapsamında hayata geçirmeyi hedefliyoruz." diye konuştu.

Muğla'da çıkan orman yangınına müdahale ediliyor

Muğla'nın Menteşe ilçesinde çıkan ve Ula ilçesine sıçrayan orman yangınına havadan ve karadan müdahale ediliyor

07.09.2026 10:16:00 / Güncelleme: 07.09.2026 10:18:52
AA
 
Muğla'da çıkan orman yangınına müdahale ediliyor
Muğla'da çıkan orman yangınına müdahale ediliyor

Yaraş Mahallesi'nde ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.

Bölgede etkili olan rüzgar nedeniyle yangın kısa sürede büyüdü.

İhbar üzerine bölgeye Muğla Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı hava ve kara araçları ile itfaiye ekipleri sevk edildi.

Alevler rüzgarın etkisiyle Muğla'nın Ula ilçesi Armutçuk Mahallesi'ne sıçradı. Muğla-Denizli kara yolunda ulaşım kontrollü olarak sağlanıyor.

Yangına 7 uçak, 13 helikopter, 32 arazöz, 7 dozer, 62 su tankeri, 12 iş makinesi ve 232 personelle müdahale ediliyor. 11 araç ve ambulansla da tahliye çalışmalarına destek veriliyor.

Vali İdris Akbıyık, AA muhabirine, ekiplerin yangını kontrol altına almak için yoğun çalışma yürüttüğünü söyledi.

Müdahalelerin havadan ve karadan sürdüğünü belirten Akbıyık, "Menteşe'de 2, Ula'da 1 toplam 3 ev boşaltıldı. Üç büyükbaş, 100 küçükbaş hayvan tahliye edildi. Bölgede rüzgar etkili." dedi. 

Umut Altaş’ın FBI ifadesi ortaya çıktı

Hakkında yakalama kararı bulunan ve ABD’den Türkiye’ye iadesi istenen Umut Altaş’ın, FBI tarafından iki gün boyunca sorgulandığı ortaya çıktı

07.09.2026 09:52:00
Haber Merkezi
 
Umut Altaş’ın FBI ifadesi ortaya çıktı
Umut Altaş’ın FBI ifadesi ortaya çıktı
Hakkında yakalama kararı bulunan ve ABD'den Türkiye'ye iadesi istenen Umut Altaş'ın, FBI tarafından iki gün boyunca sorgulandığı ortaya çıktı. Türkiye'ye gönderilen 34 sayfalık tutanakta Altaş, Gülistan Doku'nun öldürülmesine ilişkin doğrudan tanık olduğunu ileri sürdü.

Gülistan Doku'nun 5 Ocak 2020'de ortadan kaybolmasının ardından yürütülen soruşturmada dosyanın seyrini değiştirebilecek yeni bir gelişme yaşandı. Hakkında yakalama kararı bulunan Umut Altaş'ın ABD'de FBI ve ABD İç Güvenlik Soruşturmaları birimleri tarafından iki gün boyunca sorgulandığı ve ifadesinin Türkiye'deki adli makamlara gönderildiği bildirildi.

Edinilen bilgilere göre Türkiye, Altaş'a yöneltilmek üzere Amerikan makamlarına kapsamlı bir soru seti gönderdi. Altaş, 19 ve 20 Ağustos 2026 tarihlerinde Pennsylvania'daki Moshannon Valley İşleme Merkezi'nde sorgulandı. Sorgunun ardından hazırlanan 34 sayfalık tutanak Türkiye'ye ulaştırıldı.

"Gülistan Doku'yu araç içerisinde vurdu"



Altaş'ın ifadesinde en dikkat çekici iddia, Gülistan Doku'nun öldürülmesine ilişkin anlatımı oldu.

Altaş, ifadesinde Doku'nun dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel tarafından araç içerisinde vurulduğunu gördüğünü öne sürdü. Altaş ayrıca olay sırasında araçta bulunduğunu ve Doku'nun cesedinin daha sonra aracın bagajına taşınmasına yardım ettiğini iddia etti.

İddiaya göre Altaş, FBI görevlilerinin olay sırasında gerçekten orada olup olmadığını ve cinayete bizzat tanıklık edip etmediğini sorması üzerine, bu sorulara "evet" yanıtı verdi.

"Cesedi birlikte bagaja taşıdık" iddiası

Altaş'ın anlatımına göre silahlı saldırının ardından Mustafa Türkay Sonel, cesedin araç bagajına taşınmasını istedi. Altaş, ilk aşamada buna karşı çıktığını ancak daha sonra cesedi birlikte bagaja taşıdıklarını ileri sürdü.

Altaş ayrıca olay sonrasında Mustafa Türkay Sonel'in dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in koruma görevlisi olduğu belirtilen Şükrü Eroğlu ile telefon görüşmesi yaptığını iddia etti.

"Babam bu işi halledecek" iddiası

Tutanakta yer aldığı aktarılan bir başka iddia ise olayın sonrasına ilişkin.

Altaş, Mustafa Türkay Sonel'in kendisine "Babam bu işi halledecek" dediğini öne sürdü. Ayrıca olayın ardından kendisine kimseye konuşmaması yönünde telkinde bulunulduğunu iddia etti.

Altaş'ın anlatımında, Gülistan Doku'nun cesedinin daha sonra Pertek istikametine götürülmüş olabileceğine ilişkin iddiaların da yer aldığı bildirildi.

Soruşturmanın seyri değişebilir

Gülistan Doku dosyasında yıllardır sürdürülen soruşturma açısından Altaş'ın FBI ifadesi önemli bir belge olarak değerlendiriliyor. Ancak tutanakta yer alan anlatımların Umut Altaş'ın beyanları ve iddiaları olduğu, bunların tek başına suçlamaların kesinleştiği anlamına gelmediği ve adli makamlar tarafından diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gerektiği önem taşıyor.

Dosyada daha önce de Doku'nun kaybolduğu dönemle ilgili çeşitli teknik veriler, telefon sinyalleri ve şüphelilerin hareketlerine ilişkin incelemeler yapılmıştı.

Gözler şimdi Türkiye'deki soruşturma makamlarının 34 sayfalık FBI tutanağını nasıl değerlendireceğine ve Altaş'ın öne sürdüğü iddiaların başka delillerle desteklenip desteklenemeyeceğine çevrildi.

KKTC'deki gemi kazasındaki arama-kurtarma çalışmalarında 6. naaşa ulaşıldı

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) Girne kenti açıklarında batan yolcu gemisinde kaybolanlara yönelik sürdürülen arama kurtarma çalışmalarında 6. naaşa ulaşıldı. KKTC Başbakanı Ünal Üstel, cenazenin 55-60 yaşlarındaki bir erkeğe ait olduğunu ve kimlik tespit çalışmalarına başlandığını bildirdi. Kayıp 14 kişiye ulaşılmasına yönelik çalışmalar deniz altında, su üstünde ve kıyı şeridinde devam ediyor

07.09.2026 06:00:00
İHA
 
KKTC'deki gemi kazasındaki arama-kurtarma çalışmalarında 6. naaşa ulaşıldı
KKTC'deki gemi kazasındaki arama-kurtarma çalışmalarında 6. naaşa ulaşıldı
KKTC'nin Girne kenti açıklarında 30 Ağustos'ta yaşanan yolcu gemisi felaketi sonrasında yürütülen arama-kurtarma çalışmalarında bir kişinin daha naaşına ulaşıldı. Bu gelişmeyle birlikte Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından yürütülen çalışmalarda gemi enkazında ulaşılan naaş sayısı 6'ya yükselirken, kazadaki toplam can kaybı 14'e ulaştı.

KKTC Başbakanı Ünal Üstel, gelişmenin ardından yaptığı açıklamada, "Girne açıklarında meydana gelen deniz kazasının ardından sürdürülen arama çalışmalarında bir kayıp insanımızın daha naaşına ulaşılmıştır" dedi.

Ulaşılan naaşa ilişkin bilgi veren Üstel, "Ulaşılan naaşın erkek ve yaklaşık 55-60 yaşlarında olduğu belirlenmiş, kimlik tespit çalışmalarına başlanmıştır" ifadelerini kullandı. Üstel, son durumla ilgili, "Böylelikle kazada hayatını kaybeden insanlarımızın sayısı 14'e yükselmiş, kayıp insanlarımızın sayısı 14'e düşmüştür" açıklamasında bulundu.


Kayıp 14 kişiye ulaşılmasına yönelik çalışmalar sürüyor



Son olarak ulaşılan 6. naaşın ardından kayıp 14 kişiye ulaşılmasına yönelik arama-kurtarma faaliyetleri devam ediyor. Türk Deniz Kuvvetleri'ne bağlı gemiler ve deniz hava vasıtalarının katıldığı çalışmalarda enkaz ve çevresi taranırken, deniz yüzeyi ile kıyı şeridindeki aramalar da eş zamanlı olarak sürdürülüyor. Arama-kurtarma ekiplerinin kayıp yolculara ulaşmak amacıyla bölgedeki çalışmalarına devam ettiği bildirildi.

Türk Deniz Kuvvetleri unsurlarının bölgedeki faaliyetleri, Güney Deniz Saha Komutanlığı koordinesinde sürdürülüyor. Ana arama-kurtarma gemisi TCG Alemdar ile TCG Işın'ın da görev yaptığı çalışmalarda deniz tabanı, su altı, su üstü ve kıyı şeridinde eş zamanlı arama gerçekleştiriliyor.

Deniz tabanında yaklaşık 554 metre derinlikte bulunan enkazdaki çalışmalar, derinlik nedeniyle uzaktan kumandalı su altı araçları (ROV) ve teknik sistemler kullanılarak yürütülüyor.

Adidas’ın, 2021'de Gazze'ye yönelik saldırılara katılan ve İsrail ordusunda görev yaparken bacağını kaybeden askeri, şirketin reklam yüzü yapmasına tepkiler artıyor

Spor ürünleri üreticisi Adidas’ın, 2021'de Gazze'ye yönelik saldırılara katılan ve İsrail ordusunda görev yaparken bacağını kaybeden askeri, şirketin "tek ayakkabı hizmeti" (Single Shoe Service) için reklam yüzü yapmasına tepkiler artıyor

06.09.2026 17:42:00
AA
 
Adidas’ın, 2021'de Gazze'ye yönelik saldırılara katılan ve İsrail ordusunda görev yaparken bacağını kaybeden askeri, şirketin reklam yüzü yapmasına tepkiler artıyor
Adidas’ın, 2021'de Gazze'ye yönelik saldırılara katılan ve İsrail ordusunda görev yaparken bacağını kaybeden askeri, şirketin reklam yüzü yapmasına tepkiler artıyor
Gazze Şeridi'nde binlerce Filistinlinin uzuvlarını kaybetmesine neden olan İsrail ordusundan emekli Shalev Biton'u "tek ayakkabı hizmeti" için reklam yüzü olarak tercih etmesi, markaya karşı tepkileri ve boykot çağrılarını artırdı.

ABD'li sosyal medya fenomeni Guy Christensen, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Gazze'deki çocukların bir daha asla yürüyemeyebileceğini bilmek gerçekten iğrenç." ifadesini kullanarak şirkete karşı boykot çağrısında bulundu.

"Filistinliler için Boykot, Tecrit ve Yaptırım" (BDS) hareketinin parçası olan "İsrail'in Akademik ve Kültürel Boykotu için Filistin Kampanyası"nın (PACBI) koordinatörü Stephanie Westbrook da Adidas'ın kampanyasını "Filistinlilere hakaret" olarak niteledi.

Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) tahminlerine göre Ekim 2023'ten bu yana 5 binden fazla Filistinlinin uzuv kaybı yaşadığına dikkati çeken Westbrook, "Bu, sadece Adidas'ın duyarsızlığı veya hassasiyeti değil. İsrail tarafından öldürülen, sevdiklerini kaybeden veya İsrail yüzünden uzuvlarını kaybeden Filistinlilere karşı mutlak bir hakarettir." değerlendirmesinde bulundu.

"Markalar suçluları seçtiğinde insanlar da direnişi seçer"
İtalyan aktivist Vincenzo Fullone de sosyal medya hesabından reklam filmine ilişkin paylaşımda bulundu.

Adidas marka ayakkabıların çöpe atıldığı anların videosunu paylaşan Fullone, "Markalar suçluları seçtiğinde insanlar da direnişi seçer." ifadesine yer vererek boykot çağrısında bulundu.

İspanyol aktör Javier Bardem de Fullone'nin çektiği videoyu sosyal medya hesabından paylaşarak Adidas'ın boykot edilmesini istedi.

Arizona Üniversitesi Hukuk Fakültesinden Prof. Dr. Khaled Beydoun da Adidas'ın reklam filmine tepki gösteren isimlerden oldu.

Gazze'de ampute edilmiş çocuğun görseli ile Adidas'ın reklam filminde oynayan İsrailli askerin fotoğrafını paylaşan Beydoun, "Adidas, İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) askerini öne çıkaran tek ayakkabı programını başlattı ancak Gazze'de bacakları kesilmiş çocukları görmezden gelmeye devam ediyor." ifadesini kullandı.

"Filistinli mağdurların trajedisini tamamen görmezden geliyor"
Shalev Biton'un ve İsrail'deki Kanal 12'nin Instagram hesaplarından Biton'un reklam yüzü olmasına ilişkin yapılan ortak paylaşıma da çok sayıda tepki geldi.

"Özgür Filistin", "Filistin için Adalet", "Filistinlilerin acılarını görmezden gelmeyin" ve "Boykot Adidas" yazılı yorumlarda Adidas'a ve İsrail'e karşı çok sayıda tepki yer aldı.

Adidas'ın X hesabından yaptığı farklı paylaşımların altına da reklama yönelik birçok tepki gösterildi. Paylaşımlarda, "Asla başka ürün almayacağım", "Ürünlerinizi asla tekrar almayacağım", "Adidas çocuk katillerini desteklememeli", "Bir savaş suçlusuna sponsor oluyorsunuz" ve "İsrail'in soykırımını desteklediği için Adidas'ı boykot ediyorum" gibi çok sayıda yorum yer aldı.

"Eye on Palestine" tarafından Adidas reklamına ilişkin sosyal medya paylaşımında ise markanın ampute bireylere yönelik "tek ayakkabı" hizmetini tanıttığı İsrailli asker Shalev Biton'un 2021'de Gazze'ye yapılan saldırılar sırasında bir ayağını kaybettiği belirtildi.

Paylaşımda, bu reklamın tepki aldığına işaret edilerek, "(Reklam) Dünyada en fazla çocuğun ampute edilmesinden sorumlu bir işgal ordusu mensubuna dikkati çekiyor ve şu anda devam eden saldırılar nedeniyle uzuvlarını kaybeden Filistinli mağdurların trajedisini tamamen görmezden geliyor." ifadesi kullanıldı.

Paylaşıma gelen çok sayıda yorumda reklam tercihi nedeniyle Adidas'a yönelik boykot çağrısı yapıldı.

"Adidas'a soykırımı desteklemenin bedelini öğretin"
Avrupa Parlamentosu (AP) üyesi Rima Hassan da ABD merkezli sosyal medya platformu Instagram hesabından Adidas'ın reklamına ilişkin paylaşımında, dünyada çocukların en fazla ampute edilme oranının Gazze'de olduğuna dikkati çekti. Bu paylaşımın altında çok sayıda boykot çağrısı yapıldı.

Amerikalı yazar ve insan hakları savunucusu Susan Abulhawa, X hesabından yaptığı paylaşımda, "Adidas'a soykırımı desteklemenin bedelini öğretin ve bu ders, şirketin temelleri tamamen sarsılana kadar etkisini sürdürsün." çağrısında bulundu.

İsrail'e yönelik "muafiyet" Alman politikası
İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi İslam Dünyası ve Küresel İlişkiler Uygulama ve Araştırma Merkezi Direktörü Prof. Dr. Sami Al Arian, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Almanya menşeli firmanın "Alman politikası" izlediğini ve İsrail'e yönelik "muafiyet" uyguladığını söyledi.

Arian, "Şirket, yaşananlardan ders çıkarmıyor. Bu, bir siyonist tavırdır. Burada şirketin ders çıkarabileceği tek yaptırım boykottur. Herkes tarafından desteklenmeli ve tanıtılmalı." dedi.

Adidas, Filistin kökenli Amerikalı model Hadid'i reklamdan çıkarmıştı
Şirket, 2024 yılında da Filistin'e verdiği destekle bilinen ünlü model Bella Hadid'i reklam kampanyasından çıkarması sonrası boykot çağrılarının hedefi olmuştu.

Paylaşımda Hadid "antisemitizm" ile suçlanmış ve şiddet çağrısında bulunan bir isim olduğu öne sürülmüştü.

Şirketin sözcüsü, Hadid'in, 1972 Münih Olimpiyatları'nda kullanılan ayakkabının reklamında yer almasının "üzüntü ve sıkıntıya" sebep olduğunu savunarak özür dilemişti. Sözcü, ayakkabı reklamı nedeniyle "trajik tarihi olaylar" ile bağlantı kurulduğunu iddia etmişti.

Neden boykot ediliyor?
İsrail askeri Biton'un "tek ayakkabı hizmeti" için reklam yüzü olarak tercih edilmesi, markaya karşı tepkileri ve boykot çağrılarını artırdı.

BDS hareketinin sosyal medya hesaplarındaki açıklamalara göre İsrail askerini reklam yüzü seçen Adidas, uzun yıllar İsrail Futbol Federasyonunun (IFA) sponsorluğunu yapmıştı.

İsrail merkezli tekstil şirketi Delta Galil ile 2019'da küresel iç çamaşırı lisans anlaşması yapan Adidas, Maccabi Haifa ve Maccabi Tel Aviv gibi İsrail merkezli spor kulüpleriyle güncel ticari ortaklıklar yürütüyor.

İsrail pazarına özel resmi internet sitesi ve sosyal medya hesaplarına sahip şirket, Tel Aviv, Kudüs ve Hayfa gibi büyük şehirlerde birçok resmi mağaza işletiyor.

Şirket, Tel Aviv Maratonu dahil bazı spor etkinliklerinde de sponsorluklar üstlendi.

Adidas Foundation'ın internet sitesindeki açıklamaya göre, "kurucu şirketle güçlü bir ilişkiye sahip bağımsız bir kuruluş" olarak tanımlanan kurum, Yafa merkezli ve 2007-2014'te İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres'in kurduğu "Peres Center for Peace and Innovation" (Peres Barış ve İnovasyon Merkezi) kuruluşuna 2025-2028 dönemi için 700 bin avro hibe anlaşması sağlamıştı.

Kendisini "tarafsız" olarak tanımlayan şirket, tek uzvunu kaybeden müşterilere ihtiyaç duydukları tek ayakkabıyı, çift ayakkabı fiyatının yüzde 50'sine satın alabilme fırsatı veriyor.​​​​​​​
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.