logo
08 MAYIS 2026

Haşimilerin halifeliği almasından korktular

Hz. Ebu Bekir ve yanındakiler Haşimoğulları'ndan hiç kimseyi devletin önemli bir görevine getirmediler. Çünkü Haşimîlerin halifeliği ele geçirmelerinden korkuyorlardı

04.10.2015 00:00:00
Sakife'de egemenliği ele alanlar ileri sürdükleri ve iktidar aracı olarak kullandıkları görüşlerini ısrarla savundular ve bunun için çeşitli yöntemler kullandılar. Bu bağlamda kullandığı yöntemlerin ya da savundukları görüşlerin meşruluğunu, İslâm davetini koruma özelliğine sahip olmasını göz önünde bulundurmadılar. Nitekim egemen zümrenin, Hz. Muhammed'in (s.a.a) Ehl-i Beyt'ini nihai olarak iktidardan uzaklaştırmak, Haşimîlere güç veren düşünceyi bir daha dirilmemek üzere gömmek, daha doğrusu gelecekte ortaya çıkabilecek her türlü muhalefetin önünü kesmek için bazı siyasî adımlar ve taktikler geliştirdiğini görüyoruz:

1- Yeni yönetim, muhaliflere, yeni halifeye muhalefet etmelerinin İslâm şeriatında haram olan fitneye, kargaşaya sebep olmaktan başka bir şey olmadığını söylemeyi esas alan bir söylem geliştirdi. Bunu söylerken şu argümanı ileri sürüyorlardı: İslâm devleti henüz tam anlamıyla oturmuş değildir. Dış düşmanlar devletin varlığını tehdit ediyorlar. Öte yandan Hz. Peygamber'in (s.a.a) vefatından sonra genç İslâm devletinin sınırları içinde dinden dönme olayları da baş göstermiştir. Dolayısıyla bu koşullarda yeni halifeye muhalefet etmek fitne çıkarmaktan başka bir şey değildir.

2- Yeni halife ve taraftarları, Sakife'de Sa'd b. Ubade'ye karşı uyguladıkları şiddet ve sertlik esasına dayalı politikayı İmam Ali'ye (a.s) karşı da uyguladılar. Hatta Ömer, içinde Fatıma (a.s) dahi olsa İmam Ali'nin (a.s) evini yakma tehdidinde bulunmuştu. (Bihar'ul-Envar, 43/197, Dar'ül-Vefa bs). Bunun anlamı şudur: Hz. Fâtıma ve Hz. Muhammed'in (s.a.a) Ehlibeyti'ne mensup diğer kimselerin, yönetim erkinin kendilerine karşı şiddet esaslı politikayı izlemesini engelleyecek bir dokunulmazlıkları yoktur.

3- Ebu Bekir ve yanındakiler Haşimoğulları'ndan hiç kimseyi devletin önemli bir görevine getirmediler. Çünkü Haşimîlerin halifeliği ele geçirmelerinden korkuyorlardı. (Tarih-i Taberî, 2/618; Müruc'uz-Zeheb, İbn-i Esir Tarihi'nin dipnotunda, 5/135). Geniş İslâm devletinin en küçük bir bölgesine bile, bir tek Haşimîyi dahi vali olarak tayin etmediler.

4- Halifeliği ve yüksek yönetim merkezini ele geçirmek hususunda Hz. Muhammed'in (s.a.a) Ehl-i Beyti'yle rekabet edecek, onlara düşmanlık besleyecek güçlü bir siyasî kitlenin hazırlanmasını sağladılar. Nitekim biliyoruz ki, ikiyüzlü ve çeşitli siyasî beklentileri olan Emevîler, Ebu Bekir ve Ömer zamanında devletin önemli makamlarını ele geçirmişlerdi. Öte yandan ikinci halifenin icat ettiği şûra olgusu da, Osman b. Affan'a diğer rakiplerine oranla daha şanslı hale gelmesini sağlamıştır.

Bu siyasal kitle büyüyecek ve gelişecekti. Çünkü bir şahıs tarafından değil, bir hanedan tarafından temsil ediliyordu. Dolayısıyla Hz. Muhammed'in (s.a.a) Ehl-i Beyti'nin hilâfeti ele geçirmesi de gün geçtikçe imkânsız hale gelecekti. En azından zor olacaktı.

5- Haşimoğulları'na eğilimi bulunan tüm görevlileri görevlerinden uzaklaştırdılar. Rivayet edilir ki, Ebu Bekir Şam bölgesini fethetmek üzere gönderdiği ordunun komutanı Halid b. Sa'd b. As'ı görevden almıştı. Bunun tek nedeni de Ömer'in, onun hakkında Haşimîlere ve Hz. Muhammed'in (s.a.a) Ehl-i Beyti'ne eğiliminin olduğunu söylemiş olmasıydı. Hz. Peygamber'in (s.a.a) vefatından sonra kendilerine karşı muhalif bir tutum takınmış olduğunu hatırlatmış olmasıdır. (Tarih-i Taberî, 2/586, Müesseset'ül-A'lemî bs).

Sakarya'da patlamanın yaşandığı fabrika havadan görüntülendi

Sakarya'nın Hendek ilçesinde buhar kazanında patlama meydana gelen ve ardından yangın çıkan fabrikada 8 işçi yaralandı. Olay yeri havadan görüntülendi

08.05.2026 18:41:00
İHA
Sakarya'da patlamanın yaşandığı fabrika havadan görüntülendi
Sakarya'da patlamanın yaşandığı fabrika havadan görüntülendi
Hendek ilçesi Kargalı Hanbaba Organize Sanayi Bölgesi 10. Sokak üzerinde konveyör bant üretimi yapan bir fabrikada henüz bilinmeyen sebeple buhar kazanında patlama yaşandı.






Patlamanın ardından fabrikada yangın çıkarken, işçiler kısa sürede tahliye edildi. Patlama ve yangın esnasında 1'i ağır toplam 8 işçi yaralandı. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, sağlık, AFAD ve jandarma ekibi sevk edildi. 






Bölgeye ulaşan ekiplerce çevrede geniş çaplı güvenlik önlemleri aldıktan sonra itfaiye ekiplerinin hızlı müdahalesi ile yangın kısa sürede kontrol altına alındı. 






Yaralılar, olay yerindeki ilk müdahalenin ardından civardaki hastanelere sevk edilirken, ağır yaralanan işçinin Kocaeli'ne sevk edildiği öğrenildi.








Öte yandan, güvenlik kamerasının kasası incelenmek üzere jandarma ekiplerince alınırken, patlamanın yaşandığı fabrika ise havadan görüntülendi.













Kastamonu'da kene can aldı

Kastamonu'nun Daday ilçesinde vücuduna kene yapışan ve Kırım Kongo Kanamalı Ateşi teşhisi konulan kadın, tedavi gördüğü hastanede öldü

08.05.2026 17:35:00
İhlas Haber Ajansı
Kastamonu'da kene can aldı
Kastamonu'da kene can aldı
İstanbul'da Gaziosmanpaşa ilçesinde ikamet eden Büşra Sevim, bir yakının cenaze törenine katılmak üzere bir süre önce Kastamonu'nun Daday ilçesine bağlı Koçcuğaz köyüne geldi.

Köyde vücuduna kene yapışan Büşra Sevim, cenaze işlemlerinin ardından İstanbul'a tekrar geri döndü. İstanbul'da yüksek ateş, mide bulantısı ve kusma gibi şikayetler yaşadığı öğrenilen Sevim, hastaneye müracaat etti. Burada Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı teşhisi konulan Büşra Sevim, yoğun bakım servisinde tedavi altına alındı. Sevim, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

Sevim'in cenazesi, memleketi Kastamonu'nun bağlı Koçcuğaz köyüne getirildi. Sevim'in cenazesi, sabah saatlerinde kılınan cenaze namazının ardından defnedildi.

Efes-2026 tatbikatı hazırlıkları sürüyor

Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) en önemli planlı faaliyetlerinden biri olan Efes-2026 tatbikatı hazırlıkları hız kesmeden sürüyor. TCG Ç-154 ve TCG Ç-158 Çıkarma ve Hucum Harekatı kapsamında zırhlı araçların gemilere yüklenmesi ve amfibi komandoların katılımıyla çeşitli ön eğitim faaliyetleri gerçekleştirildi

08.05.2026 16:53:00
İhlas Haber Ajansı
Efes-2026 tatbikatı hazırlıkları sürüyor
Efes-2026 tatbikatı hazırlıkları sürüyor
Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) en önemli planlı faaliyetlerinden biri olan Efes-2026 tatbikatı hazırlıkları hız kesmeden sürüyor. TCG Ç-154 ve TCG Ç-158 Çıkarma ve Hucum Harekatı kapsamında zırhlı araçların gemilere yüklenmesi ve amfibi komandoların katılımıyla çeşitli ön eğitim faaliyetleri gerçekleştirildi.
EFES-2026 Birleşik, Müşterek Fiilî Atışlı Arazi Tatbikatı'nın asıl safhası 19, 20 ve 21 Mayıs tarihlerinde icra edilecek. Bu tatbikatın hazırlıkları kapsamında Demircili mevkiinde TCG Ç-154 ve TCG Ç-158 Çıkarma ve Hucum Harekatı için zırhlı personel taşıyıcı ve zırhlı muhabere araçları sahilden TCG-Ç-154 ile TCG-Ç-158 gemilerine yüklendi. Gündüz yükleme ve bindirme faaliyetlerinde amfibi komandoların da gemilere binmesinin ardından birlikler deniz üzerinden Doğanbey bölgesine geçti. Gece faaliyetleri kapsamında ise TCG-Ç-158 gemisinden gece şartlarında sahile darbe atışı yapıldığı, ardından karaya kapak atılarak çıkarma operasyonu düzenlendiği ve zorlu eğitimlerin birliklerin planlı geri çekilmesiyle başarıyla tamamlandığı bildirildi.İHA

Türk bayrağına saldıranların birden fazla suçtan dosyası çıktı

ODTÜ bahar şenliklerindeki İlkay Akkaya konserinde Türk bayrağı açan öğrencilere saldıran gruptakilerin birden fazla suçtan dosyası olduğu ortaya çıktı

08.05.2026 15:46:00 / Güncelleme: 08.05.2026 17:40:04
İhlas Haber Ajansı
Türk bayrağına saldıranların birden fazla suçtan dosyası çıktı
Türk bayrağına saldıranların birden fazla suçtan dosyası çıktı
Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde (ODTÜ) düzenlenen bahar şenlikleri kapsamında 6 Mayıs'ta sahne alan İlkay Akkaya konseri sırasında Türk bayrağı açan öğrencilere saldıran gruptakilerin birden fazla suçtan dosyası olduğu ortaya çıktı. Konser sırasında meydana gelen olaylarla ilgili 'Devletin Egemenlik Alametlerini Aşağılama', 'Nitelikli Kasten Yaralama', 'Tehdit' ve 'Hakaret' suçlarından resen soruşturma başlatılmıştı. Gözaltına alınan 6 şüpheliden 4'ünün birden fazla suç kaydı olduğu öğrenildi.

İlhan Kaya'nın 16 suç kaydı var

İlhan Kaya'nın 2 adet Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma, 3 adet Terör örgütü Propagandası Yapma, 1 adet Yasa Dışı Örgüte Yardım Etme, 1 adet Kasten Yaralama, 2 adet Görev Yaptırmamak İçin Direnme, 7 adet Kanuna Aykırı Toplantı/Yürüyüş olmak üzere toplam 16 adet suç kaydı bulunduğu öğrenildi.

Celal Elmacı'nın 27 suç kaydı var

Celal Elmacı'nın 3 adet Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma, 3 adet Örgüt Propagandası Yapma, 1 adet Yasa Dışı Örgüt Üyesi Olma, 19 adet Kanuna Aykırı Toplantı/Yürüyüş ve 1 adet Başkasına Ait Kimlik Bilgilerini Kullanma olmak üzere toplam 27 Adet Suç Kaydı bulunuyor.

Mehmet Ferit Güneş ve Anıl Baran Dolu'nun 4 suç kaydı var

Muhammed Enis Yıldız ve Oktay Akpınar'ın suç kaydı olmadığı tespit edilirken Anıl Baran Dolu'nun 2 adet Kasten Yaralama ve 2 adet Kanuna Aykırı Toplantı/Yürüyüş olmak üzere toplam 4 adet suç kaydı, Mehmet Ferit Güneş'in ise 1 adet Devletin Kurumlarını Aşağılamak, 3 adet Kanuna Aykırı Toplantı/Yürüyüş olmak üzere 4 adet suç kaydı mevcut.

İsmi geçen 6 şahsın yakalaması Ankara Başsavcılığı'nın emriyle yapıldı. Diğer şahısların yakalanması hususunda gerekli çalışmalar devam ediyor.

Kırmızı bülten ve ulusal arama listesindeki 48 kişi Türkiye'ye getirildi!

İçişleri Bakanlığı, kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan 27 kişi ile ulusal seviyede aranan 21 kişinin Türkiye'ye iade edildiğini açıkladı. Firarilerin Gürcistan, Almanya, Yunanistan, ABD, Hollanda, Karadağ, Polonya, Irak, Rusya, Sırbistan ve Ürdün'de yakalandığı bildirildi

08.05.2026 12:10:00
Haber Merkezi
Kırmızı bülten ve ulusal arama listesindeki 48 kişi Türkiye'ye getirildi!
Kırmızı bülten ve ulusal arama listesindeki 48 kişi Türkiye'ye getirildi!
İçişleri Bakanlığı, yurt dışına kaçan ve haklarında arama kararı bulunan 48 kişinin Türkiye'ye getirildiğini duyurdu.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Emniyet Genel Müdürlüğü Interpol-Europol Daire Başkanlığı, Adalet Bakanlığı görevlileri, KOM, İstihbarat, Narkotik Suçlarla Mücadele, Siber, Asayiş ve TEM birimlerinin koordineli çalışmaları sonucu operasyonlar gerçekleştirildi.

27 kişi kırmızı bültenle aranıyordu
Açıklamada, ilgili ülkelerin kolluk birimleriyle yürütülen iş birliği sonucunda kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan 27 kişi ile ulusal seviyede aranan 21 kişi olmak üzere toplam 48 kişinin Türkiye'ye iadesinin sağlandığı belirtildi.

Şüphelilerin Gürcistan'da 31, Almanya'da 7, Yunanistan'da 2 kişi olmak üzere ABD, Hollanda, Karadağ, Polonya, Irak, Rusya, Sırbistan ve Ürdün'de yakalandığı açıklandı.

Çok sayıda suçtan aranıyorlardı
Bakanlığın açıklamasında, Türkiye'ye getirilen kişilerin, "kasten öldürme", "tasarlayarak öldürme", "kasten yaralama", "kasten öldürmeye teşebbüs", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "uyuşturucu madde kullanma ve ticareti", "dolandırıcılık", "hırsızlık", "yağma", "silahla tehdit", "silahlı terör örgütüne üye olma", "çocuğun cinsel istismarı", "resmî belgede sahtecilik", "vergi usul kanununa muhalefet", "kaçakçılık" ve "hükümlü veya tutuklunun kaçması" suçlarından arandığı bildirildi.

Yaşlı bakım merkezinde skandal görüntüler

Beylikdüzü'ndeki bir yaşlı bakım merkezinde ortaya çıkan görüntülerde hastalara şiddet uygulandığı ortaya çıktı. Güvenlik kamerası ve cep telefonu görüntülerinde bakım merkezi çalışanlarının yaşlı hastalara şiddet uyguladığı ve bir hastanın yüzüne tükürdüğü anlar yer aldı

08.05.2026 11:23:00
İHA
Yaşlı bakım merkezinde skandal görüntüler
Yaşlı bakım merkezinde skandal görüntüler
Beylikdüzü'ndeki bir yaşlı bakım merkezinde ortaya çıkan görüntülerde hastalara şiddet uygulandığı ortaya çıktı. Güvenlik kamerası ve cep telefonu görüntülerinde bakım merkezi çalışanlarının yaşlı hastalara şiddet uyguladığı ve bir hastanın yüzüne tükürdüğü anlar yer aldı. İddialara göre kurumda benzer olayların daha önce de yaşandığı öne sürüldü.  

Olay, Kavaklı Mahallesi Gardenta Sokak'taki Huzur Vadisi Bakım Merkezi'nde yaşandı. İddiaya göre bakım merkezi çalışanları hastalara kötü muamelede bulunurken ve şiddet uygularken kameralara yansıdı. Güvenlik kamerası kayıtlarında bir hastanın itilerek yere düşürüldüğü, olay sonrası hastanın baş bölgesinde yara oluştuğu görüldü. Aynı merkezde çekildiği belirtilen başka bir cep telefonu görüntüsünde ise bir bakım personelinin yaşlı hastanın yüzüne tükürdüğü anlar yer aldı. İddiaya göre olayların ardından herhangi bir personel hakkında işlem yapılmadı. Şiddete maruz kalan hastanın ise kafasını kendisinin vurduğu yönünde işlem yapılarak hastaneye sevk edildiği öne sürüldü. Görüntülerin daha sonra kurum kameralarından silindiği iddia edilirken, öte yandan bakım merkezinde hijyen sorunlarının da uzun süredir devam ettiği iddia edildi. Kurumda sık sık uyuz vakalarının görüldüğü, bakım merkezinin temiz olmaması nedeniyle vakaların sona ermediği öne sürüldü.

"İtilen hasta düşüyor ve kafasında yara oluyor"

Hastalara şiddet uygulanan kurumun eski çalışanı Havin Nur Kuş, "Bahsettiğimiz bakım merkezinde yaklaşık 8 ay boyunca sağlık personeli olarak çalıştım. 27 Nisan'da da işten istifamı verdim ve istifamı verdikten yaklaşık iki ya da üç saat sonra çalıştığım süre içerisinde sorumluluğumda olan bir hastama böyle bir şiddet yapılıyor. İtilen hasta düşüyor ve kafasında yara oluyor. Yara oluştuğu için de bu adli vaka olmasın ya da bize polis gelmesin diye üstü kapatılıyor.

Hasta aynı gün Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıklarına yatışı yapılıyor. Kafasını kendisi kırdığını söylüyorlar. Kamera kayıtları siliniyor. Kamera kaydını bir arkadaşım silinmeden önce alıyor, arkadaşından da ben alıyorum. Aldığım gün zaten sabahında da kamera kayıtlarını gerekli mercilere verdim. Zaten kurumda kurucumuz değiştiğinden beri mobbing uygulanıyordu ve personele karşı tutumları hiç hoş değildi. Dediğim gibi orada sağlık personeliydim ve bakım personellerimiz bize asla göz yummayacağımız şeyler söyleyip hiç olmayan davranışlarda bulunuyordu. Biz bunları sineye çekiyorduk.

Sadece bu bir olay değil. İkinci olayda da hastama tüküren yine bir bakım personeli. Bakım personelimiz hastaya tükürüyor, videoyu çeken arkadaşımız görüntüyü müdüre gerekli şekilde sunuyor ve müdür sadece şunu söylüyor. İşte yapmayın böyle şeyler deyip başka bir şey yapmıyor. Hiçbir şekilde bir tutanak mevcut değil elimizde, veya bir uyarı mevcut değil. Zaten uyuz vakaları bitmeyen bir kuruluş. Ne zaman kuruma bir denetim vesaire sağlık, sosyal güvence gelse uyuz vakalarınız bitmiyor şeklinde uyarılarda bulunuyorlar" şeklinde konuştu.

ODTÜ Bahar Şenlikleri'nde çıkan olaylarla ilgili 6 kişi gözaltına alındı

Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) kampüsü içinde Bahar Şenlikleri kapsamında gerçekleştirilen konser sırasında olaylara karıştığı tespit edilen 6 şüphelinin gözaltına alındığı bildirildi

 

08.05.2026 10:27:00 / Güncelleme: 08.05.2026 10:33:11
Anadolu Ajansı
ODTÜ Bahar Şenlikleri'nde çıkan olaylarla ilgili 6 kişi gözaltına alındı
ODTÜ Bahar Şenlikleri'nde çıkan olaylarla ilgili 6 kişi gözaltına alındı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, 6 Mayıs'ta ODTÜ Stadyumu'nda düzenlenen konser sırasında yaşanan olaylar üzerine "devletin egemenlik alametlerini aşağılama", "nitelikli kasten yaralama", "tehdit" ve "hakaret" suçlarından resen soruşturma başlatıldığı kaydedildi.

Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü ekiplerince, yazılı ve görsel basın ile sosyal medyaya yansıyan görüntülerin incelenmesi sonucu olaylara iştirak ettiği belirlenen 6 şüphelinin gözaltına alındığı belirtildi.

Emniyet Genel Müdürlüğünün sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

"Ay yıldızlı şanlı al bayrağımız, milletimizin bağımsızlık iradesinin, vatanımız uğruna verilen mücadelenin, ecdadımızın canı pahasına koruduğu mukaddes emanetin en büyük simgesidir. Bayrağımız, şehitlerimizin aziz hatırasını, gazilerimizin gösterdiği eşsiz fedakarlığı, milletimizin hiçbir şartta boyun eğmeyen istiklal ruhunu ebediyen yaşatmaktadır. Bahar Şenlikleri kapsamında gerçekleştirilen konser sırasında olaylara karıştığı tespit edilen İ.K, M.E.Y, O.A, M.F.G, C.E, B.D. yakalanmış ve adli işlemler başlatılmıştır." 

İBB'ye yönelik yürütülen "yolsuzluk" soruşturmasında 29 şüpheli gözaltına alındı

İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik yürütülen "yolsuzluk" soruşturmasında, Ağaç ve Peyzaj AŞ üzerinden usulsüzce kurgusal ihale sistematiği işletilerek ihalelere fesat karıştırıldığı iddiasıyla 29 zanlı gözaltına alındı

08.05.2026 09:07:00 / Güncelleme: 08.05.2026 09:13:15
AA
İBB'ye yönelik yürütülen "yolsuzluk" soruşturmasında 29 şüpheli gözaltına alındı
İBB'ye yönelik yürütülen "yolsuzluk" soruşturmasında 29 şüpheli gözaltına alındı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, "Ekrem İmamoğlu'nun elebaşılığında kurulan suç örgütünün faaliyetleri kapsamında gerçekleştirilen eylemlere yönelik olarak soruşturmalar yapıldığı" belirtildi.

Örgütün Ağaç ve Peyzaj AŞ iştirak şirketi üzerinden usulsüzce kurgusal bir ihale sistematiği işleterek ihalelere fesat karıştırdığı iddialarına yönelik olarak operasyon gerçekleştirildiği ifade edilen açıklamada, gözaltı kararı verilen 30 şüpheliden 29'unun yakalandığı kaydedildi.

Açıklamada, şüphelilerden 1'inin ise yurt dışında bulunması nedeniyle yakalama çalışmalarına devam edildiği aktarıldı.
 

Tebbun ile Erdoğan ortak basın toplantısı düzenledi

Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun, "İsrail işgalini, uluslararası insancıl hukuku ihlal etmesini, Lübnan'a yönelik açık saldırılarını ve Gazze Şeridi'ndeki vahşi uygulamalarını kınıyoruz." dedi

07.05.2026 21:00:00
AA
Tebbun ile Erdoğan ortak basın toplantısı düzenledi
Tebbun ile Erdoğan ortak basın toplantısı düzenledi
Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen ikili görüşme ve Yüksek Düzeyli Strateji Konseyi Toplantısı'nın ardından ortak basın toplantısında konuştu.

Cezayir-Türkiye ilişkilerinin ortak kültürel mirasa dayandığına işaret eden Tebbun, ilişkilerdeki artan dinamizmden memnuniyet duyduklarını dile getirdi.

Tebbun, bu düzeye ulaşmak için özellikle son 5 yılda büyük atılımlara imza attıklarının altını çizerek, "Bu ziyaretimiz sırasında da ilişkilerimizi ekonomik alanda çeşitlendirmeyi, ortaklığımızın sektörler bazında, özellikle yenilenebilir enerji, sanayi, tarım, madencilik, kültürel ve insani alanlarda ikili işbirliğinin desteklenmesini, ortak tarihi mirasımıza sahip çıkmayı hedefliyoruz" ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Körfez ve Orta Doğu bölgesindeki gelişmelerin yanı sıra krizlerin çözüm yollarını ve güvenliğin tesisi konularını ele aldıklarını belirten Tebbun, "İsrail işgalini, uluslararası insancıl hukuku ihlal etmesini, Lübnan'a yönelik açık saldırılarını ve Gazze Şeridi'ndeki vahşi uygulamalarını kınıyoruz" dedi.

Tebbun, İsrail'in ihlallerine son verilmesi ve bölgede barışın inşası için çabaların yoğunlaşması gerektiğini vurgulayarak, "Önemli olan başta Filistin halkının bağımsız devletini kurma hakkı olmak üzere meşru haklarını garanti altına alan adil ve kalıcı çözümü sağlaması konusunda uluslararası toplumun sorumluluğunu vurgulamak istiyorum" diye konuştu.

'Cezayir ve Türkiye'nin, uyuşmazlıkların çözümünde barışçıl yollara bağlı kalma kararlılığını ortaya koyduk'

Ankara'da çok sıcak ve kardeşçe karşılandıklarının altını çizen Tebbun, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür etti.

Tebbun, çok verimli görüşmelerin anlaşmalarla taçlandırıldığını belirterek, Türkiye-Cezayir İş Forumu'nun canlandırılmasını ve forumun ticaret ve yatırım hareketliliğinde rol üstlenmesini takdirle karşıladığını vurguladı.

"Belirli bir mal listesi üzerinden Tercihli Ticaret Anlaşması müzakerelerinin de başlamış olmasından dolayı çok memnunum." ifadesini kullanan Tebbun, 2021'de ticaret hacminin 10 milyar dolar seviyesine çıkarılmasını kararlaştırdıklarını hatırlattı.

Tebbun, "İsrail'in Somali'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal etme kararını da infialle karşıladığımızı belirttik. Bu, Afrika Boynuzu bölgesinde güvenlik ve istikrarı da tehdit etmektedir." dedi.

Libya ve Sahel bölgesindeki durumun yanı sıra Batı Sahra meselesine değindiklerini aktaran Tebbun, bu konulara ilişkin analizlerini samimi şekilde dile getirdiğini kaydetti.

Cezayir Cumhurbaşkanı, "Cezayir ve Türkiye'nin, uyuşmazlıkların çözümünde barışçıl yollara bağlı kalma ve uluslararası meşruiyete riayet etme konusunda kararlılığını bir kez daha ortaya koyduk." diye konuştu.

Rojin Kabaiş soruşturmasında yeni gelişme

Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümünde kritik gelişme. Erzurum Bölge İdare Mahkemesi, Van Valiliği’nin yurt yönetimi hakkında soruşturma izni vermeme kararını iptal etti. Böylece yurt yetkililerinin ihmalleri resmen soruşturulacak

07.05.2026 19:00:00
Haber Merkezi
Rojin Kabaiş soruşturmasında yeni gelişme
Rojin Kabaiş soruşturmasında yeni gelişme
Van'da 27 Eylül 2024'te kaybolduktan 19 gün sonra Van Gölü'nde cansız bedeni bulunan üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş'in şüpheli ölümüyle ilgili soruşturmada önemli bir engel aşıldı. Van Barosu Başkanı Sinan Özaraz, yurt yönetiminin kusur ve ihmalleri bulunduğu iddiasına rağmen Van Valiliği İl İdare Kurulu tarafından verilen "soruşturma izni verilmemesi" kararının Erzurum Bölge İdare Mahkemesi tarafından kaldırıldığını duyurdu.

Özaraz'ın açıklamasına göre, Van Barosu'nun ve savcılığın itirazı üzerine Erzurum Bölge İdare Mahkemesi, Valilik kararını iptal etti. Böylece Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'ne bağlı KYK yurdu yönetimi hakkında soruşturma başlatılmasının hukuki yolu açılmış oldu. Baro Başkanı, kararın maddi gerçeğin ortaya çıkarılması açısından önemli bir adım olduğunu vurguladı.

Olayın geçmişi

Rojin Kabaiş, Van'da kaldığı yurttan 27 Eylül 2024 akşamı ayrılmış ve bir daha haber alınamamıştı. 19 gün sonra Van Gölü sahilinde cansız bedeni bulunan genç kızın ölümü, şüpheli bulunmuştu. Soruşturma kapsamında yurt yönetiminin geç bildirim, güvenlik zafiyetleri ve ihmalleri olduğu öne sürülüyordu. Van Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talebine rağmen Van Valiliği İl İdare Kurulu, Ocak 2026'da yurt yetkilileri hakkında soruşturma izni vermemişti. Van Barosu ve savcılık bu karara itiraz etmişti.

Erzurum Bölge İdare Mahkemesi'nin son kararıyla yurt yönetimi ve ilgili görevliler artık soruşturmanın bir parçası haline gelecek. Bu gelişme, dosyanın daha etkin yürütülmesi ve olası ihmallerin aydınlatılması beklentisini artırdı.

Soruşturma kapsamında cep telefonu incelemeleri, kamera kayıtları ve diğer delillerin değerlendirildiği biliniyor. Aile ve baro, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için mücadeleye devam edeceklerini belirtiyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.