HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 06 MAYIS 2021, PERŞEMBE

Hasretinle yandı gönlüm

05.07.2001 00:00:00
Asırlık çınardı o. Çocukluk yıllarım çok zaman onun yanında geçmişti. Rahmetli anneannem ve dedemin yanında gecelemek; onlarla beraber olmak hep bana farklı bir duygu yaşatırdı.

Kış gecelerinde odun sobasının ertrafında açılan yer yatakları ve sabah namazına erken kalkıp, büyük bir zevkle yakılan sobadan yükselen odun çıtırtıları hâla kulaklarımdadır.

Bahçeli olan evlerinde, yaz günleri havuşta oturur, anneannemin okuduğu Ahmediye ve Muhammediyeleri dinlerdim.

Dedem mert bir insandı, güvenilir ve saygın kişiliğinden dolayı tam 40 yıl muhtarlık yapmıştı. Vatanına milletine hizmet etmek onun şiarıydı adeta.

En büyük zevki torunlarını sevmek ve onlarla ilgilenmekti. Bizi küçükken camiye götürür, en ön safta beraber namaz kılardık. Bazen küçük çocuk olduğumuz için ön saftan çıkartmak istediklerinde hemen müdahele eder; bazen işi dil kavgasına kadar götürürdü.

Bize kurtuluş savaşı yıllarını anlatır, Kilis'in işgal yıllarındaki durumundan uzun uzun bahsederdi; canlı tarih idi o.

Yılların geçmesiyle kendi yaşındakilerin bir bir baki aleme rihleti, onu her geçen gün yalnızlaştırıyordu. Özellikle anneannemin vefatı ona çok dokunmuştu. Çocuklarının memleketin değişik yerlerinde bulunuşu da işin cabası idi. Artık o hayatında yalnız kalmıştı. Sağlık şartları da evden dışarı çıkmasına mani oluyordu.

Kur'an-ı Kerim her zaman başı ucundaydı. Kendine has üslubu ile gürül gürül Kur'an okur, bütün sevdiklerine bağışlardı.

Son günlerinde artık yemek yiyemiyordu. Artık gideceği günlerin yakın olduğunu ifade etmeğe başlamıştı. Nihayet beklenen an gelip çatmıştı. Dedem de Rahmet-i Rahman'a kavuşmuştu. Onun vefatı ile kendi akranlarının son elemanı da bu dünyayı terk etmişti; bir bakıma kütük defterinden bir nesle ait bir sayfa daha kapanmıştı.

Haberi öğrenir öğrenmez Üstadım Prof. Dr. Haydar Baş Hocamı aradım. Ne de olsa hocamız bizim için, bir ana ve baba idi; üzüntümüzü paylaşmak ve duasını almak istiyordum. Onun duası ile gönüllerimiz ferahlamıştı. Dedemin başı ucunda göz yaşları döken annem ve babamın üzüntüsü, selamı ilettiğimde bir anda hafiflemişti.

Uzaktan ve yakından gelen misafirler de acımızı oldukça hafiflettiler.

Ali Gedik, Baki Bektaş, Ali Değirmenci, Harun Kayacı, Mehmet Emin Koç, Dr. Abdullah Terzi, Prof. Dr. Ata Selçuk, Ahmet Celal Kasap, Doç. Dr. Ömer Eyercioğlu, Fuat Şengül, Ekrem Mısır, Mustafa Şahin, Ahmet Haznedar, Rıdvan Elmacı, Haydar Bektaş, Yüksel Durak, Abdullah Ağar, İzzet Yaşar, Kürşat Taşdemir, Musa Aydın, Ahmet Özer, Fahri Alnıaçık, Şahin Bozdoğan, İdris Peçe, Av. Zühtü Kazancı, resmi erkânın güzide mensupları, Kilis'in eşrafı; yurt içinden ve dışından telefonla, faksla ve e-mail ile acımızı paylaşan dostlarımıza çok teşekkür ediyorum.

İçimizdeki o tarifsiz hasret duygusu kor gibi devam ediyor.

Acaba diyorum, ölmeden önce yapabileceklerimiz var mıydı?

Yaşlılarımızın kıymetini yeterince biliyor muyduk?

Onların hayır dualarını alıp, hayat tecrübelerinden istifade edebiliyor muyduk?

Hayatı daha dikkatli yaşamamız gerekiyordu artık.

Çünkü giden fırsatlar geri gelmediği gibi, son pişmanlık da fayda vermiyordu.
 
Doç. Dr. Ahmet H. Kepekçi / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.