logo
24 HAZİRAN 2026

Vatandaşlık veren ülkeler Türkiye’deki talebi artırdı

26.05.2026 20:46:00 / Güncelleme: 26.05.2026 21:02:23
REKLAM
Vatandaşlık veren ülkeler Türkiye’deki talebi artırdı
Vatandaşlık veren ülkeler Türkiye’deki talebi artırdı

Bir pasaport artık yalnız seyahat belgesi gibi görülmüyor. Ailelerin eğitim, iş ve güvenlik planında daha büyük yer tutuyor. Bu değişim Ortadoğu'da belirginleşirken Türkiye'de de hız kazandı. Ancak Türkiye bu havuzda ayrı bir başlık olarak okunmalı. Çünkü Türk başvuranların motivasyonu bölgesel güvenlikten çok pratik hareketlilikle ilgili. Schengen randevuları, iş seyahatleri ve çocukların eğitimi kararı etkiliyor. Ortadoğu'da ise servet koruma, kriz anında çıkış ve uluslararası yatırım ağı daha önde duruyor. Bu yüzden vatandaşlık veren ülkeler araması iki bölgede aynı kelimelerle yapılsa da farklı ihtiyaçlara cevap veriyor.

BÖLGESEL HAREKETLİLİK YENİ ÖNCELİK OLDU

Ortadoğu'da ikinci vatandaşlık ilgisi uzun süredir hareketlilik ihtiyacından besleniyor. Dubai, Doha, Riyad ve Kuveyt merkezli aileler daha esnek seyahat planı istiyor. İş dünyasında birkaç günlük gecikme bile ciddi maliyet doğurabiliyor. Vize sürecindeki belirsizlik, yatırım kararını doğrudan etkiliyor. Bu nedenle pasaport gücü artık finansal planlamanın parçası sayılıyor. Uluslararası eğitim, sağlık erişimi ve şirket kurma kolaylığı aynı dosyada değerlendiriliyor. Bölgedeki talep çoğu zaman aile ölçeğinde, çok ülkeli bir yaşam tasarımına dayanıyor. Bu tablo, vatandaşlık programlarının neden daha görünür hale geldiğini açıkça gösteriyor.

TÜRKİYE TALEBİNİN BAĞIMSIZ DİNAMİKLERİ

Türkiye'de ilginin artışı farklı bir zeminde büyüyor. Burada ana itici güç çoğu zaman vize yorgunluğu oluyor. İş insanları fuar, toplantı ve yatırım seyahatlerini daha hızlı planlamak istiyor. Aileler ise çocukları için Avrupa ve Amerika bağlantılı eğitim yollarını araştırıyor. Bazı başvuranlar ekonomik dalgalanmaya karşı yedek yaşam alanı istiyor. Bu talep Ortadoğu'daki talebe benziyor ama aynı nedenden doğmuyor. Türkiye'de ikinci vatandaşlık daha çok pratik erişim ve gelecek planı olarak görülüyor. Bu nedenle Türkiye pazarını Ortadoğu başlığına sıkıştırmak doğru görünmüyor.

AİLELER İÇİN EĞİTİM PLANI ÖNE ÇIKIYOR

Bir aile düşünün, çocuk lise çağında ve hedef Avrupa üniversiteleri. İlk bakışta konu yalnız okul seçimi gibi görünüyor. Ancak pasaport, oturum ve vize süreleri planı değiştirebiliyor. Ortadoğu'daki aileler de benzer bir hesabı daha erken yapıyor. Türkiye'de ise bu karar çoğu zaman üniversite dönemine yaklaşırken hızlanıyor. Ebeveynler başvuruya yalnız bugünkü pasaport gücüyle bakmıyor. Çocuğun mezuniyet sonrası çalışma hakkı da hesaba katılıyor. Bu yüzden vatandaşlık dosyası, aile geleceğinin sessiz altyapısı haline geliyor.

YATIRIMCI ZİHNİYETİ DEĞİŞİYOR

Ortadoğu yatırımcısı ikinci vatandaşlığı servet koruma planıyla birlikte okuyor. Sermayenin ülke değiştirme hızı artık daha fazla önem taşıyor. Bankacılık erişimi, şirket yönetimi ve miras planı aynı tabloda buluşuyor. Türkiye'de yatırımcı davranışı ise daha çok ticari dolaşımla bağlantılı. Türk girişimciler Avrupa, Körfez ve Amerika pazarlarına erişimi kolaylaştırmak istiyor. İhracat yapan şirketler için pasaport bazen zaman kazandıran araç oluyor. Bu noktada iki pazar aynı talebi üretse de farklı sorular soruyor. Ortadoğu güvenli liman ararken Türkiye çoğu zaman hareket alanı arıyor.

AVRUPA PROGRAMLARINA TEMKİNLİ BAKIŞ

Avrupa vatandaşlığı ilgisi hem Ortadoğu'da hem Türkiye'de güçlü kalıyor. Fakat Avrupa tarafında uygunluk ve inceleme süreçleri daha hassas ilerliyor. Malta vatandaşlığı bu nedenle dikkatli açıklanması gereken bir başlık haline geldi. Malta artık klasik anlamda kolay yatırım yolu olarak anlatılmamalı. Başvuru niteliği, ülkeye bağ, uygunluk ve kamu yararı daha görünür hale geldi. Türkiye'deki okuyucu bu ayrımı özellikle bilmek istiyor. Ortadoğu'daki danışanlar ise Avrupa prestijini daha geniş servet planıyla tartıyor. Bu farklı okuma, danışmanlık sürecini daha teknik hale getiriyor.

KARAYİP SEÇENEKLERİ DAHA ÇOK KARŞILAŞTIRILIYOR

Karayip programları iki pazarda da pratiklik algısıyla öne çıkıyor. St. Kitts and Nevis vatandaşlığı bu aramalarda sık karşılaşılan örneklerden biri. Başvuranlar genellikle süre, aile kapsamı ve belge yoğunluğunu karşılaştırıyor. Ancak kolay görünen süreçlerin de ciddi güvenlik incelemesi bulunuyor. Gelir kaynağı, sabıka kaydı ve aile belgeleri ayrıntılı inceleniyor. Türkiye'den gelen sorularda toplam maliyet hesabı özellikle öne çıkıyor. Ortadoğu'da ise süreç hızı ve pasaport erişimi daha fazla konuşuluyor. Her iki pazarda da gerçekçi dosya hazırlığı belirleyici rol oynuyor.

DKD GLOBAL'DEN BÖLGESEL DEĞERLENDİRME

DKD Global'den Yasemin Yılmaz, talebin artık tek merkezden okunamadığını belirtiyor. Yılmaz'a göre Ortadoğu ve Türkiye aynı haritada görünse de farklı davranıyor. Ortadoğu'da aile serveti, kriz planı ve uluslararası yerleşim ağı öne çıkıyor. Türkiye'de ise vize kolaylığı, eğitim ve ticari hareketlilik daha belirgin. Yılmaz, başvuru sahiplerinin ülke seçimini sloganlarla yapmaması gerektiğini söylüyor. Ona göre her dosya önce amaç analiziyle başlamalı. Aile yapısı, gelir kaynağı ve seyahat alışkanlığı birlikte değerlendirilmeli. Bu yaklaşım yanlış ülke seçimi riskini önemli ölçüde azaltıyor.

BELGE HAZIRLIĞI SÜRECİN KALBİNDE DURUYOR

İkinci vatandaşlık dosyalarında belge takvimi çoğu zaman hafife alınıyor. Oysa küçük bir tarih farkı bile süreci uzatabiliyor. Türkiye'deki başvuranlarda nüfus kayıtları, isim değişiklikleri ve evlilik belgeleri dikkat istiyor. Ortadoğu'daki başvuranlarda ise çok ülkeli ikamet ve banka kayıtları öne çıkıyor. Her iki pazarda da gelir kaynağı zinciri açık anlatılmalı. Apostil, tercüme ve noter aşamaları ülkeye göre değişiyor. Bu nedenle başvuru dosyası yalnız form doldurmak değildir. Dosya, başvuranın geçmişini anlaşılır biçimde anlatan resmi bir hikayedir.

TALEP ARTIŞININ GERÇEK ANLAMI

Vatandaşlık programlarına ilgi kısa vadeli bir moda gibi görülmemeli. Ortadoğu'da bu ilgi bölgesel belirsizlik ve küresel yaşam düzeniyle bağlantılı. Türkiye'de ise günlük hayatı etkileyen vize süreçleri daha belirleyici duruyor. İki pazar aynı havuzda anılsa da ayrı analiz istiyor. Bu ayrımı yapan başvuranlar daha sağlıklı karar veriyor. Program seçimi yalnız pasaport gücüyle ölçülmemeli. Ülkenin itibarı, sürdürülebilirliği ve aileye uygunluğu birlikte düşünülmeli. Böyle bakıldığında vatandaşlık veren ülkeler gündemi daha gerçekçi bir zemine oturuyor.

TÜRKİYE'DE VİZE GÜNDEMİ TALEBİ BESLİYOR

Türkiye tarafındaki ilgi, günlük hayatta hissedilen vize baskısıyla daha görünür oluyor. Schengen randevuları, iş gezileri ve aile ziyaretleri daha erken plan gerektiriyor. Bu durum ikinci vatandaşlığı lüks bir tercih olmaktan çıkarıyor. Birçok aile için konu artık zaman yönetimi meselesine dönüşüyor. Türkiye'deki başvuranlar çoğu zaman pasaportu pratik bir araç gibi görüyor. Ortadoğu'daki talep ise daha çok güvenlik ve varlık koruma diliyle ilerliyor. Bu ayrım haberin merkezinde doğru konumlandırılmalı. Aynı ürün aransa bile ihtiyacın kaynağı farklı kalıyor.

ORTADOĞU'DA SERVET VE GÜVENLİK HESABI

Ortadoğu'daki başvurular genellikle aile servetinin korunmasıyla birlikte düşünülüyor. Bölgedeki yatırımcılar, kriz anında hareket kabiliyetini önemli görüyor. Çok ülkeli şirket yapıları ikinci vatandaşlık kararını daha anlamlı kılıyor. Dubai, Katar ve Suudi Arabistan merkezli aileler bu konuyu uzun vadeli planlıyor. Burada karar yalnız seyahat kolaylığıyla açıklanamaz. Bankacılık, miras, eğitim ve sağlık seçenekleri aynı dosyada birleşiyor. Türkiye'den gelen talep daha çok günlük erişim sorunlarına yaslanıyor. Bu nedenle iki talep aynı sepette ama ayrı gözle incelenmeli.

İKİ PAZARDA FARKLI DANIŞMANLIK İHTİYACI

Türkiye ve Ortadoğu için aynı danışmanlık dili her zaman yeterli olmuyor. Türk başvuranlar belge, süre ve toplam maliyet konusunda daha net cevap bekliyor. Ortadoğu'daki başvuranlar ise çoğu zaman aile ofisi mantığıyla hareket ediyor. Bir tarafta pratik hareketlilik, diğer tarafta stratejik güvence öne çıkıyor. Bu fark, önerilecek ülke listesini de değiştirebiliyor. Başvuru profili doğru okunmadığında güçlü program bile yanlış seçilebiliyor. Bu yüzden ilk görüşmede amaç analizi yapılması değer taşıyor. Gerçek ihtiyaç belirlenmeden ülke seçimi yapmak sağlıklı sonuç vermiyor.

Türkiye'ye göç edenler yüzde 25,2 arttı

Türkiye’ye göç edenler yüzde 25,2 artışla 393 bin 829 kişiye ulaşırken, en çok göç alan ve veren şehir İstanbul oldu, ülkeye gelen yabancı nüfusta ise ilk sırayı Türkmenistan vatandaşları aldı

24.06.2026 19:20:00
AA
Türkiye'ye göç edenler yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenler yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı

Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı

Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşan NATO Liderler Zirvesi kapsamında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ile ikili bir görüşme gerçekleştireceğini açıkladı. Kritik zirvede küresel güvenlik ve ikili ilişkiler masaya yatırılacak

24.06.2026 18:20:00
Haber Merkezi
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün yaptığı açıklamada NATO Liderler Zirvesi'ndeki diplomasi trafiğinin en önemli ayağını duyurdu. Erdoğan, zirve programı kapsamında ABD Başkanı Donald Trump ile baş başa bir araya geleceğini açıkladı. Bu görüşme, iki liderin küresel ve bölgesel gelişmeleri en üst düzeyde değerlendirmesi açısından stratejik bir önem taşıyor.

Masadaki kritik başlıklar

İki lider arasında gerçekleşecek baş başa görüşmenin ajandası oldukça yoğun. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgilere göre masada yer alacak öncelikli konular şunlar:

• NATO'nun Geleceği: İttifakın genişleme stratejileri ve savunma harcamaları.

• Bölgesel Güvenlik: Orta Doğu'daki son durum ve terörle mücadelede iş birliği.

• Ukrayna Krizi: Savaşın sonlandırılmasına yönelik barış girişimleri ve stratejik adımlar.

• Ekonomik İlişkiler: Türkiye ve ABD arasındaki ticaret hacmini artırma hedefleri.

Küresel siyasette gözler bu randevuda

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu açıklaması, uluslararası kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı. Uzmanlar, iki liderin yapacağı bu baş başa görüşmenin sadece Türkiye-ABD ilişkilerinin seyrini değil, NATO zirvesinden çıkacak ortak kararları da doğrudan etkileyebileceğini belirtiyor. Zirve sürecinde iki liderin heyetler arası görüşmelerin yanı sıra bu özel formatta bir araya gelmesi, stratejik ortaklığın kritik başlıklarında doğrudan uzlaşı arayışı olarak yorumlanıyor.

Görüşmenin kesin saati ve yerine ilişkin detayların önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

24.06.2026 13:27:00
AA
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, 81 ilin yanı sıra, Avrupa'da ve dünyanın farklı yerlerinde milleti başarıyla temsil eden bütün vatandaşlara selamlarını gönderdi.

"Çeşitli zorlukları göğüsleme pahasına izzetli bir hayatın, haysiyetli bir duruşun mücadelesini veren tüm soydaşlarımıza, gönül coğrafyamızdaki her bir kardeşime aynı şekilde saygılarımı, sevgilerimi yolluyorum." diyen Erdoğan, grup toplantısını her zaman olduğu gibi yine büyük bir coşkuyla, tam bir kardeşlik atmosferi içinde gerçekleştirdiklerini söyledi.

"Partimizi yeni katılımlarla büyütmeye devam edeceğiz"
Kelimelerin tarif etmekte yetersiz kaldığı içten sevdaları dolayısıyla katılımcılara teşekkür eden Erdoğan, şunları söyledi:

"Bugün bir kez daha AK Parti'nin millete hizmet davasını omuzlayan tüm yol ve dava arkadaşlarıma, partimize, hareketimize yaptıkları katkılardan dolayı şükranlarımı sunuyor, Cenabıallah'a şahsıma böyle bir teşkilatla Türkiye'ye hizmet etme bahtiyarlığı bahşettiği için hamdediyorum. Kavganın, bel altı vuruşların, karşılıklı itibar suikastlarının Türk siyasetini zehirlediği bu günlerde, kardeşliği yücelten, tevazuyu büyüten, nezaketi ve vefayı elden bırakmayan AK Parti ailesiyle iftihar ediyorum. Partimizi ve ailemizi inşallah yeni katılımlarla büyütmeye devam ediyoruz, devam edeceğiz."

Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi

Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi

24.06.2026 11:34:00
Haber Merkezi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi.
AFAD verilerine göre, Düzce'de 3.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Deprem saat 08.46'da meydana gelirken sarsıntı 11,32 kilometre derinlikte gerçekleşti.
Deprem Sakarya ve İstanbul'da da hissedildi.

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Ankara'da seyir halindeki Berşan Yücel idaresindeki 06 FFA 414 plakalı otomobil, akaryakıt istasyonunun önünde park halindeki 04 AAV 432 plakalı kamyona çarptı. Feci kazada 4 kişi hayatını kaybetti

23.06.2026 10:30:00
Haber Merkezi
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Ankara'nın Polatlı ilçesinde otomobilin kamyona çarpması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti.  

Kaza, Polatlı ilçesi İstiklal Mahallesi Borsa Yolu üzerinde meydana geldi.

Seyir halindeki bir otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle önünde bulunan kamyona çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil hurdaya dönerken, araçta bulunan 4 kişiden Hasan Devran Kart (20), Berşan Yücel (24) ve Şükran Yanok (21) olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada ağır yaralanan 1 kişi ise olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Araçtan ağır yaralı halde çıkarılan Raziye Yanok (21) ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edilirken ekipler olay yerinde güvenlik önlemleri aldı. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri yapılan incelemelerin ardından morga kaldırıldı.

Kaza anı güvenlik kamerasına da yansıdı.

Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.