Kahvaltıdan önce aç karnına beş sefer okuyorsun, ağrılarında bir azalma yok.Kahvaltıdan sonra tok karnına bir beş sefer daha, ama ne gözlerindeki kararma ne de rengindeki sararma azalmıyor aksine artıyor.Günlük yediğin üç öğün yemeğin önünde ve ardında ikişerden demek ki günde altı kez reçeteni evirip-çevirip okuyup duruyorsun ve dertlerinin dinmesini, ağrılarının inmesini, gözlerinin ışığa kavuşmasını, dizlerinin derman bulmasını bekliyorsun.Aklı başında herkes bilir ki bu güne kadar reçete okuyarak şifa bulan bir hasta olmamış ve sen de bu alışkanlığını devam ettirdikçe asla şifa bulamayacaksın.Nüfusu iki milyara yaklaşan İslam alemi ile mümini oldukları son kitap Kur'an arasındaki ilişki ne yazık ki şifa bulmak için sabah-akşam reçete okuyan hastanın durumundan farksız. Reçetede yazılan ilacı almadan, ona dokunmadan ve doktorun tarifi üzere kullanmadan sadece ilacın ismini okuyarak şifa bulmayı ummak ne kadar gülünç ise, bir hayat kitabı olan Kur'an'ı anlamadan ve onun emir ve yasaklarını hayata uygulamadan sadece onu okuyarak ondan istifade etmeyi ummak o kadar gülünçtür ki İslam dünyasının acınacak hali de zaten bunu gösteriyor.Hud suresinin şu ayetini günde elli defa okuyan bir Müslüman düşünelim:"Bir de zalimlere (sevgi beslemek, yağcılık yapmak veya yaptıkları işlere rızâ göstermek suretiyle) meyletmeyin; sonra size ateş dokunur (Cehennemlik olursunuz). Allah'tan başka yardımcılarınız da yoktur; sonra azabından kurtarılamazsınız." (Hud: 113)Bu ayet-i kerimeyi günde elli defa okumasına rağmen sürekli zalimlerin yamacında dolaşıyor, dili ile onları destekliyor, malı ile onlara arka çıkıyor ve elleri ile de alkışlıyor.Yüce yaratıcının bu kesin uyarısını dili ile defalarca tekrarlıyor ama zalim ondan aldığı destekle zulmüne devam ediyor, onun moral desteği ile zalimliklerine yenilerini ekliyor. Yani dilinde Allah'ın kelamı ve uyarı cümleleri gönlünde ise zalimlere meyl ve muhabbet.Doktorun yazdığı reçeteyi okuyan hasta eğer şifa bulursa bu fiillerin faili de okuduğu Kur'an ayetinden fayda görür ve ateşin dokunmasından kurtulur.İşini, kazancını tefecilik üzerine kurmuş ve sürekli faizden beslenen birinin şu ayeti günde yüz defa okuduğunu düşünelim:"Fâiz yiyen kimseler, kendisine şeytan çarpmış olan nasıl kalkarsa, mezarlarından öylece kalkarlar. Bu halde olmaları; 'alış-veriş, aynen faiz gibidir' demeleri yüzündendir. Halbuki Allah, alış verişi helâl ve fâizi (ribâyı) haram kılmıştır. Bundan böyle kim kendisine Rabbinden bir öğüt gelip fâiz yemekten sakınırsa daha önce aldığı faiz ona bağışlanır; geri alınmaz ve bundan sonra onun işi (affedilişi) Allah'a aittir. Kim de, haram olan bu ribâyı helâl diye yemeğe dönerse, işte onlar cehennemliktirler; o ateşte ebedî olarak kalacaklardır." (Bakara: 275)Diline tesbih yaptığı ayetin tam zıddını hayatına hakim kılmış bir insan okuduğu ayetten ne fayda görecektir.Tam da, hasta okur reçeteyi şifa bulamaz durumu.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Yalanlar yılana tebdil olurken… / 13.02.2026
- En kanlı yalan / 12.02.2026
- BTP’nin Viyana çıkarması muhteşemdi / 11.02.2026
- Saçmalamalarda çıta yükseliyor / 05.02.2026
- Basiret bağlanması bu olsa gerek / 03.02.2026
- Kur’an ayı Ramazan yaklaşırken / 02.02.2026
- Ufuklar karanlık vicdanlar kara saymakla biter mi dert sıra sıra / 01.02.2026
- Yanlışta ısrar yöneticilerin ayrılmaz sıfatı olmuş / 31.01.2026
- İniltileri ninni zanneden mutlu azınlık / 30.01.2026
- Çok mu fena duydukların? / 29.01.2026
- En kanlı yalan / 12.02.2026
- BTP’nin Viyana çıkarması muhteşemdi / 11.02.2026
- Saçmalamalarda çıta yükseliyor / 05.02.2026
- Basiret bağlanması bu olsa gerek / 03.02.2026
- Kur’an ayı Ramazan yaklaşırken / 02.02.2026
- Ufuklar karanlık vicdanlar kara saymakla biter mi dert sıra sıra / 01.02.2026
- Yanlışta ısrar yöneticilerin ayrılmaz sıfatı olmuş / 31.01.2026
- İniltileri ninni zanneden mutlu azınlık / 30.01.2026
- Çok mu fena duydukların? / 29.01.2026




























































