logo
05 KASIM 2026

Hatay'ın Dörtyol ilçesinde sağanak nedeniyle bazı ev ve iş yerlerini su bastı

Hatay'ın Dörtyol ilçesinde etkili olan sağanak nedeniyle bazı ev ve iş yerlerini su bastı, tarım arazileri su altında kaldı, park halindeki bazı araçlar sel sularına kapılarak sürüklendi

05.11.2026 07:07:00 / Güncelleme: 05.11.2026 07:13:52
AA
 
Hatay'ın Dörtyol ilçesinde sağanak nedeniyle bazı ev ve iş yerlerini su bastı
Hatay'ın Dörtyol ilçesinde sağanak nedeniyle bazı ev ve iş yerlerini su bastı

Kent genelinde akşam başlayan sağanak, ilerleyen saatlerde etkisini artırdı.

Yağış nedeniyle Karakese, Özerli ve Kuzuculu mahallelerindeki bazı ev ve iş yerlerini su bastı, tarım arazilerinin bir kısmı su altında kaldı.

Park halindeki bazı araçlar, sel suları nedeniyle sürüklendi.

Ulaşımda aksamalara yol açan yağış nedeniyle köprü ve bulvarlarda polis ekiplerince önlem alındı.

Devlet Su İşleri (DSİ) ekipleri dere yataklarında, Büyükşehir Belediyesi ekipleri ise su baskınından etkilenen evlerde tahliye çalışması başlattı. 



İSTANBUL UYUŞTURUCUNUN MERKEZİ Mİ OLUYOR?

Beylikdüzü, Gaziosmanpaşa ve Avcılar'da düzenlenen son operasyonda 195 kilo 900 gram metamfetamin ve 400 bin sentetik ecza ele geçirildi

04.11.2026 22:12:00
Haber Merkezi
 
İSTANBUL UYUŞTURUCUNUN MERKEZİ Mİ OLUYOR?
İSTANBUL UYUŞTURUCUNUN MERKEZİ Mİ OLUYOR?
Beylikdüzü, Gaziosmanpaşa ve Avcılar'da düzenlenen son operasyonda 195 kilo 900 gram metamfetamin ve 400 bin sentetik ecza ele geçirildi. Dört şüpheli gözaltına alındı. İstanbul'da 2026 yılının ilk 10 ayında ele geçirilen uyuşturucu miktarının 15 tonu aşması, kentteki uyuşturucu trafiğinin boyutunu yeniden gündeme taşıdı. Peki, yakalananların dışında piyasaya ulaşan miktar ne kadar?

İstanbul Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin üç ilçede gerçekleştirdiği operasyonlarda yalnızca uyuşturucu maddeler değil, adeta bir üretim tesisi ortaya çıkarıldı.

Aramalarda 195 kilo 900 gram metamfetamin, 400 bin sentetik ecza hap, 112 kilo 850 gram sentetik ecza maddesi, 133 kilo 800 gram katkı maddesi, 200 bin boş kapsül ve uyuşturucu üretiminde kullanılan makineler ele geçirildi. Dört şüpheli adliyeye sevk edildi.

10 AYDA 15 TON UYUŞTURUCU!



İstanbul'daki uyuşturucu operasyonlarına ilişkin açıklanan veriler dikkat çekici. 1 Ocak-18 Ekim 2026 tarihleri arasında kentte gerçekleştirilen operasyonlarda 15 ton 44 kilogram uyuşturucu madde ile 27 milyon 700 bin uyuşturucu ve uyarıcı hap ele geçirildi.

Ayrıca 2026 yılının 18 Ağustos-15 Eylül dönemindeki operasyonlarda 1 ton 432 kilogram uyuşturucu, 922 bin hap ve 134 kilo 50 gram kimyasal katkı maddesi yakalandı. Bu operasyonlarda 46 şüpheli gözaltına alınırken 41 kişi tutuklandı.

İSTANBUL UYUŞTURUCU TİCARETİNİN MERKEZİ Mİ?



İstanbul'un uluslararası hava ve deniz limanları, kara yolu bağlantıları, yoğun nüfusu ve büyük tüketici pazarı, uyuşturucu kaçakçılığı açısından kenti önemli bir güzergâh ve hedef pazar haline getirebiliyor.

YAKALANAMAYAN UYUŞTURUCU NE KADAR?

Uyuşturucuyla mücadelede en önemli soru, ele geçirilen miktarın dışında kalan uyuşturucunun ne kadar olduğu. Çünkü yakalanan 15 tonluk miktar, piyasaya hiç ulaşmamış ürünleri gösteriyor; ülkeye veya kente giren toplam uyuşturucu miktarını değil.

Denetimlerden kaçan, depolarda tutulan, sokak satıcılarına ulaştırılan veya başka kentlere sevk edilen uyuşturucunun miktarına ilişkin kesin bir hesap bulunmuyor.

Uzmanların üzerinde durduğu temel mesele, mücadelenin yalnızca uyuşturucuyu taşıyan veya satan kişilerle sınırlı kalmaması. Üretim merkezleri, finans kaynakları, uluslararası bağlantılar ve dağıtım ağlarının ortaya çıkarılması gerekiyor.


Dört gazeteci için ağır hapis istemi

Kamuoyunda geniş yankı uyandıran fon soruşturmasına ilişkin yaptıkları haber, yorum ve sosyal medya paylaşımları nedeniyle hedef olan gazeteciler Şaban Sevinç, Mustafa Balcı, Murat Ağırel ve İsmail Saymaz hakkında hazırlanan iddianameler tamamlandı. Savcılık, dört gazeteci için onlarca yılı bulan hapis cezaları talep etti

04.11.2026 16:30:00
Haber Merkezi
 
Dört gazeteci için ağır hapis istemi
Dört gazeteci için ağır hapis istemi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Türkiye gündemini sarsan "fon dolandırıcılığı" ve "fon vurgunu" soruşturması kapsamında yürüttüğü adli süreçte kritik bir adımı daha geride bıraktı. Sosyal medyadaki iddiaları ve televizyon ekranlarındaki değerlendirmeleri nedeniyle mercek altına alınan gazeteciler Şaban Sevinç, Mustafa Balcı, Murat Ağırel ve İsmail Saymaz hakkında hapis istemli iddianameler hazırlandı.

Tutuklu gazetecilere en ağır ceza istemi

Geçtiğimiz Ekim ayından bu yana Maltepe Cezaevi'nde tutuklu bulunan gazeteci Şaban Sevinç ile Sözcü editörü Mustafa Balcı'ya yönelik yürütülen soruşturma dosyası tamamlandı. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik ve fon soruşturmasında adı geçen Osman Arıkan Nacar'a yönelik sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek açılan davada savcılık ceza yağdırdı.

Şaban Sevinç, üç ayrı suçtan ve "zincirleme suç" hükümleri uygulanması talebiyle 18 yıl 11 ay 15 güne kadar hapis cezası istemiyle yargılanacak.

Mustafa Balcı, "Kamu görevlisine alenen hakaret", "iftira" ve "yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlamalarıyla 10 yıl 10 aya kadar hapsi talep edildi.

İki gazetecinin tutukluluk halinin devamına karar verilirken, davanın ilk duruşması 27 Kasım 2026 tarihinde görülecek.

Saymaz ve Ağırel'e 14 yıl 10 ay istemi

Öte yandan, Sözcü TV'de yayımlanan "Gazeteci Masası" programındaki fon vurgunu değerlendirmeleri nedeniyle hakkında soruşturma açılan ve ev hapsinde bulunan gazeteciler İsmail Saymaz ve Murat Ağırel hakkındaki iddianame de mahkemeye sunuldu.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ın şikâyeti ve Ticaret Bakanlığı'nın "ihbarcı" sıfatıyla yer aldığı iddianamede, iki gazetecinin bakanı fon soruşturmasıyla ilişkilendiren açıklamalarının kamu kurumlarına güveni zedelediği öne sürüldü. Savcılık; Saymaz ve Ağırel hakkında "kamu görevlisine görevinden dolayı alenen hakaret", "iftira", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" de dahil olmak üzere çeşitli suçlardan ayrı ayrı 14 yıl 10'ar aya kadar hapis cezası talep etti.

Gazeteciler ifadelerinde ne dedi?

Haklarındaki suçlamaları reddeden gazetecilerden Murat Ağırel, savcılık ifadesinde programda dile getirdiği iddiaların kaynağının siyasi parti kulisleri olduğunu, kesinleşmemiş bilgileri her zaman "iddia" vurgusuyla izleyiciye aktardığını belirtti. İsmail Saymaz ise canlı yayında şahsi bir ithamda bulunmadığını, sadece mesleki bir sorumlulukla gazeteci meslektaşına sorular yönelttiğini ifade etti.

Dört gazeteciye yönelik hazırlanan bu iddianameler, basın örgütleri ve kamuoyu tarafından "basın özgürlüğüne yönelik ağır bir müdahale" eleştirileriyle takip ediliyor.

2026 KPSS branş sıralamaları açıklandı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 2026 Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) Lisans için branş bazında sıralamaların açıklandığını bildirdi

04.11.2026 12:20:00
İhlas Haber Ajansı
 
2026 KPSS branş sıralamaları açıklandı
2026 KPSS branş sıralamaları açıklandı
ÖSYM'den yapılan açıklamada, "2026 Kamu Personel Seçme Sınavı'na (2026-KPSS Lisans) katılan adayların sınav sonuçlarına göre branş bazında sıralamaları ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi'ne yansıtılmıştır. Adaylar, ÖSYM'nin 'https://ais.osym.gov.tr' adresinden T.C. kimlik numarası ve aday şifresiyle branş bazında sıralamalarını öğrenebilecektir.

Branş bazında sıralama hizmeti, adayların ilgili ekranda seçmiş oldukları puan türü ve eğitim alanlarında sınava giren diğer adaylar arasında başarı durumlarını değerlendirmelerine imkân veren, yerleştirme işlemlerine etkisi olmayan, adayları bilgilendirme amacıyla oluşturulmuş bir hizmettir. Görüntülenen sayfa, belge niteliği taşımaz. Her türlü değerlendirmede ÖSYM sisteminde kayıtlı bilgiler esas alınır" denildi.

Muş'ta pikap takla attı: 2 ölü

Muş'ta virajı alamayan pikabın takla atması sonucu 2 kişi hayatını kaybetti, 3 kişi yaralandı

04.11.2026 12:16:00
İhlas Haber Ajansı
 
Muş'ta pikap takla attı: 2 ölü
Muş'ta pikap takla attı: 2 ölü
Kaza, Muş merkeze bağlı Kızılağaç beldesinin Kurtuluş mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, İ.A. isimli şahsın yönetimindeki 48 UU 358 plakalı pikap, Batman'dan Muş istikametine seyir halindeyken sürücüsünün virajı alamaması sonucu kontrolden çıkarak takla attı.

Kazayı görenlerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık, jandarma ve AFAD ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yaptığı incelemede araçta bulunan 5 kişiden F.A. ve A.A. olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Sürücü İ. A., A.A. ve M.A. ise yaralandı.

Yaralılar, olay yerindeki ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla Muş Devlet Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.

Türkiye'nin nüfusu 86 milyon 502 bini geçti

Türkiye'nin nüfusu, 1 Ekim itibarıyla 86 milyon 502 bin 286 kişi oldu

 

04.11.2026 12:01:00
Anadolu Ajansı
 
Türkiye'nin nüfusu 86 milyon 502 bini geçti
Türkiye'nin nüfusu 86 milyon 502 bini geçti

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), üçer aylık dönemler için üretilen dönemlik nüfus istatistiklerini açıkladı.

Buna göre, 2025 sonunda 86 milyon 92 bin 168 olan ülke nüfusu, bu yılın 9 ayında 410 bin 118 kişi arttı. Nüfus, 1 Temmuz-1 Ekim döneminde de 181 bin 684 kişi yükseldi.

Böylece ülke nüfusu, 1 Ekim itibarıyla 86 milyon 502 bin 286 kişiye ulaştı.

Erkek nüfusun oranı yüzde 50,02 (43 milyon 264 bin 337 kişi), kadın nüfusun oranı yüzde 49,98 (43 milyon 237 bin 949 kişi) olarak kaydedildi.

Erdoğan: Güney Kore ile ticaret hedefimiz 15 milyar dolar

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güney Kore ile geçtiğimiz yıl 11 milyar doları aşan ikili ticaretimizi dengeli ve sürdürülebilir şekilde evvelce belirlediğimiz 15 milyar dolar hedefine ulaştıracak adımları görüştük" dedi

03.11.2026 14:10:00
AA
 
Erdoğan: Güney Kore ile ticaret hedefimiz 15 milyar dolar
Erdoğan: Güney Kore ile ticaret hedefimiz 15 milyar dolar
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung ile Seul'deki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, Lee'nin davetine icabetle stratejik ortakları ve yakın dostları Kore'yi 8 yıl aradan sonra tekrar ziyaret etmekten büyük bir memnuniyet duyduğunu dile getirdi.

Lee'ye sıcak ev sahipliği dolayısıyla teşekkür eden Erdoğan, bundan 76 yıl önce kahraman Mehmetçiğin Kore'nin bağımsızlığı için gösterdiği fedakarlıklarla kan kardeşliğine dönüşen iki ülke arasındaki ilişkilerin bugün de müstesna düzeyde ayrı bir seyrinin kendilerini ziyadesiyle mutlu ettiğini söyledi.

Güney Kore Devlet Başkanı Lee'yi Kasım 2025'te ve geçen temmuz ayında Türkiye'de ağırladıklarını hatırlatan Erdoğan, karşılıklı ziyaretlerin iki ülke arasındaki stratejik ortaklığa önemli katkılarda bulunduğunu belirterek, şöyle konuştu:

"Bugün de birçok konudaki işbirliğimizi dinamik ve geleceğe odaklı şekilde ilerletecek adımları ele aldık. Ekonomik ve ticari ilişkilerimiz, görüşmelerimizde öne çıkan alanların başında geldi. Geçtiğimiz yıl 11 milyar doları aşan ikili ticaretimizi, dengeli ve sürdürülebilir şekilde, evvelce belirlediğimiz 15 milyar dolar hedefine ulaştıracak adımları görüştük. Aramızdaki serbest ticaret anlaşmasının günün şartlarına göre tadil edilmesi dahil ilgili kurumlarımızın çalışmalarına odaklandık. Ülkemizde 400'den fazla Koreli firma faaliyet gösteriyor. Kore firmalarıyla sadece ülkemizde değil, Türkiye'nin güçlü olduğu pazarlarda ortak projelere adımlarımızı atıyoruz."


"Çok taraflı platformlardaki işbirliğimizi tüm insanlığın faydası için daha ilerilere taşımakta kararlıyız"


Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmelerinin bir diğer önemli başlığını nükleer enerji ve madencilik alanının oluşturduğunu aktararak, Kasım 2025'te Türkiye Nükleer Enerji Şirketi ile Kore Elektrik Enerjisi Kurumu arasında imzalanan mutabakat zaptının, işbirlikleri için önemli bir zemin teşkil ettiğini vurguladı.

Bugün iki ülke enerji bakanlıkları arasında imzalanan belgelerin de bu işbirliklerini daha ileriye taşıyacağına inandığını ifade eden Erdoğan, özellikle batarya üretimi, yapay zeka ve yarı iletkenler dahil olmak üzere birçok ileri teknolojiler alanında Kore'yle işbirliğine büyük önem verdiklerini belirtti.

Erdoğan, "Savunma sanayi, stratejik ortaklığımızın somut neticeler verdiği alanların başında geliyor. Sayın Cumhurbaşkanı'yla görüşmemde, Fırtına obüsleri ve Altay tankı gibi başarılı müşterek projelerin sayısının artırılması gereğine işaret ettik." dedi.

Gelecek sene idrak edecekleri ülkeler arasındaki diplomatik ilişkilerin tesisinin 70. yıl dönümünde özel etkinlikler planladıklarını kaydeden Erdoğan, "Bölgelerinde ve ötesinde etkin roller üstlenen, küresel barış ve istikrara önem veren iki ülkeyiz. Uluslararası meselelere dair görüşlerimiz büyük ölçüde örtüşüyor. Kore Yarımadası'nda kalıcı barış ve istikrarın tesisini amaçlayan diyalog temelli yaklaşımı destekliyoruz. Birleşmiş Milletler, MIKTA ve G20 dahil olmak üzere çok taraflı platformlardaki işbirliğimizi tüm insanlığın faydası için daha ilerilere taşımakta kararlıyız." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güney Kore Devlet Başkanı Lee ile iki ülke arasındaki kardeşlik ilişkilerini daha da geliştirmek amacıyla yakın çalışmayı sürdüreceklerini belirterek, ikili ilişkilere sağladığı katkılarından dolayı Lee'ye şahsı ve milleti adına teşekkür etti.


Güney Kore Devlet Başkanı Lee: Türkiye halkımızın gönlünde kan kardeşimizdir


Güney Kore Devlet Başkanı Lee ise Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindeki heyeti ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Türkiye, halkımızın gönlünde kan kardeşimizdir, yani kanla bağlı olduğumuz kardeşimizdir." dedi.

Güney Kore halkının bugün sahip olduğu özgürlük ve barış ortamını, Kore Savaşı'nda Kore halkının yanında savaşan yaklaşık 20 bin Türk askerine borçlu olduğunu vurgulayan Lee, Türk askerlerinin savaş sırasında gösterdiği fedakarlığı saygıyla andı.

Lee, "Bugün Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan ile birlikte kanla kurulan derin dostluk ve güven temelinde işbirliğimizi genişletme konusunda mutabık kaldık." diye konuştu.

Erdoğan ile görüşmesinde Kasım 2025'te varılan mutabakatların uygulanmasında kaydedilen ilerlemeyi değerlendirdiklerini aktaran Lee, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığı daha da derinleştirmenin yollarını ele aldıklarını belirtti.

Lee, görüşmede nükleer enerji, savunma sanayisi ve ALTAY tankı projesi gibi stratejik alanlarda somut işbirliğini güçlendirme konusunda mutabık kaldıklarını belirtti.

Türkiye'deki nükleer santral projesine yönelik işbirliğinin sorunsuz ilerlediğini kaydeden Lee, "Bu sonuçları ileri taşıyıp, Nükleer Güç Projesi Finansmanına İlişkin İşbirliği Mutabakat Zaptı'nı imzaladık." ifadelerini kullandı.

Lee, geçen yıl düzenlenen zirveden bu yana savunma sanayisi alanındaki işbirliğinin de istikrarlı biçimde geliştiğine işaret ederek, temmuz ayında savunma sanayisi ve lojistik ortak komitesinin toplandığını hatırlattı.


Savunma sanayisi işbirliği derinleştirilecek


Eylül ayında askeri gemilerde işbirliği niyet mektubunu imzaladıklarını kaydeden Lee, bu gibi adımlarla işbirliğini giderek genişlettiklerini vurguladı.

Lee, "Ortak üretim ve teknoloji işbirliğini artırıp, iki ülke şirketlerinin üçüncü ülkelere birlikte açılma yollarını arayarak savunma sanayisi işbirliğini derinleştirmeyi kararlaştırdık." değerlendirmesinde bulundu.

İki ülke arasında geçen yıl imzalanan yol altyapısına ilişkin mutabakat zaptıyla işbirliğinin geliştiğini belirten Lee, yeni ulaştırma ve bağlantısallık mutabakatıyla işbirliğini genişleteceklerini dile getirdi.

Lee, "Karşılıklı faydaya dayanarak ve ekonomik işbirliğini güçlendirerek yatırım ve istikrarı artıracağız." açıklamasında bulundu.

Türkiye ile Güney Kore arasındaki ticaret hacminin 2023'te ilk kez 10 milyar doları aştığını hatırlatan Lee, "(Türkiye-Güney Kore ticaret hacmi) Geçen yıl 10 milyar 700 milyon dolarla, diplomatik ilişkiler kurulduğundan bu yana rekor kırıldı" dedi.


Dengeli ve istikrarlı ticari işbirliği için çalışmaları artırma vurgusu


Lee, "Ticaret dengesizliğini, ithalatı kısıtlayıcı tedbiri ve gümrük işlemlerindeki gecikmeleri tek tek çözüp iki ülke şirketlerine daha istikrarlı bir faaliyet ortamı sağlamak için çabalarımızı sürdüreceğiz. Ayrıca soydaşlarımızın çalışma izni alma sorunlarını çözmek için hükümetlerimiz arasındaki işbirliğini sürdürmeyi kararlaştırdık." diye konuştu.

Öte yandan biyoteknoloji, enerji, bilim ve teknoloji, doğal kaynaklar ve madencilik gibi alanlardaki işbirliğini genişleteceklerini dile getiren Lee, Güney Koreli SK Plasma işbirliğinde Türkiye'de plazma kaynaklı ilaç üretim tesisinin kurulmasına yönelik çalışmaların aksamadan sürmesi için çalışmalar yapacaklarını söyledi.

Lee, bu zirve kapsamında imzaladıkları "Enerji Alanında İşbirliğinin Güçlendirilmesine İlişkin Mutabakat Zaptı" temelinde "Güney Kore-Türkiye Enerji Dönüşümü Forumu'nu" kurmayı, temiz enerji, hidrojen, ve yenilenebilir enerji işbirliği zeminini genişletmeyi kararlaştırdıklarını dile getirdi.


Bilim ve Teknoloji Ortak Komitesi ilk kez toplanacak


Lee, yeni imzalanan "Bilim, Teknoloji ve İnovasyon (STI) Alanlarında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı" ile yapay zeka, ileri haberleşme ve ileri malzeme işbirliğini güçlendirmeyi, ikili Bilim ve Teknoloji Ortak Komitesini ilk kez toplamayı kararlaştırdıklarını ifade etti.

"Doğal Kaynaklar ve Madencilik Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı"nın imzalanmasının da önemli bir kazanım olduğuna işaret eden Lee, hükümetler arası işbirliği kanalı kurup ikili teknoloji ve yatırım işbirliği zeminini genişleterek kritik mineral tedarik zincirlerini çeşitlendirmek için gayret göstereceklerini dile getirdi.

Lee, Kore Yarımadası'nda barış ve uluslararası istikrarın yeniden tesisi için stratejik eşgüdümü güçlendireceklerine dikkati çekerek, bugünkü görüşmede Türk hükümetinin, Güney Kore'nin Kuzey Kore'ye yönelik politikasına istikrarlı desteğinin yeniden teyit edildiğini söyledi.


Çok taraflı platformlarda eşgüdümü genişletme vurgusu


Kore Yarımadası'nda barışın yeniden tesisi için işbirliği yapmayı kararlaştırdıklarını aktaran Lee, kurallara dayalı uluslararası düzeni benimseyen orta ölçekli güçler olarak Birleşmiş Milletler, G20 ve MIKTA (Meksika, Endonezya, Güney Kore, Türkiye, Avustralya) gibi çok taraflı platformlarda eşgüdümü genişleteceklerini belirtti.

Lee, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Rusya-Ukrayna Savaşı ve Orta Doğu'daki durum gibi başlıca uluslararası konuları da görüştüklerini, ihtilafların barışçıl çözümü ve bölgesel istikrarın yeniden tesisi için yakın iletişim ve işbirliğini sürdürmeyi kararlaştıklarını kaydetti.

Bugünkü zirvenin güçlü dostluk ve güveni teyit ettiğini ve Türkiye-Güney Kore ilişkilerini yeni bir geleceğe taşıyan önemli bir dönüm noktası olarak kayda geçeceğini vurgulayan Lee, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yakından çalışıp bugünkü mutabakatları eksiksiz uygulayacaklarını ve somut sonuçlar elde edeceklerini söyledi.

Lee, kardeş ülke Türkiye ile daha müreffeh bir geleceği birlikte kurmayı temenni ettiğini dile getirdi.

BİR SEN EKSİKTİN!

Türkiye, yüz binlerce insanın birikiminin tehlikeye girdiği, milyarlarca liralık kazanç iddialarının gündeme geldiği fon skandalını tartışıyor

03.11.2026 11:44:00
Haber Merkezi
 
BİR SEN EKSİKTİN!
BİR SEN EKSİKTİN!
İnsan ve Medeniyet Hareketi (İMH) Genel Başkan Yardımcısı Muhammed Fesih Kaya, yüz binlerce yatırımcının mağdur edildiği fon skandalının sorumluluğunu Kemalist sisteme yükledi. "Bu rejimin değişmesi gerekiyor, mevcut sistemle artık bir yere varılamaz" diyen Kaya'ya sormak gerekiyor: Fon vurgununu yapanlar Kemalistler miydi? Yoksa iktidarın siyasi ve bürokratik çevrelerinden çıkan isimler mi?

Türkiye, yüz binlerce insanın birikiminin tehlikeye girdiği, milyarlarca liralık kazanç iddialarının gündeme geldiği fon skandalını tartışıyor. Soruşturma kapsamında eski AKP Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya'nın adı gündeme geldi. Kaya görevlerinden ayrıldı. Eski bakan yardımcıları, bürokratlar ve iktidar çevreleriyle bağlantılı isimler de soruşturmanın farklı başlıklarında yer aldı.

Ancak bütün bu tartışmaların ortasında İMH Genel Başkan Yardımcısı Muhammed Fesih Kaya'nın açıklaması dikkat çekti.

Kaya, fon meselesini kişilerin eylemlerinden ziyade rejim tartışmasına taşıyarak şu ifadeleri kullandı:

"Fon meselesi yalnızca şahıslardan değil bu 100 yıllık laik-Kemalist sistemden kaynaklanıyor. Bu rejimin değişmesi gerekiyor. Mevcut sistemle artık bir yere varılamaz."

VURGUN MAHALLİNDEKİLER BİZİM ÇOCUKLARDI

Eski AKP Milletvekili Şamil Tayyar ise fon skandalına ilişkin yaptığı açıklamalarda, olayın AKP'ye yönelik bir seçim operasyonu veya dış güçlerin komplosu olarak gösterilmesine tepki gösterdi.

Tayyar, 2 Ekim'deki açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Her şey gözümüzün önünde oldu, vurgun mahallindekiler bizim çocuklardı. Sözüm ona finans dehasıydılar, yerli ve milliydiler. Güçlüydüler. Dokunulmazlardı. Yağma coşkusuyla kendi finansal iktidarlarını kuruyorlardı."

Tayyar, bu çevrelerin zamanla siyasi ve toplumsal bir mahalleyi kuşattığını belirterek, "Yozlaşa yozlaşa, göz göre göre, zehirli sarmaşık gibi mahalleyi kuşattılar" dedi.

DENETİM KURUMLARINA DA HESAP SORDU

Tayyar'ın eleştirileri yalnızca fon yöneticileriyle sınırlı kalmadı. Piyasayı denetlemek ve düzenlemekle görevli kamu kurumlarını da hedef aldı.

"Bu olup bitenleri denetlemek ve düzenlemekle sorumlu kamu görevlileri görmezlikten mi gelinecek? Hiçbir şey olmamış gibi görevlerine devam mı edecekler? Beceriksizliğin, sorumsuzluğun veya ihmalin bir faturası olmayacak mı?" diye soran Tayyar, denetleyici ve düzenleyici kurumların sil baştan ele alınması gerektiğini savundu.

VURGUNUN ADRESİ KEMALİZM Mİ?

İyi de Muhammed Fesih Kaya, fon skandalında adı geçenler kimler? Soruşturmanın gündemine gelen siyasi isimler hangi dönemde, hangi siyasi kadrolarda görev yaptı?

Eski AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, eski bakan yardımcıları, kamu bürokrasisinde görev almış isimler ve iktidar çevreleriyle bağlantılı kişiler hakkındaki iddialar ortadayken faturayı 100 yıllık Cumhuriyet'e, laikliğe ve Kemalizm'e kesmek nasıl bir siyasi ve ahlaki muhasebedir?

Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu hayatını kaybetti

Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu (82) bir süredir tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti

03.11.2026 00:30:00
AA
 
Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu hayatını kaybetti
Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu hayatını kaybetti

Zorlu Holding'in sosyal medya hesaplarında yer alan açıklamada, Yönetim Kurulu Başkanı Zorlu'nun akciğer kanseri nedeniyle bir süredir tedavi gördüğü hastanede vefat ettiği bildirildi.

Açıklamada, Ahmet Nazif Zorlu'nun, 1953 yılında Denizli'nin Babadağ ilçesinde temelleri atılan Zorlu Grubu'nu vizyonu ve liderliğiyle Türkiye'nin önde gelen sanayi gruplarından biri haline getirdiği, grubun uluslararası ölçekte büyümesine öncülük ettiği ve yaşamı boyunca ülkesi için çalıştığı ifade edildi.

Zorlu'nun gerçekleştirdiği yatırımlarla Türkiye'nin sanayileşmesine, ihracatına ve istihdamına önemli katkılar sunduğu, eğitim ve kültür-sanat alanındaki çalışmalarıyla toplumsal gelişimi desteklediği belirtildi.

Açıklamada, Zorlu'nun "Önce ülkem, sonra kurumum, sonra ailem" sözleriyle ortaya koyduğu anlayışın, ülkesine ve insanına duyduğu inancın, çalışmaya ve üretmeye verdiği değerin Zorlu Grubu'na bıraktığı en kıymetli miraslardan biri olarak yaşamaya devam edeceği kaydedildi.

Ahmet Nazif Zorlu'nun cenazesinin 4 Kasım Çarşamba günü Levent'teki Barbaros Hayreddin Paşa Camisi'nde öğle vaktinde kılınacak cenaze namazı sonrasında Zincirlikuyu Mezarlığı'ndaki aile kabristanına defnedileceği bildirildi.

Açıklamada, merhumun isteği doğrultusunda cenaze törenine çelenk gönderilmemesi, bunun yerine arzu edenlerin diledikleri bir sivil toplum kuruluşuna bağışta bulunmaları rica edildi.

Ahmet Nazif Zorlu kimdir?

Denizli'de 1944 yılında doğan Ahmet Nazif Zorlu, çalışma hayatına erken yaşlarda baba mesleği olan tekstille başladı.

İş hayatının ilk yıllarında Trabzon'da açtığı mağazayla tekstil ticareti yapan Zorlu, 1970 yılında şirketin merkezini İstanbul'a taşıyarak Zorlu Holding'in temellerini atmıştır.

İlk üretim şirketi Korteks'i 1976 yılında kuran Zorlu, 1990'da tüm şirketleri Zorlu Holding çatısı altında topladı. 1994'te Vestel'i Zorlu Holding bünyesine katan Ahmet Nazif Zorlu, yeni iş alanlarının da yolunu açtı.

Zorlu'nun tekstil sektörüyle başladığı girişimciliği beyaz eşya, elektronik, gayrimenkul, enerji, metalurji, savunma ve e-mobilite gibi birçok farklı alanda faaliyet gösteren şirketlerle devam etti. Ahmet Nazif Zorlu, Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanlığının yanı sıra Zorlu Grubu bünyesinde farklı sektörlerde faaliyet gösteren birçok şirkette yönetim kurulu başkanı veya başkan vekili olarak görev yapıyordu.

Sivil toplum kuruluşlarıyla da yakından ilgilenen Ahmet Zorlu, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Yönetim Kurulu Üyesi, Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD), Denizlililer Birliği Eğitim ve Kültür Vakfı (DENBİR), Babadağlı Sanayici ve İşadamları Derneği (BASİAD) ve Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TETSİAD) üyesiydi.

Mekke Anlaşması Genel Kurul’a geliyor

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan, taraflardan birine yapılan saldırıyı hepsine yapılmış sayan "Mekke Ortak Savunma Anlaşması", muhalefetin sert eleştirilerine rağmen AK Parti'nin öncelikli gündem maddesi olarak bu çarşamba meclis genel kurulunda oylanacak

02.11.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
Mekke Anlaşması Genel Kurul’a geliyor
Mekke Anlaşması Genel Kurul’a geliyor
Türkiye'nin yakın dönemdeki en kritik askeri ve diplomatik adımlarından biri olmaya aday "Mekke Ortak Savunma Anlaşması" kanun teklifi, meclis koridorlarını hareketlendiriyor.

AK Parti kaynaklarından edinilen bilgilere göre, 27 Ekim Salı günü TBMM Dışişleri Komisyonu'nda kabul edilen anlaşmanın, diğer tüm gündem maddelerinin önüne alınarak 5 Kasım Çarşamba günü TBMM Genel Kurulu'nda görüşülmeye başlanması planlanıyor.


"Birimize yapılan saldırı hepimize yapılmıştır"


7 Ağustos 2026 tarihinde Mekke'de imzalanan ve üç ülkeyi askeri anlamda birbirine bağlayan anlaşma, adeta bölgesel bir NATO paktı niteliği taşıyor.

Anlaşmanın en çok dikkat çeken maddesi, imzacı ülkelerden herhangi birine dışarıdan yapılacak bir silahlı saldırının, diğer tüm taraflara da yapılmış sayılmasını öngörüyor. Bu durumda Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan, askeri imkanlar da dahil olmak üzere birbirlerine karşılıklı yardım sağlamakla yükümlü olacak.

Anlaşmanın istikrarını korumak adına, imzacı ülkelerin ilk 10 yıl boyunca ittifaktan ayrılamayacağına dair bağlayıcı bir hüküm de metinde yer alıyor.


Muhalefet bölgesel risklerden endişeli


Komisyon aşamasından bu yana teklife sert muhalefet eden muhalefet partileri, anlaşmanın Türkiye'nin ulusal çıkarlarıyla uyuşmadığını savunuyor. Muhalefet temsilcileri, bu ortaklığın Türkiye'yi özellikle Yemen'deki kronikleşmiş savaşa ve Orta Doğu'daki diğer sıcak çatışma bölgelerine doğrudan dahil edebileceği uyarısında bulunuyor.

Anlaşmanın Türkiye'nin geleneksel dış politika çizgisinden büyük bir sapma olduğunu iddia eden muhalefet, Genel Kurul görüşmelerinde de güçlü bir direnç göstermeye hazırlanıyor.


Hakan Fidan sunum yapmayacak


Tartışmaların odağındaki bir diğer konu ise meclisteki bilgilendirme süreci oldu. Muhalefetin Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın bizzat meclise gelerek sunum yapması yönündeki talepleri iktidar kanadında karşılık bulmadı. AK Partili yetkililer, konunun komisyon sürecinde ve diplomasi trafiğinde zaten çok boyutlu olarak tartışıldığını, bu nedenle Bakan Fidan'ın Genel Kurul'da ekstra bir sunum yapmasına gerek görülmediğini belirtti.


Sırada ne var?


Çarşamba günü Genel Kurul'da yapılacak oylamada AK Parti ve Cumhur İttifakı ortaklarının oylarıyla teklifin kabul edilmesi bekleniyor. Meclisten geçerek yasalaşacak olan kanun teklifi, ardından Cumhurbaşkanı'nın onayına sunulacak. Anlaşma, Resmi Gazete'de yayımlanmasının ardından resmen yürürlüğe girecek.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.