logo
05 KASIM 2026

İspanya'da tren kazasının ardından demir yolu altyapı kuruluşu ADIF'in başkanı istifa etti

İspanya'da 69 kişinin hayatını kaybettiği iki hızlı trenin çarpışmasının ardından, Ulaştırma Bakanlığına bağlı demir yolu altyapı kuruluşu ADIF'in başkanı Luis Pedro Marco de la Pena istifa etti

05.11.2026 01:00:00
AA
 
İspanya'da tren kazasının ardından demir yolu altyapı kuruluşu ADIF'in başkanı istifa etti
İspanya'da tren kazasının ardından demir yolu altyapı kuruluşu ADIF'in başkanı istifa etti

Toledo kenti yakınlarında 28 Ekim'de meydana gelen hızlı tren kazasının ardından İspanya'da ikinci istifa geldi.

Ulaştırma ve Sürdürülebilir Hareketlilik Bakanı Oscar Puente Santiago'nun dün istifa etmesinin ardından, bugün de demir yolu altyapısından sorumlu kamu kuruluşu ADIF'in Başkanı Luis Pedro Marco de la Pena istifa etti.

De la Pena, Puente'nin yerine geçici olarak Ulaştırma ve Sürdürülebilir Hareketlilik Bakanı olarak atanan mevcut Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi Bakanı Carlos Cuerpo'ya istifasını sundu.

De la Pena, 2 yıldır ADIF'in başkanlığı görevini yürütüyordu.

Ülkedeki tren kazaları

İspanya'da bu yıl içinde 2 büyük hızlı tren kazası oldu. İlki, 18 Ocak'ta Kurtuba kentinin Adamuz ilçesinde raydan çıkan bir hızlı trenin neden olduğu kazada 46 kişi ölmüştü.

Toledo'nun Urda ve Los Yebenes ilçeleri arasında 28 Ekim'de iki hızlı trenin çarpıştığı kazada da 69 kişi hayatını kaybetmişti.

Madrid-Sevilla yüksek hızlı hattında seyreden bir Renfe AVE treni, LZB sinyalizasyon sisteminin bilgisayar arızası nedeniyle rayda durmuş olan bir Iryo Frecciarossa 1000 treninin arkasına saatte yaklaşık 200 kilometre hızla çarpmıştı.

Kazaya neden olan en büyük unsur, insan hatası olarak gösterildi.

İspanya hükümeti, kazanın ardından demir yolu ulaşımında güvenliği artıran ek tedbirler aldı. 

Kaya çiftinin ifade işlemleri tamamlandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen sermaye piyasası ve fon soruşturması kapsamında ikinci kez savcılığa çağrılan eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya, eşi İlyas Kaya ve eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül'ün ifade işlemleri yaklaşık 9 saatin ardından tamamlandı

05.11.2026 22:40:00
Haber Merkezi
 
Kaya çiftinin ifade işlemleri tamamlandı
Kaya çiftinin ifade işlemleri tamamlandı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu'nca yürütülen soruşturmada; eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya, eşi İlyas Kaya ve eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na gelerek ifade verdi.

Adliyeye girişinde "Müsaade ederseniz ifademizi verelim" diyen Kaya çifti, yaklaşık 9 saat süren işlemlerin ardından süreçten geçti.

İfadelerde öne çıkanlar

Soruşturmada Kaya çiftine Özata Denizcilik hisselerindeki alım-satım işlemleri soruldu:

Fatma Betül Sayan Kaya: Nisan 2026'da aldığı hisseleri ağustos ve eylül aylarında sattığını, elde ettiği geliri kısa süre Tera yatırım fonunda değerlendirdikten sonra kazanç görünen tutarı TMSF hesabına aktardığını, suçlamaları reddettiğini belirtti.

İlyas Kaya: Benzer şekilde Özata Denizcilik hisseleri alıp sattığını, Halk Yatırım ve Tera Yatırım üzerinden değerlendirdiği kazancı "vicdani rahatsızlık" duyarak TMSF hesabına gönderdiğini ifade etti.

Soruşturmanın arka planı

SPK'nın 131 fonu tasfiye etme kararı aldığı ve tutuklu sayısının 112'ye ulaştığı krizde, Kaya çiftinin 163 milyon liralık yatırımla yüksek kazanç elde ettiği iddia edilmişti. Bu sürecin ardından Fatma Betül Sayan Kaya görevlerinden ve partisinden istifa ederken, mal varlıklarına tedbir konulmuştu. Eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül ise görevini kötüye kullandığı iddiasıyla Bakanlık izniyle ifade verdi.

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 2026 yılı orman yangını verilerini açıkladı. 2026 yılında 2 bin 111’i orman, 4 bin 108’i kırsal alan olmak üzere toplam 6 bin 219 yangına müdahale ettiklerini belirtti

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 2026 yılı orman yangını verilerini açıkladı. 2026 yılında 2 bin 111’i orman, 4 bin 108’i kırsal alan olmak üzere toplam 6 bin 219 yangına müdahale ettiklerini belirten Yumaklı, "Yangınların yüzde 86’sı insan kaynaklı meydana gelmiştir. Yüzde 67’si ihmal ve dikkatsizlikten, yüzde 16’sı kazalardan, yüzde 3’ü kasıtlı eylemlerden, yüzde 14’ü ise yıldırım kaynaklı ortaya çıkmıştır" dedi

05.11.2026 17:45:00
Haber Merkezi
 
 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 2026 yılı orman yangını verilerini açıkladı. 2026 yılında 2 bin 111’i orman, 4 bin 108’i kırsal alan olmak üzere toplam 6 bin 219 yangına müdahale ettiklerini belirtti
 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 2026 yılı orman yangını verilerini açıkladı. 2026 yılında 2 bin 111’i orman, 4 bin 108’i kırsal alan olmak üzere toplam 6 bin 219 yangına müdahale ettiklerini belirtti
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 2026 yılında orman yangınlarıyla mücadele çalışmalarını ve yangın verilerini değerlendirmek üzere gazetecilerle bir araya geldi. İklim değişikliğinin ormanlar üzerindeki baskıyı giderek artırdığına dikkati çeken Yumaklı, bu nedenle geliştirdikleri orman yangınlarıyla mücadele anlayışının yalnızca yangını söndürmekten ibaret olmadığını dile getirdi.

Bakan Yumaklı, yangın çıkmadan önce riskleri azaltmak ve yönetmek, yangınları önlemek, erken tespit etmek, en kısa sürede müdahale etmek ve yangından zarar gören alanları yeniden ormanlaştırmanın bu mücadelenin birbirini tamamlayan temel aşamaları olduğunun altını çizerek şu bilgileri aktardı: "Çalışmalarımızın ilk aşamasını eğitim, bilinçlendirme ve önleyici tedbirler oluşturuyor. Yeşil Vatan Seferberliği anlayışı içerisinde toplumun bütün kesimlerini, bu mücadelenin bir parçası haline getiriyoruz. Bu mücadelede en büyük güç kaynaklarımızdan biri de orman yangın gönüllülerimizdir. 2021 yılında 13 bin olan gönüllü sayımızı, 2026 yılında 142 bine ulaştırdık. Orman Benim Kampanyamızla yaz başlamadan önce, yangına sebebiyet verecek cam, plastik ve benzeri atıkları, gençlerimiz ve çocuklarımızla beraber ormandan temizliyoruz. Yeni yangın emniyet yolları ve şeritleri açarak, hem yangınların yayılma riskini azaltıyor hem de ekiplerin yangın bölgelerine ulaşmasını kolaylaştırıyoruz. Bu sene 56 yeni yangın havuz ve göleti yaparak, toplamda bu sayıyı 4 bin 852'ye çıkardık. Bu havuzlar, zorlu coğrafyalarda hava araçlarımızın suya ulaşımında kritik bir rol oynuyor. Bugün ülke genelinde 776 yangın gözetleme kulemiz bulunuyor. Bunların 194'ü akıllı gözetleme kulesi olarak hizmet veriyor."

İnsan gücü, kara ve hava filosu, teknolojik altyapı ve müdahale planlarını da her yıl geliştirdiklerini belirten Yumaklı, "2025 yılında 25 bin olan orman yangınlarıyla mücadele personel sayısını, 2026 yılında 28 bin 65'e yükselttik. Arazöz sayımızı bin 953'e, ilk müdahale aracı sayımızı 2 bin 766'ya, iş makinesi sayımızı ise 878'e ulaştırdık. Bu ekiplerimiz bin 600 farklı noktada konuşlandı" diye konuştu.

Bakan Yumaklı, ilk kez oluşturdukları bölgesel müdahale merkezleriyle uzak bölgelerdeki yangınlara ulaşımı kolaylaştırdıklarını vurgulayarak "2026 yılında uçak sayımızı 28'e, helikopter sayımızı 119'a çıkardık. 2002 yılında 73 ton olan anlık su atma kapasitemizi, 2026 yılında 462 tona yükselttik. 14 Bayraktar TB2 insansız hava aracımızla ormanlarımızı izliyor ve yangınları erken tespit ediyoruz. Hava aracı konuş yerimizi, 11 yeni nokta ilavesiyle 2026 yılında 69'a ulaştırdık" ifadelerini kullandı.

"Yapay zekâ destekli sistemleri kullanıyoruz"
Ülkedeki ormanların yüzde 64'ünün birinci ve ikinci derece yangına hassas bölgelerde yer aldığını bildiren Yumaklı, müdahale organizasyonunu meteorolojik verileri, ormanların yapısını ve bölgesel riskleri analiz ederek planladıklarına dikkati çekti. Bakan Yumaklı, şöyle devam etti: "Geliştirilmiş Yangın Risk Haritamızı bu yıl ilk kez uygulamaya aldık ve bize büyük avantaj sağladı. 40'tan fazla parametrenin değerlendirildiği bu haritalarımızla; yüksek riskli günlerde, 7 gün önceden orman işletme şefliklerimize özel uyarılar gönderdik. Hava araçlarımızı ve kara ekiplerimizi de riskin yoğunlaştığı bölgelere yönlendirdik. Yeni geliştirilen orman yolları navigasyon sistemiyle arazözlerin yangın alanlarına daha hızlı ulaşmasını sağladık. Arazözlerimize ve su ikmal araçlarımıza entegre ettiğimiz sensörlerle sıcaklık, nem ve rüzgar verilerini anlık olarak takip ettik. Araçlarımıza güvenli sürücü tanıma sistemleri kurduk. Yangına hassas bölgelerdeki personelimize, güvenlik amaçlı konum takip cihazları dağıttık. Bahsettiğim bütün bu farklı yazılım ve takip sistemlerimizi de Orman Yangın Yönetim Sistemi çatısı altında topladık. Bu sene yapay zekâ destekli sistemler, yazılımlar ve teknolojik altyapı olarak birçok yeniliği hayata geçirdiğimiz ve yangınla mücadelede bunlarda azami fayda sağladığımız bir yıl oldu"

"Orman yangını sayısında yüzde 35 azalma oldu"
Toplantıda 2026 yılında meydana gelen orman yangınlarına ilişkin verileri de paylaşan Yumaklı, şunları söyledi: "2025 yılında ülkemizde 3 bin 224'ü orman, 4 bin 285'i kırsal alan olmak üzere; toplam 7 bin 509 yangın meydana gelmişti. Bu yıl ise 2 bin 111'i orman, 4 bin 108'i kırsal alan olmak üzere; toplam 6 bin 219 yangına müdahale ettik. 2026 yılında meydana gelen orman yangınlarının yüzde 75'i orman dışı alanlarda başladı, 24 bin 527 hektar orman alanımız yangınlardan etkilendi. Bir önceki yıla göre yanan orman alanında yaklaşık yüzde 68 azalma gerçekleşti. 2026 yılında meydana gelen 2 bin 111 orman yangınının 1 bin 766'sı, bir hektardan daha küçük alanlarda kontrol altına alındı. Yüzde 96'sını ise 10 hektardan daha küçük alanlarda kontrol altına aldık."

"Yangınların yüzde 86'sı insan kaynaklı"
Bakan Yumaklı, orman yangınlarının çıkış nedenleriyle ilgili de bilgi verirken şunları söyledi: "Yangınların yüzde 86'sı insan kaynaklı meydana gelmiştir. Yüzde 67'si ihmal ve dikkatsizlikten, yüzde 16'sı kazalardan, yüzde 3'ü kasıtlı eylemlerden, yüzde 14'ü ise yıldırım kaynaklı ortaya çıkmıştır. 2026 yılında, iki zaman diliminde akut dönemlerimiz oldu. Bunlardan ilki 29-31 Temmuz tarihleri arasında yaşandı. Bu üç günlük dönemde tam 260 yangına müdahale ettik. Bu yangınlardan 255 tanesini büyümeden kontrol altına alırken 5 yangın ise kamuoyunun gündemine giren yangınlar oldu. Benzer şekilde 7-8 Eylül tarihlerinde de yoğun bir yangın süreci yaşadık. İki günde tam 147 yangına müdahale ettik. Yangınlarda en zor etken rüzgâr oldu. Örneğin Balıkesir Gömeç'te rüzgarın şiddeti saatte 63 kilometreyi buldu. Aydın Çine'de ise sadece yüzde 12 nem olması yangın yayılımını hızlandırdı. Bu iki akut dönemde çıkan yangınlar sonucu zarar gören alan, toplam zarar gören alanın yüzde 80'ini oluşturdu" diye konuştu.

AB ülkelerinde 2026 yılında toplam 692 bin 419 hektar ormanlık alanın yangınlardan etkilendiğini belirten Yumaklı, buna göre söz konusu ülkelerde yanan alan miktarında yüzde 33, Türkiye'de ise yüzde 68 azalma olduğunu bildirdi. Bakan Yumaklı, 2026 yılında orman yangınlarından etkilenen alanların toplam orman varlığına oranının Kanada'da yüzde 1,24, ABD'de yüzde 1,23, İspanya'da yüzde 1,09, Portekiz ve İtalya'da yüzde 1,06, Fransa'da yüzde 0,56 ve Yunanistan'da yüzde 0,54 olarak gerçekleştiğini dile getirerek "Ülkemiz ise bütün bu ülkelerden çok daha az bir oran olan yüzde 0,1 seviyesindedir" dedi.

Orman yangınlarıyla mücadele ederken aynı zamanda dezenformasyonla da mücadele ettiklerinin altını çizen Yumaklı, Türkiye'nin bu alandaki tecrübesinin önemli olduğunu, bu yaz şiddetli yangınlara maruz kalan İspanya ve Fransa'ya uçak ve helikopter gönderdiklerini vurguladı.

Yanan ormanlık alanlarla ilgili sürekli dezenformasyon yapıldığına işaret eden Yumaklı, anayasaya göre yanan ormanlık alanların imara açılmasının mümkün olmadığını, bu alanların yeniden ağaçlandırılmasının zorunlu olduğunu ve kendilerinin de bunu yaptığını belirtti.

Sosyal medyada ‘e-Devlet’ dönemi başladı. Hesap doğrulaması nasıl yapılacak?

Türkiye’de dijital dünyanın kurallarını yeniden yazan sosyal medya yaş doğrulama düzenlemesi 1 Kasım 2026 itibarıyla resmen yürürlüğe girdi. Yeni döneme göre Instagram, TikTok, YouTube ve X gibi platformlarda hesabı bulunan milyonlarca kullanıcı e-Devlet üzerinden yaş doğrulaması yapmak zorunda kalacak. 15 yaş altındaki çocukların sosyal medya kullanımı yasaklanırken, yetişkinler ve 15-17 yaş arası kullanıcılar için geri sayım başladı

05.11.2026 16:00:00
Eyüp Kabil
 
Sosyal medyada ‘e-Devlet’ dönemi başladı. Hesap doğrulaması nasıl yapılacak?
Sosyal medyada ‘e-Devlet’ dönemi başladı. Hesap doğrulaması nasıl yapılacak?
Çocukların dijital dünyadaki güvenliğini artırmak ve sosyal medyanın olumsuz etkilerinden korumak amacıyla hazırlanan yeni yönetmelik Resmi Gazete'de yayımlanarak uygulamaya konuldu.

Türkiye'deki yaklaşık 67 milyon kullanıcıyı ve 330 milyon aktif hesabı doğrudan etkileyen düzenleme, platformlara giriş yaparken e-Devlet üzerinden dijital yaş doğrulama belirteci alınmasını zorunlu kılıyor.

Peki, sosyal medyada kartları yeniden dağıtan bu sistem nasıl işleyecek, ne zamana kadar yapılması gerekecek ve kişisel verilerimiz güvende mi? İşte yeni düzenlemenin tüm detayları:

15 yaş altına tam yasak, gençlere sıkı kısıtlama

Yeni yönetmelikle birlikte 15 yaşını doldurmamış çocukların sosyal medya platformlarında yeni hesap açması tamamen engellendi. 15-17 yaş grubundaki gençler ise sosyal medyayı "çocuklara özgü ayrıştırılmış hizmet" kuralları çerçevesinde kullanabilecek.

Bu yaş grubundaki hesaplar varsayılan olarak gizli olacak, canlı yayın açamayacak, kişiselleştirilmiş reklamlara kapatılacak ve yabancılardan mesaj alamayacak. Ayrıca gençlerin bağımlılık riskini azaltmak amacıyla 'sonsuz kaydırma' gibi bazı tasarım özellikleri de sınırlandırılacak.

Yaş doğrulaması e-Devlet üzerinden nasıl yapılacak?

Kullanıcıların yaş doğrulama işlemleri için sosyal medya şirketlerine kimlik belgesi göndermesi gerekmeyecek. Süreç tamamen devlet güvencesiyle e-Devlet Kapısı üzerinden yürütülecek. Doğrulama adımları ise şu şekilde gerçekleşecek:

1. e-Devlet'e Giriş: Kullanıcılar, resmi e-Devlet Kapısı internet sitesine (turkiye.gov.tr) veya e-Devlet mobil uygulamasına güvenli giriş yapacak.

2. Belirteç Oluşturma: Sistem üzerinde yer alan Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı hizmeti aracılığıyla dijital bir "yaş doğrulama belirteci" (kod) oluşturulacak.

3. Platforma Yükleme: Kullanıcı, e-Devlet'ten aldığı bu şifreli dijital kodu sosyal medya platformunun hesaba giriş öncesi açacağı doğrulama alanına girecek.

4. Onay Süreci: Platform, kodun geçerliliğini e-Devlet üzerinden kontrol ederek kullanıcının yaş sınırını karşılayıp karşılamadığını doğrulayacak.

Kimlik bilgileri sosyal medya şirketlerine verilecek mi?

Kullanıcıların en çok endişe ettiği konulardan biri olan veri güvenliği konusunda düzenleme kesin sınır çiziyor. e-Devlet üzerinden üretilen kod, kullanıcının T.C. kimlik numarası, ad, soyad ve tam doğum tarihi gibi kişisel bilgilerini kesinlikle içermeyecek. Sosyal medya şirketlerine yalnızca kullanıcının 15 ve 18 yaş sınırlarını geçip geçmediği bilgisi ("Evet" veya "Hayır" şeklinde) iletilecek.

Son tarih ne zaman? Süreç nasıl işleyecek?

Düzenleme kapsamında takvim iki farklı şekilde ilerleyecek:

• Yeni Hesaplar: 1 Kasım 2026 tarihinden itibaren açılacak tüm yeni hesaplar için e-Devlet yaş doğrulaması ilk andan itibaren zorunlu olacak.

• Mevcut Hesaplar: Halihazırda sosyal medya hesabı kullanan tüm vatandaşlara yaş doğrulamalarını yapmaları için 31 Mart 2027 tarihine kadar geçiş süresi tanındı. Bu tarihe kadar bir kereye mahsus doğrulama yapmayan hesaplar platformlar tarafından kapatılacak.

Siber Güvenlik Başkanlığı'ndan kritik "dolandırıcılık" uyarısı

Düzenlemenin yürürlüğe girmesini fırsat bilen siber dolandırıcılar da anında harekete geçti. Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı ve İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), vatandaşları sahte mesajlara karşı uyardı.

Yapılan açıklamada; "Hesabınız kapatılacak, acilen yaş doğrulaması yapın" diyerek SMS, e-posta ya da sosyal medya üzerinden gönderilen bağlantılara kesinlikle tıklanmaması gerektiği vurgulandı. Yaş doğrulama işlemlerinin yalnızca ve yalnızca resmi e-Devlet kanalları üzerinden ücretsiz olarak yapılacağı, e-Devlet şifresi, banka kartı bilgisi veya SMS kodu talep eden hiçbir üçüncü taraf siteye itibar edilmemesi gerektiği hatırlatıldı.

Mehmet Şimşek'ten fon açıklaması

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, tasfiyeye tabi tutulan 108 yatırım fonunda bugüne kadar 420 bin 31 kişiye toplam 130,2 milyar lira ödeme yapıldığını, 179 bin 449 kişinin net yatırım tutarının tamamını aldığını söyledi. Şimşek, MASAK tarafından 3,8 milyar liralık 100 işlemin ertelendiğini, 32 ülkede yapılan iş birliği sonucunda 9 milyar liralık mal varlığının tespit edilerek adli mercilerin bilgisine sunulduğunu bildirdi

05.11.2026 13:52:00
Haber Merkezi
 
Mehmet Şimşek'ten fon açıklaması
Mehmet Şimşek'ten fon açıklaması
AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplanan TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının 2027 yılı bütçesi, kesin hesabı ve Sayıştay Raporları görüşülüecek. Bu kapsamda, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, milletvekillerine sunum yaptı.

Küresel ekonomide belirsizliklerin ve ekonomik şokların arttığı bir dönemden geçildiğini belirten Şimşek, Türkiye ekonomisinin uygulanan program sayesinde dayanıklılığını artırdığını ifade etti.

Şimşek, 2026 yılında zorlu küresel ve bölgesel koşullara rağmen Türkiye ekonomisinin ılımlı büyümesini sürdürdüğünü, büyümenin yıl sonunda yüzde 3,3 olarak gerçekleşmesini beklediklerini bildirdi. Şimşek, "2027 yılında dış talepteki toparlanmanın yanı sıra verimlilik ve katma değer odaklı yatırımların da etkisiyle büyümenin kademeli olarak hızlanmasını bekliyoruz" dedi.

"TÜRKİYE EKONOMİSİ ILIMLI BÜYÜMESİNİ SÜRDÜRDÜ"

Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Şimşek, 2026 yılında çoklu şokların yaşanmasına rağmen program hedeflerinden sapmanın sınırlı kaldığını ifade etti. Uygulanan programla makroekonomik temellerin güçlendirildiğini ve para ile maliye politikalarında oluşturulan manevra alanı sayesinde küresel şoklara karşı etkili tedbirler alınabildiğini söyledi. Şimşek, büyümenin 2026 yılında Orta Vadeli Program hedefinin 0,5 puan altında gerçekleşeceğini belirterek, şunları söyledi:

"2026 yılında zorlu bölgesel ve küresel koşullar ile ticaret ortaklarımızdaki yavaşlamaya rağmen Türkiye ekonomisi ılımlı büyümesini sürdürdü. Büyümenin bu sene yüzde 3,3 ile OVP hedefimizden 0,5 puan daha düşük gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz. 2027 yılında dış talepteki toparlanmanın yanı sıra verimlilik ve katma değer odaklı yatırımların da etkisiyle büyümenin kademeli olarak hızlanmasını bekliyoruz. Üretim kapasitesini ve rekabet gücünü artıran, yatırımı ve ihracatı önceleyen politikalarımız sayesinde büyüme kompozisyonunun dezenflasyon süreciyle uyumlu olacağını öngörüyoruz."

"CARİ AÇIĞIN MİLLİ GELİRE ORANI YÜZDE 2,2 OLACAK"

Cari işlemler açığının yönetilebilir seviyelerde kaldığını ifade eden Şimşek, 2025 yılında yüzde 1,9 olan cari açığın milli gelire oranının, 2026 yılında savaşın etkilerine rağmen yüzde 2,2 seviyesinde gerçekleşmesini öngördüklerini söyledi.

Şimşek, enerji fiyatlarındaki düşüş ve dış talepteki toparlanmayla 2027 yılında cari açığın milli gelire oranının savaş öncesi seviyesine gerilemesini beklediklerini ifade ederek, yerli ve yenilenebilir enerji üretiminin artırılması, yüksek katma değerli ihracat ve hizmet ihracatındaki güçlü performansın cari dengedeki yapısal iyileşmeye katkı sağladığını kaydetti.

"ENFLASYONDAKİ EN BÜYÜK SAPMA ENERJİ ŞOKU NEDENİYLE YAŞANDI"

Orta Vadeli Program hedeflerinden en büyük sapmanın enerji şoku nedeniyle enflasyonda yaşandığını aktaran Şimşek, 2026 yılında birçok ülkede enflasyonun yükseldiğini, Türkiye'nin ise aldığı tedbirlerle savaş öncesi seviyelere göre yıllık enflasyonu sınırlı da olsa düşüren ülkeler arasında yer aldığını söyledi.

Şimşek, Merkez Bankası'nın değerlendirmesine göre jeopolitik şoklar yaşanmasaydı enflasyonun 7 puan daha düşük gerçekleşeceğini aktararak, "2027 yılında sıkı parasal duruş, ılımlı iç koşullar, beklentilerdeki iyileşme, hizmet enflasyonunda ataletin azalması ve küresel emtia fiyatlarında öngörülen gerileme dezenflasyon sürecini destekleyecektir" diye konuştu.

Makro finansal istikrarı önceliklendirdiklerini kaydeden Şimşek, rezerv yeterliliğindeki iyileşmenin, kur korumalı mevduatın sonlandırılmasının, Türk lirasına duyulan güvenin, düşük borçluluğun ve azalan ülke risk priminin ekonominin dayanıklılığını desteklediğini ifade etti. Öte yandan Şimşek, savaşın etkileri, ılımlı ekonomik aktivite ve Eşel Mobil uygulamasına rağmen 2026 yılı bütçe açığının başlangıç hedefi olan yüzde 3,5'in altında kalacağını öngördüklerini bildirdi.

"FON PİYASALARINDA 456 BİN PAY SAHİBİ FON SAYISININ YÜZDE 4,6'SINA DENK GELİYOR"

Sermaye piyasalarının tasarrufların verimli ve üretken yatırımlara yönlendirilmesi ve uzun vadeli finansman imkanlarının geliştirilmesi açısından önem taşıdığını belirten Şimşek, özellikle bankacılık sektörünün ağırlıklı olduğu Türkiye gibi ülkelerde sermaye piyasalarının derinleşmesinin önemine işaret etti.

Sermaye Piyasası Kurulu'nun 28 Ağustos 2026 tarihinde yatırım fonlarına ilişkin rehberi güncellediğini hatırlatan Şimşek, rehberle yatırımcıların korunmasının, riskli yoğunlaşmaların önlenmesinin, kurumsal kapasitenin ve finansal şeffaflığın artırılmasının amaçlandığını söyledi. Şimşek, para piyasası fonları ve hisse senedi serbest fonlarının teminatsız borçlanma ve borsada olağan dışı fiyat hareketleri yoluyla oluşturabilecekleri sistemik riskin finansal istikrara etkisini önlemeye yönelik düzenlemelerin de rehberde yer aldığını ifade etti.

Şimşek, sermaye piyasalarındaki gelişmelerin ardından tedbirlerin hızla uygulamaya alındığını kaydederek, "Yaklaşık 456 bin pay sahibinin olduğu bu fonlar 17 Eylül itibariyle toplam fon sayısının yüzde 4,6'sına, toplam fon portföyünün yüzde 7,7'sine, hane halkı finansal varlıklarının yüzde 2,4'üne ve milli gelirin yüzde 0,7'sine karşılık gelmektedir" dedi.

"TÜRKİYE SİGORTA VE TÜRKİYE EMEKLİLİK KAPSAMLI DENETİME ALINDI"

Tasfiye kapsamındaki fonların reel ekonomi üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Şimşek, Merkez Bankası tarafından yayımlanan çalışmaya göre yaklaşık 3 bin reel sektör firmasının söz konusu fonlarda 116 milyar liralık yatırımı bulunduğunu bildirdi. Şimşek, bu firmaların istihdamdaki payının yüzde 0,6, cirolarındaki payının ise yüzde 0,9 olduğunu kaydederek, "Yüksek fon maruziyetine sahip firmalar ise istihdamın 10 binde 3'ünü, ticari kredilerin 10 binde 2'sini oluşturmaktadır. Bunların tedarikçileri dahil bu firmaların ekonomideki payı oldukça sınırlıdır" ifadelerini kullandı.

Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun gözetim taramaları sonucunda Türkiye Sigorta ve Türkiye Emeklilik şirketlerinin kapsamlı denetime alındığını belirten Şimşek, iki şirket dışında sorunlu fonlarla bağlantılı risklerin sigorta ve emeklilik şirketlerinde aktif büyüklüğünün ve bireysel emeklilik fonlarında portföy değerinin 10 binde 1'inin altında olduğunu dile getirdi.

Şimşek, söz konusu iki şirketin sermaye yeterlilik rasyolarının eylül ayı itibarıyla sırasıyla yüzde 176 ve yüzde 382 seviyesinde olduğunu belirterek, "Bu durum finansal yapılarının güçlü ve yükümlülüklerini karşılama kapasitelerinin yeterli olduğunu göstermektedir" ifadelerini kullandı.

"TASFİYE KAPSMASINDA 179 BİN 449 KİŞİ NET YATIRIM TUTARININ TAMAMINI ALDI"

Fonların tasfiye sürecinin TBMM'de kabul edilen 7596 sayılı Kanun çerçevesinde yürütüldüğünü belirten Şimşek, sürecin adil, şeffaf ve etkin şekilde sürdürüldüğünü söyledi. Fon pay sahiplerine yapılan ödemelerde fon mal varlığı, geri kazanım hesaplarındaki kaynaklar ve isteğe bağlı iade hesaplarındaki tutarların kullanıldığını belirten Şimşek, kamu bütçesinden kaynak kullanılmayacağını vurguladı. Şimşek, tasfiye kapsamında yapılan ödemelere ilişkin şu bilgileri verdi:

"Olağan tasfiye kapsamında 93 fonda 71 bin 899 hesaba 68 milyar lira ödenmiştir. Olağanüstü tasfiye kapsamında ise 4 Kasım 2026 tarihi itibariyle 15 fonda 542 bin 975 hesaba 62,2 milyar lira ara ödeme yapılmıştır. Böylece bugüne kadar 108 fonda 614 bin 874 hesaba 420 bin 31 tekil kişiye 130,2 milyar lira ödeme yapılmış ve 179 bin 449 kişi net yatırım tutarının tamamını almıştır.

Bu süreçte MASAK tarafından fonlardan haksız ve fahiş kazanç elde edenlerin bu kazançlarla ilgili mal varlıklarının tespiti ve yurt dışındaki mal varlıklarını ülkemize getirilmesi gibi girişimler de sürdürülmektedir. 4 Kasım itibarıyla 3,8 milyar lira tutarında 100 işlem ertelenmiş 32 farklı ülkedeki yurt dışı muadilleriyle iş birliği neticesinde 9 milyar lira mal varlığı tespit edilerek adli mercilerin bilgisine sunulmuştur. Önümüzdeki dönemde yatırımcı güveninin güçlendirilmesine ve sermaye piyasalarımızın sağlıklı işleyişinin sağlanmasına yönelik ilave adımlar atılacaktır. Bu kapsamda kurumlarımızın üzerinde çalıştığı düzenleme taslağında manipülasyonlara karşı yaptırımların artırılmasına ve kurumsal kapasitelerin güçlendirilmesine odaklanılmaktadır. Ayrıca fonların koordineli işlemlerine yönelik etkili ve caydırıcı yaptırımların uygulanması, açıklanan fiili dolaşım oranlarının bağımsız olarak doğrulanmasını sağlayacak standartların oluşturulması ve piyasa gözetim mekanizmaları etkinliğinin artırılması hedeflenmektedir."

"2026 YILI BÜTÇE AÇIĞI BEKLENTİSİ YÜZDE 3,1"

Bütçe performansına ilişkin konuşan Şimşek, güçlenen harcama disiplini ve etkin gelir tahsilatı sayesinde 2023 yılından itibaren hedeflerden daha iyi bir bütçe performansı sergilendiğini ifade etti. 2026 yılında bütçe açığının milli gelire oranının başlangıç hedefinin altında gerçekleşmesini beklediklerini belirten Şimşek, şöyle konuştu:

"2026 yılında yüzde 3,5 seviyesinde öngördüğümüz bütçe açığının milli gelire oranının başlangıç hedefinin altında yüzde 3,1 olarak gerçekleşmesini bekliyoruz. Cari fiyatlarla 5,4 trilyon liraya ulaşan deprem harcamalarına rağmen 2025 yılından itibaren bütçemizde faiz dışı fazla veriyoruz. Bu sayede elde ettiğimiz mali alanı Eşel mobil için bu sene kullandık. 2027 yılı bütçesinde emeklilerimizin alım gücünü desteklemek amacıyla alan oluşturduk. Ayrıca faiz dışı harcamalarda stratejik alanları önceliklendiriyoruz.

Özellikle savunma, sosyal konut, gıda arz güvenliği, maden arama, sanayi altyapısı ve demir yolları için bütçe ödenekleri nominal milli gelir büyümesinin üzerinde artırılırken deprem harcamaları dışındaki tüm alanlarda disiplini sürdürüyoruz. Tasarruf genelgesi kapsamındaki harcamaların bütçe içindeki payı uzun dönem ortalaması olan yüzde 4,6'dan 2024 yılında yüzde 3,1'e, 2025 yılında ise yüzde 2,9'a geriledi. 2026 yılında bu oranın yüzde 3'ün altında gerçekleşeceğini öngörüyoruz."

"DOLAYLI VERGİLERİN PAYI YÜZDE 59,4'E GERİLEYECEK"

Vergi adaletini güçlendirerek vergilemede etkinliği artırmanın temel öncelikleri arasında bulunduğunu belirten Şimşek, program döneminde yüksek gelir grupları ve sermaye kesimine yönelik vergileri artıran düzenlemelerin hayata geçirildiğini söyledi. Dolaylı vergilerin toplam vergiler içerisindeki payının düşürüldüğünü kaydeden Şimşek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Vergide adaleti güçlendirmek için yaptığımız düzenlemeler ve kayıt dışılığa yönelik aldığımız tedbirlerle 25 yıllık ortalaması yüzde 65,8 olan dolaylı vergilerin toplam vergiler içerisindeki payını 2025 yılında yüzde 62,4'e indirdik. Dolaylı vergilerin payının 2026 yılında yüzde 59,4'e gerileyeceğini öngörüyoruz. Eşel mobil uygulaması olmasaydı bu oran yüzde 60,5 olacaktı.

2024-2026 OVP'sinde söz verdiğimiz gibi etkinliği azalan vergi harcamalarını azaltıyoruz. 2023 yılında yüzde 6,4 olan vergi harcamalarının gayri safi tüketime oranı 2025 yılında yüzde 5'e geriledi. 2026 yılında yüzde 4,5 olarak öngördüğümüz bu oranın 2027'de yüzde 4,4'e, orta vadeli program dönemi sonunda yüzde 3,9'a düşeceğini öngörüyoruz. Tekrar vurgulamak isterim ki vergi harcaması bir vergi affı veya borç silinmesi değildir. Vergi harcaması yüce meclisimizin yasal düzenlemelerle hayata geçirdiği vergi muafiyeti, istisna ve indirimlerden ibarettir. En büyük vergi harcaması tüm çalışanlarımızın yararlandığı asgari ücret istisnasıdır. Bu istisna kapsamında alınmayacak yaklaşık 1,5 trilyon lira 2027 yılı vergi harcamalarının yaklaşık üçte birini oluşturmaktadır."

"2026'DA 401 BİN MÜKELLEF İLK KEZ BEYANNAME VERDİ"

Kayıt dışılıkla mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğünü ve mükelleflerin haklarının korunduğunu vurgulayan Şimşek, vergi denetimlerinde amacın risk ve uyumsuzluklara yönelik mükellefleri bilgilendirmek ve gönüllü uyumu artırmak olduğunu söyledi.

Bu kapsamda beyanname gözetim ve yüksek gelir grupları gözetim programları gibi birçok uygulamanın devreye alındığını kaydeden Şimşek, incelenen her üç mükelleften birinin büyük ölçekli olmasının denetimlerde büyük ölçekli mükelleflere odaklanıldığını gösterdiğini ifade etti. Kayıt dışılıkla mücadele kapsamında beyanname sayılarında ve beyan edilen gelirlerde önemli artışlar sağlandığını belirten Şimşek, "2026 yılında 401 bin mükellef ilk kez beyanname verdi. 2022 yılında 2 milyon 250 bin olan gayrimenkul sermaye iradı mükellef sayısı 1 milyon 350 bin artarak 2026 yılı eylül ayında 3 milyon 600 bine ulaştı. Gelir vergisi beyanname sayısı 2023'e göre 1,1 milyon artarak 2025 yılında 5,5 milyona ulaştı. Hesaplanan vergi tutarı 3,5 katına çıkarak 702 milyar lira olarak gerçekleşti" şeklinde konuştu.

"FAİZ HARCAMALARININ MİLLİ GELİRE ORANI YÜZDE 3,6'YA ÇIKACAK"

Faiz yükündeki artışın bütçede faiz dışı fazla verilerek sınırlandırılmaya çalışıldığına dikkati çeken Mehmet Şimşek, son 25 yılda ortalama yüzde 5,2 olan faiz harcamalarının milli gelire oranının 2025 yılında yüzde 3,2 olarak gerçekleştiğini bildirdi. Deprem sonrasında ortaya çıkan ihtiyaçlar için yapılan yüksek tutarlı borçlanmalar ile küresel ve yurt içi gelişmelerin etkisiyle artan maliyetlerin faiz harcamalarını etkilediğini aktaran Şimşek, "Faiz harcamalarının milli gelire oranının bu yıl yüzde 3,3 olarak gerçekleşmesini bekliyoruz. Bu etkilerin 2027 yılında da devam etmesi sonucu faiz harcamalarının milli gelire oranının yüzde 3,6'ya çıkacağını tahmin ediyoruz. Diğer taraftan kamu kesimi borçlanma gereğindeki düşüşle bu oranın program dönemi sonunda yüzde 3,4'e gerileyeceğini tahmin ediyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

"2027 YILINDA ÇALIŞAN BAŞINA SAĞLANAN ASGARİ ÜCRET DESTEĞİ ARTIRILACAK"

İstihdama yönelik aktif iş gücü politikalarının yanı sıra 2027 yılında çalışan başına sağlanan asgari ücret desteğinin artırılacağını belirten Şimşek, tekstil, hazır giyim, deri ve mobilya başta olmak üzere bazı imalat sektörlerinde ve turizmde istihdamını koruyan işletmelere sağlanan prim desteğinin de artırılacağını söyledi. Şimşek, imalat sektöründeki işletmelere sunulan finansman imkanlarına ilişkin şu bilgileri verdi:

"Kredi finansmanı ve istihdamı koruma programıyla imalat sektöründeki işletmelere 6 ay geri ödemesiz, 36 aya kadar vadeli finansman imkanı sunuyoruz. Sabit faizli kredilerde yüzde 37, değişken faizli kredilerde TLREF + 1 oranıyla finansmana erişebilen işletmelerin istihdamlarını korumaları halinde finansman maliyetinin 12 puanını kamu olarak biz karşılıyoruz. Bu tür destekleri 2027 yılında artırarak devam ettireceğiz."

Şimşek ayrıca, KOBİ'lerin ve ihracatçıların Hazine destekli kefalet sisteminde önceliklendirildiğini kaydederek, destek paketlerinde 156,5 milyar liralık kredi imkanının kullanıma hazır olduğunu, ihtiyaç duyulması halinde reel sektöre yönelik bu imkanların artırılacağını ifade etti.

"ÇİFTÇİ VE ESNAFA 743 MİLYAR LİRALIK KREDİ"

Çiftçi ve esnafa sağlanan kredi desteklerine ilişkin de bilgi veren Şimşek, 2026 yılı eylül ayı itibarıyla 828 bin tarımsal üreticiye 599 milyar liralık Hazine faiz ve kar payı destekli kredi finansmanı kullandırıldığını bildirdi. Bu kredilerden doğan faiz ve kar payının ortalama yüzde 70'inin Hazine tarafından karşılandığını belirten Şimşek, aynı dönemde 165 bin esnaf ve sanatkara 144 milyar liralık Hazine faiz destekli kredi kullandırıldığını, bu kredilerin faizinin yaklaşık yüzde 50'sinin Hazine tarafından karşılandığını kaydetti.

"ENERJİ SÜBVANSİYONLARININ MALİYETİ YARIM TRİLYON LİRA"

Bakan Şimşek, vatandaşlara yönelik enerji sübvansiyonlarının sürdürüldüğünü aktararak, 2026 yılının ilk dokuz ayında meskenlerde elektrik ve doğal gaz tüketimine sağlanan destek oranlarını açıkladı. Şimşek, "2026 yılının ilk 9 ayında elektrikte mesken 1. kademe tüketici grubunu yüzde 48, doğal gazda mesken tüketicilerini yüzde 58 oranda sübvanse ettik. Bu dönemde enerji sübvansiyonlarının finansman dahil bütçeye toplam maliyeti yaklaşık yarım trilyon lira oldu" dedi.

"TÜRKİYE FATF'İN 40 TAVSİYESİNİN 38'İ İLE UYUMLU"

Mali suçlarla mücadeleye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, eylül ayında yayımlanan Mali Eylem Görev Gücü'nün beşinci tür karşılıklı değerlendirme raporuyla Türkiye'nin mali suçlarla mücadelede uluslararası standartlara uyumunun tescillendiğini belirtti. Şimşek, Türkiye'nin FATF'in 40 teknik tavsiyesinin 38'iyle uyumlu bulunduğunu ifade etti.

Gaziantep'te pos tefeciliği operasyonu: 21 gözaltı

Gaziantep'te pos tefeciliğine yönelik operasyonda 21 şüpheli şahıs gözaltına alındı, 16 iş yerine işlem yapıldı

05.11.2026 12:47:00
İHA
 
Gaziantep'te pos tefeciliği operasyonu: 21 gözaltı
Gaziantep'te pos tefeciliği operasyonu: 21 gözaltı
Gaziantep'te Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesiyle İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince pos tefeciliğine yönelik operasyon yapıldı.

Operasyon çerçevesinde belirlenen çok sayıda adrese eş zamanlı baskın yapıldı. Adreslerde yapılan aramalarda 44 adet kredi kartı, 12 adet cep telefonu, 9 adet POS cihazı, 3 adet laptop, 1 milyon 82 bin 715 TL ve 660 Euro ele geçirildi, 21 şüpheli gözaltına alındı.

Yakalanan 21 şahıs hakkında yasal işlem başlatılırken iş yeri açma ve çalıştırma ruhsatı ile vergi levhası bulunmayan 16 iş yerine de işlem yapıldı.

Büyükçekmece'de servis minibüsü şoförü bıçaklandı

Büyükçekmece'de bir servis minibüsü şoförü, evinin sokağında tartıştığı motosiklet sürücüsü tarafından 3 yerinden bıçaklandı. Olay sonrası motosikletli kaçtı

05.11.2026 11:42:00 / Güncelleme: 05.11.2026 11:45:35
İHA
 
Büyükçekmece'de servis minibüsü şoförü bıçaklandı
Büyükçekmece'de servis minibüsü şoförü bıçaklandı
Olay geçtiğimiz salı günü Büyükçekmece ilçesi Muratçeşme Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre Ömür Küçük isimli servis minibüsü şoförü, yol verme meselesi yüzünden sokağında bir motosiklet sürücüsü ile tartıştı.

Çıkan tartışma sonucu küfürler ettiği iddia edilen motosiklet sürücüsü Ömür Küçük'ü bıçakladı. Saldırgan olay yerinden kaçarken, polis ekipleri motoru yedi emin otoparkına çekti. Polis ekipleri şahsı arama çalışması başlattı.



Olay anını anlatan sürücü Küçük, "Evimi geldiğim sırada sokak kapalıydı. Sonra yolu kapatan aracın evime misafir olarak geldiğini düşünüp eşimi aradım. Misafir yolu açmak için aşağıya geldi. O sırada aracıma birisi yumrukla vurarak. 'Baba yolu aç geri al' dedi. Kardeşim görmüyor musun yol kapalı dedim. O da bana 'yağmur yağıyor görmüyor musun ıslanıyorum' dedi. Daha sonra bana ' gevşek gevşek konuşma kendini bana vurdurma' dedi. Burası dağ başımı dedim ben o ise bana küfürler etti. Araçtan indirmek istedi baskı kurdu. Kapıya kadar geldi elinde bıçak olduğunu görmedim. Çok yaklaştı bana. Benden uzaklaş dedim ittim ittirdiğim sırada bıçak olduğunu fark etmedim. Geri çekildiğim sırada sol bacağımdan 2 bıçak darbesi aldım. Yan koltuğa attım ondan uzaklaşmak için. Plakası kimliği belli dün karakola gittim hala firar olarak gözüküyor. Dün karakola gittim sokağa bilmediğim araçlar geliyor dedim geldiğinde arayın dediler" diye konuştu.

Yüzünden vurulan 12 yaşındaki Melek, hayatını kaybetti

Adana'nın Ceyhan ilçesinde evde yere düşen tabancanın ateş alması sonucu yüzünden vurulan 12 yaşındaki Melek Göçer, hayatını kaybetti

05.11.2026 11:36:00
İHA
 
Yüzünden vurulan 12 yaşındaki Melek, hayatını kaybetti
Yüzünden vurulan 12 yaşındaki Melek, hayatını kaybetti
Olay, geçtiğimiz gün akşam saatlerinde Ceyhan ilçesi Fatih Sultan Mahallesi'ndeki bir müstakil evde meydana geldi. İddiaya göre, dolaptan indirilen bavulun içindeki tabanca, yere düşerek ateş aldı. Tabancadan çıkan kurşun, 12 yaşındaki Melek Göçer'in yüzüne isabet etti.

Yakınları tarafından özel araçla Ceyhan Devlet Hastanesi'ne kaldırılan küçük kız, buradaki müdahalesinin ardından Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildi.

Hayatını kaybetti

Hastanede yapılan müdahalelere rağmen Melek Göçer, sabaha karşı hayatını kaybetti. Küçük kızın cansız bedeni otopsi için Adana Adli Tıp Kurumu Morgu'na kaldırıldı.

Ruhsatsız olduğu belirlenen tabancaya el koyan polis, olay anında evde bulunan 2 kişiyi de gözaltına aldı. Polisin olayla ilgili soruşturması devam ediyor.

Ankara’dan AB'nin raporuna sert tepki

Avrupa Komisyonu’nun yayımladığı 2026 Türkiye Raporu, ekonomik iş birliği, Gümrük Birliği ve savunma sanayiindeki ortak çıkarları överken; siyasi kriterler, Kıbrıs ve Doğu Akdeniz başlıklarında ön yargılı yaklaşımını sürdürdü. Dışişleri Bakanlığı, rapora "mesnetsiz ve çifte standartlı" diyerek sert tepki gösterdi

04.11.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
Ankara’dan AB'nin raporuna sert tepki
Ankara’dan AB'nin raporuna sert tepki
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, genişleme stratejisi kapsamında merakla beklenen yıllık 2026 Türkiye Raporu'nu yayımladı. İkili ilişkilerin mevcut durumunu röntgenleyen rapor, ekonomi ve güvenlik alanlarında Türkiye'nin kritik rolünü teslim ederken, siyasi ve bölgesel konularda Ankara ile Brüksel arasındaki geleneksel görüş ayrılıklarını bir kez daha derinleştirdi.

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, raporun açıklanmasının hemen ardından yayımladığı bildiride siyasi ithamları ve Kıbrıs konusundaki iddiaları tamamen reddettiğini duyurdu.

Ticaret hacmi 218 milyar avroya ulaştı

Raporda, Türkiye ekonomisinin son dönemde attığı kararlı adımlar ön plana çıkarıldı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) para politikasında güvenilirliği yeniden tesis etme hamleleri, enflasyonla mücadeledeki kararlılık ve cari açığın dengelenmesi AB tarafından olumlu not edildi.

Türkiye'nin AB içindeki rekabet baskısıyla baş edebilecek güçlü bir imalat, tarım ve hizmet sektörüne sahip olduğu vurgulanan raporda, taraflar arasındaki ticaret hacminin 218 milyar avroya ulaştığı bilgisine yer verildi. Gümrük Birliği'nin küresel çalkantıların yaşandığı bu dönemde AB tedarik zincirlerinin dayanıklılığına ve arz güvenliğine devasa bir katkı sağladığı açıkça itiraf edildi.

Türk savunma sanayii AB radarında

2026 raporunun en dikkat çekici bölümlerinden birini ise Türk savunma sanayiinin yükselişi oluşturdu. Raporda, Türk savunma şirketlerinin küresel pazardaki gücünü artırdığı, teknoloji ve bilgi transferi sağlamak amacıyla giderek daha fazla AB pazarına yöneldiği ve kıta genelinde ortak üretim tesisleri kurduğu kaydedildi.

Karadeniz'de "gölge filo" ve hibrit tehditler uyarısı

Güvenlik ve bölgesel riskler başlığında, Türkiye'nin siber saldırılar, yapay zeka destekli dezenformasyon kampanyaları ve göç akımlarının manipülasyonu gibi hibrit tehditlerle en yoğun karşılaşan ülkelerin başında geldiği aktarıldı.

Rusya'nın Karadeniz'deki askeri varlığı, "gölge filosu" ve insansız deniz araçlarının (İDA) deniz güvenliği açısından yarattığı risklere dikkat çekilirken, Türkiye'nin Ukrayna Savaşı'ndaki kolaylaştırıcı ve arabulucu rolü ile Ukrayna'nın yeniden inşasına verdiği stratejik destek takdir edildi. Ancak raporda, Türkiye'nin Rusya ile olan yakın ekonomik bağlarını koruyor olması da not edildi.

Ankara'dan brüksel'e muhtıra niteliğinde yanıt

Dışişleri Bakanlığı, rapordaki siyasi değerlendirmeler ve bölgesel iddialara karşı çok sert bir açıklama yayımlayarak raporun bu kısımlarını "mesnetsiz" bulduğunu ve tamamen reddettiğini ilan etti. Ankara'nın Brüksel'e yönelik tepkisinde şu üç başlık öne çıktı:

• Yargı ve Temel Haklar: AB'nin Türkiye'deki iç hukuka ve yargı bağımsızlığına yönelik eleştirileri "çifte standartlı, hukuki temelden uzak ve ön yargılı bir zihniyetin yansıması" olarak nitelendirildi.

• Kıbrıs ve Doğu Akdeniz: Raporda Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) tek taraflı tezlerine koşulsuz destek verilmesi Ankara'nın en büyük tepki gösterdiği alan oldu. Bakanlık, AB'nin bu taraflı tutumunu sürdürdüğü müddetçe Kıbrıs meselesinde bir çözüm ortağı veya tarafsız bir aktör olamayacağını net bir dille hatırlattı.

• Libya Mutabakatı: Raporda Türkiye ile Libya arasında imzalanan deniz yetki alanları mutabakatına yönelik olumsuz ifadelere değinen Ankara, bu iddiaların Türkiye açısından "yok hükmünde" olduğunu ve Doğu Akdeniz'deki meşru çıkarlarından taviz verilmeyeceğini vurguladı.

Ortaklık şart, yaklaşım sorunlu

2026 Türkiye Raporu, AB'nin Türkiye'yi ekonomik gücü, askeri sanayisi ve lojistik/tedarik zincirindeki yeri bakımından "vazgeçilmez bir ortak" olarak gördüğünü; ancak iş siyasi kriterlere ve Doğu Akdeniz'deki egemenlik haklarına geldiğinde üye ülkelerin (Yunanistan ve GKRY) baskısıyla taraflı duruşundan sıyrılamadığını bir kez daha gözler önüne serdi.

İki metrobüsün çarpıştığı kazada 6 kişi yaralandı

Esenyurt'ta Haramidere-Sanayi Durağı'nda yolcu alan metrobüse arkadan gelen metrobüs çarptı. Kazada 6 yolcu yaralandı

04.11.2026 16:43:00
Haber Merkezi
 
İki metrobüsün çarpıştığı kazada 6 kişi yaralandı
İki metrobüsün çarpıştığı kazada 6 kişi yaralandı
Esenyurt'ta iki metrobüsün çarpışması sonucu 6 kişi yaralandı.

Namık Kemal Mahallesi'ndeki Haramidere Sanayi Metrobüs Durağı'nda yolcu alan metrobüse, durağa yaklaşan başka bir metrobüs arkadan çarptı.

Kazada, 6 kişi yaralandı.

İhbar üzerine bölgeye sağlık ekipleri sevk edildi.

Yaralıların 2'sine olay yerinde müdahale edilirken, 4'ü ambulanslarla hastaneye kaldırıldı.

Kaza nedeniyle seferlerde aksama yaşanırken, bölgede uzun metrobüs kuyrukları oluştu.

Kazaya karışan metrobüslerin çekici yardımıyla kaldırılmasının ardından karşılıklı ve dönüşümlü olarak sürdürülen seferler normale döndü.

2026 KPSS branş sıralamaları açıklandı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 2026 Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) Lisans için branş bazında sıralamaların açıklandığını bildirdi

04.11.2026 12:20:00
İhlas Haber Ajansı
 
2026 KPSS branş sıralamaları açıklandı
2026 KPSS branş sıralamaları açıklandı
ÖSYM'den yapılan açıklamada, "2026 Kamu Personel Seçme Sınavı'na (2026-KPSS Lisans) katılan adayların sınav sonuçlarına göre branş bazında sıralamaları ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi'ne yansıtılmıştır. Adaylar, ÖSYM'nin 'https://ais.osym.gov.tr' adresinden T.C. kimlik numarası ve aday şifresiyle branş bazında sıralamalarını öğrenebilecektir.

Branş bazında sıralama hizmeti, adayların ilgili ekranda seçmiş oldukları puan türü ve eğitim alanlarında sınava giren diğer adaylar arasında başarı durumlarını değerlendirmelerine imkân veren, yerleştirme işlemlerine etkisi olmayan, adayları bilgilendirme amacıyla oluşturulmuş bir hizmettir. Görüntülenen sayfa, belge niteliği taşımaz. Her türlü değerlendirmede ÖSYM sisteminde kayıtlı bilgiler esas alınır" denildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.