logo
18 ŞUBAT 2026


Hatır-ı İlahi

11.06.2004 00:00:00
İnsanın dünya üzerindeki iki hali birbirinin aynısı ve düşünmeye değerdir. Bunlardan birincisi doğumu, diğeri de ölümüdür. Her şeyden mahrum, çıplak ve aciz olarak dünyaya gelen insan, aynı şekilde her şeyini terk etmiş, bez bir kefen içinde sonsuz aleme göç eder.

Zaman içinde bir nokta mesafesinde olan insan ömrü, "Hiçlik" üzerine bina edildiğinde ve yapılan her iş, alınan her nefes sadece "Rıza kazanma" duygusuyla geri iade edildiğinde hayatın anlamı olabilir. Dünyanın süfli arzuları, gönül dünyamızı sarıp, sadece makam, şöhret, maddi kazanımlar ve bilinme arzusu hayatımızın nirengi noktası haline gelirse, hiçbir işin karşılığı olmaz. Ve çarpanımız sıfır olur.

Hepimizce malumdur ki dünya hayatı çok kısadır. Nasıl geçtiğini anlamak dahi zordur. Bu anlamda, sonucunda boş bir ameliye olarak kaydedilecek tavırların ve duruşların sahibi olmak, mü'min için zillettir. İyi düşünmeyi, fikretmeyi, hayır gayretlerin sancısını çekmeyi, ötesinde tebessüm edip hal hatır sormayı dahi terketmeyle yüzyüze kalmış insanların hayatı sıkıntı ve ızdırap doludur. Huzur, gönül genişliği ve tevazu onların semtinin yolunu bilmez.

Başlarken atıfta bulunduğumuz iki gerçek, hayatın iki tutamağıdır. Nasıl geldiysek öyle gideceğiz. Ve nerede, nasıl biteceğini bilmeden. O halde;

*Hiç kimsenin hayatına yük olmadan;

*Her şeyi Kadri Yüce Mevla'dan bekleyerek,

*Tevazuyu arkadaş. sıdkı yaren, hicabı yoldaş edinerek ayaklarımızın üstünde sebat ile yürüyelim.

*Gün gelip tahta ata binip huzuruna çıkacağımız zatın önünde haya ile durduğumuzda; "Rabbim!" senin için, sırf senin için hayırlı işler yapmaya gayret ettim. Dedikodudan, gıybetten, ayıplamadan, fitneden, riyadan ve razı olmadığın her şeyden uzak durmaya çalıştım. Sadece seni görmeyi düşleyerek şimdi huzurundayım. Niyetimi kabul et ve beni bağışla" diyebilelim.

Yüce Yaradan'ın adına kasem ederim ki, dünya ve içindekiler boştur. Onları anlamlı hale getiren, oyun ve oyuncak olmaktan çıkaran, niyeti "Rıza-i Bari" olan, gayretkeş müminlerdir. Onlara selam olsun.

Her kim sadece işlerini ukba hayatında "istenen kul" sıfatıyla hitap görmek, ağırlanmak niyetiyle hatır-ı İlahi'ye endeksleyerek yapar, taş taş üstüne koyarsa, Yüce Allah onun elini hiç bırakmasın, dostu, yareni ve sırdaşı O olsun.

Vesselam...
 
Ahmet Emin Bektaş / diğer yazıları
- Sancaktar / 11.05.2020
- Ve yemneunel maun... / 15.07.2013
- Gerçek hayat başlar / 12.07.2013
- İçini söyle! / 11.07.2013
- Yaz'da Ramazan / 09.07.2013
- Sabah ezanları / 04.07.2013
- Kimin adamısın? / 03.07.2013
- Akiller / 01.07.2013
- Kapanmayan yara / 28.06.2013
- Zor olan... / 27.06.2013

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.