HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 11 AĞUSTOS 2022, PERŞEMBE

Her şeye çare vardır bahaneye yoktur

21.12.2015 00:00:00
 

Derler ya "minareyi çalan kılıfını uydurur" diye? Ülke olarak adeta bölünmenin, parçalanmanın eşiğine maalesef gelmiş durumdayız. Ancak ortada sanki suçlu yok gibi. Anlaşılır gibi değil. Biraz geriye giderek olayları incelersek aslında suçun, suçlunun hangi anlayış olduğu gün gibi ortaya çıkacaktır. Bugün eğer güneydoğu artık yaşanamaz hale geldiyse bu, yanlış siyasetin suçu değil midir? 
Uğruna binlerce insanımızın hayatını kaybettiği, dış destekli, ülkemizi bölme amaçlı bir terör hareketinin akil adam denilen birkaç şövenistle halledileceğine inandırıldı, Türk Milleti. Peki, sonuç ne? Hüsran.
İkinci olarak, eli kanlı bebek katilleri ile görüşme, onları muhatap alma rezaleti sergilendi. İşin asıl vahimi, ülkemizi idare eden anlayışın başındaki siyasetçilerin başta inkar ettikleri sonra bahaneyle görüştüklerini itiraf ettikleri teröristlerle, Türk Milleti adına masaya oturulmuştur. Sonuç ne yine hüsran. Hem de görüşme söylentileri başladığında inkar eden ve ispat edilirse en ağır ifadeleri kullanarak şeref ve haysiyeti ortaya koyarak hodri meydan diyenlerin yüzleri kızarırcasına yapılan görüşmeler.
Peki netice nedir?
Netice şu an yaşadığımız iç çatışma. Amaçları ülkemizi bölme olan ve BOP'un Türkiye ayağını oluşturmak olduğu ayan olan PKK terör örgütü muhatap alınmıştır maalesef. Bu, iktidar partisinin başarısızlığını gösterir. Ancak suçu kabul eden yok. Ortada her şeye bahane bulan bir anlayış var. Kandırıldık mazeretinin arkasına sığınarak aslında halkı kandırmaktadırlar. Bu yalanlara kanan Türk Milleti aslında kandırılmayı da hak etmektedir maalesef.
Düşünün, ülkeyi idareye talip olan ve defaatle seçilen idareciler sürekli yaptıkları yanlışların arkasına sığındıkları bir tek mazeretleri vardır, o da kandırıldık ifadeleridir. 
Ülkemiz ateş çemberi altındayken milletimiz ne yapmaktadır? Hiçbir çözüm ve tezleri olmayan, aslında birbirinin aynı olan partileri meclise taşımıştır maalesef.
Ülkeyi topyekûn kurtaracak proje sahibi Prof. Dr. Haydar Baş Bey'i ve kadrosunu görmek istemeyen Türk Milleti kendini kurtaracak sihirli bir el mi beklemektedir? En hafif ifade ile, vatandaşlık maaşı ile bitebilecek terör, halkın yanlış tercihleri sebebi ile ülkemizi bölünme noktasına getirmiştir. Burada suçlu sadece her yanlış icraatın arkasına bahane üreterek sığınan iktidar değil, çözümsüzleri göreve getiren millettir. Acı da olsa durum budur maalesef. İnşaallah henüz iş işten geçmeden milletçe ayıkırız.
 
H. İbrahim TALAY / diğer yazıları
- Kısır politika ve milli siyaset / 31.05.2020
- Asıl zavallı kim? / 22.05.2020
- İstikamet / 08.05.2020
- Sahte kahramanlar / 28.04.2020
- Şehr-i emin ve liyakat / 04.02.2019
- Suç, ceza ve adalet / 20.01.2019
- Çözümün adresi belli / 08.05.2018
- Tren gecikmez raydan çıkar / 05.05.2018
- Kul hakkı ve Milli Ekonomi Modeli / 28.04.2018
- Yağmur duası ve Milli Ekonomi Modeli / 27.02.2018
- İncirlik, Kürecik ve Afrin operasyonu / 13.02.2018
- Peygamberler ve veliler / 03.01.2018
- Çözümsüzlük hastalığı ve gaflet / 06.12.2017
- Siyaset, son nefes ve sonrası / 29.09.2017
- BOP adımı atılırken aktörler ve kuklalar / 24.09.2017
- Hiçbir kınamacının kınamasından korkmamak / 14.09.2017
- İnisiyatif AB'ye mi bırakılmalı! / 13.09.2017
- Kardeşim Mustafa Kemal / 29.08.2017
- Vatandaşın halet-i ruhiyesi / 12.12.2016
- İstikamet üzere olmak / 13.11.2016
- Buhrandan kurtulmak / 31.10.2016
- Çıkmaz sokak başında kuyruk beklemek / 03.09.2016
- Aklın yolu birdir / 11.08.2016
- Vatan sevgisinde samimiyet testi / 06.08.2016
- Fasıl fiyaskosu / 25.03.2016
- İstikrar, ülkedeki bomba sesleri mi? / 15.03.2016
- Akıl ve iman denklemi / 08.03.2016
- Dini yaşayanlar dini kullananlar / 03.03.2016
- Çürük gemiyle yolculuk yapmak / 23.02.2016
- Zulme rıza göstermek ve ahir zaman / 11.02.2016
- Başkanlık sistemi çok mu elzem? / 02.02.2016
- Yalanlar ve gerçekler / 26.01.2016
- Karanlık gidişat / 19.01.2016
- Dost-düşman kavramı / 07.01.2016
- Bu gidişat hayra alamet değildir / 31.12.2015
- Stratejik çöküş / 25.12.2015
- Her şeye çare vardır bahaneye yoktur / 21.12.2015
- Tehlikeli mecralarda macera aramak / 05.12.2015
- Kararmış kalp ve salih amel / 02.12.2015
- Çelişkiler yumağı / 29.11.2015
- Huzursuz topraklar / 18.11.2015
- Milleti bekleyen büyük tehlike / 14.11.2015
- Kendi düşen ağlamaz / 08.11.2015
- NATO mermer NATO kafa / 07.11.2015
- Ağlanacak hale sevinilir mi? / 06.11.2015
- Bu oyunu bozmak senin elinde / 29.10.2015
- Madenlerimizi görmeyenleri görmemek / 28.10.2015
- Asrın cahilleri / 24.10.2015
- Kimin peşinde nereye gidiyorsun? / 20.10.2015
- Denenmişi denemek başlangıca dönmektir / 19.10.2015
- Toplumun geldiği ibretlik nokta / 16.10.2015
- Geleceği gören lider / 13.10.2015
- Gaza getirenler, gazı kesenler / 12.10.2015
- Ortadoğu'da değişen dengeler ve gerçekler / 09.10.2015
- Yurtta sulh isteyen cihanda savaş istemez / 29.09.2015
- Hangisi doğru hangisi yanlış / 25.09.2015
- Etme bulma dünyası / 18.09.2015
- Acziyet kader değildir / 15.09.2015
- Suçlu kim? / 11.09.2015
- Batılda birleşenlerin akıbeti hayrolmaz / 09.09.2015
- Umman varken boş kuyuya kova salmak / 07.09.2015
- Ateş çemberine doğru / 01.09.2015
- Türkiye nereye gidiyor? / 28.08.2015
- Hakikati algılayamayanlar / 15.08.2015
- ABD'nin terör samimiyeti / 10.08.2015
- Çözüm varken çözülmeye evet diyenler / 07.08.2015
- Büyük Ortadoğu Projesi ve piyonları / 04.08.2015
- Hakiki iman ve alametleri / 02.08.2015
- İnsanın fikir ve zikir denklemi / 31.07.2015
- Uyurgezer toplum / 28.07.2015
- Özü sözü bir olmak / 22.07.2015
- Hükümetsiz devletin sorumlusu kim / 21.07.2015
- Ramazanda vicdan muhasebesi / 12.07.2015
- Batıla dalanlarla birlikte olmamak / 11.07.2015
- Ramazan-ı Şerif ve ölüm gerçeği / 05.07.2015
- Milli mücadelenin tekerrürü / 04.07.2015
- Enkazdan kaçanlar / 29.06.2015
- Kişi sevdiğiyle beraberdir / 27.06.2015
- Gönül penceresi / 17.06.2015
- İnsanın mukayese hakkı / 15.06.2015
- Kazananlar ve kaybedenler / 11.06.2015
- Örnek Müslüman modeli / 07.06.2015
- Çaresizlerin çaresi / 30.05.2015
- Sebep siz olun / 27.05.2015
- Bilinçli siyaset / 26.05.2015
- Türk milletinin görevi / 23.05.2015
- Tezleri yıldız gibi parlıyor / 20.05.2015
- Şaşırırlar oyunları bozulunca / 18.05.2015
- Yapmayın dedik, yaptılar / 17.05.2015
- Halkı aldatanlar, hakkı anlatanlar / 13.05.2015
- Nuhun gemisi asla batmaz / 11.05.2015
- Artık gerçekleri görme zamanı / 09.05.2015
- Parti tutan cumhurbaşkanı olur mu? / 07.05.2015
- Komplekssiz bir gözle bakmak / 06.05.2015
- Hazine üstünde oturan dilenci olmak / 05.05.2015
- Temiz siyaset bilinçli seçmenle olur / 02.05.2015
- Veren el, alan el, satan el, çalan el / 01.05.2015
- Neden olmasın? / 25.04.2015
- Uyanmak zamanı / 11.04.2015
- Mağduru oynamak / 05.04.2015

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

21.12.2014, 21.12.2013, 21.12.2012, 21.12.2011, 21.12.2010, 21.12.2009, 21.12.2008, 21.12.2007, 21.12.2006, 21.12.2005, 21.12.2004, 21.12.2003, 21.12.2002, 21.12.2001, 21.12.2000, 21.12.1999, 21.12.1998, 21.12.1997, 21.12.1996


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.