logo
23 HAZİRAN 2026

Herkesin bildiği sırlar!

22.03.2018 00:00:00
Hem sır hem de herkes biliyor.
Hem sır hem de fazla değil ikili sohbetlerin ana konularından.
Hem sır hem de bilmeyen görmeyen yok gibi.
Herkesin, hepimizin her gün yaşadığımız ve şahit olduğumuz gerçeklerden söz ediyoruz.
Mesela, yolun tam ortasında kocaman bir çukur, sürücüler şikayetçi, yayalar huzursuz ve çevre sakinleri hem çukura düşen arabaların arşa çıkan gürültüsünden rahatsız hem de çukura düşmemek için sıkılan fren seslerinden.
Bütün ilgili birimlerin aranmasına rağmen o çukurun kapatılması bazen günler bezen de haftalar sürer ama bu işkencenin yaşatılmasının gerekçelerini üreten ve o çevrede pazarlayan elemanlar derhal devre yaparlar.
Mesela, ülkede her alanda üretimin bitirildiğini, tarımın ve hayvancılığın adım adım yok edildiğini, marketlerin ithal hububat ürünleri ile dolduğunu herkes bilir, herkes görür ama bu gerçekler sır gibi saklanır, konuşulmaz, konuşulduğunda da bu durumun "köylünün tembelliğinden kaynaklandığını" savunan, sudan bahaneler uyduran elemanlar derhal savunmaya geçerler.
Mesela, ülkede adam kayırmanın ayyuka çıktığını, torpilsiz bir tarafa adım atılmadığını, ehliyet ve liyakat kavramlarının nerdeyse lügatlerden silindiğini herkes bilir, herkes bizzat yaşar ama en fazla ikili sohbetlerde dedikodusu yapılır, ondan ötesi sırdır, dillendirilmez.
Mesela, şu meşhur özelleştirme furyasında herkes kendi bölgesinde, kendi yaşadığı şehirde hangi kurumun yok fiyatına, kime ya da kimlere peşkeş çekildiğini çok iyi bilir ama hiç kimse bilmiyormuş gibi "görmedim, duymadım, bilmiyorum" rolleri gayet ustalıkla oynanır gider.
Mesela, şu meşhur HES meselesinde, özellikle o bölge insanının ne azaplar çektiğini, akar suyunu koruyabilmek için ne çileler yaşadığını, kadın, çoluk-çocuk demeden karşı çıkanların karakollarda ve mahkemelerde nasıl süründürüldüğünü herkes bilir, bir kısmı zaten işin içindedir ama seksen milyona mal olmuş olan bu mesele sır gibi saklanır, konuşulmaz, konuşulursa da gerekçeler üretip savunanlar orada biterler hemen.
Mesela, uyuşturucu yaşının ilkokul seviyesine kadar düştüğünü, ahlaksızlığın ve fuhşun alabildiğine yaygınlaştığını, boşanmaların ülke tarihinde olmadığı kadar arttığını ve dolayısıyla aile kurumunun çatırdadığını herkes bilir, görür, çoğu yaşar ama güya bir sır saklar gibi susar geçer.
Herkesin bildiği sırlar!
Bu iletişim çağında sır mı kaldı, siz kime ne anlatıyorsunuz?
Her geçen gün yok edilen değerlerin, yok edilen kaynakların, satılan yüz yıllık kurumların ardına düşen, çatır çatır sorgulayan kitleler çığ gibi büyüyor.
Necip Fazıl'ın dediği gibi; "Ben kimim ve bu hal neyin nesi?" sorusu genç beyinlerde şimşek gibi çakıyor şimdilerde ve her yerde.
 
Aziz Karaca / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.