Hesap ve Mizan
Allah’a şirk koşanların dışında kalan herkes, her şeyden hesaba çekilecektir. İmam Ali yolu ile gelen bir rivayette, Resulullah Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurdu
Haber Merkezi





"Allah-u Teâlâ halkın tümünü hesaba çekecektir. Ancak Allah'a şirk koşanlar hariç. Bunların hesaba çekilmesi yoktur; cehenneme atılmaları için emir verilir."
Hesap gününde, günahlarımızı saklamamıza imkân yoktur: "Onlar, keremli kâtiplerdir, yaptıklarınızı bilirler."
"Ağzından bir söz çıkmaya görsün; mutlaka onun için yanında bir gözcü vardır."
Yani, bu keremli, her şeyi yazan meleklerde gaflet yoktur; yaptıklarında yanılmazlar. Kul ne yaptıysa onu yazarlar.
Böylece o kulun, işlerinden tut, alıp verdiği nefeslerine kadar hep saklarlar. Zamanı gelince hepsi de ortaya çıkar.

Günah işleyen kul düşünmelidir: Saklıyı, en gizliyi, hatta sinelerde saklı duranı bilen Zattan dahi gafil olmuştur."
Kıyamet günü, mümin kulunu Zatına yaklaştırır ve onunla hesaplaşır. Onu bir yanına alır; insanların görmemesi için saklar.
Abdullah b. Ömer'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurmuştur: "Mü'min kul, kıyamet günü getirilir. Yüce Hakk'a yaklaştırılır. Onu, insanlardan gizlemek için bir yanına alır, sonra şöyle buyurur:
"Kulum, şu günahını biliyor musun?" Bunu iki kere sorar. Kul da, böyle der: "Evet, ya Rabbi biliyorum."
Böylece, bütün günahlarını ona söyletir. Bu durumda, kul, kendisinin helake gittiğini anlar. İşte o zaman, Yüce Hak şöyle buyurur:
"Kulum, günahların bunlardır; ama ben onları dünyada iken gizledim. Bugün dahi, o günahlardan ötürü seni bağışlıyorum."
Burada hesaplaşmanın manası şudur: Allah-u Teâlâ'nın, kuluna iyi amelleri ve kötü amellerini okumak suretiyle, amellerine karşılık sevabını ve azabını anlatmasıdır. Keza, kulun iyiliğine ve kötülüğüne olan şeyleri dahi böylelikle bildirmesidir."
Terazi (mizan)

Allah-u Teâlâ'nın terazisi vardır; bununla kıyamet günü, iyilikleri ve kötülükleri tartacaktır. Bu terazinin iki gözü, bir de ölçüyü gösteren dili vardır.
Allah-u Teâlâ şöyle buyurdu: "Kıyamet günü için adalet terazileri kuracağız; hiç kimseye zulüm olunmayacak. Bir tohum ağırlığında olsa dahi onu getireceğiz... Hesapçılar namına biz yeteriz."
Bir başka ayet-i kerimede ise, Allah-u Teâlâ böyle buyurdu: "O gün kimin terazide iyilik tartısı ağır gelirse; hoşnut olacağı bir yaşantıya kavuşur. Her kimin de iyilikleri terazide hafif gelirse; onun anası Haviye cehennemidir. O Haviye'nin ne olduğunu sana ne anlatabilir ki. O zorlu harareti olan bir ateştir."
Terazi, şanı Yüce Rahman'ın elinde olacaktır. Zira bizzat kulların hesabını O görecektir.
Bu manada, Nevvas b. Sem'an Kilâbi'nin (r.a.) şöyle dediği anlatılmıştır: Resulullah (s.a.v.) Efendimizin şöyle buyurduğunu dinledim: "Terazi, Aziz Celil Rahman'ın elinde olacaktır. Kıyamet günü, bu terazi yolu ile birtakım kimseleri yükseltirken; birtakım kimseleri de düşürecektir."
Bir başka rivayete göre de, bu terazi, Cebrail aleyhisselâmın elinde olacaktır; bu rivayet, Huzeyfe'den (r.a.) gelmiştir. Demiştir ki: "Teraziye bakacak olan Cebrail'dir. Rabb'i ona şöyle buyuracaktır:
"Tart, ey Cebrail! Kullarım arasında amellerini tartıcı ol."
Ameller tartılmaya başlanır; bazısı bazısından daha ağır gelir.
Abdullah b. Ömer'den (r.a.) gelen bir rivayete göre; Resulullah (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurmuştur:
"Kıyamet günü terazi kurulur. Bir adam da getirilir terazinin bir gözüne, sayılı ameli dahi diğer gözüne konur. Ama amelleri onu çekemez. Allah-u Teâlâ, onu cehenneme doğru yollar.
Tam cehenneme yollanacağı sırada, Rahman tarafından şöyle bir ses gelir: "Acele etmeyiniz, acele etmeyiniz, onun kalan bir ameli vardır."
Bundan sonra, üzerinde, "Lâ ilâhe illallah (Allah'tan başka ilâh yoktur)" kelime-i tevhidi yazılan bir şey getirilir, teraziye konur. O getirilen şey, o iyilikleri bulunan göze konur ve terazi ağır gelir. Bunun üzerine, onun cennete götürülmesi için emir verilir."
Terazinin taşları, kıyamet günü, zerreyi, hardal tanesini tartacak durumdadır. İyilikler, bir iyilik suretinde terazinin bir gözüne konacak; kötülükler dahi, bir kötülük suretinde terazinin bir gözüne konacaktır.
Allah'ın rahmeti ile iyilik ağır gelecek; Allah'ın adaleti ile de kötülük hafif gelecektir.
Dünya terazilerinin aksine, ahiret terazilerinin ağır gelmesi, yükselmesi suretinde olacak; hafif gelmesi dahi, alçalması suretinde olacaktır.
Terazinin ağır gelmesinin sebebi; imandır, şehadet kelimesidir. Terazinin hafif gelmesinin sebebi ise; Allah'a şirktir. Yükseldiği zaman; sahibi cennete girecektir. Zira o terazinin gözü yükseklerden olmuştur. Terazinin gözü hafif geldiği zaman, onun yeri Haviye cehennemidir."
Araf suresinin 46. ayetinde ise arada kalmışlardan bahseder, Cenab-ı Hak: "Arafta bir takım kimseler vardır."
"İyilikleri kötülükleri birbirine ağır gelmeyen, ikisi aynı olanlar, Araf ehli diye bilinir. Sonra bunlar, Allah'ın rahmetine nail olurlar. Allah dilerse onları cennete koyar." (Abdülkadir Geylani Hazretlerinden)













































































