logo
18 NİSAN 2026

Hindistan'da 2 günde 4 camiyi yaktılar

10.03.2020 18:20:00
Hindistan'da 2 günde 4 camiyi yaktılar
Hindistan'da 2 günde 4 camiyi yaktılar

Hindistan'da 48 saat içerisinde düzenlenen saldırılarda 4 cami ateşe verildi. Hindistan'da Müslümanları kapsam dışı bırakan Yeni Vatandaşlık Yasasına karşı ülkedeki tansiyon yükselmeye devam ederken, 48 saat içerisinde ülkedeki, 4 farklı camiye saldırı düzenlendi.
Maulana Baksh, Jamia arabia Madinatul Uloom, Chand, Babri Masjid camilerine düzenlenen saldırılarda, ateşe verilen camilerde kalıcı hasarlar meydana geldi.
Bir grup eylemcinin Maulana Baksh camisinin minaresine çıkıp, bayrak salladığı görüntüler ise dikkat çekti. Saldırılar sonucunda camilerin yakınlarında bulunan birçok ev ve iş yeri de zarar gördü.

Öte yandan, 4 caminin yakılması olayının, Hindistan hükümetinin Müslümanları kapsam dışı bırakan Yeni Vatandaşlık Yasası ile ilgili olduğu düşünülüyor.
İHA

Sağlıklı kalp için çok mühim öneriler


 
Kalp vücudun en önemli parçası…Doğduğumuz andan itibaren bir saniye bile mola vermeyen bu muazzam motor, aslında sandığımızdan çok daha hassas. Genelde o 'tekleyene' kadar varlığını unutuyoruz ancak kalbimiz bize her gün, her öğünde ve attığımız her adımda bir şeyler anlatmaya çalışıyor.
 

18.04.2026 02:24:00
MURAT ÇORBACI
 Sağlıklı kalp için çok mühim öneriler
 Sağlıklı kalp için çok mühim öneriler

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Rifat Eralp Ulusoy, kalp sağlığına dikkat etmek için devamlılık gerektiğini vurguluyor. Son yıllarda yapılan araştırmalar, kalbimizi korumanın yolunun mutfağımızdan, ayakkabı dolabımızdan ve zihnimizdeki huzurdan geçtiğini gösteriyor. Kalp sağlığı sadece yaşlılıkta düşünülecek bir konu değil; bugün attığımız küçük bir adım, yarınki 'en büyük hayat sigortamız' haline geliyor. Hastalık kapıyı çalmadan önlem almak, işin en önemli sırrı.  "Benim kalbim sağlam" deyip geçmemek gerekiyor. Hayatınızda yapacağınız küçük değişikliklerle kalbinizi yormadan, daha enerjik bir ömür sürebilirsiniz.

Kalbin kuralları

Prof. Dr. Rifat Eralp Ulusoy'a göre 10 altın kurala dikkat etmek gerekiyor. İşte o kurallar...

1. Sofradan renk eksik olmasın: Paketli gıdalar yerine pazar tezgahından beslenin. Zeytinyağı baş tacınız olsun, yeşilliği sofranızdan eksik etmeyin.
2. Üşenmeyin, hareket edin: İlla spor salonuna gitmek şart değil. Her gün yarım saat tempolu bir yürüyüş yapmak, kalbin pasını siler.

3. Tuzluğu masadan kaldırın: Yemeğin tadına bakmadan tuz atmak en büyük düşmanımız. Tansiyonu zıplatmamak için tuzu hayatınızdan yavaş yavaş çıkarın.
4. Kilonuz yük olmasın: Fazla kilolar sadece dış görünüşü değil, en çok kalbinizi yorar. Kalbiniz o yükü taşırken çok zorlanıyor, ona acıyın.

5. Sigarayla vedalaşın: Kalbe en büyük ihanet sigaradır. Damarları tıkayıp kalbi nefessiz bırakır. Kendiniz ve sevdikleriniz için bu zehri bırakın.
6. Kafaya takmamaya çalışın: Biliyoruz hayat zor ama stres kalbi doğrudan vuruyor. "Can boğazdan gelir" derler ama "can huzurdan gider." Biraz sakin kalmak kalbe ilaç gibidir.

7. Uykunuzu alın: Vücudun dinlendiği tek yer uyku. Günde 7-8 saat uyumaya çalışın ki kalbiniz bir sonraki güne zinde başlasın.
8. Şekerden kaçın, tatlıyı meyveden alın: Şekerli içecekler ve ağır tatlılar damarların en büyük düşmanı. Canınız tatlı çektiğinde bir meyveyle geçiştirmeye alışın.

9. "Bir şeyim yok" demeyin: Doktora gitmek için illa ağrınızın olması gerekmez. Arada bir gidip kalbinizin sesini dinletin, 'makine' ne durumda bir bakın.
10. Rakamlarınızı bilin: Tansiyonunuz kaç, şekeriniz ne durumda? Kendi değerlerinizi bilirseniz, vücudunuzun verdiği sinyalleri daha iyi anlarsınız. RECEP BAHAR

Ayhan Bora Kaplan davasında 4 sanık tahliye oldu

Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne ilişkin istinafın bozma kararı sonrasında 76 sanığın yargılanmasına devam edildi. Mahkeme tutuklu sanıklar Adnan Kaplan, Muhammed Kaplan, Önder Polat ve Erhan Bakioğlu'nun tahliyesine karar verdi

18.04.2026 00:04:00
İhlas Haber Ajansı
Ayhan Bora Kaplan davasında 4 sanık tahliye oldu
Ayhan Bora Kaplan davasında 4 sanık tahliye oldu
Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne ilişkin istinafın bozma kararı sonrasında 76 sanığın yargılanmasına devam edildi. Mahkeme tutuklu sanıklar Adnan Kaplan, Muhammed Kaplan, Önder Polat ve Erhan Bakioğlu'nun tahliyesine karar verdi.

Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmada, Bora Kaplan ve Serdar Sertçelik'in de aralarında bulunduğu tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları yer aldı. Müşteki sanık Ufuk Gültekin ise duruşmaya, Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Mahkeme Başkanı yargılamanın bu celse sanık beyanlarıyla devam edeceğini bildirdi. Duruşma tutuklu sanık Muhammed Kaplan'ın savunmasıyla başladı.



Tutuklu sanık Fethi Koyuncu ise ifadelerde adının geçmediğini belirterek, "Ben işi gücü bırakmışım, milleti vurduruyormuşum. İfadelerin hiçbirinde yokum. Sadece gizli tanık beyanına dayanarak ceza aldım. Başkasının yaptığı suçun cezasını çekiyorum, 2 yıldır içerideyim. Erkan Doğan olayı 2016 yılında olmuş, ben 2018 yılında çalışmaya başlamışım. Hiçbir olayın içinde yokum. Altan Tozar ve Muhammet Kaplan'ı yaralama olayından beraatimi talep ediyorum" diye konuştu.

Sanık Furkan Anıl Bahar ise savunmasında, "Örgüt üyesi olacak kadar salak değilim. Yüksek lisansını yapmış birisiyim" dedi.

Tanık olarak dinlenen tutuklu sanık Serdar Sertçelik'in abisi tanık S.S., "Ben polislerin isimlerini duydum, Metehan ile bir kez konuşmuştum. Ben çoğu olayı medyadan duydum. Bilgim yoktur" dedi. S.S. buluntu telefondaki mesajların kendisine ait olmadığını söyledi.

Tutuklu sanık Sertçelik'in babası tanık E.S., "Serdar ile en son vurulduğu zaman eve gelmişti o zaman görüşmüştüm. Oğlum yurtdışındayken devamlı görüşmemiz olmadı. Karadağ'a gitmişti oğlum orada da tam hatırlamıyorum ama bir iki kez konuşmamız oldu. Murat Çelik, Metehan İlkyaz, Şevket Demircan, Ufuk Gültekin, Gökhan Karaca isimlerini basında haberleri gördüğüm için biliyorum ancak yolda görsem tanımam. Ayrıca hiç kimseden tehdit almadım, takside çalışıyorum, böyle bir durum olsa taksicilik yapmam" beyanlarında bulundu.
Sertçelik'ni annesi A.B., "Serdar'ın yurtdışına kaçmasıyla ilgili bir bilgim yok. Serdar beni sabah yanına çağırdı saat 11 gibiydi benden kıyafet istedi ve gideceğini söyledi. Bende 'nereye gideceksin oğlum' dedim. 'Ağrım çok fazla hastaneye gideceğim' dedi. Babasıyla birlikte çıktılar. Bizim kapımızda polisler duruyordu. 'Aşağı bakar mısın' dedi. Bende baktım ancak aşağıda kimse yoktu. Ondan sonra iletişimiz ne zaman oldu hatırlamıyorum, ancak telefonla beni sanal medya uygulaması üzerinden arıyordu" dedi.

"Görüşmeyi kayıt altına aldım"

Bomba İmha Şubesinde görevli polis memuru tanık M.S., "Murat Çelik müdürümün makamında çalışıyordum. Murat Müdürüm o gün geç saatlerde bir şahsın geleceğini önemli bilgi ve belgeler getirebileceği söyledi. Şahsı gidip kapıdan aldım, Murat Müdürün odasına getirdim. Odada Cengiz Haliç, Murat müdür, ben ve şahıs vardı. Bu şahıs bazı olaylar anlattı. Ahmet savcı hakkında birisinden bahsetti, Halil Falyalı konusundan bahsetti. Tam hatırladığım kadarıyla Ayhan Bora Kaplan soruşturması olmasından sonra bu görüşme oldu. Murat Çelik'i daha önceden tanıyorum, beraber çalışmıştık. Cengiz Haliç ismine yabancı değildik. Bu ismi sürekli duyuyorduk. Avukat olduğunu da biliyordum, bir takım bilgilere sahiptik. Daha sonrasında Cengiz Haliç'i hiç görmedim, firar etmiş galiba. Görüşmeyi kayıt altına aldım" dedi.

"Görüşmeyi ben savcılığa vermek istedim, Murat Çelik'te 'iyi olur' dedi"

Kayıt almasının nedeni olarak kendi garantisini sağlamak olduğunu söyleyen tanık M.S. "Yarın bir gün bu görüşmeyle ilgili bir sıkıntı olursa kendimi nasıl açıklarım diye düşününce kayıt altına almayı kendime uygun gördüm" diye konuştu.

Mahkeme Başkanı, söz konusu kaydın içeriğini okumaya başlayınca Bora Kaplan'ın avukatı, bu kaydın mutlak butlan olduğunu, ayrıca Cengiz Haliç'in suç duyurusunda bulunduğunu belirterek davayla ilgisi olamayan bu içeriklerin okunmamasını istedi. Buna karşın M.S., "Buna hakim karar versin. Ben üç kişiyi kayda aldım. Kaydı yaymadım, kimseye vermedim. Anonim hesap açıp yayınlayabilirdim, sadece savcıya verdim. Ne yapsaydım, görmezden mi gelseydim' Bir vatandaş olarak görevimi yaptım" cevabını verdi.

Duruşmaya 1 saat ara verildi.

Beyanların ardından ara kararını açıklayan mahkeme, tutuklu sanıklar Adnan Kaplan, Muhammed Kaplan, Önder Polat ve Erhan Bakioğlu'nun tahliyesine karar verdi. Adnan Kaplan ile Muhammed Kaplan'ın başka dosyadan tutuklu olmaları nedeniyle cezaevinden tahliye edilmeyecekleri ifade edildi. Mahkeme, sanıklar Ayhan Bora Kaplan ile Serdar Sertçelik'in ise tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Sonraki duruşma 1 Haziran'a ertelendi.

Gülistan Doku soruşturmasında dönemin başhekimi gözaltına alındı

Tunceli'de kayıp üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturması kapsamında dönemin Devlet Hastanesi'nin Başhekimi olan Kadın Doğum Uzmanı Doktor Çağdaş Özdemir Bursa'da gözaltına alındı. Özdemir Tunceli'de İl Sağlık Müdürlüğü görevinde de bulunmuştu

17.04.2026 23:12:00
İHA
Gülistan Doku soruşturmasında dönemin başhekimi gözaltına alındı
Gülistan Doku soruşturmasında dönemin başhekimi gözaltına alındı
Tunceli'de 5 Ocak 2020'den bu yana kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişim Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında cinayet şüphesiyle 7 ilde operasyonlar düzenlenmiş ve 13 şüpheli gözaltına alınmıştı. İl Jandarma Komutanlığı'nda ifade işlemleri tamamlanan şüphelilerden E.E., G.E., S.G., S.Ö. dün adliyeye sevk edilmiş, G.E. ile E.E. tutuklanırken S.G. ile S.Ö. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. İl Jandarma Komutanlığında işlemleri tamamlanan 9 şüpheliden 7'si bugün adliyeye sevk edildi.

Soruşturma kapsamında oğlu gözaltında bulunan dönemin Tunceli Valisi Mülkiye Başmüfettişi Tuncay Sonel hakkında, iddialarla ilgili olarak İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin talimatıyla soruşturma başlatılmış ardından açığa alınmıştı. Elazığ'da bulunan Tuncay Sonel, Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından gözaltına alındı.

Son olarak dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi kadın doğum uzmanı Doktor Çağdaş Özdemir savcılığın talimatıyla Bursa Emniyet Müdürlüğü Kom şube müdürlüğü ekiplerince gözaltına alındı. Özdemir'in Tunceli'ye gönderileceği öğrenildi.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olan Çağdaş Özdemir, 2018 ve 2021 yılları arasında Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi, 2022 yılına kadar ise Tunceli İl Sağlık Müdürü olarak görev yapmıştı.

Bakan Güler, Nijerya Savunma Bakanı Musa ile görüştü

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Nijerya Savunma Bakanı Christopher Gwabin Musa ile bir araya geldi

17.04.2026 15:26:00
İhlas Haber Ajansı
Bakan Güler, Nijerya Savunma Bakanı Musa ile görüştü
Bakan Güler, Nijerya Savunma Bakanı Musa ile görüştü
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Nijerya Savunma Bakanı Christopher Gwabin Musa ile bir araya geldi.
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Antalya Diplomasi Forumu için Türkiye'ye gelen Nijerya Savunma Bakanı Christopher Gwabin Musa ile Antalya'da görüşme gerçekleştirdi.İHA

Çin'in Ankara Büyükelçisi Jiang: "Orta Doğu'da çözüm siyasi yoldan geçiyor"

Çin'in Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, Orta Doğu'da barış ve istikrarın sağlanması için Çin Devlet Başkanı Xi Jinping tarafından ortaya konulan dört maddelik girişimin, bölgedeki krizlerin siyasi yollarla çözümü için güçlü bir çerçeve sunduğunu değerlendirdi

17.04.2026 15:26:00
İhlas Haber Ajansı
Çin'in Ankara Büyükelçisi Jiang: "Orta Doğu'da çözüm siyasi yoldan geçiyor"
Çin'in Ankara Büyükelçisi Jiang: "Orta Doğu'da çözüm siyasi yoldan geçiyor"
Çin'in Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, Orta Doğu'da barış ve istikrarın sağlanması için Çin Devlet Başkanı Xi Jinping tarafından ortaya konulan dört maddelik girişimin, bölgedeki krizlerin siyasi yollarla çözümü için güçlü bir çerçeve sunduğunu değerlendirdi.
Çin'in Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, yazılı değerlendirmesinde, Orta Doğu'nun çatışmadan barışa geçiş açısından kritik bir süreçten geçtiğini ve barış için bir fırsat penceresi oluştuğunu ifade etti. Çin'in bölgede her zaman objektif ve adil bir tutum benimsediğini vurgulayan Büyükelçi Jiang, tüm taraflara ateşkes çağrısında bulunduklarını kaydetti.
Jiang, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping tarafından ortaya konulan dört maddelik girişimin; barış içinde bir arada yaşama, ulusal egemenlik, uluslararası hukuka bağlılık ve kalkınma ile güvenlik arasında denge ilkelerine dayandığını belirtti.

Barış içinde bir arada yaşama vurgusu
Orta Doğu ve Körfez ülkelerinin birbirinden ayrılamayacak komşular olduğunu ifade eden Jiang, tarih boyunca yaşanan çatışmaların hiçbir ülkenin tek başına güvenli olamayacağını gösterdiğini aktardı.
Jiang, Çin'in bölge ülkeleri arasında uzlaşıyı desteklediğini ve iş birliğine dayalı, sürdürülebilir bir güvenlik mimarisinin kurulmasını teşvik ettiğini kaydetti.

"Egemenlik ihlal edilemez"
Ulusal egemenliğin tüm ülkeler için temel bir ilke olduğunu belirten Jiang, İran dahil bölgedeki tüm ülkelerin egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi gerektiğini vurguladı.
Jiang, hegemonya anlayışının terk edilmesi ve Birleşmiş Milletler ilkelerine dönülmesinin, bölgede kalıcı barışın önünü açacağını ifade etti.

Uluslararası hukuk ve BM vurgusu
Uluslararası hukukun seçici şekilde uygulanmasına karşı çıkan Jiang, büyük güçlerin askeri üstünlüklerine dayanarak keyfi müdahalelerde bulunmaması gerektiğini belirtti.
Çin'in, BM merkezli uluslararası sistemi ve hukuk temelli düzeni kararlılıkla savunduğunu dile getiren Jiang, küresel ilişkilerde normların korunmasının önemine işaret etti.

Kalkınma-güvenlik dengesi
Güvenliğin, kalkınmanın temeli olduğunu ifade eden Jiang, Orta Doğu'nun enerji kaynakları ve ticaret yolları açısından küresel öneme sahip olduğunu vurguladı.
Bölge ülkelerinin kalkınmasına katkı sağlanmasının barışın kalıcılığı açısından kritik olduğunu belirten Jiang, Çin'in bu süreçte iş birliğini sürdüreceğini kaydetti.

Diplomatik temaslar sürüyor
Çin'in diplomatik çabalarına da değinen Jiang, Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi'nin Türkiye dahil birçok ülkenin dışişleri bakanlarıyla yoğun temas yürüttüğünü bildirdi. Çin'in Birleşmiş Milletler ve Şanghay İşbirliği Örgütü gibi platformlarda ateşkes, diyalog ve müzakere süreçlerini desteklediğini aktaran Jiang, bu çabaların uluslararası toplum tarafından takdir edildiğini ifade etti.

Türkiye ile ortak yaklaşım
Jiang, Türkiye ile Çin'in Orta Doğu'daki gelişmelere ilişkin tutumlarının büyük ölçüde örtüştüğünü belirterek, iki ülkenin de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi onayı olmaksızın yapılan askeri müdahalelere karşı çıktığını kaydetti. Çin'in, Türkiye'nin ateşkes ve siyasi çözüm yönündeki çabalarını takdir ettiğini ifade eden Jiang, iki ülkenin Küresel Güvenlik Girişimi çerçevesinde iş birliğini güçlendirmeye hazır olduğunu belirtti.İHA

Samsun merkezli mafya operasyonu: 25 gözaltı

Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışma kapsamında silahlı organize suç örgütüne yönelik Samsun merkezli İstanbul ve Bursa'da geniş çaplı operasyon düzenlendi

17.04.2026 11:04:00
İhlas Haber Ajansı
Samsun merkezli mafya operasyonu: 25 gözaltı
Samsun merkezli mafya operasyonu: 25 gözaltı
Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışma kapsamında silahlı organize suç örgütüne yönelik Samsun merkezli İstanbul ve Bursa'da geniş çaplı operasyon düzenlendi. 25 şüpheli gözaltına alındı. Operasyon kapsamında 16 kişinin de cezaevinde bulunduğu öğrenildi.



Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmalar sonucu; suç örgütü kurmak ve yönetmek, örgüte üye olmak, silahla yaralama, yağma, eziyet, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, alacak tahsili, kasten yaralama, tehdit ve kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesi gibi çok sayıda suça karıştıkları tespit edilen silahlı organize suç örgütüne yönelik salı sabahı eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi.



14 Nisan tarihinde Samsun'un Atakum, İlkadım, Canik, 19 Mayıs ve Alaçam ilçeleri ile İstanbul ve Bursa'da toplam 47 ikamet ve 6 iş yerine eş zamanlı baskın düzenlendi. Operasyon kapsamında şüphelilere ait adreslerde detaylı aramalar yapıldı.

Yapılan aramalarda 6 adet ruhsatsız tabanca, 173 adet fişek, 2 adet kurusıkı tabanca, 208 adet kurusıkı fişek, 482 bin 558 adet sentetik uyuşturucu hap, 15,30 gram esrar, 80,79 gram pregabalin tozu, 53,49 gram kokain, 0,72 gram sentetik kannabinoid, 980 gram marihuana, 480 gram fubinaca, 0,11 gram metamfetamin, 1 adet muşta ve 6 adet ruhsatsız yivsiz tüfek ele geçirildi.



Operasyonda toplam 25 şüpheli gözaltına alındı. Operasyon kapsamında ara yakalanmalarla tutuklanan 17 kişinin halen cezaevinde bulunduğu ve ifadelerin cezaevinde alındığı öğrenildi.

KOM Şube Müdürlüğünde sorgulanan 25 kişi bugün Samsun Adliyesine sevk edildi.

Gülistan Doku soruşturmasında 7 şüpheli adliyeye sevk edildi

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmada gözaltına alınan şüphelilerden 7'si daha adliyeye sevk edildi

17.04.2026 10:51:00
Anadolu Ajansı
Gülistan Doku soruşturmasında 7 şüpheli adliyeye sevk edildi
Gülistan Doku soruşturmasında 7 şüpheli adliyeye sevk edildi

Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüphelilerden 7'sinin jandarmadaki sorguları tamamlandı.

Gülistan Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal A, Zeinal'ın annesi Cemile Y. ve üvey babası Engin Y. ile Uğurcan A, Celal A, Nurşen A. ve Ferhat Hanedan G, yoğun güvenlik önlemi altında adliyeye getirildi.

Adliye önünde bekleyen Doku'nun bazı yakınları, zanlılara tepki gösterdi. Bu sırada fenalık geçiren Doku'nun annesi Bedriye Doku, ambulansla hastaneye kaldırıldı.

Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile Vali Sonel'in o dönem korumalığını yapan Şükrü E'nin ise jandarmadaki işlemleri sürüyor.

2 zanlı tutuklanmıştı

Doku'nun kaybolmasına ilişkin 13 şüphelinin gözaltına alındığı soruşturma kapsamında, Gülistan Doku'nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok ile eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı tutuklanmış, Munzur Üniversitesinin güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G. ve Süleyman Ö. ise haklarında yurt dışına çıkış yasağı kararı verilerek adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. 

Silahlı suçların yüzde 85'i 'kayıtsız' silahlarla işleniyor

Kayseri'de silah satışı yapan işletme sahibi Taha Tayfun Bağcı, silahla işlenen suçların yüzde 85'inin kayıtsız silahlarla yapıldığını söyleyerek, "Yüzde 85'lik kayıt dışı kitle ile mücadele verilmesi lazım" dedi

16.04.2026 13:45:00 / Güncelleme: 16.04.2026 13:48:35
İHA
Silahlı suçların yüzde 85'i 'kayıtsız' silahlarla işleniyor
Silahlı suçların yüzde 85'i 'kayıtsız' silahlarla işleniyor
İçişleri Bakanlığı'nca yayınlanan raporda silahlı suçların yüzde 15'lik kısmının ruhsatlı olduğunu ve bunun da yüzde 90'ının ruhsat sahibi dışında işlendiğini söyleyen Taha Tayfun Bağcı, "Ülkemizde son günlerde üzücü olaylar ve hadiseler meydana gelmeye başladı. Öncelikle hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah rahmet eylesin diyorum. Yaralılarımıza da acil şifalar diliyorum. Burada asıl sıkıntı silaha erişimden ziyade kayıtsız silaha erişim konusu. Silahları kayıtlı ve kayıtsız olarak değerlendirmek doğru olacaktır. Çünkü İçişleri Bakanlığı'nın bizlere 2021 yılında sunmuş olduğu raporda bu durum bariz bir şekilde ortada. İşlenen silahlı suçların yüzde 85'i kayıtsız silahlarla ve geri kalanı da kayıtlı silahlarla işleniyor. Bu yüzde 15'lik kesimin yüzde 90'ının da silah sahibi dışında işlendiği açıklanmıştı. Aslında yaşadığımız son 2 olay da bunu doğrular nitelikte. Olaylara baktığımızda kullanılan pompalı tüfek Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında yasaklanmış bir model. Yani yüzde 100 kayıtsız bir model. Emniyet yetkililerimiz zaten gerekli incelemeleri yapacaktır. Diğer kullanılan tabancalar da ruhsat sahibi dışında bir şahsın kullanmış olduğu öğrendiğimiz kadarıyla da babasına ait silahların kullanıldığı görünüyor. Bu da bakanlığın raporunu doğrular nitelikte aslında" dedi.



Bağcı, yüzde 85 olan kayıt dışı kitle ile mücadele edilmesi gerektiğini söyleyerek, "Burada yapılması gereken yüzde 85'lik ruhsatsız kitle ile önce mücadele verilmesi lazım. Bununla ilgili devletimizin çalışmaları illa ki vardır lakin sahadaki yansımalarını da analiz edip sektör temsilcileri, sivil toplum örgütleri ile bir araya gelip ciddi bir yönetmelik düzenlemesi yapılması da aşikardır. Çünkü baktığınız zaman silahlı suçlarla mücadele anlamında kaçak ve kayıtsız silah birçok operasyonda ele geçiriliyor. Yani bu yüzde 85'lik raporun her geçen gün artma riski ile karşı karşıya olma durumumuz var. Öncelikle kayıtsız silahla mücadelemiz daha sonra da sahadan kopuk olmayan kararlarla devam etmeliyiz. Daha sonra da kayıtlı silah sahiplerinin silahlarını muhafaza ile ilgili evlerinde yapması gereken önlemlerle ilgili de çalışma yapılması lazım. Bununla ilgili de kasa olabilir, sorumluluk sahibi olabilmesi için cezai yaptırımlar olabilir çeşitli çalışmalar ve görüşmeler yapılarak yönetmelikleştirilmesi lazım. Bunların ciddi bir etkisi olacaktır" ifadelerini kullandı.



Çocukların oyunlarda istedikleri silahları almaktan da etkilendiğini söyleyen Bağcı, "Bir evlat babası olarak ailelere de buradan seslenmek istiyorum. Sosyal medyada açıp baktığınız zaman herkesin dizilerden, filmlerden gördüğü birbirine zarar veren videolar mevcut. Oyunlara girdiğiniz zaman birbirlerini öldüren oyunlar mevcut. Akademik çalışmalara bakıldığında özellikle yurtdışında bireysel silahlanma alanında o yaş grubundaki çocukların ölümsüzlük duygusunu tattığını iddia eden akademisyenler var. Yani çocuk 10 defa bir oyunda ölüyor. İstediği silahı gidip alıyor ve burada tekrardan yaşama geri dönüyor. Bu da çocuklarda bir zaman sonra farklı bir psikolojiye yok açıyor ve sanki hayatın gerçek manası buymuş gibi oluyor. Yaşanan 2 okul saldırısı da bunu gösteriyor. Aslında bir oyunu yaşıyor çocuk orada" dedi.

Babanın ifadesi ortaya çıktı

Kahramanmaraş'taki okul saldırganının babasının ifadesi ortaya çıktı. Son dönemde oğlunun silahlara ilgisi başladığını belirten baba, oğlunun isteği üzerine onu poligona götürdüğünü söyledi

16.04.2026 13:04:00
Haber Merkezi
Babanın ifadesi ortaya çıktı
Babanın ifadesi ortaya çıktı
Kahramanmaraş'ta Ayser Çalık Ortaokulu'nda silahlı saldırı düzenleyen 8. sınıf öğrencisi İsa Aras Mersinli'nin gözaltına alınan babası, 1. Sınıf Emniyet Müdürü ve Polis Başmüfettişi Uğur Mersinli'nin ifadesi ortaya çıktı.

Uğur Mersinli ifadesinde, oğlunun tipik ergenlik dönemi ve sınav kaynaklı stresler yaşadığını belirtti. Bu nedenle oğlunu emniyetteki psikolog arkadaşlara götürdüğünü, ancak psikologların "olumsuz bir durum olmadığını, oğlunun çok zeki olduğunu" söylediklerini aktardı.

Mersinli, yaklaşık 2 aydır evlerinin yakınındaki özel bir uzman psikoloğa İsa Aras'ı götürdüğünü belirterek, psikoloğun "oğlunun topluma uyum noktasında problem yaşayabileceğini, biraz takip edilmesi gerektiğini ve ilerleyen zamanlarda psikiyatrik tedavi gerekebileceğini" ifade ettiğini kaydetti.

Baba, yaklaşık 1 ay önce oğlunun kendisine "arkadaşlarının silahla atış yaptığını, ne zaman kendisine de yaptıracağını" sorduğunu anlattı. Aynı dönemde işten gelip silahı kısa süreliğine yatak odasındaki şifoniyerin üzerine bıraktığını, oğlunun silahı eline almaya yeltendiğini gördüğünü ve kendisine kızdığını dile getirdi.

Silahlara merakı olduğunu fark ettiği için oğluna "silah kültürümüzden" bahsettiğini, silahın "namus" olarak adlandırıldığını anlattığını ve emekli olduğunda silahlardan birini kendisine bırakacağını söylediğini belirtti.

Uğur Mersinli, pazartesi günü emniyet poligonuna giderek kendi silahıyla atış yaptığını, oğluna da birkaç el atış yaptırdığını ifade etti. O sırada oğluna karşıdaki hedefi göstererek "silahın rastgele kullanılmayacağını, hedef alınarak atış yapılması gerektiğini" söylediğini aktardı.

Atış sırasında oğlunun fotoğraflarını ve videolarını çektiğini, amacının hatıra olarak saklamak ve hevesini köreltmek olduğunu belirten Mersinli, bu görüntüleri daha sonra WhatsApp üzerinden İsa Aras'a gönderdiğini kaydetti.

Baba, oğlunun interaktif (konuşmalı-çevrimiçi) oyunlar oynadığını, odasına girdiğinde ise her şeyi kapattığını ve kendilerine bir şey göstermek istemediğini söyledi. Bu nedenle bugüne kadar olumsuz bir durum tespit edemediklerini ifade etti.

Uğur Mersinli, soruşturma kapsamında gözaltına alındıktan sonra tutuklandı. Saldırıda 1 öğretmen ve 8 öğrenci olmak üzere toplam 9 kişi hayatını kaybetmiş, çok sayıda kişi de yaralanmıştı.

Siverek'teki okul saldırısına ilişkin gözaltı sayısı 20'ye yükseldi

Şanlıurfa Valiliği, Siverek ilçesinde 2 gün önce meydana gelen okul saldırısıyla ilgili 20 kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Yaralıların durumuyla ilgili de bilgi veren valilik, 9 yaralıdan 8'nin durumunun iyi olduğunu, bir öğrencinin ise hayati tehlikesi bulunduğunu bildirdi

16.04.2026 13:03:00
İHA
Siverek'teki okul saldırısına ilişkin gözaltı sayısı 20'ye yükseldi
Siverek'teki okul saldırısına ilişkin gözaltı sayısı 20'ye yükseldi
Siverek Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde 14 Nisan'da meydana gelen silahlı saldırıya ilişkin gözaltına alınan şüpheli sayısı 20'ye yükseldi. Şüphelilerin işlemleri devam ediyor.

Valilikten konuya ilişkin yapılan açıklamada, saldırının 'örgütsel bağlantısı bulunmadığı' vurgulandı ve "Meydana gelen olayın münferit olarak gelişen bir hadise olduğu görülmekte olup terör ve örgütsel nitelikte bağlantısı bulunduğuna ilişkin bir bilgi ve bulguya ulaşılmamıştır" ifadeleri yer aldı.

Yaralılardan 1'inin durumu ağır

İl merkezlerinde tedavileri devam eden 9 yaralıdan 8'nin durumunun iyi olduğu, bir öğrencinin ise hayati tehlikesi bulunduğu aktarılan açıklamada, "14.04.2026 Salı günü Siverek İlçemizdeki Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde gerçekleşen menfur silahlı saldırı olayı ile ilgili adli ve idari soruşturma süreçleri kapsamlı olarak ve titizlikle sürdürülmektedir. Söz konusu olayla ilgili olarak 20 kişi gözaltına alınmış olup adli işlemleri devam etmektedir. Meydana gelen olayın münferit olarak gelişen bir hadise olduğu görülmekte olup terör ve örgütsel nitelikte bağlantısı bulunduğuna ilişkin bir bilgi ve bulguya ulaşılmamıştır. Başlatılan idari soruşturma kapsamında görevlendirilen Bakanlık Müfettişleri çalışmalarını sürdürmektedir. İl merkezinde bulunan hastanelerde tedavileri devam etmekte olan 9 kişiden 8 yaralımızın sağlık durumları iyidir. Bir öğrencimizin ise hayati tehlikesi bulunmakla birlikte sürekli iyileşme göstermektedir. Olayın bütün yönleriyle aydınlatılması için titizlikle yürütülen çalışmalar ilgili bütün kurum ve kuruluşlarla iş birliği içerisinde yakından takip edilmektedir" denildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.