Dünyanın en özel ve en güzel duygularından bir tanesi bu olmalı. Yeni bir hayata, yeni bir nefese ve yeni bir insana vesile olmak... Yani baba olmak, anne olmak!6 milyar insana bir tanesinin daha eklenmesi, soluduğumuz havaya bir ortak daha bulunması...Ekmeğe, suya, dağa, taşa, doğaya, yeşile, ağaca, yağmura, soğuğa, sevince, hüzne, gözyaşına, kahkahaya, sofraya, denize, ovaya, savaşa, barışa, kaosa, şiddete;İnanca, ibadete ve kulluğa bir ortağın daha ilave edilmesi.Ne güzel bir duygu, ne güzel bir mucize, ne büyük bir mesuliyet.9 ay 10 gün bizi ve dünyamızı, ilk tecelligâh ve en rahat mekânı olan anne karnından gözetledikten sonra nihayet dünyamıza giriverdi. 9 ay boyunca duyduğu seslerle kavramaya çalıştığı dünyanın "gerçekliğiyle" bir anda karşı karşıya kaldı. Anne karnında duyduğu her sese bir karşılık arayacak ve yıllar içinde o karşılıkları bulacak. Ama anne karnında yaşadıklarını nedense hiç hatırlamayacak. Çünkü öyle kurulmuş denge, öyle dizayn edilmiş hayat.Anne sıcaklığını ve duyduğu sesler içinde en içten ve en yakın olanı, yani anne sesini hiçbir zaman unutmayacak.Bir de doğar doğmaz kulağına okunan ezanı, tekbirleri...O tekbirler ömrünün sonuna kadar gideceği yolun, hizmet edeceği davanın ve yaşayacağı hayatın adresi olacak.Çizgisini, yaşamını ve yolunu o tekbirler tayin edecek.Doğduğu andaki o "cennet kokusu" yavaş yavaş kaybolacak ama ona olan hasreti her geçen gün biraz daha artacak. Cennetten gelip, cennete gitmek için mücadele edecek. Doğru yolda, doğru insanlarla olup, doğru insanın peşinden gitmek için nasibini kollayacak.Derken büyüyecek... vatanına, milletine ve ailesine hayırlı bir evlat, cesur bir nefer olacak.Dünyanın acı gerçeklerini; savaşı, barışı, katliamları ve hayatın tüm zorluklarını gördükçe belki de anne karnındaki o mesut günlerini özleyecek.Ve birgün o da anne olacak. İşte o zaman annesinin onun için çektiği sıkıntıları, meşakkati ve sancıları gerçek anlamda kavrayacak. Anneliğin kutsallığını ve anne olmanın gururunu ilk o zaman yaşayacak. O da vatanına milletine hayırlı bir evlat dünyaya getirdiğinde gözlerinin içi parıldayacak. Bu çark hep böyle dönmeye devam edecek...Bize bu duyguları yaşattığı, sağlıklı bir evlat nasip ettiği için Yüce Mevla'ya sonsuz kere şükürler olsun. Yüce Mevlam bu duyguyu yaşamak isteyip de yaşayamayanlara da hayırlı evlatlar nasip eylesin.Hoş geldin bebek!Hoş geldin Melek!
***Dualarını ve desteklerini hiçbir zaman eksik etmeyen Prof. Dr. Haydar Baş hocamıza ne kadar teşekkür etsek, o bedeli ödemeye yetmeyeceğini biliyoruz.Doğumun sağlıklı ve huzur içinde gerçekleşmesini sağlayan ve anne sıcaklığını aratmayan huzurlu ortamıyla bizleri rahatlatan Özel Meltem Doğum ve Çocuk hastanesinin, doktorundan hemşiresine, ebesinden hademesine güleryüzlü tüm personeline şükran borçluyuz.Başhekim Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi'ye de ilgi ve alakasından ötürü ayrıca teşekkür etmeliyiz. Ve bizi bu mutlu ve heyecanlı günümüzde arayarak tebrik eden tüm dostlarımıza teşekkür ediyoruz.
Alperen Polat / diğer yazıları
- Sadaka sosyalizmi / 17.04.2013
- Namusumuza dokunan yanar / 14.04.2013
- MHP'nin misyonu / 26.03.2013
- Tarihe şahitlik ettim / 04.03.2013
- Teröre teslim olduk / 15.01.2013
- Atatürk’e sahip çıkana sahip çıkmak / 12.01.2013
- Talabani miadını doldurdu, sıradaki gelsin! / 21.12.2012
- Arınç misyonu / 20.12.2012
- 1962’den 2012’ye ‘satılık müttefik’ Türkiye! / 19.12.2012
- ‘NATO toprağı Türkiye’den dünya savaşının fitilini ateşlemek / 18.12.2012
- Namusumuza dokunan yanar / 14.04.2013
- MHP'nin misyonu / 26.03.2013
- Tarihe şahitlik ettim / 04.03.2013
- Teröre teslim olduk / 15.01.2013
- Atatürk’e sahip çıkana sahip çıkmak / 12.01.2013
- Talabani miadını doldurdu, sıradaki gelsin! / 21.12.2012
- Arınç misyonu / 20.12.2012
- 1962’den 2012’ye ‘satılık müttefik’ Türkiye! / 19.12.2012
- ‘NATO toprağı Türkiye’den dünya savaşının fitilini ateşlemek / 18.12.2012

























































