logo
27 NİSAN 2026

Hoşgeldin YaŞehr-i Ramazan

03.11.2003 00:00:00
Osmanlı'yı çözme çalışmalarıBütün bu İslam'ın özüne ve hakikatine hiçbir şekilde uymayan görüş ve düşünceler, başta İngiltere olmak üzere Batılı devletlerin Ortadoğu'yu Osmanlı'dan koparmak ve sömürgeleştirmek için bu bölgelerde İslam'ın temel esaslarını zedeleme ve farklı itikadî akımlar oluşturma gayelerinin birer tezahürüdürMısırAynı düşünce sisteminin daha sinsi ve kontrollü bir devamı Mısır'da Cemaleddin Afgani tarafından yaygınlaştırılmıştı. O, Ahmet Han gibi Kur'an'ı doğrudan tartışmaya açmamış, geleneksel değerleri ve kurumları hırpalamaya çalışmıştır. Cemaleddin Afgani, Afganistan'ın Kâbil yakınlarında bir köyde doğmuştur. Hindistan'da aklî ve naklî ilimleri okumuş, Mısır'a gitmiştir. Ancak Mısır hükümeti kendisini sürgün etmiş, bunun üzerine Paris'e giderek öğrencisi M. Abduh ile birlikte 'El Urvetü-l Vüska' gazetesini çıkarmıştır. Bir ara İstanbul'a da davet edilen C. Afgani Sultan Abdülaziz devrinde yaptığı bir konuşması yüzünden azası olduğu Dar'ul Fünun'un kapatılmasına sebep oldu. Fesatçılığı anlaşılınca Türk uleması tarafından İstanbul'dan kovulmuştur. Afgani, Fransız müsteşrik E. Renan'ın hayranıdır. Le Journal Des Debats gazetesinin 29 Mart 1883 tarihli nüshasına gönderdiği mektupta Afgani, büyük bir düşünür ve ünü Doğu ve Batıyı tutan bir filozof olarak tanımladığı Renan'a övgüler düzerek mektubuna başlamaktadır. Renan'ın İslam dininin mahiyeti icabı, ilmin genişlemesine mâni olduğu fikrine tamamen katıldığını söyleyen Cemaleddin Afgani mektubunun devamında İslamiyet hakkındaki görüşlerini şöyle ortaya koymaktadır:

"Hıristiyan toplumları işaret ettiğim terakki ve ilim yolunda dev adımlarla ilerlemektedirler. İslam cemiyeti ise dinin vesayetinden kurtulamamıştır. Burada, Mösyö Renan'ın huzurunda İslam dininin müdafaasını yapıyorum. Bu ümit gerçekleşmez ise Müslümanlar barbarlık ve cehalet içinde mahvolurlar. Filhakika İslam dini ilmi boğmaya ve terakkiyi durdurmaya gayret etmiştir." Dini ve Milli Bütünlüğümüze Yönelik Tehditler / Prof.Dr.Haydar BAŞ



Hz. Peygamberin insanlığa selamı:Veda Haccı ve HutbesiVeda Hutbesi'nin hatırlattıkları

Şüphesiz ki, Allah'ın varlığına ve birliğine inanan; birgün O'nun huzurunda hesap vereceğine iman etmiş bir insanla, hiçbir inancı olmayan ve hayatı, yaşayacağı elli veya altmış yıl ile sınırlı gören bir insanın ruh hâli, fikrî yapısı ve davranışları bir olamaz. Bunun tabiî bir neticesi olarak, bu insanların meydana getirdikleri cemiyetler de farklı olacaktır. İnanmış insanların kurdukları toplumlarda tarih boyunca hep huzur, adâlet, merhamet hakim olmuştur. Asr-ı Saadet, Dört Halife Devri, altıyüzyıllık Osmanlı Devleti bu hakikatın örnekleridir. Öte yandan, hiçbir inancı olmayan, batıla saplanıp kalmış insanların meydana getirdikleri cemiyetlerde zulüm, işkence ve haksızlıklar hakim olmuş, insanların birbirlerine güveni kalmamıştır. Meselâ; eski Roma, Firavunların hakimiyetindeki Mısır, cahiliyye devri Araplarının zulmü ve nihayet günümüz dünyasının hâli. İşte Veda Hutbesi'nde bütün bu gerçekler, son derece özlü ve kısa sözlerle ifade buyurulmuştur.

Kâmil insan

Veda Hutbesi'nde hak ve sorumluluklardan bahsedilmeden önce, kâmil bir insanın vasıflarına değinilmektedir ki, her devirde asıl olan mesele de budur. Yani insanın önce kendisi ve sonra da toplum yararına kazanılmış olması...

Kâinat malzemesini şekle sokacak olan insandır. İnsanın kâinata şekil verebilmesi için, önce kendisinin bir şekle sokulması zarurîdir. Bu düşünce şu örnekle daha güzel ifade edilebilir: Bir bıçak, bir kasabın elinde rızkını kazanmak için kullanılan bir vasıta, bir doktorun elinde ameliyat yapmak için bir neşter, bir ev kadınının elinde soğan, patates doğramaya yarayan bir araç ve bir katilin elinde tasavvur ettiği cinayeti işlemeye yarayan bir silah halini alabilir. Görüldüğü gibi kullanılan âlet aynıdır, ancak o âleti kullanan elin kafa yapısı ve inancı birbirinden farklı olunca ortaya farklı neticeler çıkmaktadır.

Şunu da ilave etmek gerekir ki, ilahî düsturların haricinde hiçbir sistem insanı bu mantıkla ele almamıştır. Vedâ Hutbesi'nde, kâmil insanın anlatılması çerçevesinde, özellikle giriş bölümünde başlıca dört ana tesbit yapılmaktadır. Bunlar kâmil insanın hususiyetlerini oluşturan temel tesbitlerdir, gerçeklerdir. Bu gerçekler, kâmil insanın evveliyetla mükellefiyetini ortaya koyuyor. Bu mükellefiyetin olgun sıfatlarla bütünleşmesi halinde mükemmel insan ortaya çıkıyor.

Bu temel gerçeklerden biri, insanın başıboş olmadığını gösteren ulûhiyet gerçeğidir. Bunun muhtevasına Allah'a imanın şartları dahildir. Bir diğeri ubûdiyettir, kulluktur. Ubûdiyet ise, iki temel gerçekle bütünleşir. Bunlar ahiret gerçeği ile herşeyi kuşatan kader gerçeğidir. Bütün bunlar öz ve hüküm ifade eden cümlelerle Veda Hutbesi'nin girişinde yer almaktadır. Prof.Dr.Haydar BAŞ

İslam güç kazanıyor

Hz. Hamza ve Hz. Ömer Müslüman oluyor

Bi'setin altıncı senesiydi. Müşriklerin bütün çabalarına rağmen İslâmiyet, dilden dile, gönülden gönüle yayılıyordu. Hz. Peygamber birgün Safâ tepesinde otururken, Ebu Cehil yanına gelerek küfür ve hakarette bulundu. Hz. Resûl, hiçbir mukabelede bulunmadı.

Bu küfür ve hakaretleri işiten bir cariye; o sırada avdan dönmekte olan Hz. Peygamber'in amcası ve süt kardeşi (Hz.) Hamza'nın önünü keserek Allah Rasulü'ne yapılan zulmü anlattı. "Bu zulmü görseydin, asla dayanamazdın", şeklindeki sözü üzerine Hz. Hamza iyice hiddetlenerek doğru Kâbe'ye, Ebu Cehil'in yanına gitti. (Hz.) Hamza kimden olursa olsun, nereden gelirse gelsin haksızlığa asla tahammülü olmayan bir insandı. Kureyş içerisinde de mevkii çok yüksekti.

Ebu Cehil'in yanına varır varmaz hiçbir şey sormaksızın, yayını kafasına indirerek onu yaraladı. "Benim kardeşimin oğluna sövüp, hatırını inciten sensin ha! Ben de artık O'nun dinindeyim. Gücün yetiyorsa, o yaptıklarını bana da yap da göreyim!" dedi. Yanındakiler, Hz. Hamza'nın üzerine saldırmaya teşebbüs ettiler. Fakat böyle birşeyin nereye varacağını çok iyi bilen Ebu Cehil; "Dokunmayınız. Hamza'nın hakkı var. Zira ben onun kardeşinin oğlu hakkında fena sözler söyledim" diyerek, işi alttan alma yoluna gitti Hz. Hamza oradan ayrılınca da, yanındakilere yönelerek; "Aman ona ilişmeyin. Varıp hiddet ile Müslüman olur. Onunla Muhammedîler kuvvet bulur", dedi. Bir kâfirin, kendi insanını kaybetmemek için, kafası yarılmış olmasına rağmen gururunu ayaklar altına alarak gösterdiği fedakârlık, bizler için hakikaten büyük bir ibrettir. Bizlerin, inanan kardeşlerimize karşı ne kadar alçakgönüllü, merhametli ve teşvik edici olmamız gerektiğini artık siz kıyas edin.

Ebu Cehil, böylesine bir siyaset gütmüştü. Fakat, korktuğu başına gelmişti. O gece kalbinde hidayet nuru yavaş yavaş doğmaya başlayan (Hz.) Hamza, nefsiyle giriştiği amansız mücadeleyi kazanarak ertesi gün Allah Rasulü'nün yanına gitti ve Müslüman oldu.

Onun gibi bir kahramanın Müslüman olması, Allah Rasulü'nü ve Müslümanları sevince boğarken, müşriklerin ise kalplerine korku ve hüzün salmıştı.

Burada işaret etmemiz gereken bir husus da; Allah Rasulü'nün Ebu Cehil'e mukabele etmeyişinin hikmet ve bereketidir.

Hz. Peygamber daha evvelce Kâbe'yi tavaf ederken, başlarında Ebu Cehil olmak üzere bir grup müşrik, kendisine hakaret etmişti. Hz. Peygamber, üçüncü dönüşünde onlara yönelerek; "Ey Kureyşliler! Sözlerimi duyuyor musunuz? Varlığım kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki, başınıza felâket gelecektir", dedi. Onun bu sözleri, müşriklerin kalbine öyle bir korku salmıştı ki, Ebu Cehil dahil çokları korkarak yumuşamış; "Ya Ebe'l-Kâsım! Haydi selâmetle git. Vallahi sen, cahillerden, kendini bilmezlerden değilsin!" diye gönlünü almak zorunluluğunu hissetmişlerdi.

Yine Ebu Cehil, birgün Hz. Resul'ü secdede görürse, boynuna basıp yere sürteceğine yemin etmişti. Ona bu kötü tecavüzü yapmaya yeltendiğinde, Allah ikisinin arasına ateşten bir çukur açınca, korkarak geri döndü ve niçin geri döndüğüne müşrikleri inandıramayıp rezil oldu.

Bir defasında da, Hz. Peygamber'in başını yarmak üzere irice bir taşı yukarı kaldırmış, ama kaskatı kesilmişti.

Görüldüğü üzere; Allah Rasulü'nü koruyan ve gözeten bizzat Cenâb-ı Allah'tır. Bazen karşısındakileri etkisiz hale getirerek Resulü'nü korur; bazen de Celâl veya Cemâli ile tecelli ederek Resulü'nü yönlendirir. Böylelikle, Allah Resulü aynı davranışlara farklı mukabelede bulunabilir. Hâl böyle olunca; onun sert davranışında da, yumuşak davranışında da iradesini Allah'ın iradesine teslim etmiş olduğu için kader-i ilâhiyye'nin iştiraki söz konusudur. Cenâb-ı Hak bir hadis-i kudsîde şöyle buyuruyor: "Bir kulum, bana nafile ibadetlerle yaklaşır. Sonra Ben onun gören gözü, konuşan ağzı, yürüyen ayağı, tutan eli olurum. Benimle bakar, benimle konuşur, benimle yürür, benimle tutar".

Eski Ramazanlar

Ramazan ayında İstanbul'un hemen her konağının bir köşesi, bir çeşit mescit haline konurdu. Otuz ramazan, teravih kıldırmak üzere güzel sesli bir imam tutulur ve konak halkından başka, civardan isteyen herkes, camiye gidecekleri yerde buraya gelebilirlerdi.

İbrahim Efendinin konağı da gelenek îcabı bu teamüle uygun hareket ederek, selamlığın büyük salonunu teravih namazına tahsis ederdi. Hareme geçen mabeyn kapılarının önüne birer paravana nur ve her iki salona da sırma, kasnak, anavata, dival işlemeli ipek arakiye ve yazma seccadeler serilirdi. Her iki rekatta salavat getiren güzel sesli müezzinler ve ilahîcilerin de iştirakiyle sabadan, bestenigardan, hicaz ve acemaşirandan ilahîler okunur mağfiret ayının bu toplu ibadeti ile yürekler yumuşar, bir hafiflik, bir huzur ufkuna doğru kayan gönüller, iyilik kabülüne ve güzellik zuhüruna elverişli bir zemin haline gelirdi.

Belediye personeline satırla saldırı

Ordu'da belediye binasında bir kişinin, belediye başkanının sekreterini satırla yaraladığı anların güvenlik kamerası görüntüsü ortaya çıktı

27.04.2026 16:18:00
İHA
Belediye personeline satırla saldırı
Belediye personeline satırla saldırı
Ordu'nun Aybastı ilçesinde 6 gün önce belediye binasında bir kişinin, belediye başkanının sekreterini satırla yaraladığı anların güvenlik kamerası görüntüsü ortaya çıktı.  

Olay, 21 Nisan günü saat 10.50'de meydana geldi. Aybastı Belediyesi'ne giden Yusuf Doğan isimli şahıs, belediye çalışanı ve başkanın sekreteri Adem Demirkale'ye bazı sorular sordu. Bir süre sonra Yusuf Doğan, Demirkale'nin başına satırın keskin kısmıyla 2 kez vurdu. Bu esnada Demirkale ve diğer belediye çalışanları şahsı etkisiz hale getirdi. Başından yaralanan Demirkale, olay yerindeki ilk müdahalenin ardından ambulansla Fatsa'daki bir hastaneye sevk edildi.

Olay anı güvenlik kamerasında

Olayın yaşandığı an ise belediyeye ait güvenlik kamerası tarafından kaydedildi. Görüntülerde, Yusuf Doğan isimli şahsın sekreterlik odasına geldiği, bir süre sonra ceketinin cebinden çıkardığı satırın keskin kısmıyla Demirkale'nin başına 2 kez vurduğu anlar yer alıyor. Ayrıca saldırıyı gerçekleştiren şahsın ikna edilerek güçlükle elinden satırın alındığı anlar da görüntülere yansıdı.

Öte yandan, olayın ardından gözaltına alınan ve emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Yusuf Doğan, tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Malatya'da 4,4 büyüklüğünde deprem

AFAD'ın internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Battalgazi ilçesi olan 4,4 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi. Bölgede son günlerde yaşanan peş peşe depremler endişeye yol açtı

27.04.2026 16:13:00
Haber Merkezi
Malatya'da 4,4 büyüklüğünde deprem
Malatya'da 4,4 büyüklüğünde deprem
Malatya'nın Battalgazi ilçesinde, saat 15.42'de 4,4 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Battalgazi ilçesi olan 4,4 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Depremin 16,36 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi.

Malatya'nın Battalgazi ilçesinde 4,4 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Deprem, Battalgazi'nin kırsal mahalleleri (özellikle Gülümuşağı civarı) merkezli olarak kaydedildi.

Bölgede depremler sıklaştı

Öte yandan, Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, Bingöl, Erzurum ve Ağrı illerinde son günlerde kaydedilen depremlerle ilgili önemli bir açıklamada bulundu. Rasathane yetkilileri, bu sarsıntıların büyük bir depremin öncüsü olarak yorumlanamayacağını, ancak bölgenin yakından izlenmesi gerektiğini bildirdi.

Son günlerde Bingöl, Erzurum ve Ağrı bölgelerinde küçük ölçekli depremler kaydedildi. Kandilli Rasathanesi, bu tür sığ ve düşük büyüklükteki olayların bölgenin tektonik yapısından kaynaklandığını, ancak tek başına büyük bir depremi işaret etmediğini belirtti. Yetkililer, "Bu depremler büyük bir depremin öncüsü olarak yorumlanamaz; ancak Doğu Anadolu Bölgesi'nin aktif fay yapısı nedeniyle bölge yakından izlenmelidir" değerlendirmesinde bulundu.

Uzmanlar, bölgenin tarihsel deprem kayıtlarına dikkat çekerek, Kuzey Anadolu Fayı ile Doğu Anadolu Fayı'nın kesişim noktalarında enerji birikiminin olabileceğini hatırlattı. Ancak mevcut verilere göre, son depremlerin bağımsız ve yerel olduğu, artçı veya tetikleyici bir zincir oluşturmadığı ifade edildi.

Swiss Otel'de yangın paniği: Vatandaşlar tahliye edildi

Beşiktaş'ta bulunan Swissotel The Bosphorus'da henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın paniği yaşandı. Otelde konaklayan kişiler ve çalışanlar tahliye edildi. Ekiplerin çalışmaları sürüyor

27.04.2026 15:05:00
İhlas Haber Ajansı
Swiss Otel'de yangın paniği: Vatandaşlar tahliye edildi
Swiss Otel'de yangın paniği: Vatandaşlar tahliye edildi
Beşiktaş'ta bulunan Swissotel The Bosphorus'da henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın paniği yaşandı. Otelde konaklayan kişiler ve çalışanlar tahliye edildi. Ekiplerin çalışmaları sürüyor.
Beşiktaş'ta bulunan Swissotel The Bosphorus'da saat 13.30 sıralarında henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın paniği yaşandı. Yangının, otelin makine dairesinde çıktığı bildirildi. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Otelde konaklayanlar ve çalışanlar tahliye edildi. Ekiplerin otelde çalışmaları sürüyor.İHA

Uçaklarda Powerbank şarjı yasaklandı

Uçaklarda powerbank şarjı yasaklandı. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, yolcu güvenliği için uçuş sırasında taşınabilir batarya şarjını tamamen men etti. Artık her yolcu en fazla 2 adet powerbank taşıyabilecek

27.04.2026 12:30:00
Eyüp Kabil
Uçaklarda Powerbank şarjı yasaklandı
Uçaklarda Powerbank şarjı yasaklandı
Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM), uçuş güvenliğini artırmak amacıyla taşınabilir bataryaların (powerbank) uçak içinde şarj edilmesini yasakladı. Yolcular artık en fazla iki adet powerbank taşıyabilecek. Bu düzenleme, Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü'nün (ICAO) Mart 2026'da yürürlüğe giren küresel teknik talimat güncellemelerine dayanıyor.

SHGM'nin resmi açıklamasına göre, "Söz konusu değişiklik kapsamında, hava aracında taşınabilir bataryaların (powerbank) şarj edilmesi yasaklanmıştır. Her bir kişinin taşıyabileceği taşınabilir batarya sayısı en fazla iki adetle sınırlandırılmıştır." Karar, lityum iyon bataryalardan kaynaklanan yangın ve güvenlik risklerini azaltmayı hedefliyor. Benzer kısıtlamalar Lufthansa Group, bazı Asya havayolları ve diğer uluslararası taşıyıcılar tarafından da uygulanmaya başlandı.

Yeni kuralların detayları

Şarj yasağı: Uçuş sırasında powerbank'leri uçak içi prizlere takarak şarj etmek veya powerbank ile cihaz şarj etmek tamamen yasak. Powerbank'ler kapalı ve erişilebilir konumda (koltuk cebi, yolcunun üzerinde veya koltuk altı el bagajında) tutulmalı.

Taşıma sınırı: Yolcu başına en fazla 2 adet powerbank. Fazlası kabul edilmiyor.

Bagaj kuralları: Powerbank'ler sadece kabin (el) bagajında taşınabilir. Check-in bagajına (uçak altı) verilmesi kesinlikle yasak (bu kural daha önce de geçerliydi).

Kapasite limitleri: Genellikle 100 Wh altı serbest, 100-160 Wh arası havayolu onayı gerekebiliyor, 160 Wh üzeri yasaklı.

Mürettebat istisnası: Kabin ekibi operasyonel ihtiyaçlar için powerbank taşıyıp kullanmaya devam edebilecek.

Bu değişiklikler, son yıllarda powerbank kaynaklı batarya yangınları nedeniyle gündeme gelen riskleri ele alıyor. ICAO, 27 Mart 2026'dan itibaren tüm üye ülkelerde (193 ülke) geçerli olacak güncellemeyi onayladı. Türkiye'de SHGM bu kuralları derhal uygulamaya koydu.

Yolculara öneri

Seyahat öncesi havayolu şirketinizin kurallarını kontrol edin. Hasarlı, şişmiş veya düşük kaliteli powerbank'leri uçakta kullanmayın. Güvenlik kontrollerinde sorun yaşamamak için kapasite etiketlerini (Wh) görünür tutun.

Bu düzenleme, havacılığın sıfır kaza hedefine katkı sağlarken yolcuların konforunu en az etkileyecek şekilde tasarlandı. Güncellemeler için SHGM ve havayolu duyurularını takip etmenizi öneririz.

Yalova Emniyet Müdürü ifadeye çağırıldı

Gülistan Doku soruşturmasında 6 yıl sonra kritik gelişme. Dönemin Tunceli Emniyet Müdürü Yılmaz Delen, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’nda tanık olarak ifade veriyor. Delen, halen Yalova İl Emniyet Müdürü görevini yürütüyor

27.04.2026 10:12:00
Haber Merkezi
Yalova Emniyet Müdürü ifadeye çağırıldı
Yalova Emniyet Müdürü ifadeye çağırıldı
Tunceli'de 5 Ocak 2020'de Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku'nun kaybolmasıyla ilgili soruşturma, 6 yıl sonra cinayet şüphesiyle yeniden hareketlendi. Soruşturma kapsamında dönemin Tunceli İl Emniyet Müdürü olan ve halen Yalova İl Emniyet Müdürü görevini yürüten Yılmaz Delen, tanık sıfatıyla ifadeye çağrıldı.

Delen'in, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla Yalova'dan Erzurum'a geçtiği ve bugün sabah saatlerinde savcılıkta ifade vermeye başladığı öğrenildi. İfade sürecinin tanık olarak başladığı, ancak soruşturmada ihmale ilişkin değerlendirme yapılması halinde Delen'in sıfatının değişebileceği belirtiliyor.

Başsavcı Ebru Cansu ile soruşturmanın seyri değişti

Gülistan Doku'nun kaybolması "kayıp şahıs" olarak ele alınırken, yeni Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu'nun göreve gelmesiyle dosya yeniden incelendi. 700 saate yakın kamera görüntülerinin analizi, gizli tanık ifadeleri ve yeni delillerle soruşturma cinayet yönünde ilerliyor. Ceset hâlâ bulunamadı ancak Tunceli'nin çeşitli noktalarında Jandarma Arama Kurtarma (JAK) ve JASAT ekipleri, yeraltı görüntüleme cihazları ve helikopter destekli aramalarını sürdürüyor.

Soruşturmada daha önce dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, oğlu Mustafa Türkay Sonel, hastane başhekimi ve diğer şüpheliler tutuklandı. Engin Yücer gibi tanıkların ifadelerinde, dönemin emniyet yetkililerinin olaya ilişkin ihmalleri ve müdahaleleri iddiaları yer alıyor. Bu bağlamda Yılmaz Delen'in ifadesi, soruşturmanın seyrini önemli ölçüde etkileyebilir.

Beykoz'da ormanlık alanda çıkan yangına müdahale sürüyor

Beykoz'da, ormanlık alanda çıkan ve itfaiye ekiplerinin müdahalesi sonucu kontrol altına alındığı bildirilen yangında ormanın başka bir bölgesinde alevler yükseldi

26.04.2026 20:55:00 / Güncelleme: 26.04.2026 21:00:45
AA
Beykoz'da ormanlık alanda çıkan yangına müdahale sürüyor
Beykoz'da ormanlık alanda çıkan yangına müdahale sürüyor

Kılıçlı Mahallesi Karakiraz mevkisinde bulunan ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.

Kısa sürede büyüyen alevler geniş bir alana yayıldı.

İhbar üzerine bölgeye Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı arazözler ile çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi.

Söndürme çalışmalarına yangın söndürme helikopterleri de katıldı.

Yangın nedeniyle yükselen dumanlar Anadolu Yakası'nın farklı yerlerinden de görüldü.

İstanbul Valiliğinden konuya ilişkin yapılan açıklamada, "Beykoz ilçesi Kılıçlı Mahallesi'ndeki ormanlık alanda saat 15.50 sıralarında henüz belirlenemeyen nedenle çıkan yangına 3 söndürme helikopteri, 17 arazöz ve 80 personel ile müdahale edilmiştir. Yangın saat 18.30 itibarıyla kontrol altına alınmış olup yangından 3 hektarlık ağaçlandırma sahası ve makilik alan zarar görmüştür." ifadelerine yer verildi.

Yangının itfaiyenin müdahalesiyle kontrol altına alındığı kaydedilirken ormanın farklı bir bölgesinde yeniden alevlerin yükseldiği görüldü.

Ekiplerin yangına müdahalesi devam ediyor. 

Meltem TV ve Köy TV’den TV48’e ziyaret

Meltem TV ve Köy TV yöneticileri, TV48’e ziyarette bulundu

26.04.2026 15:31:00
Haber Merkezi
Meltem TV ve Köy TV’den TV48’e ziyaret
Meltem TV ve Köy TV’den TV48’e ziyaret
Meltem TV ve Köy TV yöneticileri, TV48'e ziyarette bulundu. Ziyarete, Meltem TV ve Köy TV Yöneticisi Adem Birinci, Genel Müdür Mustafa Uğurlu ve yorumcu Hasan Hüseyin Tekin katıldı.

Heyet, ziyaret kapsamında Prof. Dr. Haydar Baş tarafından kaleme alınan Hoş Geldin Atatürk adlı kitabı TV48 ekibine hediye etti. Samimi bir atmosferde gerçekleşen ziyarette, medya alanında yapılabilecek iş birlikleri üzerine görüş alışverişinde bulunuldu.

İlerleyen süreçte ortak projeler geliştirilmesi yönünde temenniler dile getirilirken, ziyaret, günün anısına çekilen fotoğrafların ardından sona erdi.

Gülistan Doku soruşturmasında Tunceli'de 2 hastane görevlisi gözaltına alındı

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında kentteki 2 hastane görevlisi gözaltına alındı

25.04.2026 05:02:00
AA
Gülistan Doku soruşturmasında Tunceli'de 2 hastane görevlisi gözaltına alındı
Gülistan Doku soruşturmasında Tunceli'de 2 hastane görevlisi gözaltına alındı

Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca Gülistan Doku olayıyla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.

Soruşturma kapsamında, Tunceli Devlet Hastanesi bilgi işlem görevlileri B.Y. ve Y.E, gözaltına alındı.

Şüphelilerin jandarmadaki işlemleri devam ediyor.

12 zanlı tutuklanmıştı

Tunceli'de okuyan üniversite öğrencisi kızları Gülistan Doku'dan (21) 5 Ocak 2020'den itibaren haber alamayan ailesi, memleketleri Diyarbakır'dan Tunceli'ye gelerek 6 Ocak 2020'de emniyete kayıp başvurusunda bulunmuş, başlatılan arama çalışmalarından sonuç elde edilememişti.

Ulaşılan yeni bilgiler doğrultusunda Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca "kasten öldürme", "cinsel saldırı", "suç delillerinin gizlenmesi-yok edilmesi", "bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmek suretiyle verileri yok etme-bozma", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "suçu bildirmeme" ve "suçluyu kayırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında 15 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Şüphelilerden dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Doku'nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok, hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Hanedan Güven, Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer ve eski polis olan üvey babası Engin Yücer ile Tuncay Sonel'in o dönem koruma polisliğini yapan Şükrü Eroğlu tutuklanmış, Uğurcan A. ile Munzur Üniversitesinin güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G. ve Süleyman Ö. haklarında yurt dışına çıkış yasağı kararı verilerek adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

Soruşturmada, yurt dışında olduğu tespit edilen firari şüpheli Umut Altaş için kırmızı bülten çıkarılmıştı. 

Karaborsaya düşen vize randevuları el yakıyor


 
 
Son yıllarda vize başvurusu yapmak isteyen vatandaşların karşılaştığı randevu krizi, yeni bir tartışmayı da beraberinde getirdi. 'Randevuları önceden kapatan' vize şirketleri, ülkeye göre 300-1000 Euro para talep ediyor.
 

25.04.2026 00:34:00
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
Karaborsaya düşen vize randevuları el yakıyor
Karaborsaya düşen vize randevuları el yakıyor

Schengen vize randevuları resmen erişilemez hale geldi. Özellikle Türklerin rağbet gösterdiği İtalya, Almanya, Fransa ve İspanya için vize randevusu almak 'deveye hendek atlatmak'tan daha zor... Vize randevuları karaborsaya düşmüş durumda. Pek çok kişi, haftalar hatta aylar boyunca randevu sistemi üzerinden boşluk yakalayamadığını ifade ederken, aynı tarihler için sosyal medya ve çeşitli aracı kanallar üzerinden ücret karşılığında randevu temin edilebildiği belirtiliyor.


1000 Euro'ya kadar çıkabiliyor

Vize randevuları 300 ila 1000 Euro arasında değişiyor. Bu süreçte Telegram ve WhatsApp grupları, bireysel aracılar ve 'danışmanlık hizmeti' adı altında faaliyet gösteren bazı yapıların öne çıktığı belirtiliyor. Bir diğer dikkat çeken iddia ise, randevu sistemine otomatik yazılımlar (botlar) aracılığıyla erişim sağlanarak açılan kontenjanların saniyeler içinde kapatıldığı yönünde. Kullanıcılar, manuel olarak sisteme giriş yapan bireylerin bu hız karşısında şansının olmadığını savunuyor.

Öğrenci, turist ve iş dünyası mağdur

Yaşanan aksaklıklar özellikle öğrenciler, iş insanları ve turistik seyahat planı yapan vatandaşlar üzerinde ciddi etkiler yaratıyor. Eğitim başlangıç tarihlerinin kaçırılması, iptal edilen uçuş ve konaklama rezervasyonları ile iş görüşmelerinin ertelenmesi en sık karşılaşılan sonuçlar arasında yer alıyor.

Kullanıcılar nelere dikkat etmeli?

• Başvurularınızı mümkün olduğunca konsolosluk ve yetkili resmi platformlar üzerinden yapın.
• Sosyal medya üzerinden gelen yönlendirmelere temkinli yaklaşın.
• 'Garantili vize', 'kesin sonuç' gibi gerçek dışı vaatlere itibar etmeyin.
• Hizmet almayı düşündüğünüz firmaları mutlaka araştırın. Vergi kaydı, fiziksel adresi ve kullanıcı yorumlarını kontrol edin.
• Ödeme yaparken kişisel IBAN'lar yerine kurumsal ve faturalı işlemleri tercih edin.
• Ayrıca iletişim kurduğunuz hesapların doğruluğunu teyit edin ve güvenilirliği kanıtlanmamış kişi ya da kurumlarla işlem yapmaktan kaçının. 

Alzheimer’da ilaç dışı yaklaşımlar umut vadediyor!


 
Alzheimer hastalığında mevcut ilaç tedavileri, hastalığın ilerleyişini durdurmaktan ziyade semptomları hafifletmekle sınırlı kaldığını ifade eden Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, bu nedenle son yıllarda nöromodülasyon yöntemlerinin giderek daha fazla önem kazandığını söyledi.

25.04.2026 00:33:00
MURAT ÇORBACI
Alzheimer’da ilaç dışı yaklaşımlar umut vadediyor!
Alzheimer’da ilaç dışı yaklaşımlar umut vadediyor!

Alzheimer hastalığında mevcut ilaç tedavileri, hastalığın ilerleyişini durdurmaktan ziyade semptomları hafifletmekle sınırlı kaldığını ifade eden Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, bu nedenle son yıllarda nöromodülasyon yöntemlerinin giderek daha fazla önem kazandığını söyledi.

Elektrik, manyetik alan, ultrason ve ışık gibi fiziksel uyarılarla beyin fonksiyonlarının düzenlenmesinin hedeflendiğini aktaran Dr. Celal Şalçini, "rTMS, tDCS ve TPS gibi non-invaziv yöntemler, bilişsel işlevleri destekleyerek hastalığın seyrini yavaşlatabilir. Özellikle erken dönemde uygulandığında daha etkili sonuçlar alınabileceği belirtiliyor" dedi.

Dr. Celal Şalçini, bu yöntemlerin henüz gelişim aşamasında olmakla birlikte umut vadettiğini vurguladı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.