HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 17 AĞUSTOS 2022, ÇARŞAMBA

Hür ile esir arasındaki fark

26.12.2017 00:00:00
Özgür insanla esir insan iki zıt kutuptur. Birisi iyiliğe varışta bir basamak; diğeri çukurun dibinde bir kaybedişin görüntüsü.
Özgür insanlar her olaydan evvela özgürdür ve olaylara öncelikle bu hür bakış açısınca bakarlar. 
Esir insanlarsa her şeyden evvelce esirdir ve olaylara bu pencereden bakarlar. 
Peki esir insan kimdir, hür insan kimdir? 
Bu sorunun cevabı kadar insanların konuştuğu başka bir cevabı bulmak enderdir, fark ettiyseniz. Zira esir insan da esaretini bir hürriyet telakki edebilir veyahut böyle sunabilir ki ekseriyetle yaşadığımız hal de budur. 
Peki bu sorunun sıhhatli bir cevabı verilmemiş midir? 
Elbette verilmiştir. Prof. Dr. Haydar Baş; bir ilim deryası... O'nu takip etme gayretine düştükçe insan, bir dehayı seyredişin hayretine de düşüyor. Tabii olarak da bu sorunun cevabı Prof. Baş'tan gelmiştir:
"Hürriyet, Allah'a kulluktur." Detaylı izahına bu yazı yetmeyecek lakin eserlerinde genişçe bulabilirsiniz. 
"Yoksa nefsinin esiri olup canının her istediğini yapmanın adına hürriyet denmez" de diyor devam olarak.
Zira insan acizdir; esirlik insanın içinde inkar edilmesi mümkün olmayan bir gerçektir. Burada fark yaratan şey esaretin kime olacağıdır.
Güçlü devletlere mi, bir hanıma mı, bir beye mi, bir yemek çeşidine mi, paraya mı, kendimize mi; yoksa Kainatın Sahibi Allah'a mı? Soru esasen budur ve birinci kısmın sonsuza uzayacak nefsanî cevaplarını reddetmedikçe insan hür olamayacaktır. 
İnsansa bir kez esaret çukuruna düştü mü; ölüm korkusu, dünya sevgisi gibi kelepçelerle zifirden kara bir vahametin darlığına sıkışıverir.
Lafı uzattıysak affola...
Sonuca bağlayacak olursak; tarihe baktığımızda bu temel esprinin kesin bir çizgiyle ayırdığı iki safın sonuçlarını çok vuzuh bir şekilde müşahede ediyoruz. 
Gazi, hürdü, vatana hürriyet saçtı; karşısındakiler esirdi, esareti hürriyet sunarak vatan sınırlarına bu zehri yaymaya çalıştı.
Ama kaybettiklerini gördük. 
Şimdi Atatürk'ten sonra hürriyeti yine konuşanlar oldu ama esasen içlerinden sökemedikleri esaret yüzünden Türkiye her geçen gün bir kelepçeyle her yerinden bir esaretin kafesine düştü. Bugünse Prof. Dr. Haydar Baş hür; Milli Ekonomi Modeli, buna başlıca delildir. Onun karşısındakilerse küreselleşme başlıklı soygunu akladıkça aklıyor pakladıkça paklıyor. Dünkü misale benzer bir tablo doğurarak; esaretin ta kendisini "serbest piyasa" gibi lafızların ardına gizliyorlar. 
Ama, benden söylemesi: Prof. Dr. Haydar Baş'la Atatürk, tarihte eşi görünmemiş bir benzerlikle birbirine benziyor. Bugün de yine, esareti savunan vahamet timsalleri değil; hürriyet örneği Prof. Dr. Haydar Baş bu zıt kutupların karşılaşmasında zaferi göğüsleyecek taraftır.
Dünyaya bu elle huzur, adalet, zenginlik gelecek.
 
Hüseyin Taşkın / diğer yazıları
- Ölenden borç var doğana borç kalıyor / 08.06.2019
- Eğer başarı aranıyorsa / 10.04.2019
- Enflasyonu da bilmiyorsunuz ki! / 15.03.2019
- Büyük devrim / 14.03.2019
- Çözüm sahibi olmak / 05.03.2019
- Taklit edilmeye çalışılan parti BTP / 26.02.2019
- Hepimiz orada olmak durumundayız / 20.01.2019
- Prof. Dr. Haydar Baş’a kim tuzak kurar? / 15.01.2019
- Yarın değil, bugün / 25.12.2018
- Ata’ya vefa borcumuz var / 23.10.2018
- ‘Hoş Geldin Atatürk’ defalarca okunmalı / 22.10.2018
- Huzur ve refah getirecek bakış / 22.09.2018
- Sorundan çözüm beklemeyelim / 05.09.2018
- FETÖ ağzıyla kusan müfteriler / 17.08.2018
- Nedim'in Atatürk'le zoru! / 16.08.2018
- İnsanın insanîleşebilmesinin yolu / 14.08.2018
- Prof. Dr. Haydar Baş neden hedefte? / 11.08.2018
- Can sıkan haberler / 15.05.2018
- İyi olacak demekle olsaydı / 25.04.2018
- Çözümün güneşi doğdu / 23.04.2018
- Vatan en büyük çatımızsa / 22.04.2018
- Prof. Haydar Baş'la olmak / 25.03.2018
- Atatürk dizisi neden yok? / 16.03.2018
- Sistemin odağı insan olmalı / 13.03.2018
- İnsanın yediği kanında gezer / 10.03.2018
- MEM'e genel bir bakış / 07.03.2018
- Milli değil, millî olalım / 05.03.2018
- İlkesel ve caydırıcı duruş / 22.02.2018
- Kafamızdaki namluyla barışmak / 21.02.2018
- Bizi selden gemi kurtarır / 18.02.2018
- Sözlerimiz ve eylemlerimiz / 05.02.2018
- Kilise değil Cemevi açın / 10.01.2018
- Yeni yıl nasıl farklı olur? / 04.01.2018
- Ağlayın doğurduğunuz zifir için / 03.01.2018
- Sınav, sistem ve öğrenci / 30.12.2017
- Asgari ücret / 28.12.2017
- Hür ile esir arasındaki fark / 26.12.2017
- Tercüme olmayın Prof. Baş'la olun / 07.12.2017
- Ha bu eşekleri kimler yedi! / 06.12.2017
- Seçtiğimiz vahamet / 01.12.2017
- Haydar Hoca'yla Hoş geldin Atatürk / 22.11.2017
- Küresel dünyada değişmeyen / 21.11.2017
- Hilafeti çalanlar / 07.11.2017
- Atatürk'e en güzel armağan / 02.11.2017
- Muhtaç olduğumuz / 31.10.2017
- İslam'ın temel gerçeği / 18.10.2017
- İktisadi dertler ve çözüm / 16.10.2017
- Ufkun ötesini gözlere çeken lider / 15.10.2017
- Hedef Türkiye'ymiş Allah Allah / 12.10.2017
- Suya küsen susuzlukla barışır / 11.10.2017
- Zifirdiniz, karanlıklar doğurdunuz / 01.10.2017
- İslam'a neler yaptılar / 10.09.2017
- Padişaha kul olmak / 07.09.2017
- Ya vatansız kalacağız ya zengin olacağız / 15.08.2017
- Atatürk'ün o sözünü işitmiş miydiniz? / 11.08.2017
- Şükür ki; / 10.08.2017
- Çoğunluk ve gerçek / 09.08.2017
- Tarih; dündür bugündür, yarındır / 08.08.2017
- Büyük nasibi tepmek büyük nasipsizliktir / 07.08.2017
- Firavun'a halef padişahlar / 06.08.2017
- Eşsiz lider benzersiz kadro / 05.08.2017
- Kapitalizm ve ülkeler / 31.07.2017
- Yön ve güzergâh / 30.07.2017
- Tehlike siyonist İslamcılıkta / 29.07.2017
- Bataklık bakiyken sinek fani olmaz / 28.07.2017
- Akılcılık akılsızlıktır! / 26.07.2017
- Ah be milletim! / 25.07.2017
- Ölçü / 24.07.2017
- Demokrasi / 22.07.2017
- Burada bir yanlışlık yok mu? / 18.07.2017
- Ne haldeysek gönülden / 17.07.2017
- Kim marjinal? / 08.07.2017
- Kimse hâlâ FETÖ'yü anlamış değil / 05.07.2017
- Bu yurda edilen zulüm / 04.07.2017
- Hâl-i pürmelalimiz... / 30.06.2017
- O tabu yıkılmadan olmaz! / 23.06.2017
- Başkan nasıl olmalı? / 26.05.2017
- Hürriyet ve esaret cepheleri / 24.05.2017
- Türkiye'nin problemi ne? / 20.05.2017
- Hem deva hem deha / 14.05.2017
- Atatürk eşittir millet / 13.05.2017
- İslam ve İslamcılık / 26.04.2017
- İnsan neden aldanır? / 14.04.2017
- Liderin farkı / 24.03.2017
- Atatürk'e saldırmak? / 21.03.2017
- Bir milletin ahvali / 10.03.2017
- Atatürk'e yapılan? / 11.09.2016
- Müslüman Atatürk gerçeği / 07.09.2016
- Ayrıştırma köprüsü / 29.08.2016
- MEM Çağı başlamıştır / 08.05.2016
- Uçurumdan düşmeye başladık / 02.05.2016
- Uyku ölümdür, uyanılmaz! / 28.02.2016
- Kendi kuyusunu kazan millet / 19.02.2016
- Gün birlik günü / 12.02.2016
- İki bağımsız gönül / 06.02.2016

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

26.12.2016, 26.12.2015, 26.12.2014, 26.12.2013, 26.12.2012, 26.12.2011, 26.12.2010, 26.12.2009, 26.12.2008, 26.12.2007, 26.12.2006, 26.12.2005, 26.12.2004, 26.12.2003, 26.12.2002, 26.12.2001, 26.12.2000, 26.12.1999, 26.12.1998


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.