İrfan sahibi, Hakk'ın yakınlık kapısına vukuf peyda edip hükümlerin gereğini yapınca, kalbi için Hak tarafından bir başka hâl verilir. İşbu hâlden sonradır ki: sözü dinlenir ve kendine uyulması caiz olur. Bu sebeple Hak'la arasında bağı olmayana ve ilâhî hükümleri yerine getirmeyene uymak caiz olmaz. Çünkü esas olan, o ilâhî bağa kavuşmaktır. İrfan sahibi, ilâhî bağı, amel ve ihlâsla talikim ederse, Hak katında ona Azim adı verilir.
Peygamber Efendimiz (s.a.v) bu manada şöyle buyurdu: "Bir kimse öğrenir, amel eder ve öğretirse melekût âleminde Azim ismi ile çağrılır."
Cehaletle uzlet köşene çekilme. Halkı kalbinde taşımak suretiyle uzlet etmek büyük bir fesattır. Peygamber Efendimiz (s.a.v) buyurur ki: "Öğren, hayrını şerrini bil, sonra uzlet et."
Yeryüzünde bir şeyini ümit ettiğin ve çekindiğin bir kişi kalsa, ibadet köşesinde yalnız oturman doğru olmaz. Senin için korkulacak ve ümit beslenecek tek varlık olmalı, o da; "Allah"!
İrfan duygum yalnız Hak içindir. Ve O'nun yolunda, O'na yakınlık peyda etmek için çalışırım. O'nun dini için ayaklanır, O'nun rızası için yardım ederim. Bu uğurda başka şeye aklım ermez.
Doğru zat, dinin acıklı çağrısını duydu. Hemen kalbine ve sırrına emir verdi, onun yardımına koştu.
Halk, yasakları çiğnediği, emirleri terk ettiği ve her şeyi arkaya attığı zaman doğru zat, onun, yani dinin nasıl yalvardığını ve Rabbinden nasıl yardım istediğini işitir. Bu işitme sonunda hemen kollarını sıvar, başını diker, ona yardıma koşar. Emirleri yaptırmak, yasaklardan sakındırmak için elinden gelen gayreti sarf eder. Halka nasihat eder, dini, onların benliğine eritip akıtmaya bakar. Bu işi, Yaratan'ın kuvveti ile yapar. Nefsini, tabiatını, şahsi isteğini ve bilgisizliğini karıştırmaz. Hele nifak hiç yapmaz.
İbadet, âdetleri terktir. İbadet anında, alışılmış olan dünyalık hiçbir âdet yapılamaz. İbadet yerine gidildiği zaman bütün âdetler bir yana atılmalıdır. İbadet zamanı, dünya bağlarını iptal ediniz. Halka bağlanmayınız. Hakk'a bağlanınız. Yapamadığınızı yapar gibi göstermeyiniz. İyiyi kötüyü seçen Zât'ın gözleri var.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.



























































































