Allah-u Teâlâ'nın (c.c) ilk yarattığı ruh, Peygamberimiz Hz. Muhammed'in (s.a.v) ruhudur.
Deylemi'nin İbn Ömer'den nakline göre Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur: "Bana Cibril geldi ve 'Ya Muhammed! Sen olmasaydın cennet yaratılmazdı, sen olmasaydın cehennem yaratılmazdı' dedi." (Keşfül hafa.c.1.s.45.hn.91)
Bir başka hadis-i şerifte ise şöyle buyurur Allah Resulü; "Adem günahı işlediğinde başını semaya kaldırdı ve "(Allah'ım) Muhammed hakkı için beni bağışlamanı istiyorum" dedi.
Allah, Ona "Muhammed kimdir?" diye vahiyle sordu. Adem, "Beni yarattığın zaman başımı arşına kaldırdığımda orada, "Allah'tan başka ilah yoktur, Muhammed onun resulüdür" yazılı olduğunu gördüm.
Bundan bildim ki, Senin katında İsmini İsmin ile beraber yazdığın bu zattan daha şerefli, yüce kimse yoktur" dedi.
Allah (c.c), ona; "Ey Adem! O, senin zürriyetinden gelecek peygamberlerin sonuncusudur. Eğer O, olmasaydı seni yaratmazdım" buyurdu." (Ed-Dürrül Mensur. c.1.s.142)
Peygamber Efendimiz son peygamberdir. Bütün Peygamberler bir kavme, bir topluluğa, bir bölgeye; Allah'ın (c.c) tanıtıcı, uyarıcı, müjdeleyicisi olarak gönderilirken Resulü Ekrem bütün insanlığa gönderilmiştir.
Ona verilen Kur'an ile kendinden önceki bütün dinlerin hükmü kaldırılmıştır.
Bir başka ifadeyle Resulü Ekrem, insanlığın ortak paydasıdır. Bu paydaya koşanlar, bu paydada buluşanlar kazanır, kaçanlar helak olur.
Allah Resulü tertemiz olarak yaratıldı, tertemiz olarak dünyaya geldi, tertemiz olarak büyüdü ve ahrete tertemiz olarak gitti.
Ne Peygamberliğinden önce ve ne de sonra asla hataya düşmedi, insanlara kanmadı. Çünkü Onu koruyan bizzat yaratıcısıydı, Allah-u Teâlâ idi.
Prof. Dr. Haydar Baş'ın eşsiz eserlerinden biri olan Rahmet-el lil Âlemin adlı eserinde Peygamberimizin yaşadığı toplumdan nasıl uzak bir hayat ve fikir tarzına sahip olduğu etraflıca anlatılır.
Prof. Dr. Haydar Baş bu eserinde Peygamberimize ilk vahiy geliş sürecini ise şöyle anlatır;
"Habibullah (s.a.v.), otuz sekiz yaşına girmişlerdi. Bir sene boyunca gaipten sesler duyup, bazı nurlar gördüler.
Daha sonra Allah'ın Sevgilisi, altı ay kadar süren sadık rüyalar görmeye başladılar. Gördükleri rüyalar apaçık ortaya çıkıyordu.
Hz. Muhammed (s.a.v.), yaşadığı bu hâller üzerine, yalnızlık hâlini aramaya başladılar. Toplumun zulmetinden sıkılıyor; yalnız kalmayı arzuluyorlardı.
Bu hali, hemen hemen bütün peygamberler, ilk vahyi almadan önce yaşamışlardır. İlk vahiyden önce Hz. Musa, Tur Dağı'nda, Hz. İsa da ıssız bir ormanda 40 gün kadar halvette kalmışlardır.
Resûlullah halvet yeri olarak, Mekke'den 5 km. kadar uzakta bulunan Hıra mağarasını tercih etmişlerdi. Dedesi Abdülmuttalib de, Ramazan aylarında bu mağarada inzivaya çekilirdi.
Allah Resulü sık sık bu mağaraya çekilip, ceddi Hz. İbrahim'in dini üzere ibadet ve dua ediyor; insan ve kâinatın yaratılış sebep ve hikmetleri üzerinde derin düşüncelere dalıyordu."
(yarın devam edelim)…
Osman Baş / diğer yazıları
- EMPATİ (Buram buram merhamet) / 15.08.2020
- Rusya ekonomik bağımsızlığını nasıl kazandı? / 16.01.2020
- ABD’li profesörün itirafı / 15.01.2020
- İslam ve Mevlana - 2 / 12.01.2020
- İslam ve Mevlana -1- / 11.01.2020
- Ehl-i Beyt’i sevenlerin özellikleri / 12.12.2019
- Vatan müdafaası / 10.12.2019
- İmam Seccad; Namaz / 05.12.2019
- İmam Zeynelabidin (a.s) / 04.12.2019
- Gadir-i Hum’u inkâr edemezsiniz / 26.11.2019
- Rusya ekonomik bağımsızlığını nasıl kazandı? / 16.01.2020
- ABD’li profesörün itirafı / 15.01.2020
- İslam ve Mevlana - 2 / 12.01.2020
- İslam ve Mevlana -1- / 11.01.2020
- Ehl-i Beyt’i sevenlerin özellikleri / 12.12.2019
- Vatan müdafaası / 10.12.2019
- İmam Seccad; Namaz / 05.12.2019
- İmam Zeynelabidin (a.s) / 04.12.2019
- Gadir-i Hum’u inkâr edemezsiniz / 26.11.2019
























































