HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 09 AĞUSTOS 2022, SALI

Hz. Ali'den yöneticilere-2

21.05.2012 00:00:00
Bu üç kavram yani; "vergi toplamak, düşman ile savaşmak, ülkeyi imar etmek" hem dini ve hem de gayri dini hükümetlerde ve siyasetlerde vardır. Öyleyse dini siyaset ve hükümetlerle gayri dini siyaset ve hükümetler arasında fark var mıdır? sorusunun cevabında "evet" fark vardır. Dini hükümetlerde devletin bekası, toplumun huzur, saadet ve emniyeti için vazgeçilmez kavramlardan bir tanesi "halkın ıslahıdır". Zira gayri dini hükümetler halkın ıslahını siyasetleri içine almazlar.
Yöneticiler halkı ıslaha zorlama hakkına sahip değillerdir. Yöneticilerin vazifeleri halkın ıslahı için gerekli koşulları ve zemineleri oluşturmaktır. Bu incelik İmam Ali (a.s)'ın "İstislah-i ehliha" (ıslah koşullarını ve zeminelerini oluşturma) cümlesinde yatmaktadır. Zira İmam Ali "İslah-i ehliha" olarak buyurmamıştır. İşte bundan dolayı Allah'a kulluğun bilincinde olan bir yönetici halka hizmetten daha çok "halkın ıslahına" yönelik çalışmalar yapar. Ama kul kavramından uzak olan yöneticiler ve gayri dini hükümetler "halka hizmeti" kendilerine şiar edinirler.
Günümüz ilmi uğraşların ve yöneticilerin çabalarının tümünün hedefi genelde sanayileşmektir. Teknolojinin ve sanayinin hedefi ise üretim ve tüketimdir. Yani insanın derin, kapsamlı, akli ve mantıksal tüm çabaları daha fazla tüketim içindir. Bu yüzden günümüz medeniyetine "tüketim medeniyeti" denilmesi daha doğru olacaktır. Dünyanın uygar diye bilinen ülkelerinde hangi hükümete ve topluma bakarsanız bakın, tüketim ilkesinin onlar açısından bilimsel bir dini öğreti haline geldiğini görürsünüz. Bu şüphe edilmeyecek bir konudur. Bu düşünce ve gidişat tarzı günümüz insanını manevi anlamda ruhsal açıdan hasta etmiş, eksiltmiş, küçültmüş, nefse tutsak etmiş dünyevi anlamda ise muktedir kılmış ama kötü yapmıştır. Çünkü insan muktedir olmadan önce iyi ve güzel olmalıdır.
Halk dilinde eş anlamlıymış gibi bilinip ancak eş anlamlı olmayan ve çok önemle bilinmesi gereken iki terim ve kavram vardır. Bu iki terim ve kavram "insana hizmet" ve "insanı ıslah" terimleri ve kavramlarıdır. Bunların iki ayrı anlamı vardır. Bunlar iki ayrı kategoriye girmektedir. Bir yönetici bazen bir kişiye veya bir topluma hizmet eder, örneğin; bir şehrin yollarını asfalt yapar veya bir insana iş-aş imkânı sağlar, ya da bir ev alır. Bunlar ve benzerleri bir kişiye veya bir topluma hizmettir ama ıslah değildir. Bu hizmet ıslah olmadığından bazen kötü sonuçlar da doğurabilir. Eğer insanı ıslah etmeden önce ona hizmet edilirse bu hizmet onun daha fazla sapmasına sebep olur. İşte dini hükümetler ve Allah'a kulluk bilincini taşıyan yöneticiler insana hizmetten önce "insanı ıslahı" ön plana çıkarırlar.
Bilim ve teknoloji bugün sadece hizmet etmektedir. Bugün dünyada İslam dışında hangi bilim insanın ahlaki-manevi ıslahını üstlenmektedir. İslam dışında hangi bilim, felsefe ve ideoloji insanın yücelmesini sağlamaktadır. İslam dışında tüm bilimler insanı madde ve tabiat hakkında bilgili kılmaktadır. İnsanı güçlendirmektedir. O halde bilim bugün insana sadece hizmet etmektedir. Oysa bilimin en kutsal, en öncelikli misyonu insanı ıslah etmek, insanı tanımak olmalıdır. Zira bir kişi için ev yapmadan önce bu evde yaşayacak kişinin nasıl birisi olduğunu bilmek gerekir. İnsanı tanımadan ona ev yapmanın bir anlamı olmaz. Ne yazık ki insan insanı tanımadan, insan ve hayat hakkında hiçbir düşünce edinmeden önce medeniyet kurmaya, lüks bir hayat ve güç elde etmeye çalıştı ve bu sebeplerden dolayı günümüz dünya insanlarının kahır çoğunluğu bir düşünce girdabı boşluğunda bunalmışlardır. Oysa Hz. İmam Ali (a.s) ın buyruğuna göre yöneticiler diğer hükümetlerde de olan üç ilkenin yanında "insanı ıslah" konusunu da yönetimlerinin öncelikli konuları arasında değerlendirmelidirler.
Elbette şu gerçeği göz ardı etmemek gerekir; toplumun ıslahı dört zümrenin ıslahı ile gerçekleşir. Zira bir hadisi şerifte Hz. Peygamber (s.a.a) şöyle buyurmuştur; "Dört özel zümre ıslah olmadıkça ümmetim ıslah olmaz. Bunlar; yöneticiler, âlimler, abitler ve tüccarlardır." Dolayısıyla toplumun ıslah mekanizmalarından bir tanesi yöneticilerdir. Ancak yöneticinin kendisi kurt olursa sürünün halini ve akıbetini varın sizler düşünün artık.
Selam ve dua ile…
 
Mehdi Aksu / diğer yazıları
- Eleştiri nedir ve nasıl olmalıdır? / 03.12.2012
- Maruf’a davet terk edilince değerler yozlaşır / 02.12.2012
- Hayırlı ümmetin önemli özelliği / 28.11.2012
- Marufa davet etmenin yöntemleri / 27.11.2012
- Marufa emretme ve münkerden nehyetme / 25.11.2012
- Bu mudur Ehl-i Beyt sevgisi / 22.11.2012
- İmam Hüseyin ve sünnet kavramı / 21.11.2012
- Muharrem aylarında genelde konuşulmayanlar / 20.11.2012
- İmam Hüseyin’i anlayabildik mi? / 19.11.2012
- Sönmeyen ebedi aşkın Hüseyin / 17.11.2012
- Hz. Hüseyin’in faziletlerinden / 16.11.2012
- “Biz” olmanın gerekleri / 14.11.2012
- Biz!-II / 13.11.2012
- Biz!-I / 12.11.2012
- Ehl-i Beyt’in yüce makamı / 06.11.2012
- Marifet-i Ehl-i Beyt / 05.11.2012
- Yeni Mesaj okurlarına-II / 02.11.2012
- Yeni Mesaj okurlarına-I / 01.11.2012
- Marifet-i İmam / 31.10.2012
- Tanıma (marifet) / 30.10.2012
- Mürekkebi döken değil, içendir ehil / 29.10.2012
- Anlayış meselesi / 23.10.2012
- Velayet hadislerinden... / 20.10.2012
- Ehl-i Beyt imamları dinin mercileridir / 19.10.2012
- Ehl-i Beyt imamları dinin mercileridir / 19.10.2012
- Ehl-i Beyt imamları dinin mercileridir / 18.10.2012
- "Kanlı gömlek" bir kez daha sahnede-II / 16.10.2012
- "Kanlı gömlek" bir kez daha sahnede-I / 15.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri çarpıtmak-VI / 13.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri çarpıtmak-V / 12.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri çarpıtmak-IV / 11.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri saptırmak-III / 09.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri saptırmak-II / 08.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri çarpıtmak-I / 06.10.2012
- Rivayetlerde On İki İmamın isimleri / 05.10.2012
- Kaynaklara göre On İki İmam hadisleri / 04.10.2012
- İmamete dair / 03.10.2012
- Zillet bizden uzaktır / 30.09.2012
- Kutsallara saldıran canilere sessiz kalma / 28.09.2012
- Zalim ne anlar masumiyetten / 27.09.2012
- İnkarı mümkün olmayan Gadir-i Hum / 26.09.2012
- Nur ve nar'ın furkanı / 25.09.2012
- Mevla kelimesinin anlamı / 24.09.2012
- İki kanıt / 23.09.2012
- Gelin canlar bir olalım / 20.09.2012
- Ehl-i Beyt sevgisinin faydası nedir? / 19.09.2012
- Allah için sevmenin önemi / 18.09.2012
- Sevgi ve nefret ilkelere göre olmalı / 17.09.2012
- Ehl-i Beyt'i tanıma ve tevhid / 15.09.2012
- Hz. Musa görüntüsünde firavunluk yapanlar / 14.09.2012
- Akıl mı, aşk mı? / 12.09.2012
- Dikkat! Zamanlardan fitne zamanı / 10.09.2012
- Ehl-i Beyt / 09.09.2012
- İcmal gençliği / 06.09.2012
- Barış Günü ve Suriye olayları / 05.09.2012
- Neden cahil kaldık? / 04.09.2012
- Ruhun gıdası ilahi reçetelerde aranmalıdır / 03.09.2012
- İnsan eğitiminde namazın rolü / 02.09.2012
- Maun Suresi ve müslümanların durumu / 01.09.2012
- Kişiler ve olayları analiz terazisi / 31.08.2012
- Akıl cevheri / 30.08.2012
- En şüca insan kimdir? / 29.08.2012
- Büyük cihadın ve küçük cihadın farklılıkları / 28.08.2012
- Neden cahil kaldık? / 27.08.2012
- Kimdir Müslüman? / 22.08.2012
- Midesi için yaşayanlar / 18.08.2012
- Seyr-i Sülukun alemdeki etkinliği / 17.08.2012
- Melekler kimlere nazil olur? / 16.08.2012
- İlim-iman farkı ve insanın tekamülü / 14.08.2012
- Nefis tezkiyesinin yapılmamasının zararları / 13.08.2012
- Emek ve hizmete kadirşinas olmak / 09.08.2012
- Dört kanun / 08.08.2012
- Hidayete vesile olmanın fazileti / 07.08.2012
- Öğretmenler ve öğretenlerin değeri / 06.08.2012
- İlme önem verebildik mi? / 05.08.2012
- Ortak akıl, saadet ve güzellik getirir / 04.08.2012
- Ortak akıl ve istişare / 03.08.2012
- Suriye olayları ve Arakan'da yaşanan vahşet / 30.07.2012
- Ekseni kayan birlik ve Suriye meselesi / 29.07.2012
- Suriye olaylarının analizi ve Müslümanların durumu / 28.07.2012
- Hayır konuşmayan, hayır bulamaz / 27.07.2012
- Hakkı haykırmak ilkeli olanların işidir / 26.07.2012
- Dalkavukluk alçaklıktır / 24.07.2012
- Ehl-i Beyt nimetine nankör olmanın ağır bedelleri / 23.07.2012
- İlim ve özgür ortam / 21.07.2012
- Çanakkale ruhu / 18.07.2012
- Gençlik ve önemi / 17.07.2012
- Gençlerin eğitiminin önemi / 16.07.2012
- Gençlik çağı kazanım dönemidir / 14.07.2012
- Vurdumduymazlık faciası / 13.07.2012
- Burjuvazi ile yozlaşan Müslümanlar / 12.07.2012
- Gösteriş budalası olmanın şekilleri / 10.07.2012
- Adam-adamcık / 09.07.2012
- Nehcü'l-Belağa'ya göre insan sınıfları / 07.07.2012
- Akıp giden ömürler / 06.07.2012
- Müslüman, kendisine kimleri model edinmelidir? / 05.07.2012
- Yanlışa tavır / 04.07.2012
- Şeytanlaşmış insanlar / 03.07.2012
- Allah'ın sevdiğini herkes sever mi? / 01.07.2012
- Allah'ı mı, halkı mı razı etmek? Hangisi kolay? / 30.06.2012
- Değerlerimizden ödün vermemeliyiz / 28.06.2012
- Medya ve Ehl-i Beyt programları / 28.06.2012
- Ehl-i Beyt sempozyumları ve bardağa dolu tarafından bakmak / 26.06.2012
- Değerlerinden ödün veren toplum gerilemeye mahkumdur / 25.06.2012
- Sığ düşünceler / 23.06.2012
- Vahdeti ilke edinenler / 22.06.2012
- Vahdetsizlik toplumların ecelini getirir / 20.06.2012
- Vahdeti ihlal edenin tevhidi bozulur / 19.06.2012
- Vahdet olgusuna göre yaşamanın önemi / 18.06.2012
- Ehl-i Beyt sempozyumları birliğimize hizmet ediyor / 17.06.2012
- Hedefsizlik faciası / 14.06.2012
- Terör fitneden kaynaklanır / 12.06.2012
- Fitne: Değerleri öldüren zehirin adı / 11.06.2012
- Fitne / 09.06.2012
- Din tüccarlarına karşı vazifelerimiz / 08.06.2012
- Din tüccarları / 07.06.2012
- Hz. Peygamberin, ümmeti adına korkuları / 06.06.2012
- Nur ile zulmetin savaşı / 05.06.2012
- Allah adına aldatan din tüccarları / 04.06.2012
- İnsan sretindeki şeytanlar / 03.06.2012
- İblis'in avlanma yöntemleri / 02.06.2012
- Hakka karşı batılın mücadele tarzı / 01.06.2012
- Bitmeyen Hak ve batıl mücadelesi / 31.05.2012
- Tarihi Ehl-i Beyt Sempozyumu'nda 7 sorunun cevabı-2 / 30.05.2012
- Tarih Ehl-i Beyt Sempozyumu'nda 7 sorunun cevabı-1 / 29.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-6 / 28.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-5 / 25.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-4 / 24.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-3 / 22.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-2 / 21.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-1 Halka hizmet Hakka hizmet midir? / 19.05.2012
- Rabbani alimler ve iktidarlarla ilişkileri-III / 18.05.2012
- Rabbani alimler ve iktidarlarla ilişkileri-II / 15.05.2012
- Rabbani alimler ve iktidarlarla ilişkileri-1 / 14.05.2012
- Köleler ve özgürler-2 / 13.05.2012
- Tarihi Ehl-i Beyt Sempozyumu’nun önemi / 12.05.2012
- Köleler ve Özgürler - 1 / 09.05.2012
- Hedef gösterme, hedef gösterilme-2 / 08.05.2012
- Hedef gösterme ve gösterilme-I / 07.05.2012
- Cahilliğin versiyonları - 2 / 05.05.2012
- Cahilliğin versiyonları - 1 / 03.05.2012
- Kuran ve Ehli Beyt beraberliği / 01.05.2012
- Vah haset edene, ah haset edilene! / 29.04.2012

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

21.05.2011, 21.05.2010, 21.05.2009, 21.05.2008, 21.05.2007, 21.05.2006, 21.05.2005, 21.05.2004, 21.05.2003, 21.05.2002, 21.05.2001, 21.05.2000, 21.05.1999, 21.05.1998, 21.05.1997, 21.05.1996, 21.05.1995, 21.05.1994, 21.05.1993


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.