(dünden devam…)
İmam Hasan babasının bu kadar erken vakitte evden çıkmasını yadırgamıştı. Ona, "Bu vakitte çıkmanın sebebi nedir?" diye sordu.
İmam Ali, "Bunun sebebi bu gece gördüğüm ve beni dehşete düşüren bir rüyadır" dedi.
İmam Hasan, "Hayırdır, hayır olsun, onu bana anlat" dedi.
Bunun üzerine İmam Ali şunları söyledi: "Cebrail'in gökten Ebu Kubeys tepesine indiğini gördüm. Oradan iki taş alarak Kâbe'ye doğru yürüdü. Kâbe'nin yanında o taşları birbirine çarptı. Çarpmanın etkisi ile taşlar toz haline geldi. Bu tozlar öyle dağıldı ki Mekke ile Medine'de içine bir parçasının girmediği tek bir ev bile kalmadı."
İmam Hasan, "Peki, bu rüyayı nasıl yorumluyorsun?" diye sordu.
İmam Ali, "Eğer rüyam doğru çıkarsa senin baban öldürülecek ve Mekke ile Medine'de benden doğacak üzüntünün girmediği tek bir ev bile kalmayacak" dedi.
İmam Hasan babasının bu sözleri üzerine dalgınlaştı. Kendinden geçti. Ardından kısık bir sesle, "Bu olay ne zaman olacak?" diye sordu.
İmam Ali oğluna şu cevabı verdi: "Yüce Allah, "Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez ve hiç kimse nerede öleceğini bilemez" (Lokman, 34) buyuruyor. Fakat sevgilim Allah Resulü bu olayın Ramazan ayının son on günü içinde olacağını bana bildirdi. Beni, Abdurrahman b. Mülcem öldürecek."
İmam Hasan, "Bunu biliyorsan, öldür onu" dedi.
Hz. Ali, "Cinayetten önce kısas uygulamak caiz değildir. Henüz cinayet işlenmedi" dedi. Arkasından İmam Ali oğluna yatağına döneceğine dair yemin ettirdi. İmam Hasan da zorunlu olarak bu emre uydu. (Hayatu'l İmam Hasan, c.1, s.557, 558).
İmam Ali mescide girdikten sonra o büyük facia meydana geldi. Kûfe halkı olayı duyar duymaz mescide koştu. Hz. Ali'nin oğulları da hızla olay yerine koştular. İmam Hasan mescide ulaşanların başında geliyordu. Babasını mihrapta yere yığılmış buldu. Yüzü ve sakalı kana boyanmıştı. Çevresini sarmış olan cemaat ilk tedavisini yapmaya çalışıyordu. Oğlu Hasan'la göz göze geldi ve ona cemaate namaz kıldırmasını emretti. İmam Hasan namazı kıldırırken o da yerde oturmuş namaz kılıyordu ve yarasından kan akıyordu.
(devam edecek…)
- ‘Beni seveni sevdin mi, düşmanıma düşman oldun mu?’ / 04.06.2026
- Sabretmek ibadet, günahtır isyanım / 27.05.2026
- Günümüzdeki Yahudiler ve Hıristiyanların ehl-i kitap vasfı / 26.05.2026
- Geviş getirerek Büyük İsrail projesini seyre dalanlar / 24.05.2026
- Misyonerliğin Türk milleti üzerindeki hesapları / 23.05.2026
- ‘Ahir zamanda ümmetim bölük bölük Hıristiyan olacak…’ / 20.05.2026
- Dinlerarası Diyalog ve FETÖ hareketi bitti mi? / 14.05.2026
- Gurur / 13.05.2026
- Yazıklar olsun kendini kandıranlara… / 11.05.2026

























































