logo
24 HAZİRAN 2026

Hz. Fâtıma’nın vefatı-III

16.03.2020 00:00:00

(dünden devam…)

Artık ölüm ânı iyice yaklaşınca, perde kalktı ve Fâtıma Efendimiz (a.s.) keskin bir bakış yöneltti ve şöyle dedi: "Cebrail'e selam olsun! Resûlullah (s.a.v.)' selam olsun! Allah'ım Resûlü'nün (s.a.v.) yanına al! Allah'ım hoşnutluğuna, katına, yurduna, esenlik yurduna al!.."

Sonra şöyle dedi: "Şu gök halkının kervanıdır. Şu Cebrail, şu da Resûlullah'tır (s.a.v.). Bana sesleniyor: Kızım! Gel! Burada Seni karşılayacak şey Senin için daha hayırlıdır." Gözlerini açtı ve şöyle dedi: "Ve aleyke's-selam, ey ruhları kabzeden! Acele et. Bana acı verme."

Ve ardından şöyle dedi: "Gelişim Sana olsun Rabbim, ateşe değil!" Göz kapakları yumuldu, elleri yana düştü, ayakları boylu boyunca uzanıverdi. Esma seslendi, cevap vermedi. Yüzündeki örtüyü kaldırdı, Fâtıma (a.s.) hayattan ayrılmıştı. Üzerine kapandı, bir yandan öpüyor, bir yandan da şöyle diyordu: "Ey Fâtıma! Baban Resûlullah (s.a.v.)'in yanına gittiğin zaman Esma bint-i Ümeys'den selam söyle."

Hasan (a.s.) ve Hüseyin (a.s.) eve geldiklerinde annelerinin üzerinin örtülmüş olduğunu gördüler. Dediler ki: "Annemiz bu saatte niçin uyuyor?" Esma dedi ki: "Ey Resûlullah'ın (s.a.v.) oğulları! Anneniz uyumuyor. O bu dünyadan ayrıldı." Hasan (a.s.) annesinin üzerine kapandı. Bir yandan öperken, bir yandan da şöyle dedi:  "Anneciğim ruhum bedenimden ayrılmadan bir kez daha Benimle konuş." Hüseyin (a.s.) annesinin ayaklarını öpüyor ve şöyle diyordu: "Ben oğlun Hüseyin, kalbim çatlayıp ölmeden önce konuş benimle!"

Esma, Hasan (a.s.) ve Hüseyin (a.s.)'a dedi ki: "Ey Resûlullah'ın (s.a.v.) oğulları! Gidin Babanıza Annenizin öldüğünü haber verin." Hasan (a.s.) ve Hüseyin (a.s.) mescidin yakınlarına kadar geldiler. Artık kendilerini tutamayıp yüksek sesle ağlamaya başladılar. Bu sırada bazı sahabeler yanlarına gelip, neden ağladıklarını sordular. "Annemiz Fâtıma (a.s.) öldü" dediler. Bunu duyunca Hz. Ali (a.s.) yüzü koyun yere kapandı: "Kim Bana teselli verecek, ey Muhammed'in (s.a.v.) kızı!" (Bihârü'l-Envâr, c. 43, s. 186).

Hz. Ali (a.s.) Fâtıma'nın (a.s.) yanına gelerek yüzündeki örtüyü kaldırdığında baş ucunda bir mektup gördü:

"Rahman ve Rahim Allah'ın adıyla. Bu, Resûlullah'ın (s.a.v.) kızı Fâtıma'nın (a.s.) vasiyetidir. Fâtıma, Allah'tan başka ilah olmadığına, Muhammed'in (s.a.v.) O'nun kulu ve elçisi, cennet ve cehennemin hak ve kıyametin kopmasında şüphe olmadığına ve Allah'ın ölüleri dirilteceğine şehadet ediyor.

Ey Ali! Ben Peygamberin (s.a.v.) kızı Fâtıma'yım. Allah-u Teala dünya ve ahirette Seninle beraber olmam için Beni Seninle evlendirdi. Sen diğerlerinden Bana daha lâyıksın; geceleyin Bana gusül ver, Beni kefenle, Bana namaz kıl, hiç kimseye haber vermeden beni toprağa ver; Seni Allah'a ısmarlıyor ve çocuklarıma kıyamete dek selam gönderiyorum." (Beytü'l-Ahzan, Abbas-i Kummî). (devam edecek…)

 
Gökhan Demir / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.