Bu günler Hz. Fatıma anamızın Hakk'a yürüdüğü, şehit olduğu günlerdir.
Hazret-i Fatıma, ilahî sırların ve tertemiz masumiyetin en yüce bir tecellisidir. O, Allah'ın verdiği ilimle donatılmıştır. Peygamber Efendimizin can parçası, İmam Ali'nin eşsiz eşidir. Onun yüceliğine denk olacak tek kişi Ali'dir. Rabbimiz O'nun gibisini bir kez yarattı.
Hazret-i Fatıma'nın cömertliği ve bereketi bütün âleme yayılmıştır. İnsanlığın atası Âdem'e verilen hayat nefesi de, Allah'ın yarattığı o nurdan bir nasiptir. İnsanlık onun manevî bereketinden pay almıştır.
Âdem'e üflenen ruh, Hz. Fatıma'nın nefesindendir.
Âdem çiçeği (insan), Hz. Fatıma'nın ayağının toprağındandır.
Ey Fatıma! Asiye, Meryem, Hacer ve Havva gibi büyük kadınlar bile senin makamına erişmek için doğumunda sana hizmet etmeyi şeref sayarlar. Sen Allah'ın sırlarından bir sır, Peygamber'in en kıymetli emanetisin.
Ey Allah'ın sırrı olan Fatıma, senin övgünde şu kadarı yeterlidir ki; Allah, "Âshâb-ı Kisa" (Örtü Sahipleri) arasında önce senin adını andı.
Senin yüceliğini anlatmaya kelimeler yetmez. Akıllar senin makamın karşısında hayran kalmıştır. Buna rağmen bazı insanlar Peygamber'in senin hakkındaki vasiyetlerini unuttular ve sana eziyet ettiler.
Peygamber'in vefatından sonra sana gereken saygıyı göstermediler. Sana zulmettiler, gönlünü incittiler. Bu acılar Ehl-i Beyt'in kalbinde derin yaralar açtı.
Ey makamı yüce Fatıma! Sana yapılan haksızlıkların etkisi zamanla Kerbelâ faciasına kadar uzandı. İmam Hüseyin'in ve ailesinin yaşadığı büyük acılar da bu zulüm zincirinin devamı oldu. Kerbelâ'da sadece çadırlar değil, bütün müminlerin yüreği yandı.
Sen, Allah Resulü'nün göz nuru, Ehl-i Beyt'in annesi ve müminlerin gönlünde ebediyen yaşayacak bir fazilet ve fedakârlık örneğisin.
Fâtıma'nın nurunu idrak edemeyenin çok yazıktır ki, İslâm'dan hazzı yoktur. Fâtıma'nın nurunu idrak edemeyen, aslında Resûl-i Ekrem'in (s.a.a) nurunu, Hz. Hatîce-i Kübra'nın derecesini, İmam Ali'nin nurunu, Hasan ve Hüseyin'in nurunu da idrak edemez.
Rasulullah (s.a.a.) sırrının evrene yansıdığı nokta, Fatıma anamızın gönlüdür. İki Cihan Serveri; "Allah kendisini bende, ben de kendimi Fatıma'da seyrettim" buyurmaktadır.
O, bitmezlik ve sonsuzluk sırrıdır… Bolluk bereketin membaı, Kevser'dir…
Kevser Sûresinde şöyle buyrulmaktadır:
"Biz sana Kevser'i, (Fatıma) verdik; öyleyse namaz kıl, kurban kes"…
Fatıma annemizin bir sırrı da Kevser sırrıdır. Kevser, Hz. Fatıma annemizdir. Çünkü Kevser, ebter'in zıddıdır. Ebter güdük, soyu kesik demektir. Kevser, ebterin zıddıdır. Ebterin zıddı Hz. Fatıma'dır.
Bitmezlik, sonsuzluk, bolluk, hikmet ve rahmet deryasıdır HZ. FATIMA ANAMIZ…
Hazret-i Fatıma, ilahî sırların ve tertemiz masumiyetin en yüce bir tecellisidir. O, Allah'ın verdiği ilimle donatılmıştır. Peygamber Efendimizin can parçası, İmam Ali'nin eşsiz eşidir. Onun yüceliğine denk olacak tek kişi Ali'dir. Rabbimiz O'nun gibisini bir kez yarattı.
Hazret-i Fatıma'nın cömertliği ve bereketi bütün âleme yayılmıştır. İnsanlığın atası Âdem'e verilen hayat nefesi de, Allah'ın yarattığı o nurdan bir nasiptir. İnsanlık onun manevî bereketinden pay almıştır.
Âdem'e üflenen ruh, Hz. Fatıma'nın nefesindendir.
Âdem çiçeği (insan), Hz. Fatıma'nın ayağının toprağındandır.
Ey Fatıma! Asiye, Meryem, Hacer ve Havva gibi büyük kadınlar bile senin makamına erişmek için doğumunda sana hizmet etmeyi şeref sayarlar. Sen Allah'ın sırlarından bir sır, Peygamber'in en kıymetli emanetisin.
Ey Allah'ın sırrı olan Fatıma, senin övgünde şu kadarı yeterlidir ki; Allah, "Âshâb-ı Kisa" (Örtü Sahipleri) arasında önce senin adını andı.
Senin yüceliğini anlatmaya kelimeler yetmez. Akıllar senin makamın karşısında hayran kalmıştır. Buna rağmen bazı insanlar Peygamber'in senin hakkındaki vasiyetlerini unuttular ve sana eziyet ettiler.
Peygamber'in vefatından sonra sana gereken saygıyı göstermediler. Sana zulmettiler, gönlünü incittiler. Bu acılar Ehl-i Beyt'in kalbinde derin yaralar açtı.
Ey makamı yüce Fatıma! Sana yapılan haksızlıkların etkisi zamanla Kerbelâ faciasına kadar uzandı. İmam Hüseyin'in ve ailesinin yaşadığı büyük acılar da bu zulüm zincirinin devamı oldu. Kerbelâ'da sadece çadırlar değil, bütün müminlerin yüreği yandı.
Sen, Allah Resulü'nün göz nuru, Ehl-i Beyt'in annesi ve müminlerin gönlünde ebediyen yaşayacak bir fazilet ve fedakârlık örneğisin.
Fâtıma'nın nurunu idrak edemeyenin çok yazıktır ki, İslâm'dan hazzı yoktur. Fâtıma'nın nurunu idrak edemeyen, aslında Resûl-i Ekrem'in (s.a.a) nurunu, Hz. Hatîce-i Kübra'nın derecesini, İmam Ali'nin nurunu, Hasan ve Hüseyin'in nurunu da idrak edemez.
Rasulullah (s.a.a.) sırrının evrene yansıdığı nokta, Fatıma anamızın gönlüdür. İki Cihan Serveri; "Allah kendisini bende, ben de kendimi Fatıma'da seyrettim" buyurmaktadır.
O, bitmezlik ve sonsuzluk sırrıdır… Bolluk bereketin membaı, Kevser'dir…
Kevser Sûresinde şöyle buyrulmaktadır:
"Biz sana Kevser'i, (Fatıma) verdik; öyleyse namaz kıl, kurban kes"…
Fatıma annemizin bir sırrı da Kevser sırrıdır. Kevser, Hz. Fatıma annemizdir. Çünkü Kevser, ebter'in zıddıdır. Ebter güdük, soyu kesik demektir. Kevser, ebterin zıddıdır. Ebterin zıddı Hz. Fatıma'dır.
Bitmezlik, sonsuzluk, bolluk, hikmet ve rahmet deryasıdır HZ. FATIMA ANAMIZ…
Adem Birinci / diğer yazıları
- Hz Fatıma anamızın şehadet günlerindeyiz / 02.11.2026
- Hz. Hatice -6- / 22.10.2026
- Hz. Hatice -5- / 21.10.2026
- Hz. Hatice -4- / 19.10.2026
- Hz. Hatice -3- / 18.10.2026
- Hz. Hatice'tül Kübra -2- / 14.10.2026
- Hz. Hatice’tül Kübra (Hz. Hatice) -1- / 12.10.2026
- Başkomutan Atatürk’ün sözleriyle 30 Ağustos zaferi / 28.08.2026
- Salavatın önemi / 15.08.2026
- Zekâtını vermeyenin namazı kabul olmaz / 10.08.2026
- Hz. Hatice -6- / 22.10.2026
- Hz. Hatice -5- / 21.10.2026
- Hz. Hatice -4- / 19.10.2026
- Hz. Hatice -3- / 18.10.2026
- Hz. Hatice'tül Kübra -2- / 14.10.2026
- Hz. Hatice’tül Kübra (Hz. Hatice) -1- / 12.10.2026
- Başkomutan Atatürk’ün sözleriyle 30 Ağustos zaferi / 28.08.2026
- Salavatın önemi / 15.08.2026
- Zekâtını vermeyenin namazı kabul olmaz / 10.08.2026

























































