Burası, hürmete şayan yüceler yurdu ve gayba açılan gönül kapısıdır. Dua ve münacatlar arasında bazen bir nurun yükseldiği, ardından mübarek bir olayın gerçekleştiği, Ehl-i Beyt'in kerimesi Hz. Masume tarafından özel bir teveccühle sorunlar içinde boğulan bir ihtiyaç sahibinin elinden tutulduğu, neticede ihtiyaçlarının ve sorunlarının karşılandığı vesile yurdu işte burasıdır.
Yüzlerce kerametlerinden birkaçını aktarmaya devam ediyoruz...
Ayetullah Uzma Seyyid Şahabuddin Necef Mer'aşi şöyle anlatır:
"Sıkıntılarımın yoğun olduğu gençlik dönemlerinde, bir gün evlenecek olan kızım için çeyizlik eşya almam gerekti. Ne var ki, bunun için maddi gücüm yoktu. Sıkıntılı halimle Hz. Masume'nin türbesine gittim. Yaşlı gözlerle yakardım: 'Ey hanımefendim! Çektiğim zorluklarla neden ilgilenmiyorsun? Ellerim bomboşken nasıl kızımı evlendirebilirim?'
Ardından kırgın olarak evime döndüm. Mukaşefe âleminde kapının çalındığını duydum. Gidip kapıyı açtım, tanımadığım biriyle karşılaştım. Beni görünce, 'Hanımefendi seni çağırıyor' dedi. Alelacele türbeye koştum. Avluda içeri girdiğimde iki cariye, Altın Eyvan'ı temizlemekle meşguldü. Yanlarına yaklaşıp temizliğin sebebini sordum. 'Birazdan hanımefendimiz gelecek' dediler. Çok geçmeden O da çıkageldi. Şekli ve endamıyla tıpkı annem Fâtıma Zehra (a.s) gibiydi. Fâtıma Zehra'yı (s.a) daha evvel üç kez rüyamda görmüştüm çünkü.
Hz. Masume'nin geldiğini görünce yanına giderek elini öptüm. Bana, 'Ey Şahab! Biz sana ne zaman ilgi göstermedik de kınıyorsun bizi? Sen Kum'a geldiğinden bu yana daima bizim gözetimimizdesin ve inayetimiz altındasın' dedi.
Uyandığımda Hz. Masume'ye karşı saygısızlık ettiğimi anladım. Hemen türbesine gidip özür diledim. Daha sonra hacetimin karşılığını aldım ve işlerim genişledi. Önümdeki zorluklar kolaylaştı ve sıkıntıları aştım."
Kum'un önde gelen hatiplerinden Ağa Hasan İhtişam, Şeyh İbrahim Sahib Zamani Tebrizi'nin dilinden şöyle nakledilir:
"Biz minber ehli olarak tatillerde biraya gelir, karşılıklı mersiyeler okurduk. Bir gün rüyamda Hz. Masume'nin Harem-i Şerif'ine girmek istedim. Hz. Masume ve Hz. Fâtıma (s.a) türbede baş başa konuştukları için girişin yasak olduğunu söylediler. Bunun üzerine onlara, 'Annem seyyiddi, ben onlara mahremim' dedim. İçeri girmeme izin verdiler. İki hatun da türbede oturmuş sohbet ediyordu. Hz. Masume Hz. Zehra'ya şöyle dedi: 'Hacı Seyyid Cafer İhtişam, benim için methiyede bulundu. Genelde bu methi Hz. Zehra hakkında okurdu.'
Şeyh İbrahim, rüyasını Hacı İhtişam'ın da aralarında bulunduğu diğer arkadaşlarına anlattı. Hacı İhtişam sonra şu şiiri okudu:
'Ey Fatıma, aziz kardeşinin canı için
Lutfet İhtişam'a görkemli yeşil sarayı.'
Oğlu gerçekten de yeşil saraya kavuştuğunu söyledi."
Evet, işte tüm bu kerametler, Allah'ın lutfunun ve inayetinin birer göstergesidir. Eğer bir insan ihlas ve yanık bir kalple adım atarsa, İlahi takdir gereği istekleri karşılanır. Resûlullah'ın pak hanedanı Ehl-i Beyt'in kerimesi Hz. Masume ise Allah'a giden yolda sadece bir vesiledir.
Bu özel inayetlerin, bu nurani türbenin tüm ziyaretçilerine nasip olmasını temenni ederiz. Rabbim şefaatlerini nasip etsin...
- Uyanınca... / 30.05.2025
- Ev kadınlarına emeklilik yakında Meclis'te / 22.05.2025
- Almanya ve Türkiye / 28.02.2025
- Almanya'daki seçimler / 26.02.2025
- Olaylar silsilesi / 23.01.2025
- Ne yazmalıyım? / 26.09.2024
- Prof. Dr. Ali Ünal Emiroğlu / 20.07.2024
- Avrupa'da BTP / 28.02.2024
- Berlin’de Prof. Dr. Haydar Baş’ı andık / 18.04.2022























































































