Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyuruyor: "Yıldızlar, yeryüzündekilere boğulmaktan güvencedir. Ehl-i Beyt'im de ümmetime ihtilafa düşmekten güvencedir; dolayısıyla, Arap kabilesinden birisi Ehl-i Beyt'ime muhalefet edecek olursa ihtilafa düşer ve iblisin partisi olur." (Hakim, Müstedrek, c.3, s.149 ve Sünni Muttaki Hindi'nin Kenzü'l-Ummal, c.12, s.96'da aynı hadis yer almaktadır).
Sünni Buhari'de şu rivayet vardır:
Resûlullah (s.a.v.) bir gün Hz. Ali (a.s.), Hz. Fâtıma (a.s.), Hz. Hasan (a.s.), Hz. Hüseyin (a.s.) ile oturduğu bir sırada buyurmuştur ki: "Allah'ım bunlar Benim Ehl-i Beyt'imdir. Allah'ım! Onlarla düşman olana düşman ol, onlarla dost olana dost ol!" (Buhari, Tarihu'l-Kebir, c.2, s.166-167).
Sünni Tirmizi'nin Sünen'inde, Hz. Ali (a.s.) Resûlullah'tan şöyle buyurmuştur:
Bir gün Hz. Peygamber (s.a.v.) ciğerimin köşeleri Hasan ile Hüseyin'in ellerinden tutarak şöyle buyurdu: "Beni, bu ikisini, bunların babalarını ve analarını seven, kıyamette Bana ait derecenin yakınında bizimle beraber yerleştirilecektir." (Sünen-i Tirmizi, c.2, s.215).
Resûlullah (s.a.v.)'in hadislerinde sabittir ki, Ehl-i Beyt; Hz. Fâtıma, Hz. Ali, Hz. Hasan, Hz. Hüseyin ve Resûlullah'tır (s.a.v.). Ancak farklı eserlerde, Ehl-i Beyt'in kapsamına Resûlullah (s.a.v.)'in eşleri ve hatta Hâşimoğulları'nın dahi dahil olduğu iddiaları vardır.
Tathir ayeti sadece Resûlullah (s.a.v.), Hz. Fâtıma (a.s.), Hz. Ali (a.s.), Hz. Hasan (a.s.), Hz. Hüseyin (a.s.) hakkında nâzil olduğu ile ilgili hadisleri daha önce vermiştik. Peygamberimizin (s.a.v.) hanımlarından, ayetin evinde nâzil olduğu Ümmü Seleme ve Hz. Aişe, Ehl-i Beyt denilince bu 5 kişi ile sınırlı olduğunu defalarca vurgulamışlardır.
Sünni İbn Kesir-i Şafii, Hz. Aişe ile ilgili şu rivayeti aktarır:
İbn Hatim der ki: "Bana babam Avam ibn Havşeb'den nakletti ki, onun amcası şöyle demiş: Babamla beraber Hz. Aişe'nin yanına gittik. Ben O'na Hz. Ali (a.s.)'dan sual ettiğimde Hz. Aişe dedi ki: 'Sen Bana insanların arasında Resûlullah (s.a.v.)'in en çok sevdiği birinden sual ediyorsun. O'nun nikâhı altında Peygamberin (s.a.v.) kızı vardı ve O Peygamber (s.a.v.) insanların en sevgilisi idi. Ben Hz. Peygamberin (s.a.v.) Ali'yi, Fâtıma'yı, Hasan ve Hüseyin'i çağırıp üzerlerine elbisesini attığını, sonra 'Allah'ım Benim evimin halkı işte bunlardır onların eksikliğini gider ve onları tertemiz kıl' diye dua ettiğini gördüm.' Hz. Aişe der ki: Ben Hz. Peygambere (s.a.v.) yaklaşıp, 'Ey Allah'ın Resûlü! Ben Senin evinin halkından değil miyim?' dedim. Hz. Peygamber; 'Sen bir kenara çekil çünkü Sen Benim için seçilmişsin' dedi." (İbn Kesir, c.12, s. 6524).
Ümmü Seleme ise farklı rivayetlerde, Tathir ayetinin kendi evinde indiğini ancak Resûlullah (s.a.v.)'in kendisini tıpkı Hz. Aişe'ye dediği gibi, örtünün altına almadığını belirtmiştir.
- ‘Beni seveni sevdin mi, düşmanıma düşman oldun mu?’ / 04.06.2026
- Sabretmek ibadet, günahtır isyanım / 27.05.2026
- Günümüzdeki Yahudiler ve Hıristiyanların ehl-i kitap vasfı / 26.05.2026
- Geviş getirerek Büyük İsrail projesini seyre dalanlar / 24.05.2026
- Misyonerliğin Türk milleti üzerindeki hesapları / 23.05.2026
- ‘Ahir zamanda ümmetim bölük bölük Hıristiyan olacak…’ / 20.05.2026
- Dinlerarası Diyalog ve FETÖ hareketi bitti mi? / 14.05.2026
- Gurur / 13.05.2026
- Yazıklar olsun kendini kandıranlara… / 11.05.2026


























































