logo
20 EKİM 2026

İbadet, hayatın kalbidir

“Cenab-ı Hak, biz insanları, bu aleme gönderirken, başıboş, gelişigüzel yaratarak göndermiş değildir. Bir hikmete mebni olarak, bir başka ifade ile; Kendisini tanımak, O'nu bilmek, O'na kul olmak için göndermiştir

20.10.2026 00:31:00
Haber Merkezi
 
İbadet, hayatın kalbidir
İbadet, hayatın kalbidir
"Cenab-ı Hak, biz insanları, bu aleme gönderirken, başıboş, gelişigüzel yaratarak göndermiş değildir. Bir hikmete mebni olarak, bir başka ifade ile; Kendisini tanımak, O'nu bilmek, O'na kul olmak için göndermiştir.

Bu gerçek, O'nun beyanıyla ve Peygamber Efendimizin (s.a.v.) mübarek hadis-i şerifleriyle bilinmektedir. Nitekim, bir ayet-i kerimede, "İnsanoğlu başıboş yaratıldığını mı zannediyor? Onu Biz salıvermedik ki" buyuruluyor.

Demek ki, insan başıboş yaratılmamıştır; bir maksada binaen halkedilmiş- tir. Onun için insan denen varlığın, her zaman ve mekânda Rabbini tanıması, bilmesi ve O'na yaklaşmak için, takarrub edebilmek için kulluk yapması, bir başka ifa-deyle; ibadet etmesi şarttır ve de esastır.







İbadetin anlamı

İbadet nedir? İbadet, Cenab-ı Hakk'ın muradının emir ve nehiylerle birlikte kulun hayatında yansımasıdır. Rabbimiz bizden bazı şeyler istiyor. Bazı şeyler emrediyor. Bazılarını da "yapmayın!" diyor.

Rabbimizin yapmamızı emrettiği şeyleri ifa etmek ve nehyettiklerinden, -haram olması münasebetiyle- kaçınmak, en büyük kulluk görevimizdir.

Bir kul haram ile karşı karşıya geldiğinde nefsini mağlup edip Allah'ın rızasını kazanma istikametinde o fiili terk etti ise, bu, bir ibadettir. Nasıl ki, "namaz kılınız", "oruç tutunuz", "zekat veriniz" emirlerine imtisal edip, namazımızı kılmamız, orucumuzu tutmamız, zekatımızı vermemiz bir ibadet ise, haramlardan kaçınmamız da bir ibadettir.

Dolayısıyla, bunun tersi, yani emredileni yerine getirmemek de ibadetin ihlalidir ve haramdır. Burada incelikler birbirine bağlı ve iç içedir. Emir O'ndan geldiği halde, Zât-ı Bâri'yi dinlememek, O'na kulak vermemek saygısızlıktır ve tabiatıyla haramdır. Haram olanı, Cenab-ı Hak'tan korkmamız münasebetiyle terk etmemiz de tartışmasız bir ibadettir.

Bu hassasiyet, hayatımızın tamamını ibadete çevirmemizi sağlar. Zaten, bir müslümanın aldığı nefesten verdiği nefese kadar her ânı ibadât-u taat ile geçer. Bu emir ve nehiylere kulun incelikle, hassasiyetle uyma tarzına taat diyoruz.

Yani itaat... Taatin aslı insanın Rabbine itaat etmesidir. Nasıl bir itaat? Kalbî bir itaat. O'ndan korkması, hayâ etmesi, bir başka ifade ile takva hâlini gönlünde yaşaması... "İnandım" demenin ispatı.







Mevzu buraya gelmişken önemli bir hususu belirtmek gerekiyor. Biz mü'minler "inandık" derken bir iddiada bulunuyoruz. "İnandım" demek aslında çok ciddi bir iddiadır.

"Allah vardır, ahiret vardır, melekleri vardır, peygamberleri vardır, kitapları vardır, hayır ve şer Allah'tandır..." Bütün bunları gönülden tasdik edip ikrar ederek bir iddiada bulunuyoruz.

İşte bu iddianın ispatı, zâtına ve gönderdiklerine inandığımız Rabbimizin emrettiği ibadetlere sarılmaktır. Öyle ya, bir insan ortaya bir tez sunsa, tezin ispatı için ondan delil istenir veya bir davada hâkimin huzuruna çıkan insandan iddia ettiği hususu ispat etmesi talep edilir.

Misallerdeki durum ne ise, "ben inanıyorum" diyen mü'minin durumu aynıdır. Kul, iddiasını ancak yapacağı ibadetlerle ispat etmiş olur.

O halde, ibadât u taatı olmayan insanın imanını ispat etmesi zor, belki de imkansızdır. İbadet; imanla itikad arasında öyle bir sınırdır ki, bu sınırın taşlarını yerli yerine koymamız lazım. Bunu koyduğumuz zaman, ezel ve ebed davamızı bihakkın kazanmış oluruz.

Bir diğer husus ise, ibadât-u taate devam eden, titizlikle bunun üzerinde duran insanın masivâyı, yani Allah'tan gayrı her şeyi kalbinden çıkarma imkânı vardır. Kısaca, mü'min, Allah ile meşgul oldukça Allah da kendi zâtından gayrını ona unutturur. Bu, insan-ı kâmilliğe doğru giden yolun en önemli erkânıdır.







İbadetle gelen huzur

İnsan ictimaî bir varlıktır. İçinde bulunduğu toplumda yaşananlar ona tesir eder. Bu nedenle ictimaî hayatta yaşanan hadiselerden menfî olarak etkilenmemesi, yani temiz kalabilmesi şarttır.

Hem bu temizliğin sağlanması, hem de bir kulluk vazifesi olarak, ictimaî hayatta üzerine düşen görevleri yerine getirebilmesi için ibadet hayatının mükemmel olması lazımdır.

Nitekim, Cenab-ı Vâcibu'l-Vücud Hazretleri Kur'an-ı Kerim'inde, "Namazı kılanlar fuhşiyattan, meniyyattan uzaktır" buyuruyor. Niçin?

Çünkü namazı kılan insanın hayatı tertemizdir. Nefsini temizlemiştir. Tezkiye etmiştir. Şuurunu, ruhunu, dimağını temizlemiştir. Akl-ı selime sahip olmanın bir neticesi olarak her kötülüğü terk edecektir.

Bugün yaşadığımız ictimaî sıkıntılarımıza baktığımızda ahlakî zafiyetten kaynaklandığı ayan-beyan görülür. Buna rağmen, çözüm başka yerlerde aranmaktadır. Halbuki tek çözüm; insanlarda kulluk bilinci oluşturmaktır.

İctimaî tarafına değindiğimiz insanın, biraz da derûnuna bakarsak, önümüze koskoca bir âlem çıkar.

İnsanın nefsinde iki ana karakteristik vasıf vardır. Bunun bir tanesi inkâr üzere, diğeri de ikrar üzeredir. İbadete devam eden insanın ruhanî tarafı daima aydınlık kalır. Nefsanî, "ruh-i hayvan" taraf dediğimiz kısmı da gizlenir. Ruh-i sultan, ruh-i hayvanı huy olarak, tabiat olarak devamlı ihata etmeye başlar.

Ruh-i hayvan, içimizde meknuz olan bu nefsanî taraf, ancak ubudiyetle setredilir, gizlenir veya bir başka ifadeyle, ibadet onu ruhanî hâllere tebdil eder. Onun hâlini değiştirir. "Allah'ın ahlakı ile ahlaklanınız" ayet-i kerimesinden de murad, "nefsanî hâllerinizi, ruhunuzda mevcut olan Rabbanî hâllere tebdil edin" demektir.







İnsanoğlu nâkıs bir varlıktır. Kainatın sahibi olan Rabbine daima muhtaçtır. İşte kul bu nâkısasını Rabbine yaptığı ibadetle ikmal eder. O bakımdan Kur'an'da, "Dikkat ediniz! Kalpleriniz ancak Allah'ı zikirle tatmin olur" buyuruluyor.

Sonuç olarak, ibadet öyle bir hâldir ki, insanın Rabbine karşı olan vazifelerini ifa ile onu vicdan huzuruna kavuşturur. Terk ettiği yanlışlardan dolayı o insan ictimaî huzurun sigortasıdır. Bu, gerek ferdî planda, gerek ictimaî, gerekse de insanlık planında büyük bir kazanımdır.

Allah bizi, ibadât-u taatı hayatının her zerresine geçirip, onunla iştigali zevk haline getiren kullarından eylesin!" (Prof. Dr. Haydar Baş, İcmal Dergisi Şubat 2012)

Gaziantep'te 5,6 milyon TL'lik silahlı ve biber gazlı kuyumcu soygunu

Gaziantep'te silah ve biber gazıyla kuyumcuya giren 3 şüpheli, yaklaşık 5 milyon 600 bin TL değerindeki 850 gram altın çalarak kayıplara karıştı. Şüphelilerin kuyumcuya gelme, silah ve biber gazıyla kuyumcuyu soyma anları güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı

19.10.2026 13:01:00
İHA
 
Gaziantep'te 5,6 milyon TL'lik silahlı ve biber gazlı kuyumcu soygunu
Gaziantep'te 5,6 milyon TL'lik silahlı ve biber gazlı kuyumcu soygunu
Olay, Şahinbey ilçesi Perilikaya Mahallesi'nde bulunan bir kuyumcu dükkanında meydana geldi. İddiaya göre, kimlikleri henüz belirlenemeyen 3 şüpheli, araçla geldikleri kuyumcu dükkanına silah ve biber gazıyla girdi.






5 milyon 600 bin TL değerinde 850 gram altın çaldılar

Şüpheliler, iş yerinde bulunan kuyumcu M.E.'ye biber gazı sıktıktan sonra silahla tehdit ederek yaklaşık 5 milyon 600 bin TL değerindeki 850 gram altını çaldı. Soygunun ardından şüpheliler, geldikleri araçla kayıplara karıştı. Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alırken, şüphelilerin yakalanması için çalışma başlatıldı.








Silahlı ve biber gazlı kuyumcu soygunu saniye saniye kamerada

Şüphelilerin kuyumcuya gelme, silah ve biber gazıyla kuyumcuyu soyma ve sonrasında aynı araçla kaçma anları güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Görüntülerde, şüphelilerin kuyumcuya gelme anı, içeri girerek kuyumcuyu etkisiz hale getirme ve altınları çalma anları ile kuyumcunun uzun süre soygunculara direnmeye çalıştığı anlar yer aldı.
Kaçan soyguncuları yakalama ve olayla ilgili soruşturma sürüyor.






Düzce'ye beş günde 718.3 kilogram yağış düştü

Düzce'de son beş günde etkili olan yağışlarda, 10 ölçüm istasyonunun verilerine göre toplam 718,3 kilogramlık yağış değeri kaydedildi. En fazla yağış, metrekareye 139 kilogram ile Gölyaka ilçesindeki Kardüz Yaylası'nda ölçüldü

17.10.2026 14:02:00
İHA
 
Düzce'ye beş günde 718.3 kilogram yağış düştü
Düzce'ye beş günde 718.3 kilogram yağış düştü
Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün (MGM) 12-17 Ekim 2026 tarihlerini kapsayan verilerine göre, Düzce'de etkili olan yağışların bilançosu belli oldu. Kent genelindeki 10 ölçüm istasyonunda kaydedilen beş günlük yağış miktarlarının toplamı 718,3 kilogram olarak hesaplandı.






Ölçümlerde en fazla yağış, metrekareye 139 kilogram ile Gölyaka ilçesindeki Kardüz Yaylası'nda kaydedildi. Akçakoca metrekareye 94 kilogram ile ikinci sırada yer alırken, Gölyaka ilçe merkezinde 70,9 kilogram, Cumayeri'nde 69,8 kilogram, Düzce merkezde 69,2 kilogram yağış ölçüldü. Yığılca'da metrekareye 62,9 kilogram, Kaynaşlı'da 60,4 kilogram, Çilimli'de 56 kilogram, Gümüşova'da 54 kilogram ve Yığılca'ya bağlı Yoğunpelit köyünde 42,1 kilogram yağış kaydedildi.








En yoğun yağış 16 Ekim'de ölçüldü

Yağışların en yoğun olduğu dönem 15-16 Ekim tarihleri arası oldu. Bu 24 saatlik süreçte Kardüz Yaylası'na metrekareye 101,6 kilogram, Akçakoca'ya 43,9 kilogram, Gölyaka'ya 41,3 kilogram, Kaynaşlı'ya 40,6 kilogram ve Düzce merkeze 39,2 kilogram yağış düştü. Söz konusu 24 saatlik dönemde 10 istasyonda kaydedilen yağış miktarlarının toplamı 406,9 kilogram olarak hesaplandı. 






Beş günlük süreçte ise istasyonların günlük yağış toplamları 13 Ekim'de 94,2 kilogram, 14 Ekim'de 72,8 kilogram, 15 Ekim'de 39,4 kilogram, 16 Ekim'de 406,9 kilogram ve 17 Ekim'de 105 kilogram oldu.






Bakırköy'de LNG yüklü tanker yan yattı: Yol trafiğe kapatıldı

İstanbul Bakırköy'de virajı alamayan LNG yüklü tankerin devrilmesi sonucu sürücü yaralandı. Tankerin dolu olması nedeniyle çevrede güvenlik önlemleri alınırken, yol trafiğe kapatıldı

17.10.2026 11:57:00
İHA
 
Bakırköy'de LNG yüklü tanker yan yattı: Yol trafiğe kapatıldı
Bakırköy'de LNG yüklü tanker yan yattı: Yol trafiğe kapatıldı
Kaza, sabah saatlerinde Bakırköy Yeni Havaalanı Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, LNG yüklü tanker, sürücüsünün virajı alamaması sonucu devrilerek yan yattı.






Kazada tanker sürücüsü yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık, itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Tankerin dolu olması nedeniyle çevrede güvenlik önlemleri alındı.
Kaza nedeniyle yol trafiğe kapatıldı. Polis ekipleri, bölgede trafik güvenliğini sağlamak amacıyla tedbir aldı.








Ekiplerin olay yerindeki çalışmaları sürüyor.

6,2 milyarlık para trafiğinde 29 şüpheli tutuklandı

Yasa dışı bahis ve kumar sitelerine para transferlerine aracılık ettikleri iddia edilen şüphelilere yönelik 16 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda gözaltına alınan 34 şüpheliden 29'u tutuklanarak cezaevine gönderildi. Şüphelilerin hesaplarında 2023-2025 yılları arasında 6 milyar 235 milyon 761 bin 905 liralık para hareketi tespit edildi

17.10.2026 01:00:00
İHA
 
6,2 milyarlık para trafiğinde 29 şüpheli tutuklandı
6,2 milyarlık para trafiğinde 29 şüpheli tutuklandı
Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 7258 Sayılı Kanun'a muhalefet suçuna ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Başkanlığının raporu doğrultusunda bazı şahısların kişisel ve şirket hesapları üzerinden yasa dışı bahis ve kumar siteleriyle bağlantılı para transferlerine aracılık ettikleri belirlendi.








Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince gerçekleştirilen mali analiz ve incelemelerde, aralarında ortaklık bağı bulunmayan 11 şirketin sahibi olduğu belirlenen 36 şüpheli tespit edildi. Şüphelilerin 2023-2025 yılları arasındaki kişisel ve şirket hesap hareketlerinin incelenmesi sonucunda 722 bin 235 işlemde toplam 6 milyar 235 milyon 761 bin 905 liralık para hareketi olduğu ortaya çıkarıldı.









Soruşturma kapsamında Kocaeli, İstanbul, İzmir, Antalya, Aydın, Bursa, Bingöl, Diyarbakır, Erzurum, Karaman, Karabük, Samsun, Mardin, Muş, Uşak ve Hakkari'de belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenlendi. Şüphelilerin ikamet ve iş yerlerinde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyalin yanı sıra 5 gram esrar ve 120 fişek ele geçirildi. Operasyonda 34 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. 







Şüphelilerden birinin ceza infaz kurumunda bulunduğu, birinin ise yurt dışında olduğu tespit edildi. Firari durumda bulunan şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürerken, adliyeye sevk edilen şüphelilerden 29'u tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Basın İlan Kurumu, yazılı basının dijital dönüşümünü çalıştayda masaya yatırdı

“Yazılı Basının Dijital Dönüşümü: Adaptasyon, Entegrasyon ve Sürdürülebilir Model Önerileri Çalıştayı”, farklı disiplinlerden çok sayıda akademisyenin katılımıyla gerçekleştirildi. Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Basın İlan Kurumu (BİK) Genel Müdürü Abdulkadir Çay, dijital dönüşümün editoryal sorumluluktan ekonomik sürdürülebilirliğe uzanan çok boyutlu bir süreç olduğunu vurguladı

13.10.2026 10:23:00
Haber Merkezi
 
Basın İlan Kurumu, yazılı basının dijital dönüşümünü çalıştayda masaya yatırdı
Basın İlan Kurumu, yazılı basının dijital dönüşümünü çalıştayda masaya yatırdı
Medya ekosisteminin dijitalleşmeyle birlikte hızlı ve çok katmanlı bir dönüşüm yaşadığını belirten BİK Genel Müdürü Abdulkadir Çay, gazeteciliğin matbu yayıncılığın sınırlarını aşarak hız, veri, etkileşim ve çoklu platform kullanımı ekseninde yeni bir evreye geçtiğini ifade etti.

"Dijital dönüşüm, basılı sayfaları dijital ortama taşımaktan ibaret değildir"

Okurların habere erişim alışkanlıklarındaki değişime ve dijital platformların giderek artan etkisine değinen Çay, uluslararası araştırmalarda da bu dönüşümü destekleyen verilerin ortaya çıktığını kaydetti. Genel Müdür Çay, dünya genelinde sosyal medya ve video ağlarının çevrim içi habere erişimde ilk kez haber kuruluşlarının kendi internet siteleri ve uygulamalarının önüne geçtiğini; çevrim içi haber videosunu haftalık olarak tüketenlerin oranının ise yüzde 77'ye ulaştığını aktardı.

Haberin okura ulaşmasında algoritmaların, içerik akışlarının ve tavsiye sistemlerinin belirleyici rolüne dikkat çeken Çay, dijital yayıncılıkta görünürlüğün artık yalnızca haberin içeriği ve yayımlandığı mecrayla sınırlı olmadığını vurguladı.

Kurumun görev alanında faaliyet gösteren iki binin üzerindeki süreli yayını da dikkate alarak dijital dönüşümün basın sektörü açısından güncel bir mesele olduğuna işaret eden Çay, konuya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

"Dijital dönüşüm, yalnızca bir internet sitesi kurmak ya da basılı sayfaları dijital ortama taşımaktan ibaret değildir. Asıl üzerinde durmamız gereken husus, gazeteciliğin köklü üretim, doğrulama ve dağıtım zincirini yeni şartlara nasıl uyarlayacağımız ve bu dönüşümü kurumsal yapıya nasıl entegre edeceğimizdir.

Dijital dönüşümü; üretim biçimlerinden iş akışlarına, insan kaynağından teknik altyapıya, okurla kurulan ilişkiden gelir modellerine kadar basının bütün yapısını etkileyen çok boyutlu bir süreç olarak değerlendiriyoruz."

Haberlerin arama motorları, sosyal ağlar, video platformları ve farklı dijital arayüzler üzerinden dolaşıma girmesinin yayıncılara daha geniş kitlelere ulaşma imkânı sağladığını belirten Çay, bu durumun platformlara bağımlılık, dijital görünürlük ve okurla doğrudan ilişki kurma gibi yeni meseleleri de beraberinde getirdiğini ifade etti.

Yapay zekâ destekli bilgi erişiminin dönüşüme yeni bir boyut kazandırdığına dikkat çeken Çay, kullanıcıların arama motorlarında bağlantı aramak yerine yapay zekâ destekli sistemlerden doğrudan yanıt alma eğiliminin arttığını kaydetti.






"Akademik bilgi ile saha tecrübesinin buluşmasını istiyoruz"

Dijital dönüşümün ortaya çıkardığı ihtiyaçların yalnızca mevcut uygulamalar üzerinden değerlendirilmesinin yeterli olmayacağına işaret eden Çay, üniversitelerle iş birliğinin bu açıdan önemli bir rol üstlendiğini belirtti.

Kurum olarak çeşitli üniversitelerle iş birliği protokolleri imzaladıklarını hatırlatan Çay, temel amaçlarının akademik bilgi ve birikimi sahaya aktarmak, sahada edinilen tecrübelerin ve karşılaşılan sorunların da akademik çalışmalara katkı sağlamasını temin etmek olduğunu ifade etti.

Çalıştayın bu iş birliğini güçlendirmesini beklediklerini belirten Çay, akademisyenlerin bilgi ve birikimlerinden yararlanarak hem akademiye hem de basın sektörüne katkı sağlayacak sonuçlar elde etmeyi arzu ettiklerini dile getirdi.

Genel Müdür Çay, Basın İlan Kurumu ve SETA Vakfı iş birliğiyle gerçekleştirilen çalıştayın hem Kuruma hem de basın sektörüne fayda sağlayacağına inandıklarını kaydetti.






Akademisyenler sürdürülebilir model önerilerini değerlendirdi

Genel Müdür Çay'ın açılış konuşmasının ardından çalıştay oturumlarına geçildi. Prof. Dr. Faruk Taşçı'nın başkanlığında iki oturum hâlinde gerçekleştirilen çalıştayda akademisyenler, basın kuruluşlarının dijitalleşme sürecinde karşılaştıkları adaptasyon ve entegrasyon sorunları ile uygulanabilir ve sürdürülebilir model önerilerini ele aldı.

Oturumlarda yapay zekâ teknolojilerinin temel gazetecilik ilkelerine uygun biçimde kullanılması, bu sistemlerin mevcut yayın mekanizmalarına entegrasyonu ve dijital süreçlerin takibi için dinamik bir ölçüm modeli geliştirilmesinin gerekliliği vurgulandı.

Dezenformasyonla mücadelede teyit mekanizmalarıyla iş birliğinin artırılması, gazetecilik alanında bağımsız bir mesleki yeterlilik yapısının oluşturulması, iletişim fakülteleriyle müfredat uyumunun sağlanması ve yerel medyanın niş habercilik alanlarında bölgesel güç birlikleri oluşturması da öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.






"Basılı gazeteciliğin varlığını sürdürmesi bir güvenlik meselesidir"

Çalıştayda dile getirilen görüşleri değerlendiren BİK Genel Müdürü Abdulkadir Çay, dijital platformların artan nüfuzuna karşı basılı yayıncılığın varlığını sürdürmesinin bir güvenlik ve çeşitlilik meselesi olduğuna dikkat çekti. Yayıncılık sektörünü yaşatma ve destekleme yaklaşımının altını çizen Çay, statik değerlendirme yöntemleri yerine nitelikli haberciliği ve okur kitlesini öne çıkaran, teşvik odaklı, teknik ve dinamik sistemlere geçilmesinin önemini vurguladı.

Sektör paydaşlarının ortak hareket etme kültürünü geliştirmesi ve akreditasyon süreçlerinin sağlıklı bir veri tabanı üzerinden yürütülmesi gerektiğini de ifade eden Çay, çalıştaya katılan akademisyenlere ve katkı sunan tüm katılımcılara teşekkür etti.

Bugün tamamlanan çalıştayın sonunda, akademisyenlerin sunacağı bildiriler ve çözüm önerileri doğrultusunda yazılı basının geleceğine ve sektörün sürdürülebilirliğine ışık tutması hedeflenen bir sonuç bildirgesi hazırlanacak ve Basın İlan Kurumunun resmî internet sitesinden kamuoyuyla paylaşılacak.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.