logo
22 NİSAN 2026


İGDAŞ'tan geçmiş borçlara taksit kampanyası

İGDAŞ, abonelerinin geçmiş borçlarını ödemeleri için taksitlendirme kampanyası başlattı. Ödemelerde kredi kartıyla 10, kredi kartı olmadan 4'e kadar taksitlendirme imkanı sunuluyor. İGDAŞ Genel Müdürü Mithat Bülent Özmen, 'Kredi kartı olmayanlar da borçlarını 4 taksitle ödeyebilecek' dedi.

26.01.2021 17:22:00
İGDAŞ'tan geçmiş borçlara taksit kampanyası
İGDAŞ'tan geçmiş borçlara taksit kampanyası
İGDAŞ, abonelerinin geçmiş borçlarını ödemeleri için taksitlendirme kampanyası başlattı. Ödemelerde kredi kartıyla 10, kredi kartı olmadan 4'e kadar taksitlendirme imkanı sunuluyor. İGDAŞ Genel Müdürü Mithat Bülent Özmen, 'Kredi kartı olmayanlar da borçlarını 4 taksitle ödeyebilecek' dedi.

İGDAŞ, Yeni tip Korona virüs (Covid-19) pandemi sürecinde ödeme güçlüğü çeken abonelerini rahatlatacak bir kampanya başlattı. Abonelerin gecikmiş fatura borçlarını eşit parçalar halinde taksitlendirerek ödeyebilecekleri duyuruldu. Kredi kartı olmayanları da düşünen İGDAŞ, bu abonelerin ödeme yapabilmeleri için yeni bir sistem getirdi. Buna göre, kredi kartı olmayan aboneler İGDAŞ veznelerine giderek geçmiş dönem borçlarını 4 taksite kadar ödeyecekleri bir ödeme planı oluşturabilecek. Kampanyanın son başvuru tarihinin ise 31 Mart 2021 olduğu duyuruldu. Konuyla ilgili konuşan İGDAŞ Genel Müdürü Dr. Mithat Bülent Özmen, abonelerin yükünü bir nebze olsa da hafifletmek için böyle bir kampanya başlattıklarını söyledi.

'Halihazırda devam eden kampanyamız vardı'

İGDAŞ Genel Müdürü Dr. Mithat Bülent Özmen bu kampanyadan önce de abonelere ödeme kolaylığı sağlamak için mevcut borçlara taksitlendirme imkanı sunduklarını söyledi. Özmen, 'Aslında bu kampanyayı iki parça halinde anlatmak lazım. Çünkü bizim halihazırda devam eden geçtiğimiz ekim ayında başlayıp 2021'in mayıs ayına kadar sürecek bir kampanyamız var. Bu kampanyamızla mevcut yani gecikmemiş faturaları kredi kartıyla taksitlendirme kaydıyla abonelerimize getiriyoruz. Abonelerimiz güncel, gecikmemiş faturalarını anlaşmalı olduğumuz bankalarla anlaşmadaki taksit sayısı kadar taksitlendirerek ödeme imkanına sahipler. Bunu yaparken de herhangi bir komisyon, vade farkı gibi ücret ek bir maliyet getirmeden sadece faturanın ek parçalara bölünmüş haliyle ödenmesi mümkün' dedi.

Kredi kartıyla 10 takside kadar vade farksız ödemek mümkün

Abonelerin gecikmiş borçlarını anlaşmalı bankalarla 10 taksite kadar bölerek ödeyebileceklerini belirten Mithat Bülent Özmen, 'Pandemi döneminde mevcut ekonomik koşullar nedeniyle abonelerimizin ödeme güçlüğü çekmesinin muhtemel olduğunu gördük. Güncel faturaların dışında, diğer faturaları ödemekte bir sebeple zorlanmış, ödeyememiş abonelerimize bir kolaylık getirelim, gecikmiş faturaları ödeyecek bir yöntem, yol bulalım dedik. Taksitlendirme yapıldığında vadelendirme kaynaklı bir maliyet, ek yük çıkıyor. Biz de abonelerimizin yükünü daha da artırtmamak için bunu nasıl karşılayabileceğimizin çalışmasını yaptık. Bunu yaparken abonelerimizin ihtiyaçları nedir deyip, abonelerimizi dinleyip talebin en çok nerelerden geldiğini öğrenerek çalışmayı buna göre şekillendirdik. Pandemi sürecinin yaza doğru hafifleyeceğini dolayısıyla piyasalar açıldıkça ekonomik koşulların daha iyiye gideceğini öngörerek vadeyi olabildiğince uzatma kararı aldık. Bankalarda yaptığımız görüşmeler sonucu kredi kartıyla ödemelerde gecikmiş borçlar için 10 taksite kadar taksitlendirme imkanı sağlandı. 25 Aralık tarihinden önce iki ve üzeri faturası olan abonelerle 1 Kasım 2020'den önce bir adet ödenmemiş faturası bulunan abonelerin gecikmiş faturalarını kredi kartıyla vade farksız, komisyonsuz, herhangi bir ücret olmadan fatura tutarının 10 eşit taksite bölünerek ödenmesine imkan sağlayan bir sistem getirdik' diye konuştu.

Kredi kartı olmayanlar da borçlarını taksitlendirebilecek

Geliştirilen sistemle kredi kartı olmayan abonelere de taksitlendirme imkanı sağladıklarını söyleyen Özmen, 'Bunu yaparken abonelerimizin temel taleplerinden birini daha göz önünde bulundurduk. Abonelerimizin kredi kartı olmayabilir, kredi kartı vardır ama limiti olmayabilir ya da kredi kartı kullanmak istemeyebilir diyerek buna da farklı bir çözüm bulduk. Bu aboneler bizim veznelerimize gelip kredi kartı kullanmadan dört eşit taksitle ödeme yapabilecekleri bir ödeme planı imkanı sağladık. Fatura dört eşit parçaya bölündüğü için bir vade farkı maliyeti ortaya çıkıyor ancak bunu da abonelerimize yansıtmama kararı aldık. Abonelerimiz ister kredi kartıyla ister nakit olarak ödeme yapsın, herhangi bir vade farkı, komisyon, ücret almadan borç yüklerini hafifletecek, pandemi dönemini biraz daha rahat geçirmelerini sağlayacak bir enstrüman geliştirdik' ifadelerini kullandı.

İGDAŞ olarak 35'inci yıllarını kutladıklarını dile getiren Dr. Mithat Bülent Özmen, her zaman abonelerinin yanında olduklarını belirtti.İHA

CH-47 ağır nakliye helikopterimiz kaza kırıma uğradı

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Kara Havacılık Komutanlığına ait CH-47 ağır nakliye helikopterinin eğitim uçuşu sırasında kaza kırıma uğradığını, helikopterde bulunan personelde herhangi olumsuz bir durumun olmadığını açıkladı

22.04.2026 00:10:00
İhlas Haber Ajansı
CH-47 ağır nakliye helikopterimiz kaza kırıma uğradı
CH-47 ağır nakliye helikopterimiz kaza kırıma uğradı
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Kara Havacılık Komutanlığına ait CH-47 ağır nakliye helikopterinin eğitim uçuşu sırasında kaza kırıma uğradığını, helikopterde bulunan personelde herhangi olumsuz bir durumun olmadığını açıkladı.



Jandarma Genel Komutanlığından yapılan açıklamada, "Kara Havacılık Komutanlığımıza ait bir CH-47 Ağır Nakliye Helikopterimiz, eğitim uçuşu icra ettiği Ankara/Temelli bölgesinde henüz bilinmeyen bir nedenle kaza kırıma uğramıştır. Personelimizde herhangi bir olumsuz durum yoktur. Kaza kırım nedeni yapılacak detaylı inceleme sonucunda belirlenecektir" denildi.

Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edildi

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi

 

21.04.2026 17:29:00 / Güncelleme: 21.04.2026 17:36:02
Anadolu Ajansı
Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edildi
Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edildi

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma çerçevesinde gözaltına alınan Sonel'in emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Erzurum Şehir Hastanesi'nde sağlık kontrolünden geçirilen Sonel, yoğun güvenlik önlemi altında adliyeye getirildi.

Savcılık sorgusu tamamlanan Sonel, "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığından Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen yazıda, Sonel hakkında "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçunu işlediğine ilişkin yeterli şüphe bulunduğu" belirtilmişti.

Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin, hakkında İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin talimatıyla soruşturma başlatılan Sonel, açığa alınmıştı.

Sonel, 2017-2020 yılları arasında Tunceli'de görev yapmış ve 17 Nisan'da Elazığ'da gözaltına alınmıştı.

11 zanlı tutuklanmıştı

Tunceli'de okuyan üniversite öğrencisi kızları Gülistan Doku'dan (21) 5 Ocak 2020'den itibaren haber alamayan ailesi, memleketleri Diyarbakır'dan Tunceli'ye gelerek 6 Ocak 2020'de emniyete kayıp başvurusunda bulunmuş, başlatılan arama çalışmalarından sonuç elde edilememişti.

Ulaşılan yeni bilgiler doğrultusunda Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca "kasten öldürme", "cinsel saldırı", "suç delillerinin gizlenmesi-yok edilmesi", "bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmek suretiyle verileri yok etme-bozma", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "suçu bildirmeme" ve "suçluyu kayırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in de bulunduğu 15 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Şüphelilerden Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Doku'nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok, hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Hanedan Güven, Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer ve eski polis olan üvey babası Engin Yücer ile Tuncay Sonel'in o dönem koruma polisliğini yapan Şükrü Eroğlu tutuklanmış, Uğurcan A. ile Munzur Üniversitesinin güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G. ve Süleyman Ö. haklarında yurt dışına çıkış yasağı kararı verilerek adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. 



Siirt'te sel bilançosu: 200 dekarlık alanda toprak kayması yaşand

Siirt'te etkili olan sağanak yağışların ardından meydana gelen sel felaketinin bilançosu ortaya çıkmaya başladı. Kent genelinde birçok noktada ciddi hasar meydana gelirken, tarım arazileri ve hayvancılık büyük zarar gördü

21.04.2026 14:11:00 / Güncelleme: 21.04.2026 14:13:55
İHA
Siirt'te sel bilançosu: 200 dekarlık alanda toprak kayması yaşand
Siirt'te sel bilançosu: 200 dekarlık alanda toprak kayması yaşand
Edinilen bilgilere göre, kent merkezinde yaklaşık 300 dekar tarım arazisinde toprak kayması yaşandı. Şirvan ilçesinde sel sularına kapılan 90 arılı kovan ile birlikte 80-90 küçükbaş hayvan telef oldu. Bölgede köy yollarının kapanması nedeniyle ulaşımda da aksaklıklar yaşandı. Kurtalan ilçesinde sel nedeniyle yaklaşık 10-15 ton buğday zarar görürken, 340 kanatlı hayvan ile 45-50 küçükbaş hayvanın telef olduğu bildirildi.



Tillo ilçesinde ise bir fıstık işleme tesisi tamamen hasar görürken, tarım arazilerinde kaymalar meydana geldiği ve bazı köy yollarının ulaşıma kapandığı öğrenildi.

Yetkililer, selden etkilenen bölgelerde hasar tespit çalışmalarının sürdüğünü, vatandaşların mağduriyetinin giderilmesi için ekiplerin sahadaki çalışmalarına aralıksız devam ettiğini belirtti.

Kocaeli merkezli 5 ilde rüşvet operasyonu: 21 gözaltı

Kocaeli merkezli 5 ilde düzenlenen rüşvet operasyonunda 21 kişi gözaltına alındı

21.04.2026 12:39:00 / Güncelleme: 21.04.2026 12:41:54
İHA
Kocaeli merkezli 5 ilde rüşvet operasyonu: 21 gözaltı
Kocaeli merkezli 5 ilde rüşvet operasyonu: 21 gözaltı
Kandıra Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma veya kurulan örgüte üye olma", "rüşvet", "irtikap", "resmi belgede sahtecilik", "Orman Kanununa Muhalefet", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama", "görevi kötüye kullanma" ile "3628 sayılı Kanuna Muhalefet" kapsamında haksız mal edinme suçlarından 21 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.



İl Jandarma Komutanlığı ve Kandıra İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince Kocaeli, Bolu, Sakarya, Afyonkarahisar ve Adana'da düzenlenen eş zamanlı operasyonda 21 zanlı yakalandı. Şüpheliler arasında 3 orman işletme şefi, 4 orman muhafaza memuru, 1 orman mühendisi, 9 orman kesim müteahhidi, 3 muhtar, 1 emlakçının olduğu öğrenildi.

Böcek ailesinin ölümüne ilişkin davanın görülmesine başlandı

İstanbul Fatih'te, 4 kişilik Böcek ailesinin 'zehirlenme' iddiasıyla hayatını kaybetmesine ilişkin, aralarında otel yetkilisi ile ilaçlama firması sahibinin de bulunduğu 5'i tutuklu 6 sanık bugün ilk kez hakim karşısına çıktı

21.04.2026 12:36:00 / Güncelleme: 21.04.2026 12:48:57
İHA
Böcek ailesinin ölümüne ilişkin davanın görülmesine başlandı
Böcek ailesinin ölümüne ilişkin davanın görülmesine başlandı
Almanya'dan 9 Kasım 2025'te turistik amaçla İstanbul'a gelerek 13 Kasım 2025'de 'zehirlenme' iddiasıyla hayatlarını kaybeden anne Çiğdem Böcek (27) baba Servet Böcek (38) ile 3 yaşındaki Masal ve 6 yaşındaki Kadir Muhammet Böcek'in ölümlerine ilişkin 5'i tutuklu 6 sanık bugün ilk kez hakim karşısına çıktı.

İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada, 5 tutuklu sanık ile tarafların avukatları ve müşteki aile hazır bulundu.



Tutuksuz bir sanık ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı.

Duruşma, otel sahibi tutuklu sanık Hakan Oğlak'ın savunması ile devam ediyor.



Oğlunu, gelinini ve iki torununu kaybeden baba Yılmaz Böcek: "Göz göre göre ölüme gittiler"



Duruşma öncesi açıklamalarda bulunan acılı baba Yılmaz Böcek, "Göz göre göre ölüme gittiler" dedi. Acılı anne, "Benim dört tane yavrum gitti. Kapım kapandı, ocağım söndü. Ağır cezaya çarptırılmalarını istiyorum" diye konuştu.

Almanya'dan 9 Kasım 2025'te turistik amaçla İstanbul'a gelerek 13 Kasım 2025'de 'zehirlenme' iddiasıyla hayatlarını kaybeden anne Çiğdem Böcek (27) baba Servet Böcek (38) ile 3 yaşındaki Masal ve 6 yaşındaki Kadir Muhammet Böcek'in ölümlerine ilişkin 5'i tutuklu 6 sanık bugün ilk kez hakim karşısına çıkacak. İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek olan duruşma öncesi ailenin avukatı Yaşar Balcı, baba Yılmaz Böcek ve Cemile Yılmaz Çağlayan'da bulunan İstanbul Adalet Sarayı'nda açıklamalarda bulundu.


"Göz göre göre ölüme gittiler"



Oğlunu, gelinin ve iki torunun kaybeden baba Yılmaz Böcek, "Bizim burada bir aile olarak acımız çok büyük. Sorumsuzluk zincirlerinden dolayı aile fertlerimizi kaybettik. Benim oğlum, son dakikasına kadar çocuklarını ve kendi hayatını kurtarmak için çaba sarf etti. Bunların takside görüntülerini gördük. O şekilde hastaneye giden bir hastanın bunların şuuru yerindedir, hiçbir etkisi yoktur diye taburcu ediyorlarsa, artık bu kelimenin bittiği bir yerdir. Yani insanın ne yapması gerekiyor' Hastanede tedavi görebilmesi için bayılmaları mı gerekiyor. Sonuç, hepimiz gördük. Göz göre göre ölüme gittiler" dedi.



"Benim dört tane yavrum gitti"



Adalet istediğini belirten anne Cemile Yılmaz, "Herkes gereken cezayı alsın. Benim dört tane yavrum gitti. Kapım kapandı, ocağım söndü. İlaçladılar, neden aldılar otele benim çocuklarımı. Haber verirlerdi. Girmezdi, dışarıda yatsa üşürdü, hasta olurdu ama ölmezdi. Gereken cezayı çeksin. Ağır cezaya çarptırılmalarını istiyorum. Benim dört tane yavrum gitti, oğlumun hayalleri vardı. Onlar da çeksin cezasını. Dört tane ama geri gelmeyecek. Çeksinler cezalarını, çekmelerini istiyorum" diye konuştu.


"Sanıklar adalet karşısında hesap verecekler"



Ailenin avukatı Yaşar Balcı, sanıkların adalet karşında hesap vereceklerini söyleyerek, "Hepimizin beklemiş olduğu Böcek ailesinin bugün ilk duruşması görülecek. Sanıklar adalet karşısında hesap verecekler. Sanıkların savunması alınacak. Olay yeriyle ilgili olayı gören tanıkların ifadeleri alınacak. Sanıklar tabii ki ilk etapta tutukluluk süreciyle ilgili birtakım itirazlarda bulunacaklar. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen iddianamede taksirle adam öldürme, bilinçli taksir ve taksirle adam öldürmeden iddianame düzenlendi. Bununla ilgili bir yargılama başlayacak. Tabii biz bu konuyla ilgili detaylı araştırmalar yaptık. Özellikle bu ilaçlama firmasının 2022 yılından beri süregelen birtakım olaylarını da inceledik. Bunlarla ilgili bir Kur'an kursunda zehirlenme vakası var. Tedavi sürecinde doktorun birtakım tespitleri var. Hatta bununla ilgili başhekimliğe bir dilekçe gönderiyor. Bu ilaçlama firmasının alüminyum fosfit kullandığını, oldukça zehirli bir gaz niteliğinde olduğunu ve insanların ölümüne sebep olduğunu, hatta bu olaydan önce yine aynı hastaneye birtakım başvurular yapıldığını ve burada iki çocuktan bir tanesinin de bu şekilde öldüğünü belirtiyor. Bununla ilgili gerekli şeylerin yapılmasını talep etmiş. Başhekimliğe bir dilekçe yazmış. Bu olay sonrasında yine hepimizin bildiği bir Karan bebek olayı var. O da aynı şekilde. Orada da bir çocuk ölüyor. Buna ilişkin de soruşturma süreci devam ediyor. Yine bu olaydan sonra bir ailenin evinde bir ilaçlama var. Orada oturanlardan bir tanesi doktor, eşi de sanırım kimyager. Onlar bu durumu fark ediyorlar. Bununla ilgili havalandırma yapılmasını istiyorlar, polisi aramışlar, şirkete ulaşmışlar. Hani bu şekilde isyanları var, çok sayıda şikayetleri olmuş. Fakat söz konusu firma faaliyete devam ettiği için en son hepimizin bilmiş olduğu böyle bir acı vaka meydana geliyor. Bir aile tamamen bu şekilde katledildi" dedi.


"Her sanık için 100 yıla kadar ceza verilme durumu söz konusu"



Her sanık için 100 yıla kadar ceza verilme durumunun söz konusu olduğunu ifade eden Balcı, "Servet benim hem çocukluk arkadaşım ve hemşehrimdi. Servet'le ilgili de hem bir hukukçu olarak hem de onun hemşehrisi, aynı zamanda arkadaşı olarak benim de üstümdeki yük oldukça ağır. Biz yüce Türk adaletine güveniyoruz. Özellikle bu firmanın ısrarlı bir şekilde bu hareketlere devam ediyor olmasını biz olası kast olarak değerlendiriyoruz. Bu manada kendimizi ifade edeceğiz. Yani taksirle adam öldürmede 22 buçuk yıla kadar sanıklar için bir ceza öngörüldü. Fakat olası kast olarak değerlendirildiğinde her sanık için 100 yıla kadar ceza verilme durumu söz konusu. Burada maktul sayısı kadar ceza veriliyor. Çünkü ısrarlı bir şekilde bu eylemlerine devam ediyor" diye konuştu.


"Hak ettikleri cezaları almaları için gerekli her şeyi yapacağız, sonuna kadar bu mücadelemiz sürecek"



Balcı, cezaların azaldığında vicdanların sesinin kısıldığını belirterek, "Aynı zamanda söz konusu otelde de ciddi manada eksiklikler var. Firmanın herhangi bir sertifikası yok, firma dışında uygulayıcı şahsın da herhangi bir sertifikası yok. Otelle ilgili de sadece bir oda ilaçlanmış tahtakurusu şikayetine ilişkin. Odada şaft boşluklarında hava geçişleri var, bunlara ilişkin kapamalar yapılmamış. Zaten firmanın sertifikası olmadığı için kullanmış olduğu malzeme de tamamen biyosidel olmayan, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın iznine tabi insanların yaşam alanında kullanılması tamamen yasak olan bir ürün. Bununla ilgili bu ürünü de kaçak yollarla bir şekilde ele geçirmişler. Etkili netice doğuruyor diye bunu uyguluyorlar. Bununla ilgili de biz gerekli başvurularda bulunduk. Burada hem otel sahibi, aynı zamanda uygulayan şahıs ve ilaçlama firmasının sahibi yargılanıyor. Aynı zamanda otelde çalışan resepsiyon görevlileri de sanık olarak yargılanmaktalar. Cezalar azaldığında vicdanların sesi kısılıyor. Biz burada öncelikle bu ailenin vicdanının sesini yükseltmek için buradayız ve tüm Türk toplumu için; yani hepimizi derinden etkileyen bir olay, hak ettikleri cezaları almaları için gerekli her şeyi yapacağız, sonuna kadar bu mücadelemiz sürecek. Öncelikli olarak mahkeme tarafından sadece bu dosyaya bir gün verildi. Bizim dosyamızın yargılaması yapılacak. Bu dosyada sanıklar tabii öncelikli olarak suçtan kurtulmaya yönelik birtakım beyanlarını tekrar edecekler. Özellikle dosyadaki yapılan tetkiklerde alüminyum fosfit zaten tespit edildi. Bunu onlar kesinlikle kabul etmiyorlar, tamamen biyosidel ürün kullandıklarını iddia ediyorlar. Fakat hem firmanın hem de uygulayıcının zaten sertifikası yok, usule uygun olarak alınmış bir sertifikası yok. Tamamen yasak bir ürünü kullanıyorlar, bu da tam olarak tespit edildi" ifadelerini kullandı.

Uykunuzu yediklerinizle sabote etmeyin!


 
Gece saat 2’de uyanıyor ve yeniden uykuya geçmekte zorlanıyor musunuz? Sizce bu yaşadığınız sadece tesadüf mü yoksa tabağınızın bir yansıması mı? Gün içinde ve özellikle akşam saatlerinde yapılan yanlış beslenme tercihleri sirkadiyen ritmi bozarak uykuya dalış süresini uzatabilir ve derin uyku evrelerini kısaltabiliyor.
 

21.04.2026 11:24:00
MURAT ÇORBACI
Uykunuzu yediklerinizle sabote etmeyin!
Uykunuzu yediklerinizle sabote etmeyin!

Uyku kalitesinin beslenme alışkanlıklarıyla doğrudan bağlantılı olduğunu belirten Diyet Uzmanı Belinda İrem Ardal, uyku kalitesini düşüren en önemli ancak çoğu zaman fark edilmeyen 5 temel beslenme hatasını paylaştı. Uykunun yalnızca bedenin dinlendiği pasif bir süreç olmadığını belirten Ardal, "Uyku aynı zamanda vücudun kendini onardığı, yenilediği ve bir sonraki güne hazırlandığı kritik bir biyolojik dönemdir. Uyku sırasında protein sentezi artar, gün içinde hasar gören dokular tamir edilir, öğrenilen bilgiler hafızaya kaydedilerek kalıcı hale gelir ve bağışıklık sistemi yeniden düzenlenir. Aynı zamanda büyüme hormonu salgılanır, iştahı düzenleyen hormonların dengesi sağlanır ve metabolik sistemin sağlıklı işleyişi desteklenir. Ancak pek çok kişinin zaman zaman yaşadığı uykuya dalamama, gece sık uyanma ya da sabah yorgun kalkma gibi sorunlarının ardında yalnızca stres veya yoğun yaşam temposu değil, fark edilmeden sürdürülen yanlış beslenme alışkanlıkları ve hatalı besin seçimleri de yer alabilir. Özellikle günün ilerleyen saatlerinde tüketilen bazı besinler, vücudun biyolojik ritmini etkileyerek uykuya dalış süresini uzatabilir, uyku kalitesini düşürebilir ve gece boyunca gerçekleşmesi gereken onarım süreçlerini sekteye uğratabilir" dedi.

Uykuyu iyileştiren hayatını iyileştiriyor!

Uyku kalitesinin iyileştirilmesinin yalnızca daha iyi bir uyku anlamına gelmediğini belirten Ardal, "Kaliteli uykunun sağlanmasıyla birlikte kronik ağrıların azalabildiği, depresyon ve kaygı belirtilerinin gerileyebildiği, migren ataklarının daha seyrek görülebildiği ve metabolik sağlığın olumlu yönde etkilenebildiği gösteriliyor. Özellikle insülin direnci olan bireylerde uyku düzeninin iyileşmesiyle insülin duyarlılığının artabildiği, iştah kontrolünün dengelenebildiği ve uzun vadede tip 2 diyabet ile obezite riskinin azaltılabildiği belirtiliyor. Bu noktada beslenme alışkanlıkları kritik bir rol üstleniyor. Tüketilen besinlerin içerdiği biyoaktif bileşenler, melatonin üretiminin düzenlenmesinden gece boyunca kan şekeri dengesinin korunmasına ve beyin aktivitesinin desteklenmesine kadar pek çok mekanizma üzerinden uyku kalitesini doğrudan etkileyebiliyor" ifadelerini kullandı.

Uyku kalitesini bozan hatalar

"Uyku kalitesini etkileyen en önemli ancak çoğu zaman göz ardı edilen faktörlerden biri, gün içinde ve özellikle akşam saatlerinde yapılan beslenme tercihleridir" diyen Beslenme ve Diyet Uzmanı, uyku kalitesini doğrudan etkileyen en yaygın beslenme hatalarını sıralıyor:
1. Geç saatlerde kafein tüketmek: Kahve, çay ve diğer kafein içeren içecekler sinir sistemini uyararak uykuya dalış süresini uzatabilir ve derin uyku evrelerini kısaltabilir.
2. Akşam saatlerinde ağır ve geç yemek yemek.
3. Rafine karbonhidrat ağırlıklı beslenmek: Yapılan çalışmalarda hem gün içinde, hem uyku öncesinde basit şeker ve rafine karbonhidrat, glikoz, fruktoz tüketen bireylerin daha yüzeysel uykuya sahip oldukları, sabah yorgun uyandıkları görülmüştür.
4. Uyku kalitesini destekleyen mikro besinleri yetersiz almak: Magnezyum, triptofan ve B vitaminleri gibi besin öğelerinin eksikliği, uyku düzenini sağlayan hormonların üretimini olumsuz etkileyebilir.
5. Düzensiz ve biyolojik ritme uygun olmayan beslenme alışkanlıkları: Gün içinde düzensiz öğün saatleri ve geç saatlerde beslenme, vücudun doğal sirkadiyen ritmini bozarak uyku kalitesini düşürebilir.


Uyku kaynağı besinler

Melatonin ve serotonin kaynakları: Et, balık, yumurta, kemik suyu, nohut ve susam gibi protein kaynakları, bu süreci destekleyerek uyku kalitesinin artmasına katkı sağlayabilir. Bununla birlikte çilek, nar, kivi, badem, ceviz, brokoli ve mantar gibi melatonin içeriği yüksek besinler, antioksidan etkileri ve biyolojik ritim üzerindeki düzenleyici rolleri sayesinde uyku düzeninin korunmasına yardımcı olabilir.
Vitamin kaynakları: Serotonin ve melatonin metabolizmasının sağlıklı şekilde devam edebilmesi için folik asit ile B3 ve B6 vitaminlerinin de kritik rol oynadığını ifade eden Ardal, "Yeşil yapraklı sebzeler, baklagiller, yumurta, balık, kabak çekirdeği, kuruyemişler ve muz gibi besinler, sinir sistemi ve hormon dengesi üzerinden uyku kalitesini destekleyen önemli mikro besin öğeleri içerir. Aynı şekilde magnezyum eksikliği, melatonin üretimini olumsuz etkileyerek uyku bölünmelerine neden olabilir. Yeşillikler, tohumlar, balık, meyveler ve aromatik bitkiler magnezyum açısından zengin kaynaklar arasında yer alır" dedi.
Amino asit kaynakları: Bazı amino asitlerin uyku kalitesi üzerinde doğrudan etkili olduğunu belirten Ardal, "Arjinin, büyüme hormonunun salgılanmasını destekleyerek gece boyunca gerçekleşen onarım süreçlerine katkı sağlarken; kırmızı et, balık, yumurta ve baklagiller bu amino asidin önemli kaynaklarıdır. Glisin ise sinir sistemini sakinleştirici etkisiyle uykuya geçişi kolaylaştırabilir ve daha derin bir uyku sürecini destekleyebilir. Bunların yanı sıra mor ve koyu renkli meyve ve sebzelerde bulunan antosiyanin gibi güçlü antioksidanlar ile maydanoz, kereviz, nane ve turunçgillerde bulunan apigenin gibi flavonoidler, hücresel düzeyde koruyucu etkiler göstererek uyku kalitesini artırmaya katkı sağlayabilir" dedi.

Dışişleri Bakanlığından Kerkük valiliğine Irak Türkmen Cephesi Başkanı Ağa'nın seçilmesine ilişkin açıklama

Dışişleri Bakanlığı tarafından, Irak'ta Kerkük valiliğine Türkmen bir valinin seçilmesinin kapsayıcılık, temsilde adalet ve toplumsal huzurun tahkimi konusunda tarihi bir gelişme olduğu bildirildi

21.04.2026 02:38:00
AA
Dışişleri Bakanlığından Kerkük valiliğine Irak Türkmen Cephesi Başkanı Ağa'nın seçilmesine ilişkin açıklama
Dışişleri Bakanlığından Kerkük valiliğine Irak Türkmen Cephesi Başkanı Ağa'nın seçilmesine ilişkin açıklama

Bakanlıktan konuya ilişkin yazılı açıklama yapıldı.

"Kültürel çeşitliliğe ve çoğulcu bir yapıya sahip Kerkük'e Türkmen bir vali seçilmesi, kapsayıcılık, temsilde adalet ve toplumsal huzurun tahkimi bakımından son derece önemli ve tarihi bir gelişmedir." ifadesine yer verilen açıklamada, bunun aynı zamanda, Irak'ın ve Kerkük'ün asli bileşeni olan Türkmen soydaşlar bakımından meşru bir hakkın gecikmiş bir teslimi olarak görüldüğü kaydedildi.

Kerkük'te üst düzey idari görevlerin bileşenler arasında uzlaşı temelinde dönüşümlü şekilde paylaşımının, sadece Türkmenler değil, Kerkük'ü oluşturan tüm unsurlar için adil ve hakkaniyete uygun bir kazanım olduğu kaydedilen açıklamada, gelişmenin, Irak'ın ve Kerkük halkının huzur, güvenlik ve refahına katkıda bulunması temenni edildi.

Ne olmuştu

Irak Cumhurbaşkanı Nizar Amedi, Kerkük vilayeti valiliği görevine seçilen Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkanı Muhammed Seman Ağa'ya Kerkük valiliği atama kararnamesini teslim etmişti.

Kerkük Valiliği yaklaşık 100 yıl sonra yeniden Türkmenlere geçerken. Kerkük İl Meclisi 17 Nisan'da yapılan oturumda, ITC Başkanı Muhammed Seman Ağa'yı vilayet valisi olarak seçmişti. 

Türkiye nüfusunun yüzde 24,8'i çocuk

Türkiye'nin geçen yıl sonu itibarıyla 21 milyon 375 bin 930 olarak belirlenen çocuk nüfusu, ülke nüfusunun yüzde 24,8'ini oluşturdu

20.04.2026 10:55:00 / Güncelleme: 20.04.2026 12:16:23
Anadolu Ajansı
Türkiye nüfusunun yüzde 24,8'i çocuk
Türkiye nüfusunun yüzde 24,8'i çocuk

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ilişkin çocuk istatistiklerini açıkladı.

Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi sonuçlarına göre, 2025 sonu itibarıyla Türkiye nüfusu, 86 milyon 92 bin 168 kişiyken bunun 21 milyon 375 bin 930'unu çocukların oluşturduğu belirlendi.

Çocuk nüfusun yüzde 51,3'ünü erkekler, yüzde 48,7'sini kızlar oluşturdu.

Birleşmiş Milletlerin (BM) tanımına göre 0-17 yaş grubunu içeren çocuk nüfus, 1970'te toplam nüfusun yüzde 48,5'ini oluştururken bu oran 1990'da yüzde 41,8 ve 2025'te yüzde 24,8 oldu.

Nüfus projeksiyonlarına göre, çocuk nüfus oranının 2030'da yüzde 22,1, 2040'ta yüzde 17,9, 2060'ta yüzde 16,9, 2080'de yüzde 15,2 ve 2100'de yüzde 14,5 olacağı öngörüldü.

Avrupa Birliği (AB) üyesi 27 ülke incelendiğinde, 2025'te çocuk nüfus oranının AB ortalaması yüzde 17,6 olarak kayıtlara geçti. AB üyeleri arasında en fazla çocuk nüfus oranına sahip ülkeler, sırasıyla yüzde 22,7 ile İrlanda, yüzde 20,4'er ile Fransa ve İsveç olarak kaydedildi.

Çocuk nüfus oranı en düşük ülkeler ise sırasıyla yüzde 14,5 ile Malta, yüzde 14,9 ile İtalya ve yüzde 15,5 ile Portekiz olarak belirlendi.

Türkiye'nin çocuk nüfus oranının yüzde 24,8 ile AB üyesi ülkelerden daha yüksek olduğu görüldü.

En yüksek çocuk nüfusu Şanlıurfa'da

Türkiye'de, geçen yıl en yüksek çocuk nüfus oranına sahip il yüzde 43,3 ile Şanlıurfa, en düşük orana sahip il ise yüzde 15,9 ile Tunceli olarak belirlendi.

Geçen yıl sonu itibarıyla, 21 milyon 375 bin 930 olarak belirlenen çocuk nüfusu, ülke nüfusunun yüzde 24,8'ini oluşturdu.

Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre, geçen yıl en yüksek çocuk nüfus oranına sahip olan il, yüzde 43,3 ile Şanlıurfa oldu. Bunu, yüzde 39,2 ile Şırnak, yüzde 36,7 ile Mardin izledi. En düşük olduğu iller ise yüzde 15,9 ile Tunceli, yüzde 16,9 ile Edirne, yüzde 17,7 ile Kırklareli olarak belirlendi.

Geçen yıl toplam hane halkı sayısı, 26 milyon 977 bin 795 oldu. Hanelerin yüzde 41,9'unda, 0-17 yaş grubunda en az bir çocuk bulunduğu görüldü. Bu hanelerin illere göre dağılımı incelendiğinde, 0-17 yaş grubunda en az bir çocuk bulunan hane halkı oranının en yüksek olduğu ilin yüzde 68,2 ile Şanlıurfa, en düşük olduğu ilin yüzde 27,3 ile Tunceli olduğu tespit edildi.

Hanelerin yüzde 19,1'inde 0-17 yaş grubunda 1 çocuk, yüzde 14,1'inde 2 çocuk, yüzde 5,7'sinde 3 çocuk, yüzde 1,9'unda 4 çocuk, yüzde 1,1'inde ise 5 ve daha fazla çocuk bulunduğu kayıtlarda yer aldı.

Çocuk nüfus yaş grubuna göre incelendiğinde, 2020'de çocuk nüfusun yüzde 26,9'unun 0-4 yaş grubunda, yüzde 28,7'sinin 5-9 yaş grubunda, yüzde 28,2'sinin 10-14 yaş grubunda, yüzde 16,2'sinin 15-17 yaş grubunda yer aldığı görülürken 2025'te ise yüzde 22,7'sinin 0-4 yaş grubunda, yüzde 28,8'inin 5-9 yaş grubunda, yüzde 30,5'inin 10-14 yaş grubunda, yüzde 18'inin 15-17 yaş grubunda yer aldığı belirlendi.

Doğum İstatistiklerine göre, 2024'te canlı doğan bebek sayısı, 937 bin 559 oldu. Doğan bebeklerin 481 bin 825'inin erkek, 455 bin 734'ünün ise kız olduğu tespit edildi. Canlı doğan bebeklerin yüzde 96,7'sini tekil, yüzde 3,2'sini ikiz, yüzde 0,1'ini ise üçüz ve daha fazla çoğul doğumlar oluşturdu.

Sağlık Bakanlığı verilerine göre, hastanede gerçekleşen doğumların canlı doğumlar içindeki oranı, 2010'da yüzde 91,6 iken 2024'te yüzde 99,4 oldu. Beşli karma aşı (DPT+IPV+Hib) 3 doz ile aşılama oranının 2023'te yüzde 98,8 iken 2024'te yüzde 96 olduğu görüldü.

Hayat Tabloları 2022-2024 sonuçlarına göre, doğuşta beklenen yaşam süresinin Türkiye geneli için 78,1 yıl, erkekler için 75,5 yıl, kadınlar için 80,7 yıl olduğu kaydedildi. Türkiye'de, 7 yaşına ulaşan bir çocuğun kalan yaşam süresinin ortalama 72,1 yıl, erkek çocuklar için 69,5 yıl ve kız çocuklar için 74,7 yıl olduğu görüldü. Çalışma çağının başlangıcı olan 15 yaşındaki çocuklar için bu süre, 64,3 yıl olarak kayıtlara geçti. Erkek çocuklar için bu süre 61,7 yıl iken, kız çocuklar için 66,9 yıl oldu. Bu yaş için kız ve erkek çocuklar arasındaki beklenen yaşam süresi farkının, 5,2 yıl olduğu belirlendi.

En popüler bebek isimleri Alparslan ve Alya

Geçen yıl doğan bebeklere konulan en popüler erkek bebek isimleri, Alparslan, Göktuğ ve Metehan, en popüler kız bebek isimleri ise Alya, Defne ve Gökçe oldu. Doğan erkek bebeklerin 7 bin 527'sine Alparslan, 6 bin 36'sına Göktuğ, 5 bin 393'üne Metehan, kız bebeklerin 8 bin 751'ine Alya, 7 bin 731'ine Defne, 7 bin 603'üne ise Gökçe ismi verildi. Türkiye'de 2025'te 0-17 yaş grubundaki çocuklarda en çok kullanılan erkek çocuk isimlerinin Yusuf, Mustafa ve Ömer, kız çocuk isimlerinin ise Zeynep, Elif ve Ecrin olduğu görüldü.

Çalışma çağındaki yüz kişiye düşen çocuk sayısını ifade eden çocuk bağımlılık oranı, 2019'da yüzde 34,1 iken, bu oran 2025'te yüzde 29,7'ye düştü. Nüfus projeksiyonlarının demografik göstergelerdeki mevcut yapının devam edeceğini varsayan ana senaryosuna göre, çocuk bağımlılık oranının 2030'ta yüzde 25,5, 2040'ta yüzde 22,1, 2060'ta yüzde 23,3, 2080'de yüzde 23,4, 2100'de yüzde 21,5 olacağı öngörüldü.

Sağlık Bakanlığı verilerine göre, 2024'te ilk kez özel gereksinim raporu alan çocukların sayısı, 96 bin 83 oldu. İlk kez özel gereksinim raporu alan çocukların yüzde 62,6'sını erkek çocuklar, yüzde 37,4'ünü ise kız çocuklar oluşturdu.

5 yaşındaki çocukların net okullaşma oranı yüzde 82,5

Milli Eğitim Bakanlığı Örgün Eğitim İstatistiklerine göre, okul öncesi eğitim seviyesinde 5 yaş net okullaşma oranının, 2024-25 öğretim yılında yüzde 82,5 olduğu görüldü. 5 yaş net okullaşma oranı cinsiyete göre incelendiğinde, bu oran erkek çocuklar için yüzde 82,8, kız çocuklar için yüzde 82,3 oldu.

İlkokul seviyesinde net okullaşma oranı, 2024-25 öğretim yılında yüzde 95,4, ortaokul seviyesinde net okullaşma oranı yüzde 89,1, ortaöğretim seviyesinde net okullaşma oranı yüzde 82,9 olarak kayıtlara geçti.

Ulusal Eğitim İstatistikleri Veri Tabanı sonuçlarına göre, eğitim kademesi ve cinsiyete göre okul tamamlama oranları incelendiğinde, ilkokul tamamlama oranının 2024-25 eğitim ve öğretim döneminde yüzde 98,6 olduğu tespit edildi. Ortaokul tamamlama oranı, 2024-25 eğitim ve öğretim döneminde, yüzde 96,6 oldu. Ortaöğretim tamamlama oranının da yüzde 81,3 olduğu belirlendi. Ortaöğretim okul tamamlama oranı cinsiyete göre incelendiğinde, 2024-25 eğitim ve öğretim döneminde bu oranın erkek çocuklar için yüzde 79,2, kız çocuklar için yüzde 83,5 olduğu görüldü.

Milli Eğitim Bakanlığı Örgün Eğitim İstatistiklerine göre, Türkiye genelinde 2024-25 eğitim ve öğretim döneminde örgün eğitime devam eden öğrenci sayısı, 17 milyon 956 bin 523 oldu. Bu öğrencilerin yüzde 51,3'ünü erkek öğrenciler, yüzde 48,7'sini ise kız öğrenciler oluşturdu.

Özel eğitim gerektiren bireylere (işitme, görme, ortopedik ve hafif düzeyde zihinsel engelli) hizmet veren, özel olarak yetiştirilmiş personelin bulunduğu, geliştirilmiş eğitim programlarının uygulandığı özel öğretim kurumlarında örgün eğitime devam eden öğrenci sayısı 602 bin 729 oldu. Özel eğitim alan öğrenciler, örgün eğitimdeki öğrencilerin yüzde 3,4'ünü oluşturdu. Özel örgün eğitime devam eden öğrencilerin yüzde 62,7'sinin erkek öğrenciler, yüzde 37,3'ünün ise kız öğrenciler olduğu belirlendi.

Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistiklerine göre, geçen yıl toplam nüfusun yüzde 27,9'unun yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında iken, çocuk nüfus için bu oranın yüzde 36,8 olduğu görüldü. Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan çocuk nüfus cinsiyete göre incelendiğinde, bu oran erkek çocuklarında yüzde 36, kız çocuklarında ise yüzde 37,8 olarak kayıtlara geçti.

Resmi kız çocuk evlilikleri azaldı

Evlenme İstatistiklerine göre, 16-17 yaş grubunda olan kız çocuklarının resmi evlenmelerinin toplam resmi evlenmeler içindeki oranı 2002'de yüzde 7,3 iken bu oran 2025'te yüzde 1,5'e düştü. Diğer taraftan, aynı yaş grubunda olan erkek çocukların resmi evlenmelerinin toplam resmi evlenmeler içindeki oranı 2002'de yüzde 0,5 iken bu oran 2025'te yüzde 0,1 oldu.

ADNKS sonuçlarına göre, geçen yıl 21 milyon 375 bin 930 çocuk nüfusun içinde sadece babası vefat etmiş çocuk sayısının 251 bin 929, sadece annesi vefat etmiş çocuk sayısının 79 bin 214, hem annesi hem de babası vefat etmiş çocuk sayısının ise 4 bin 907 olduğu görüldü.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının verilerine göre, 2025'te Türkiye genelinde kuruluş bakımı altında bulunan çocuk sayısının 15 bin 508 olduğu tespit edildi. Mevcut koruyucu aile sayısı 9 bin 96, koruyucu aile yanında bakımı sağlanan çocuk sayısı ise 10 bin 841 oldu. Evlat edindirilen çocuk sayısı, geçen yıl 681 olarak kayıtlara geçti.

Boşanma İstatistiklerine göre, geçen yıl boşanan çiftlerin sayısı 193 bin 793 oldu. Kesinleşen boşanma davaları sonucunda, 191 bin 371 çocuk velayete verildi. Çocukların velayetinin yüzde 74,6'sının anneye, yüzde 25,4'ünün ise babaya verildiği görüldü.

Ölüm ve Ölüm Nedeni İstatistiklerine göre, 2024'te 1-17 yaş grubunda çocuk ölümleri en fazla dışsal yaralanma ve zehirlenmeler nedeniyle gerçekleşti. Söz konusu nedenle hayatını kaybeden 1-17 yaş grubundaki çocuk sayısı, 2024'te 1538 oldu. Sinir sistemi ve duyu organları hastalıkları nedeniyle 765 çocuk, iyi huylu ve kötü huylu tümörler nedeniyle 666 çocuk, dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle 413 çocuk hayatını kaybetti.

Ölüm ve Ölüm Nedeni İstatistiklerine göre, 2009'da bebek ölüm hızı binde 13,9 iken, 2024'te binde 9,0 oldu. Doğumdan sonraki 5 yıl içinde ölme olasılığını ifade eden 5 yaş altı ölüm hızının, 2009'da binde 17,7 iken, 2024'te binde 11,1 olduğu tespit edildi.

'Baron' ismi vermeyen Akın Gürlek: 'Baronların kökünü kazıyacağız"

Panama bandıralı gemiye yapılan operasyonda piyasa değeri yaklaşık 500 milyon Türk lirası olan 106 kilogram kokain ele geçirildi

19.04.2026 08:09:00
İhlas Haber Ajansı
'Baron' ismi vermeyen Akın Gürlek: 'Baronların kökünü kazıyacağız"
'Baron' ismi vermeyen Akın Gürlek: 'Baronların kökünü kazıyacağız"
Panama bandıralı gemiye yapılan operasyonda piyasa değeri yaklaşık 500 milyon Türk lirası olan 106 kilogram kokain ele geçirildi.

Edinilen bilgiye göre, Panama çıkışlı bir gemide uyuşturucu madde bulunduğuna dair istihbari bilgiler üzerine İstanbul MİT Bölge Başkanlığı ve Jandarma birimleri harekete geçti. Söz konusu gemi, Türkiye karasularına giriş yaptıktan sonra Kocaeli açıklarında, İstanbul istikametine seyir halindeyken Sahil Güvenlik unsurları tarafından durduruldu. Sahil Güvenlik botları refakatinde Ambarlı Limanı'na çekilen gemide, narkotik dedektör köpeklerinin de katılımıyla kapsamlı bir adli arama yapıldı. Konteynerler içerisinde gizlenmiş halde bulunan 106 kilogram kokain, güvenlik güçlerince imha edilmek üzere muhafaza altına alındı.

Bakan Gürlek: "Baronların kökünü kazıyacağız"

Operasyona ilişkin açıklama yapan Adalet Bakanı Akın Gürlek, uyuşturucuyla mücadelede "Sıfır Tolerans" vurgusu yaptı. Bakan Gürlek, şu ifadeleri kullandı: "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlü iradesiyle ortaya koyduğu 'Zehir Tacirlerine Karşı Sıfır Tolerans' ilkemiz doğrultusunda; sokaklarımızı bu illetten temizlemeye, baronların kökünü kazımaya kararlıyız. Bu başarılı operasyonda emeği geçen Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığımıza, İstanbul İl Jandarma Komutanlığımıza, Sahil Güvenlik Komutanlığımıza, MİT Başkanlığımıza ve tüm kamu görevlilerimize teşekkür ediyorum. Zehir tacirlerine dünyayı dar edeceğiz!" dedi.

Adli süreç devam ediyor

Uluslararası uyuşturucu imal ve ticaretiyle mücadele kapsamında gerçekleştirilen operasyonun ardından, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan adli tahkikatın çok yönlü ve titizlikle sürdürüldüğü bildirildi. Ele geçirilen uyuşturucunun miktarı ve piyasa değeri, son dönemde deniz yoluyla yapılan kaçakçılığa vurulan en büyük darbelerden biri olarak kayıtlara geçti.

Psikoterapiye dair güvenilir rehber


 
Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Medikal Direktörü Prof. Dr. Kültegin Ögel yönetiminde, alanında uzman 21 ruh sağlığı profesyonelinin katkılarıyla hazırlanan "Psikoterapi: Kendini Tanıma Yolculuğu", psikoterapiye dair merak edilen tüm sorulara sade, anlaşılır ve bilimsel temelli yanıtlar sunuyor.

18.04.2026 21:34:00
MURAT ÇORBACI
   Psikoterapiye dair güvenilir rehber
   Psikoterapiye dair güvenilir rehber

Psikoterapi kavramı günümüzde sıkça konuşulsa da ne olduğu, nasıl işlediği ve kimler için nasıl bir süreç sunduğu hâlâ pek çok kişi için belirsizliğini koruyor. Sosyal medyada, dizilerde ve gündelik söylemlerde sıkça yanlış ya da eksik biçimde temsil edilen psikoterapi; kimi zaman gizemli bir iyileşme vaadi, kimi zaman ise sıradan bir sohbet olarak algılanabiliyor. Bu bilgi kirliliği, terapiye dair gerçekçi beklentiler oluşturmayı zorlaştırırken, ruh sağlığı alanında güvenilir kaynak ihtiyacını da her geçen gün artırıyor.

Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Medikal Direktörü Prof. Dr. Kültegin Ögel yönetiminde, alanında uzman 21 ruh sağlığı profesyonelinin katkılarıyla hazırlanan "Psikoterapi: Kendini Tanıma Yolculuğu", psikoterapiye dair merak edilen tüm sorulara sade, anlaşılır ve bilimsel temelli yanıtlar sunuyor.

"Psikoterapi: Kendini Tanıma Yolculuğu" belirsizliği gidermek ve doğru bilgiyi güvenilir bir çerçevede sunmak amacıyla hazırlandı. Kitap, terapinin ne gizemli bir sihir ne de sıradan bir sohbet olduğunu; bilimsel temellere dayanan, yapılandırılmış ve etik sınırlar içinde yürütülen bir süreç olduğunu ortaya koyarken, dizilerde, sosyal medyada ve gündelik sohbetlerde yer alan yanlış temsilleri de ele alarak terapiye dair gerçekçi beklentiler oluşturmayı hedefliyor.

En çok sorulan sorulara net ve anlaşılır yanıtlar…

Alanında uzman psikologlar ve ruh sağlığı profesyonelleri tarafından kaleme alınan kitapta şu sorular bütüncül bir yaklaşımla ele alınıyor:
* Psikoterapi nedir, ne değildir?
* Kimler psikoterapisttir?
* Hangi terapi türleri vardır?
* Terapi sürecinde neler beklenmeli, neler beklenmemelidir?
Bunun yanı sıra; safsata terapiler, psikoterapinin etkili olduğu ve olmadığı durumlar, gizlilik ilkesi, psikolojik testlerin terapi sürecindeki yeri, aile, bağımlılık ve ilişkiler gibi başlıklar da kapsamlı biçimde inceleniyor.

Ruh sağlığı okuryazarlığını attırmayı hedefliyor

Toplumda ruh sağlığı okuryazarlığını artırmayı amaçlayan bu eser, psikoterapiyi tüm insani ve bilimsel yönleriyle görünür kılarak okuru kendi kendini tanıma yolculuğuna davet ediyor. Psikoterapi: Kendini Tanıma Yolculuğu, terapiye başlamayı düşünenler için yol gösterici bir kaynak; terapi sürecinde olanlar için yaşadıklarını anlamlandırmaya yardımcı bir rehber; ruh sağlığı alanına ilgi duyan herkes için güvenilir bir başvuru kitabı niteliği taşıyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.