logo
23 MAYIS 2026

İhracatçılardan devlet destekleri talebi

İhracatçılar, ihraç fiyatlarının hedeflenen seviyeye çıkması için pandemi döneminde devlet desteklerinin artırılmasını istiyor

23.05.2021 13:34:00
İhracatçılardan devlet destekleri talebi
İhracatçılardan devlet destekleri talebi
Pandemi nedeniyle mağduriyet yaşayan meslek gruplarına hükümet tarafından sağlanan desteklerin yerinde olduğunu ve desteklediklerini belirten Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, dünya genelinde talebin nazlı olması nedeniyle Türkiye'nin ortalama ihraç fiyatının son yıllarda 1,6 dolar ortalamadan 1,1 dolara düştüğünü, ortalama ihraç fiyatlarının yüzde 30-35 seviyesinde eridiğini, maliyetine ihracat yapmak durumunda kaldıklarını, ihracatçılar olarak 2021 yılında Türkiye'ye 200 milyar dolar döviz kazandıracaklarını ve bu tutarın yüzde 1'i olan 2 milyar dolar devlet desteğini sağlanan desteklerin artırılması gerektiğini dile getirdi. 'Ticaret Bakanlığımız tarafından ihracatçılara farklı başlıklarda sağlanan devlet destekleri için 2021 yılında 4,1 milyar TL bütçe ayrıldı' diyen Eskinazi, 'Ancak yılın ilk dört ayında söz konusu desteklerin toplam tutarı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 59 oranında azalarak 367 milyon TL olarak gerçekleşti. Devlet yardımları süreçlerinde henüz hakkedişleri ödenmeyen ihracatçılara ödemeler hızlandırılabilir, bu noktada yeni uygulanmaya başlanan Destek Yönetim Sistemi (DYS) süreçleri hızlandırmak için etkin bir şekilde kullanılabilir. İhracattan elde ettiğimiz dövizin yüzde 1'inin ihracatçılara devlet desteği olarak dönmesini uzun yıllardır talep ediyoruz. Pandemi döneminde bu talebimizin yerine getirilmesi daha acil hale geldi' diye konuştu.



"En önemli döviz girdisini sağlayan kalem ihracat"

Türkiye ekonomisi açısından döviz gelirlerinin artırılması ihtiyacının hem konunun uzmanı iktisatçılar hem de hükümet tarafından yoğun bir şekilde ifade edildiğini dillendiren EİB Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, ödemeler bilançosunda en önemli döviz girdisini sağlayan kalemin ihracat olduğuna dikkati çekti. Eskinazi sözlerini şöyle sürdürdü: 'İhracatçılara sağlanan nakdi ve vergisel teşvikler günümüz koşullarında daha da önemli hale geldi. Bu çerçevede ihracatçılara sağlanan nakdi desteklerin tutar olarak artırılması yanında yeni ve daha kolay erişilebilir destek unsurları da ihdas edilmelidir. Tarımsal ürün ihracatında birim başına sağlanan nakdi destek tüm sektörlere yaygınlaştırılabilir. Bunun yanı sıra ihracatçılara yönelik hali hazırda sağlanmış olan vergisel teşviklere ilave tedbirler geliştirilebilir. Örneğin gerçek kişilere, posta idaresi ya da hızlı kargo taşımacıları aracılığıyla elektronik ticaret gümrük beyannamesiyle gerçekleştirdikleri mal ihracatı kapsamında elde ettikleri kazancın yüzde 50'sini gelir vergisi matrahından indirebilme imkânı veren mikro ihracat desteğinin kapsamı tüm ihracatçıları kapsayacak şekilde genişletilebilir."

"Destek oranları yüzde 20 artırılsın"

Pandemi koşulları nedeniyle ihracatçıların 2 yıldır fiziki fuar ve ticaret heyeti organizasyonlarına katılamadığını hatırlatan Eskinazi şöyle devam etti: 'İhracatçılarımız tesislerinde üretimin devam etmesi, istihdam ettikleri çalışanların işlerini ve refahının sürmesi adına son yıllarda sürekli fedakârlık yaparak maliyetine satış yapar oldu. Dünya genelinde aşılamanın yaygınlaşmasıyla birlikte yaşam normale döndükçe fiziki fuarlar ve ticaret heyeti organizasyonları eski canlılığına kavuşacak. Bu gelişmelerden azami faydayı sağlayabilmemiz için fuar desteklerinin eskisi gibi dolar cinsinden ödenmesini ve yüzde 50 olan desteklerin yüzde 70'e çıkarılmasını bekliyoruz. Hedef pazarlardaki fuarlardaki destek oranı ise yüzde 90'a çıkarılmalı. Mevcut devlet desteklerindeki tüm oranlar 20 puan artırılmalı.'

"Enerji girdileri KDV iadesiyle mahsup edilebilmeli"

İhracatçıların maliyetleri arasında enerjinin büyük yer tuttuğuna işaret eden Eskinazi, şöyle konuştu: 'İhracatçılarımızın kendi ihtiyacı olan enerjiyi yenilenebilirlik enerji kaynaklarından temin etmek için yapacakları yatırımlar devlet desteği kapsamına alınmalı. Ürettikleri ihtiyaç fazlası elektriğin devlet tarafından satın alınması konusunda düzenleme yapılmalı. İhracatçıların KDV iadesiyle mahsup kalemlerine enerji giderleri de dahil edilmeli.'

"Sürdürülebilirlik yatırımları destek kapsamına alınmalı"

Dünyadaki kaynakların kıt olduğunu, sürdürülebilir üretim ve ihracatın hayati derecede öneme sahip olduğunu dile getiren EİB Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, 'En büyük ihraç pazarımız Avrupa Birliği (AB) 2050 yılına kadar karbon salınımını sıfırlamayı hedefliyor. 2022'den itibaren AB'ye ihracatta karbon vergisi gündeme gelecek. Karbon salınımını düşürecek adımları atan ihracatçılarımız bu çabalarında devleti yanlarında görmek istiyorlar. Özellikle atıkların yeniden kazandırılmasına ilişkin destekler olabilir, ayrıca sürdürülebilirlikle ilgili başlıklarda özel danışmanlık hizmetleri kapsama alınabilir' diye konuştu.

'Kur farkları gelir ve kurumlar vergisi matrahından indirilebilmeli'

'İhracattan elde edilen kazançlarda vergi yükümlülüğünü azaltan tedbirler tasarlanabilir' tespitinde bulunan Eskinazi, 'İhracatçılar kur artışlarında her ne kadar vergiye tabi kazanç anlamında kur farkı geliri elde etmiş olsalar da, esasen yeni ihracat ürünlerinin imali veya tedarik maliyeti aynı ölçüde artmakta olduğundan reel manada bir kazanç doğmamaktadır. Reel olmayan kazancın vergilendirilmesi ihracatçıların sermayelerinin erimesine neden olmaktadır. Bu çerçevede ihracat alacaklarından kaynaklanan kur farklarının belli ölçüde gelir ve kurumlar vergisi matrahından indirebilme imkânı sağlanmalıdır. İhracatçıların finansman kısıtları dikkate alınarak ihracat iadelerine yönelik mevcut kolaylaştırmalara ilave yeni imkanlar geliştirilebilir. Bu çerçevede vergiye uyumlu mükelleflere sağlanmış olan ön kontrol raporu ile iade imkanının genişletilmesi ve ayrıca gelir ve kurumlar vergisinde vergiye uyumlu mükellef indiriminden faydalanan mükellefler için de teminat mektubu ile yapılan iadelerde teminat tutarlarında belirli ölçülerde indirim yapılması tasarlanabilir' görüşlerini savundu.

"E-ihracata yönelik destekler artırılmalı"

İhracatın tabana yayılmasına yönelik bir açılım geliştirilmesi çağrısında bulunan Eskinazi, e-ihracatla ilgili süreçlerin kolaylaştırıldığı, yeni girişimci ve firmaların ihracata yönlendirildiği bir ekosistem kurulmasını istedi. Pandemi sonrasında dünya genelinde Konteyner sıkıntısı yaşandığını ve ihraç ürünlerinin dünya pazarlarına ulaşma fiyatlarında astronomik artışlar yaşandığını hatırlatan Eskinazi, 'Özellikle uzak destinasyonlar (Çin, ABD gibi) için destek ihdas edilebilir. Belirli hatlar için deniz lojistiği firmaları yetkilendirilip, bu firmaların daha elverişli şartlarla yük taşıması sağlanabilir' değerlendirmesinde bulundu.

"Ticaret Bakanlığımız ihracatçı sektörlerle daha sık bir araya gelmeli"

Türkiye'de sayıları 100 bini aşan ihracatçıların sorunlarının çözümünde en üst merciinin Ticaret Bakanlığı olduğunu hatırlatan EİB Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Ticaret Bakanlığını ihracatçı sektörlerle daha sık bir araya gelmeye davet etti.

EİB Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi ihracata sağlanabilecek ilave destekleri maddeler halinde şu şekilde sıraladı:
1) Lojistik maliyetlerinin yükselmiş olması nedeniyle lojistik desteği hayata geçirilmelidir, lojistik sektörümüzün güçlendirilmesi için çalışmalar acilen başlatılmalıdır.
2) KDV iadelerinde mahsup kapsamı genişletilmelidir. (Her türlü enerji girdileri, grup şirketleri ile üretim girdisi mal&hizmet alımları yapılan firmaların vergi borçları mahsup kapsamına alınabilir)
3) İhracata dönük yeni yatırımlar için TCMB kaynaklı Eximbank üzerinden orta&uzun vadeli reeskont kredileri ihracatçılara sunulmalıdır.
4) Teminat mektubu olmadan ihracat alacaklarının ve yurt içi alacakların sigorta poliçeleri teminatlı ihracat kredi kullandırılmalıdır.
5) İhracatçılarımızın, uygun maliyetli orta&uzun vadeli kredilerin doğrudan yurtdışı finans kuruluşlarından temin edilebilmesi için Eximbank tarafından garanti, teminat mektubu verilmelidir.
6) Havayolu ile yapılan ihracatlarda 1 yıldır havalimanı geçici depolama işletmeleri İhracat ardiyesi alınmaya başlandı. Bu hiç alınmamalı ya da pandemi koşullarında devlet tarafından karşılanmalıdır.
7) İhracat işlemlerinde kırmızı hat kriterine göre özellikle limanlarda bulunan eşyalar gümrük tarafından muayene edildiği zaman liman tarafından çok yüksek muayene ücreti alınıyor. Bu ücret destek kapsamına alınmalıdır.
8) Özellikle havayolu ihracatlarında mesai ve yolluk ücretleri artış gösterdi. İhracatla ilgili tüm mesai ve yolluk ücretleri pandemi döneminde devlet destekleri kapsamında ödenmelidir.
9) Konteyner ile yapılan ihracatlar da liman sahasında yükleme, boşaltma vb. hizmetleri limanlar vermesine rağmen acenteler tarafından nerdeyse 3 katına varan ücretler ihracatçı firmadan talep ediliyor. Bu ücretlerin makul seviyelere düşürülmesi ve devlet tarafından karşılanması sağlanmalıdır.
10) 2018 yılından beri değişmeyen tarımsal ürünlerde İhracat iadesi ödeme oranları 3 yıllık kümülatif enflasyon oranında artırılmalı, ihracata bağımlı olan ve Türkiye'nin üretim ve ihracatında dünya lideri olduğu çekirdeksiz kuru üzüm, kuru incir, kuru kayısı başka olmak üzere ihracat iadesi yapılan tarımsal ürünlerin kapsamı genişletilmelidir.
11) Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ'de ihracata yönelik devlet yardımları kapsamındaki faturaların döviz ya da dövize endeksli olarak düzenlenmemesi zorunluğundan muaf tutulmasında yarar görmekteyiz. İhracatçı firmalarımız ülkeye döviz kazandırdığı için mevcut perspektifte 32 sayılı kararda amaçlanan bir faaliyet gerçekleştirmektedir. Bu nedenle ihracatçı firmaların 32 sayılı karar yaptırım hükümlerinden muaf tutulması da bir çözüm olabilir.
12) Ticaret Bakanlığının ihracatçı birlikleri vasıtasıyla yürüttüğü yurt dışı birim, marka ve tanıtım faaliyetlerinin desteklenmesi, pazara giriş belgelerinin desteklenmesi, tasarım desteği gibi tüm desteklerde destek oran ve limitlerinin 20 puan artırılması, ihracatçılarımıza ciddi bir finansman imkânı sağlayacaktır.
13) Yurt dışı birim gibi bazı desteklerden ihracatçı firmalar sadece 4 yıl yararlanabiliyor, bu destek sürelerinin pandemi döneminde 2 yıl artırılması yerinde olacaktır.
14) 5 adet cerrahi maske ihracatı için 1 adet cerrahi maske hibe,10 adet koruyucu tulum ihracatı için 1 adet koruyucu tulum ya da 3 adet koruyucu tulum ihracatı için 20 adet cerrahi maske hibe şartı bulunuyor. Koruyucu maske ve tulum ihracatında hibe şartlarının kaldırılmasını talep ediyoruz. Medikal ürünlerde hibe şartını kaldırdığımız takdirde küresel talebin yoğun olduğu bu ürün grubunda yıllık ihracatımıza yaklaşık 5 milyar dolar katkı sağlayacağımızı öngörüyoruz.
15) Son yapılan Tarım-Orman Şurası'nda Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından prestijli ürünlerimiz olarak tanımlanan 'Üzüm, incir, kayısı, zeytin' gibi ürünlerimizin üretim ve ihracatının sürdürülebilirliğinin sağlanması için iklim değişikliğinin getirdiği kuraklığın etkilerinin bertaraf edilmesi için sondaj, kuyu, su deposu vb. yatırımlarına sağlanan desteklerin yüzde 50 oranında artırılması gerektiğine inanıyoruz. Bu ürünlerin üretim sürecinde kullanılan kimyasal ilaçlar yerine biyokteknik ve biyolojik mücadele yöntemlerine verilen desteklerin de yüzde 50 yükseltilmesini istiyoruz.
16) Tarım ürünlerimizin sağlıklı depolama şartlarının sağlanması için TMO öncülüğünde lisanslı depolar kurulması hızlandırılmalıdır. Bu sayede bugün 40 milyar dolar seviyesinde olan tarım ürünleri hasılamız önümüzdeki 5 yılda iki katına çıkabilecek potansiyele sahip.
17) Ülkemizde üretilebildiği halde iç tüketimi bile karşılamaktan uzak olan ve her yıl yüz milyonlarca dolarlık dövizle ithal etmek durumunda kaldığımız ceviz, badem gibi ürünlerin plantasyonlarına daha fazla destek verilmeli.
18) Gençlerin köylerde üretime devam etmesi için tedbirler alınmalıdır. Köylerdeki genç üreticilerin sigortaları Devletçe karşılanmalı, köyde ikamet etmenin maliyeti azaltılmalıdır.
19) Ülkemizde daha fazla üretimi mümkün olan birçoğu hayvancılıkta besin maddesi olarak kullanılan hububat, bakliyat ve yağ bitkileri (soya kolza, ayçiçeği, kanola, yer fıstığı, nohut susam, pamuk, aspir, hint yağı, vb.) ekim ve dikimi daha fazla desteklenmelidir. Bu sayede milyarlarca dolar dövizimizin ithalata gitmesi önlenmiş olacaktır.
20) Demir çelik sektörü en büyük pazarları olan Amerika ve Avrupa Birliğinde 2018 yılından beri korunmacı önlemler sebebiyle zor bir dönem geçirmektedir. Amerika'ya ihracatımızda çelik ürünlerine yüzde 25, alüminyum ürünlerine yüzde 10 ilave vergi uygulamakta, Avrupa Birliğine çelik ihracatında ise uygulanan korunma önlemi kapsamında kota aşımı durumunda yüzde 25 oranında ilave vergi ödenmektedir. Kota uygulamasının 30 Haziran'da son bulması beklenirken Avrupalı çelik üreticilerinin kotaların 3 yıllık korunma önleminin bitiş tarihi olan 30 Haziran'dan itibaren devam ettirilmesi baskısı devam etmektedir. Benzer şekilde İngiltere'nin kota uygulamasının devam edeceğine yönelik ön karar da yayınlandı. İlave vergilerin ve kotaların devam etmesi Türk çelik üreticileri açısından olumsuzluğa neden olmaktadır. Kotaların esnetilmesi veya kaldırılması yönünde Bakanlık nezdinde girişimlerde bulunulması, ayrıca çelik sektörünün bu ağır şartlarda Türkiye'nin en önemli ihraç kalemlerinin ön sıralarında yer alması sebebiyle de mutlaka desteklenmesi gerekmektedir.
21) Türkiye'de çelik üretiminin çoğunluğu hurdadan yapılmakta olup geri dönüşümün ve döngüsel ekonominin en yoğun uygulandığı sektörlerden biridir. Bu çerçeveden bakıldığında cevher ile üretime kıyasla daha çevre dostu bu üretim tarzının, ayrıca yeşil üretime geçişin önem kazandığı bu dönemde kömür alternatifi kaynakların kullanılmasıyla yeşil üretim yatırımlarına da destek verilmesi faydalı olacaktır.
22) İhracatçılara çok önemli bir finansman sorununa neden olan 'Devreden KDV'nin iade mekanizması gözden geçirilmelidir. KDV sistemimiz KDV iade hakkı doğuran çeşitli işlemler bulunmakta, bunların en başında da ihracat yer almaktadır. İhracatçıların kar marjları dikkate alındığında ihracata konu malların satın alınması veya üretimi sırasında ödenen KDV'lerin iade süreçlerinin uzaması ciddi finansman yükü haline gelmektedir. Bu sebeple mevcut iade süreçlerinin hızlandırılması yanında, iade sonrası kalan devreden KDV'ler bakımından da bir dönem İngiliz modeli olarak KDV sistemimize getirilmesi planlanan otomatik iade mekanizmasının bir an evvel sisteme kazandırılması yararlı olacaktır. Bu çerçevede ihracatçının Devreden KDV stokunun en azından bir kısmının ertelenen vergi borçları ile mahsup edilmesi yararlı olacaktır. Özellikle, şirketlerin nakit yapısındaki dengesizlikleri gidermek için bir kısım devreden KDV'nin -çeşitli inceleme prosedürlerini takiben- nakden mükelleflere iadesi de sağlanabilir veya en azından devreden KDV stokunun bir kısmı gelir ve kurumlar vergisi matrahından gider olarak indirilebilir. Bu yolla mükelleflerin vergi yükleri azaltılabilir.
23) İhracatçı yatırım yapamazsa ihracatı daha fazla artıramaz, yüksek teknoloji ve katma değerli ürünlere geçemeyiz. İhracatçının yatırım yapmasına engel olacak şekilde vergi yükümlülüklerinin artırılması altın yumurtlayan tavuğun kesilmesi anlamını taşıyacaktır. Pandemi döneminde vergi yükümlülüklerinin artırılmaması gerekmektedir.İHA

CHP'ye kurultay operasyonu


 
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamaya göre; CHP'nin mahkeme kararıyla iptal edilen 38. Olağan Kurultayı'na ilişkin olarak düzenlenen operasyonda siyasi partiler kanuna muhalefet, rüşvet almak, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklamak suçlarını işlediği iddia edilen 13 kişi gözaltına alındı. 

23.05.2026 08:04:00 / Güncelleme: 23.05.2026 08:07:44
Haber Merkezi
CHP'ye kurultay operasyonu
CHP'ye kurultay operasyonu

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamaya göre; CHP'nin mahkeme kararıyla iptal edilen 38. Olağan Kurultayı'na ilişkin olarak düzenlenen operasyonda siyasi partiler kanuna muhalefet, rüşvet almak, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklamak suçlarını işlediği iddia edilen 13 kişi gözaltına alındı.

Başsavcılık'tan yapılan açıklama şöyle:
"Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından Cumhuriyet Halk Partisinin 38'inci Olağan Kurultayında delegelerin oy kullanma iradesini etkilemeye yönelik müdahale edildiğine ilişkin iddialar hakkında yürütülen soruşturma kapsamında; İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün yaptığı çalışmalar neticesinde siyasi partiler kanuna muhalefet, rüşvet almak, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklamak suçlarını işlediği değerlendirilen 13 şüpheli gözaltına alınmış ve şüphelilerin İstanbul, Ankara, İzmir, Şanlıurfa, Kahramanmaraş, Kilis ve Malatya illerinde bulunan adreslerinde arama, el koyma işlemi gerçekleştirilmiştir."

Gözaltına alınanların isimleri açıklanmadı. 

Uyuşturucu bağımlılığı almş başını gitmiş


 
Bağımlılık, yalnızca madde kullanımından ibaret olmayan; bireyin ruhsal, duygusal ve sosyal yaşamını derinden etkileyen küresel bir halk sağlığı sorunu olarak büyümeye devam ediyor. Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Medikal Direktörü Prof. Dr. Kültegin Ögel, dünya genelinde yaklaşık 316 milyon kişinin uyuşturucu madde kullandığını aktardı.

23.05.2026 01:30:00
MURAT ÇORBACI
Uyuşturucu bağımlılığı almş başını gitmiş
Uyuşturucu bağımlılığı almş başını gitmiş

Son 10 yılda bağımlılık oranlarında ciddi artış gözleniyor. Özellikle gençler arasında yaygınlaşan bağımlılık davranışları yalnızca biyolojik değil; psikolojik, travmatik ve sosyal boyutlarıyla ele alınması gerektiğini vurguluyor. Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Medikal Direktörü Prof. Dr. Kültegin Ögel; Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi'nin (UNODC) 2025 Dünya Uyuşturucu Raporu'na göre dünya genelinde yaklaşık 316 milyon kişinin uyuşturucu madde kullandığını aktardı.

Prof. Dr. Ögel, Türkiye'deki tabloya da dikkat çekiyor. Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi (TUBİM) verilerine göre bağımlılık nedeniyle tedavi başvuruları her yıl artış gösterirken, davranışsal bağımlılıklar, dijital bağımlılık ve madde kullanımına bağlı ruhsal sorunların giderek daha erken yaşlarda ortaya çıktığını belirtiyor.

Farklı terapiler var

Uzmanlara göre bağımlılık tedavisinde yalnızca fiziksel arınma yeterli olmuyor. Duyguların ifade edilmesi, travmaların işlenmesi ve bireyin kendisiyle yeniden sağlıklı bağ kurabilmesi tedavinin en kritik aşamalarından biri olarak görülüyor. Bu noktada ise sanat terapisi, bağımlılık tedavisinde dikkat çeken destekleyici yöntemlerden biri olarak öne çıkıyor.

Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Klinik Psikoloğu Beyza Selvi, bağımlılık sürecinin yalnızca madde kullanımından ibaret olmadığını, aynı zamanda yoğun duygusal çatışmalar ve baş etme güçlükleriyle ilişkili çok boyutlu bir süreç olduğunu belirtti. Selvi, sanat terapisinin özellikle sözel ifade konusunda zorlanan bireyler için önemli bir alan açtığını ifade ederek önemli noktanın altını çizdi: "Bağımlılık sürecindeki bireyler çoğu zaman ifade etmekte zorlandıkları yoğun duygular yaşayabiliyor. Sanat terapisi, bireyin duygu ve düşüncelerini resim, renk, şekil ve semboller aracılığıyla dışa vurmasını sağlayarak sözel olarak ulaşılması güç alanlara temas edebiliyor." 

Bir gecede üniversite kapatılan bir ülkede her şey olur!


 
Cumhurbaşkanlığı kararıyla faaliyeti durdurulan İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde belirsizlik ve endişe hakim. Endüstriyel tasarım bölümünden bir son sınıf öğrencisi, "İnsan, bir gecede bir üniversite böyle kapatılabiliyorsa daha neler olabileceğini düşünüyor" dedi!

23.05.2026 00:37:00
Haber Merkezi
Bir gecede üniversite kapatılan bir ülkede her şey olur!
Bir gecede üniversite kapatılan bir ülkede her şey olur!

Cumhurbaşkanlığı kararıyla faaliyeti durdurulan İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde belirsizlik ve endişe hakim. Öğrenciler, böyle bir kararın sınav haftası devam ederken alınmasının akademik takvimlerini aksattığını ve kafa karışıklığına yol açtığını söyledi.

Öğretim görevlileri ise yöneticiler tarafından yeterli açıklama yapılmadığını, bunun karmaşaya yol açtığını ifade etti. Endüstriyel tasarım bölümünden bir son sınıf öğrencisi, "İnsan, bir gecede bir üniversite böyle kapatılabiliyorsa daha neler olabileceğini düşünüyor" dedi!

Öğrenciler, Cuma günü 14:00'te kararı protesto etmek için Bilgi Üniversitesi'nin Santral kampüsünde toplandı. Bilgi Üniversitesi'nde bazı hocalar dersleri ve sınavları iptal etti. Bazı hocalar ise eğitim faaliyetlerini devam ediyor!

Uzmanından gençlere kritik uyarı!


 
Gençlik denildiğinde aklımıza bitmeyen enerji ve hareketlilik geliyor. Peki gençlikteki enerji hiç azalmıyor mu? Bugün birçok genç "Nasıl olsa ileride toparlarım" düşüncesiyle uyku düzenini, beslenmesini, fiziksel aktivitesini ve stres yönetimini ihmal ediyor. 

23.05.2026 00:33:00 / Güncelleme: 23.05.2026 00:42:20
MURAT ÇORBACI
Uzmanından gençlere kritik uyarı!
Uzmanından gençlere kritik uyarı!

Gençlik denildiğinde aklımıza bitmeyen enerji ve hareketlilik geliyor. Peki gençlikteki enerji hiç azalmıyor mu? Bugün birçok genç "Nasıl olsa ileride toparlarım" düşüncesiyle uyku düzenini, beslenmesini, fiziksel aktivitesini ve stres yönetimini ihmal ediyor. Oysa modern longevity (uzun ve sağlıklı yaşam) yaklaşımı, biyolojik yaşlanmanın temellerinin çok daha erken yıllarda atıldığını gösteriyor.

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Ertürk, kas sağlığının yalnızca sporcular için değil, uzun ve sağlıklı yaşam açısından her birey için kritik olduğunu vurguladı. Dr. Ertürk, özellikle genç yaşta oluşturulan kas rezervinin ilerleyen yaşlarda büyük önem taşıdığını belirtiyor ve "İnsan vücudu yaklaşık 30'lu yaşlardan itibaren kas kaybetmeye başlayabiliyor. Bu nedenle gençlik döneminde oluşturulan güçlü kas yapısı; metabolik sağlığı, dengeyi, hareket kabiliyetini ve yaşam kalitesini doğrudan etkiliyor. Bugün yapılan direnç egzersizleri, aslında gelecekteki hareket özgürlüğüne yapılan yatırım anlamına geliyor" ifadelerini kullanıyor.

Dr. Halil Ertürk, sağlıklı yaşamın temel taşlarını şöyle sıraladı:
1. Düzenli fiziksel aktivite: Düzenli hareket etmek, kalp-damar sağlığını desteklerken metabolizmanın daha verimli çalışmasına yardımcı oluyor.
2. Aerobik ve direnç egzersizleri: Aerobik egzersizler dayanıklılığı artırırken, direnç egzersizleri kas kütlesini koruyarak ilerleyen yaşlarda hareket kabiliyeti ve metabolik sağlığın sürdürülmesine katkı sağlıyor.

3. Kaliteli uyku: Yeterli ve kaliteli uyku, bedenin kendini onarmasını destekliyor; bağışıklık sistemi, hormon dengesi ve beyin sağlığı üzerinde doğrudan etkili oluyor.
4. Gerçek gıdaya dayalı dengeli beslenme: Sebze, meyve, kaliteli protein ve sağlıklı yağlardan oluşan dengeli beslenme modeli; inflamasyonu azaltarak metabolik sağlığın korunmasına yardımcı oluyor.

5. Stres yönetimi: Kronik stresin kontrol altına alınması, stres hormonlarının vücut üzerindeki yıpratıcı etkilerini azaltarak hem zihinsel hem fiziksel sağlığı destekliyor.
6. Tütün ürünleri, alkol ve toksik maruziyetlerden uzak durmak: Sigara, yoğun alkol tüketimi ve çevresel toksinlerden uzak durmak; hücre hasarını ve oksidatif stresi azaltarak sağlıklı yaş alma sürecine katkı sağlıyor.

Ankara'da tırda 228 ruhsatsız tabanca ele geçirildi

Ankara'da polis ekiplerince şüpheli bir tırda yapılan aramada 228 ruhsatsız tabanca ele geçirildi.

22.05.2026 20:01:00
İhlas Haber Ajansı
Ankara'da tırda 228 ruhsatsız tabanca ele geçirildi
Ankara'da tırda 228 ruhsatsız tabanca ele geçirildi
Ankara'da polis ekiplerince şüpheli bir tırda yapılan aramada 228 ruhsatsız tabanca ele geçirildi.

Alınan bilgilere göre, Ankara Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri şüpheli bir tırı Kahramankazan'daki gişelerde durdurdu.

Tırda yapılan aramada 228 ruhsatsız tabanca ve çok sayıda tabanca parçası ele geçirildi. Gözaltına alınan tır sürücüsü Ö.A., emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adli makamlarca tutuklandı.

Bayram tatili öncesi İstanbul'da trafik yoğunluğu yüzde 65'e ulaştı

Kurban Bayramı tatili öncesi İstanbul dışına çıkmak isteyenlerin yola çıkmasıyla kent genelinde trafik yoğunluğu arttı. Mesai bitimine dakikalar kala İBB verilerine göre trafik yoğunluğu yüzde 65 olarak ölçümlendi

22.05.2026 17:50:00
İhlas Haber Ajansı
Bayram tatili öncesi İstanbul'da trafik yoğunluğu yüzde 65'e ulaştı
Bayram tatili öncesi İstanbul'da trafik yoğunluğu yüzde 65'e ulaştı
İstanbul'da Kurban Bayramı tatili öncesi trafik yoğunluğu etkili olmaya başladı. Beylikdüzü, Bahçelievler D-100 karayolu üzerinde trafik zaman zaman durma noktasına geldi. 9 günlük Kurban Bayramı tatili için yola çıkan vatandaşların, Mahmutbey gişelerde oluşturduğu yoğunluk dron ile havadan görüntülendi. Haftanın son günü ve mesai bitimine dakikalar kala İBB verilerine göre saat 16:00 itibariyle trafik yoğunluğu yüzde 65 olarak ölçüldü.

Trafiğin mesai bitiminin ardından da daha da artması bekleniyor.

1,5 milyonda fazla hacı adayı kutsal topraklara ulaştı

Suudi Arabistan, bugün itibarıyla 1,5 milyondan fazla hacı adayının kutsal topraklara ulaştığını açıkladı

 

22.05.2026 17:40:00
Anadolu Ajansı
1,5 milyonda fazla hacı adayı kutsal topraklara ulaştı
1,5 milyonda fazla hacı adayı kutsal topraklara ulaştı

Suudi Arabistan resmi ajansı SPA'da yer alan habere göre, Pasaport Dairesi Genel Müdürü Tümgeneral Salih el-Murabba, hac mevsimiyle ilgili düzenlediği basın toplantısında konuştu.

Bugün itibarıyla hac ibadeti için ülkeye ulaşan kişi sayısının 1,5 milyonu aştığını belirten Murabba, bunlardan 1,4 milyondan fazlasının hava yoluyla kutsal topraklara geldiğini söyledi.

Hac ibadeti için 45 bin kişinin de Suudi Arabistan'a kara yoluyla ulaştığını aktaran Murabba, deniz yoluyla ülkeye gelen hacı adayı sayısının da 6 bin civarında olduğunu ifade etti.

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı Tevfik er-Rabia, 13 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, hac ibadetini yerine getirmek üzere ülkeye gelenlerin sayısının 860 bini aştığını belirtmişti.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) CHP'ye Mutlak Butlan kararına tepki gösterdi

Bu karar Türk siyasetine yöneliktir diyen BTP Sözcüsü Lütfullah Önder, " İktidar kendi vesayeti altında bir ülke kurmak istiyor. İstiyor ki kendi istediği gibi muhalefet oluşsun, kendi izin verdiği ölçüde muhalefet yapılsın istiyor" dedi

22.05.2026 14:49:00
Haber Merkezi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) CHP'ye Mutlak Butlan kararına tepki gösterdi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) CHP'ye Mutlak Butlan kararına tepki gösterdi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) CHP'ye Mutlak Butlan kararına tepki gösterdi. Bu karar Türk siyasetine yöneliktir diyen BTP Sözcüsü Lütfullah Önder, " İktidar kendi vesayeti altında bir ülke kurmak istiyor. İstiyor ki kendi istediği gibi muhalefet oluşsun, kendi izin verdiği ölçüde muhalefet yapılsın istiyor" dedi.
BTP Sözcüsü Önder'in açıklaması şöyle; "Mutlak butlan kararı siyaset tarihimize, hukuk tarihimize kara bir leke olarak geçmiştir, bir ayıp olarak yerini almıştır. Bu karar sadece CHP'ye yönelik değil, Türk siyasetine yöneliktir. Bu nedenle her bir vatandaşımızı, her bir insanımızı ilgilendirmekte; demokrasiye ve hukuka inanan, demokrasi ve hukukun devam etmesi gerektiğini düşünen her vatandaşımıza bu anlamda görev düşmektedir.

"İktidar kendi vesayeti altında bir ülke kurmak istiyor"

İktidar kendi vesayeti altında bir ülke kurmak istiyor. Kendi vesayetini kurmak istiyor. İstiyor ki kendi istediği gibi muhalefet oluşsun, kendi izin verdiği ölçüde muhalefet yapılsın, kendi iktidarının devamını sağlayacak bir zemin bu ülkede oluşsun ama hiçbir şekilde kendi iktidarını tehdit eder hâle kimse gelemesin. Yıllarca bu ülkede vesayeti kırmak, vesayetle mücadele etmek iddiasıyla iktidara gelenler, iktidarda her seçim öncesi 'Vesayetle mücadele ediyoruz' diyerek milletten oy isteyenler maalesef bugün kendi vesayetlerini kuruyorlar. En büyük kentin belediye başkanını ve aynı zamanda ana muhalefet partisinin cumhurbaşkanı adayını ve yine birçok seçilmiş belediye başkanını tutukladılar. Açtıkları soruşturmalarla, belediye başkanları üzerine oluşturdukları baskılarla birlikte transferler yapılıyor. İsteniyor ki kendilerinin kontrolünün dışında bir güç bu ülkede olmasın.

"Millet bu prangayı kırar"

Bu tümüyle iktidar vesayetidir. Bu tümüyle millet iradesine vurulan bir prangadır. Millet bu prangayı kırar. Geçmişte kırdığı gibi buna müsaade etmez. Anayasa Mahkemesi'nin 367 kararıyla millet iradesine pranga vurulabildi mi? E-muhtıra yayımlanmıştı yine aynı dönemde. Millet iradesine pranga vurulabildi mi? Ne oldu? O dönemde yüzde 25'lere düşen AK Parti oyu, bu müdahalelerle birlikte yüzde 42'ye çıktı ve daha güçlü bir şekilde AK Parti'nin tekrar iktidar olması gerçekleşti. Bugün de aynı şekilde mahkeme koridorlarında, yargı eliyle siyasete müdahale edip ana muhalefet partisini ve onun üzerinden Türkiye'de muhalefeti ve siyaseti şekillendirmeye çalışanların oyunu tutmayacak çünkü bu oyunu millet bozup atacaktır. Millet bu prangaları kırıp atacaktır.

"CHP yönetimi millete sığınmalıdır"

CHP'nin Genel Başkanı Sayın Özgür Özel ve CHP yönetimi millete sığınmalıdır, millete dönmelidir, millet de güç birliği yapmalıdır. Millet iradesinin üstünde hiçbir irade yoktur. Bu düğümü millet çözer. Bu oyunu millet bozar. Bu prangaları ancak millet kırar. Bu anlamda CHP kimliğini taşıyan ama bu oyunların aparatı hâline gelmiş, bu oyunun bir parçası hâline gelmiş kişilere —bu milletvekili olabilir, eski genel başkanlar olabilir, başka isimler, siyasetçiler olabilir— tavsiyemiz, onların kavga etmeleri değildir. Tavsiyemiz, daha önceden de defalarca ifade ettiğimiz üzere, bu hukuksuzluğa, bu demokrasi ayıbına karşı çıkan; bu ülkenin demokrasi ve hukuk zeminine bir an önce dönmesi gerektiğine inanan bütün siyasi partilerle beraber olunmasıdır. Bu yetmez, sivil toplum örgütleriyle beraber olunmalıdır. Yetmez; barolar gibi meslek kuruluşlarıyla beraber olunmalıdır. Hukuk ve demokrasiye inanan bütün muhalefeti CHP yönetimi organize etmeli ve demokrasi ve hukuk yolunda yürümeye devam etmelidir. Burada iktidarla birlikte hareket eden ya da iktidarın oyununun parçası hâline gelmiş olanlarla uğraşmaya, onlarla kavga etmeye hiç gerek yok. Milletle beraber yol yürünmelidir. Millet bu oyunu bozacak ve bu yeni vesayet kurma çalışmaları, iktidar vesayetini oluşturma gayretleri boşa çıkacaktır."

BTP Sözcüsü Lütfullah Önder'in açıklamasını izleyin:

Avanos'ta da alarm verildi: Kızılırmak Nehri'nin debisi yükseldi, yolları su bastı

Nevşehir Avanos'ta Kızılırmak Nehri'nin debisi yükselince gezi yolları su altında kaldı. Bölgede alınan tedbirler artırıldı

22.05.2026 12:50:00
Haber Merkezi
Avanos'ta da alarm verildi: Kızılırmak Nehri'nin debisi yükseldi, yolları su bastı
Avanos'ta da alarm verildi: Kızılırmak Nehri'nin debisi yükseldi, yolları su bastı
Nevşehir Avanos'ta Kızılırmak Nehri'nin debisi yükselince gezi yolları su altında kaldı. Bölgede alınan tedbirler artırıldı.
Yoğun yağışların ardından Yamula ve Bayramhacılı barajlarından kontrollü su tahliyesine başlanınca Kızılırmak Nehri'nin debisi yükseldi. Nevşehir Avanos'ta gezi yolları su altında kalırken alınan tedbirler artırıldı.

Su seviyesi 1 metre yükseldi
Avanos'ta su seviyesinin bir metreden fazla yükselmesiyle nehir kenarındaki gezi yolları su altında kaldı. Nehrin geçtiği Orta Mahalle'deki bir bölümde de küçük şelale oluştu. Belediye ekipleri, vatandaşların yaklaşmasını önlemek amacıyla nehir kenarı ve gezi yollarına bariyer yerleştirdi.

Sallanan Köprü yaya trafiğine kapatıldı
Avanos Belediyesi'nden yapılan duyuruda ise turistlerin ziyaret noktalarından biri olan "Sallanan köprü" olarak da bilinen Asma Köprü'nün 25 Mayıs'a kadar saat 20.00 ila 07.00 arasında yaya trafiğine kapatıldığı duyuruldu.

Enerji ithalatı faturası nisanda yüzde 28,4 arttı

Türkiye'nin enerji ithalatı için ödediği tutar, nisanda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 28,4 artarak 6 milyar 511 milyon 112 bin dolar oldu

22.05.2026 11:34:00
AA
Enerji ithalatı faturası nisanda yüzde 28,4 arttı
Enerji ithalatı faturası nisanda yüzde 28,4 arttı
Türkiye'nin enerji ithalatı için ödediği tutar, nisanda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 28,4 artarak 6 milyar 511 milyon 112 bin dolar oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu ve Ticaret Bakanlığınca oluşturulan geçici dış ticaret istatistiklerine göre, nisanda Türkiye'nin toplam ithalatı, 2025'in aynı ayına kıyasla yüzde 3,1 artarak 33 milyar 908 milyon 621 bin dolar olarak belirlendi.

Bu tutarın 6 milyar 511 milyon 112 bin dolarlık kısmını, enerji ithalatı olarak özetlenen "mineral yakıtlar, mineral yağlar ve bunların damıtılmasından elde edilen ürünler, bitümenli maddeler, mineral mumlar" oluşturdu.

Geçen yıl nisanda bu rakam, 5 milyar 71 milyon 708 bin dolar olarak kayıtlara geçmişti. Böylece enerji ithalatı tutarı yıllık bazda yüzde 28,4 arttı.

Bu dönemde ham petrol ithalatı ise yüzde 14,6 artarak 2 milyon 620 bin 645 tona yükseldi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.