logo
05 KASIM 2026

İhsaniye'deki katliamda can kaybı 7'ye yükseldi

Afyonkarahisar'ın İhsaniye ilçesinde iki farklı köyde araç içerisindeki 5 kişiyi pompalı tüfekle vurarak öldüren şüphelinin, kaçış güzergahında başka bir noktada 2 kişiyi daha tüfekle öldürdüğü belirlendi

05.11.2026 19:22:00
İHA
 
İhsaniye'deki katliamda can kaybı 7'ye yükseldi
İhsaniye'deki katliamda can kaybı 7'ye yükseldi
İhsaniye ilçesine bağlı Ayazini ve Kıyır köylerinde iki farklı araç içerisinde 5 kişinin cesedinin bulunmasının ardından güvenlik güçleri olayla ilgili incelemelerini derinleştirdi.

Yapılan ilk tespit ve saha araştırmalarında, olayın faili olduğu belirlenen şahsın bölgeden ayrıldıktan sonra başka bir konuma giderek burada da 2 kişiyi tüfekle vurarak öldürdüğü ortaya çıktı.

Kırmızı renkli hafif ticari araçla olay yerlerinden uzaklaşan ve şehir dışından geldiği belirlenen silahlı şüphelinin, Kütahya istikametine doğru kaçtığı tespiti üzerine, sınır iller de dahil olmak üzere teyakkuza geçildi.

Jandarma ekipleri cinayetlerin işlendiği mahallelerin giriş ve çıkışlarını tamamen kapatırken, polis ve jandarma ekiplerinin firari şahsı yakalamaya yönelik geniş çaplı operasyonu sürüyor. Yaşamını yitirenlerin kimlik tespit çalışmalarının da devam ettiği bildirildi.

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 2026 yılı orman yangını verilerini açıkladı. 2026 yılında 2 bin 111’i orman, 4 bin 108’i kırsal alan olmak üzere toplam 6 bin 219 yangına müdahale ettiklerini belirtti

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 2026 yılı orman yangını verilerini açıkladı. 2026 yılında 2 bin 111’i orman, 4 bin 108’i kırsal alan olmak üzere toplam 6 bin 219 yangına müdahale ettiklerini belirten Yumaklı, "Yangınların yüzde 86’sı insan kaynaklı meydana gelmiştir. Yüzde 67’si ihmal ve dikkatsizlikten, yüzde 16’sı kazalardan, yüzde 3’ü kasıtlı eylemlerden, yüzde 14’ü ise yıldırım kaynaklı ortaya çıkmıştır" dedi

05.11.2026 17:45:00
Haber Merkezi
 
 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 2026 yılı orman yangını verilerini açıkladı. 2026 yılında 2 bin 111’i orman, 4 bin 108’i kırsal alan olmak üzere toplam 6 bin 219 yangına müdahale ettiklerini belirtti
 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 2026 yılı orman yangını verilerini açıkladı. 2026 yılında 2 bin 111’i orman, 4 bin 108’i kırsal alan olmak üzere toplam 6 bin 219 yangına müdahale ettiklerini belirtti
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 2026 yılında orman yangınlarıyla mücadele çalışmalarını ve yangın verilerini değerlendirmek üzere gazetecilerle bir araya geldi. İklim değişikliğinin ormanlar üzerindeki baskıyı giderek artırdığına dikkati çeken Yumaklı, bu nedenle geliştirdikleri orman yangınlarıyla mücadele anlayışının yalnızca yangını söndürmekten ibaret olmadığını dile getirdi.

Bakan Yumaklı, yangın çıkmadan önce riskleri azaltmak ve yönetmek, yangınları önlemek, erken tespit etmek, en kısa sürede müdahale etmek ve yangından zarar gören alanları yeniden ormanlaştırmanın bu mücadelenin birbirini tamamlayan temel aşamaları olduğunun altını çizerek şu bilgileri aktardı: "Çalışmalarımızın ilk aşamasını eğitim, bilinçlendirme ve önleyici tedbirler oluşturuyor. Yeşil Vatan Seferberliği anlayışı içerisinde toplumun bütün kesimlerini, bu mücadelenin bir parçası haline getiriyoruz. Bu mücadelede en büyük güç kaynaklarımızdan biri de orman yangın gönüllülerimizdir. 2021 yılında 13 bin olan gönüllü sayımızı, 2026 yılında 142 bine ulaştırdık. Orman Benim Kampanyamızla yaz başlamadan önce, yangına sebebiyet verecek cam, plastik ve benzeri atıkları, gençlerimiz ve çocuklarımızla beraber ormandan temizliyoruz. Yeni yangın emniyet yolları ve şeritleri açarak, hem yangınların yayılma riskini azaltıyor hem de ekiplerin yangın bölgelerine ulaşmasını kolaylaştırıyoruz. Bu sene 56 yeni yangın havuz ve göleti yaparak, toplamda bu sayıyı 4 bin 852'ye çıkardık. Bu havuzlar, zorlu coğrafyalarda hava araçlarımızın suya ulaşımında kritik bir rol oynuyor. Bugün ülke genelinde 776 yangın gözetleme kulemiz bulunuyor. Bunların 194'ü akıllı gözetleme kulesi olarak hizmet veriyor."

İnsan gücü, kara ve hava filosu, teknolojik altyapı ve müdahale planlarını da her yıl geliştirdiklerini belirten Yumaklı, "2025 yılında 25 bin olan orman yangınlarıyla mücadele personel sayısını, 2026 yılında 28 bin 65'e yükselttik. Arazöz sayımızı bin 953'e, ilk müdahale aracı sayımızı 2 bin 766'ya, iş makinesi sayımızı ise 878'e ulaştırdık. Bu ekiplerimiz bin 600 farklı noktada konuşlandı" diye konuştu.

Bakan Yumaklı, ilk kez oluşturdukları bölgesel müdahale merkezleriyle uzak bölgelerdeki yangınlara ulaşımı kolaylaştırdıklarını vurgulayarak "2026 yılında uçak sayımızı 28'e, helikopter sayımızı 119'a çıkardık. 2002 yılında 73 ton olan anlık su atma kapasitemizi, 2026 yılında 462 tona yükselttik. 14 Bayraktar TB2 insansız hava aracımızla ormanlarımızı izliyor ve yangınları erken tespit ediyoruz. Hava aracı konuş yerimizi, 11 yeni nokta ilavesiyle 2026 yılında 69'a ulaştırdık" ifadelerini kullandı.

"Yapay zekâ destekli sistemleri kullanıyoruz"
Ülkedeki ormanların yüzde 64'ünün birinci ve ikinci derece yangına hassas bölgelerde yer aldığını bildiren Yumaklı, müdahale organizasyonunu meteorolojik verileri, ormanların yapısını ve bölgesel riskleri analiz ederek planladıklarına dikkati çekti. Bakan Yumaklı, şöyle devam etti: "Geliştirilmiş Yangın Risk Haritamızı bu yıl ilk kez uygulamaya aldık ve bize büyük avantaj sağladı. 40'tan fazla parametrenin değerlendirildiği bu haritalarımızla; yüksek riskli günlerde, 7 gün önceden orman işletme şefliklerimize özel uyarılar gönderdik. Hava araçlarımızı ve kara ekiplerimizi de riskin yoğunlaştığı bölgelere yönlendirdik. Yeni geliştirilen orman yolları navigasyon sistemiyle arazözlerin yangın alanlarına daha hızlı ulaşmasını sağladık. Arazözlerimize ve su ikmal araçlarımıza entegre ettiğimiz sensörlerle sıcaklık, nem ve rüzgar verilerini anlık olarak takip ettik. Araçlarımıza güvenli sürücü tanıma sistemleri kurduk. Yangına hassas bölgelerdeki personelimize, güvenlik amaçlı konum takip cihazları dağıttık. Bahsettiğim bütün bu farklı yazılım ve takip sistemlerimizi de Orman Yangın Yönetim Sistemi çatısı altında topladık. Bu sene yapay zekâ destekli sistemler, yazılımlar ve teknolojik altyapı olarak birçok yeniliği hayata geçirdiğimiz ve yangınla mücadelede bunlarda azami fayda sağladığımız bir yıl oldu"

"Orman yangını sayısında yüzde 35 azalma oldu"
Toplantıda 2026 yılında meydana gelen orman yangınlarına ilişkin verileri de paylaşan Yumaklı, şunları söyledi: "2025 yılında ülkemizde 3 bin 224'ü orman, 4 bin 285'i kırsal alan olmak üzere; toplam 7 bin 509 yangın meydana gelmişti. Bu yıl ise 2 bin 111'i orman, 4 bin 108'i kırsal alan olmak üzere; toplam 6 bin 219 yangına müdahale ettik. 2026 yılında meydana gelen orman yangınlarının yüzde 75'i orman dışı alanlarda başladı, 24 bin 527 hektar orman alanımız yangınlardan etkilendi. Bir önceki yıla göre yanan orman alanında yaklaşık yüzde 68 azalma gerçekleşti. 2026 yılında meydana gelen 2 bin 111 orman yangınının 1 bin 766'sı, bir hektardan daha küçük alanlarda kontrol altına alındı. Yüzde 96'sını ise 10 hektardan daha küçük alanlarda kontrol altına aldık."

"Yangınların yüzde 86'sı insan kaynaklı"
Bakan Yumaklı, orman yangınlarının çıkış nedenleriyle ilgili de bilgi verirken şunları söyledi: "Yangınların yüzde 86'sı insan kaynaklı meydana gelmiştir. Yüzde 67'si ihmal ve dikkatsizlikten, yüzde 16'sı kazalardan, yüzde 3'ü kasıtlı eylemlerden, yüzde 14'ü ise yıldırım kaynaklı ortaya çıkmıştır. 2026 yılında, iki zaman diliminde akut dönemlerimiz oldu. Bunlardan ilki 29-31 Temmuz tarihleri arasında yaşandı. Bu üç günlük dönemde tam 260 yangına müdahale ettik. Bu yangınlardan 255 tanesini büyümeden kontrol altına alırken 5 yangın ise kamuoyunun gündemine giren yangınlar oldu. Benzer şekilde 7-8 Eylül tarihlerinde de yoğun bir yangın süreci yaşadık. İki günde tam 147 yangına müdahale ettik. Yangınlarda en zor etken rüzgâr oldu. Örneğin Balıkesir Gömeç'te rüzgarın şiddeti saatte 63 kilometreyi buldu. Aydın Çine'de ise sadece yüzde 12 nem olması yangın yayılımını hızlandırdı. Bu iki akut dönemde çıkan yangınlar sonucu zarar gören alan, toplam zarar gören alanın yüzde 80'ini oluşturdu" diye konuştu.

AB ülkelerinde 2026 yılında toplam 692 bin 419 hektar ormanlık alanın yangınlardan etkilendiğini belirten Yumaklı, buna göre söz konusu ülkelerde yanan alan miktarında yüzde 33, Türkiye'de ise yüzde 68 azalma olduğunu bildirdi. Bakan Yumaklı, 2026 yılında orman yangınlarından etkilenen alanların toplam orman varlığına oranının Kanada'da yüzde 1,24, ABD'de yüzde 1,23, İspanya'da yüzde 1,09, Portekiz ve İtalya'da yüzde 1,06, Fransa'da yüzde 0,56 ve Yunanistan'da yüzde 0,54 olarak gerçekleştiğini dile getirerek "Ülkemiz ise bütün bu ülkelerden çok daha az bir oran olan yüzde 0,1 seviyesindedir" dedi.

Orman yangınlarıyla mücadele ederken aynı zamanda dezenformasyonla da mücadele ettiklerinin altını çizen Yumaklı, Türkiye'nin bu alandaki tecrübesinin önemli olduğunu, bu yaz şiddetli yangınlara maruz kalan İspanya ve Fransa'ya uçak ve helikopter gönderdiklerini vurguladı.

Yanan ormanlık alanlarla ilgili sürekli dezenformasyon yapıldığına işaret eden Yumaklı, anayasaya göre yanan ormanlık alanların imara açılmasının mümkün olmadığını, bu alanların yeniden ağaçlandırılmasının zorunlu olduğunu ve kendilerinin de bunu yaptığını belirtti.

Fatma Betül Sayan Kaya, eşi İlyas Kaya ve eski Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı İbrahim Ömer Gönül fon soruşturmasında savcıya ifade verdi

Fatma Betül Sayan Kaya, eşi İlyas Kaya ve eski Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı İbrahim Ömer Gönül fon soruşturmasında savcıya ifade verdi

05.11.2026 16:38:00
Haber Merkezi
 
 Fatma Betül Sayan Kaya, eşi İlyas Kaya ve eski Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı İbrahim Ömer Gönül fon soruşturmasında savcıya ifade verdi
 Fatma Betül Sayan Kaya, eşi İlyas Kaya ve eski Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı İbrahim Ömer Gönül fon soruşturmasında savcıya ifade verdi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen fon soruşturmasında yeni bir gelişme yaşandı.

Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya, savcıya ifade vermek üzere adliyeye geldi. Aynı dakikalarda eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül de ifade vermek için saat 11.00 sıralarında adliyeye giriş yaptı.

"Şüpheli" sıfatıyla ifadeye çağrılan üç ismin de saat 16.00 itibarıyla ifade işlemleri sürüyor.

Kaya çiftinin, SPK'nın tasfiye ettiği fonlardan birinde haksız kazanç elde ettikleri öne sürülmüştü.

Eski SPK Başkanı Gönül'ün ise fonlardaki hızlı yükselişle ilgili olarak görevini kötüye kullandığı iddia edilmiş; iddiayla ilgili olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı soruşturma izni vermişti.

Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya daha önce de fon soruşturmasında ifade vermişti. Kaya çifti, 7 Ekim günü verdikleri ilk ifadede alım-satım işlemleriyle ilgili özel bilgi ve yönlendirme almadıklarını iddia etmişti.

Fatma Betül Sayan Kaya ile eşine, Özata Denizcilik hisselerinde gerçekleştirdikleri alım ve satım işlemleri ile sonrasındaki para hareketli sorulmuştu.

İlyas Kaya, nisan ayında yaklaşık 150 bin lot Özata Denizcilik hissesi aldığını, hisselerin bir bölümünü ağustosta sattığını, eylülde ise kalanını sattığını söylemişti.

Fatma Betül Sayan Kaya ise aynı dönemde yaklaşık 250 bin lot hisse aldığını ve eşiyle benzer tarihlerde satış yaptığını belirtmişti.

Çift, satışlardan elde ettikleri paranın bir bölümünü kısa süreli olarak yatırım fonlarında değerlendirdiklerini savunmuştu.

Çift, sağladıkları 2 milyar liranın üzerindeki haksız kazançla gündeme gelmiş, daha sonra bu paranın iade edildiği iddia edilmişti.

Fatma Betül Sayan Kaya, AK Parti üyeliğinden de istifa etmişti.

Konuya ilişkin açıklamayı AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Eyyüp Kadir İnan yapmıştı.

İnan, AK Parti'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatları ve yetkili kurulların tespiti doğrultusunda gerekli işlemleri yaptığını vurgulamıştı ve "Fatma Betül Hanım partimizin üyesi değildir, partimizin mensubu da değildir." demişti.

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, eski Refah Partisi Milletvekili Şevki Yılmaz’ın şikayeti üzerine hakkında açılan ‘tehdit’ davasının 5’inci duruşmasında beraat etti

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, eski Refah Partisi Milletvekili Şevki Yılmaz’ın şikayeti üzerine hakkında açılan ‘tehdit’ davasının 5’inci duruşmasında beraat etti

05.11.2026 16:25:00
Haber Merkezi
 
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, eski Refah Partisi Milletvekili Şevki Yılmaz’ın şikayeti üzerine hakkında açılan ‘tehdit’ davasının 5’inci duruşmasında beraat etti
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, eski Refah Partisi Milletvekili Şevki Yılmaz’ın şikayeti üzerine hakkında açılan ‘tehdit’ davasının 5’inci duruşmasında beraat etti
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın, eski Refah Partisi Milletvekili Şevki Yılmaz'ın şikayeti üzerine yargılandığı tehdit davasında karar çıktı.

2024 yılında sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşım nedeniyle hakkında dava açılan Özdağ, Kocaeli 2'nci Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın 5'inci duruşmasında beraat etti.

Eski Refah Partisi Milletvekili Şevki Yılmaz, 2024 yılında Berna Sultan Osmanoğlu'nun İstanbul'da düzenlenen düğününde yaptığı konuşmada, "Osmanlı'yı süren soysuzları lanetliyorum" ifadelerini kullanmıştı.

Yılmaz'ın sözlerine sanal medya hesabından tepki gösteren Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ise Yılmaz'a yönelik, "Şevki, umarım bir yerde karşılaşırız. Sana soylunun, soysuzun kim olduğunu gösteririm" paylaşımında bulunmuştu. Özdağ'ın paylaşımının ardından Yılmaz'ın şikayeti üzerine hakkında 'tehdit' suçlamasıyla dava açılmıştı.

Kocaeli 2'nci Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın 5'inci duruşmasında Özdağ'ın savunması dosya kapsamında değerlendirildi. Duruşmada sözlerinin tehdit içermediğini savunan Özdağ hakkında mahkeme beraat kararı verdi.

Gaziantep'te pos tefeciliği operasyonu: 21 gözaltı

Gaziantep'te pos tefeciliğine yönelik operasyonda 21 şüpheli şahıs gözaltına alındı, 16 iş yerine işlem yapıldı

05.11.2026 12:47:00
İHA
 
Gaziantep'te pos tefeciliği operasyonu: 21 gözaltı
Gaziantep'te pos tefeciliği operasyonu: 21 gözaltı
Gaziantep'te Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesiyle İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince pos tefeciliğine yönelik operasyon yapıldı.

Operasyon çerçevesinde belirlenen çok sayıda adrese eş zamanlı baskın yapıldı. Adreslerde yapılan aramalarda 44 adet kredi kartı, 12 adet cep telefonu, 9 adet POS cihazı, 3 adet laptop, 1 milyon 82 bin 715 TL ve 660 Euro ele geçirildi, 21 şüpheli gözaltına alındı.

Yakalanan 21 şahıs hakkında yasal işlem başlatılırken iş yeri açma ve çalıştırma ruhsatı ile vergi levhası bulunmayan 16 iş yerine de işlem yapıldı.

Hatay'ın Dörtyol ilçesinde sağanak nedeniyle bazı ev ve iş yerlerini su bastı

Hatay'ın Dörtyol ilçesinde etkili olan sağanak nedeniyle bazı ev ve iş yerlerini su bastı, tarım arazileri su altında kaldı, park halindeki bazı araçlar sel sularına kapılarak sürüklendi

05.11.2026 07:07:00 / Güncelleme: 05.11.2026 07:13:52
AA
 
Hatay'ın Dörtyol ilçesinde sağanak nedeniyle bazı ev ve iş yerlerini su bastı
Hatay'ın Dörtyol ilçesinde sağanak nedeniyle bazı ev ve iş yerlerini su bastı

Kent genelinde akşam başlayan sağanak, ilerleyen saatlerde etkisini artırdı.

Yağış nedeniyle Karakese, Özerli ve Kuzuculu mahallelerindeki bazı ev ve iş yerlerini su bastı, tarım arazilerinin bir kısmı su altında kaldı.

Park halindeki bazı araçlar, sel suları nedeniyle sürüklendi.

Ulaşımda aksamalara yol açan yağış nedeniyle köprü ve bulvarlarda polis ekiplerince önlem alındı.

Devlet Su İşleri (DSİ) ekipleri dere yataklarında, Büyükşehir Belediyesi ekipleri ise su baskınından etkilenen evlerde tahliye çalışması başlattı. 



İSTANBUL UYUŞTURUCUNUN MERKEZİ Mİ OLUYOR?

Beylikdüzü, Gaziosmanpaşa ve Avcılar'da düzenlenen son operasyonda 195 kilo 900 gram metamfetamin ve 400 bin sentetik ecza ele geçirildi

04.11.2026 22:12:00
Haber Merkezi
 
İSTANBUL UYUŞTURUCUNUN MERKEZİ Mİ OLUYOR?
İSTANBUL UYUŞTURUCUNUN MERKEZİ Mİ OLUYOR?
Beylikdüzü, Gaziosmanpaşa ve Avcılar'da düzenlenen son operasyonda 195 kilo 900 gram metamfetamin ve 400 bin sentetik ecza ele geçirildi. Dört şüpheli gözaltına alındı. İstanbul'da 2026 yılının ilk 10 ayında ele geçirilen uyuşturucu miktarının 15 tonu aşması, kentteki uyuşturucu trafiğinin boyutunu yeniden gündeme taşıdı. Peki, yakalananların dışında piyasaya ulaşan miktar ne kadar?

İstanbul Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin üç ilçede gerçekleştirdiği operasyonlarda yalnızca uyuşturucu maddeler değil, adeta bir üretim tesisi ortaya çıkarıldı.

Aramalarda 195 kilo 900 gram metamfetamin, 400 bin sentetik ecza hap, 112 kilo 850 gram sentetik ecza maddesi, 133 kilo 800 gram katkı maddesi, 200 bin boş kapsül ve uyuşturucu üretiminde kullanılan makineler ele geçirildi. Dört şüpheli adliyeye sevk edildi.

10 AYDA 15 TON UYUŞTURUCU!



İstanbul'daki uyuşturucu operasyonlarına ilişkin açıklanan veriler dikkat çekici. 1 Ocak-18 Ekim 2026 tarihleri arasında kentte gerçekleştirilen operasyonlarda 15 ton 44 kilogram uyuşturucu madde ile 27 milyon 700 bin uyuşturucu ve uyarıcı hap ele geçirildi.

Ayrıca 2026 yılının 18 Ağustos-15 Eylül dönemindeki operasyonlarda 1 ton 432 kilogram uyuşturucu, 922 bin hap ve 134 kilo 50 gram kimyasal katkı maddesi yakalandı. Bu operasyonlarda 46 şüpheli gözaltına alınırken 41 kişi tutuklandı.

İSTANBUL UYUŞTURUCU TİCARETİNİN MERKEZİ Mİ?



İstanbul'un uluslararası hava ve deniz limanları, kara yolu bağlantıları, yoğun nüfusu ve büyük tüketici pazarı, uyuşturucu kaçakçılığı açısından kenti önemli bir güzergâh ve hedef pazar haline getirebiliyor.

YAKALANAMAYAN UYUŞTURUCU NE KADAR?

Uyuşturucuyla mücadelede en önemli soru, ele geçirilen miktarın dışında kalan uyuşturucunun ne kadar olduğu. Çünkü yakalanan 15 tonluk miktar, piyasaya hiç ulaşmamış ürünleri gösteriyor; ülkeye veya kente giren toplam uyuşturucu miktarını değil.

Denetimlerden kaçan, depolarda tutulan, sokak satıcılarına ulaştırılan veya başka kentlere sevk edilen uyuşturucunun miktarına ilişkin kesin bir hesap bulunmuyor.

Uzmanların üzerinde durduğu temel mesele, mücadelenin yalnızca uyuşturucuyu taşıyan veya satan kişilerle sınırlı kalmaması. Üretim merkezleri, finans kaynakları, uluslararası bağlantılar ve dağıtım ağlarının ortaya çıkarılması gerekiyor.


Ankara’dan AB'nin raporuna sert tepki

Avrupa Komisyonu’nun yayımladığı 2026 Türkiye Raporu, ekonomik iş birliği, Gümrük Birliği ve savunma sanayiindeki ortak çıkarları överken; siyasi kriterler, Kıbrıs ve Doğu Akdeniz başlıklarında ön yargılı yaklaşımını sürdürdü. Dışişleri Bakanlığı, rapora "mesnetsiz ve çifte standartlı" diyerek sert tepki gösterdi

04.11.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
Ankara’dan AB'nin raporuna sert tepki
Ankara’dan AB'nin raporuna sert tepki
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, genişleme stratejisi kapsamında merakla beklenen yıllık 2026 Türkiye Raporu'nu yayımladı. İkili ilişkilerin mevcut durumunu röntgenleyen rapor, ekonomi ve güvenlik alanlarında Türkiye'nin kritik rolünü teslim ederken, siyasi ve bölgesel konularda Ankara ile Brüksel arasındaki geleneksel görüş ayrılıklarını bir kez daha derinleştirdi.

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, raporun açıklanmasının hemen ardından yayımladığı bildiride siyasi ithamları ve Kıbrıs konusundaki iddiaları tamamen reddettiğini duyurdu.

Ticaret hacmi 218 milyar avroya ulaştı

Raporda, Türkiye ekonomisinin son dönemde attığı kararlı adımlar ön plana çıkarıldı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) para politikasında güvenilirliği yeniden tesis etme hamleleri, enflasyonla mücadeledeki kararlılık ve cari açığın dengelenmesi AB tarafından olumlu not edildi.

Türkiye'nin AB içindeki rekabet baskısıyla baş edebilecek güçlü bir imalat, tarım ve hizmet sektörüne sahip olduğu vurgulanan raporda, taraflar arasındaki ticaret hacminin 218 milyar avroya ulaştığı bilgisine yer verildi. Gümrük Birliği'nin küresel çalkantıların yaşandığı bu dönemde AB tedarik zincirlerinin dayanıklılığına ve arz güvenliğine devasa bir katkı sağladığı açıkça itiraf edildi.

Türk savunma sanayii AB radarında

2026 raporunun en dikkat çekici bölümlerinden birini ise Türk savunma sanayiinin yükselişi oluşturdu. Raporda, Türk savunma şirketlerinin küresel pazardaki gücünü artırdığı, teknoloji ve bilgi transferi sağlamak amacıyla giderek daha fazla AB pazarına yöneldiği ve kıta genelinde ortak üretim tesisleri kurduğu kaydedildi.

Karadeniz'de "gölge filo" ve hibrit tehditler uyarısı

Güvenlik ve bölgesel riskler başlığında, Türkiye'nin siber saldırılar, yapay zeka destekli dezenformasyon kampanyaları ve göç akımlarının manipülasyonu gibi hibrit tehditlerle en yoğun karşılaşan ülkelerin başında geldiği aktarıldı.

Rusya'nın Karadeniz'deki askeri varlığı, "gölge filosu" ve insansız deniz araçlarının (İDA) deniz güvenliği açısından yarattığı risklere dikkat çekilirken, Türkiye'nin Ukrayna Savaşı'ndaki kolaylaştırıcı ve arabulucu rolü ile Ukrayna'nın yeniden inşasına verdiği stratejik destek takdir edildi. Ancak raporda, Türkiye'nin Rusya ile olan yakın ekonomik bağlarını koruyor olması da not edildi.

Ankara'dan brüksel'e muhtıra niteliğinde yanıt

Dışişleri Bakanlığı, rapordaki siyasi değerlendirmeler ve bölgesel iddialara karşı çok sert bir açıklama yayımlayarak raporun bu kısımlarını "mesnetsiz" bulduğunu ve tamamen reddettiğini ilan etti. Ankara'nın Brüksel'e yönelik tepkisinde şu üç başlık öne çıktı:

• Yargı ve Temel Haklar: AB'nin Türkiye'deki iç hukuka ve yargı bağımsızlığına yönelik eleştirileri "çifte standartlı, hukuki temelden uzak ve ön yargılı bir zihniyetin yansıması" olarak nitelendirildi.

• Kıbrıs ve Doğu Akdeniz: Raporda Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) tek taraflı tezlerine koşulsuz destek verilmesi Ankara'nın en büyük tepki gösterdiği alan oldu. Bakanlık, AB'nin bu taraflı tutumunu sürdürdüğü müddetçe Kıbrıs meselesinde bir çözüm ortağı veya tarafsız bir aktör olamayacağını net bir dille hatırlattı.

• Libya Mutabakatı: Raporda Türkiye ile Libya arasında imzalanan deniz yetki alanları mutabakatına yönelik olumsuz ifadelere değinen Ankara, bu iddiaların Türkiye açısından "yok hükmünde" olduğunu ve Doğu Akdeniz'deki meşru çıkarlarından taviz verilmeyeceğini vurguladı.

Ortaklık şart, yaklaşım sorunlu

2026 Türkiye Raporu, AB'nin Türkiye'yi ekonomik gücü, askeri sanayisi ve lojistik/tedarik zincirindeki yeri bakımından "vazgeçilmez bir ortak" olarak gördüğünü; ancak iş siyasi kriterlere ve Doğu Akdeniz'deki egemenlik haklarına geldiğinde üye ülkelerin (Yunanistan ve GKRY) baskısıyla taraflı duruşundan sıyrılamadığını bir kez daha gözler önüne serdi.

Dört gazeteci için ağır hapis istemi

Kamuoyunda geniş yankı uyandıran fon soruşturmasına ilişkin yaptıkları haber, yorum ve sosyal medya paylaşımları nedeniyle hedef olan gazeteciler Şaban Sevinç, Mustafa Balcı, Murat Ağırel ve İsmail Saymaz hakkında hazırlanan iddianameler tamamlandı. Savcılık, dört gazeteci için onlarca yılı bulan hapis cezaları talep etti

04.11.2026 16:30:00
Haber Merkezi
 
Dört gazeteci için ağır hapis istemi
Dört gazeteci için ağır hapis istemi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Türkiye gündemini sarsan "fon dolandırıcılığı" ve "fon vurgunu" soruşturması kapsamında yürüttüğü adli süreçte kritik bir adımı daha geride bıraktı. Sosyal medyadaki iddiaları ve televizyon ekranlarındaki değerlendirmeleri nedeniyle mercek altına alınan gazeteciler Şaban Sevinç, Mustafa Balcı, Murat Ağırel ve İsmail Saymaz hakkında hapis istemli iddianameler hazırlandı.

Tutuklu gazetecilere en ağır ceza istemi

Geçtiğimiz Ekim ayından bu yana Maltepe Cezaevi'nde tutuklu bulunan gazeteci Şaban Sevinç ile Sözcü editörü Mustafa Balcı'ya yönelik yürütülen soruşturma dosyası tamamlandı. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik ve fon soruşturmasında adı geçen Osman Arıkan Nacar'a yönelik sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek açılan davada savcılık ceza yağdırdı.

Şaban Sevinç, üç ayrı suçtan ve "zincirleme suç" hükümleri uygulanması talebiyle 18 yıl 11 ay 15 güne kadar hapis cezası istemiyle yargılanacak.

Mustafa Balcı, "Kamu görevlisine alenen hakaret", "iftira" ve "yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlamalarıyla 10 yıl 10 aya kadar hapsi talep edildi.

İki gazetecinin tutukluluk halinin devamına karar verilirken, davanın ilk duruşması 27 Kasım 2026 tarihinde görülecek.

Saymaz ve Ağırel'e 14 yıl 10 ay istemi

Öte yandan, Sözcü TV'de yayımlanan "Gazeteci Masası" programındaki fon vurgunu değerlendirmeleri nedeniyle hakkında soruşturma açılan ve ev hapsinde bulunan gazeteciler İsmail Saymaz ve Murat Ağırel hakkındaki iddianame de mahkemeye sunuldu.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ın şikâyeti ve Ticaret Bakanlığı'nın "ihbarcı" sıfatıyla yer aldığı iddianamede, iki gazetecinin bakanı fon soruşturmasıyla ilişkilendiren açıklamalarının kamu kurumlarına güveni zedelediği öne sürüldü. Savcılık; Saymaz ve Ağırel hakkında "kamu görevlisine görevinden dolayı alenen hakaret", "iftira", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" de dahil olmak üzere çeşitli suçlardan ayrı ayrı 14 yıl 10'ar aya kadar hapis cezası talep etti.

Gazeteciler ifadelerinde ne dedi?

Haklarındaki suçlamaları reddeden gazetecilerden Murat Ağırel, savcılık ifadesinde programda dile getirdiği iddiaların kaynağının siyasi parti kulisleri olduğunu, kesinleşmemiş bilgileri her zaman "iddia" vurgusuyla izleyiciye aktardığını belirtti. İsmail Saymaz ise canlı yayında şahsi bir ithamda bulunmadığını, sadece mesleki bir sorumlulukla gazeteci meslektaşına sorular yönelttiğini ifade etti.

Dört gazeteciye yönelik hazırlanan bu iddianameler, basın örgütleri ve kamuoyu tarafından "basın özgürlüğüne yönelik ağır bir müdahale" eleştirileriyle takip ediliyor.

Muş'ta pikap takla attı: 2 ölü

Muş'ta virajı alamayan pikabın takla atması sonucu 2 kişi hayatını kaybetti, 3 kişi yaralandı

04.11.2026 12:16:00
İhlas Haber Ajansı
 
Muş'ta pikap takla attı: 2 ölü
Muş'ta pikap takla attı: 2 ölü
Kaza, Muş merkeze bağlı Kızılağaç beldesinin Kurtuluş mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, İ.A. isimli şahsın yönetimindeki 48 UU 358 plakalı pikap, Batman'dan Muş istikametine seyir halindeyken sürücüsünün virajı alamaması sonucu kontrolden çıkarak takla attı.

Kazayı görenlerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık, jandarma ve AFAD ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yaptığı incelemede araçta bulunan 5 kişiden F.A. ve A.A. olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Sürücü İ. A., A.A. ve M.A. ise yaralandı.

Yaralılar, olay yerindeki ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla Muş Devlet Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.

Türkiye'nin nüfusu 86 milyon 502 bini geçti

Türkiye'nin nüfusu, 1 Ekim itibarıyla 86 milyon 502 bin 286 kişi oldu

 

04.11.2026 12:01:00
Anadolu Ajansı
 
Türkiye'nin nüfusu 86 milyon 502 bini geçti
Türkiye'nin nüfusu 86 milyon 502 bini geçti

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), üçer aylık dönemler için üretilen dönemlik nüfus istatistiklerini açıkladı.

Buna göre, 2025 sonunda 86 milyon 92 bin 168 olan ülke nüfusu, bu yılın 9 ayında 410 bin 118 kişi arttı. Nüfus, 1 Temmuz-1 Ekim döneminde de 181 bin 684 kişi yükseldi.

Böylece ülke nüfusu, 1 Ekim itibarıyla 86 milyon 502 bin 286 kişiye ulaştı.

Erkek nüfusun oranı yüzde 50,02 (43 milyon 264 bin 337 kişi), kadın nüfusun oranı yüzde 49,98 (43 milyon 237 bin 949 kişi) olarak kaydedildi.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.