İki emanete sarılan asla sapmaz
Resûlullah (s.a.a) Veda Haccı'nda, Arefe günü şöyle buyurdu: "Ey millet! Ben kendimden sonra sizin aranızda öyle bir şey bırakıyorum ki, ona sarılacak olursanız asla sapmazsınız. O, Allah'ın Kitabı ve ıtretim Ehl-i Beyt'imdir"
Resûlullah (s.a.a) münasip durumlarda Ehl-i Beyt İmamlarının imametlerinden bahsederek açıkça bu alanda açıklamada bulunmuştur. Bu açık nassı iki gruba ayırmak mümkündür:
1- Resûlullah'ın (s.a.a) onların imametlerinden genel ve toplu olarak bahsettiği naslar.
2- Belli bir kişinin imametinden bahsettiği naslar.
Büyük Ehl-i Sünnet bilginlerinden olan Tirmizi, Cabir b. Abdullah Ensari'den naklen şöyle diyor:
Resûlullah (s.a.a) Veda Haccı'nda, Arefe günü Kasvi adındaki devesinin üzerinde oturduğu halde şöyle buyurduğunu duydum:
"Ey millet! Ben kendimden sonra sizin aranızda öyle bir şey bırakıyorum ki, ona sarılacak olursanız asla sapmazsınız. O, Allah'ın Kitabı ve ıtretim Ehl-i Beyt'imdir."
Tirmizi diyor ki: "Bu hadisi Ebu Said-i Hudri, Zeyd b. Erkam ve Huzeyfe b. Useyd de rivayet etmişlerdir." (Sahih-i Tirmizi, c.13, s.199, Menakib-i Ehlu'l-Beyt" babı; Kenzü'l-Ummal, c.1, s.38).
Gadir-i Hum'da Sekaleyn Hadisi
Sahih-i Müslim, Müsned-i Ahmed, Sünen-i Daremi, Sünen-i Beyhaki ve diğer kitaplarda Zeyd b. Erkam'dan naklen şöyle rivayet edilmiştir:
Resûlullah (s.a.a) Mekke ve Medine arasında su alınan Gadir-i Hum denilen yerde bir hitabede bulunarak konuşması arasında şöyle buyurdu:
"Şunu bilin ki, Ben de bir beşerim. Yakın zamanda Allah'ın elçisi gelecek ve Ben davetine icabet edeceğim. Ben aranızda iki paha biçilmez şeyi bırakıyorum. O ikisinden biri içinde nur ve hidayet olan Allah'ın Kitabı'dır. Allah'ın Kitabı'nı alın ve ona sımsıkı sarılın... Diğeri ise Ehl-i Beyt'imdir." (Sahih-i Müslim, Fezail-i Ali b. Ebi Tâlib babı; Müsned-i Ahmed, c.4, s.366; Sünen-i Daremi, c.2, s.431 özetle; Sünen-i Beyhaki, c.2, s.148 ve c.7, s.30; Müşkilu'l-Asar-i Tahavi, c.4, s.368).


























































































