logo
21 MAYIS 2026

İki ülke birden parçalanacak

Viyana'da devam eden Suriye görüşmelerinden sonuç alınamaması halinde Suudi Arabistan, ülkenin bölünmesi anlamına gelen B Planı'nı devreye sokacak. B Planı'nı ilk kez Şubat ayında ABD Dışişleri Bakanı John Kerry seslendirmişti. Şu sıralar Irak'ın bölünmesi de gündemde.

18.05.2016 00:00:00
RECEP BAHAR/İSTANBUL
Suriye'de ateşkesin yeniden tesis edilmesi, abluka altındaki bölgelere insani yardımların ulaştırılması ve siyasi geçiş sürecinin hızlandırılması amacıyla düzenlenen 'Uluslararası Suriye Destek Grubu' toplantısı Avusturya'nın başkenti Viyana'da yapıldı. ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ve Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un eş başkanlığında gerçekleştirilen toplantıya, 20 ülkeden ve 4 uluslararası örgütten 24 temsilci katılıyor. Toplantıda Türkiye'yi Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu temsil ediyor.  
Uluslararası Suriye Destek Grubu'nun, Suriye'de düşmanlığın sona ermesi ve abluka altındaki bölgelere insani yardımların acilen ulaştırılması çağrısını tekrarlaması bekleniyor.

Bak şu Suudi Arabistan'ın yaptığına!

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Adil el Cubeyr, saatler süren ancak Suriye'deki siyasi geçiş dönemi konusunda somut bir uzlaşıya varılamayan görüşmelerin ardından düzenlediği basın toplantısında, Beşar Esad yönetiminin uluslararası anlaşmalara uymamaya devam etmesi durumunda farklı seçeneklerin değerlendirilmesi gerektiği görüşünde. Amerikan ağzıyla konuşan Cunbeyr, "Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, ülkede ateşkesin tesisi için bir çaba göstermiyorsa farklı alternatifler düşünülmelidir. B Planı'na çok önceden geçmemiz gerekiyordu" dedi. Suudi Dışişleri Bakanı, kastettiği B Planı'nı ise muhalif gruplara daha fazla silah yardımı yaparak, Suriye ordusuna karşı konumlarını güçlendirmek olarak netleştirdi.

B Planı muhaliflere uçaksavar vermek
ABD'de yayınlanan Wall Street Journal gazetesi, Nisan ayında yayınladığı bir haberde, ABD'nin dış istihbarat servisi CIA'in üzerinde çalıştığı bir 'Suriye B Planı' olduğunu yazmış, bu plan kapsamında muhaliflere sınırlı sayıda yüksek teknolojili taşınabilir uçaksavarların verilmesinin tasarlandığını ifade etmişti. Ancak bu plan şu ana kadar yürürlüğe gitmedi. Suriye'deki muhalif grupların elinde Suriye ordusunun silah depolarından ele geçirilen sınırlı sayıda Çin yapımı FN-6 tipi güdümlü uçaksavar bulunduğu belirtiliyor. Ancak silahların IŞİD gibi radikal örgütlerin eline geçmesi durumunda yolcu uçaklarının da hedef alınabileceği endişesiyle ABD Başkanı Barack Obama yönetiminin henüz bu plana son şeklini vermediği de ifade ediliyor.

Kerry: B Planı bölünme olabilir

ABD'de daha önce muhtemel bir 'B Planı'ndan bahseden diğer bir isim ise Dışişleri Bakanı John Kerry'di. Kerry, Şubat ayında ABD Senatosu'nda yaptığı bir konuşmada Suriye'de siyasi çözüm çabalarının sonuçsuz kalması durumunda B Planı'nın ülkenin bölünmesi olabileceğini dile getirmişti. ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, Şubat ayında yaptığı bir konuşmada Suriye'de siyasi çözümün gecikmesi durumunda ülkenin bölünmesinin kaçınılmaz hale gelebileceğini ifade etmişti. 
ABD Dışişleri bakanı bu açıklamalarıyla ilk kez kamuoyu önünde yaptığı bir konuşmada Suriye'nin bölünmesi ihtimalini dile getirmiş, senatörlerden gelen ve bölünmenin nasıl olabileceğine dair sorulara ise net bir cevap vermemişti. ABD Dışişleri Bakanı'nın bu açıklamaları Moskova tarafından 'rahatsızlık verici' yorumuyla değerlendirilmişti.

Irak da parçalanmanın eşiğinde 

Suriye'nin yanı sıra Irak'ın da parçalanması gündemde. ABD Savunma Bakanlığı eski sözcüsü olan Jeffrey D. Gordon, Kurdistan24 TV'ye yaptığı açıklamada, Irak ordusunun savaşma iradesine sahip olmadığını ve bunun Ramadi'yi ancak 7 ay sonra kurtarabilmesinde açıkça ortaya çıktığını dile getirmişti. Gordon, bu nedenle ülkenin üç parçaya bölünmesi gerektiğini savunmuştu. Jeffrey D. Gordon, aynı senaryonun Suriye içinde geçerli olduğunu ve her iki ülkenin de üç parçaya bölünmesi gerektiğini iddia etmişti. 

Suriye'de barış çok uzaklarda

Çok sayıda toplantı yapılmasına rağmen, Suriye'de 350 bin insanın hayatını yitirdiği, 11 milyon kişinin evini terketmesine yol açtığı iç savaşa bir türlü çözüm bulunamıyor. Cenevre'de bu yıl Ocak ayında başlatılan 3. tur barış görüşmeleri, Rusya'nın Suriye'de muhalif ve sivillere ağır hava saldırıları sonucu çıkmaza girmiş, BM Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura, bombardıman altında görüşmelerin sürdürülemeyeceğini belirterek müzakereleri askıya almıştı. Suriye'de 27 Şubat'ta yürürlüğe giren kısmi ateşkesin ardından askıya alınan barış görüşmeleri 14 Mart'ta yeniden başlamış ancak iki hafta süren görüşmelerde herhangi bir ilerleme kaydedilememişti. Cenevre'de 13 Nisan'da başlayan görüşmeler ise rejimin Halep'te sivillere ve hastanelere saldırılarıyla raydan çıkmış ve muhalifler bombardıman altında görüşmelerin sürdürülemeyeceğini belirterek müzakereleri tek taraflı askıya almıştı. Paris'te 10 Mayıs'ta düzenlen Suriye konulu toplantıda ise ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, ülkede kısa süreli ateşkes yerine ulusal ve geniş çapta ateşkes sağlanması gerektiğini belirtmişti.

Ersoy hakkında iddianame hazırlandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, tutuklu gazeteci Mehmet Akif Ersoy ve 7 şüpheli hakkındaki soruşturmayı tamamladı. Hazırlanan iddianamede, Ersoy hakkında "nitelikli cinsel saldırı" ve "örgüt kurma" suçlarından 65 yıla kadar hapis cezası talep edildi

20.05.2026 19:20:00
Haber Merkezi
Ersoy hakkında iddianame hazırlandı
Ersoy hakkında iddianame hazırlandı
İstanbul'da yürütülen uyuşturucu ve organize suç soruşturması kapsamında geçtiğimiz aylarda tutuklanan eski Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy ve beraberindeki 7 şüpheli hakkındaki yargılama süreci başlıyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tamamlanan kapsamlı iddianame, incelenmek üzere İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi.

65 yıla kadar hapis istemi

Savcılık tarafından hazırlanan sevk yazısında, Mehmet Akif Ersoy'un organize bir suç yapısı içinde faaliyet gösterdiği iddia ediliyor. Ersoy hakkında hazırlanan dosyada şu suçlamalar öne çıkıyor:

• 11 kez nitelikli cinsel saldırı,

• Suç örgütü kurma ve yönetme,

• Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama,

• Uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma.

Toplanan deliller ve gizli tanık beyanları doğrultusunda savcılık, ünlü gazeteci için toplamda 65 yıl 3 aya kadar hapis cezası verilmesini talep etti.

"Uyuşturucu ile cinsel ilişkiye zorlama" iddiası

Dosyadaki iddialara göre şüphelilerin, mağdur kadınlara uyuşturucu madde temin ederek onları cinsel ilişkiye zorladıkları ve bu süreçler üzerinden maddi ya da sektörel güç elde ettikleri öne sürülüyor. İddianamede Ersoy ile birlikte hareket ettiği savunulan Ahmet Göçmez, Mustafa Manaz, Nurullah Mahmut Dündar, Taner Çağlı, Tolga Aykut ve Ufuk Tetik de şüpheli sıfatıyla yer alıyor.

Mehmet Akif Ersoy ise hakimlik sorgusunda ve savcılık ifadesinde tüm bu iddiaları kesin bir dille reddetti. Suçlamaların asılsız olduğunu belirten Ersoy, herhangi bir suç örgütüyle veya iddia edilen eylemlerle bağının bulunmadığını savundu. Mahkemenin iddianameyi kabul etmesinin ardından önümüzdeki günlerde duruşma gününün netleşmesi bekleniyor.

AKP milletvekilinin damadı gözaltına alındı

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, açığa alınan eski SGK Antalya İl Müdürü Mehmet Tanrıöver ve beraberindeki şüpheliler gözaltına alındı. Olayın arka planında, yabancı uyruklu bir iş insanının 100 milyon TL'lik borcuna karşılık 200 bin euro rüşvet istendiği iddiaları yer alıyor

20.05.2026 16:10:00
Haber Merkezi
AKP milletvekilinin damadı gözaltına alındı
AKP milletvekilinin damadı gözaltına alındı
Antalya Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) İl Müdürlüğü bünyesinde patlak veren rüşvet iddiaları adli operasyona dönüştü. Yabancı uyruklu bir iş insanından borç silme karşılığında rüşvet istendiği iddiaları üzerine başlatılan soruşturmada, bir süre önce açığa alınan eski İl Müdürü Mehmet Tanrıöver ve özel kalem personeli R.B. gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında Mehmet Tanrıöver'in avukat oğlu ve aynı zamanda AK Parti Gaziantep Milletvekili Ali Şahin'in damadı olan Mehmet Rıdvan Tanrıöver'in de ifadesine başvurulmak üzere gözaltına alındığı bildirildi.

100 milyon TL'lik borç için 200 bin euro iddiası

Antalya yerel basınında geniş yankı uyandıran olay, kentte faaliyet gösteren yabancı uyruklu bir iş insanının resmi şikayetiyle gün yüzüne çıktı.

İddialara göre, SGK'ya yaklaşık 100 milyon TL icra ve vergi borcu bulunan iş insanına, bu borcun sistemden silinmesi veya usulsüz şekilde çözülmesi karşılığında 200 bin euro rüşvet teklif edildi. İş insanının rüşvet talebini reddederek durumu adli makamlara ve SGK Genel Müdürlüğü'ne bildirmesi üzerine yasal süreç başlatıldı.

Müfettiş raporu sonrası operasyon başladı

Olayın ihbar edilmesinin ardından Ankara'dan Antalya'ya gönderilen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişleri, kurumda haftalar süren geriye dönük evrak ve ihale incelemesi gerçekleştirdi. Bu süreçte İl Müdürü Mehmet Tanrıöver tedbiren görevden uzaklaştırılarak açığa alındı.

Müfettişlerin hazırladığı raporda usulsüzlük iddialarına dair somut bulgulara yer verilmesiyle birlikte Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı operasyon talimatı verdi. Jandarma ekiplerince sabah saatlerinde düzenlenen eş zamanlı baskınlarla eski müdür Mehmet Tanrıöver ve özel kalem çalışanı R.B. yakalanarak emniyete götürüldü.

Damat Tanrıöver: 'Rüşvet girişimi doğru ama babamın bağı yok'

Operasyon öncesinde konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Mehmet Tanrıöver'in oğlu ve Milletvekili Ali Şahin'in damadı avukat Mehmet Rıdvan Tanrıöver, söz konusu iş insanından rüşvet istenmesi olayını doğrulamıştı. Ancak Tanrıöver, rüşvet talebinin babasıyla bir ilgisi olmadığını, bizzat babasının durumun tespiti için müfettiş talep ettiğini öne sürerek olayın arkasında siyasi bir komplo olduğunu iddia etmişti.

Gözaltına alınan şüphelilerin Antalya İl Jandarma Komutanlığı ve emniyetteki ifade işlemleri devam ederken, soruşturmanın kapsamının genişleyebileceği belirtiliyor.

Son hacı kafilesi yarın yola çıkacak

Hac farizasını yerine getirmek için Türkiye'den kutsal topraklara gidecek son hacı kafilesi, yarın yola çıkacak
 

20.05.2026 14:34:00
AA
Son hacı kafilesi yarın yola çıkacak
Son hacı kafilesi yarın yola çıkacak
Diyanet İşleri Başkanlığının "2026 Yılı Hac Organizasyonu" kapsamında 18 Nisan'da Türkiye'den Suudi Arabistan'a başlayan hac yolculuğu yarın itibarıyla sona erecek.

Mekke'ye hareket edecek kafileyle birlikte yaklaşık 85 bin hacı adayının kutsal topraklara gidişi tamamlanacak.

Hacı adayları hac farizalarını yerine getirdikten sonra 25 Mayıs akşamından itibaren Arafat'a çıkacak ve orada vakfeye duracak.

Buradan Müzdelife ve Mina yolculuğu yapacak hacılar, Cemerat'ta şeytan taşladıktan sonra Kabe'ye giderek tavaf ve say gerçekleştirecek.

Daha sonra ihramdan çıkacak hacılar, 27 Mayıs'ta başlayacak Kurban Bayramı'nı kutsal topraklarda idrak edecek.

Hacıların yurda dönüş yolculuğu ise 31 Mayıs'ta başlayacak. Kafilelerin dönüşü 19 Haziran'a kadar sürecek.

Şener Üşümezsoy, Malatya depreminde Pütürge’ye dikkat çekti

Malatya’nın Battalgazi ilçesinde meydana gelen 5,6 büyüklüğündeki depremin ardından gözler uzman açıklamalarına çevrildi. Yer bilimci Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, özellikle Pütürge fayına dikkat çekerek bölgede enerji akışının yön değiştirdiğini söyledi

20.05.2026 13:35:00
Haber Merkezi
Şener Üşümezsoy, Malatya depreminde Pütürge’ye dikkat çekti
Şener Üşümezsoy, Malatya depreminde Pütürge’ye dikkat çekti
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'nın (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgilere göre, merkez üssü Malatya'nın Battalgazi ilçesi olan 5,6 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Depremin 7,03 kilometre derinlikte gerçekleştiği açıklanırken, bölgede yaşanan sarsıntılar kamuoyunda yeni bir büyük deprem endişesini gündeme taşıdı.

Şener Üşümezsoy'dan Pütürge uyarısı
Deprem sonrası değerlendirmelerde bulunan yer bilimci Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, bölgedeki fay hareketliliğine ilişkin dikkat çeken açıklamalar yaptı.
Üşümezsoy, 2020 yılında meydana gelen Sivrice depremini hatırlatarak kırılmanın Pütürge yönüne ilerlediğini ancak Doğan Yol kesiminde stresin tam anlamıyla boşalmadığını söyledi.
Uzman isim, 6 Şubat depremlerinin ardından Pütürge masifinin kırılmayan ve dirençli kalan bölgelerden biri olduğunu ifade etti.

'Bölgede 6.5 büyüklüğünde deprem potansiyeli var'
Fayın uzunluğu dikkate alındığında bölgede 6.5 büyüklüğünde deprem potansiyeli bulunduğunu belirten Üşümezsoy, enerji birikiminin uzun süredir devam ettiğini dile getirdi.
Üşümezsoy'a göre ana fay hattındaki kilitlenme nedeniyle enerji farklı kollara yöneliyor.
'Bağdat Caddesi tıkanınca trafik ara sokaklara sapıyor'
Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, fay hareketlerini günlük yaşamdan verdiği örnekle anlattı.
Üşümezsoy şu ifadeleri kullandı:
"Bağdat Caddesi'nde trafik tıkanınca araçlar nasıl ara sokaklara saparsa, Pütürge'deki ana fay tıkandığı için enerji de Battalgazi ve Yeşilyurt'taki küçük faylara yöneldi."
Uzman isim, bölgede yaşanan küçük sarsıntıların ana fay yerine yan kollarda meydana geldiğini belirtti.
Yeşilyurt ve Battalgazi'de hissedilen küçük depremlerin büyük enerji boşaltımı yaratamayacağını söyleyen Üşümezsoy, bu fayların sürekli küçük sarsıntılar üretse de ana kırılmayı temsil etmediğini ifade etti.
Üşümezsoy, bu durumu "yan sokakların depremi" olarak tanımladı.

'Haritaya bakıp konuşuyorlar'
Açıklamalarında bazı deprem uzmanlarını da eleştiren Üşümezsoy, sadece haritalar üzerinden yapılan yorumların doğru olmadığını savundu.
Üşümezsoy şu ifadeleri kullandı:
"İstanbul'da Adalar fayı kırılacak, 8.1 büyüklüğünde deprem olacak diyen koro halinde konuşan uzmanlar vardı. Ben Düzce dedim, Sındırgı dedim ve buralarda kırılmalar oldu. Sadece haritaya bakıp konuşan, hayatında Sındırgı'yı görmemiş uzmanları ciddiye almayın. Onlar fayları yerinde inceleyen gerçek uzmanlar değiller."

'Malatyalılar müsterih olsun'
Fay hatlarındaki enerji dağılımını insan vücudundaki damar sistemine benzeten Üşümezsoy, küçük fayların büyük enerji üretmeyeceğini belirtti.
"Kılcal damarlar hayat kurtarır" benzetmesini yapan uzman isim, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
"Bu küçük damarlar asla 6.5 büyüklüğünde bir enerji üretemez. Malatyalılar müsterih olsun; ana koldaki büyük enerji henüz bu küçük faylara tam olarak yüklenmiş değil."

Kemal Kılıçdaroğlu, CHP yönetimini topa tuttu

Kemal Kılıçdaroğlu, yayımladığı videolu mesajda CHP'nin "emanet" olduğunu vurgulayıp "arınma" ve "iç muhasebe" ifadelerini kullandı. Açıklamalarda parti içi süreçlere ve yargı tartışmalarına doğrudan değinilmemesi dikkat çekti

20.05.2026 13:30:00 / Güncelleme: 20.05.2026 14:16:37
Haber Merkezi
Kemal Kılıçdaroğlu, CHP yönetimini topa tuttu
Kemal Kılıçdaroğlu, CHP yönetimini topa tuttu
Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından yayımladığı videolu mesajında Cumhuriyet Halk Partisi'nin bir miras değil "emanet" olduğunu belirtti. Partinin tarihine ve mücadelesine vurgu yapan Kılıçdaroğlu, CHP'nin zor dönemlerden geçtiğini hatırlattı.

Kılıçdaroğlu konuşmasında CHP'yi "ulu çınar" olarak nitelendirerek, partinin "kirlenmişliğe sığınak olamayacağını" ifade etti. Gerektiğinde "arınma" ve "iç muhasebe" yapılabileceğini ancak partinin yolundan dönmeyeceğini söyledi.

Kılıçdaroğlu'nun açıklamasının tamamı ise şöyle:

"Değerli dostlarım, cesur yol ve dava arkadaşlarım. Ve bu güzel ülkenin vicdan sahibi asil yurttaşları. Bir milletin geleceği siyasetin aklıyla, vicdanıyla ve ahlakıyla şekillenir. Milletin helal sofraları temiz siyasetle bereketlenir. Çünkü kirlenen siyaset önce vicdanı çürütür, sonra ahlakı yok eder ve en sonunda da gözünü milletin ekmeğine diker. İşte bu yüzden siyaseti temiz tutmak ve milletin sofrasına bereketi taşımak bu ülkede siyaset yapan herkesin namus borcudur.

Ve dostlarım, bu ağır sorumluluk herkesten önce ve herkesten daha fazla Cumhuriyet Halk Partililerin görevidir. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi koca bir çınardır. Cumhuriyet Halk Partisi bu milletin yokluk içinden ayağa kalkma iradesidir. Darbeler görmüştür, boyun eğmemiştir. Kapatılmıştır, teslim olmamıştır. Baskılar yaşamıştır ama asla diz çökmemiştir. Teslim alınamamıştır.

Dostlarım, Cumhuriyet Halk Partisi kurucusu Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk olan ve milletimizin istiklal iradesinin üzerinde tecelli ettiği bir ruhtur. Ruhaniyete ihanet olmaz. Cumhuriyet Halk Partisi bize bırakılmış bir miras değildir. Partimiz bizlere kutsal bir emanettir. Emanet kirletilemez. Emanete kara çalınamaz.

Kardeşlerim, hele ki bu ulu çınarın gölgesi haramın ve kirlenmişliğin sığınağı asla ve asla olamaz. Gerektiğinde arınmasını da bilir, iç muhasebesini yapmasını da. Ama yolundan asla dönmez. Çünkü bu yürüyüş bir iktidar yürüyüşüdür. Çünkü bu yürüyüş halkın umudunu yeniden ayağa kaldırma yürüyüşüdür.

Benden susmamı veya başka şeyler söylememi bekleyenler var. Beni iyi dinleyin. Kemal Kılıçdaroğlu milletin ve partisinin çıkarlarını kendi ikbali için müzakere etmez. Bin kere toprak olur da, bin kere çiçek açar, namuslu, dürüst evlatlarının elinde ama eğilip bükülmez. İftiralarınız da, tehditleriniz de vız gelir. Ben doğruyu söylerim. Ben hakikatin yanında dururum.

Bakınız, yetmiş yılı aşkın ömrünü bu halkın adalet kavgasına adamış, boğazından tek bir haram lokma geçmemiş ve evlatlarına bırakacağı tek mirası verdiği ahlak kavgası olan Bay Kemal'den hiç kimse başka bir şey söylemesini asla beklemesin. Aklımız nefsimize uymasın. Yolumuz dürüstlükten ayrılmasın. Rehberimiz vicdanımız olsun. Sağlıcakla kalın, benim sevgili yurttaşlarım."

Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından en son 22 Kasım 2025 tarihinde video yayımlamıştı.

CHP'DEN KILIÇDAROĞLU'NA JET YANIT
 
CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır TBMM'de düzenlediği basın toplantısında Kılıçdaroğlu'nun paylaştığı videoya ilişkin açıklamalarda bulundu:
 
"Videoyu tam izleyemedim, Erdoğan konuşurken paylaştı sayın Kılıçdaroğlu videoyu... CHP tertemiz bir partidir, böyle olduğu için biz kendisiyle kilometrelerce Ankara'dan İstanbul'a adalet yürüyüşü yaptık.
 
Cumhuriyet Halk Partisi tertemiz bir partidir. Tertemiz bir parti olduğu için biz kendisiyle kilometrelerce, Ankara'dan İstanbul'a Adalet Yürüyüşü yaptık. Niye? Seçilmiş bir milletvekili tutuklandığı için.
 
Bugün Sayın Genel Başkan Kılıçdaroğlu da bu koltukta otursaydı; mesela iki dönem, üç dönem üst üste belediye başkanlığımızı yapan, kendi döneminde atanan çok kıymetli Zeydan Karalar tutuklandığında o da bizimle yürürdü. Ya da evinden gidip, Beylikdüzü'nden getirip "İstanbul'u kazanacaksın" dediği Sayın Ekrem İmamoğlu tutuklandığında yine Ankara'dan İstanbul'a beraberce yürürdük.
 
Biz bu yürüyüşü bir anlamda Türkiye'nin her yerinde yapıyoruz. Büyükçekmece, Kartal, Beşiktaş, Beylikdüzü… Bunların hepsi 2019'da atanmış belediye başkanlarımız. Beraberce atadık, el kaldırdık. Çok kıymetli Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'yla kaldırdık.
 
Kılıçdaroğlu elbette arınmadan bahsederken adaletin arınmasından bahsediyor. Yargının arınmasından bahsediyor. Kendisiyle, bizimle yürüyen yol arkadaşlarımızın haksız, hukuksuz iddianameler ve soruşturmalarla şu anda cezaevinde olduğu bir düzenin arınmasından bahsediyor Sayın Başkanım. Ben öyle algıladım.
 
Partimize yapılan tehditlerin bu ülkeyi kirlettiğini düşündüğünü görüyorum ben. Mesela butlan konusunda da benzer şeyleri algıladım. AK Parti'nin sipariş usulü partiye darbe diye bir kararı ahlaksızlıkla tanımladığını görüyorum.
 
Açıklamasında bunları görüyorum. Mutlak butlan kararıyla, AK Parti'nin siparişiyle hiçbir arkadaşımızın şerefini, haysiyetini ayaklar altına alarak Cumhuriyet Halk Partisi'nin koltuğuna, Atamızın koltuğuna oturmayacağını söylediğini görüyorum Sayın Genel Başkanımızın.
 
O yüzden Adalet Yürüyüşü yaptığı Ankara'dan İstanbul'a; arkadaşları için, yol arkadaşları için…
 
Zeydan Bey bizim 2010 yılından beri yol arkadaşımız. Ekrem Bey 2010 yılından beri ilçe başkanımız. Ekrem Bey ilk ilçe başkanlığını çok kıymetli Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu döneminde kazandı, göreve başladı. Onun döneminde ilk ilçesini kazandı. Onun döneminde İstanbul'u iki kez kazandı.
 
Herhalde arınma derken ona yapılan komploları ve komplocuların yargıdan arınmasını demek istediğini görüyorum.

İBB davasında 40. gün

Sanıklar, avukatları, gazeteciler, izleyiciler ve mahkeme heyeti yerini aldı. 11. haftasına giren İBB davasının 40. günü başladı. Davada, "Savcılık tarafından yönlendirildim" diyerek etkin pişmanlık ifadesini geri çeken Murat Kapki'nin son avukatı savunma yapmaktan vazgeçti

20.05.2026 11:47:00
Haber Merkezi
İBB davasında 40. gün
İBB davasında 40. gün
Sanıklar, avukatları, gazeteciler, izleyiciler ve mahkeme heyeti yerini aldı. 11. haftasına giren İBB davasının 40. günü başladı. Davada, "Savcılık tarafından yönlendirildim" diyerek etkin pişmanlık ifadesini geri çeken Murat Kapki'nin son avukatı savunma yapmaktan vazgeçti.

Duruşma, Kültür A.Ş.'nin tutuklu eski genel müdürü Serdar Taşkın'ın savunmasıyla başladı.

Taşkın, savcılık sorgusunda isnat edilen eylemler hakkında hiçbir soru sorulmadığını söyledi. 23 Mart 2025'te tutuklandığını belirten Taşkın, 14 ay sonra dahi hakkında hiçbir somut delilin olmadığını belirtti.

Almanya’nın aradığı uyuşturucu baronu Türkiye’de yakalandı

Almanya tarafından "difüzyon mesajı" ile uluslararası seviyede aranan uyuşturucu kartelinin elebaşlarından V.B., Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve polis tarafından düzenlenen ortak operasyon ile İstanbul’da yakalandı

20.05.2026 11:09:00
İhlas Haber Ajansı
Almanya’nın aradığı uyuşturucu baronu Türkiye’de yakalandı
Almanya’nın aradığı uyuşturucu baronu Türkiye’de yakalandı
Almanya tarafından "difüzyon mesajı" ile uluslararası seviyede aranan uyuşturucu kartelinin elebaşlarından V.B., Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve polis tarafından düzenlenen ortak operasyon ile İstanbul'da yakalandı.

Edinilen bilgiye göre, Almanya'da önde gelen büyük uyuşturucu kaçakçılarından biri olduğu değerlendirilen ve hakkında "difüzyon mesajı" ile arama kararı bulunan V.B. adlı uyuşturucu kaçakçısının Türkiye'ye giriş yaptığı MİT unsurlarınca tespit edildi.

Bazı mesajlaşma uygulamaları üzerinden uyuşturucu trafiğini yönettiği ve çeşitli ülkeler arasında uyuşturucu sevkiyatına yön verdiği değerlendirilen V.B.'nin, "arama' çağrısından önce Türkiye'ye giriş yaptığı ancak yasal çıkış kaydının bulunmadığı anlaşıldı.

Yapılan incelemelerde, uyuşturucu kartelinin elebaşlarından V.B.'nin Almanya tarafından "uyuşturucu ticareti" suçu kapsamında difüzyon mesajı ile uluslararası seviyede arama kararı çıkarıldığı kaydedildi. Yakalama kararının ardından güvenlik ve istihbarat birimleri zanlının peşine düştü.

İstanbul'da kaldığı yeri belirleyen MİT unsurları, durumu polise bildirdi. Zanlı, dün Şişli'de narkotik polisi tarafından yapılan operasyon ile gözaltına alındı. Almanya makamlarınca uyuşturucu kaçakçıları arasında gösterilen V.B., İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne götürüldü.

Zanlının, emniyetteki işlemlerinin ardından sınır dışı edilmek üzere İl Göç İdaresi'ne teslim edileceği öğrenildi.

Gıda raflarına bakanlık ayarı

Tarım ve Orman Bakanlığı, gıda israfını önlemek için Son Tüketim Tarihi ve Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi uygulamalarını ayırdı. Son tüketim tarihi geçen riskli ürünler raftan tamamen menedilirken, tavsiye edilen tüketim tarihi geçen gıdalar indirimli özel reyonlarda satılabilecek

19.05.2026 17:43:00
Haber Merkezi
Gıda raflarına bakanlık ayarı
Gıda raflarına bakanlık ayarı
Tarım ve Orman Bakanlığı, gıda etiketlerindeki tarih kargaşasını önlemek ve gıda israfının önüne geçmek amacıyla market raflarında tarihi geçmiş ürünlerin satışına yönelik radikal bir düzenlemeyi hayata geçirdi.

81 ildeki gıda esnafına, sanayicilere ve belediyelere gönderilen yeni talimat doğrultusunda, marketlerde Son Tüketim Tarihi (STT) ile Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT) yönetimi tamamen birbirinden ayrılıyor ve TETT'si geçen bazı ürünlerin israf edilmemesi için "özel reyon" şartı getiriliyor.

Yeni prosedür

Bakanlığın attığı bu adım, tüketicilerin en çok yanıldığı iki kavram arasındaki çizgiyi kesin olarak netleştiriyor.

Süt, peynir, yoğurt, tereyağı, et ve et ürünleri gibi mikrobiyolojik açıdan kolay bozulabilen ve halk sağlığı riski taşıyan gıdalarda STT kriteri tavizsiz uygulanacak. Son Tüketim Tarihi bir gün bile geçmiş ürünlerin rafta bulundurulması kesinlikle yasak olup, tespit edilen işletmelere ağır idari para cezaları kesilecek.

Bakliyat, makarna, un, şeker, bitkisel sıvı yağlar ve çay gibi kolay bozulmayan, Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi geçtiğinde sadece aroma veya tazelik gibi kalite kaybı yaşayan gıdalar için ise yeni bir formül geliştirildi. Bu ürünler, tadı ve kokusu bozulmamış olmak kaydıyla marketlerde kurulacak "özel reyonlarda" uygun fiyatlarla halka arz edilebilecek.

Amaç, tonlarca gıda israfını önlemek

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından paylaşılan bilgilendirici kılavuzlarda, tüketicilerin sadece Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi ibaresi geçtiği için aslında tamamen güvenilir ve yenilebilir olan tonlarca gıdayı çöpe attığı vurgulanıyor. Bu düzenleme ile hem milyarlarca liralık ekonomik kaybın önüne geçilmesi hem de dar gelirli vatandaşların güvenilir gıdaya daha uygun fiyatlarla ulaşması hedefleniyor.

Ambalajlarda bilgi şeffaflığı artıyor

Düzenleme sadece reyon ayrımıyla sınırlı kalmıyor. Bakanlık, tüketicilerin etiketleri okurken yanılgıya düşmemesi için gıdanın adı ve net miktarının ambalajın en görünür yerinde (temel görüş alanında) yer almasını zorunlu kıldı. Tüketicinin doğrudan görebileceği bu yeni tasarım formatına uymayan eski etiketli ürünler, raf ömrüne bakılmaksızın 31 Aralık 2026 tarihinden sonra piyasada barındırılmayacak.

Gıda denetim ekipleri, 81 ilde marketlerin bu kurallara uyup uymadığını, özel reyonların standartlarını ve Son Tüketim Tarihi takibini sıkı abluka altına almış durumda.

Gülistan Doku dosyasında yeni gelişme

Gülistan Doku soruşturmasında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in kullandığı 3 makam aracı ile Tunceli İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği’ne ait 2 araç, gizli tanık iddiaları doğrultusunda DNA ve kriminal inceleme yapılmak üzere Ankara Kriminal Daire Başkanlığı’na gönderildi

19.05.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Gülistan Doku dosyasında yeni gelişme
Gülistan Doku dosyasında yeni gelişme
Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı ve Tunceli merkezli yürütülen soruşturmada, bugüne kadar yalnızca şahsi araçlar odak noktasındayken son adımla resmi filolar da mercek altına alındı.

Eski vali Tuncay Sonel'in kullanımındaki 3 makam otosu ve İl Özel İdaresi'ne kayıtlı 2 araç farklı nakil araçlarına yüklenerek Ankara'ya ulaştırıldı.

Uzman ekipler araçlar içinde biyolojik iz, saç, kıl, temas kalıntıları ile olası bir dezenfekte işlemine karşı kimyasal temizlik kalıntılarını araştırıyor.

Toplanan bulgular, Diyarbakır'da DNA örneği veren anne Bedriye Doku ve baba Halit Doku'nun profilleriyle eşleştirilecek.

Gizli tanık beyanı ve şüpheli araç trafiği

Soruşturmanın seyrini değiştiren en önemli etkenlerden biri, dosyaya giren gizli tanık ifadeleri ve Plaka Tanıma Sistemi (PTS) kayıtları oldu. İddialara göre, Tuncay Sonel'in "kasten öldürme" suçlamasıyla tutuklanan oğlu Mustafa Türkay Sonel ve arkadaşı Umut Altaş, Gülistan'ın kaybolduğu gece BMW marka bir araçla şehir içi ve şehir dışında şüpheli bir trafik sergiledi. Gizli tanık, genç kızın cansız bedeninin bu hareketlilik sırasında araçla nakledildiğini öne sürdü.

Plaka aynı, araç farklı çıktı

Soruşturma ekibi, Mustafa Türkay Sonel'in olay döneminde kullandığı BMW marka aracın izini sürdüğünde çarpıcı bir detayla karşılaştı. Şüphelinin o dönemki aracı birkaç yıl önce sattığı, yerine aynı marka, model ve renkte yeni bir araç alarak eski plakasını bu yeni araca taktığı belirlendi. Olay gününe ait gerçek eski araç yeni sahibinden alınarak İstanbul'da ilk incelemeden geçirildi, somut bulgu alınamayınca o araç da kesin sonuç için Ankara'ya gönderildi.

Süreçte ne olmuştu?

6 yıldır "kayıp şahıs" olarak yürütülen dosya, Nisan 2026'da "cinayet" şüphesiyle baştan aşağı yenilendi. Yapılan teknik incelemelerde Gülistan Doku'nun kaybolmadan önce Tunceli Devlet Hastanesi'ne yaptığı girişlerin ve POLNET kayıtlarının HBYS (Hastane Bilgi Yönetim Sistemi) üzerinden profesyonelce silindiği belgelendi. Bu kapsamda eski Başhekim Çağdaş Özdemir gözaltına alınırken, dönemin Valisi Tuncay Sonel "suç delillerini yok etme ve gizleme" iddialarıyla İçişleri Bakanlığı tarafından açığa alınıp 21 Nisan 2026'da tutuklandı. Soruşturma kapsamında toplam tutuklu sayısı 12'ye yükselmiş durumda.

Ankara Kriminal Daire Başkanlığı'ndan gelecek rapor, 6 yıllık sır perdesini aralayacak en somut delil niteliğini taşıyor.

'Kütahyalı'nın para hareketleri MASAK'a takıldı'

Rasim Ozan Kütahyalı'nın tutuklanmasıyla ilgili konuşan Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Adana Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yürütülen büyük bir operasyon söz konusu. Süreç tamamen MASAK raporlarına bağlı olarak ilerliyor" dedi

19.05.2026 14:00:00
AA
'Kütahyalı'nın para hareketleri MASAK'a takıldı'
'Kütahyalı'nın para hareketleri MASAK'a takıldı'
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Rasim Ozan Kütahyalı'nın tutuklandığı yasa dışı bahis operasyonunun arkasında ciddi bir mali takip olduğunu belirterek, "Adana Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yürütülen büyük bir operasyon söz konusu. Süreç tamamen MASAK raporlarına bağlı olarak ilerliyor" dedi.

Gürlek, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında, dün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı'nın ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Rasim Ozan Kütahyalı'nın yasa dışı bahis soruşturması kapsamında tutuklanmasıyla ilgili soruyu yanıtlayan Gürlek, operasyonun arkasında ciddi bir mali takibin olduğunu vurguladı.

Bakan Gürlek, Kütahyalı'nın yasa dışı bahisten tutuklandığını hatırlatarak, ​"Adana Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yürütülen büyük bir operasyon söz konusu. Süreç tamamen MASAK raporlarına bağlı olarak ilerliyor. O da bu para hareketleri esnasında MASAK takibine takılmış durumda. İllegal bahis sitelerine para gönderme, aracılık etme gibi iddialar var. Başsavcılığımız mali hareketleri inceleyerek kendi takdiri doğrultusunda bu kararı verdi" ifadesini kullandı.

Gürlek ayrıca, mevcut kanunlara göre, yasa dışı bahsi oynatan, buna aracılık eden, yer ve imkan sağlayan ya da bu sitelere para transferi gerçekleştirenlerin eylemlerinin "suç teşkil ettiğini" anımsattı.

Yasa dışı bahis organizasyonlarında adı geçen ve yurt dışında bulunan şüphelilere yönelik adli süreçlerin kesintisiz sürdüğünü ifade eden Gürlek, dijital mecralara yönelik yaptırımların da kararlılıkla uygulandığını belirtti.

Kırmızı Bülten çıkarıldı

Akın Gürlek, firari isimler ve erişim engelleriyle ilgili olarak ise "Kamu düzenini ilgilendirdiği için bu sitelere yönelik hızlıca erişim engelleme kararları alınıyor. Yurt dışındaki şüphelilerin, aralarında adı geçen eski futbolcuların da bulunduğu isimlerin hepsine yönelik kırmızı bülten çıkarıldı" diye konuştu.

Adalet Bakanı Gürlek, yasa dışı bahisle mücadelenin kararlılıkla süreceğini bildirdi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.