Siyonist İsrail dünyayı siyasetten basına, ekonomiden sanayiye hemen hemen her sektörde bir ahtapotun kolları gibi dünyayı bütünüyle sarmış durumda. Bunda da en önemli güç kaynağı şüphesiz emperyalist ABD'dir.
İsrail ve ABD, Ortadoğu'yu vahşi emelleri doğrultusunda kan gölüne dönüştürürken özelliklede Müslüman'ın vatanına, namusuna ve canına kast ederken Müslüman olduğu iddiasıyla yaşayan sen, ben, o, bu, bizler ne yapıyoruz? İsrail ve ABD, İran'a kalleşçe, hunharca, savaş hukukunu da çiğneyerek körpecik ana kuzularını, ilkokul öğrencilerini acımasızca katlederken gece uykun kaçtı mı, yemek yerken lokmalar boğazında düğümlendi mi, en hafifi ile kahrolsun İsrail, kahrolsun ABD dedin mi yoksa sen de İran'ı kınayanlardan mı oldun?
ABD'nin kendi halkı başta olmak üzere birçok farklı dine mensup olan devlet başkanları ve halkları İsrail'i ve ABD'yi şiddetli bir şekilde kınayarak İran'ın yanında yer alırlarken, maalesef birçok İslam ülkesi liderleri ise İran'ı kınadılar.
En üzücü olanı ise ülkemde gördüklerim ve duyduklarım karşısında artık şaşkınlığımı gizleyemiyorum ve haykırıyorum. Adaletiyle zalime haddini bildiren, merhametiyle mazluma kanat geren tarihe yön veren ecdadın torunları size ne oluyor ki, katil İsrail'in ve ABD'nin ekmeğine yağ sürercesine Şii-Sünni tartışmasıyla fitne ateşini körüklüyorsunuz.
Ben burada şu kişiler veya şu gruplar diyerek maksadımı magazin ve dedikodu boyutuna taşımadan bir durum tespiti yapmak istiyorum. Evvel emirde önce şunu idrak etmeye mecbur ve de memur olduğumuz kanaatindeyim, sadece Türkiye için söylemiyorum; bütün dünya Müslümanları olarak küfrü mutlakın karşısında mezhebimizi, meşrebimizi, rengimizi, dilimizi tartışma konusu yapmadan inandığımız ortak müşterek yanlarımızı ön plana çıkarmak suretiyle tek bilek, tek yürek olmanın vaktidir.
Bir defa şunu iyi anlamalıyız; Müslüman, zalim kim olursa olsun zulmünü ya eliyle, ya diliyle, ya da kalbiyle nefret ederek haddini bildiren yiğit insanın adıdır ve yine Müslüman mazlumun kim olduğuna bakmadan ona hakkını teslim eden erdemli, yiğit insanın adıdır. O halde Hanifi, Şafii, Maliki; Caferi, Şii, Sünni hangi mezhebin bağlısı olduğumuza bakmadan, Ekmel olan, Eşref olan, Hak, tek olan İslam'ın bağlıları olduğumuzu unutmadan bir ve beraber olmak mecburiyetinde ve zorundayız. İşte o zaman kendi iç dünyamızda, ailemizde, mahallemizde, şehrimizde, ülkemizde ve bütün dünyada huzurun, bolluk ve bereketin yaşandığı bir hayat olur.
Son söz şairden gelsin:
"Girmeden tefrika, bir millete düşman giremez. Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez."
"Müslüman ayık ol ısırılma iki kez bir delikten. İmanın daha üstün silah denen çelikten."
İsrail ve ABD, Ortadoğu'yu vahşi emelleri doğrultusunda kan gölüne dönüştürürken özelliklede Müslüman'ın vatanına, namusuna ve canına kast ederken Müslüman olduğu iddiasıyla yaşayan sen, ben, o, bu, bizler ne yapıyoruz? İsrail ve ABD, İran'a kalleşçe, hunharca, savaş hukukunu da çiğneyerek körpecik ana kuzularını, ilkokul öğrencilerini acımasızca katlederken gece uykun kaçtı mı, yemek yerken lokmalar boğazında düğümlendi mi, en hafifi ile kahrolsun İsrail, kahrolsun ABD dedin mi yoksa sen de İran'ı kınayanlardan mı oldun?
ABD'nin kendi halkı başta olmak üzere birçok farklı dine mensup olan devlet başkanları ve halkları İsrail'i ve ABD'yi şiddetli bir şekilde kınayarak İran'ın yanında yer alırlarken, maalesef birçok İslam ülkesi liderleri ise İran'ı kınadılar.
En üzücü olanı ise ülkemde gördüklerim ve duyduklarım karşısında artık şaşkınlığımı gizleyemiyorum ve haykırıyorum. Adaletiyle zalime haddini bildiren, merhametiyle mazluma kanat geren tarihe yön veren ecdadın torunları size ne oluyor ki, katil İsrail'in ve ABD'nin ekmeğine yağ sürercesine Şii-Sünni tartışmasıyla fitne ateşini körüklüyorsunuz.
Ben burada şu kişiler veya şu gruplar diyerek maksadımı magazin ve dedikodu boyutuna taşımadan bir durum tespiti yapmak istiyorum. Evvel emirde önce şunu idrak etmeye mecbur ve de memur olduğumuz kanaatindeyim, sadece Türkiye için söylemiyorum; bütün dünya Müslümanları olarak küfrü mutlakın karşısında mezhebimizi, meşrebimizi, rengimizi, dilimizi tartışma konusu yapmadan inandığımız ortak müşterek yanlarımızı ön plana çıkarmak suretiyle tek bilek, tek yürek olmanın vaktidir.
Bir defa şunu iyi anlamalıyız; Müslüman, zalim kim olursa olsun zulmünü ya eliyle, ya diliyle, ya da kalbiyle nefret ederek haddini bildiren yiğit insanın adıdır ve yine Müslüman mazlumun kim olduğuna bakmadan ona hakkını teslim eden erdemli, yiğit insanın adıdır. O halde Hanifi, Şafii, Maliki; Caferi, Şii, Sünni hangi mezhebin bağlısı olduğumuza bakmadan, Ekmel olan, Eşref olan, Hak, tek olan İslam'ın bağlıları olduğumuzu unutmadan bir ve beraber olmak mecburiyetinde ve zorundayız. İşte o zaman kendi iç dünyamızda, ailemizde, mahallemizde, şehrimizde, ülkemizde ve bütün dünyada huzurun, bolluk ve bereketin yaşandığı bir hayat olur.
Son söz şairden gelsin:
"Girmeden tefrika, bir millete düşman giremez. Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez."
"Müslüman ayık ol ısırılma iki kez bir delikten. İmanın daha üstün silah denen çelikten."
Misafir Kalem / diğer yazıları
- İLYAS GÜNEŞTEKİN: Müslümanın duruşu / 29.03.2026
- Çiğdem Pala: Hz. Zeyneb Annemiz… / 30.10.2025
- Dr. Yasemin Köker: Paylaşmak güzeldir / 03.02.2025
- Nurcan Karakaya: Sene 2040 / 19.12.2024
- İlyas Güneştekin: İsrail’in önündeki bir engel daha kalktı / 13.12.2024
- MELEK KERESTECİ : Vatan sevgisi imandandır / 11.03.2024
- R.Sümeyye Aydın: Hüseyin Baş’ın mücadelesi / 27.05.2023
- FATİH KIVIK: Son çağın bilgesi Prof. Dr. Haydar Baş hocamız / 18.04.2023
- ALİ HAMZA AYDIN: Millete rağmen o koltukta oturulmaz / 28.03.2023
- FATIMA ZEHRA AYDIN: Milletimiz Ata’sını arıyor-1 / 16.02.2023
- Çiğdem Pala: Hz. Zeyneb Annemiz… / 30.10.2025
- Dr. Yasemin Köker: Paylaşmak güzeldir / 03.02.2025
- Nurcan Karakaya: Sene 2040 / 19.12.2024
- İlyas Güneştekin: İsrail’in önündeki bir engel daha kalktı / 13.12.2024
- MELEK KERESTECİ : Vatan sevgisi imandandır / 11.03.2024
- R.Sümeyye Aydın: Hüseyin Baş’ın mücadelesi / 27.05.2023
- FATİH KIVIK: Son çağın bilgesi Prof. Dr. Haydar Baş hocamız / 18.04.2023
- ALİ HAMZA AYDIN: Millete rağmen o koltukta oturulmaz / 28.03.2023
- FATIMA ZEHRA AYDIN: Milletimiz Ata’sını arıyor-1 / 16.02.2023


























































