logo
21 NİSAN 2026


İmam Ali'nin nasbıyla İslam tamamlandı

Tevhid'in Merkezi Ehl-i Beyt ve Aşura programında "Risaletten sonra İslam'da yeni bir yol başlamıştır, bu yol velayet yoludur. O da İmam Ali'ye bağlı olan yoldur" diyen Prof. Dr. Haydar Baş, Hz. Ali'nin hilafet emriyle İslam'ın tamamlandığını söyledi

04.11.2014 00:00:00
ORHAN DEDE/BURSATevhid'in Merkezi Ehl-i Beyt ve Aşura programı seçkin misafirler ve konuşmacıların katılımıyla Pazar günü Bursa'da gerçekleştirildi. On binlerce vatandaşın hınca hınç doldurduğu Uludağ Üniversitesi Fethiye Kültür Merkezi'nde gerçekleşen, ulusal yayın yapan birçok TV tarafından canlı olarak tüm Türkiye'ye ulaştırılan programda kapanış konuşmasını Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş yaptı. "Hz. Hüseyin'in mübarek ruhundan şefaatini niyaz ediyoruz. İmam Ali ve O'nun nesline rahmet diliyoruz" diyerek sözlerine başlayan Prof. Dr. Haydar Baş şöyle konuştu: "Bu ay hem hüzün hem feyiz, ikisi bir arada yaşanıyor. İmam Hüseyin neden kıyam etti? Evvela bunu çok iyi bilmemiz lazım. Kıyamında gerekçe olan delilleri bilmeden konuşursak, ilim adına zırvalamış oluruz. Nitekim Ahmet Sirhindi denilen şahıs da bu zırvalayanlardan bir tanesi. Şöyle ki; Muaviye de içtihat ehliymiş. İçtihadında yanılsa bile o da sevap kazanırmış. Sevgili arkadaşlar ben Sünni dünyasında yetişen bir insanım. Çok samimi konuşuyorum, bu zırvaları bilseydim, bu Sünniliği reddederdim. Öyle bir şey olabilir mi yahu? Şimdi burada ilan ediyorum bakın Ehl-i beyt ile ilgili ayetler okuyacağım. Ehl-i Beyt'le ilgili onlarca Ayeti Kerime, yüzlerce Hadisi Şerif var. Yani İslam'da olan tek yol Ehl-i Beyt yoludur. Bunun dışındakilerin tamamı hurafedir, uydurmadır. Ama hocam bizim ehlisünnet diye ifade ettiğimiz mezhep imamlarımız, bunlar da ehlisünnet değil mi? Evet ehlisünnet değil, onlar da Ehl-i beyt yolunda şehit olan, gazi olan mübarek zevatlardır bunu çok iyi bilesiniz." İmamı Azam Ehl-i Beyt'tendirİmamı Azam Ebu Hanife'nin Ehl-i Beyt'i savunduğu için hapse atıldığını söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, "Mesela İmamı Azam herkes ona Sünni âlimi der. Madem İmamı Azam Sünni ulemasındandır, neden Ehl-i, Beyt'i savunduğu için hapse atılıyor? Neden o yolda gittiği için ölüme mahkûm ediliyor? Demek ki İmamı Azam'ın bunların dediği Sünnilikle uzaktan yakından alakası yok. Eğer bir insan canını bir dava için vermişse o yolun adamıdır. Yani İmamı Azam Ehl-i Beyt'tendir. Zaten İmamı Azam'ın hocası İmamı Cafer ve Muhammed Bakır. İki büyük imamdan ders almış, sohbetlerine iştirak etmiş bir adamdır İmamı Azam."Sünnilik sonradan ortaya çıktı"Ehlisünnet, Peygamber Efendimizden tam 70 yıl sonra ortaya konulmuş bir deyimdir" diyen Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, "Ehlisünnetin Peygamberin sünnetiyle ve Kuran'ı Kerim'le uzaktan yakından alakası yoktur. Hilafet konusunda yapılanları tevil edebilmek için, kendilerine göre yorum tarzlarıyla kurtarabilmek için bir takım görüşleri ortaya atıyorlar. Sünnilik adı altında böyle görüş olmaz. Bu görüşlerin tamamı batıldır, neden? Çünkü hilafet konusunda Allah'ın ayeti var. İmamı Ali'nin halife olması konusunda Allah'ın ayeti var. Resulullah'ın mübarek hadisleri var. Ve de bunu Gadiri Hum denilen yerde sahabesini topluyor ve orada ilan ediyor. Daha sonra halife olanlar da İmamı Ali'ye orada biat ediyor. Haberiniz olsun. Ben 3 yıldan beri konuşuyorum. Sünni diye geçinenlerden bir tanesi 'hayır bu böyle değildir' diye cevap verdiğini duydunuz mu? Sunacakları bir delil yok ki.Kerbela yine yaşanıyor"İşte bu mantık bugün Türkiye'yi öyle bir noktaya taşımıştır ki, Haçlı ve Yahudi'yle bir olup Müslüman'a kâfir diyerek harp ilan ediyor" diye konuşan BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş şunları söyledi: "Şimdi size soruyorum Suriye Devlet Başkanı Esad öldüğünde hangi kabristana defnedilecek? (Salondakiler: Müslüman mezarlığına). Obama öldüğü zaman gireceği yer neresidir? (Salondakiler: Hıristiyan Mezarlığı). İsrail Başbakanı Netanyahu öldüğü zaman nereye gömülecek? (Solondakiler: Yahudi mezarlığına). O halde Obama'dan mı, Netanhayu'dan mı, Esad'dan mı yanasınız söyleyin. Kimden yanasınız. (Salondakiler: Esad'dan yana). Kerbela olayı bir defa yaşanmadı hala yaşanıyor. Aman Yarabbi, Fransa'ya gidiyor Sayın Cumhurbaşkanımız, müşterek düşmanı kimmiş? Esad'mış. Ne yaptı Esad sana? Tavuğuna mı kış dedi, sınırına mı tecavüz etti Allah aşkına? Üstelik bazıları fetva veriyorlar, 'bunlar Müslüman değildir, katli vaciptir' diye. Senin dilini eşek arısı soksun."Risaletten sonra velayet yolu başladıİmam Ali'nin bizzat Resulüllah tarafından halife olarak tayin edilmesiyle İslamın tamamlandığını söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş şunları söyledi: "Peygamberimiz Veda Haccı'ndan Medine'ye dönerken, "Muhammedim sana indirileni tebliğ et. Şayet tebliğ etmezsen vazifeni yapmamış olursun" ayeti nazil oldu. Tüm müfessirler 'tebliğ et'ten kastın İmam Ali'nin halifeliği olduğunu ifade ediyorlar. Hz. Ali durup dururken halife seçilmedi. Hz. Ali'nin hilafet emriyle İslam tamamlandı. "El yevme ekmeltüm" ayeti kerimesi İmam Ali'nin hilafetinin ilan edilmesinden sonra nazil olmuştur. Yani risaletten sonra yeni bir dönem başlıyor İslam'da. Bu yol velayet yoludur. O da İmam Ali'ye bağlı olan yoldur." Hz. Ebubekir'in böyle bir vazifesi yok"Hz. Ebubekir'in benden fazla sevemezler" diye konuşan Prof. Dr. Haydar Baş, "Arkadaşlar bakınız onlar Hz. Ebubekir'i benden fazla sevemezler. Ama şimdi ilan ediyorum ve diyorum ki Hz. Ebubekir hakkında böyle bir vazife yoktur. O'nu Allah ve Peygamberimiz vazifelendirmedi. Eğer böyle bir delilleri varsa hodri meydan söylesinler" dedi. BTP Genel Başkanı şunları söyledi: "Senelerden beri ben konuşuyorum, Hz. Ebubekir'i yine ben medhüsena ediyorum. O'nun şefaatine ben sığınıyorum ama onlar Ebubekirci olmalarına rağmen bir tek delille karşımıza çıkamıyorlar.  Çıkamazlar çünkü Ebubekir Efendimizin böyle bir vazifesi yok. Evet, O Cenabı Peygamber Efendimizin samimi dostu, aynı zamanda kayınpederi doğru. Aileden biri ama o velayet ve irşat makamı sadece İmamı Ali Efendimize verilmiştir. Onun için Gadiri Hum çok mühim. Burada öyle deliller var ki, kalkıp da bu delilleri inkâr ederek, 'ben içtihat yapıyorum' demek hem yukarıda zikrettiğim ayeti, hem de az sonra zikredeceğim Peygamber Efendimizin hadislerini inkâr manasına gelir ki, bunun adına küfrü mutlak denir." İmam Ali hidayet rehberidirPeygamber Efendimizin 120 bin sahabenin hazır bulunduğu Gadiri Hum günü verdiği hutbede İmam Ali'yi halife tayin ettiğini söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş şöyle konuştu: " 'Ali bin Ebu Talip, benim kardeşimdir, vasimdir, halifemdir. Benden sonraki halifemdir.' Cenabı Peygamber Efendimizin Gadiri Hum'da okuduğu hutbenin birinci cümlesi budur. 'Allah Resulü'nün halifesi O'dur. Müminlerin emiri O'dur. Allah tarafından tayin edilen hidayet imamı O'dur.' Yani Peygamberden sonra sen eğer hidayet bulmak istiyorsan İmam Ali'nin yoluna girmen şarttır. Neden? Çünkü Allah Resulü öyle beyan ediyor. İmam Ali sadece imam değil, hidayetin rehberidir. Neymiş hidayet? Allah ile görüşmek, Allah ile dost olmak, Allah ile beraber olmaktır, hidayet bu. Allah ile konuşmak, sohbet etmek, dost olmak, arkadaş olmak istiyor musunuz? (Salondakiler: Evet) O halde hidayet yoluna, İmamı Ali'ye gelmeniz şarttır. 'Ey insanlar ben hilafet emirini kıyamet güne kadar imamet veraseti olarak neslime emanet ediyorum.' Demek ki hilafet konusu alelusul giden bir yol değil. Cenabı Peygamber Efendimizin nesline ait ve mutlaka bu sülbden gelen insanlar içindir. 'Ali, Allah tarafından tayin edilen imamdır. İmamınızdır, imamet makamı O'ndan sonra da Allah ve Resulü'yle görüşeceğiniz güne kadar benim neslimin hakkıdır.' Şimdi hilafet şunun hakkıdır, bunun hakkıdır demek burada geçerli değildir. Neden? Çünkü Peygamber (sav) Efendimiz hükmü koydu. Allah Resulü'nün hükmünün üzerinde bir hüküm var mı? (Salondakiler: Yok)  Peki Ahmet Sirhindi nasıl 'içtihat ediyorum' diye Cenabı Peygamber Efendimizin hükmünün dışında bir görüş beyan edebilir? Böyle bir yetkisi yoktur ve tamamen batıldır. Bu hadisi şerif en meşhur Sünni âlimlerin eserlerinde yer almıştır." Muhtar seçer gibi şeyh seçilmez"İslami kurumlarda demokratik usüllerle seçim yapılmaz. Peygamber olursa vahiy, veli olursa ilham yoluyla olur" diyen BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş şöyle konuştu: "Süfyan'ın oğlu Muaviye kalktı İmam Ali'nin karşısına çıktı ve "ben de imamım" dedi. İmam Ali'yi seçen de sahabilerdir. Hatta İmamı Ali, ilk önce seçilmediği için halife olmamaya karar verdi. Sahabiler kapısının önünde ısrar etmişlerdir. Yani Ahmet Sirhindi'nin sığındığı icma da Muaviye'de yoktur. O'nun tensip eden sahabe yoktur. Binaenaleyh kalkıp da 'O da haklıdır, o da haklıdır' demesi tamamen cehalet eseri bir cümledir. İslam'da halifenin seçimi Allah ve Resulü'nün nasbiyledir. İmam Ali'yi naspeden Allah'tır. Daha sonra Peygamber Aleyhisselam. Şimdi İmam Ali halife olduğu için halifeyi naspetme hakkına sahiptir. Kendisi Allah ve Peygamberden yetki almıştır. Onun için İmam Hasan ve İmam Hüseyin'in imametleri sahihtir. İslami kurumlarda demokratik usüllerle seçim yapılmaz. Peygamber olursa vahiy, veli olursa ilham yoluyla olur. Mesela bir veli bir insanı bir yere naspedecekse Cenabı Hakk'ın müsaadesi, Allah Resulü'nün tasarrufuyla destur ister, o bağa girer oradan aldığını alır, gelir etrafa saçar. Yani bu gelenek ta Peygamber Efendimizden bu güne kadar böyle geldi. Şimdi bakıyorum şeyhleri vefat eden adamlar oturuyorlar, muhtar seçer gibi şeyh efendiyi seçiyorlar. Böyle bir yol batıldır." Prof. Dr. Baş'a anlamlı hediyeProgramın sonunda programa İran'dan katılan İmam Hüseyin'in torunlarından Seyyid Celal Meaş Prof. Dr. Haydar Baş'a İmam Hüseyin'in türbesinin üzerinde geçen sene dalgalanan, Ehl-i Beyt sevdalısı Müslümanların hüznünü, yasını temsil eden siyah sancağı ve İmam Hüseyin'in mazlumluğunu temsil eden kırmızı sancağı hediye etti. Seyyid Meaş ayrıca Ehl-i Beyt isimlerinin yazdığı ve üzerinde İmam Hüseyin'in Kerbela'daki mezarındaki taştan alınan yüzüğü de Prof. Dr. Baş'a hediye etti. Hediye merasiminde Celal Meaş'a teşekkür eden Prof. Dr. Haydar Baş şunları söyledi: "Celal Meaş kardeşime teşekkür ediyorum. Dünyanın en kıymetli hediyeleriyle bize geldiler. İnşallah layık olmak için gayret edeceğiz. İmam Hüseyin'in sancağı altında haşrolacağız inşallah."  Bağımsız Türkiye Partisi Bursa Kadın Kolları da Prof. Dr. Haydar Baş'a üzeri işlemeli bir Kuran'ı Kerim hediye etti. 

Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edildi

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi

 

21.04.2026 17:29:00 / Güncelleme: 21.04.2026 17:36:02
Anadolu Ajansı
Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edildi
Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edildi

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma çerçevesinde gözaltına alınan Sonel'in emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Erzurum Şehir Hastanesi'nde sağlık kontrolünden geçirilen Sonel, yoğun güvenlik önlemi altında adliyeye getirildi.

Savcılık sorgusu tamamlanan Sonel, "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığından Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen yazıda, Sonel hakkında "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçunu işlediğine ilişkin yeterli şüphe bulunduğu" belirtilmişti.

Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin, hakkında İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin talimatıyla soruşturma başlatılan Sonel, açığa alınmıştı.

Sonel, 2017-2020 yılları arasında Tunceli'de görev yapmış ve 17 Nisan'da Elazığ'da gözaltına alınmıştı.

11 zanlı tutuklanmıştı

Tunceli'de okuyan üniversite öğrencisi kızları Gülistan Doku'dan (21) 5 Ocak 2020'den itibaren haber alamayan ailesi, memleketleri Diyarbakır'dan Tunceli'ye gelerek 6 Ocak 2020'de emniyete kayıp başvurusunda bulunmuş, başlatılan arama çalışmalarından sonuç elde edilememişti.

Ulaşılan yeni bilgiler doğrultusunda Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca "kasten öldürme", "cinsel saldırı", "suç delillerinin gizlenmesi-yok edilmesi", "bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmek suretiyle verileri yok etme-bozma", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "suçu bildirmeme" ve "suçluyu kayırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in de bulunduğu 15 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Şüphelilerden Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Doku'nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok, hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Hanedan Güven, Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer ve eski polis olan üvey babası Engin Yücer ile Tuncay Sonel'in o dönem koruma polisliğini yapan Şükrü Eroğlu tutuklanmış, Uğurcan A. ile Munzur Üniversitesinin güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G. ve Süleyman Ö. haklarında yurt dışına çıkış yasağı kararı verilerek adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. 



Siirt'te sel bilançosu: 200 dekarlık alanda toprak kayması yaşand

Siirt'te etkili olan sağanak yağışların ardından meydana gelen sel felaketinin bilançosu ortaya çıkmaya başladı. Kent genelinde birçok noktada ciddi hasar meydana gelirken, tarım arazileri ve hayvancılık büyük zarar gördü

21.04.2026 14:11:00 / Güncelleme: 21.04.2026 14:13:55
İHA
Siirt'te sel bilançosu: 200 dekarlık alanda toprak kayması yaşand
Siirt'te sel bilançosu: 200 dekarlık alanda toprak kayması yaşand
Edinilen bilgilere göre, kent merkezinde yaklaşık 300 dekar tarım arazisinde toprak kayması yaşandı. Şirvan ilçesinde sel sularına kapılan 90 arılı kovan ile birlikte 80-90 küçükbaş hayvan telef oldu. Bölgede köy yollarının kapanması nedeniyle ulaşımda da aksaklıklar yaşandı. Kurtalan ilçesinde sel nedeniyle yaklaşık 10-15 ton buğday zarar görürken, 340 kanatlı hayvan ile 45-50 küçükbaş hayvanın telef olduğu bildirildi.



Tillo ilçesinde ise bir fıstık işleme tesisi tamamen hasar görürken, tarım arazilerinde kaymalar meydana geldiği ve bazı köy yollarının ulaşıma kapandığı öğrenildi.

Yetkililer, selden etkilenen bölgelerde hasar tespit çalışmalarının sürdüğünü, vatandaşların mağduriyetinin giderilmesi için ekiplerin sahadaki çalışmalarına aralıksız devam ettiğini belirtti.

Siirt'te 13 yaşındaki kayıp çocuk bulundu

Siirt'te kayıp ihbarı yapılan 13 yaşındaki çocuk, ekiplerin çalışmasıyla bulunarak ailesine teslim edildi

21.04.2026 14:06:00
İHA
Siirt'te 13 yaşındaki kayıp çocuk bulundu
Siirt'te 13 yaşındaki kayıp çocuk bulundu
Edinilen bilgilere göre, Şirvan ilçesine bağlı Taşlı köyü Yatağan mezrasında akşam saatlerinde kaybolan çocuk için gece saat 01.00'da kayıp ihbarı yapıldığı belirtildi.

İhbarın ardından bölgede geniş çaplı arama kurtarma çalışması başlatıldı. Çalışmalara AFAD, jandarma, komando birlikleri, sağlık ekipleri ve güvenlik korucuları katıldı.

Çalışmalarda, termal ve gece görüş sistemleri ile iz takip unsurlarının da kullanıldığı bildirildi.

Yapılan çalışmaların ardından çocuğun araçla şehir merkezine geldiği belirlendi.

Bulunan çocuk, daha sonra ailesine teslim edildi.

Kocaeli merkezli 5 ilde rüşvet operasyonu: 21 gözaltı

Kocaeli merkezli 5 ilde düzenlenen rüşvet operasyonunda 21 kişi gözaltına alındı

21.04.2026 12:39:00 / Güncelleme: 21.04.2026 12:41:54
İHA
Kocaeli merkezli 5 ilde rüşvet operasyonu: 21 gözaltı
Kocaeli merkezli 5 ilde rüşvet operasyonu: 21 gözaltı
Kandıra Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma veya kurulan örgüte üye olma", "rüşvet", "irtikap", "resmi belgede sahtecilik", "Orman Kanununa Muhalefet", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama", "görevi kötüye kullanma" ile "3628 sayılı Kanuna Muhalefet" kapsamında haksız mal edinme suçlarından 21 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.



İl Jandarma Komutanlığı ve Kandıra İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince Kocaeli, Bolu, Sakarya, Afyonkarahisar ve Adana'da düzenlenen eş zamanlı operasyonda 21 zanlı yakalandı. Şüpheliler arasında 3 orman işletme şefi, 4 orman muhafaza memuru, 1 orman mühendisi, 9 orman kesim müteahhidi, 3 muhtar, 1 emlakçının olduğu öğrenildi.

Kilo verirken kas kaybetmeyin!


 
Günümüzde kilo verme süreci çoğu zaman estetik kaygılar üzerinden ele alınsa da, bu sürecin kalp sağlığıyla olan doğrudan ilişkisi sıklıkla geri planda kalmakta. Bilinçsiz diyetler, hızlı kilo kaybı hedefleri ve yanlış egzersiz alışkanlıkları, kalp ve damar sistemi üzerinde beklenmedik riskler oluşturabilir.

21.04.2026 11:07:00 / Güncelleme: 21.04.2026 11:11:11
MURAT ÇORBACI
 Kilo verirken kas kaybetmeyin!
 Kilo verirken kas kaybetmeyin!

Kardiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Yusuf Altınkaynak, kilo verme sürecinin kalp sağlığı üzerindeki etkileriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Altınkaynak, "Kilo verme sürecinde yapılan en yaygın hatalardan biri, hızlı sonuç elde etme isteğiyle uygulanan düşük kalorili ve dengesiz diyetlerdir. Bu tür beslenme modelleri kısa vadede kilo kaybı sağlasa da, uzun vadede kalp ritim bozuklukları, tansiyon dalgalanmaları ve elektrolit dengesizlikleri gibi ciddi sorunlara yol açabilir" dedi.

Dr. Altınkaynak, özellikle ani kilo kaybının kalp kası üzerinde stres oluşturabileceğini belirterek, "Vücudun ihtiyaç duyduğu temel besin öğelerinden mahrum bırakılması, kalp kasının da yeterince beslenememesi anlamına gelir. Bu durum, fark edilmeden ilerleyen ciddi kardiyak problemlere zemin hazırlayabilir" değerlendirmesinde bulundu.


Kalp krizi riski zamanla birikiyor

"Kalp krizi çoğu zaman ani gelişen bir tablo olarak algılansa da arka planda yıllar süren bir süreç yer alır" diyen Dr. Altınkaynak, şunları söyledi: "Bu sürecin temelinde ise damar sertliği, yani arteroskleroz bulunmaktadır. Damar sertliği; damar duvarının iç yüzeyinde başlayan mikroskobik hasarlarla gelişir. Özellikle kontrolsüz seyreden yüksek tansiyon, damar duvarına her kalp atımıyla birlikte sürekli bir basınç uygular. Bu durum zamanla damar yüzeyinde küçük çatlaklara neden olur. Vücut bu hasarı onarmaya çalışırken kolesterol ve yağ parçacıkları bu alanlara yerleşir ve plak oluşumu başlar.

Zaman içinde bu plaklar büyüyerek damar iç çapını daraltır ve kan akışını zorlaştırır. Bu durumda pıhtı oluşumu hızlanır ve kalp krizi riski yaşanabilir. Bu nedenle damar sertliği, belirti vermeden ilerleyen ancak sonuçları hayati olabilen bir süreçtir. Fazla yağ dokusu, vücutta birçok hormon ve kimyasal sinyal üretir. Bu durum özellikle insülin direncinin gelişmesine zemin hazırlar. İnsülin direnci ise kan şekeri kontrolünü bozarak diyabet riskini artırırken, aynı zamanda damar yapısını da olumsuz etkileyerek kalp hastalıklarına zemin hazırlar. Özellikle karın bölgesinde biriken yağ dokusu, yani visseral yağlanma, kalp-damar hastalıkları açısından en riskli yağlanma türü olarak kabul edilmektedir.

Bu nedenle kilo artışı yalnızca estetik değil, sistemik bir sağlık sorunu olarak ele alınmalıdır. Kilo verme sürecinde en sık göz ardı edilen konulardan biri kas kütlesinin korunmasıdır. İnsan vücudu 30'lu yaşlardan itibaren doğal olarak kas kaybetmeye başlar. Bu sürece yanlış diyetler ve yetersiz fiziksel aktivite eklendiğinde kas kaybı hızlanır. Kas oranı azaldıkça vücudun enerji harcaması düşer ve metabolizma yavaşlar. Bu durum hem kilo vermeyi zorlaştırır hem de verilen kiloların tekrar alınmasına neden olabilir. Kas kaybı arttıkça yağ dokusu oranı yükselir ve bu durum kalbin iş yükünü artırır. Kalp, artan yağ kütlesine kan pompalamak için daha fazla çalışmak zorunda kalır. Bu da uzun vadede kalp-damar sistemi üzerinde ek bir stres oluşturur. Bu nedenle sağlıklı kilo verme sürecinde amaç; kas kütlesini koruyarak yağ oranını azaltmak olmalıdır."

Dışişleri Bakanlığından Kerkük valiliğine Irak Türkmen Cephesi Başkanı Ağa'nın seçilmesine ilişkin açıklama

Dışişleri Bakanlığı tarafından, Irak'ta Kerkük valiliğine Türkmen bir valinin seçilmesinin kapsayıcılık, temsilde adalet ve toplumsal huzurun tahkimi konusunda tarihi bir gelişme olduğu bildirildi

21.04.2026 02:38:00
AA
Dışişleri Bakanlığından Kerkük valiliğine Irak Türkmen Cephesi Başkanı Ağa'nın seçilmesine ilişkin açıklama
Dışişleri Bakanlığından Kerkük valiliğine Irak Türkmen Cephesi Başkanı Ağa'nın seçilmesine ilişkin açıklama

Bakanlıktan konuya ilişkin yazılı açıklama yapıldı.

"Kültürel çeşitliliğe ve çoğulcu bir yapıya sahip Kerkük'e Türkmen bir vali seçilmesi, kapsayıcılık, temsilde adalet ve toplumsal huzurun tahkimi bakımından son derece önemli ve tarihi bir gelişmedir." ifadesine yer verilen açıklamada, bunun aynı zamanda, Irak'ın ve Kerkük'ün asli bileşeni olan Türkmen soydaşlar bakımından meşru bir hakkın gecikmiş bir teslimi olarak görüldüğü kaydedildi.

Kerkük'te üst düzey idari görevlerin bileşenler arasında uzlaşı temelinde dönüşümlü şekilde paylaşımının, sadece Türkmenler değil, Kerkük'ü oluşturan tüm unsurlar için adil ve hakkaniyete uygun bir kazanım olduğu kaydedilen açıklamada, gelişmenin, Irak'ın ve Kerkük halkının huzur, güvenlik ve refahına katkıda bulunması temenni edildi.

Ne olmuştu

Irak Cumhurbaşkanı Nizar Amedi, Kerkük vilayeti valiliği görevine seçilen Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkanı Muhammed Seman Ağa'ya Kerkük valiliği atama kararnamesini teslim etmişti.

Kerkük Valiliği yaklaşık 100 yıl sonra yeniden Türkmenlere geçerken. Kerkük İl Meclisi 17 Nisan'da yapılan oturumda, ITC Başkanı Muhammed Seman Ağa'yı vilayet valisi olarak seçmişti. 

Gülistan Doku soruşturmasında dönemin başhekimi Çağdaş Özdemir tutuklandı

Gülistan Doku soruşturması kapsamında adliyeye sevk edilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi olan Kadın Doğum Uzmanı Dr. Çağdaş Özdemir tutuklandı

20.04.2026 19:34:00 / Güncelleme: 20.04.2026 19:45:14
İHA
Gülistan Doku soruşturmasında dönemin başhekimi Çağdaş Özdemir tutuklandı
Gülistan Doku soruşturmasında dönemin başhekimi Çağdaş Özdemir tutuklandı
Tunceli'de 5 Ocak 2020'den bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında cinayet şüphesiyle 7 ilde operasyonlar düzenlenmiş ve gözaltına alınan 13 şüpheliden aralarında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel'in de bulunduğu 10 şüpheli tutuklanırken 3 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

Öte yandan dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi olan Kadın Doğum Uzmanı Dr. Çağdaş Özdemir, savcılığın talimatıyla Bursa Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınmıştı.

Bursa'dan Tunceli'ye getirilen ve Tunceli İl Jandarma Komutanlığı'nda ifadesi alınan Özdemir, bugün adliyeye sevk edildi.

Mahkeme karşısına çıkartılan Özdemir, tutuklandı.

Gülistan Doku soruşturmasında firari şüpheli Umut Altaş için kırmızı bülten

Tunceli'de kayıp üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturması kapsamında firari şüpheli Umut Altaş'ın geçici tutuklanması ve kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranması için resmi süreç başladı.

Adalet Bakanlığı, Amerika'da bulunan firari şüpheli Umut Altaş'ın iade dosyasını hem ABD makamlarına iletilmek hem de INTERPOL Genel Sekreterliği tarafından kırmızı bülten yayımlanmasını sağlamak amacıyla ilgili bakanlıklara gönderdi.

'Bursa'da Bulgaristan Türkleri sandık başında

Bulgaristan'da gerçekleştirilen genel seçim kapsamında, yurt dışında yaşayan Bulgaristan Türkleri de sandık başına gitti. Türkiye genelinde olduğu gibi Bursa'da da seçim yoğunluğu dikkat çekti

19.04.2026 15:29:00
İhlas Haber Ajansı
'Bursa'da Bulgaristan Türkleri sandık başında
'Bursa'da Bulgaristan Türkleri sandık başında
Bulgaristan'da gerçekleştirilen genel seçim kapsamında, yurt dışında yaşayan Bulgaristan Türkleri de sandık başına gitti. Türkiye genelinde olduğu gibi Bursa'da da seçim yoğunluğu dikkat çekti.
Yaklaşık 6,5 milyon seçmenin bulunduğu ülkede oy verme işlemi sabah saat 07.00 itibarıyla başlarken, yurt dışında kurulan sandıklarda da aynı saatlerde oy kullanma süreci başladı. Merkez Seçim Kurulu'nun verilerine göre, Bulgaristan genelinde yaklaşık 12 bin sandık kurulurken, yurt dışında ise 55 ülkede 493 sandık seçmenlerin hizmetine sunuldu.
Bursa'da bulunan Bulgaristan Konsolosluğu'nda oy kullanmak isteyen Bulgaristan Türkleri ve soydaşları uzun kuyruklar oluşturdu. Görevliler tarafından kimlik kontrolleri yapılan çifte vatandaşlar, işlemlerinin ardından oylarını kullandı. Gün boyunca sandık bölgelerinde yoğunluğun devam etmesi bekleniyor.
Seçimlerde 14 siyasi parti ve 10 ittifak yarışırken, kamuoyu yoklamaları en az 5 siyasi oluşumun yüzde 4'lük seçim barajını aşabileceğini gösteriyor. Katılım oranının ise önceki seçimlere göre artarak yüzde 50-60 seviyelerine ulaşması bekleniyor.
240 sandalyeli parlamentoda hükümetin kurulabilmesi için en az 121 milletvekilinin desteği gerekirken, uzmanlar seçim sonrası koalisyon hükümetinin kaçınılmaz olabileceğini ifade ediyor.İHA

Psikoterapiye dair güvenilir rehber


 
Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Medikal Direktörü Prof. Dr. Kültegin Ögel yönetiminde, alanında uzman 21 ruh sağlığı profesyonelinin katkılarıyla hazırlanan "Psikoterapi: Kendini Tanıma Yolculuğu", psikoterapiye dair merak edilen tüm sorulara sade, anlaşılır ve bilimsel temelli yanıtlar sunuyor.

18.04.2026 21:34:00
MURAT ÇORBACI
   Psikoterapiye dair güvenilir rehber
   Psikoterapiye dair güvenilir rehber

Psikoterapi kavramı günümüzde sıkça konuşulsa da ne olduğu, nasıl işlediği ve kimler için nasıl bir süreç sunduğu hâlâ pek çok kişi için belirsizliğini koruyor. Sosyal medyada, dizilerde ve gündelik söylemlerde sıkça yanlış ya da eksik biçimde temsil edilen psikoterapi; kimi zaman gizemli bir iyileşme vaadi, kimi zaman ise sıradan bir sohbet olarak algılanabiliyor. Bu bilgi kirliliği, terapiye dair gerçekçi beklentiler oluşturmayı zorlaştırırken, ruh sağlığı alanında güvenilir kaynak ihtiyacını da her geçen gün artırıyor.

Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Medikal Direktörü Prof. Dr. Kültegin Ögel yönetiminde, alanında uzman 21 ruh sağlığı profesyonelinin katkılarıyla hazırlanan "Psikoterapi: Kendini Tanıma Yolculuğu", psikoterapiye dair merak edilen tüm sorulara sade, anlaşılır ve bilimsel temelli yanıtlar sunuyor.

"Psikoterapi: Kendini Tanıma Yolculuğu" belirsizliği gidermek ve doğru bilgiyi güvenilir bir çerçevede sunmak amacıyla hazırlandı. Kitap, terapinin ne gizemli bir sihir ne de sıradan bir sohbet olduğunu; bilimsel temellere dayanan, yapılandırılmış ve etik sınırlar içinde yürütülen bir süreç olduğunu ortaya koyarken, dizilerde, sosyal medyada ve gündelik sohbetlerde yer alan yanlış temsilleri de ele alarak terapiye dair gerçekçi beklentiler oluşturmayı hedefliyor.

En çok sorulan sorulara net ve anlaşılır yanıtlar…

Alanında uzman psikologlar ve ruh sağlığı profesyonelleri tarafından kaleme alınan kitapta şu sorular bütüncül bir yaklaşımla ele alınıyor:
* Psikoterapi nedir, ne değildir?
* Kimler psikoterapisttir?
* Hangi terapi türleri vardır?
* Terapi sürecinde neler beklenmeli, neler beklenmemelidir?
Bunun yanı sıra; safsata terapiler, psikoterapinin etkili olduğu ve olmadığı durumlar, gizlilik ilkesi, psikolojik testlerin terapi sürecindeki yeri, aile, bağımlılık ve ilişkiler gibi başlıklar da kapsamlı biçimde inceleniyor.

Ruh sağlığı okuryazarlığını attırmayı hedefliyor

Toplumda ruh sağlığı okuryazarlığını artırmayı amaçlayan bu eser, psikoterapiyi tüm insani ve bilimsel yönleriyle görünür kılarak okuru kendi kendini tanıma yolculuğuna davet ediyor. Psikoterapi: Kendini Tanıma Yolculuğu, terapiye başlamayı düşünenler için yol gösterici bir kaynak; terapi sürecinde olanlar için yaşadıklarını anlamlandırmaya yardımcı bir rehber; ruh sağlığı alanına ilgi duyan herkes için güvenilir bir başvuru kitabı niteliği taşıyor.

Ölüm sebepleri arasında ilk 10’da yer alıyor!


 
Karaciğer hastalıkları dünya genelinde en sık görülen sağlık sorunları arasında yer almaya devam ediyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre, özellikle siroz ve kronik karaciğer hastalıkları her yıl yaklaşık 2 milyon kişinin ölümüne neden olurken, küresel ölüm sebepleri arasında ilk 10’da yer alıyor.
 

18.04.2026 17:21:00
MURAT ÇORBACI
Ölüm sebepleri arasında ilk 10’da yer alıyor!
Ölüm sebepleri arasında ilk 10’da yer alıyor!

Vücudumuzun adeta bir kimya laboratuvarı olan karaciğer; yaşamsal öneme sahip maddelerin üretimi, besinlerin enerjiye dönüştürülmesi ve toksinlerin vücuttan temizlenmesi gibi son derece önemli görevler üstleniyor. Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Yıldız, bu nedenle karaciğerin sorunsuz çalışmasının sağlıklı bir yaşam için kritik öneme sahip olduğuna dikkat çekerek, "Ancak bazı etkenler karaciğerde hücre ölümüne yol açabilmektedir. Üstelik karaciğerde oluşan hasar uzun yıllar belirti vermeden sessizce ilerleyebilmekte ve uzun vadede iltihaplanma, fibrozis ile karaciğer nakli gerektirebilen siroza neden olabilmektedir. Karaciğer sağlığını korumak için alınması gereken en önemli önlem ise sağlıklı bir kiloda  olmaktır" dedi. Prof. Dr. Hakan Yıldız, karaciğerde en sık hasar oluşturan 6 etkeni anlattı.

1. Hepatit B: Hepatit B, dünya genelinde en sık görülen viral hepatit olarak karşımıza çıkıyor. Çoğunlukla anneden bebeğe bulaşarak karaciğerde kronik inflamasyona, yani kronik karaciğer hastalığına yol açabiliyor. Bu inflamasyon yıllar içinde karaciğer hücrelerinin ölümüyle ve bunun sonucunda siroz ve/veya karaciğer kanseriyle sonuçlanabiliyor.

Nasıl önlem almalı? Hepatit B aşısı çoğunlukla bizi yaşam boyunca bu enfeksiyondan koruyor.

2. Obezite: Dünya genelinde en sık görülen karaciğer hastalığının 'karaciğer yağlanması' olduğu belirtiliyor. Çağımızın önemli sağlık sorunlarından biri olan obezite, karaciğerde özellikle 'metabolik işlevsizlikle ilişkili yağlı karaciğer' olarak adlandırılan hastalığa yol açabiliyor. Karaciğerde yağlanma uzun vadede ciddi hasarlar oluşturabiliyor ve karaciğer nakli gerektiren hastalarda en sık görülen nedeni oluşturuyor. Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Yıldız, son yıllarda obezite ve sağlıksız beslenme sebebiyle karaciğer yağlanmasının giderek arttığını vurgulayarak, "Araştırmalar, obezite sorunu  yaşayan kişilerin yaklaşık yüzde 80'inde karaciğerde yağ birikimi olduğunu göstermektedir" bilgisini verdi.

Nasıl önlem almalı? Sağlıklı beslenmek, günde 30 dakika hafif tempolu yürüyüş yapmak, ideal kiloya ulaşmak veya mevcut kilonun yüzde 8-10'unu vermek, günde 2-3 fincan filtre kahve tüketmek, karaciğer yağlanmasının hafiflemesine destek oluyor.

3. İlaçlar ve bitkisel ürünler: Zararsız gibi görünen bazı ağrı kesiciler ve bitkisel ürünler, bilinçsizce kullanıldığında karaciğerde ani iltihaplanma başlatabiliyor ve toksik hepatite neden olabiliyor. Bunun sonucunda halsizlik, sarılık ve ilerleyen dönemde karaciğer yetmezliği tablosu  gelişebiliyor. 

Nasıl önlem almalı? İlaçları ve bitkisel ürünleri 'masum' görmemek; doktor önerisi olmadan hiçbir ürünü kullanmamak, toksik hepatiti önlemenin en basit yolunu oluşturuyor.

4. Alkol tüketimi: Alkol, karaciğerde parçalanırken ortaya çıkan toksik ara ürünlerle hücreleri yıpratıyor. Bunun sonucunda zamanla yağlanma, iltihaplanma ve nihayetinde siroza uzanan sessiz bir hasar süreci başlıyor.
Nasıl önlem almalı? Alkolü terketmek karaciğer sağlığımız için çok önemli.

5. Genetik hastalıklar: Bazı karaciğer hastalıkları genetik nedenlerle ortaya çıkıyor. Genler normalde karaciğer hücrelerinde görev yapan enzimlerin, reseptörlerin (alıcıların) ve taşıyıcı proteinlerin üretimini sağlıyor. Bu genlerde bir bozukluk olduğunda karaciğer bazı görevlerini tam olarak yerine getiremiyor. Örneğin, safra üretimi ve kullanımı bozulabiliyor veya bakır ile demir gibi minerallerin dengesi etkilenebiliyor. Ayrıca, bazı zararlı maddelerin vücuttan atılması zorlaşabiliyor.
Nasıl önlem almalı? Bu tür hastalıklar erken dönemde fark edildiğinde çoğu zaman ilaç tedavisiyle kontrol altına alınabiliyor. Erken tanı için düzenli sağlık kontrolleri ve gerekli laboratuvar testlerinin yapılması büyük önem taşıyor.

6. Otoimmün hastalıklar: Karaciğer otoimmün hastalıkları  (otoimmün hepatit, primer biliyer kolanjit gibi) çoğunlukla genetik yatkınlığı olan kişilerde; enfeksiyonlar, ilaçlar ve karaciğerde inflamasyonun tetiklenmesi sonucu oluşuyor. 

Nasıl önlem almalı? Erken dönemde tanı konulduğunda otoimmün hastalıkların tedavi edilebildiğini belirten Prof. Dr. Hakan Yıldız, aile bireylerinde otoimmün karaciğer hastalığı bulunan kişilerin düzenli olarak takip edilmeleri gerektiğine vurgu yaptı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.