İmam Cafer 4 şeye dikkat çekiyor
İmam Cafer: “Bil ki, yarın Allah Azze ve Celle’nin huzurunda dört şeyle ilgili olarak sorguya çekileceksin
27.12.2025 00:10:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





İmam Cafer: "Bil ki, yarın Allah Azze ve Celle'nin huzurunda dört şeyle ilgili olarak sorguya çekileceksin:
Gençliğini nerede çürüttün?
Ömrünü nerede tükettin?
Malını nereden kazandın?
Ve malını nerede harcadın?
Buna hazırlan ve şimdiden bunlara ilişkin cevaplarını bul. Dünyalık olarak kaçırdığın şeylere üzülme.
Çünkü dünyanın azı, kalıcılığı uzun sürmez, çoğu da, musibetlere uğramasından emin olunmaz. Tedbirini al ve işine sıkıca sarıl. Yüzünün önündeki perdeyi kaldır. Rabbinin nimetlerine yönel. Vaden dolmadan ve seninle arzuların arasına girilmeden önce boş zamanlarında çalış."
İbn-i Ebu Ya'fur rivayet eder: "Ebu Abdullah (Câfer Sâdık Aleyhisselam)'ın şöyle dediğini duydum:
"Allah Azze ve Celle Musa (a.s.)'a şöyle seslenmiştir:
Ey Musa! Dünyaya zâlimler gibi onu ana baba edinen kimseler gibi meyletme, yaslanma.
Ey Musa! Eğer seni, kendine bıraksam, nefsinin kontrolünü sana bıraksam, o takdirde dünya sevgisi ve çekiciliği seni alt eder.
Ey Musa! Hayırda hayır ehli olanlarla rekabet et, hayra ulaşmak için onlarla yarış. Çünkü hayır, adı gibi iyidir.
Dünyada ihtiyacın olmayan şeyleri bırak. Dünya tutkunlarına ve nefislerine terk edilen kimselere bakma. Bil ki, her fitnenin başlangıcı dünya sevgisidir.
Hiç kimseye, malı çoktur diye gıpta etme. Çünkü malın çok olduğu yerde günah da çoktur, yerine getirilmesi gereken haklar açısından.
Allah'ın ondan hoşnut olduğunu bilmediğin sürece insanların hoşnut olduğu kimseye de gıpta etme. İnsanların itaat ettiği için bir kimseye de gıpta etme.
Çünkü insanların birine haksız yere itaat etmeleri ve tâbi olmaları hem tâbi olanlar, hem de tâbi olunanlar açısından helaktır."
Gıyas b. İbrahim rivayet eder: "Ebu Abdullah (Câfer Sâdık Aleyhisselam) buyurdu ki:
Ali (a.s.)'ın kitabında şöyle yazar: Dünya bir yılana benzer. Dokunduğun zaman yumuşacıktır fakat içinde ölümcül bir zehir vardır. Akıl sahibi olan yetişkin kimse bundan kaçar. Ama cahil çocuk ona sahip olmak ister."
Ebu Cemile rivayet eder: "Ebu Abdullah (Câfer Sâdık Aleyhisselam) buyurdu ki:
"Emir'ül-mü'minin (Ali b. Ebu Tâlib) bazı ashabına öğüt maksadıyla şunları yazmıştır:
Sana ve kendime, isyan edilmesi helal olmayan, kendisinden başkasına ümit bağlanılmayan ve O'nsuz olunmayan Allah'tan sakınmayı tavsiye ediyorum.
Çünkü Allah'tan sakınan kimse aziz olur, güçlü olur, tok olur, suya kanmış olur.
Aklı dünya ehlinden üstün kılınır, bedeni dünya ehliyle beraber olduğu halde, kalbi ve aklı ahiret için yorulur. Kalbinin ışığıyla gözünün dünya sevgisi nâmına gördüğü şeyi söndürür. Haramlarını iğrenç görür, şüphelilerinden uzak durur.
Allah'a and olsun ki, dünyanın çoğu helalinden de uzak durur, ancak bedenine güç verecek bir parça ekmek, ayıp yerlerini örtecek giysi alır. Onu da en kabasından ve katısından temin eder. Kaçınılmaz olarak edinmek durumunda olduğu şeylere de güven duymaz, onlara umut bağlamaz.
Güvenini ve ümidini varlıkların yaratıcısına yöneltir. Çalışır, çabalar, bedenini öyle yorar ki, kaburgaları görülür. Gözleri çukurlaşır, buna karşılık Allah onun bedenine bir kuvvet, aklına bir keskinlik verir.
Ahirette onun için saklanılan ödüller ise bundan daha fazladır. O halde, dünyayı elinin tersiyle it.
Çünkü dünya sevgisi insanı kör, sağır ve dilsiz eder, insanı, boyun eğen zelil bir varlık haline getirir.
Ömründen kalanı değerlendir. Sakın yarın veya yarından sonra yaparım, deme.
Çünkü senden öncekiler uzun hayallere, beklentilere bel bağladıkları ve her şeyi erteledikleri için helak oldular. Onlar bu şekilde her hayrı işlemeyi ertelerken Allah'ın emri çıkageldi. Hiç farkında bile değildiler.
Tabuta konulup dar ve karanlık kabirlerine teslim edildiler. Çocukları ve aileleri onları kendi hallerine bıraktılar.
Öyleyse, pişman olmuş bir kalple kendini Allah'a ada. Dünyayı elinin tersiyle itmek ve bu hususta kararlı olmak, yenilmek ve yüzüstü kalmak değildir. Allah bize ve sana kendisine itaat etmemiz hususunda yardım etsin. Allah bizi ve seni rızasına uygun hareket etme hususunda muvaffak kılsın."
Talha b. Zeyd rivayet eder: "Ebu Abdullah (Câfer Sâdık Aleyhisselam) buyurdu ki:
Dünya deniz suyu gibidir. Susuz olan kimse ondan içtikçe susuzluğu artar, (susadıkça da içer) sonunda ölür gider." (Prof. Dr. Haydar Baş İmam Cafer eserinden)
Gençliğini nerede çürüttün?
Ömrünü nerede tükettin?
Malını nereden kazandın?
Ve malını nerede harcadın?
Buna hazırlan ve şimdiden bunlara ilişkin cevaplarını bul. Dünyalık olarak kaçırdığın şeylere üzülme.
Çünkü dünyanın azı, kalıcılığı uzun sürmez, çoğu da, musibetlere uğramasından emin olunmaz. Tedbirini al ve işine sıkıca sarıl. Yüzünün önündeki perdeyi kaldır. Rabbinin nimetlerine yönel. Vaden dolmadan ve seninle arzuların arasına girilmeden önce boş zamanlarında çalış."
İbn-i Ebu Ya'fur rivayet eder: "Ebu Abdullah (Câfer Sâdık Aleyhisselam)'ın şöyle dediğini duydum:
"Allah Azze ve Celle Musa (a.s.)'a şöyle seslenmiştir:
Ey Musa! Dünyaya zâlimler gibi onu ana baba edinen kimseler gibi meyletme, yaslanma.
Ey Musa! Eğer seni, kendine bıraksam, nefsinin kontrolünü sana bıraksam, o takdirde dünya sevgisi ve çekiciliği seni alt eder.
Ey Musa! Hayırda hayır ehli olanlarla rekabet et, hayra ulaşmak için onlarla yarış. Çünkü hayır, adı gibi iyidir.
Dünyada ihtiyacın olmayan şeyleri bırak. Dünya tutkunlarına ve nefislerine terk edilen kimselere bakma. Bil ki, her fitnenin başlangıcı dünya sevgisidir.
Hiç kimseye, malı çoktur diye gıpta etme. Çünkü malın çok olduğu yerde günah da çoktur, yerine getirilmesi gereken haklar açısından.
Allah'ın ondan hoşnut olduğunu bilmediğin sürece insanların hoşnut olduğu kimseye de gıpta etme. İnsanların itaat ettiği için bir kimseye de gıpta etme.
Çünkü insanların birine haksız yere itaat etmeleri ve tâbi olmaları hem tâbi olanlar, hem de tâbi olunanlar açısından helaktır."
Gıyas b. İbrahim rivayet eder: "Ebu Abdullah (Câfer Sâdık Aleyhisselam) buyurdu ki:
Ali (a.s.)'ın kitabında şöyle yazar: Dünya bir yılana benzer. Dokunduğun zaman yumuşacıktır fakat içinde ölümcül bir zehir vardır. Akıl sahibi olan yetişkin kimse bundan kaçar. Ama cahil çocuk ona sahip olmak ister."
Ebu Cemile rivayet eder: "Ebu Abdullah (Câfer Sâdık Aleyhisselam) buyurdu ki:
"Emir'ül-mü'minin (Ali b. Ebu Tâlib) bazı ashabına öğüt maksadıyla şunları yazmıştır:
Sana ve kendime, isyan edilmesi helal olmayan, kendisinden başkasına ümit bağlanılmayan ve O'nsuz olunmayan Allah'tan sakınmayı tavsiye ediyorum.
Çünkü Allah'tan sakınan kimse aziz olur, güçlü olur, tok olur, suya kanmış olur.
Aklı dünya ehlinden üstün kılınır, bedeni dünya ehliyle beraber olduğu halde, kalbi ve aklı ahiret için yorulur. Kalbinin ışığıyla gözünün dünya sevgisi nâmına gördüğü şeyi söndürür. Haramlarını iğrenç görür, şüphelilerinden uzak durur.
Allah'a and olsun ki, dünyanın çoğu helalinden de uzak durur, ancak bedenine güç verecek bir parça ekmek, ayıp yerlerini örtecek giysi alır. Onu da en kabasından ve katısından temin eder. Kaçınılmaz olarak edinmek durumunda olduğu şeylere de güven duymaz, onlara umut bağlamaz.
Güvenini ve ümidini varlıkların yaratıcısına yöneltir. Çalışır, çabalar, bedenini öyle yorar ki, kaburgaları görülür. Gözleri çukurlaşır, buna karşılık Allah onun bedenine bir kuvvet, aklına bir keskinlik verir.
Ahirette onun için saklanılan ödüller ise bundan daha fazladır. O halde, dünyayı elinin tersiyle it.
Çünkü dünya sevgisi insanı kör, sağır ve dilsiz eder, insanı, boyun eğen zelil bir varlık haline getirir.
Ömründen kalanı değerlendir. Sakın yarın veya yarından sonra yaparım, deme.
Çünkü senden öncekiler uzun hayallere, beklentilere bel bağladıkları ve her şeyi erteledikleri için helak oldular. Onlar bu şekilde her hayrı işlemeyi ertelerken Allah'ın emri çıkageldi. Hiç farkında bile değildiler.
Tabuta konulup dar ve karanlık kabirlerine teslim edildiler. Çocukları ve aileleri onları kendi hallerine bıraktılar.
Öyleyse, pişman olmuş bir kalple kendini Allah'a ada. Dünyayı elinin tersiyle itmek ve bu hususta kararlı olmak, yenilmek ve yüzüstü kalmak değildir. Allah bize ve sana kendisine itaat etmemiz hususunda yardım etsin. Allah bizi ve seni rızasına uygun hareket etme hususunda muvaffak kılsın."
Talha b. Zeyd rivayet eder: "Ebu Abdullah (Câfer Sâdık Aleyhisselam) buyurdu ki:
Dünya deniz suyu gibidir. Susuz olan kimse ondan içtikçe susuzluğu artar, (susadıkça da içer) sonunda ölür gider." (Prof. Dr. Haydar Baş İmam Cafer eserinden)





















































































