logo
21 MAYIS 2026

İmam Cafer 4 şeye dikkat çekiyor

İmam Cafer: “Bil ki, yarın Allah Azze ve Celle’nin huzurunda dört şeyle ilgili olarak sorguya çekileceksin

27.12.2025 00:10:00
Haber Merkezi
İmam Cafer 4 şeye dikkat çekiyor
İmam Cafer 4 şeye dikkat çekiyor
İmam Cafer: "Bil ki, yarın Allah Azze ve Celle'nin huzurunda dört şeyle ilgili olarak sorguya çekileceksin:

Gençliğini nerede çürüttün?

Ömrünü nerede tükettin?

Malını nereden kazandın?

Ve malını nerede harcadın?

Buna hazırlan ve şimdiden bunlara ilişkin cevaplarını bul. Dünyalık olarak kaçırdığın şeylere üzülme.

Çünkü dünyanın azı, kalıcılığı uzun sürmez, çoğu da, musibetlere uğramasından emin olunmaz. Tedbirini al ve işine sıkıca sarıl. Yüzünün önündeki perdeyi kaldır. Rabbinin nimetlerine yönel. Vaden dolmadan ve seninle arzuların arasına girilmeden önce boş zamanlarında çalış." 

İbn-i Ebu Ya'fur rivayet eder: "Ebu Abdullah (Câfer Sâdık Aleyhisselam)'ın şöyle dediğini duydum:

"Allah Azze ve Celle Musa (a.s.)'a şöyle seslenmiştir:

Ey Musa! Dünyaya zâlimler gibi onu ana baba edinen kimseler gibi meyletme, yaslanma.

Ey Musa! Eğer seni, kendine bıraksam, nefsinin kontrolünü sana bıraksam, o takdirde dünya sevgisi ve çekiciliği seni alt eder.

Ey Musa! Hayırda hayır ehli olanlarla rekabet et, hayra ulaşmak için onlarla yarış. Çünkü hayır, adı gibi iyidir.

Dünyada ihtiyacın olmayan şeyleri bırak. Dünya tutkunlarına ve nefislerine terk edilen kimselere bakma. Bil ki, her fitnenin başlangıcı dünya sevgisidir.

Hiç kimseye, malı çoktur diye gıpta etme. Çünkü malın çok olduğu yerde günah da çoktur, yerine getirilmesi gereken haklar açısından.

Allah'ın ondan hoşnut olduğunu bilmediğin sürece insanların hoşnut olduğu kimseye de gıpta etme. İnsanların itaat ettiği için bir kimseye de gıpta etme.

Çünkü insanların birine haksız yere itaat etmeleri ve tâbi olmaları hem tâbi olanlar, hem de tâbi olunanlar açısından helaktır." 

Gıyas b. İbrahim rivayet eder: "Ebu Abdullah (Câfer Sâdık Aleyhisselam) buyurdu ki:

Ali (a.s.)'ın kitabında şöyle yazar: Dünya bir yılana benzer. Dokunduğun zaman yumuşacıktır fakat içinde ölümcül bir zehir vardır. Akıl sahibi olan yetişkin kimse bundan kaçar. Ama cahil çocuk ona sahip olmak ister." 

Ebu Cemile rivayet eder: "Ebu Abdullah (Câfer Sâdık Aleyhisselam) buyurdu ki:

"Emir'ül-mü'minin (Ali b. Ebu Tâlib) bazı ashabına öğüt maksadıyla şunları yazmıştır:

Sana ve kendime, isyan edilmesi helal olmayan, kendisinden başkasına ümit bağlanılmayan ve O'nsuz olunmayan Allah'tan sakınmayı tavsiye ediyorum.

Çünkü Allah'tan sakınan kimse aziz olur, güçlü olur, tok olur, suya kanmış olur.

Aklı dünya ehlinden üstün kılınır, bedeni dünya ehliyle beraber olduğu halde, kalbi ve aklı ahiret için yorulur. Kalbinin ışığıyla gözünün dünya sevgisi nâmına gördüğü şeyi söndürür. Haramlarını iğrenç görür, şüphelilerinden uzak durur.

Allah'a and olsun ki, dünyanın çoğu helalinden de uzak durur, ancak bedenine güç verecek bir parça ekmek, ayıp yerlerini örtecek giysi alır. Onu da en kabasından ve katısından temin eder. Kaçınılmaz olarak edinmek durumunda olduğu şeylere de güven duymaz, onlara umut bağlamaz.

Güvenini ve ümidini varlıkların yaratıcısına yöneltir. Çalışır, çabalar, bedenini öyle yorar ki, kaburgaları görülür. Gözleri çukurlaşır, buna karşılık Allah onun bedenine bir kuvvet, aklına bir keskinlik verir.

Ahirette onun için saklanılan ödüller ise bundan daha fazladır. O halde, dünyayı elinin tersiyle it.

Çünkü dünya sevgisi insanı kör, sağır ve dilsiz eder, insanı, boyun eğen zelil bir varlık haline getirir.

Ömründen kalanı değerlendir. Sakın yarın veya yarından sonra yaparım, deme.

Çünkü senden öncekiler uzun hayallere, beklentilere bel bağladıkları ve her şeyi erteledikleri için helak oldular. Onlar bu şekilde her hayrı işlemeyi ertelerken Allah'ın emri çıkageldi. Hiç farkında bile değildiler.

Tabuta konulup dar ve karanlık kabirlerine teslim edildiler. Çocukları ve aileleri onları kendi hallerine bıraktılar.

Öyleyse, pişman olmuş bir kalple kendini Allah'a ada. Dünyayı elinin tersiyle itmek ve bu hususta kararlı olmak, yenilmek ve yüzüstü kalmak değildir. Allah bize ve sana kendisine itaat etmemiz hususunda yardım etsin. Allah bizi ve seni rızasına uygun hareket etme hususunda muvaffak kılsın."

Talha b. Zeyd rivayet eder: "Ebu Abdullah (Câfer Sâdık Aleyhisselam) buyurdu ki:

Dünya deniz suyu gibidir. Susuz olan kimse ondan içtikçe susuzluğu artar, (susadıkça da içer) sonunda ölür gider."  (Prof. Dr. Haydar Baş İmam Cafer eserinden)

Çerkes sürgününün üzerinden 162 yıl geçmesine rağmen acıları unutulmuyor

Çarlık Rusyası'nın, stratejik açıdan önemli gördüğü Kafkaslar'dan Çerkes halkını sürgün etmesinin üzerinden 162 yıl geçti

21.05.2026 12:25:00
AA
Çerkes sürgününün üzerinden 162 yıl geçmesine rağmen acıları unutulmuyor
Çerkes sürgününün üzerinden 162 yıl geçmesine rağmen acıları unutulmuyor
Rusya'nın Karadeniz sahiline inme politikasının gereği olarak Kuzey Kafkasya'yı ele geçirme amacıyla 1556'da başlattığı Kafkas-Rus Çarlığı Savaşı, 308 yıl sürdü.

Çerkesleri yok ederek Kafkas Dağları'nın iç kesimlerine ilerleyen Ruslar, teslim olan Çerkesleri ya Çarlık ordusuna katılmaya ya da göç etmeye zorladı.

Çerkes toplulukları, 21 Mayıs 1864'ten itibaren başta Osmanlı İmparatorluğu olmak üzere, dünyanın çeşitli bölgelerine sürgüne mecbur kaldı.

Resmi olmayan rakamlara göre 1,5 milyona yakın Çerkes bir ay içinde sürgün edildi. Yol şartları, salgın hastalıklar ve açlık gibi nedenlerden ötürü yaklaşık 500 bin Çerkes hayatını kaybetti.

Sürgüne tabi tutulanlar Anapa, Novorossiysk, Gelincik, Soçi ile Adler gibi Karadeniz limanlarından gemilere bindirilerek gönderildi.

Çerkeslerin birçoğu Anadolu'da Ordu, Samsun, Tokat, Amasya, Sinop, Yozgat, Düzce, Adapazarı ve Kocaeli'de iskan edildi, bir kısmı ise Suriye ve Filistin başta olmak üzere Orta Doğu'ya yerleştirildi. Sürgün edilen Çerkesler zamanla yerli halka karıştı.

Osmanlı İmparatorluğu'na sürgün edilemeyen Çerkesler ise Orta Laba ve Orta Kuban nehirleri bölgesindeki Rus Kazak köylerine yerleştirildi.

Rus Çarlığı'nın çok önceden planladığı "Çerkes halkını öz vatanlarından sürgün etme operasyonu", adım adım gerçekleştirilen bir eylem olarak değerlendiriliyor.

Osmanlı topraklarına bile ulaşamadan binlerce kişinin öldüğü bu sürgün, "tarihin en acı olaylarından biri" olarak nitelendiriliyor.

İnsanlık tarihine kara leke olarak geçen Çerkes sürgünü, her yıl Türkiye'de yaşayan Çerkesler tarafından gözyaşı ve hüzünle anılıyor.

Türkiye'deki Çerkesler, sürgünü anmak için çeşitli etkinlikler düzenliyor. Deniz kenarında "Nart ateşi" yakıp çevresinde "mezar taşı nöbeti" tutulan anma törenleri, "Sürgün Andı"nın okunmasıyla sona eriyor.

Sakarya'da silahlı kavga: 2 ölü

Sakarya'da çıkan silahlı kavgada 2 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi yaralandı. Jandarma ekipleri, olayla ilgili L.M. A.Y. ve E.Ş'yi gözaltına aldı 

 

21.05.2026 10:50:00
Anadolu Ajansı
Sakarya'da silahlı kavga: 2 ölü
Sakarya'da silahlı kavga: 2 ölü

Sakarya'nın Hendek ilçesinde çıkan silahlı kavgada 2 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi yaralandı.

Hicriye Mahallesi'ndeki otelin eğlence merkezinde gece saatlerinde, işletme sahipleri Cavit Yılmaz (62) ve A.Y. (52) ile müşteriler L.M. (52), M.S. (55), Ufuk Sezer (26) ve E.Ş. (34) arasında tartışma çıktı.

Tartışmanın büyümesi üzerine taraflar silahla birbirine ateş etti.

Olayda Cavit Yılmaz, Ufuk Sezer ile M.S. yaralandı.

İhbar üzerine bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.

Sağlık görevlilerince ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırılan yaralılardan Yılmaz ve Sezer, hayatını kaybetti. M.S'nin sağlık durumunun ise ciddiyetini koruduğu öğrenildi.

Jandarma ekipleri, olayla ilgili L.M. A.Y. ve E.Ş'yi gözaltına aldı. 

Ünlülere yönelik yeni uyuşturucu operasyonu

Ünlülere yönelik uyuşturucu soruşturmasında 25 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. 16 kişi şu ana kadar gözaltına alındı. Gözaltına alınan isimler arasında Mabel Matiz, Feyza Civelek, Onur Tuna ve Berkay Şahin de var

21.05.2026 10:42:00
Anadolu Ajansı
Ünlülere yönelik yeni uyuşturucu operasyonu
Ünlülere yönelik yeni uyuşturucu operasyonu

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca, uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştıran, yer temin eden ve kullananlara yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınanların sayısı 16'ya yükseldi.

Başsavcılıktan yapılan açıklamada, toplum sağlığını ve güvenliğini tehdit eden uyuşturucuyla mücadele kapsamında Başsavcılığın yürüttüğü soruşturmalarda kolluk güçlerince yakın zamanda gerçekleştirilen ve kamuoyuna da yansıyan operasyonlarla bir yandan yurt dışından ülkeye deniz yoluyla sokulmak istenen yüksek miktardaki kokainin karaya inmeden ele geçirildiği, diğer yandan uyuşturucu madde imalat yerlerinin tespit edilerek İstanbul'un farklı ilçelerinde birçok uyuşturucu madde satıcısının tutuklandığı, ele geçirilen uyuşturucu maddeye ve suç teşkil eden diğer eşyaya el konulduğu belirtildi.

Uyuşturucu madde ticaretini ve imalatını yapan şüphelilere yönelik olduğu gibi uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştıran, yer temin eden ve kullanan kişilere yönelik başka bir soruşturma yürütüldüğü kaydedilen açıklamada, elde edilen deliller çerçevesinde İstanbul İl Jandarma Komutanlığına 25 zanlı hakkında gözaltı, arama, biyolojik inceleme yaptırılması ve ifade alınmasına yönelik talimat verildiği bildirildi.

Açıklamada, bu kapsamda İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince, İstanbul'un Beşiktaş, Sarıyer, Beyoğlu, Kağıthane ve Üsküdar ilçelerinde 24 farklı adres ile Muğla'da bir adrese yönelik operasyon düzenlendiği duyuruldu.

Operasyonda Mabel Matiz (Fatih Karaca), Feyza Civelek, Volkan Bahçekapılı, Onur Tuna, Osman Haktan Canevi, Aslıhan Turanlı, Kübra İmren Siyahdemir, Mehmet Rahşan, Cansu Tekin, Özgür Deniz Cellat, Tarık Tunca Bakır, Aycan Yağcı, Tuğçe Postoğlu, Eda Dora, Berkay Şahin ve Hanzade Gürkanlar'ın "kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak" ve "uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma" suçlarından gözaltına alındığı kaydedildi.

Adreslerde yapılan aramalarda ise 3 turuncu kapsül içerisinde sarılı vaziyete esrar olduğu değerlendirilen madde, 8 extacy olduğu değerlendirilen renkli haplar, içerisinde likit esrar olduğu değerlendirilen 2 elektronik sigara, üzerinde superior blend 99 ibareli içerisinde kenevir madde olduğu değerlendirilen 3 renkli şekerleme, yeşil renk kap içerisinde metamfetamin olduğu değerlendirilen daralı ağırlığı 15 gram olan beyaz renk madde, hassas terazi, bir boş şırınga ve 20 içi boş kilit poşet ele geçirildiği belirtildi.
 

AFAD Başkanı Pehlivan: "Taşkın tedbiri kapsamında 464 hanede tahliye yapıldı"

Tokat'ta taşkın riskine karşı yürütülen çalışmalar kapsamında kente gelen AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan, yıkımı gerçekleştirilen ÇEDAŞ Köprüsü bölgesinde incelemelerde bulundu

21.05.2026 09:30:00
İHA
AFAD Başkanı Pehlivan: "Taşkın tedbiri kapsamında 464 hanede tahliye yapıldı"
AFAD Başkanı Pehlivan: "Taşkın tedbiri kapsamında 464 hanede tahliye yapıldı"
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanı (AFAD) Ali Hamza Pehlivan, Yeşilırmak'taki su seviyesinin yükselmesi ve Almus Barajı'ndan gelebilecek suyun oluşturabileceği taşkın riskine karşı alınan tedbirleri değerlendirmek üzere kente geldi. İlk olarak taşkın tedbiri kapsamında yıkımı tamamlanan ÇEDAŞ köprüsüne gelen Pehlivan'a Tokat Belediye Başkanı Yazıcıoğlu tarafından bölgede yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verildi.


"Bugün itibariyle 454 hanede tahliye çalışması yapıldı"



İncelemelerin ardından açıklamalarda bulunan AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan, kent genelinde risk azaltmaya yönelik kapsamlı çalışmalar yürütüldüğünü belirterek, "DSİ ekipleri tarafından taşkın korumaya yönelik tahkimatlar yapıldı. Çok şükür bu ana kadar herhangi bir can kaybımız olmadı. Yaralanmamız olmadı. Risk azaltmanın bir boyutu da tahliyeler. Bugün itibariyle 464 hanede tahliye çalışması yapıldı. Yaklaşık 850 vatandaşımız kamu misafirhanelerinde misafir edildi" dedi.
Hayvan tahliyelerine de önem verildiğini ifade eden Pehlivan, "10 bin 333 büyükbaş hayvan, yaklaşık 3 bin 500 küçükbaş hayvan ve 2 bin 500 civarında arı kovanının tahliyesi gerçekleştirildi" diye konuştu.


"250 ihbarın 206'sı su baskını"



112 Acil Çağrı Merkezi'ne yaklaşık 250 ihbar ulaştığını belirten Pehlivan, bunların 206'sının su baskını yaşanan evlerle ilgili olduğunu kaydederek, tüm ihbarlara ekipler tarafından müdahale edildiğini söyledi. Su baskını yaşanan evlerde AFAD, belediye ve valilik koordinasyonunda tahliyeler yapıldığını aktaran Pehlivan, 42 iş yerinde de tahkimat ve tahliye çalışması gerçekleştirildiğini ifade etti.


"Su seviyesinin artmasına karşı her türlü önlemi aldık"



Kentte muhtemel taşkın riskine karşı birçok noktada koruma çalışmalarının sürdüğünü dile getiren Pehlivan, "Almus Barajı'nın dolusavaktan gelmesi muhtemel, beklenenden fazla su seviyesinin artması riskine karşı her türlü önlem alındı. Bugün itibariyle bu önlemler sayesinde çok şükür herhangi bir kaybımız yok" ifadelerini kullandı.

Hatay'da heyelan nedeniyle müstakil ev çöktü: 1 ölü, 2 yaralı

Hatay'da aşırı yağış sonrası yaşanan heyelanla birlikte müstakil ev çöktü, 3 kişi kurtarıldı. Hastaneye kaldırılan 3 kişiden 1'inin hayatını kaybettiği belirlendi

21.05.2026 08:30:00
İHA
Hatay'da heyelan nedeniyle müstakil ev çöktü: 1 ölü, 2 yaralı
Hatay'da heyelan nedeniyle müstakil ev çöktü: 1 ölü, 2 yaralı
Meteorolojinin şiddetli yağış uyarısında bulunduğu Hatay'da geçtiğimiz gün akşam saatlerinden itibaren şiddetli yağış etkili oldu.

Yaşanan yağışla caddeler göle dönerken, sel meydana geldi. Antakya ilçesi Hacı Ömer Alpagot Mahallesi'nde yağışla birlikte heyelan yaşandı.



Heyelan dağ yamacında bulunan bir müstakil evin çökmesine neden oldu. İhbar üzerine bölgeye sağlık, AFAD ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Ekiplerin çalışmalarıyla kurtarılan 3 kişi hastanede tedavi altına alındı. Hastaneye kaldırılan 3 kişiden birinin hayatını kaybettiği belirlendi.

Ekiplerin bölgedeki arama çalışmaları sürüyor.

Malatya'da depremden etkilenen 81 kişi taburcu edildi

Malatya'nın Battalgazi ilçesinde meydana gelen 5,6 büyüklüğündeki depremden etkilenerek hastaneye başvuran 85 kişiden 81'i taburcu edildi

21.05.2026 06:30:00
AA
Malatya'da depremden etkilenen 81 kişi taburcu edildi
Malatya'da depremden etkilenen 81 kişi taburcu edildi

Malatya Valiliğinden yapılan açıklamada, depremden sonra başlatılan saha tarama ve hasar tespit çalışmalarının sürdüğü belirtildi.

Kentteki koordinasyon çalışmalarının devam ettiği bildirilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"112 Acil Çağrı Merkezi'ne toplamda 137 çağrı gelmiştir. Acil Çağrı Merkezi'ne 73 hasar tespit, 64 bilgi danışma talebi gelmiştir. İlimiz genelinde 3 ahırda kısmi çökme, 1 konutta kısmi hasar ve 1 istinat duvarında çökme olmuştur. Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ekiplerince 18 ekip, 18 araç ve 36 personelle ön hasar tespit çalışmaları devam etmektedir. Karayolları 82. Şube Şefliğince alınan bilgi doğrultusunda Pütürge il yolu Kubbe Dağı mevkisinde yamaçtan deprem etkisi ile kopan kaya parçaları temizlenmektedir."

Depremde can kaybı yaşanmadığı belirtilen açıklamada, şu bilgiler aktarıldı:

"85 vatandaşımız hastanelere başvurmuş, bunlardan 70'i korku ve panikten, 15'i hafif derecede yaralı olup, 81 vatandaşımızın tedavisi tamamlanmış ve taburcu edilmiştir, 4 vatandaş gözlem altındadır. Deprem sebebiyle iletişim ve enerji hatlarında herhangi bir olumsuz durum bulunmamaktadır. Deprem sonrası Gündüzbey Kaptajı'nda bulanıklık meydana gelmiş, Belediye, MASKİ, Halk Sağlığı Toplum Birimi ekipleri tarafından gerekli inceleme, su analiz çalışmaları devam etmektedir. Tüm afet grupları TAMP kapsamında koordinasyon merkezimizde aktif görevlerine devam etmektedir. AFAD 2 araç, 10 personelle, itfaiye merkez ve kırsal olmak üzere 18 araç, 41 personelle saha taraması devam etmektedir. Sivil toplum kuruluşları, 16 araç ve 120 personelle teyakkuzda beklemektedir." 

Huzurevinde çıkan yangın kontrol altına alındı

Düzce'de Kızılay Huzurevinde asansörden kaynaklı çıkan yangın kontrol altına alındı. Kaynaşlı Kaymakamı Kemal Sefa Gökmenoğlu, "Çok şükür bir problem yaşanmadı. Yaşlılarımızın tahliyesini yaptık. Bir kısmı ilçe devlet hastanemize bir kısmı ise Karayolları misafirhanesine gönderildi" ifadelerini kullandı

21.05.2026 06:00:00
İHA
Huzurevinde çıkan yangın kontrol altına alındı
Huzurevinde çıkan yangın kontrol altına alındı
Yangın, gece saatlerinde Kaynaşlı'da bulunan Kızılay Akçakoca Huzurevi'nde meydana geldi. Alınan bilgilere göre asansör akülerinin bulunduğu bölgede belirlenemeyen sebeple yangın çıktı. Dumanların sardığı binayı fark eden personeller durumu itfaiye ekiplerine bildirdi.








Düzce Belediyesi'nden 6, Kaynaşlı Belediyesi'nden ise 2 itfaiye aracı kısa süre içerisinde bölgeye sevk edildi. Olay yerine ulaşan ekipler 25'i yatalak 54 huzurevi Sakinini bulunduğu yerden çıkararak bina dışına tahliye etti.









Kaynaşlı Kaymakamı Kemal Sefa Gökmenoğlu, Kaynaşlı Belediye Başkanı Efdal Altundal, Kızılay Batı Karadeniz Afet Depo Müdürü İsmail Hakkı Duru ve ilgili kurum amirleri bölgeye gelerek yangın hakkında bilgiler alırken, tahliye edilen vatandaşlarla da bir araya geldi.
 







"Çok şükür bir problem yaşanmadı"

Yangın ile ilgili bilgilendirmelerde bulunan Kaynaşlı Kaymakamı Kemal Sefa Gökmenoğlu, "Bu gece 01.00 sıralarında 112 Acil Çağrı Merkezimize düşen ihbar ile Düzce Belediyesi'nden 6 itfaiye aracı, Kaynaşlı Belediyesi'nden 2 itfaiye aracı yangına müdahale etmiş olup, çok şükür ki yaşlılarımızla ilgili bir problem yaşanmamıştır. Kaynaşlı Kızılay Huzurevinde hali hazırda 59 misafirimiz var. 5'i izinde olup 54 yaşlımız ilçe devlet hastanemiz, karayollarına ait kamu misafirhanesinde bu gece misafir kalacaklardır. Geçmiş olsun diyoruz. İtfaiye ekiplerinin aktardığı kadarıyla yangının çıkış nedeni asansörden kaynaklı olduğunu ifade etmekteler. Yaşlılarımız tahliyesi noktasında emniyetimiz, jandarmamız, Kaynaşlı Belediye personelimiz, sağlık teşkilatımız ve Kızılay personelimiz birlikte yardımcı oldular" dedi.
 
 







Tahliye edilen 54 kişiden 25'i Kaynaşlı Devlet Hastanesi'ne gönderilirken kalan yaşlılar ise Karayolları Misafirhanesi gönderildi. Huzur evinde yangın kontrol altına alınırken, dumanın tahliye çalışmalarına başlandı.

 







Konu ile ilgili ise inceleme başlatıldı.






Ersoy hakkında iddianame hazırlandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, tutuklu gazeteci Mehmet Akif Ersoy ve 7 şüpheli hakkındaki soruşturmayı tamamladı. Hazırlanan iddianamede, Ersoy hakkında "nitelikli cinsel saldırı" ve "örgüt kurma" suçlarından 65 yıla kadar hapis cezası talep edildi

20.05.2026 19:20:00
Haber Merkezi
Ersoy hakkında iddianame hazırlandı
Ersoy hakkında iddianame hazırlandı
İstanbul'da yürütülen uyuşturucu ve organize suç soruşturması kapsamında geçtiğimiz aylarda tutuklanan eski Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy ve beraberindeki 7 şüpheli hakkındaki yargılama süreci başlıyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tamamlanan kapsamlı iddianame, incelenmek üzere İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi.

65 yıla kadar hapis istemi

Savcılık tarafından hazırlanan sevk yazısında, Mehmet Akif Ersoy'un organize bir suç yapısı içinde faaliyet gösterdiği iddia ediliyor. Ersoy hakkında hazırlanan dosyada şu suçlamalar öne çıkıyor:

• 11 kez nitelikli cinsel saldırı,

• Suç örgütü kurma ve yönetme,

• Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama,

• Uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma.

Toplanan deliller ve gizli tanık beyanları doğrultusunda savcılık, ünlü gazeteci için toplamda 65 yıl 3 aya kadar hapis cezası verilmesini talep etti.

"Uyuşturucu ile cinsel ilişkiye zorlama" iddiası

Dosyadaki iddialara göre şüphelilerin, mağdur kadınlara uyuşturucu madde temin ederek onları cinsel ilişkiye zorladıkları ve bu süreçler üzerinden maddi ya da sektörel güç elde ettikleri öne sürülüyor. İddianamede Ersoy ile birlikte hareket ettiği savunulan Ahmet Göçmez, Mustafa Manaz, Nurullah Mahmut Dündar, Taner Çağlı, Tolga Aykut ve Ufuk Tetik de şüpheli sıfatıyla yer alıyor.

Mehmet Akif Ersoy ise hakimlik sorgusunda ve savcılık ifadesinde tüm bu iddiaları kesin bir dille reddetti. Suçlamaların asılsız olduğunu belirten Ersoy, herhangi bir suç örgütüyle veya iddia edilen eylemlerle bağının bulunmadığını savundu. Mahkemenin iddianameyi kabul etmesinin ardından önümüzdeki günlerde duruşma gününün netleşmesi bekleniyor.

AKP milletvekilinin damadı gözaltına alındı

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, açığa alınan eski SGK Antalya İl Müdürü Mehmet Tanrıöver ve beraberindeki şüpheliler gözaltına alındı. Olayın arka planında, yabancı uyruklu bir iş insanının 100 milyon TL'lik borcuna karşılık 200 bin euro rüşvet istendiği iddiaları yer alıyor

20.05.2026 16:10:00
Haber Merkezi
AKP milletvekilinin damadı gözaltına alındı
AKP milletvekilinin damadı gözaltına alındı
Antalya Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) İl Müdürlüğü bünyesinde patlak veren rüşvet iddiaları adli operasyona dönüştü. Yabancı uyruklu bir iş insanından borç silme karşılığında rüşvet istendiği iddiaları üzerine başlatılan soruşturmada, bir süre önce açığa alınan eski İl Müdürü Mehmet Tanrıöver ve özel kalem personeli R.B. gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında Mehmet Tanrıöver'in avukat oğlu ve aynı zamanda AK Parti Gaziantep Milletvekili Ali Şahin'in damadı olan Mehmet Rıdvan Tanrıöver'in de ifadesine başvurulmak üzere gözaltına alındığı bildirildi.

100 milyon TL'lik borç için 200 bin euro iddiası

Antalya yerel basınında geniş yankı uyandıran olay, kentte faaliyet gösteren yabancı uyruklu bir iş insanının resmi şikayetiyle gün yüzüne çıktı.

İddialara göre, SGK'ya yaklaşık 100 milyon TL icra ve vergi borcu bulunan iş insanına, bu borcun sistemden silinmesi veya usulsüz şekilde çözülmesi karşılığında 200 bin euro rüşvet teklif edildi. İş insanının rüşvet talebini reddederek durumu adli makamlara ve SGK Genel Müdürlüğü'ne bildirmesi üzerine yasal süreç başlatıldı.

Müfettiş raporu sonrası operasyon başladı

Olayın ihbar edilmesinin ardından Ankara'dan Antalya'ya gönderilen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişleri, kurumda haftalar süren geriye dönük evrak ve ihale incelemesi gerçekleştirdi. Bu süreçte İl Müdürü Mehmet Tanrıöver tedbiren görevden uzaklaştırılarak açığa alındı.

Müfettişlerin hazırladığı raporda usulsüzlük iddialarına dair somut bulgulara yer verilmesiyle birlikte Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı operasyon talimatı verdi. Jandarma ekiplerince sabah saatlerinde düzenlenen eş zamanlı baskınlarla eski müdür Mehmet Tanrıöver ve özel kalem çalışanı R.B. yakalanarak emniyete götürüldü.

Damat Tanrıöver: 'Rüşvet girişimi doğru ama babamın bağı yok'

Operasyon öncesinde konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Mehmet Tanrıöver'in oğlu ve Milletvekili Ali Şahin'in damadı avukat Mehmet Rıdvan Tanrıöver, söz konusu iş insanından rüşvet istenmesi olayını doğrulamıştı. Ancak Tanrıöver, rüşvet talebinin babasıyla bir ilgisi olmadığını, bizzat babasının durumun tespiti için müfettiş talep ettiğini öne sürerek olayın arkasında siyasi bir komplo olduğunu iddia etmişti.

Gözaltına alınan şüphelilerin Antalya İl Jandarma Komutanlığı ve emniyetteki ifade işlemleri devam ederken, soruşturmanın kapsamının genişleyebileceği belirtiliyor.

İstanbul'dan Muş'taki hastaya 5G ile böbrek taşı ameliyatı

5G teknolojisiyle, Muş Devlet Hastanesi'ndeki tedavi gören bir hastanın ameliyatı, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'ndeki doktorlar tarafından başarıyla gerçekleştirildi

20.05.2026 15:30:00
İhlas Haber Ajansı
İstanbul'dan Muş'taki hastaya 5G ile böbrek taşı ameliyatı
İstanbul'dan Muş'taki hastaya 5G ile böbrek taşı ameliyatı
5G teknolojisi ve yerli-milli cihaz desteğiyle, Muş Devlet Hastanesi'ndeki bir hastanın ameliyatı İstanbul'daki doktorlar tarafından uzaktan başarıyla gerçekleştirildi. Türkiye'de yerli ve milli imkânlarla üretilen bir cihazla yapılan uzaktan operasyon, 5G teknolojisinin sağlık hizmetlerine erişimde sağladığı fırsat eşitliğini ortaya koydu.

Hayatı kolaylaştıran 5G teknolojisinin tıpta; uzaktan teşhis, görüntüleme, operasyon hasta takibi ve eğitim süreçlerinde yeni kullanım alanlarının önünü açtığına işaret eden İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, uzaktan ameliyatla ilgili olarak, "Sağlık teknolojileri ve telecerrahi uygulamaları, kendilerini insanlığın hayatını kolaylaştırmaya adamış uzman hekimlerimizin elinde ülkemiz için önemli bir bilimsel adımdır" dedi.

5G ile mesafelerin engel olmaktan çıktığının altını çizen Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç ise "5G'nin sunduğu ultra düşük gecikme süreleri ve yüksek veri iletme kapasitesi, eğitimden sağlığa, sanayiden ulaşıma kadar yaşamın her alanında köklü bir dönüşümü de beraberinde getiriyor. Yaklaşık bin 500 kilometre mesafeden gerçekleştirilen bu operasyon da bu kapasitenin çok çarpıcı bir örneği. Turkcell olarak bu sürece liderlik etmenin gururunu yaşıyoruz" diye konuştu.

Yapılan açıklamaya göre; Turkcell gücünde 5G'nin mesafeleri ortadan kaldıran kapasitesi ve sağlık alanına vadettiği dönüşüm, İstanbul ile Muş arasında gerçekleştirilen bir uzaktan ameliyatla ortaya konuldu. Muş Devlet Hastanesi'nde tedavi gören bir hastanın böbrek taşı kırma operasyonu, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'ndeki deneyimli doktor ekibi tarafından başarıyla gerçekleştirildi. Operasyon, 5G teknolojisinin sağlık hizmetlerine erişimde sağladığı fırsat eşitliğini de ortaya koydu.

Operasyonda, İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi'nden Prof. Dr. Tzevat Tefik ile Muş Devlet Hastanesi'nden Op. Dr. Rıfat Burak Ergül görev aldı. Her iki hastanede mevcut olan Turkcell 5G altyapısı, yüksek veri aktarım kapasitesi ve ultra düşük gecikmeyle uzaktan ameliyata imkan verdi. Toplantıda; yaklaşık 4 saat süren ve hastaya herhangi cerrahi müdahale olmadan damar yoluyla yapılan operasyonun, aynı zamanda, böbrek taşı tedavisinde RIRS (Retrograd İntrarenal Cerrahi) ile yapılan dünyanın ilk uzaktan ameliyatı olduğu belirtildi.

5G teknolojisinin; tıp sektöründe uzaktan teşhis, takip, görüntüleme, eğitim ve operasyon gibi süreçlerde yeni kullanım alanlarının önünü açtığına işaret eden İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, "5G destekli bu operasyon, İstanbul Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı'nın robot yardımlı Retrograd İntrarenal Cerrahi ve ileri endoüroloji alanındaki deneyiminin farklı merkezlere başarıyla aktarılabileceğini göstermesi açısından son derece önemli. Sağlık teknolojileri ve telecerrahi uygulamaları, kendilerini insanlığın hayatını kolaylaştırmaya adamış uzman hekimlerimizin elinde ülkemiz için önemli bir bilimsel adımdır" dedi.

"Turkcell 5G, mesafeleri engel olmaktan çıkarıyor"

Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, 1 Nisan itibarıyla tüm Türkiye'de kullanıma açılan 5G teknolojisinin eğitimden sağlığa, sanayiden ulaşıma kadar yaşamın her alanında köklü bir dönüşümü tetiklediğini belirterek şunları söyledi: "Turkcell olarak 5G'yi Türkiye'nin dijital geleceği için stratejik bir eşik olarak görüyoruz. Bu teknoloji; çok yüksek hız, ultra düşük gecikme ve güçlü veri taşıma kapasitesiyle hayatın her alanında yeni bir dönemin kapılarını açıyor. İstanbul-Muş arasında yaklaşık bin 500 kilometre mesafeden başarıyla gerçekleştirilen bu operasyon, Turkcell 5G'nin mesafeleri engel olmaktan çıkaran kapasitesinin çok çarpıcı bir örneği. Bu kapsamda yakın gelecekte eğitimden sağlığa, sanayiden ulaşıma kadar birçok alanda 5G'nin dönüştürücü etkisini daha da fazla göreceğiz. Turkcell olarak sahip olduğumuz altyapı ve en geniş frekans bandıyla, bu köklü değişime liderlik etmenin haklı gururunu yaşıyoruz. Bu vesileyle sayın rektörümüze, kıymetli hocalarımıza, tüm paydaşlarımıza ve çalışma arkadaşlarıma teşekkürlerimi sunuyorum."

"Hastamızı, aynı ameliyathanede gibi takip edebildik"

İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tzevat Tefik de operasyonla ilgili bilgi verdi. Tefik, "Turkcell'in 5G altyapısı ve ELMED'in yerli üretim İbn-i Sina robotu aracılığıyla, Muş'taki hastamızı İstanbul'dan, tıpkı aynı ameliyathanede gibi takip edebildik. Sistemin sağladığı ultra düşük gecikme süresi sayesinde cerrahi sezgimizden hiçbir şey kaybetmeden işlemi tamamladık. Bu çalışma, telecerrahinin yalnızca bir teknoloji demonstrasyonu olmadığını; doğru altyapı, deneyimli ekip ve multidisipliner iş birliğiyle, klinik pratikte güvenle uygulanabilir bir model olduğunu somut biçimde ortaya koydu. Türkiye'de bir ilk olmasının ötesinde, RIRS yöntemiyle gerçekleştirilen dünyanın ilk uzaktan böbrek taşı ameliyatı olması bu başarıyı küresel ölçekte de anlamlı kılıyor. Uluslararası akademik iş birlikleri çerçevesinde robot yardımlı retrodrad intrarenal telecerrahiyi, küresel ölçekte yaygınlaştırmayı ve Türkiye'yi bu alanda uluslararası bir referans merkezi konumuna taşımayı hedefliyoruz" dedi.

Yerli ve milli teknolojiyle uzaktan ameliyat

Türkiye'de yerli ve milli teknolojiyle üretilen bir cihazla yapılan böbrek taşı kırma operasyonunda, ELMED firması tarafından geliştirilen İbn-i Sina adlı cihaz kullanıldı. 1991 yılında Ankara OSTİM'de kurulan ELMED, Türkiye'nin yüksek teknolojili tıbbi cihaz üreticilerinden biri konumunda. Şirket, böbrek taşı kırma cihazını 1992'de üretti. 1994 yılında da ilk ihracatı yapıldı. İlk Türk malı ESWL cihazını 1996 yılında AUA (Amerikan Üroloji Derneği) Kongresi'nde dünyanın farklı ülkelerinden üroloji uzmanlarına tanıtan şirket, üroloji alanında bilinen bir marka olarak 60'tan fazla ülkeye ihracat gerçekleştirdi. ELMED 2012 yılında Tübitak projesi ile böbrek taşlarının lazerle kırılarak tedavisinde fURS (flexible ureterorenoskopi) ile kullanılmak üzere Avicenna Roboflex adı verilen İbn-i Sina robotun ilk protipini üretti. Patent alınan bu robot, Avrupa CE işaretine sahip ve ABD'den de FDA onayını aldı. Halen, ABD, Birleşik Krallık, Almanya, Polonya, Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar'da bu robot kullanılıyor. ELMED, bu robota tele-cerrahi özelliğini ve yapay zekâ desteğini de entegre ediyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.