logo
12 ŞUBAT 2026


İmam Câfer, Ehl-i Beyt takipçilerini şöyle vasfederdi

İmam Cafer kâmil ahlaka sahip insanlar yetiştirmeye çalışmış, öğrencilerini yalnız ilmî konularda değil, manevî konularda da yetiştirmiştir

27.01.2026 00:14:00
Haber Merkezi
İmam Câfer, Ehl-i Beyt takipçilerini şöyle vasfederdi
İmam Câfer, Ehl-i Beyt takipçilerini şöyle vasfederdi
İmam Cafer kâmil ahlaka sahip insanlar yetiştirmeye çalışmış, öğrencilerini yalnız ilmî konularda değil, manevî konularda da yetiştirmiştir.

İmam, öğrencilerinin içinde yaşadıkları toplumda örnek olmalarını, güzel ahlak ile tanınmalarını istiyordu.

Zeyd eş Şehham'dan şöyle rivayet edilir: "Sana itaat ettiğini ve benim sözlerimi kabul ettiğini gördüğün kimselere selam söyle.

Size, Allah'tan korkmayı, dininizde takva ve vakar üzere olmayı, Allah için cihad etmeyi, ictihad etmeyi, doğru konuşmayı, emanetleri sahiplerine edâ etmeyi, secdeleri uzun tutmayı, iyi komşuluk etmeyi tavsiye ediyorum.

Hz. Muhammed bu ilkeleri getirmiştir. Size bir şeyi emanet eden iyi, kötü herkesin emanetlerini verin. Çünkü Hz. Muhammed iğne ve ipliğin dahi sahibine verilmesini emrederdi.

Aşiretlerinizle bağlarınızı sürdürün, onların cenazelerine katılın. Hastalarını ziyaret edin. Ve haklarını eksiksiz olarak verin.

Çünkü sizden biri dininde takva sahibi ve sözünde doğru olur, emanetleri eksiksiz sahiplerine verirse, insanlarla güzel ahlaka dayalı olarak muamele ederse o zaman insanlar derler ki, bu adam Câferî'dir."

İmam Câfer, yetiştirdiği insanların toplumda kendisini, yani Ehl-i Beyt'i bu şekilde temsil etmelerini istiyordu. Öğrencilerine bu yönde manevî nasihatlerde bulunuyordu.

"Mescitlerde namaz kılın, insanlarla iyi komşuluk edin, şahitliği yerine getirin ve cenazelere katılın. Çünkü sizin insanlara ihtiyacınız vardır. Onlar olmadan yaşayamazsınız. Hiç kimse hayatta yaşarken insanlardan müstağni kalamaz. İnsanların birbirlerine ihtiyaçları vardır."

İmam Câfer ashabına, Ehl-i Beyt takipçilerini şöyle vasfederdi: "Babam, bana şöyle anlattı:

"Biz Ehl-i Beyt'i sevenler, içinde bulundukları topluluğun en hayırlıları idiler. Bir fakih olsaydı onlardan olurdu. Bir müezzin olsaydı mutlaka onlardandı. Bir imam olsaydı mutlaka onlardandı. Bir emin adam olsaydı mutlaka onlardandı. Bir emanet sahibi olsaydı mutlaka onlardandı. Siz de öyle olun.

Bizi, insanlara sevdirin. İnsanların, bize buğz etmelerine, bizden nefret etmelerine sebep olacak davranışlar sergilemeyin."

İmam Câfer Sadık, güzel ahlak konusunda Ehl-i Beyt'i ve İmamları örnek almayı tavsiye etmektedir:

"Çirkin hayasızlığa bulaşmamak için sessiz kalmayı yeğleyen, bâtıl devletin eziyetlerine karşı sabreden kimse kurtulur. Onlar seçkinler, gözdeler ve gerçek velilerdir. Onlardır mü'minler…

Sizin için en çok nefret ettiğim kimseler, baş olma sevdasıyla yanıp tutuşan, koğuculuk yapan, kardeşlerini kıskanan kimselerdir. Onlar, benden değildir. Ben de, onlardan değilim.

Benim dostlarım bizim davamıza tâbi olan ve bizim sergilediğimiz bütün tavırlarda bizi örnek alan kimselerdir."

"Bir kimsenin kendi günahlarını unutarak, başkalarının günahlarını araştırdığını gördüğünüz zaman, bilin ki o adam tuzağa düşmüş, şeytanın oyununa gelmiştir."

"Eğer kardeşinle ilgili olarak hoşuna gitmeyen bir şey duyarsan, onun bu özelliği için yetmiş tane mazeret araştır. Şayet bu özelliğini mazur gösterecek bir gerekçe bulamazsan, o zaman kendi kendine, 'Belki de kardeşimin bilmediğim bir mazereti vardır' de."

"Bizi sevenleri namaz vakitlerinde, namazlarını muhafaza edişleriyle, düşmanlarımızın yanında sırlarımızı saklamalarıyla ve mallarını kardeşleriyle paylaşmalarıyla sınayın!"

Muhammed b. Aclan rivayet ediyor:

"İmam Cafer Sadık'ın yanında bulunuyordum. Bir adam içeri girdi. Ve selam verdi. İmam sordu: "Geride bıraktığın kardeşlerin nasıldır?"

Adam onları güzellikle övdü. Övgüyle söz etti. İmam ona dedi ki: "Zenginler fakirleriyle görüşüyorlar mı?"

Adam, "Az görüşüyorlar" dedi. İmam buyurdu ki: "Zenginler, ellerindeki mallardan fakirlerine ulaştırıyorlar mı?"

Adam dedi ki: "Sen, etrafımda olan kimselerde olmayan bir ahlaktan söz ediyorsun."

Bunun üzerine İmam buyurdu ki: "Peki bu adamlar nasıl oluyor da beni sevdiklerini iddia ediyorlar?"

"Dünyada çok sayıda arkadaş edinmeye çalışın, çünkü onlar hem dünyada, hem de ahirette yararlı olurlar. Dünyada birçok ihtiyaç arkadaşlar tarafından giderilir. Ahirette ise gerçekten cehennemlikler, 'Bizim şefaatçilerimiz ve samimi arkadaşlarımız yoktur' diyeceklerdir."

İmam Câfer arkadaş edinme konusunda şunları söyler:

"Kardeşlerinizin sayısını çoğaltın. Çünkü her mü 'minin en az bir tane duası kabul edilir."

Yine şöyle buyurmuştur: "Kardeşlerinizin sayısını çoğaltın. Zira her mü 'minin şefaat etme yetkisi vardır."

"Kardeşler birbirleriyle ilişkilerini sürdürsünler. Birbirlerini ziyaret etsinler. Seferde iken de birbirleriyle yazışsınlar."

"Bir kul Allah rızası için kardeşini ziyaret etmek üzere yola çıkarsa, bütün günahları bağışlanmış, dünya ve ahiret ihtiyaçları karşılanmış olarak geri döner."

Bir yerde şöyle buyurmuştur: "Mü'minin musafaha etmesi bin iyilik değerindedir."

"Kardeşlerinizin maddî ihtiyaçlarını gidermek suretiyle Allah'a yaklaşmaya çalışın." (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Cafer eseri s: 269-72)

İBB'den toplu ulaşıma yüzde 20 zam talebi

İBB komisyonlarınca hazırlanan teklifte, kentteki otobüs, metro, metrobüs, minibüs ve vapur gibi toplu ulaşım araçları ile taksi ve okul servislerine yüzde 20 zam yapılması istendi

 

12.02.2026 13:56:00
Anadolu Ajansı
İBB'den toplu ulaşıma yüzde 20 zam talebi
İBB'den toplu ulaşıma yüzde 20 zam talebi

Tarife Komisyonu ile Ulaşım ve Trafik Komisyonu, İBB Meclisi toplantısında komisyonlara sevk edilen kentteki toplu ulaşım araçları ile taksi ve okul servislerine zam öngören tekliflerle ilgili çalışmalarını tamamladı.

Komisyonlar tarafından hazırlanan ve bugünkü İBB Meclisi toplantısındaki gündemde yer alan teklifte, kentteki otobüs, metro, metrobüs, minibüs ve vapur gibi toplu ulaşım araçları ile taksi ve okul servislerine yüzde 20 zam yapılması talep edildi.

Bu kapsamda, elektronik tam biletin 35 liradan yüzde 20 zamla 42 liraya, "Mavi Kart" aylık abonman ücretinin 2 bin 748 liradan 3 bin 298 liraya çıkarılması istendi.

Taksimetre açılış ücretinin 54,50 liradan 65,40 liraya, mesafe ücretinin kilometre başına 36,30 liradan 43,56 liraya, zaman tarifesi ücretinin saatte 453,71 liradan 544,45 liraya, kısa mesafe ücretinin 175 liradan 210 liraya yükseltilmesi talep edildi.

Minibüslerde "indi-bindi" diye tarif edilen kısa mesafe ücretinin 4 kilometreye kadar 32,50 liradan 39 liraya, 4 ila 7 kilometre arasında 34 liradan 41 liraya, 7 ila 11 kilometre arasında 35 liradan 42 liraya, 11 ila 15 kilometre arasında 36 liradan 43 liraya, 15 ila 20 kilometre arasında 39 liradan 47 liraya, öğrenci ücretinin ise 21 liradan 25 liraya çıkarılması istendi.

Okul servis ücretlerinde 0 ila 1 kilometre arası mesafe ücretinin 3 bin 376 liradan 4 bin 51 liraya yükseltilmesi talebi söz konusu gündem maddesinde yer alırken, yeni tarifenin 16 Şubat'tan itibaren geçerli olacağı belirtildi.

Öte yandan, İBB'nin düğün ve davet salonlarındaki iftar menüsü fiyatının 550 liradan yüzde 27,27 zamla 700 liraya çıkarılması istendi.

İstanbul'daki uyuşturucu soruşturmasında Enes Batur Sungurtekin gözaltına alındı

İstanbul'daki uyuşturucu soruşturması kapsamında yurt dışında olduğu için hakkında yakalama kararı çıkarılan Enes Batur Sungurtekin havalimanında gözaltına alındı

12.02.2026 12:31:00
AA
İstanbul'daki uyuşturucu soruşturmasında Enes Batur Sungurtekin gözaltına alındı
İstanbul'daki uyuşturucu soruşturmasında Enes Batur Sungurtekin gözaltına alındı

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca, "uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti", "uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma" ile "kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak" suçlarından yürütülen soruşturma devam ediyor.

Soruşturma kapsamında yurt dışında bulunduğu için hakkında yakalama kararı çıkarılan Enes Batur Sungurtekin, havalimanında gözaltına alındı.

Ne olmuştu?

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında Hasan Can Kaya, Yusuf Aktaş (Reynmen), Emirhan Çakal, Mazlum Aktürk, Mert Eren Bülbül, Sıla Dündar, Döndü Şahin, Burak Güngör, Ahmet Can Dündar, Berkcan Güven ile Fırat Yayla gözaltına alınmıştı.

Sağlık kontrolünden geçirilen şüpheliler, Adli Tıp Kurumu'nda kan ve saç örnekleri alındıktan sonra İstanbul İl Jandarma Komutanlığı'na götürülmüş, buradan da serbest bırakılmıştı.

Hakimlik kararıyla şüpheliler hakkında "yurt dışına çıkış yasağı" şeklinde adli kontrol şartı uygulanmasına hükmedilmişti.

Soruşturma kapsamında ayrıca, Enes Batur Sungurtekin, Barış Murat Yağcı, Ecenaz Üçer, Kemal Can Parlak, Çağrı Taner, Turgut Ekim, Barbaros Dikmen, Yaren Alaca ile Nisa Bölükbaşı hakkında yurt dışında bulundukları için yakalama kararı verilmişti.

Hakkında yakalama kararı çıkarılan diğer şüpheli İbrahim Tilaver'in ise hastanedeki tedavisinin ardından gözaltına alınacağı, Eray Durmuş'un ise arandığı öğrenilmişti.

Barış Murat Yağcı, 2 Şubat'ta havalimanında gözaltına alınmış ve Adli Tıp Kurumu'na sevk edilerek örnek vermişti. Yağcı, İl Jandarma Komutanlığı'ndaki ifadesinin ardından serbest bırakılmıştı.

Aziz İhsan Aktaş davasının 11'inci duruşması başladı

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü soruşturması kapsamında 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 24'ü tutuklu 200 sanığın yargılandığı davanın 11'inci duruşması başladı

 

12.02.2026 11:08:00
Anadolu Ajansı
Aziz İhsan Aktaş davasının 11'inci duruşması başladı
Aziz İhsan Aktaş davasının 11'inci duruşması başladı

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar ve Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar cezaevinden getirildi.

Aralarında Aziz İhsan Aktaş'ın da aralarında bulunduğu çok sayıda tutuksuz sanık ve avukatların da hazır bulunduğu duruşmaya, sanıkların yakınları ile bazı CHP'li yöneticiler ve partililer izleyici olarak katıldı.

Jandarma personelince salon ve çevresinde yoğun güvenlik önlemi alınan duruşmada, tutuksuz sanık Baki Nugay'ın savunması alınıyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 579 sayfalık iddianamede, Beşiktaş Belediyesi, Avcılar Belediyesi, Esenyurt Belediyesi, İstanbul ASFALT Fabrikaları San. ve Tic. AŞ ile İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü "suçtan zarar gören", 19 kişi "mağdur", 200 kişi ise "şüpheli" olarak yer alıyor.

İddianamede, sanıklardan Aziz İhsan Aktaş'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 42 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 4 farklı fiilden "edimin ifasına fesat karıştırma", 5 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 21 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", 10 farklı fiilden "rüşvet verme", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "gerçeğe aykırı fatura düzenleme" suçlarından 187 yıldan 450 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan elde ettiği mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı sanık Utku Caner Çaykara'nın 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve "rüşvet alma" suçlarından 5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasının talep edildiği iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı sanık Ahmet Özer'in 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve 2 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik" suçlarından 3 yıldan 9 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

İddianamede, görevlerinden uzaklaştırılan Seyhan Belediye Başkanı sanık Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı sanık Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı sanık Zeydan Karalar ile görevinden uzaklaştırılan ve hakkındaki adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı sanık Abdurrahman Tutdere'nin "rüşvet alma" suçundan 4 yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talebinde bulunuluyor.

Ayrıca iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı sanık Rıza Akpolat'ın "suç örgütüne üye olma", 26 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 3 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 19 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", 4 farklı fiilden "rüşvet alma", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "haksız mal edinme" suçlarından 133 yıldan 337 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan kazandığı mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor. 

Ayşe Barım'a 12 yıl 6 ay hapis cezası

Gezi Parkı olayları kapsamında yargılanan ünlü menajer Ayşe Barım hakkında hüküm açıklandı
 

11.02.2026 16:04:00
Haber Merkezi
Ayşe Barım'a 12 yıl 6 ay hapis cezası
Ayşe Barım'a 12 yıl 6 ay hapis cezası
İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi'nde bugün görülen karar duruşmasında, Gezi Parkı olayları kapsamında yargılanan ünlü menajer Ayşe Barım hakkında hüküm açıklandı. Mahkeme, Barım'ı "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım" suçundan 12 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı.

Duruşma sabah saatlerinde başladı. Tutuksuz yargılanan Ayşe Barım, sağlık sorunları nedeniyle kalp pili taşıdığını belirterek savunmasında suçlamaları reddetti. Barım, "Ben suçsuzum, devletime ve milletime bağlı biriyim. Dosyada somut delil yok, beraatimi talep ediyorum. Tahliyem için teşekkür ederim, ameliyatlarımı yaptırmak istiyorum" dedi. Barım, daha önce 1 Ekim'de sağlık gerekçesiyle tahliye edilmişti.

Savcılık ağırlaştırılmış müebbet talep etmişti

Savcılık, esas hakkındaki mütalaada suç vasfını değiştirerek ağırlaştırılmış müebbet hapis talep etmişti. İddianamede ise Barım'ın Gezi Parkı eylemlerinde aralarında Serenay Sarıkaya, Hande Erçel gibi isimler bulunan sanatçıları eylemlere yönlendirdiği ve olayların planlayıcılarından biri olduğu öne sürülerek 22 yıl 6 aydan 30 yıla kadar hapis istenmişti.

Mahkeme heyeti, Barım'ı doğrudan fail değil "yardım eden" sıfatıyla değerlendirdi. Temel ceza 15 yıl olarak belirlendi; iyi hal indirimi uygulanarak 12 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedildi. Barım'ın hükmen tutuklanmasına yer olmadığına karar verildi; tutuklama uygulanmadı. Ancak yurt dışı çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri devam edecek.

Karar, İstinaf Mahkemesi'nde temyiz edilebilecek. Gezi Parkı dosyaları kapsamında Barım'ın davası, muhalefet ve sivil toplum tarafından "siyasi" olarak nitelendirilirken, resmi kaynaklar "delillere dayalı yargılama" vurgusu yapıyor.

Özgecan Aslan ölümünün 11'inci yılında dualarla anıldı

Kadın cinayetlerinin simge isimlerinden biri haline gelen Özgecan Aslan, vahşice katledilişinin 11'inci yılında da unutulmadı. Genç yaşta hayattan koparılan Özgecan, Mersin'deki kabri başında dualarla ve gözyaşlarıyla anıldı

11.02.2026 14:28:00 / Güncelleme: 11.02.2026 14:32:59
İHA
Özgecan Aslan ölümünün 11'inci yılında dualarla anıldı
Özgecan Aslan ölümünün 11'inci yılında dualarla anıldı
Mersin'in Tarsus ilçesinde 11 Şubat 2015'te okulundan evine dönmek üzere bindiği minibüste vahşice öldürülen üniversite öğrencisi 19 yaşındaki Özgecan Aslan, mezarı başında dualarla anıldı. Anne Songül Aslan, baba Mehmet Aslan ve yakınları, Özgecan'ın Toroslar ilçesi Akbelen Şehir Mezarlığı'ndaki kabrine gelerek, çiçek bırakıp dua etti. Anne Songül Aslan, kızının kabrine çiçek koyduktan sonra mezar taşını öptü, bir süre Kur'an-ı Kerim okudu.



Acıları 11 yıldır dinmedi

Aslan ailesi, 11'inci ölüm yıl dönümünde kızları Özgecan'ı kabri başında dualarla andı. Anne Songül Aslan ve baba Mehmet Aslan'ın da yer aldığı anma programında Kur'an-ı Kerim okunmasının ardından dualar edildi. Duygusal anların yaşandığı anmada Aslan çifti zaman zaman gözyaşlarına hakim olamazken, yakınları ve katılan vatandaşlar da Özgecan'ın mezarı başında dua ederek aileye destek verdi. Mezara çiçekler bırakılırken, Özgecan rahmet ve özlemle anıldı.



"Sen nasıl kadına dokunursun, katledersin?"

Baba Mehmet Aslan gazetecilere yaptığı açıklamada, artan kadın cinayetlerine tepkisini dile getirirken, "Sen nasıl kadına dokunursun, katledersin' Nasıl şiddet uygularsın' Her gün bir kadın cinayeti. Biraz kendimize gelelim. Sevgiden, barıştan başka, adaletten başka bu işin bir çıkış yolu yok. Allah gönderdiği son dinin adını İslam koymuş, İslam barış demek. Bir parça seveceksin, bir parça anlayışlı olacaksın. Başka bir şey yok. Nedir yani' Üç günlük dünyanın çukurundayız. Hepimiz birbirimize yardımcı olacağız, birbirimizi seveceğiz. Birazcık anlayış göstereceğiz. Ne diye gidip küçük çocukların, kızların, erkeklerin ırzına geçiyorsunuz' Şeref dediğin şey aklın kendisidir. Akıl da hikmet olmadan çalışmıyor" dedi.



"Özgem 11 yıl oldu göç edeli"

Anne Songül Aslan ise evladının yokluğunun acısının ilk günkü gibi taze olduğunu ifade ederek, "Özgem 11 yıl oldu göç edeli. Allah hiçbir anneye, babaya bu acıyı göstermesin diyorum. Hiçbir suçu yoktu evladımın. Hayalleri vardı, hedefleri vardı. 'Okuyacağım, dünyanın en iyi psikoloğu olacağım' diyordu. Çok dürüsttü, çok namusluydu, çok böyle pozitif bir insandı. Hep güler yüzlüydü. Derslerine çalışırdı, işinde gücünde bir kızdı. Allah ona o acıyı yaşatanların aynısını onlara yaşatsın diyorum. Böyle suçsuz, günahsız evlatlarımız birer birer gidiyor" diye konuştu.

'Somut sonuçlar üreten iş birliklerini kararlılıkla sürdüreceğiz'

Basın İlan Kurumu 33. Dönem 6. Genel Kurul Toplantısının açılışında konuşan Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay, Kurum olarak sektörde gerçek karşılığı olan, sahada hissedilen ve somut sonuçlar üreten iş birliklerini kararlılıkla sürdüreceklerini ifade etti

11.02.2026 14:17:00 / Güncelleme: 11.02.2026 14:21:39
Haber Merkezi
'Somut sonuçlar üreten iş birliklerini kararlılıkla sürdüreceğiz'
'Somut sonuçlar üreten iş birliklerini kararlılıkla sürdüreceğiz'
Basın İlan Kurumu 33. Dönem 6. Genel Kurul Toplantısı, Genel Müdür Abdulkadir Çay'ın konuşmasıyla başladı.

Yoğun bir faaliyet dönemini geride bıraktıklarını aktaran Çay, basın camiasının temsilcileriyle, kamu kurumlarının yöneticileriyle ve diğer paydaşlarla bir araya gelme fırsatı bulduklarını kaydetti.

Genel Müdür Çay, "Her fikri, talebi ve eleştiriyi, sahadan gelen kıymetli birer veri olarak ele aldık. Sektörümüzün birikimini, potansiyelini ve beklentilerini yakından izleme fırsatı bulduk. Geleceğe dönük atılacak adımlarda, yönümüzü tayin etmemizde bizlere fayda sağlayacak bilgiler edindik. Şunun altını özellikle çizmek isterim ki bu yaklaşım bir başlangıç refleksi değil; sürdürülebilir bir yönetim anlayışının uygulamasıdır. Meseleleri yerinde tespit etmek, çözüm yollarını sektörle ve ilgili kurumlarla istişare içinde şekillendirmek yönetim politikamızın temelini oluşturmaktadır" şeklinde konuştu.

Mesleki standartlar, çağın gereklerine göre yeniden ele alınmalı

Dijital dönüşüm sürecinin basın sektörü açısından artık ertelenebilir bir başlık olmaktan çıktığını, doğrudan mesleğin geleceğine ilişkin temel bir mesele hâline geldiğini belirten Çay, haberin üretiminden sunumuna, dağıtımından doğrulanmasına kadar tüm gazetecilik pratiklerinin köklü bir değişimden geçtiğini söyledi.



Bu değişimin teknoloji ve altyapının güçlendirilmesini, yeni becerilerin kazanılmasını ve mesleki standartların çağın gereklerine göre yeniden ele alınmasını zorunlu kıldığını vurgulayan Genel Müdür Çay, şöyle konuştu:

"Kurumumuz, İletişim Başkanlığımızın da vizyonu doğrultusunda, basın sektörünün dönüşümüne yön veren ve yol haritası oluşturan kurumsal bir aktör olarak konumlanmaktadır. Bu anlayışla gerçekleştirdiğimiz 'Dijital Dönüşüm Çağında Habercilik: Yapay Zekâ ve Dijital Yetkinlikler' paneli, sektörün tam da bu ihtiyacına cevap veren önemli bir buluşma olmuştur. İletişim Başkanımız Sayın Prof. Dr. Burhanettin Duran'ın katılımlarıyla gerçekleşen panel yalnızca sektörel bir etkinlik olmaktan öteye geçerek devletin iletişim ve medya politikalarıyla uyumlu üst düzey bir buluşma olarak kamuoyunda karşılık bulmuştur. Akademi, sektör ve uygulayıcıların aynı çatı altında bir araya gelmesi; tartışmaları teorinin ötesine taşıyarak sahaya temas eden bir perspektif kazandırmıştır."

Akademik camianın birikimi ile basının sahadaki tecrübesini buluşturmalıyız

Konuşmasında sektörün nitelikli insan kaynağı ihtiyacına değinen Çay, yapay zekâ uygulamaları ve değişen habercilik pratikleriyle çok boyutlu analiz yapabilme, veriyi doğru yorumlama ve teknolojik imkânlardan etkin biçimde yararlanma becerilerinin daha da önem kazandığının altını çizerek, bu noktada akademik camianın bilgi birikimi ile basının sahadaki tecrübesinin buluşmasının kritik bir role sahip olduğunu dile getirdi.

Genel Müdür Çay, "Özellikle İletişim Fakültelerini sektörün önemli bir paydaşı olarak görüyoruz. Üniversitelerimizle birlikte yürünecek yolun, yeni yetkinlik alanlarının tanımlanmasına ve insan kaynağı niteliğinin artırılmasına önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Bu yaklaşımın somut örneklerinden biri olarak Kurumumuz ile İbn Haldun Üniversitesi arasında imzalanan iş birliği protokolü özel bir anlam taşıyor. Önümüzdeki süreçte de akademiyle olan iş birliklerini çeşitlendirerek sürdürmeyi hedefliyoruz" diye konuştu.

Dijital yayıncılığa uyumlu yeni iş modelleri sektörde karşılık buluyor

Basın sektörünün çağın gereklilikleri doğrultusunda dönüşümü sürecinde yalnızca bugünü değil, orta ve uzun vadeyi birlikte düşünmek zorunda olduklarını kaydeden Çay, sektörün sürdürülebilirliğinin gelir yapısının öngörülebilir olmasına, mali yüklerin yönetilebilirliğine ve kurumların kendi kapasitelerini güçlendirebilmesine doğrudan bağlı olduğunu söyledi.

Genel Müdür Çay, "Basınımızın önemli gelir kaynaklarından biri olan resmî ilan ve reklamların artırılması için yoğun bir çaba gösteriyoruz. Ancak şunu açıkça ifade etmek isterim ki, yalnızca bu gelire dayanan bir yayıncılık anlayışı tek başına yeterli değildir. Dijital yayıncılığa uyumlu yeni iş modelleri, dijital reklamcılık, abonelik sistemleri ve üretilen içeriğin değerine dayalı gelir yöntemleri, sektörde her geçen gün daha fazla karşılık buluyor" ifadelerini kullandı.



Basın işletmeleri, yatırım planlarını daha öngörülebilir bir zeminde yapabilecek

Ekonomik sürdürülebilirlik bağlamında finansmana erişim konusunda açıklamalarda bulunan Genel Müdür Çay, bu doğrultuda basın işletmelerinin kredi ve teminat imkânlarına daha kolay ve doğrudan ulaşabilmesini sağlayacak somut bir adımı hayata geçirdiklerini hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı:

"Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının ev sahipliğinde, Kredi Garanti Fonu ile imzaladığımız protokol, bu yaklaşımın güçlü ve kurumsal bir yansıması olmuştur. Söz konusu iş birliği; basın işletmelerinin kredi süreçlerinde karşılaştıkları teminat kaynaklı güçlükleri azaltırken, bankalar tarafından sağlanacak finansmanı sektör açısından daha erişilebilir hâle getirmiştir. Önümüzdeki 5 yılı kapsayacak şekilde planlanan destek mekanizmasıyla, 2 binin üzerinde süreli yayın için bu yıl toplam 7,5 milyar TL kredi limiti belirlendi. Böylelikle, basın işletmelerinin orta ve uzun vadeli yatırım planlarını daha öngörülebilir bir zeminde yapabilmelerine imkân tanınmış oldu."

Konuşmasında, Basın İlan Kurumu ile Türkiye Sigorta ile hayata geçirilen iş birliği hakkında da bilgiler veren Çay, "Sektörün gerçek gücü olan, sahada ter döken basın emekçilerinin sosyal imkânları, çalışma koşulları ve refahı Kurumumuz açısından tali değil, doğrudan asli bir önceliktir. Bu anlayış doğrultusunda Türkiye Sigorta ile hayata geçirilen iş birliğini; basın emekçilerinin günlük yaşamlarındaki konfor alanlarının artmasına yönelik anlamlı bir destek olarak görüyorum" dedi.

Faaliyetlerimizi, teoride değil uygulamada karşılığı olacak şekilde ele alıyoruz

"Kurum olarak önümüzdeki dönemde de sektörde gerçek karşılığı olan, sahada hissedilen ve somut sonuçlar üreten iş birliklerini kararlılıkla sürdüreceğiz" diyen Çay, attıkları her adımı, yaptıkları her düzenlemeyi masada değil sahada, teoride değil uygulamada karşılığı olacak şekilde ele aldıklarını ifade etti.

Sadece Kurumu değil, tüm sektörü ilgilendiren konu başlıklarına odaklanmaya çalıştıklarını kaydeden Genel Müdür Çay, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

"Kurumumuzu sektörün üzerinde konumlanan bir yapıdan ziyade sektörle birlikte düşünen, çözüm üreten ve basının güçlenmesini kendi sorumluluğu olarak gören bir anlayışla yönetiyoruz. İnanıyoruz ki güçlü bir basın ancak karşılıklı güvenle ve uzun vadeli bir vizyonla mümkündür. Bu istikamet doğrultusunda değişen dünyayı doğru okuyan, sektöre temas eden ve çözüm üretme iradesini kararlılıkla ortaya koyan bir Basın İlan Kurumu anlayışıyla yolumuza devam edeceğiz."

Genel Müdür Çay'ın konuşmasının ardından Başkanlık Divanı seçimi yapılarak yoklama alındı ve Genel Kurul Gündemi belirlendi.

Yönetim Kurulu Durum Raporu ve Denetçiler Raporları okunduktan sonra Yönetim Kurulu'nun tekliflerine ilişkin sunum yapıldı. Akabinde ise üyeleri belirlenen İlan İşleri, Hukuk İşleri ve Mali İşler Komisyonları çalışmalarına başladı.

Basın İlan Kurumu 33. Dönem 6. Genel Kurulu'nun 13 Şubat 2026 Cuma günü gerçekleştirilecek son oturumunda, komisyonların görüşleri doğrultusunda sunulan teklifler karara bağlanacak.

Aziz İhsan Aktaş, suç örgütü davasında ilk kez savunma yapacak

Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanığın yargılandığı davanın görülmesine tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam ediyor. Duruşmaya verilen bir saatlik aranın ardından suç örgütü lideri olduğu iddia edilen Aziz İhsan Aktaş savunma yapacak

11.02.2026 12:30:00
İHA
Aziz İhsan Aktaş, suç örgütü davasında ilk kez savunma yapacak
Aziz İhsan Aktaş, suç örgütü davasında ilk kez savunma yapacak
Liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin de bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında, 200 sanık 27 Ocak Salı günü ilk kez hakim karşısına çıkmıştı.

Duruşmada, savunma yapan İSFALT inşaat mühendisi tutuksuz sanık Çağrı Mazı, "Aziz İhsan Aktaş'ın ismini ilk kez basından duydum. Kendisini daha önce ne gördüm ne de ismini duydum" dedi.

İSFALT İdari İşler Destek Hizmetleri Şefliğinde uzman personel olarak görevine devam eden tutuksuz sanık Murat Delice savunmasında, "Üzerime atılı bir suçlama bulunmamaktadır. Beraatımı talep ediyorum" ifadelerini kullandı

"Aziz İhsan Aktaş bana, bankadan para çekmemi ve bunu Erhan Daka'ya teslim etmemi söyledi"

Duruşmada, İSFALT personellerinin savunmaları tamamlandı. Yargılama, suç örgütü kapsamında tutuksuz yargılanan sanıkların savunmalarına başlandı. Bu kapsamda, tutuksuz sanık Akın Kumanlı savunma yaptı. Kumanlı hakkında iddianamede, örgütün Beşiktaş Belediyesi'nden aldığı ihaleler kapsamında araç takiplerini yaptığı, belediyeye sık gidip geldiğinden, ihale süreçlerinde suç örgütü tarafından hazırlanan yaklaşık maliyet fiyat tekliflerini ihale birimindeki kişilere teslim ettiği, örgüt lideri Aziz İhsan Aktaş'ın verdiği talimatlar doğrultusunda hesabına gönderilen ya da kendisine teslim edilen rüşvet paralarını ilgililerine teslim ettiği öne sürülmüştü. Sanık Kumanlı savunmasında, "Çalıştığım şirketlerde işçi-işveren ilişkisi dışında hiçbir kişi veya kurumla farklı bir ilişkim olmamıştır. Bu nedenle iddia edildiği gibi Aktaş ile aramızda, idarece kurulmuş herhangi bir menfaat ya da para ilişkisi bulunduğu yönündeki iddiaları kesinlikle kabul etmiyorum. Söz konusu olaylara ilişkin olarak, yalnızca bir yıl kadar önce yürütülen bir soruşturma kapsamında bilgim dahilinde olmayan bazı para hareketlerinden söz edildiğini duydum. Bu hususları açıklamak ve bildiklerimi anlatmak amacıyla savcılığa gitmeyi düşündüm. Ancak savcılık tarafından tarafıma resmi bir çağrı yapılmamıştır. Beşiktaş Belediyesi ile bağlantılı olarak adı geçen kişilerle herhangi bir rüşvet, menfaat ya da aracılık ilişkisi içinde olmadım. Belediye önünde gerçekleştiği iddia edilen para teslimlerine dair doğrudan bilgim yoktur. Bahsi geçen paraların ne amaçla verildiğini veya alındığını bilmiyorum. Bu paraların rüşvet veya benzeri bir suç kapsamında alındığına dair bir bilgim ya da dahlim bulunmamaktadır. Herhangi bir rüşvete aracılık etmedim, bu yönde bir organizasyonun içinde yer almadım ve tarafıma bu konuda bilgi paylaşımı da yapılmamıştır. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Herhangi bir suç teşkil eden eylemimin içinde bulunmadım. Aziz İhsan Aktaş bana, bankadan para çekmemi ve bunu Erhan Daka'ya teslim etmemi söyledi" şeklinde konuştu.

Aziz İhsan Aktaş'ın kuzeni tutuksuz sanık Ayşegül Ünal ise savunmasında, "Aziz İhsan Aktaş benim kuzenimdir. Ben örgüt üyesi değilim. Girişimci bir iş insanıyım, ben akrabayım diye örgüt üyesi olarak yargılanıyorum. Bunu kabul etmem mümkün değildir. Aziz İhsan Aktaş ile aramızda zaman zaman borç alışverişi olmuştur. Sahip olduğum şirketlerin ihaleleri üzerinden suç işlemedim. Ben ihaleye fiyat teklifi vermedim. Benim ihaleye yalnızca benim teklif verdiğimi bilmiyordum" dedi.

Aziz İhsan Aktaş savunma yapacak

Mahkeme, duruşmaya 1 saat ara verdi. Aranın ardında, iddianamede, ismi 'örgüt lideri olarak geçen ve toplamda 187 yıldan 450 yıla kadar hapsi talep edilen ve etkin pişmanlık hükümlerinden faydalandığı gerekçesiyle 4 Haziran 2025 tarihinde 'konutu terk etmemek' tedbiriyle tahliye edilen tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş savunma yapacak.

Kod adları "Profesör", "Firavun" ve "Azad"

Adana'da dublör olarak kullanılan kişiler üzerinden sahte kimlikle banka kredisi çekerek yaklaşık 10 milyon TL vurgun yapan organize suç örgütü polis operasyonuyla çökertildi.

11.02.2026 10:21:00
İhlas Haber Ajansı
Kod adları "Profesör", "Firavun" ve "Azad"
Kod adları "Profesör", "Firavun" ve "Azad"
Adana'da dublör olarak kullanılan kişiler üzerinden sahte kimlikle banka kredisi çekerek yaklaşık 10 milyon TL vurgun yapan organize suç örgütü polis operasyonuyla çökertildi. Çetenin elebaşı "Profesör", "Firavun" ve "Azad" kod adlı şüpheliler ile birlikte 12 kişi tutuklandı.

Alınan bilgiye göre, Seyhan İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri bir eve düzenledikleri operasyonda sahte kimlikler ile kimlik basma ve hologram makineleri ele geçirdi. Operasyon sonrası derinleştirilen soruşturmada, organize bir dolandırıcılık şebekesi ortaya çıkarıldı.



Yapılan araştırmada çetenin elebaşları olduğu belirlenen "Profesör" kod adlı Ö.F.Ö. (31) ile "Azad" kod adlı A.B.'nin (36), kredi notu yüksek olan ve aralarında doktorların da bulunduğu kişilerin kimlik bilgilerini internet üzerinden bir panel aracılığıyla temin ettiği belirlendi.

Diğer elebaşı "Firavun" kod adlı Z.A.A.'nın (41) ise bu bilgilerle, dublör olarak kullanılan kişilerin fotoğraflarını eşleştirerek sahte kimlik bastığı tespit edildi. Hazırlanan sahte kimliklerle dublörlerin özel bankalara giderek kredi ve kredi kartı çıkarttığı, bu yöntemle 58 kişinin mağdur edildiği ve yaklaşık 10 milyon TL'lik vurgun yapıldığı belirlendi.

15 şüpheli yakalandı, 12'si tutuklandı



Şafak vakti yapılan eş zamanlı operasyonda, "Profesör", "Firavun" ve "Azad" kod adlı elebaşlarının da aralarında bulunduğu 5'i kadın 15 şüpheli gözaltına alındı. Adreslerde yapılan aramalarda 28 sahte kimlik, 4 adet sahte kimlik kartına hologram basmada kullanılan baskı cihazı, 145 adet kimlik basmada kullanılacak hazır boş kart, 4 pos cihazı, 2 ruhsatsız tabanca, kurusıkı tabanca, suçtan elde edilen 133 bin TL, 20 gram esrar, 61 adet cep telefonu, 2 adet laptop, tablet ve çok sayıda sim kart ele geçirildi.

Emniyetteki işlemlerinin ardından elebaşlarının aralarında olduğu 15 kişi adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkartılan suç örgütünün ele başları ile kadın dublörlerinde aralarında olduğu 12 şüpheli tutuklandı. 3 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest kaldı.

Küçükçekmece'de 10 katlı bina, mühürlenerek tahliye edildi

İstanbul Küçükçekmece'de sitede bulunan 10 katlı bina, riskli yapı olduğu tespit edildi. Belediye ekiplerince bina mühürlenirken vatandaşlar tahliye edildi

11.02.2026 07:05:00 / Güncelleme: 11.02.2026 07:10:29
İHA
Küçükçekmece'de 10 katlı bina, mühürlenerek tahliye edildi
Küçükçekmece'de 10 katlı bina, mühürlenerek tahliye edildi
Olay, 6 Şubat Cuma günü İstanbul Küçükçekmece İnönü Mahallesi'nde bulunan bir sitede meydana geldi.

Edinilen bilgiye göre sitede bulunan 10 katlı binanın ekiplerin incelemeleri sonunda riskli yapı olduğu tespit edildi.



Bunun üzerine bina Küçükçekmece Belediyesi ekipleri tarafından tahliye edildi.



Bazı vatandaşlar belediye ekiplerince otellere yerleştirildi.



Bina belediye ekipleri tarafından mühürlendi.

Yeni İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi kimdir?


 
Ali Yerlikaya'nın yerine İçişleri Bakanı olarak görevlendirilen Mustafa Çiftçi, 1970'te Konya'nın Çumra ilçesinde dünyaya geldi.Önce Çorum, akabinde Erzurum valiliği görevinde bulundu. 

11.02.2026 01:00:00
Haber Merkezi/aa
 Yeni İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi kimdir?
 Yeni İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi kimdir?

Ali Yerlikaya'nın yerine İçişleri Bakanı olarak görevlendirilen
Mustafa Çiftçi, 1970'te Konya'nın Çumra ilçesinde dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini Çumra'da, lise öğrenimini Konya'da tamamlayan Çiftçi, 1995'te Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünden mezun oldu. Çiftçi, 1996'da İçişleri Bakanlığı tarafından açılan Kaymakam Adaylığı sınavını kazanarak 85. Dönem Konya Kaymakam Adayı olarak mülki idare amirliği mesleğine başladı. 1998'de 8 ay süreyle İngiltere'de bulunan Mustafa Çiftçi, 1999'da Milli Güvenlik Akademisinden mezun oldu.
Meslek hayatı boyunca Aksaray-Gülağaç, Erzurum-Tekman, Nevşehir-Derinkuyu, Bitlis-Adilcevaz ve Kırşehir-Kaman ilçelerinde kaymakamlık görevlerinde bulundu. İçişleri Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü'nde Daire Başkanlığı yapan Çiftçi, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Özel Kalem Müdürü ve Başkan Başmüşaviri olarak da görev aldı.
Çiftçi, 2018'de Cumhurbaşkanlığı atama kararıyla Çorum Valisi olarak atanarak 4 yıl 9 ay bu görevde bulundu. Çiftçi, 9 Ağustos 2023 tarih ve 2023/376 sayılı Cumhurbaşkanlığı atama kararıyla da Erzurum Valiliği görevine getirildi.

Eğitimden vazgeçmiyor

Akademik çalışmalarını sürdüren Mustafa Çiftçi, 2007'de Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Yönetimi Anabilim Dalı'nda yüksek lisansını tamamladı. 2011'de Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun olan Çiftçi, 2012'de Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Yönetimi Anabilim Dalı'nda ikinci yüksek lisansını tamamladı.
Ankara Üniversitesi Adalet Bölümü ile İktisat Fakültesini bitiren Çiftçi, halen Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi ile Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Tarih Bölümü'nde öğrenim hayatını devam ettiriyor. İngilizce ve Arapça bilen Mustafa Çiftçi, evli ve üç çocuk babası.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.