İmam Cafer’in anlattığı hikayelerden
Âl-i Sâm'ın kölesi Abdul A'la şöyle diyor: İmam Câfer Sâdık (a.s.)'ın şöyle buyurduğunu duydum
07.02.2026 00:10:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





Âl-i Sâm'ın kölesi Abdul A'la şöyle diyor: İmam Câfer Sâdık (a.s.)'ın şöyle buyurduğunu duydum:
"Güzelliğinden dolayı günaha bulaşan güzel bir kadını, kıyamet günü İlahî adalet mahkemesine getirdiklerinde, "Neden günah işledin?" diye soracaklar.

Cevaben şöyle diyecektir: "Allah'ım, beni güzel yarattın, bu yüzden günah işledim!"
Bu sırada Allah-u Teala, Hz. Meryem'i getirmelerini emredecektir. O kadına, "Sen mi daha güzelsin yoksa bu mu? Biz, O'nu daha güzel yarattık ama o güzelliğinden dolayı aldanıp günaha düşmedi!"

Daha sonra yakışıklılığından dolayı günaha düşen yakışıklı bir erkeği sorguya çektiklerinde, "Neden günaha düştün?" diye soracaklardır. O cevaben şöyle diyecektir: "Allah'ım, beni yakışıklı yarattın; bundan dolayı kadınlar bana yöneldi, ben de aldanarak günaha düştüm!"

Bu sırada Yusuf (a.s.)'ı getirerek ona, "Sen mi daha yakışıklısın, yoksa Yusuf mu? Biz ona cemal ve güzellik verdik ama O aldanarak günaha düşmedi!" denilecektir.
Daha sonra bela ve sıkıntılarından dolayı isyan ederek günaha düşen birisini getireceklerdir. "Neden isyan ederek günaha düştün?" dediklerinde şöyle diyecek: "Allah'ım, bana şiddetli bela, musibet ve sıkıntılar verdin, bu yüzden isyan ederek günaha düştüm."

Bu sırada Eyyub (a.s.)'ı getirerek o adama şöyle denilecek: "Senin belan mı daha şiddetli idi, yoksa Eyyub'un mu? Halbuki biz O'nu şiddetle belaya uğrattık ama O isyan ederek günaha düşmedi."
İşte böylece özür ve bahane yolu günahkârlara kapanmış olacaktır.

Takvanın en büyük üstünlük olması
Köylü bir adam sürekli olarak İmam Câfer (a.s.)'ın yanına gelip gidiyordu. İmam (a.s.) bir süre onu göremeyince yanındakilerden o adımın halini sordu.
İmam (a.s.)'ın huzurunda bulunanlardan birisi, o adamı küçümsemek ve onu İmam (a.s.)'ın yanında küçük düşürmek için şöyle dedi:
"Efendim! O adam avam ve cahil birisidir ve çok önemli bir şahıs değildir!"
İmam (a.s.) onun bu sözüne karşı şöyle buyurdu: "İnsanın aslı onun aklıdır; hasebi (şerafet ve üstünlüğü) dinidir, değeri takvasıdır. İnsanlar soy açısından eşittiler; herkes Adem'dendir."
O adam, İmam (a.s.)'ın bu sözünden dolayı utanıp sıkıldı ve artık bir şey demedi.

Arslanlarla yük taşıyabilme!
Ebu Hazim Abdulgaffar b. Hasan şöyle diyor: "Mensur'un hükümeti döneminde İbrahim b. Edhem Kûfe'ye geldi ve ben de onunla birlikte idim. Ebu Abdullah Câfer b. Muhammed b. Ali el-Alevî de Kûfe'ye geldi.
Bu sırada İmam Câfer Sâdık (a.s.) Kûfe'den çıkıp Medine'ye dönmek istiyordu. Kûfe'nin âlim ve büyükleri de İmam (a.s.)'ı yolcu ediyorlardı.
Süfyan-i Sevri ve İbrahim b. Edhem (sofuların önderi) İmam (a.s.)'ı yolcu edenlerdendi. İmam (a.s.)'ı yolcu edenlerden bazıları O'ndan daha ileride gidiyorlardı. Yolun yarısında aniden bir arslanla karşılaştılar.
İbrahim b. Edhem şöyle dedi: "Bekleyin de İmam Sâdık gelsin. Bakalım bu arslana ne yapacaktır?"
Derken İmam (a.s.) gelip yetişti. Arslanın yolda yattığını Hazrete söylediler. İmam (a.s.) arslana yaklaşarak kulağından tutup onu yoldan uzaklaştırdı. Sonra şöyle buyurdu: "İnsanlar, Allah'ın emirlerine uymuş olurlarsa, yüklerini bu arslanlara yükleyebilirler." (Prof. Dr. Haydar Baş İmam Cafer eserinden)
"Güzelliğinden dolayı günaha bulaşan güzel bir kadını, kıyamet günü İlahî adalet mahkemesine getirdiklerinde, "Neden günah işledin?" diye soracaklar.

Cevaben şöyle diyecektir: "Allah'ım, beni güzel yarattın, bu yüzden günah işledim!"
Bu sırada Allah-u Teala, Hz. Meryem'i getirmelerini emredecektir. O kadına, "Sen mi daha güzelsin yoksa bu mu? Biz, O'nu daha güzel yarattık ama o güzelliğinden dolayı aldanıp günaha düşmedi!"

Daha sonra yakışıklılığından dolayı günaha düşen yakışıklı bir erkeği sorguya çektiklerinde, "Neden günaha düştün?" diye soracaklardır. O cevaben şöyle diyecektir: "Allah'ım, beni yakışıklı yarattın; bundan dolayı kadınlar bana yöneldi, ben de aldanarak günaha düştüm!"

Bu sırada Yusuf (a.s.)'ı getirerek ona, "Sen mi daha yakışıklısın, yoksa Yusuf mu? Biz ona cemal ve güzellik verdik ama O aldanarak günaha düşmedi!" denilecektir.
Daha sonra bela ve sıkıntılarından dolayı isyan ederek günaha düşen birisini getireceklerdir. "Neden isyan ederek günaha düştün?" dediklerinde şöyle diyecek: "Allah'ım, bana şiddetli bela, musibet ve sıkıntılar verdin, bu yüzden isyan ederek günaha düştüm."

Bu sırada Eyyub (a.s.)'ı getirerek o adama şöyle denilecek: "Senin belan mı daha şiddetli idi, yoksa Eyyub'un mu? Halbuki biz O'nu şiddetle belaya uğrattık ama O isyan ederek günaha düşmedi."
İşte böylece özür ve bahane yolu günahkârlara kapanmış olacaktır.

Takvanın en büyük üstünlük olması
Köylü bir adam sürekli olarak İmam Câfer (a.s.)'ın yanına gelip gidiyordu. İmam (a.s.) bir süre onu göremeyince yanındakilerden o adımın halini sordu.
İmam (a.s.)'ın huzurunda bulunanlardan birisi, o adamı küçümsemek ve onu İmam (a.s.)'ın yanında küçük düşürmek için şöyle dedi:
"Efendim! O adam avam ve cahil birisidir ve çok önemli bir şahıs değildir!"
İmam (a.s.) onun bu sözüne karşı şöyle buyurdu: "İnsanın aslı onun aklıdır; hasebi (şerafet ve üstünlüğü) dinidir, değeri takvasıdır. İnsanlar soy açısından eşittiler; herkes Adem'dendir."
O adam, İmam (a.s.)'ın bu sözünden dolayı utanıp sıkıldı ve artık bir şey demedi.

Arslanlarla yük taşıyabilme!
Ebu Hazim Abdulgaffar b. Hasan şöyle diyor: "Mensur'un hükümeti döneminde İbrahim b. Edhem Kûfe'ye geldi ve ben de onunla birlikte idim. Ebu Abdullah Câfer b. Muhammed b. Ali el-Alevî de Kûfe'ye geldi.
Bu sırada İmam Câfer Sâdık (a.s.) Kûfe'den çıkıp Medine'ye dönmek istiyordu. Kûfe'nin âlim ve büyükleri de İmam (a.s.)'ı yolcu ediyorlardı.
Süfyan-i Sevri ve İbrahim b. Edhem (sofuların önderi) İmam (a.s.)'ı yolcu edenlerdendi. İmam (a.s.)'ı yolcu edenlerden bazıları O'ndan daha ileride gidiyorlardı. Yolun yarısında aniden bir arslanla karşılaştılar.
İbrahim b. Edhem şöyle dedi: "Bekleyin de İmam Sâdık gelsin. Bakalım bu arslana ne yapacaktır?"
Derken İmam (a.s.) gelip yetişti. Arslanın yolda yattığını Hazrete söylediler. İmam (a.s.) arslana yaklaşarak kulağından tutup onu yoldan uzaklaştırdı. Sonra şöyle buyurdu: "İnsanlar, Allah'ın emirlerine uymuş olurlarsa, yüklerini bu arslanlara yükleyebilirler." (Prof. Dr. Haydar Baş İmam Cafer eserinden)























































