logo
23 HAZİRAN 2026

İmam Hüseyin Kerbela’da -7-

İmam Hüseyin’in (a.s.) ashabından birinin Türk olan kölesi Vazih, düşmanla kahramanca savaştıktan sonra yere yıkıldı. İmam Hüseyin’i (a.s.) yardımına çağırdı

25.09.2025 00:00:00
Haber Merkezi
İmam Hüseyin Kerbela’da -7-
İmam Hüseyin Kerbela’da -7-
Ebu Şa'sa Kindi, Hâşim b. Vakkas, Züheyr b. Kayn, Hanzale Şibami, Seyf b. Haris, Malik b. Abde, Ebu Zer Gıfari'nin azadlı kölesi Cevn, köle Firuzan, Haşim b. Utbe, Mehmed b. Mikdad, Abdullah bin Ducane, İmam Ali'nin kölesi Sa'd, Sa'd, Rebia oğlu Kays, Süveyd oğlu Şiys, Karat oğlu Ömer, Müslim ve Hammat,  İmam Hüseyin (a.s) ve Ehl-i Beyt'i için tek tek meydana çıkıp, onlarca melunu öldürüyor ve şahadete eriyorlardı.   

İmam Hüseyin'in (a.s.) ashabından birinin Türk olan kölesi Vazih, düşmanla kahramanca savaştıktan sonra yere yıkıldı. İmam Hüseyin'i (a.s.) yardımına çağırdı. İmam (a.s) geldi ve boynuna sarıldı. Son nefeslerini büyük bir iftiharla yaşayan Vazih; "Kim, benim gibi olabilir. Resulüllah'ın (s.a.v.) evladı yanaklarını, yanaklarıma dayamış." Diyordu. Bu hal üzere o da şahadete erdi.

Ömer b. Cünade, 11 yaşındaydı ve İmam Hüseyin'in huzuruna çıkıp, savaşmak için izin istedi. İmam (a.s); "Bu, babası öldürülen bir gençtir, annesi onun savaş meydanına gidip öldürülmesine razı olmayabilir" dedi.

Ömer, İmam'ın (a.s.) bu sözünü duyar duymaz; "Hayır, Allah'a and olsun ki, canımı sana feda etmeyi ve kanımı, senin yolunda dökmeyi annem emretmiştir" dedi.

İmam Hüseyin, bu cevaptan sonra Ömer'e izin verdi. Ömer'de kahramanca çarpıştı. O melunlar, Ömer'i şehit edip başını, bedeninden ayırıp çadırlara fırlattılar. Bu erlerin yanında, ashaptan on beş kişi bir seferde olmak üzere sadece öğle vaktine kadar İmam Hüseyin (a.s.) ashabından elli üç kişi şahadet şerbetini içti...

Ehl-i Beyt'ten Abdullah b. Müslim b. Akil ortaya çıkmak için izin istedi. İzni alan Abdullah meydana indi. Abdullah, Yezid'in askerlerine Ehl-i Beyt'in kutsallığını ve onlara düşmanlık edenlerin sonlarını anlattıktan sonra Yezid ordusundan Kuddame'ye döndü ve "Ey Kuddame! Sen zamanımızın en yiğit kimsesisin. Bu Hâşimoğlu pehlivanının karşısına çık! Şerrini üstümüzden at" dedi.

Bahtsız Kuddame, saadet sahibi Abdullah'ın karşısına çıktı. Abdullah susuzluktan yorgun düşünce bir köşeye çekildi ve mızrağı elinden bıraktı. Bahtsız Kuddame, Abdullah'a süngü salladı. Abdullah (a.s) süngüyü Kuddame'nin elinden aldı ve bir vuruşta onu öldürdü. Sonra savaş meydanına döndü. İbn-i Sa'd'ın sancağı altındaki Sâlih bin Mısrî'yi de öldürdü. Mufaddal bin Merahim denilen bir alçağın vuruşu ile şehit oldu.  ,

Bundan sonra Akil oğlu Abdurrahman, Abdullah oğlu Muhammed, Avfoğlu Muhammed, Avfoğlu Avn da şahadet şerbetini içtiler.

Kerbela toprağı, ashabın kanları ile sulanmıştı. Sıra yavaş yavaş İmam Hüseyin'e (a.s.) geliyordu ki,  oğlu Ali Ekber öne atıldı ve savaş meydanına girmek için izin istedi. (ki, Ali Ekber (a.s) Peygamber Efendimize çok benziyordu. Hatta Ashap; "Biz, Peygamberin (s.a.v.) simasını görmeyi arzu ettiğimizde ona (Ali Ekber) bakıyorduk" diyordular.

Ali Ekber'in (a.s) karşısında kimse duramıyordu. Herkes bir tarafa kaçışıyordu. Diğer yandan susuzluk Ali Ekber'i şiddetle etkilemesine rağmen yine de düşman ordusuna çok ağır darbeler indirerek onlardan, 120 kişiyi aşkın insanı cehenneme gönderdi ve çadırlara geri döndü.

Daha sonra tekrar düşman ordusuna saldırıp, onlardan ağır bir yara alarak toprağın üzerine düştü ve o esnada yüksek bir sesle: "Babacığım, şimdi ceddim Resulüllah'ın (s.a.v.) cennet kadehiyle bana verdiği suyu doya doya içtim. Artık bundan böyle hiçbir zaman susamayacağım" diyordu.

Melunlar yere düşen Ali Ekber Hazretlerini, kılıçları ile parça parça ettiler. İmam Hüseyin (a.s.), Ali Ekber'in başına gelip şöyle buyurdu: "Ey yavrum, Allah, seni öldüren bu zâlim kavmi öldürsün, Allah'ın ve Resulüllah (s.a.v.)'in hürmetini ortadan kaldırmaya ne kadar da cüret ettiler. Artık senden sonra dünyaya yazıklar olsun." 

İmam Hasan'ın oğlunun şehadeti

Hz. Kasım, İmam Hasan'ın (a.s.) henüz buluğa erişmemiş oğlu idi… Ömer b. Sa'd'ın ordusunda bulunan Birravi şöyle söylüyor: "Bir çocuğun ata bindiğini gördük. Miğfer yerine kafasına sarık koymuştu. Ayaklarında da savaş çizmesi yoktu, yalnızca ayakkabı vardı. Ayakkabısının birinin de bağı çözülmüştü. Bunun sol ayağı olduğunu hâlâ unutmuyorum…"

İmam Ali'nin (a.s.) oğlu Ömer'in şehadeti

Ali oğlu Ömer savaş için ileri atıldı… Yezid'in askerinin istiklal bayrağına titremeler saldı. Yiğitliğin en yüksek derecesine varıp karşı düğüşçüleri yerlere yıktı. En sonunda şehadet şerbetini içti.

İmam Ali'nin (a.s.) oğlu Osman'ın şehadeti

"Ondan sonra Hz. Ali'yyül Murtaza'nın oğlu Osman savaş alanına doğru yürüdü… Sayısız düşmanı öldürdükten sonra Yezid Ebtahi oğlu Sinan tarafından şehit edildi.

Hz. Hasan'ın (as) oğlu Abdullah'ın şehadeti

İmam Hasan oğlu Abdullah da, Kerbela'da amcası İmam Hüseyin'in (a.s.) yanında idi. Henüz on yaşlarında bir çocuktu. Amcasının feryatlarına daha fazla dayanamayarak bir anda kendini çadırlardan dışarıya attı. Abdullah öyle diyordu: "Hayır, Allah'a and olsun ki, amcamdan ayrılmayacağım." Melunlar, Onu da şehit ettiler.

İmam Hüseyin'in (a.s.) kundaktaki evladının şehadeti

"İmam Hüseyin'in (a.s.) çadırın içerisinde bulunan çoluk çocuğu ve İmam Seccad hariç, bütün yaranları düşman tarafından öldürüldükten sonra; İmam Hüseyin (a.s.), şöyle yardım çağrısında bulundu:

"Acaba Peygamberin (s.a.v.) Ehl-i Beyt'ini savunacak bir kimse, hakkımızda Allah'tan korkacak bir muvahhit ve bize yardımda bulunacak bir yardımcı yok mudur?"

İmam Hüseyin'in (as) yardım dileme sesini çadırın içerisinde bulunan çoluk çocuk, duyar duymaz onların ağlama sesleri göklere yükseldi.

İmam (a.s.) çadırlara doğru dönüp şöyle buyurdu: "Yavrum Ali Eser'i de getirin, onunla da vedalaşayım." Küçük bebek babasının kucağındayken, Harmele onu hedef alıp şehadete ulaştırdı.

İmam (a.s.) bebeğin boğazından akan kanı göğe serpip şöyle dedi: "Allah'ım! Onları azabına duçar eyle, onlardan hiçbir kimseyi geride sağ bırakma ve onları ebedî olarak affetme!" 

İmam Ali'nin (as) oğlu Abbas'ı şehadeti

Hz. Abbas'ın iki kolunu da kesti melunlar. Vücuduna onlarca ok saplandı ve mübarek başını yardılar. Hz. Abbas'ın şehadeti de böylece gerçekleşmiş oldu.

İmam Hüseyin (a.s.) Abbas öldürüldüğü zaman şöyle buyurmuştur: "Belim şimdi kırıldı, çarem kalmadı ve düşmanlarım sevinmeye başladılar." 

İmam Hüseyin'in (a.s.) yanındaki bütün erkekler Kerbela toprağında can vermişti. Artık Onu (a.s.) savunacak tek kişi kendisi idi.

Savaş meydanına girmeden evvel çadırlardaki kadınlarla ve oğlu Zeynnelâbidin ile son kez vedalaştı. Onlara son nasihatlerini etti.

İmam Seccad, Kerbela günü hasta idi ve silah taşıyacak takati yoktu. Ancak, İmam Hüseyin (a.s.)'ın feryatları karşısında, babasına yardım etmek için bir ara kendini çadırlardan dışarı attı.

"Ümmü Gülsüm, "Yavrum geri dön" diyordu. Cevabında, "Hala, bırak Resulüllah (s.a.v.)'in evladının yanında savaşayım" buyurdu.

İmam Hüseyin (a.s.)'ın kendisi yüksek bir sesle, "Bacı, onu çadırlara geri çevir ki, yeryüzü Muhammed evlatlarının neslinden boş kalmasın" buyurdular. 

Artık Onun (a.s.) sırası gelmişti. Karşısındaki binlerce kişilik ordu ile baş başa idi. İmam Hüseyin (a.s), çocukları, ailesi ve dostları gözleri önünde öldürüldükleri halde kendisine hakim ve sağlam bir yürekle düşman karşısında duruyordu.

Bu büyük insan karşısında, O'nu (a.s.) öldürme noktasında tereddüt geçiren askerleri harekete geçirmek için Ömer'in komutanlarından Amr b. Haccac ez-Zübeydî askerlere; "Ey Küfeliler! İtaat etmeyi ve toplumun birliğini korumayı sürdürün. Dinden ok gibi fırlayıp çıkan ve imama (Yezid) karşı gelen kimseyi öldürme hususunda kuşkuya düşmeyin" diyordu. 

Hüseyin (a.s.), Fırat'ın kenarındaki toprak setten çadırındayken, Şimr b. Zilcevşen bir grup adamıyla karşısına çıktı. Etrafını sardılar. İçlerinde

Mâlik b. Nesr el-Kindî denilen biri öne atıldı. İmam Hüseyin (a.s.)'a sövdü ve başına bir kılıç indirdi. Bu kılıç darbesi İmam'ın (a.s.) başında miğferi parçalamış ve başı isabet almıştı. Yara kanıyordu. Miğfer kanla doldu. İmam Hüseyin (a.s.) ona dedi ki: "Sağ elinle bir şey yiyemeyesin, onunla bir şey içemeyesin ve Allah, seni zalimlerle birlikte haşr etsin."

Sonra miğferi attı. Bir bez istedi, onunla başını sardı. Başka bir miğfer istedi. Onu başına koydu. Sonra etrafını sarıkla sardı. Şimr b. Zilcevşen ve etrafındakiler uzaklaşıp yerlerine döndüler. Biraz bekledi, tekrar geri döndü. Onlar da, İmam'a (a.s.) geri döndüler ve etrafını sardılar. Hüseyin bin Ali (a.s.) ata binip kılıcını eline aldı ve şiirler okuyarak düşman ordusuna saldırdı.

Bu güçlü arslanın karşısında ne yapacağını şaşıran Küfe leşkerleri, onun direncini kırmak için kendisine bir damla suyu dahi vermemeyi kararlaştırmışlardı.

Küfe halkı, Hz. Hüseyin (a.s.) su aradığı bir anda ona saldırdılar. Kendisi her ne kadar atıyla Fırat'a girmek istedi ise de onlar toplu olarak hücum edip, kendisini Fırat'tan uzaklaştırdılar. Ve yine Hüseyin (a.s.) su arıyordu. Şimr de ona, "Allah'a and olsun ki, Fırat'a giremeyeceksin, ateşe gireceksin" diyordu. 

Hüseyin b. Ali (a.s.), aralıksız olarak düşmana saldırıp, şiddetle savaşıyor ve her saldırısında düşmandan bazılarını yere seriyordu. Bu esnada aniden düşman, İmam'a ruhî bir darbe vurup onu mağlup etmeye karar aldı. Bu maksatla Hazret'le çadırların arasına girerek hamleyi çadırlara doğru yöneltti.

Bu esnada İmam (a.s.) yüksek bir sesle şöyle feryad etti: "Ey Ebu Süfyan ailesine uyanlar! Eğer dininiz yok, kıyamet gününden de korkmuyorsanız, hiç olmazsa dünyanızda hür kişiler olun. Eğer Arap olduğunuzu iddia ediyorsanız hasebinize dönün ve insanlık şerefinizi koruyun."

Şimr cevaben, "Ya Hüseyin, ne söylüyorsun?" dedi.

İmam (a.s.) cevaben şöyle buyurdu: "Ben, sizinle siz de, benimle savaşıyorsunuz. Bu kadınların ne suçu var? Ben hayatta olduğum müddetçe zorbalarınızı Ehl-i Beyt'ime saldırmaktan alıkoyun."

İmam Hüseyin (a.s.) verdiği büyük mücadelenin arkasından Muharrem'in onuncu günü, Cuma günü öğleden sonra görülmemiş kin, intikam ve vahşet ile şehit edildi. Şehit edildiğinde elli yedi yaşında idi. Rabbim şefaatlerine nail eylesin.
(Geniş bilgi ve hikmetler için bknz. Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Hüseyin eseri) 

Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez


 
Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.
 

23.06.2026 14:36:00
MURAT ÇORBACI
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez

Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek, "Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor" dedi. Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı.

Göğüs ağrısı

Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.

Nefes darlığı

Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.

Baş dönmesi ve bayılma hissi

Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.

Soğuk terleme

Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Halsizlik ve aşırı yorgunluk

Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.

Nabzın düzensiz hissedilmesi

Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.

Çarpıntının uzun sürmesi

Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.

Dinlenirken ortaya çıkması

Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.

Tedavisi kolaylaştı

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirtti.

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Ankara'da seyir halindeki Berşan Yücel idaresindeki 06 FFA 414 plakalı otomobil, akaryakıt istasyonunun önünde park halindeki 04 AAV 432 plakalı kamyona çarptı. Feci kazada 4 kişi hayatını kaybetti

23.06.2026 10:30:00
Haber Merkezi
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Ankara'nın Polatlı ilçesinde otomobilin kamyona çarpması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti.  

Kaza, Polatlı ilçesi İstiklal Mahallesi Borsa Yolu üzerinde meydana geldi.

Seyir halindeki bir otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle önünde bulunan kamyona çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil hurdaya dönerken, araçta bulunan 4 kişiden Hasan Devran Kart (20), Berşan Yücel (24) ve Şükran Yanok (21) olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada ağır yaralanan 1 kişi ise olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Araçtan ağır yaralı halde çıkarılan Raziye Yanok (21) ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edilirken ekipler olay yerinde güvenlik önlemleri aldı. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri yapılan incelemelerin ardından morga kaldırıldı.

Kaza anı güvenlik kamerasına da yansıdı.

Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı

Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

23.06.2026 10:01:00
İhlas Haber Ajansı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından sabah saatlerinde geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi. Samsun merkezli olmak üzere toplam 7 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlara Özel Harekat Şube Müdürlüğü ekipleri de destek verdi.



Haklarında gözaltı kararı bulunan şüphelilerin adreslerine yapılan baskınlarda çok sayıda kişi yakalanarak gözaltına alındı. Operasyonda toplam 67 şüphelinin gözaltına alındığı öğrenildi.



Şüphelilerin yasa dışı bahis organizasyonu içerisinde faaliyet gösterdikleri iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında emniyetteki işlemlerinin sürdüğü belirtildi. Operasyon kapsamında adreslerde yapılan aramalarda ele geçirilen dijital materyal ve diğer delillerin incelenmek üzere el konuldu.

Olayla ilgili soruşturma Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürdürülüyor.

Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi

22.06.2026 23:10:00
Haber Merkezi
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kendisini resmi bir kurum yetkilisi gibi göstererek bir alışveriş merkezinde (AVM) "denetim" adı altında incelemelerde bulunan ve bu anları sosyal medyada paylaşan Ferhat Aydoğan (F.A.) hakkında geniş çaplı bir soruşturma başlattı.

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi.

Kamu görevini usulsüz üstlenme ve sicil detayı



Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülen tahkikatta, şüphelinin eylemleri Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) ilgili maddelerince "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında değerlendirildi.

Soruşturmanın derinleştirilmesiyle birlikte şüpheli Ferhat Aydoğan hakkında çarpıcı bir detay daha ortaya çıktı: Şahsın geçmiş dönemde "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sicil kaydının bulunduğu belirlendi.

Gözaltı, arama ve el koyma talimatı verildi

Herhangi bir resmi ve hukuki dayanağı bulunmayan "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" unvanını kullanarak esnafı ve vatandaşı manipüle etmeye çalışan şahsa yönelik savcılık kararları netleşti:

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kolluk kuvvetlerine şüphelinin derhal yakalanması için gözaltı talimatı verdi.

Şahsın ikamet ve gösterdiği adreslerde eş zamanlı olarak arama yapılması ve dijital materyaller dahil delil niteliğindeki unsurlara el konulması kararlaştırıldı.

Olayın geçmişi

Sosyal medya platformlarında paylaşılan video görüntülerinde; Ferhat Aydoğan'ın arkasındaki kalabalık bir grupla AVM'ye girdiği, buradaki esnafları ve işletme yönetimini yetkili bir devlet kurumu müfettişi gibi sorguya çekerek sözde denetim gerçekleştirdiği görülmüştü.

Görüntülerin kurgu bir "denetim tiyatrosu" olduğunun anlaşılması üzerine güvenlik güçleri şahsı adli makamlara sevk etmek üzere işlemleri başlattı.

Şüphelinin emniyetteki ifade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilerek hakim karşısına çıkarılması bekleniyor.

Kim bu şahıs?

Ferhat Aydoğan, kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtan, medya sektöründe yöneticilik yaptığını iddia eden ve daha önce de benzer suçlamalarla yargılanmış bir isimdir.

Geçmişte "Türkiye Ak Gençlik Ocakları" adını kullanan bu yapı, Mart 2026'da isim değişikliğine giderek "Cumhur İttifakı Ocakları" adını almıştır.

Kendisini gazeteci olarak da tanıtan Aydoğan, Temmuz 2024'te sahte kimlik ve kartlar basarak nüfuz ticareti yaptığı gerekçesiyle "nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından tutuklanmıştır.

Güncel adli kayıtlarda "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sabıkası bulunan şahıs, geçmişte organize suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı'nın basın danışmanı olduğu iddiasıyla da medyada yer almıştır.

Son olarak Haziran 2026'da bir AVM'de esnafı sorguladığı sahte denetim videolarının ardından "kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi" suçundan hakkında yeniden gözaltı ve arama kararı verilmiştir.

Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara’da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi

22.06.2026 21:30:00
Haber Merkezi
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara'da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi.

15 Haziran'dan bu yana taban maaş, güvenceli çalışma hakları ve mülakatların kaldırılması talebiyle direnen öğretmenler, sağlık sorunlarına ve polis müdahalelerine rağmen eylemlerini kararlılıkla sürdürüyor.

Öğretmenlerin Hayati Mücadelesinde 8. Gün: Sağlık Durumları Kritik, Direniş Sürüyor

Ankara'da Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası genel merkezi önünde nöbet tutan öğretmenlerin açlık grevi eylemi birinci haftasını geride bırakarak 8. gününe ulaştı.

Günlerdir yalnızca su, şeker ve B12 vitaminiyle beslenen eğitimcilerin sağlık durumları giderek kritik bir aşamaya evriliyor. Süreç içerisinde ciddi sağlık sorunları yaşayan bazı öğretmenlerin hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.

Talepler Net: "Taban Maaş ve Güvenceli Çalışma"



Özel kurumlarda çalışan ve ataması yapılmayan öğretmenler, yaşam standartlarının iyileştirilmesi ve mesleki onurlarının korunması için şu temel talepleri öne sürüyor:

Özel sektördeki eğitim emekçileri için taban maaş uygulamasının yeniden yasal koruma altına alınması.

Atamalarda adaletsizliğe yol açtığı belirtilen mülakat sisteminin son bulması ve verilen sözlerin tutulması.
Kısa süreli sözleşme dayatmalarına son verilmesi ve eksiksiz sigorta primi yatırılması.

Baskı ve Engellemelere Rağmen Geri Adım Yok

Eylemin başından bu yana öğretmenler pek çok kez emniyet güçlerinin sert müdahaleleriyle karşı karşıya kaldı. Geçtiğimiz günlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde açıklama yapmak isteyen 9 öğretmen gözaltına alınmış ve saatler sonra serbest bırakılmıştı.

Son olarak Ankara Kızılay'daki Madenci Anıtı'na yürümek isteyen eğitimcilerin önü polis barikatlarıyla kesildi ve öğretmenler biber gazlı müdahaleye maruz kaldı. İstanbul Taksim'de TÖZOK önünde destek eylemi yapan öğretmenlere de müdahale edilerek gözaltılar gerçekleştirildi.

Siyasi partilerin, demokratik kitle örgütlerinin ve sendikaların ziyaret ederek destek verdiği öğretmenler, "Milli Eğitim Komisyonu Toplansın" çağrısını yineleyerek talepleri karşılanana kadar Ankara'daki nöbet alanını terk etmeyeceklerini vurguluyor.

12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu

Adalet sisteminde süreçleri hızlandıracak ve yargılamaları makul sürede tamamlayacak 30 maddelik 12. Yargı Paketi kanun teklifi, AK Parti tarafından Meclis Başkanlığına resmen teslim edildi

22.06.2026 16:10:00
Haber Merkezi
12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu
12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu
Kamuoyunun uzun süredir merakla beklediği, yargı süreçlerini hızlandırmayı ve usul ekonomisini güçlendirmeyi amaçlayan 12. Yargı Paketi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunuldu. AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu ile milletvekilleri Murat Alparslan ve Nurettin Alan'ın düzenlediği ortak basın toplantısıyla duyurulan 30 maddelik yeni kanun teklifi, yargı sisteminde köklü ve radikal değişiklikler içeriyor.

Milyonlarca mahkum ve mahkum yakınının gözü kulağı olan genel af ya da infaz indirimi gibi beklentiler ise bu paketin kapsamında yer almadı. Teklif, ağırlıklı olarak yargının etkin ve verimli işlemesine odaklanıyor.


12. Yargı Paketi'nde neler var? İşte öne çıkan maddeler


Meclis Başkanlığına sunulan yeni yargı paketinde öne çıkan ve vatandaşların günlük hayatı ile adalet sistemini doğrudan etkileyecek kritik düzenlemeler şunlar:

Duruşmalar Arası Süre Kısalıyor: Hukuk yargılamalarında süreçlerin uzamasını önlemek amacıyla iki duruşma arasındaki süre 3 aydan fazla olamayacak. Bilirkişi incelemesi veya istinabe gibi zorunlu hallerde hakim gerekçesini belirterek bu süreyi uzatabilecek.

İdari Alacaklarda "Önce İdareye Başvuru" Zorunluluğu: Adli yargı kararıyla idareden alınacak para, vekalet ücreti ve yargılama giderleri için doğrudan icra takibi başlatılamayacak. Alacaklılar önce idareye yazılı başvuruda bulunup IBAN bildirmek zorunda olacak. İdare 1 ay içinde ödeme yapmazsa icra takibi açılabilecek.

Miras Davalarında Yeni Dönem (İzale-i Şuyu): Ortaklığın giderilmesi davalarında suistimalleri engellemek için miras kalan taşınmazların satışında birinci açık artırma sadece mirasçılar arasında yapılacak. Bu ihalede açılış muhammen bedelin yüzde yüzü üzerinden olacak, alıcı çıkmazsa ihale herkese açık ikinci aşamaya geçecek.

e-Duruşma Kapsamı Genişletiliyor: Bilişim teknolojilerinin etkin kullanımı amacıyla hukuk davalarındaki ön inceleme duruşmaları da e-Duruşma (ses ve görüntü nakli) sistemiyle yapılabilecek.

Gereksiz Bilirkişi Raporlarına Ceza: Hakimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği temel hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda uzman olmadığı halde bilirkişiye başvurulması açıkça disiplin yaptırımına bağlanacak.

Yargıtay'ın Bozma Yetkisine Sınır: İlk derece mahkemelerinin sadece görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermesi durumunda Yargıtay doğrudan bozma kararı veremeyecek.

İdari Yargıda Tek Hakim Yetkisi Artıyor: İdare mahkemelerinde heyet yerine tek hakimle çözülecek davaların sınırı genişletiliyor. Öğrenci disiplin, yurt, burs işlemleri ile memurların geçici görevlendirme, lojman ve yolluk davaları gibi uyuşmazlıklar tek hakim tarafından hızla karara bağlanacak.

Noterlik İşlemleri Dijitalleşiyor: Mahkeme veya savcılıklar noterlik evrakı talep ettiğinde noterler evrakı elektronik ortamda tarayıp güvenli elektronik imza ile gönderecek. Bu işlemlerden hiçbir ücret alınmayacak.


İnfaz düzenlemesi ve IBAN kiralama durumu


Kamuoyunda sıkça tartışılan infaz düzenlemesi, af veya denetimli serbestlik gibi maddelerin 12. Yargı Paketi içerisinde yer almadığı netleşti. Son ana kadar pakete eklenmesi beklenen, hesaplarını başkalarına kullandıran kişilere yönelik "IBAN mağdurları düzenlemesi" ise açıklanan nihai 30 maddelik teklif metninde yer bulmadı.

Meclis Başkanlığına sunulan tasarı, önümüzdeki günlerde TBMM Adalet Komisyonu'nda görüşülmeye başlanacak. Komisyondaki kabulün ardından TBMM Genel Kurulu'na sevk edilecek olan paketin, adli tatil öncesinde yasalaşarak Resmi Gazete'de yayımlanması bekleniyor.

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti

22.06.2026 14:02:00 / Güncelleme: 22.06.2026 14:10:39
Haber Merkezi
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti.

Koç, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'u 17 Haziran'da bakanlık binasında ziyaret etmişti.

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, Ankara'daki Ulus Hali'nde vatandaşlarla bir araya geldiği etkinlikte, Levent Koç'un AKP'ye katılacağı iddiasının sorulması üzerine "dedikodu" demişti.

Ankara'da Kalecik, Gölbaşı ve Nallıhan belediye başkanlarının da AKP'ye geçeceği öne sürüldü. Bu başkanlar arasında yalnızca Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç, söz konusu iddiayı yalanlamıştı.

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi

22.06.2026 13:13:00
Haber Merkezi
 Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi
 Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi.
Tutuklu İBB Başkanı İmamoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı videolu paylaşımda, şunları söyledi:
"Sevgili gençler, bu filmi tam 10 yıl önce Cumhuriyet ve demokrasiye darbe girişiminde bulunanlara karşı, milletimize bir uyarı olarak paylaşmıştım. Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz. Bugün en büyük değerlerimiz olan Cumhuriyet ve demokrasiyi koruyup geliştirmek için hep birlikte büyük azim ve kararlılıkla mücadele etmek şarttır."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.