İmam Kazım’ın tevekkül ve tevazuu
‘Kim Allah’a tevekkül ederse, Allah ona yeter’
19.12.2023 18:15:00
Hasan Parlak
Hasan Parlak





Ali b. Suveyd, şöyle der: "Ebû'l-Hasan el-Evvel'e (Mûsâ b. Ca'fer aleyhisselâm) Allah Azze ve Celle'nin şu âyetini sordum: 'Kim Allah'a tevekkül ederse, Allah ona yeter.'
'Allah'a tevekkül etmenin dereceleri vardır. Bütün işlerinde Allah'a tevekkül etmen, O, ne yaparsa yaptığından râzı olman ve O'nun, senden hiçbir iyilik ve fazlı esirgemeyeceğini ve bu konuda hüküm vermenin O'na ait olduğunu bilmendir.
Şu hâlde Allah'a, işlerin sonunu O'na bırakarak tevekkül et; o konuda ve diğer konularda O'na güven' buyurdu."
Safvan el-Cemmal, Ebû'l-Hasan el-Evvel'in (Mûsâ b. Ca'fer aleyhisselâm) şöyle dediğini rivâyet eder:
"Allah'ı gerçekten bilenin O'nu, verdiği rızık için geciktirmekle itham etmemesi ve başına gelenler için O'nu suçlamaması gerekir."
TEVAZUU
Hasan bin Ali bin Ebi Hamza babasından naklen diyor ki:
"İmam Mûsâ Kâzım'ın kendi arazisinde çalıştığını ve ayaklarının şiddetli çalışmadan dolayı ter içerisinde kalıp, yaş olduğunu gördüm. Bunun üzerine, 'Fedân olayım işçiler neredeler?' diye sorduğumda, 'Ey Ali, ben ve babamdan daha üstün olanlar arazilerinde elleriyle çalışmışlardır' diye buyurdu.
'Onlar kimlerdir?' diye sordum.
'Resûlullah (sallallahu aleyhi ve âlihi), Emîrü'l-Mü'minîn Ali ve babalarım, onların hepsi elleri ile çalışmışlardır. Çalışmak peygamberlerin, vasîlerin ve sâlihlerin işidir' buyurdu."
Hasan b. Cehm rivâyet etmektedir: "Biz, İmam Rızâ'nın babasını andığımızda buyurdular ki:
'Hiç kimsenin aklı, onunla eşit değildi. Bununla beraber bazen kendisine, 'Zenci hizmetçilerden biriyle mi istişâre ediyorsun' dediklerinde; 'Allah-u Teâlâ, bazı sorunları bazen onun diliyle kolaylaştırıp hâlletmiştir' buyurmuştur.
Bazen İmam Kâzım'a (a.s.), arazi ve bostan işleri konusunda bir şey önerdiklerinde İmam, onların dedikleri şekilde hareket ederdi."
ÖLÜM KARŞISINDA SABRI TAVSİYE ETMESİ
Hişam b. Hakem diyor ki: "İmam Mûsâ b. Ca'fer (a.s.) ölüyü defnetmeden önce ve defnettikten sonra musibet görenlere teselli veriyordu."
HZ. İMAM'IN YEMEK YERKEN DİKKAT ETTİĞİ HUSUSLAR
Muvaffak el-Medinî babasından, o da dedesinden şöyle nakleder:
"İmam Mûsâ Kâzım (a.s.) bir kimseyi benim peşimce gönderdi ve beni yemek sofrasına oturttu. Sofrada yeşillik yoktu.
İmam (a.s.), yemekten el çekti. Sonra hizmetçisine, 'Yeşilliği olmayan bir sofradan yemek yemediğimi bilmiyor musun? Yeşillik getirin' diye buyurdu.
Hizmetçi yeşillik dolu tabağı getirdikten sonra Hz. İmam (a.s.) elini uzatarak yemeye başladı."
AKŞAM YEMEĞİNE ÖZEN GÖSTERMESİ
Süleyman b. Ca'ferî diyor ki: "İmam Mûsâ b. Ca'fer (a.s.), akşam yemeğini bir kekle de olsa terk etmiyordu. 'Akşam yemeği beden için bir güçtür' buyururdu." (Prof. Dr. Haydar Baş İmam Musa Kazım eserinden)
'Allah'a tevekkül etmenin dereceleri vardır. Bütün işlerinde Allah'a tevekkül etmen, O, ne yaparsa yaptığından râzı olman ve O'nun, senden hiçbir iyilik ve fazlı esirgemeyeceğini ve bu konuda hüküm vermenin O'na ait olduğunu bilmendir.
Şu hâlde Allah'a, işlerin sonunu O'na bırakarak tevekkül et; o konuda ve diğer konularda O'na güven' buyurdu."
Safvan el-Cemmal, Ebû'l-Hasan el-Evvel'in (Mûsâ b. Ca'fer aleyhisselâm) şöyle dediğini rivâyet eder:
"Allah'ı gerçekten bilenin O'nu, verdiği rızık için geciktirmekle itham etmemesi ve başına gelenler için O'nu suçlamaması gerekir."
TEVAZUU
Hasan bin Ali bin Ebi Hamza babasından naklen diyor ki:
"İmam Mûsâ Kâzım'ın kendi arazisinde çalıştığını ve ayaklarının şiddetli çalışmadan dolayı ter içerisinde kalıp, yaş olduğunu gördüm. Bunun üzerine, 'Fedân olayım işçiler neredeler?' diye sorduğumda, 'Ey Ali, ben ve babamdan daha üstün olanlar arazilerinde elleriyle çalışmışlardır' diye buyurdu.
'Onlar kimlerdir?' diye sordum.
'Resûlullah (sallallahu aleyhi ve âlihi), Emîrü'l-Mü'minîn Ali ve babalarım, onların hepsi elleri ile çalışmışlardır. Çalışmak peygamberlerin, vasîlerin ve sâlihlerin işidir' buyurdu."
Hasan b. Cehm rivâyet etmektedir: "Biz, İmam Rızâ'nın babasını andığımızda buyurdular ki:
'Hiç kimsenin aklı, onunla eşit değildi. Bununla beraber bazen kendisine, 'Zenci hizmetçilerden biriyle mi istişâre ediyorsun' dediklerinde; 'Allah-u Teâlâ, bazı sorunları bazen onun diliyle kolaylaştırıp hâlletmiştir' buyurmuştur.
Bazen İmam Kâzım'a (a.s.), arazi ve bostan işleri konusunda bir şey önerdiklerinde İmam, onların dedikleri şekilde hareket ederdi."
ÖLÜM KARŞISINDA SABRI TAVSİYE ETMESİ
Hişam b. Hakem diyor ki: "İmam Mûsâ b. Ca'fer (a.s.) ölüyü defnetmeden önce ve defnettikten sonra musibet görenlere teselli veriyordu."
HZ. İMAM'IN YEMEK YERKEN DİKKAT ETTİĞİ HUSUSLAR
Muvaffak el-Medinî babasından, o da dedesinden şöyle nakleder:
"İmam Mûsâ Kâzım (a.s.) bir kimseyi benim peşimce gönderdi ve beni yemek sofrasına oturttu. Sofrada yeşillik yoktu.
İmam (a.s.), yemekten el çekti. Sonra hizmetçisine, 'Yeşilliği olmayan bir sofradan yemek yemediğimi bilmiyor musun? Yeşillik getirin' diye buyurdu.
Hizmetçi yeşillik dolu tabağı getirdikten sonra Hz. İmam (a.s.) elini uzatarak yemeye başladı."
AKŞAM YEMEĞİNE ÖZEN GÖSTERMESİ
Süleyman b. Ca'ferî diyor ki: "İmam Mûsâ b. Ca'fer (a.s.), akşam yemeğini bir kekle de olsa terk etmiyordu. 'Akşam yemeği beden için bir güçtür' buyururdu." (Prof. Dr. Haydar Baş İmam Musa Kazım eserinden)
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.


























































































