logo
03 MAYIS 2026

İmamoğlu, 2036 Olimpiyatları'na resmen talip oldu

 
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, "İstanbul Spor Stratejisi ve Gelecek Planı" tanıtım toplantısında konuştu. İstanbul'un "2036 Olimpiyat Oyunları" ve "Paralimpik Oyunları"na talip olduğunu açıklayan İmamoğlu, "Türkiye'ye spor konusunda öncülük etmek için, İstanbul'un dünya spor haritasında hak ettiği yere ulaşması için, biz de en büyük hedefe odaklanıyoruz. Bu konudaki irademizi ortaya koyuyoruz. Hep birlikte başaracağız" dedi.

13.07.2021 13:50:00
İmamoğlu, 2036 Olimpiyatları'na resmen talip oldu
İmamoğlu, 2036 Olimpiyatları'na resmen talip oldu
YENİ MESAJ / DETAY HABER
 
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, "İstanbul Spor Stratejisi ve Gelecek Planı" tanıtım toplantısında, kentin Olimpiyat adaylığı irade beyanını açıkladı. Sarıyer Maslak'taki Volkswagen Arena'da gerçekleştirilen irade beyanı açıklama toplantısına; siyasi parti temsilcileri, milletvekilleri, ilçe belediye başkanları, İBB bürokratları, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Başkanı Prof. Dr. Uğur Erdener, Türkiye Milli Paralimpik Komitesi Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Kocaömer, sporcular ve spor dünyasının birçok tanınmış ismi katıldı. Işıklı atletizm pisti şeklinde tasarlanan etkinlik salonu, davetlilerin beğenisini topladı.
 
 
Uzun bir yolculuk
 
Dev bir sahneye kurulan ekrana yansıtılan slaytlar eşliğinde interaktif bir sunum gerçekleştiren İmamoğlu, konuşmasına, "spor ailesinin" tüm paydaşlarını selamlayarak başladı. Kendisinin de bu ailenin bir parçası olduğunu kaydeden İmamoğlu; çocukluğundan gençlik yıllarına, atletizmden kaleciliğe, futbol idareciliğinden basketbol yöneticiliğine kadar olan süreçle ilgili anılarını paylaştı. Kendi kişisel geçmişiyle ilgili detayları belli bir amaçla anlattığını vurgulayan İmamoğlu, "Çünkü bugün, uzun bir yolculuğa başlıyoruz. Bu yolculuğun hem bireyler ve hem de tüm toplum için ne büyük bir ihtiyaç olduğunu kişisel deneyimlerinden biliyorum. Bu yolculuğun adı; 'İstanbul'u spor kenti' yapma yolculuğudur" dedi.
 
 
Seferberlik vakti
 
Seçim kampanyasında "sporda seferberlik" vaadini dile getirdiğini hatırlatan İmamoğlu, işbaşı yaptıkları ilk günden itibaren bu alana büyük öncelik verdiklerinin altını çizdi. "Sporun geleceğine sürdürülebilir katkılar sunmak için, uzun süredir yetkili kurul ve kurumlarımız yoluyla araştırmalar yapıyor, planlar hazırlıyoruz" diyen İmamoğlu, "16 milyona dokunacak, sürdürülebilir bir spor stratejisi ve master planı için son dokunuşları yapıyoruz. Hedefimiz çok basit ve net: Her İstanbulluyu sporla buluşturmak. İstanbul'da spor kültürünü tabana yaymak ve bir olimpizm hareketi başlatmak. Bütün hayalimiz; İstanbul'un yakın bir gelecekte milyonlarca insanın spor yaptığı bir kente dönüşmesini sağlamak" ifadelerini kullandı.
 
Dönüşüm hareketi
 
Pandemi döneminin, insanların spora bakışında ve spor yapışında değişikliklere neden olduğuna dikkat çeken İmamoğlu, kendilerinin bu yeni düzene ayak uydurmak adına çalışmalar yaptıklarını kaydetti. "İstanbul'umuzda sürdürülebilir spor kültürünü yerleştirmek, şehrimizi bir spor kentine dönüştürebilmek adına en uygun modeli bulmak için hazırlıklarımızı tamamlama aşamasına getirdik" diyen İmamoğlu, bu yolda ilham kaynaklarının Mustafa Kemal Atatürk ile onun çağdaşı, modern Olimpiyat Oyunları'nın kurucusu Baron Pierre De Coubertin olduğunu belirtti. Her iki liderin de spor ile düşünsellik arasında felsefi bir bağ kurduğunu aktaran İmamoğlu, "Bugün burada, kentimiz adına başlattığımız yeni dönemi, 'Spor Kültürü Hareketi' veya kısaca 'Olimpizm Hareketi' olarak tanımlayabiliriz. Olimpizm hareketi, özünde ve odağında insan olan, nihai hedefi kentliler için yaşam kalitesi yaratmak olan bir büyük dönüşüm harekettir" diye konuştu.
 
İstanbul ne kazanacak?
 
İmamoğlu, konuşmasında, olimpizm bakış açısının kente ve İstanbul halkına kazandıracağı faydaları 7 maddede özetledi:
 
1- YAŞAM FELSEFESİDİR: Uluslararası araştırmalar, çocukluktan itibaren düzenli spor yapmanın, insan hayatını ortalama 5 yıl uzattığını kanıtlıyor. Sadece sağlık konusundaki etkilerine baktığımızda bile spora yapılan yatırımın yüksek geri dönüşünü görebiliyorsunuz.
 
2- BARIŞ HAREKETİDİR: Çünkü, olimpizm ruhunun olduğu toplumlarda rekabet sahada yaşanır, dışarıya taşınmaz. Sahadaki fair-play örnekleri toplumlara örnek olur. Dünyada, özellikle Güney Afrika ve Kore gibi ülkeler, sporun gücünü kullanarak sorunlarını çözdü; toplumsal barışı sağladı. Ülkemize uluslararası spor organizasyonları kazandırdıkça, dünyadaki tüm devlet ve halklarla çok daha yakın ilişkiler kuracağız.
 
3- EŞİTLİĞİ ÖNE ÇIKARIR VE SAVUNUR: Sporda fırsat eşitliği esastır. Başta kadınlar olmak üzere, spor yapan herkes, ayrımcılıktan, önyargılardan büyük bir hızla sıyrılmaya başlar. Sporun en önemli toplumsal etkisi ise, haksız yere dezavantajlı olarak adlandırılan toplumsal grupları kucaklamasıdır. İstanbul'da engelli sporcularımızı kucaklıyor ve onlara en iyi olanakları sağlıyoruz. Önyargıları hep birlikte yenmek için hiçbir ayrım yapmadan herkesi spora davet ediyoruz.
 
4- SAĞLIK VE ÇEVRE HAREKETİDİR: Spor sayesinde kötü alışkanlıklar yarı yarıya oranlarda azalıyor, gençlerin karıştığı suçların oranı minimuma iniyor. İstanbulluların sporun olumlu etkilerini yaşaması adına, çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Spor İstanbul yoluyla 25 havuz, 42 fitness salonu, 44 tenis kortu, 31 jimnastik salonu, 41 halı saha, 8 stadyum, 1 atletizm pisti, 2 buz pistine sahip toplam 52 tesiste insanları sporla buluşturuyoruz. Pandemiden önce 680 bin İstanbullu üyemizle, 7 milyon seans yaptık. Hiçbir ayrım yapmadan 615 spor eğitmeniyle 26 branşta hizmet veriyoruz. Spor okullarımızda 45 tesiste, yılda 30.000 çocuğa, 15 spor branşında eğitim veriliyor. İstanbul'un 35 ilçesinde, 170'e yakın noktasında, her gün, açık hava egzersizleriyle yılda ortalama 100.000 kişiye aktif spor yaptırıyoruz. İstanbul, 16 milyon nüfusuyla 200.000 lisanslı sporcuya sahipken; Berlin'in 3,6 milyon nüfusuyla 750.00 lisanslı sporcusu var. Yolumuz gerçekten uzun ama aynı zamanda kararlıyız.
 
5- SÜRDÜRÜLEBİLİR VE YEŞİL BİR KENTSEL GELİŞİM MODELİDİR: Olimpizm felsefesiyle yönetilen kentler, insanların hareketlerini kısıtlamayan, fiziksel aktiviteye uygun yaşam alanları geliştirirler. Bir kentte rahatça spor yapabiliyorsanız, o kentin havası, suyu temiz; sokakları, caddeleri güvenlidir. Bisiklet kullanımı, yürüyüş parkurları arttıkça, her semt bir park kazandığında ekoloji olumlu yönde etkilenir. Antik çağlarda İstanbul'un ortasında 100 bin kişilik bir hipodrom, Anadolu'nun dört bir yanında 30-40 bin kişilik stadyumlar bulunuyordu. Böyle bir kültürel mirasla İstanbul'u, dünya spor turizmi haritasında önemli noktalardan biri haline getirmek hiç zor değil.
 
6- EĞİTİM VE SPORU BİR ARAYA GETİRİR: Dünyanın dört bir yanında yapılan araştırmalar, spor yapan gençlerin okullarında çok daha başarılı olduğunu gösteriyor. Sporun en önemli özelliklerinden biri de insanlara planlı, programlı çalışmayı, orta ve uzun vadeli hedefler koymayı, hayal etmeyi öğretmesidir. Çok çalışmak, doğru plan yapmak, taktikler oluşturmak, en büyük hedeflere odaklanmak sporun doğasında vardır. İstanbul'un çocuklarının ve gençlerinin eğitimlerini sporun kazandırdığı alışkanlıklarla geliştirmesi için de harekete geçiyoruz.
 
7- KAZANMAYA DEĞİL KATILIMA ODAKLANIR: Spor kültürünü tabana yayarsanız, yetenekli insanların o tabandan yetenek piramitleri halinde yükselmesini sağlarsınız. Gerisi kendiliğinden gelir. Biz, olimpizmin, gerçekten de özünde insan olan, insana yatırım yapan tarafını önemsiyor ve onun için bu yolculuğa çıkıyoruz. Çünkü asıl amacımız insanlarımızın sağlığı ve mutluluğu.
 
Herkes spora
 
İBB'nin tüm yetkili kurullarının ve iştiraklerinin ortak bir çalışma örneği sergileyerek sürece katkı verdiğini belirten İmamoğlu, "Geçtiğimiz hafta sonunda düzenlediğimiz çalıştayımızda, ülkemizin önemli spor uzmanlarını bir araya getirdik. Bundan sonra da benzeri çalışmaları sürdürerek, 'Spor Master Planımızı' bitireceğiz ve İstanbul için spor politikalarını tanımlayacağız. Hazırlıklarımızı çeşitli araştırmalarla zenginleştiriyoruz. Tüm ekiplerimizle, 7 aşamalı bir plan dahilinde, senkronize bir şekilde ilerliyoruz. İstanbul'da spor yapmayan insan kalmaması için harekete geçiyoruz. Önce 16 milyonu, ardından da 84 milyonu spora çağırıyoruz. Sporun eşsiz olumlu etkilerini İstanbulluların tamamına yaşatmak, tüm Türkiye'ye spor konusunda öncülük etmek için, İstanbul'un dünya spor haritasında hak ettiği yere ulaşması için, biz de en büyük hedefe odaklanıyoruz. Bu konudaki irademizi ortaya koyuyoruz. Tüm İstanbul halkı adına, Türkiye adına, Olimpiyat Oyunlarını ve Paralimpik Oyunları'nı İstanbul'a istiyoruz" dedi.
İlk hedeflerini; "2036 Olimpiyat Oyunları" ve "Paralimpik Oyunları" olarak belirlediklerini aktaran İmamoğlu, "Devletimize, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi ve Türkiye Milli Paralimpik Komitesi'ne ve ilgili tüm kurumlara, aynı hedef etrafında odaklanmak için iş birliği yapma çağrısında bulunuyoruz. Hep birlikte başaracağız" dedi. Türkiye'de 'olimpiyat' denince ilk akla gelen isimlerden merhum Sinan Erdem'in, "Olimpiyatlar taşla, tuğlayla değil, insanla yapılır" vizyonuna inandıklarının altını çizen İmamoğlu, çağrısını şu sözlerle genişletti:
"Buradan tüm federasyonlarımıza ve kulüplerimize özel olarak çağrı yapmak istiyorum: Gelin omuz omuza verelim; şehrimize olimpiyatlar başta olmak üzere, tüm büyük uluslararası organizasyonları birlikte kazandıralım. Ortak masalar, çalışma grupları kuralım, sizlerin büyük hedeflerinize yardım edelim. Birlikte çalışalım ve İstanbul halkına dünyanın en iyi spor etkinliklerini getirelim. Bu şehre uzun vadeli ve sürdürülebilir stratejik bir hedef koyarken, bu şehrin ev sahipliğinde başarıdan başarıya koşan asırlık kulüplerimiz; Fenerbahçe Beşiktaş ve Galatasaray gibi markalarımızla iş birliği ve yol arkadaşlığı yapmak istiyoruz. Yine bu şehre farklı disiplinlerde çok sayıda uluslararası başarılar kazandıran Anadolu Efes ve Eczacıbaşı gibi simge kulüplerimize destek olmak, geleceğin şampiyonlarını birlikte keşfetmek ve birlikte yetiştirmek konusunda iş birliği yapmak, destek vermek isteriz. Kapımız, Olimpizm felsefesi ve heyecanına ortak olmak isteyen, bu uzun yolculuğa emek ve inanç koymak isteyen, tüm federasyonlarımıza ve kulüplerimize sonuna kadar açık olacak."
 
Sahne sporcuların
 
Uzun soluklu bir yolculuğa çıktıklarını bildiklerini belirten İmamoğlu, konuşmasının sonunda sahneye, sırasıyla; 10-12 yaş grubu çocuk sporcular ile olimpiyat kotası almış 8'i paralimpik, toplam 10 milli sporcuyu davet etti. Tokyo Olimpiyatları'na katılacak tüm oyunculara başarı dileklerini ileten İmamoğlu, "Farklı kulüplerden, farklı federasyonlardan sporcularımız da olimpiyatlarda madalya mücadelesi verecekler. Sporcularımızın madalya kazanması tabi ki önemli, ancak katılımlarıyla bile hepimize şimdiden umut oldular, moral oldular, gençliğimize, çocuklarımıza örnek oldular. Hepsini şimdiden tebrik ediyoruz. Tokyo'da sonsuz başarılar diliyoruz. Kalplerimiz onlarla beraber olacak" dedi. Etkinlik, İmamoğlu'nun sporcularla toplu fotoğraf çektirmesiyle son buldu.
 

Muhittin Böcek'e yönelik "rüşvet" soruşturmasında gelini Zuhal Böcek tutuklandı

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuklu Muhittin Böcek'e yönelik açılan "rüşvet" soruşturması kapsamında gözaltına alınan gelini Zuhal Böcek tutuklandı

03.05.2026 21:50:00
Haber Merkezi
Muhittin Böcek'e yönelik "rüşvet" soruşturmasında gelini Zuhal Böcek tutuklandı
Muhittin Böcek'e yönelik "rüşvet" soruşturmasında gelini Zuhal Böcek tutuklandı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Böcek'e yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan gelini Zuhal Böcek'in de aralarında olduğu 3 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Şüpheliler sağlık kontrollerinin ardından Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne götürüldü.

Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden Zuhal Böcek, "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçundan tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Diğer iki şüpheli ise ifade işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.

Sulh ceza hakimliği şüpheli Zuhal Böcek'in tutuklanmasına karar verdi.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek hakkında aday olmasına ilişkin "rüşvet" verdiği iddiasıyla açılan soruşturma kapsamında, gelini Zuhal Böcek'in de aralarında olduğu 3 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti.

Bu kapsamda Zuhal Böcek ve 2 şüpheli polis ekiplerince 30 Nisan'da gözaltına alınmıştı.

Arnavutköy'de rüzgar nedeniyle minaresi sallanan caminin yakınındaki 2 bina boşaltıldı

İstanbul'un Arnavutköy ilçesinde şiddetli rüzgar nedeniyle minaresi sallanan caminin yakınındaki 2 bina önlem amaçlı boşaltıldı

03.05.2026 19:45:00
AA
Arnavutköy'de rüzgar nedeniyle minaresi sallanan caminin yakınındaki 2 bina boşaltıldı
Arnavutköy'de rüzgar nedeniyle minaresi sallanan caminin yakınındaki 2 bina boşaltıldı
İstanbul'un Arnavutköy ilçesinde şiddetli rüzgar nedeniyle minaresi sallanan caminin yakınındaki 2 bina önlem amaçlı boşaltıldı.

Yavuz Selim Mahallesi'ndeki Berat Camisi'nin minaresi şiddetli rüzgarın etkisiyle sallanmaya başladı.

Çevredeki vatandaşların bildirmesi üzerine olay yerine polis ve zabıta ekipleri sevk edildi.

Ekipler çevrede güvenlik önlemi alırken, caminin yanındaki 2 bina önlem amaçlı tahliye edildi.

Ekiplerin bölgedeki çalışmaları sürüyor.

Kurban Bayramı tatili kaç gün olacak? Bakan Ersoy'a soruldu

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kurban Bayramı tatilinin dokuz güne çıkarılıp çıkarılmayacağına dair soruyu yanıtladı

03.05.2026 17:21:00
Haber Merkezi
Kurban Bayramı tatili kaç gün olacak? Bakan Ersoy'a soruldu
Kurban Bayramı tatili kaç gün olacak? Bakan Ersoy'a soruldu
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Aydın'da düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali'nde gazetecilerle bir araya geldi.

Bakan Ersoy, konuya ilişkin gelen soru üzerine "Dokuz günlük tatil turizm açısından gayet olumlu olur. Ama bu kabinede tartışılıp alınacak bir karar" dedi.

Kurban Bayramı 27 Mayıs'ta başlayacak, 30 Mayıs'ta bitecek. 2016, 2018, 2019, 2021, 2023, 2024 yıllarında Kurban Bayramı tatilinin dokuz güne çıkarılması kararlaştırılmıştı.

Kabine Toplantısı için henüz belirlenmiş bir tarih yok.

Fatih Sultan Mehmet Han kabri başında anıldı

Fatih Sultan Mehmet Han, vefatının 545. yıl dönümünde kabri başında anıldı. İstanbul Valisi Davut Gül'ün katılımıyla gerçekleşen programda, Osmanlı padişahı dualarla yâd edildi.

03.05.2026 16:52:00
İhlas Haber Ajansı
Fatih Sultan Mehmet Han kabri başında anıldı
Fatih Sultan Mehmet Han kabri başında anıldı
Fatih Sultan Mehmet Han, vefatının 545. yıl dönümünde kabri başında anıldı. İstanbul Valisi Davut Gül'ün katılımıyla gerçekleşen programda, Osmanlı padişahı dualarla yâd edildi.
Fatih Sultan Mehmet Han, vefatının 545. yıl dönümünde Fatih Camii haziresinden bulunan kabri başında tören düzenlendi. Törene İstanbul Valisi Davut Gül, 1. Ordu Komutanı Orgeneral Bahtiyar Ersay, İstanbul İl Jandarma Komutanı Korgeneral Yusuf Kenan Topcu, İstanbul Emniyet Müdürü Selami Yıldız, İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüseyin Keskin, İstanbul İl Müftüsü Doç. Dr. Emrullah Tuncel, Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan, Fatih Kaymakamı Cafer Sarılı ve Fatih İlçe Müftüsü Abdurrahman Şenoğlu katıldı. Törende, Fatih Camii İmamı Kurra Hafız Yusuf Yılmaz tarafından Kur'an-ı Kerim okundu.

Tilavetin ardından İstanbul İl Müftüsü Tuncel tarafından dua edildi
Programda konuşan İstanbul Valisi Davut Gül, "Büyük bir devlet adamı ve komutan. Aynı zamanda büyük bir lider olan Fatih Sultan Mehmet Han Hazretleri'nin ölüm yıldönümü için bir araya geldik. Kendisine Allah'tan rahmet diliyoruz. Mekânı cennet olsun. Fatih Sultan Mehmet sadece bir komutan, bir lider, bir devlet adamı değildi. Aynı zamanda çağ açan çağ kapatan ve bununla birlikte de yeni bir medeniyet tasavvuru başlatan bir devlet adamıydı. Farklılıkları bir arada yaşatan ilme adalete önem veren ve bunları bize miras bırakan devlet adamıydı. Bizler de Fatihin mirasını bu şehirde aynı hassasiyetle devam ettiriyoruz. Rabbim birliğimizi beraberliğimizi kardeşliğimizi daim etsin. Onun bize bıraktığı miras üzerinde birlikte yaşamayı nasip etsin" şeklinde konuştu.İHA

İstanbul Boğazı'nda arıza yapan gemi kurtarıldı

Panama bayraklı kuru yük gemisi, İstanbul Boğazı geçişi sırasında makine arızası yaptı. Bölgeye Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü römorkörleri sevk edildi. Ekipler çalışmalar sonunda gemiyi kurtarmayı başardı

03.05.2026 16:40:00 / Güncelleme: 03.05.2026 18:24:53
İhlas Haber Ajansı
İstanbul Boğazı'nda arıza yapan gemi kurtarıldı
İstanbul Boğazı'nda arıza yapan gemi kurtarıldı
Panama bayraklı kuru yük gemisi, İstanbul Boğazı geçişi sırasında makine arızası yaptı. Bölgeye Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü römorkörleri sevk edildi. Panama bayraklı kuru yük gemisi, İstanbul Boğazı geçişi sırasında makine arızası yaptı. Gemi, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ekipleri tarafından kurtarıldı.
Zaltron isimli Panama bayraklı 185 metrelik kuru yük gemisi, İstanbul Boğazı geçişi sırasında Galatasaray Adası önlerinde makine arızası verdi. İstanbul Boğazı çift yönlü gemi trafiğine kapatılmıştı. İHA

İstanbul'da 1 Mayıs'ta gözaltına alınanlarla ilgili son karar


 
İstanbul'da, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nde tedbir kararlarına uymadığı için gözaltına alınan 580 kişi serbest bırakıldı. Gözaltına alınanlar savcılığa sevkedilmedi. 

02.05.2026 12:12:00
Haber Merkezi/AA
İstanbul'da 1 Mayıs'ta gözaltına alınanlarla ilgili son karar
İstanbul'da 1 Mayıs'ta gözaltına alınanlarla ilgili son karar

İstanbul'da, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nde tedbir kararlarına uymadığı için gözaltına alınan 580 kişi serbest bırakıldı. Gözaltına alınanlar savcılığa sevkedilmedi.

Kentte, Emek ve Dayanışma Günü'nde eylem ve etkinlik yapılmasına izin verilmeyen alanlarda izinsiz gösteri yapma girişiminde bulunarak, tedbir kararlarına uymadıkları gerekçesiyle gözaltına alınan 580 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Şüpheliler, işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.

Alerji konusunda DOĞRU bilinen YANLIŞlar!


 
Baharın gelişiyle doğa canlanırken, ağaç, çimen ve yabani ot polenlerinin havadaki yoğunluğu zirveye ulaşıyor, milyonlarca kişi için alerji şikayetleri artıyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Baykal Tülek, burun akıntısı, uzayan öksürük, hapşırma, gözlerde sulanma, kaşıntı hatta nefes almada zorluk gibi şikayetlerin bahar mevsiminde yaygınlaştığını, bazı kişilerde astım ataklarını da tetikleyebildiğini söyledi.
 

02.05.2026 10:06:00
MURAT ÇORBACI
Alerji konusunda DOĞRU bilinen YANLIŞlar!
Alerji konusunda DOĞRU bilinen YANLIŞlar!

Özellikle ilkbaharda artan polenler yalnızca dışarıyla sınırlı kalmıyor. Evin içinde de gizli ve önemli bir tehdit oluşturuyor.  Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tülek, "Bahar alerjisinde en büyük sorun; yanlış bilgilerle hareket edilerek alerjenlere maruz kalmaktır. Oysa doğru bilgilenme ve basit önlemlerle alerji yönetimi kolay ve etkili hale gelir" dedi. Prof. Dr. Baykal Tülek, bahar alerjisinde doğru sanılan 8 yanlışı anlattı.

Alerji sadece baharda olur: YANLIŞ!
DOĞRUSU: Bu en yaygın yanılgılardan biridir. Bahar aylarında polenler arttığı için şikayetler belirginleşse de alerji yılın sadece bu dönemine özgü değildir. Ev tozu akarları, küf, evcil hayvan tüyleri ve hava kirliliği gibi faktörler dört mevsim etkisini sürdürebilir. Bu nedenle yalnızca bahara odaklanmak, alerjinin gerçek kaynağını gözden kaçırmaya neden olabilir.

Polene karşı ev içinde güvendeyiz: YANLIŞ!
DOĞRUSU: Sanılanın aksine polenler sadece dış ortamda kalmaz. Saç, cilt ve kıyafetler aracılığıyla evin içine taşınır ve özellikle yatak, koltuk ve perdelerde tutunarak etkisini sürdürür. Kişinin dışarı çıkmadığı günlerde bile şikayetlerinin devam etmesine neden olabilir. Bu nedenle eve dönüşte duş almak, kıyafet değiştirmek ve ortam hijyenini sağlamak en az dışarıdaki korunma kadar önemlidir.

Alerji sadece burun akıntısı ve hapşırmadan ibarettir: YANLIŞ!
DOĞRUSU: Alerji, yalnızca basit bir nezle gibi düşünülmemelidir. Gözlerde kaşıntı ve sulanma, uzayan öksürük, göğüste sıkışma, nefes darlığı, uyku bozukluğu ve günlük performansta düşüş gibi çok daha geniş bir etki alanına sahiptir. Özellikle astım ile ilişkili durumlarda, alerji ciddi solunum problemlerine zemin hazırlayabilir.

İlaçlar tek başına yeterlidir: YANLIŞ!
DOĞRUSU: Alerji tedavisinde ilaçlar önemli olsa da tek başına yeterli değildir. Ne bir hava filtresi ne de tek bir ilaç tüm sorunu ortadan kaldırır. Çevresel önlemlerle desteklenmeden, sadece geçici rahatlama sağlar. Kalıcı iyilik hali için; alerjenle temasın azaltılması, yaşam alanının düzenlenmesi ve günlük alışkanlıkların gözden geçirilmesi gerekir. En etkili yaklaşım, doğru tedavi ile doğru yaşam düzeninin birlikte uygulanmasıdır.

Pencereyi açıp evi havalandırmak her zaman iyidir: YANLIŞ!
DOĞRUSU: Temiz hava almak sağlıklı olsa da polen yoğunluğunun yüksek olduğu bahar aylarında açık pencereler tam tersine alerjenleri içeri taşır. Özellikle sabah saatlerinde havalandırma yapmak, evin içindeki polen yükünü artırabilir. Bu nedenle havalandırma saatleri ve yöntemi mevsime göre planlanmalıdır.

Maske sadece viral enfeksiyonlu hastalar için gereklidir: YANLIŞ!
DOĞRUSU: Pandemiyle birlikte hayatımıza giren maskeler, aslında alerji hastaları için de önemli bir koruyucudur. Çoğu kişinin tercih etmediği maske kullanımı, basit ama etkili bir korunma yöntemidir. Özellikle yoğun polen dönemlerinde dışarıda maske kullanmak ya da süpürge filtresi temizliği gibi yoğun alerjene maruz kalma anlarında maskeler solunan alerjen miktarını azaltabilir.

Alerji zamanla kendiliğinden geçer: YANLIŞ!
DOĞRUSU: Bazı kişiler belirtilerin zamanla azalacağını düşünerek doktora başvurmaz, önlem almayı erteler. Oysa kontrol altına alınmayan alerji, zamanla daha şiddetli hale gelebilir ve alt solunum yollarını etkileyerek astım gibi daha ciddi hastalıklara zemin hazırlayabilir. Alerjiye karşı erken önlem almak ve süreci doğru yönetmek bu nedenle büyük önem taşır.

Burun açıcı spreyler ne kadar çok kullanılırsa o kadar iyi gelir: YANLIŞ!
DOĞRUSU: Hızlı rahatlama sağladığı için sık tercih edilen burun açıcı spreyler, bilinçsiz kullanıldığında tam tersi etki yaratabilir. Uzun süreli kullanım burunda "geri tepme" etkisine yol açarak tıkanıklığı artırabilir ve bağımlılık benzeri bir tablo oluşturabilir. Bu nedenle bu tür ürünler kısa süreli ve kontrollü kullanılmalıdır.

Bahar alerjisine karşı 10 etkili önlem!

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Baykal Tülek, bahar alerjisine karşı 10 etkili önlemi şöyle sıraladı:
• Polenlerin yoğun olduğu dönemlerde dışarı çıkarken maske ve güneş gözlüğü takmak
• Dışarıdan geldikten sonra duş almak ve kıyafet değiştirmek
• Burun içini salin solüsyonu (serum fizyolojik) ile temizlemek
• Ev ve araçta camları kapalı tutmak
• Polen filtreli hava temizleyicileri kullanmak
• Çamaşırları dışarıda kurutmamak
• Evde nem oranını kontrol altında tutmak
• Nevresimleri en az 60 derecede yıkamak,
• Toz tuttuğu için evde halı ve peluş oyuncak bulundurmamak
• Doktorun önerdiği tedavi yöntemini uygulamak

Sumud Filosu aktivistlerinden Davidson'dan şok açıklama

 
Gazze'ye insani yardım ulaştırmak ve İsrail'in ablukasını kırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu'nun aktivistlerinden Katy Davidson, İsrail tarafından alıkonuldukları anlara ilişkin, "Her yer dikenli tellerle çevriliydi, etrafımızda silahlı kişiler vardı ve bize hayvanmışız gibi davrandılar" dedi.

02.05.2026 09:42:00
HABER MERKEZİ/AA
 Sumud Filosu aktivistlerinden Davidson'dan şok açıklama
 Sumud Filosu aktivistlerinden Davidson'dan şok açıklama

Gazze'ye insani yardım ulaştırmak ve İsrail'in ablukasını kırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu'nun aktivistlerinden Katy Davidson, İsrail tarafından alıkonuldukları anlara ilişkin, "Her yer dikenli tellerle çevriliydi, etrafımızda silahlı kişiler vardı ve bize hayvanmışız gibi davrandılar." dedi.
İngiliz Davidson, İsrail'in uluslararası sularda filoya yönelik saldırısı sonrası yaşadıklarını anlattı.
Küçük bir tekneyle ilerledikleri sırada insansız hava araçları ve yoğun ışıklarla takip edildiklerini belirten Davidson, İsrail ordusuna ait büyük bir savaş gemisinin tekneye yaklaştığını söyledi.

Ateş etmekle tehdit ettiler

Davidson, "Bize teknenin ön kısmına geçmemizi söylediler. Biz barışçıl şekilde oturduk ancak ısrar ettiler. Sonunda, 'Öne geçmezseniz ateş ederiz' diye tehdit ettiler. Halbuki uluslararası sulardaydık ve yasa dışı hiçbir şey yapmıyorduk" dedi.
İsrail askerleince alıkonulduktan sonra "yüzen hapishane" olarak nitelendirdiği bir ortama götürüldüklerini anlatan Davidson, buradan da botlarla alınarak konteynerlerden oluşturulan geçici bir alanda tutulduklarını dile getirdi. Davidson, "Her yer dikenli tellerle çevriliydi, etrafımızda silahlı kişiler (Yunan askerler) vardı ve bize hayvanmışız gibi davrandılar" ifadesini kullandı.

Yatakları da ıslattılar

Gece boyunca ıslak yataklarda uyumaya zorlandıklarını, bazı durumlarda yatakların özellikle ıslatıldığını belirten Davidson, kendilerine sınırlı miktarda yiyecek ve su verildiğini, görevlilerin sert ve tehditkar bir tutum sergilediğini söyledi.
Davidson, kendilerine "Yunanistan'ı terk etmeleri ya da İsrail'de hapse gönderilmeleri" yönünde seçenek sunulduğunu ifade etti.
Uluslararası topluma çağrıda bulunan Davidson, "Herkesin olanlara tepki vermesi gerekiyor, çünkü bu durum Filistin ile sınırlı kalmayacak, dünya geneline yayılacak. Çünkü onlar (İsrail) siyonist ve kendileri dışında kimseyi umursamıyorlar" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan kritik nüfus genelgesi


 
Aile ve Nüfus On Yılı konulu genelge Resmi Gazete'de yayımlandı. Genelgede "Evlilik müessesesinin toplumsal itibarı korunacak, evliliklerin sağlam temeller üzerine inşa edilmesi ve nitelikli bir biçimde sürdürülmesi, genç yetişkinlerin evliliğe teşvik edilmesi ve evliliğin kolaylaştırılmasına yönelik mekanizmalar güçlendirilecektir" denildi.

02.05.2026 06:37:00
HABER MERKEZİ/AA
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan kritik nüfus genelgesi
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan kritik nüfus genelgesi

Aile ve Nüfus On Yılı (2026-2035) konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi, Resmi Gazete'de yayımlandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzalı genelgede, toplumların istikrarlı şekilde varlıklarını sürdürebilmesinde güçlü aile ve nüfus yapısının hayati rol oynadığı belirtildi.

Türkiye'de ailenin, toplumun temeli olarak kabul edildiği ve bu hususun Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 41'inci maddesiyle teminat altına alındığına işaret edilen genelgede, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerde aileyi "toplumun doğal ve temel birimi" olarak tanımladığı ve devlete ailenin korunmasına ilişkin görev yüklediği vurgulandı.

Genelgede, küresel ölçekte uzun yıllar nüfus artışının kalkınmanın önünde engel görülerek doğurganlığı azaltıcı politikalar uygulandığı anımsatılarak şunlar ifade edildi:
"Öte yandan, cinsiyetsizleştirme başta olmak üzere zararlı akımlar insan hakları ve bireysel özgürlükler söylemini araçsallaştırarak aile kurumunu, nesilleri, milli ve manevi değerleri tehdit etmeye başlamıştır. Günümüzde demografik yapımızda medeni durum, hane büyüklüğü, yaş profili ve mekansal dağılım boyutlarıyla belirgin bir dönüşüm yaşanmaktadır. Doğurganlık hızımız Cumhuriyet tarihimizin ölçülen en düşük seviyesine gerilemiş, aile ve nüfus yapısındaki menfi değişimler varoluşsal bir boyuta ulaşmıştır."

Aile ve nüfus politikalarının eş güdüm içinde etkin uygulanmasının büyük önem arz ettiği belirtilen genelgede, bu minvalde 15 Mayıs 2024 tarihli ve 32547 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi" konulu 2024/6 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Koordinasyon Kurulu ve 172 sayılı Nüfus Politikaları Kurulu Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Nüfus Politikaları Kurulunun kurulduğu hatırlatıldı.

Devlet, aileyi koruyucu ve nüfusu artırıcı yaklaşımla hareket edecek

2025 yılının "Aile Yılı" ilan edilmesiyle ivme kazanan çalışmaların uzun vadeli ve bütüncül bir politika çerçevesinde yürütülmesi amacıyla 2026-2035 döneminin "Aile ve Nüfus On Yılı" olarak ilan edildiği belirtilen genelgede, mezkur dönemde hayata geçirilmesi hedeflenen stratejik öncelikler ile uygulama modeli ve araçlarını ortaya koyan "Aile ve Nüfus On Yılı Vizyon Belgesi"nin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinasyonunda hazırlandığı ve Bakanlığın resmi internet adresinde "www.aile.gov.tr" yayımlandığı ifade edildi.

Genelgede, "Aile ve Nüfus On Yılı'nda, aile ve nüfusun güçlendirilmesine yönelik politikaların geliştirilmesi ve uygulamaya geçirilmesi başta kamu kurum ve kuruluşları olmak üzere toplumun tüm kesimlerinin ortak ve kararlı biçimde hareket etmesini gerekli kılmaktadır." ifadesine yer verilerek, bu çerçevede yapılacaklar şöyle sıralandı:

"1- Aile ve nüfus yapısının korunması ve güçlendirilmesi hususundaki ülke önceliklerimiz ulusal politika belgeleri ile kurumların stratejik plan ve programlarına dahil edilecek, bu öncelikler uluslararası belgelerin müzakere süreçlerinde ve uluslararası kuruluşların Türkiye ülke programlarının hazırlanması, kabulü ve uygulanmasında kamu kurum ve kuruluşlarınca esas alınacaktır.

2- Tüm kamusal politika, düzenleme, uygulama ile kamu kurumları tarafından yürütülen veya desteklenen araştırmalar aile kurumuna ve nüfus değişimine etkileri yönünden değerlendirmeye tabi tutulacak ve sonuçlar uygulama süreçlerine yansıtılacaktır.

3- Kamu kurum ve kuruluşları somut görev alanlarıyla ilgili faaliyetlerinde aileyi koruyucu ve nüfusu artırıcı yaklaşımla hareket edecek, uygulamalarını buna göre yürütecek, resmi belgelerinde, plan ve programlarında, hizmet içi eğitimlerinde aile ve nüfus politikasıyla uyumlu kavramsal çerçeve esas alınacak, bu çerçeveye ilişkin rehberlik Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından sağlanacaktır.

4- Aileyi ve nüfusu olumsuz etkileyen cinsiyetsizleştirme akımı, zararlı alışkanlık ve bağımlılıklar, nesilleri her türlü menfi etki ve müdahaleye karşı koruyacak bütüncül bir politika çerçevesinde ele alınacaktır.

5- Evlilik müessesesinin toplumsal itibarı korunacak, evliliklerin sağlam temeller üzerine inşa edilmesi ve nitelikli bir biçimde sürdürülmesi, genç yetişkinlerin evliliğe teşvik edilmesi ve evliliğin kolaylaştırılmasına yönelik mekanizmalar güçlendirilecektir.

6- 'Annelik ve babalık' çocuğun sağlıklı gelişimindeki belirleyici rolüyle toplumsal bir değer olarak tahkim edilecek, çok çocuklu aile yapısı desteklenecek, çocuk sahibi olmayı özendiren ve kolaylaştıran uygulamalar hayata geçirilecektir.

7- Gençlerin donanımlı bireyler olarak yetiştirilmesine yönelik politikalar güçlendirilecek, yaşlı refahına yönelik sürdürülebilir sosyal güvenlik ve sağlık sistemleri ile başta aile merkezli olmak üzere çeşitlendirilmiş bakım ve destek modelleri geliştirilecek, kuşaklar arası dayanışma pekiştirilecektir.

8- Nüfusun dengeli dağılımını gözeten bütünleşik bir çerçevede kırsal alandaki nüfus kaybının önlenmesi, kentlerde yoğunlaşan nüfusun kırsal alanlara geri dönüşünün özendirilmesi ve kentsel mekanların aile ve çocuk odaklı bir perspektifle dönüştürülmesi için bütüncül tedbirler hayata geçirilecektir.

9- Mevcut hukuki düzenlemeler aile ve nüfus yapısını koruma ve güçlendirme yaklaşımıyla gözden geçirilecek, belirlenen ihtiyaçlar doğrultusunda yeni hukuki düzenlemelere ilişkin çalışmalar yürütülecektir.

10- Aile ve nüfus yapısında meydana gelen değişimlerin düzenli olarak takip edilmesi ve incelenmesine yönelik ulusal, stratejik ve resmi istatistik üretilen araştırmalar Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı sorumluluğunda yürütülecek, güçlü aile ve nüfus hedefleri doğrultusunda lisansüstü programlar ve araştırma teşvikleri başta olmak üzere akademik altyapı geliştirilecektir.

11- Aile ve Nüfus On Yılı Vizyon Belgesi'nin etkin icrası için kurumsal yapılanma, yerel uygulama kapasitesi, işbirliği, teknik ve dijital altyapı güçlendirilecek, personelin mesleki yetkinliği geliştirilecektir.

12- Türkiye'nin konuya ilişkin olarak uluslararası mecralarda üstlendiği öncü rolü tahkim eden diplomasi faaliyetleri yürütülecek, ülkemiz ile benzer tutum sergileyen ülkelerle işbirlikleri geliştirilecektir.

13- Tüm kitle iletişim araçlarındaki zararlı unsurların tespiti, değerlendirilmesi ve önlenmesine yönelik dijital aile kalkanı oluşturulması başta olmak üzere ilgili mevzuat kapsamında gerekli tedbirler alınacak, aile dostu yayıncılık teşvik edilecek ve sorumlu medya kullanımı bilinci yaygınlaştırılacaktır.

14- Güçlü aile ve nüfus hedeflerine dair iletişim kampanyaları yürütülecek, bu konular örgün ve yaygın eğitim programlarında temel bir bileşen olarak ele alınacaktır.

15- Her yıl mayıs ayının son haftası 'Milli Aile Haftası' olarak kutlanacak, kamu kurum ve kuruluşlarınca bu haftanın anlam ve önemine uygun etkinlikler düzenlenecektir."

Genelgede, "Aile ve Nüfus On Yılı kapsamında yürütülecek tüm çalışmalarda Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinasyonunda hareket edilmesi, bu Genelge ile Aile ve Nüfus On Yılı Vizyon Belgesi doğrultusunda tüm kamu kurum ve kuruluşlarının yıllık faaliyetleri belirlenerek mezkur Bakanlığa raporlanması ve izlenmesi ile ihtiyaç duyulacak her türlü desteğin anılan Bakanlığa sağlanması hususlarında bilgilerini ve gereğini rica ederim." ifadesi yer aldı.

İşçi bayramında 2 işçi kamyonetin altında kaldı

Ankara'nın Çankaya ilçesinde kontrolden çıkan kamyonetin altında kalan 2 işçi hayatını kaybetti

01.05.2026 18:10:00 / Güncelleme: 01.05.2026 18:12:02
AA
İşçi bayramında 2 işçi kamyonetin altında kaldı
İşçi bayramında 2 işçi kamyonetin altında kaldı
Kırkkonaklar Mahallesi Şemsettin Günaltay Caddesi'nde seyir halindeki özel su firmasına ait 07 FHF 37 plakalı kamyonet, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıktı.

Yokuş aşağı hızla ilerleyen aracın sürücüsü, iddiaya göre kamyonet hareket halindeyken araçtan aşağı atladı.

Kamyonet, o sırada kanalizasyon hattında Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) adına çalışma yaptığı belirtilen taşeron firma personeli Bayram Demirhan ve Kadir Ortataş'a çarptı.

İşçileri altına alan kamyonet, park halindeki araçlara çarparak durabildi.

İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, Demirhan ve Ortataş'ın olay yerinde hayatını kaybettiğini belirledi.

Polis, kazayla ilgili inceleme başlatırken, sürücü gözaltına alındı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.