YENİ MESAJ / İSTANBUL
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Haliç Kongre Merkezi'nde dün düzenlenen "Raylı Sistemlerde Büyük Hamle" toplantısının hemen ardından gazetecilerle bir araya geldi. Ulaşım ve raylı sistemler üzerine detayların konuşulduğu buluşmada İmamoğlu'na, "Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinden 4'ü daha tutuklandı. Şu anda 8 öğrenci cezaevinde. Çok sayıda öğrenci, 'Ekrem Başkan, bizi yalnız bırakmasın' diyor. Onlara, bir mesajınız var mı" sorusu da yöneltildi.
Gençlere denilenler can sıkıcı
Devletin farklı kurumlarının başındaki kişilerle yaşananlar üzerinden diyalog kurduğu bilgisini paylaşan İmamoğlu, "İlk günden itibaren olduğu gibi, ne yazık ki olayların patlak verdiği son gecede de olduğu gibi. Muhtemelen 6-7 görüşme yaptım o gün" dedi. Boğaziçi Üniversitesi'nden bir grup öğrenciyle de online görüşme gerçekleştirdiğini de aktaran İmamoğlu, taraflar arsında hoş olmayan bir süreç yaşandığını vurguladı. İmamoğlu, "Gençlerimize denmeyen kalmadı. Çok can sıkıcı. Öğrencilere dönük bu tür lafları kınıyorum. 'Efendim, biz aslında öğrenciye demedik…' Orada devlete küfür eden, devletin herhangi bir birimine küfür eden kim varsa, ona biz de karşıyız. Ama ben, o gençlerin hiç birisinin öyle küfürler ya da hakaretler yapmadığını biliyorum ve inanıyorum. Dolayısıyla buradan mazeret üretmek isteyen insanlar var. Bu anlamdaki tarifleri kınıyorum" ifadelerini kullandı.
O hutbeden üzüntü duydum
Sözü, geçtiğimiz Cuma günü camilerde okunan ve bizzat Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan merkezi hutbeye getiren İmamoğlu, Diyanet İşleri Başkanlığı'na yönelik şu eleştirilerde bulundu: "Basında gündeme gelmedi ya da yeterince gelmedi. Boğaziçi'ndeki öğrencilerin dertlerinin, sıkıntılarının anlaşılmaya çalışıldığı bir haftada gençlere, edep ve ahlak dersi verilen bir Cuma hutbesi okunmasını da manidar buluyorum. Yani Diyanet, 7/24 siyasete devam ediyor, açıkçası. O gün çok üzüntü duydum. İmama ne diyeceksin! İmam, elindeki kağıdı okuyor. Hatta düşündüm ki, bu tür tavsiye veren bir Diyanet'in, mesela, şunu da altına eklemesi lazım: 'Niye üniversite okumuş 3 gencimizden 2'si işsiz? Ey devletimiz, buna çare bulun.' Mesela; 'Niye bizim üniversiteye giden gençlerimizin, neredeyse yüzde 70'i, 75'i yurt dışına gitmek için fırsat kolluyor? Ey devletimiz, buna fırsat vermeyin.' Ya da mesela; imamın yerinde olsam, Yaradan'a, 'Gençlerimizi ayrıştırmayan, durduk yere 'terörist' vesaire gibi tarifler kullanmayan idareciler nasip et gençliğe' diye dua ederdim. Tekrar söyleyeyim; çok üzüntü duydum."
Mücadele kampüsün dışına çıkmamalı
Gençlerin, kendilerine yönelik ilgiyi gördüklerinin de ifade eden İmamoğlu, "Orada gidip kampüste görünmek başka anlamlara taşınabilir. Ben, o anlamların yüklendiği bir siyasi kimlik değilim. İşimi yapmaya, sorumluluğumu yerine getirmeye çalışıyorum. Ama yetkimizi en iyi sizler biliyorsunuz; nerede olup, nerede olmadığını. Bu yönüyle de süreci takip ediyoruz hassasiyetle" dedi. Gençlere tavsiyelerde bulunduğunu da sözlerine ekleyen İmamoğlu, şöyle devam etti: "Burada da bulunmaktan geri durmayacağım. Gençlerimiz, kendi özgün ve hakkı olan protestolarını yapmaya devam etsinler, etmeliler de. Yanlarındayız. Ama benim önerim, istirhamım; lütfen bunu kampüsün dışına çıkartmayın. Bunu kampüsün dışına çıkartmaya çalışan çağrılar varsa bile bunun yapılmaması gerektiğini düşünüyorum. Bu mücadele orada verilmeli. Şu anki konu; orada haksızlığa uğrayan Boğaziçi Üniversitesi'nin öğrencilerinin, akademisyenlerinin özgürlük hakları, seçim hakları, demokratik hakları. Bunun kampüsün dışına çıkmaması lazım. Bunun, provoke edilme riskini taşıdığı alanlara taşınmaması lazım. Benim bakışım bu. Israrla, ısrarla orada devam etmeliler."
Cumhurbaşkanı da değişir
İmamoğlu'nun Raylı Sistemlerde Büyük Hamle etkinliğinde gündeme getirdiği başlıklardan biri de İstanbul'u boydan boya kateden Hızray projesiydi. Boğaz'ın altından geçen projenin hayat bulabilmesi için merkezi hükümetin, daha doğrusu Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın onay vermesi gerekiyor. Peki bu proje onay alabilir mi? Daha doğrusu yaptırırlar mı?
İmamoğlu, buna karşılık, "2023'te cumhurbaşkanını değiştiririz. 2023'ten sonra sorunumuz kalmayacak. 2023'te nasıl olsa Cumhurbaşkanı makamı bize geçecek işlerimiz kolaylaşacak, benim derdim 2023'e kadar beklemeden bazı projeleri hayata geçirmek, ısrarım bu" dedi.