logo
30 NİSAN 2026

İmamoğlu'ndan Erdoğan'a 'silkele' cevabı

İmamoğlu, "Öyle soruşturmayla davayla, hacizle bizi durduramazsınız. Milletin gönlünde edindiğimiz o şerefli, tertemiz yeri kirletemezsiniz. Tek yapacağınız iş; böyle devam ederseniz, tepeden aşağı kirlenirsiniz. Bu kadar söyleyeyim. Tepeden aşağı kirlenirsiniz. Ve o kirli halinizle milletin karşısına çıkarsınız. Millet de o tertemiz eliyle sizi sandıktan yollar, gidersiniz. Tarihe gömülürsünüz. Yok SGK borcu, yok belediyelerin üstüne git, yok efendim belediyelerin hesaplarına haciz koy, yok 'silkele, bilmem ne! Şaka gibi yahu! Komedi filmi" dedi.

18.12.2024 14:40:00 / Güncelleme: 18.12.2024 14:45:34
Haber Merkezi
İmamoğlu'ndan Erdoğan'a 'silkele' cevabı
İmamoğlu'ndan Erdoğan'a 'silkele' cevabı
Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, "Tuzla Sosyal Yaşam Merkezi Temel Atma Töreni"ne katıldı.

İmamoğlu konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

"39 İLÇESİNİN TAMAMINDA EŞİTLİKÇİ BİR SÜRECİ YAKALAYAMASAYDIK BAŞARILI OLAMAZDIK"

"Bugün eğer Tuzla'da veya İstanbul'un 39 ilçesinin tamamında eşitlikçi bir süreci yakalayamasaydık, bu hizmeti yapmasaydık, bu icraatçı ruhu buradan bütün Türkiye'ye yaymasaydık, gerçekten biz başarılı olamazdık. Başarılı olmamızın temelinde elbette iyi belediyecilik, iyi belediye başkanlığı yapan arkadaşlarımız var İstanbul'da ve diğer şehirlerimizde. Elbette icraatçı ve sosyal tarafı güçlü yardımlarıyla, destekleriyle güçlü bir belediyecilik var. Günün ihtiyaçlarını çözen belediyecilik var. Ama aynı zamanda eşitlikçi bakan, her ilçeye hizmet eden bir bakış açısı var. Tuzla, bizim siyasi anlayışımıza ait bir belediye değildi ama bu yaptığımız çalışma ve düzenli hizmet anlayışıyla, bugün diğer belediye başkanlarımıza olduğu gibi, değerli Eren Ali Başkanımıza da Tuzla halkının gösterdiği teveccühle hem Büyükşehir Belediyesi oylarında hem ilçe belediyesi oylarında ciddi bir farkla birinci parti olmayı ve kazanmayı başardık. İşin nihai özeti budur yani. Onun için, emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyorum."

"TÜRKİYE, BİZDEN ÇOK ŞEYLER BEKLİYOR"

"Zira heyecanımızı, enerjimizi, tempomuzu her gün daha da arttırarak çalışmamızın altındaki en büyük güç, milletimize hizmet etme arzusudur. Onun için 'tam yol ileri' derken, yürekten söylüyoruz. Gerçekten içimizden gelerek ifade ediyoruz. Beş yılda, birçok konuda iş üretmenin ve üretirken nitelikli üretmenin, kaliteli üretmenin, günün ihtiyaçlarını çözerken aynı zamanda bölgesine yakışan işleri üretmenin de gururunu yaşıyorum. O bakımdan o 31 Mart'taki desteğin altyapısı çok önemli. Türkiye'nin dört bir yanını ve İstanbul'un tarihinde ilk kez bu kadar bir partiye emanet edilmiş bir siyasi haritayı, Cumhuriyet Halk Partisi belediyelerine İstanbul halkı emanet etmiştir. Bu, çok değerli bir sorumluluk. Ve her gün o sorumluluğun içimizde bizi titretmesi lazım. Bizim, ayağa kalkıp silkelenmemiz lazım. 'Bugün daha fazla ne yapabilirim' diyebilmemiz lazım. Bugünü ve yarını, geleceği birbirine karıştırarak güzel bir iş birliğini sağladığımızda, Türkiye, bizden çok şeyler bekliyor değerli dostlarım."

"31 MART'TA MESAJI ALIP, BAŞINI ÖNE EĞİP, YOLUNU ONA GÖRE ÇİZMEYENLER VAR"

"O yönüyle biz, mesajımızı almış, yolumuza devam ediyoruz. Mesajını almayanlar var. 31 Mart'ta mesajı alıp, başını öne eğip, yolunu ona göre çizmeyenler var; Ankara'da hükümet olduğunu düşünen anlayış. 'Düşünen' diyorum, çünkü 31 Mart'tan itibaren Türkiye'de birinci parti CHP ise ve yerel yönetimlerde bu kadar hizmet yapıyorsak, tutum ve tavrımız iktidar tavrı olmalıdır. Elbette yetkili olduğumuz alanları biliyoruz. Yetkinin bize ait olmadığı alanları da biliyoruz. Merkezi idareye ait olan alanları da biliyoruz. Ancak değerli dostlarım, kötü olan şu: Evet, 31 Mart'ta iktidar, seçim sonuçlarından gerekli dersi almadı. Seçim öncesi yaptığı hataların farkında değil. Seçim öncesi ne yaptı? Ayırmacılık, kayırmacılık yaptı, işleri engelledi. Daha kötüsü; işleri engellediği gibi, gerçekten alışılagelmemiş, hani siyasette bazen partili olma yönünde kayırmacılık uygulamalarını görmüş olabiliriz… Geçmişte de vardı bu. Ama bu seçimden önce, hatta 2019'dan itibaren yaşadığımız genel seçimler dahil, orantısız güç kullanma, rakibini ezmek, rakibini çiğnemeye çalışmak, demokraside ve hukuk devletinde asla olmayacak uygulamaları yapmak, bugünkü iktidarın yaptığı hatalar."

"ONUN İÇİN DOĞRU DÜRÜST İCRAAT YAPAMIYORLAR, ONUN İÇİN VATANDAŞA HİZMET GÖTÜREMİYORLAR"

"Yani, 'Ben seçimi niye kaybettim? Niye ikinci parti durumuna düştüm' diye ders alacağına, hatalarına devam ediyor. Trajikomiktir. Bunu her yerde hatırlatın. Trajikomik olan, seçimden önce İstanbul'da AK Partili belediyelerin kasasına, 25 ilçe belediyesinin kasasına Cumhurbaşkanlığı örtülü ödenekten 1 milyardan fazla parayı aktarmak, görülmüş bir şey değil. Yani bu, işte milletin parasını millete aktarmama duruşunun çok ahlak dışı bir tutumudur. Kamucu devlet anlayışı tutumunun tamamen dışındadır. Edebin dışındadır. O bakımdan, yarattıkları o dev israf ekonomisi ve düzenin kölesi haline geldiklerini görüyorum. Ekonomiden adalete, eğitimden birçok konuda ülkemizin ne denli sıkıntıda olduğunu hep beraber yaşıyoruz. Kamuda liyakati bir kenara bırakıp, devlet yönetiminde liyakati bir kenara bırakıp, her hususta partizanlık… Ama her hususta partizanlık… Böylesi bir duruşu, gerçekten bu millet hak etmiyor. Onun için doğru dürüst icraat yapamıyorlar. Onun için vatandaşa hizmet götüremiyorlar."

"BUNLAR, TOPLUMU GERECEKLER"

"Bakın; şu zor halimizle bile, 31 Mart'tan bugüne temel atıyoruz, hizmetleri vatandaşımızla buluşturuyoruz, açılışlar yapıyoruz. Bütün bu hizmetleri yaparken devlet adına, devletimiz adına, ekonomik krizden emeklinin cebinde parasının pul olduğu bir dönemde, eğitimde beslenemeyen çocuklardan başka ne duyuyoruz Allah aşkına? Başka ne duyuyoruz? Bunları duyuyoruz. O bakımdan şunu net olarak söylüyorum: Bunlar, toplumu gerecekler. Kutuplaştırmaya ve siyasi rakiplerini engellemeye devam edecekler. Karalayacaklar. Mümkünse siyasetin dışına atmaya çalışacaklar. Bunun peşinde olacaklar. Yetinmeyecekler, belediyelerin bir kısmına kayyım atayacaklar. İşte atadılar, Esenyurt Belediye Başkanımızı hapse koydular. Her gün bir şey uyduruyorlar. Kiracısına gidiyorlar, öğrencisine gidiyorlar. Hayatında tek bir soruşturma geçirmemiş bir insanı, bir akademisyeni, bir profesörü, kendi etkinliklerine çağırıp akıl sordukları, brifing aldıkları bir insanı, sırf CHP'den Esenyurt'ta belediye başkanı olduğu için hapse atıyorlar."

"31 MART'I NİYE KAYBETTİKLERİNİN HALA FARKINDA DEĞİLLER"

"Bunu yapan akıl, oraya kayyım atıyor. Sözüm ona devletin kaymakamını bir günde vali yardımcısı yapıyor, oradan kayyım atıyor. Belediye başkan yardımcıları, AK Parti'de siyaset yapmış insanlar. Müdürler, AK Parti'de siyaset yapmış, AK Partili siyasilerle görev yapmış insanlar. Tuzla'dan Beyoğlu'na, oradan buradan, yahu hiç mi şaşırıp bir tane de CHP'li bir belediyeden bürokrat alıp, niye götürmüyorsunuz oraya? Bu var ya, utanmazlığın aymazlığın dip halidir. Onun için 31 Mart'ı niye kaybettiklerinin hala farkında değiller. Hala devam ediyorlar kötülüğe. Memleketin insanına kötülük yapmayla devam ediyorlar. Akıllarınca bizi iş yapamaz hale getirecekler. Akıllarınca bizi başarısız gösterecekler. Ama biz, her koşulda işimizi yaptık, yapmaya devam ediyoruz. Her zorluğun üstesinden geldik, gelmeye devam ediyoruz. Unutmayın sevgili hemşerilerim; anamızın ak sütü gibi helal, 31 Mart 2019'daki seçimi, 6 Mayıs kararıyla hepimizden çaldılar. Öyle değil mi? Çaldılar mı? Bunu bile yaptılar. Bu, Türkiye Cumhuriyeti demokrasi tarihinin en kara lekesidir bakın."

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'IN SÖZLERİNİ HATIRLATTI: "SEN, 13 BİN OYLA İSTANBUL'U KAZANDIĞINI MI ZANNEDİYORSUN?"

"20 milyonluk bir şehrin inisiyatifini, sandıkta çıkan sonucunu hem de dil ile ikrar ederek, itiraf ederek, 'Sen, 13 bin oyla İstanbul'u kazandığını mı zannediyorsun...?' Bir oyla bile kazanılmaz mı seçim? 'Bir oyla on üç bin oyla sen seçimi kazandın mı zannediyorsun' diyerek, yargıyı baskı altında tutarak, seçimi milletin elinden çaldılar. Onun için, bunları unutmayın. 'Ne yapabilirler?' Her şeyi yapabilirler. Bizi yıldırabilirler mi? Asla! Asla! Vallahi biz hem şehrimizin, muhafızları hem de bu güzel devletimizin, Cumhuriyetimizin, demokrasimizin yılmaz bekçileriyiz, o kadar. Yılmaz bekçileriyiz. Biz, onlara benzemeyiz. Bizim prensiplerimizin kökü sağlam, temeli güçlü. Biz, 'biz' diyoruz çünkü. 'Ben' demedik. Mustafa Kemal Atatürk, bir gün 'ben' dedi mi? 'Biz' dedi, biz. Jendini düşündü mü? Düşünmedi. 'Biz' dedi; memleketini, milletini düşündü."

"BİZİMLE SİYASET YAPAN HERKES, MEMLEKETİNİ VE MİLLETİNİ DÜŞÜNECEK"

"Bizimle siyaset yapan herkes, 'biz' diyecek. Bizimle siyaset yapan herkes, memleketini ve milletini düşünecek. Partisiyle ilgili bir çember çizip, sadece onun içindekileri değil, milletini görecek. 86 milyon insanını hissedecek. 20 milyona yakın insanın yaşadığı İstanbul'u hissedecek. İlçesini öyle hissedecek. Bizim siyaset anlayışımız, siyaseti bir araç haline getirir, amaç haline getirmez. Partisinin başındakini kutsallaştırmaz. Onun söylediklerinin her şeyini, eğrisini, doğrusunu ölçmeyi bırakıp, 'Emir telakki ederim' demez. Doğruyu bulmak için, doğruları yapmak için, güçlü demokrasiyi üretmek için bir parçası olur. Onun için, bizim için milletin parasını millete dağıtmak esastır. Ölünüz de bundan vazgeçmeyiz. Çünkü böylesi bir yol, milletin parasını millete dağıtma yolu, bizim için haysiyet ve şeref yoludur. Bundan vazgeçmeyiz. Tam da işte bu bizim vazifemizin kökü, Cumhuriyet'in kuruluşundan bugüne büyütmeye çalıştığımız bu toprakların değerleri, bu toprakların insanları, görenekleri, gelenekleri, yaşamları, o insanların inançları, dili, her şeyi… Bizim esasen baktığımız mesele budur."

"ONLARIN UZMANLIĞI, MİLLETİN PARASINI MİLLETE VERMİYOR"

"Milletin parasını millete vermenin erbabı, uzmanı biziz. Millet bunu gördü. Bakın; bundan vazgeçmeyecek. Onların zihniyeti, onların uzmanlığı başka. Onların uzmanlığı, milletin parasını millete vermiyor. Onların uzmanlığı, milletin parasını israf çarkının içine sokup, çarçur edip, oradan kalan posasını millete dağıtıyor. Biz ise, milletin parasının tamamını, milletin cebine sokmak için gayret ediyoruz. Buna uğraşıyoruz. Nasıl mı? Onun için kreş açıyoruz. Onun için yurtlar açıyoruz. Bakın, kreşlere bile göz koymaya çalıştılar. Yurtlar açıyoruz. Gücümüz yettikçe aşacağız. Onun için Kent Lokantaları açıyoruz. On milyonlarca insan oradan besleniyor. Onun için süt dağıtıyoruz bebelerimize. Onun için Anne Kart dağıtıyoruz yüz binlerce anneye. Onun için emekliye pazar desteği veriyoruz. Üniversiteliye burs veriyoruz. Bu sene tam 1,5 milyar lira burs veriyoruz. Evlilik desteğinden Yenidoğan Paketi'ne… Onun için ihtiyaç sahibi ailelerin amasız, fakatsız yanında olmaya devam ediyoruz. İnsanımıza katkı sunmaya devam ediyoruz. Onun için Bölgesel İstihdam Ofislerimizde 230 bine yakın insana bugüne kadar iş bulmanın gururunu yaşıyoruz. Çiftçilerimize verdiğimiz destekten her insanımızın yanında olmaya devam ediyoruz bu zor zamanda."

"ÖYLE SORUŞTURMAYLA DAVAYLA, HACİZLE BİZİ DURDURAMAZSINIZ"

"Zor zamanda yaptığımız her işin, aslında bir sosyal dayanışma olduğunu unutmadan yapıyoruz. Buradaki tesis de öyle. Onun için 20 tane kütüphaneyi 71 tane yaptık sadece 5 yılda. Her birisi bir kültür merkezi gibi çalışıyor. Onun için sosyal yaşam merkezlerini açıyor, vatandaşlarımızın hizmet alma duygularında şunu besliyoruz: Ben eşitleniyorum. Ben mağdur değilim. Onun için sosyal tesislerimizi arttırıyoruz. Daha ucuza gıdaya erişsinler, çayını, kahvesini içsinler diye. Sosyal destekleri yaparken, aynı zamanda İstanbul tarihinin en büyük altyapı yatırımlarını yapıyoruz. 100 milyarı aştı İSKİ'yle yaptığımız altyapı yatırımı 5 yılda. Sadece İSKİ. Onun için bu çalışmaları, o güçlü icraatları yapmaya devam ediyor. Öyle soruşturmayla davayla, hacizle bizi durduramazsınız. Milletin gönlünde edindiğimiz o şerefli, tertemiz yeri kirletemezsiniz. Tek yapacağınız iş; böyle devam ederseniz, tepeden aşağı kirlenirsiniz. Bu kadar söyleyeyim. Tepeden aşağı kirlenirsiniz. Ve o kirli halinizle milletin karşısına çıkarsınız. Millet de o tertemiz eliyle sizi sandıktan yollar, gidersiniz. Tarihe gömülürsünüz. Yok SGK borcu, yok belediyelerin üstüne git, yok efendim belediyelerin hesaplarına haciz koy, yok 'silkele, bilmem ne! Şaka gibi yahu! Komedi filmi."

"İLÇE BELEDİYELERİ NE İŞ YAPTI?"

"Ben, Büyükşehir Belediye Başkanı oldum. Tabii ilçeleri daha iyi tanıyoruz, gidiyoruz. Geçmişte bir iki belediye; yahu helal olsun, ne güzel tesisler yapmışlar falan. Bakıyoruz; birini Spor Bakanlığı yapmış, öbürünü Kültür Turizm Bakanlığı yapmış, öbürünü Tarım Orman Bakanlığı yapmış. Tesislerin yarısından fazlasını Büyükşehir Belediyesi yapmış. Yahu ilçe belediyeleri ne iş yaptı? Sonra dönüp bakıyorum; biz beş yılda mucize yapmışız Beylikdüzü gibi bir yerde. Beylikdüzü gibi yerde mucizeler yaratmışız veya diğer arkadaşlar… Böyle bir şey olur mu? Al şunu eşit dağıt, öyle değil mi? Ve ben size bir şey söyleyeyim mi? Vallahi billahi, Tuzla'ya gelip hizmet ederken, burada… Ki o zaman da Eren Ali Başkanımız ilçe başkanıydı. Biliyor. Gelir şu koltukta otururken, bu koltuğa da o dönemin Tuzla Belediye Başkanı'nı davet ederdik. 'Çıksın, konuşma yapsın' derdik. Tuzla'ya yaptığımız işi, onun önünde anlatmanın bendeki gururu daha başka. Niye biliyor musunuz? Eşit olma duygusu beni gururlu yapar. Bunlar nasıl bir huya sahip? Bilmiyorum yani. Hani, 'Çaktırmadan benim adamıma vereyim!' Yahu gizli gizli millete dağıtsana bunu. Bunu yap. Bunu yapmıyorlar. E ne oldu? O da kasıtlı geldi, kışkırtmaya kalktı. Toplumun içinde olay çıkartmaya kalktı. Ne oldu? Milletin huzurunda kirlendi. Millet de tertemiz eliyle, bak Tuzla'da yolladı seni. Bunun özeti budur."

"MUHALEFET KONUŞMASI YAPMIYORUM, YAKARIR GİBİ ANLATIYORUM"

"Ben buradan bir muhalefet konuşması yapmıyorum. Bakın, yakarır gibi anlatıyorum. Niye biliyor musunuz? Belki düzelirler diye. Çünkü, bu kötü niyetli politikalarla beraber, bu milletin ızdırabını arttırıyorlar. Hala cebindeki para azalıyor. Hala milletin ekonomisi perişan. Ticaret perişan. Ekonomi perişan. Eğitim perişan. O bakımdan yıkıcı ve insanların canını sıkan, paramparça eden enflasyon hala düşürülemiyor. Dedim ya az önce, yok efendim SGK borcu, şu, bu… Yahu bütün SGK borcu, bütün SGK'ya alan borçlu kurumların sadece 10'da 1'i belediyeler.  2024'teki SGK'nın toplam gelirinin yüzde 2,5'u değil belediyelerin olan borcu. Belediyeler derken, bütün belediyeler yani. AK Partilisi, CHP'lisi… Göz diktiğin şeye bak. Yaptığın işe bak. Şaka gibi yani. Sonuçta bugünkü belediyelerin yarısı CHP'li değildi de 6 ay önce, 7 ay önce. Yarısı başka belediyelerde. Çoğu AK Partiliydi. Borçları oradan devraldı arkadaşlarımızın çoğu. Biz dahil. Bu bildiğiniz bir sayfa yani, ayıp değil mi? Peki ne olmalı? Yolunu da gösteriyoruz: Davet edeceksin, oturacağız. Gittik de anlattık da bakanlara. Oturacağız, borçları konuşacağız. Ödenebilecek bir şekilde yapılandırılacak ve belediyeler, onları yapılandırılmış şekliyle ödeyecek. Bunlar yapılır."

"BELEDİYENİN KASASINDAKİ PARAYA GÖZ DİKİLİR Mİ?"

"Belediyenin kasasındaki paraya göz dikilir mi? Eskiden 20 senede aldıkları, bakanlığın yapıp belediyeye devrettiği metroların tam 11 milyarını, bizden 10 ayda aldılar biliyor musunuz? 10 ayda 11 milyar lirayı cebimizden aldılar. Niye? Ekrem İmamoğlu, Cumhuriyet Halk Partili diye. Yani ne olacak? 'Ekrem'in birazcık boğazını sıkalım, iş yapamasın!' Yahu boğaz sıktıkça biz işimizi daha çok yapıyoruz, onu söyleyeyim. Bu bakımdan, bu şekilde tutum ve tavırlardan vazgeçmezseniz, bu millet sizi, gerçekten zaten gözünden düştünüz de tamamen tarihe gömüleceksiniz. Tarihe gömüleceksiniz. Bak bu kadar net. Bakın; Türkiye'nin en itibarlı dış borçlanmasını yapan belediye olduk. Ve tarihte olmamış uygulamalarla, tahvil ihraçlarıyla yurt dışından kaynaklar bulduk. Bu kadar itibarlı bir İBB… 5 senedir, ona buna, havalara uçuşurcasına kredi dağıtan kamu bankalarından 1 lira kredi kullanamadık, bir lira, bir lira. Ayıp değil mi? Kimin bu? Milletin bu. Bakın bunları anlatın. Ama ne yaparsanız yapın, bu millet israfçı ve icraatçı yönetim arasındaki farkı görüyor. Milletin, milletin durumunun farkında değiller. Onun için ne yapacak bu millet? Rantçılık devrine son verecek, halkçılık devrine 'buyur gel kardeşim' diyecek. Bu kadar basit. Halkçılık dönemi başlayacak."

"'BEN BU YOLCULUĞUN, BU DAVANIN BİR PARÇASIYIM' DİYEN HERKES…"

"O bakımdan milletin güvenini, milletin bize olan inancını kaybetmeden işini gece gündüz yapmak, benim her dava arkadaşımın, her yol arkadaşımın boynunun borcudur. Bunu hiç kimse unutmasın. Bunun adı meclis üyesidir, bunun adı belediye başkanıdır, bunun adı bürokrattır. Adı her neyse… Sadece İstanbul'a seslenmiyorum, Türkiye'nin her yerinde, 'Ben bu yolculuğun, bu davanın bir parçasıyım' diyen herkes, çok büyük bir sorumluluk ve vebal altındadır. Amasız fakatsız, tepeden tırnağa, en baştan en küçük görev yapan arkadaşıma kadar, 'Ben bu yolun, ben bu ülkenin geleceğine başımı koymuş, elimi koymuş, kolumu koymuş, gövdemi koymuş çalışacağım' diyen bizim yol arkadaşımızdır. Bunu demiyorsa, bu yolculuğun bir parçası değildir. Bu kadar net. Ben dahil, hiçbirimiz bir gruba, bir parçaya, bir bölüme tabi değiliz. Biz, memleket yoluna tabiyiz. Biz Cumhuriyet yoluna, biz devletimizin yoluna talibiz. Cumhuriyet Halk Partisi'nin evlatlarıyız, ama memleket için çalışan Atatürk gençliğiyiz. Bu yürekle çalışacağız. Bu kadar net. Bunun başka bir tarifi yok. Bu yolda da engel tanımayacağız."

SURİYE MESAJLARI: "BİRİLERİ SANKİ BİR SAVAŞA GİRMİŞ, SAVAŞ KAZANMIŞ GİBİ DAVRANIYOR"

"Bakın; güneyimizde, Suriye'de çok büyük bir olaylar yaşanıyor. 13 yıllık büyük bir trajedinin, zulmün, sıkıntının parçalanmanın sonucu, şimdi başka bir dönemin başlangıcındayız. Birileri, zafer naraları atıyor. Birileri, sanki bir savaşa girmiş, savaş kazanmış gibi davranıyor. Ben nasıl bakıyorum biliyor musunuz Suriye meselesine? İktidarıyla, muhalefetiyle, yerel yönetimiyle, sivil toplum kuruluşlarıyla topyekun davranmamız gereken, milli bir mesele olarak bakıyorum. Maksimum derecede sınır güvenliğini koruyan, en büyük ölçüde sınır güvenliğini teminat altına alan, Suriye'nin toprak bütünlüğü içerisinde her ferdini, her inancını, her yaşamının teminat altına alınabilmesi için en dirayetli, en muktedir devlet duruşunu gösteren, orada da bağımsız bir Suriye devleti kurularak, kendi içindeki demokrasinin var olması için en güçlü çabayı ortaya koyan, orada yaşayan hiçbir kesimin yanındayız görüntüsünü değil, herkesi koruyan kollayan, yani komşusunu öyle demokrasiye, hukuk devletine dönüşmesini sağla ki, yarınlarda onun o gücü seni de güçlendirsin… O şekliyle bakabileceğimiz bir geleceğin tasarlanması konusunda hepimiz mesulüz."

"TÜRKİYE CUMHURİYETİ TARİHİNİN EN KÖTÜ DIŞ POLİTİKASININ YAPILDIĞI SURİYE'DE, ARTIK YANLIŞ YAPILAMAZ"

"Doğru adımlar atılmaz ise, çok büyük bir tehditler önümüzde birikir ve barındırmaktadır. Doğru adımlar atılır ise, ülkemiz adına büyük fırsatlar barındırır, barındırmaktadır. Geçmişten bugüne, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en kötü dış politikasının yapıldığı Suriye'de, artık yanlış yapılamaz. Eksik davranılamaz. 'Dostum Esad'tan Esed oldu. Sonra tekrar 'dostum Esad'a dönüşürken, tekrar Esed'e dönüşen bir dış politika, tutarlı bir durum değildir. Bizi itibarsızlaştırmıştır. Bundan sonra, güçlü duruşumuzla, geleceği hep birlikte tasarlamak zorundayız. Ülkemizin birliği ve beraberliği için çok önemli konuları barındırmaktadır. Meseleye bu özle bakılmalıdır. Bu sorunlar varken, sen dönüyorsun Ekrem İmamoğlu'yla dava üzerinden uğraş, birini kayyımla içeride tut, belediyelerin hacziyle uğraş, hukuksuzluk yap, hukuku baskı altında tut vesaire vesaire… Yahu bunları bırak. Memleketin daha büyük işleri var. Memleketin sınır dışı büyük işleri var. Memleketin ekonomiyle sorunları var. Eğitimle sorunları var. Adaletle sorunları var. Bir alanda tek bir iyi hamle görelim, seni alkışlayalım. Niye bu fırsatı vermiyorsun bu millete?"

"DEVLET YÖNETİCİLİĞİ BÖYLE OLUR"

"Bu millete kötülük yapmayı bırakın. Hep beraber iyilikte yarışalım. Hep beraber daha güçlü bir ülkenin var edilmesi konusunda birlikte yarışalım. Suriye meselesi… Ben ne dedim? 'Belediye olarak hazırız. Suriyeli insanların buradan gitmesine, orada sosyal belediyecilik üzerinden, bakın kreşinden sosyal yaşam merkezlerine, bazı tesislerin yapılmasına, hizmete alınmasına, her hususta, bütün deneyimimizle seferberliğe hazırız' dedim. Hazırız. Olmak zorundayız. Çünkü bu ülkede sayısı belli olmayan, 6 milyon mu, 7 milyon mu mülteciyle karşı karşıya kaldık? Niye kaldık? Niye 13 yıldır buraya birikti? Bundan sonra bunu düzeltmek için büyük bir iş birliğine, büyük bir el birliğine, büyük bir seferberliğe, milli bir mesele üzerinden mücadeleye ihtiyacımız vardır. Bunlarla uğraşın, bunları çözün. Aynı masaya gelelim, aynı masada konuşalım. Aynı masada bu tür olayları çözmeye gayret edelim. Devlet yöneticiliği böyle olur. Devletin esasen sorunlarına çözüm bulmak böyle olur."

"AYNI ZAMANDA KREŞİ, AYNI ZAMANDA BERBERİ, AYNI ZAMANDA ETKİNLİK ALANLARI, SPOR SALONLARI OLAN BİR ALAN…"

"İşte biz, tam da bu yolculuğu anlatırken, bir yandan icraatlarımıza devam ediyoruz. İşte burada Sosyal Yaşam Merkezi… Öylesine bir sosyal yaşam merkezi değil. Burada, afet anında, bir kentsel dönüşümde acil barınma ihtiyacında ya da başka hususlarda evsiz, barksız olan bazı insanların geçici bir dönem burada barındırılıp, belki memleketlerine yollanmada ya da belli bir kitlenin buraya getirilip, bir kamp gibi eğitim aldırarak, meslek eğitimi verdirerek iş bulmalarına fırsat tanıyacağımız, geniş bir sosyal yaşam merkezi. Aynı zamanda kreşi, aynı zamanda berberi, aynı zamanda etkinlik alanları, spor salonları olan bir alan. Hemen sırtında hal binası… Proje değişikliği yaptık, hemen yanında İstanbul'un en büyük ikinci lojistik merkezini kurarak, afet anlarında çok etkili bir merkez. Yani bir nevi burası, aslında hem Tuzla için hem özellikle Anadolu yakası için önemli bir lojistik alana dönüşüyor. Farklı farklı yeni yatırımlarla beraber büyütülecek bir merkeze dönüşüyor. Yaptığımız bu iş, önemli bir iştir."

"DİĞER KONULARI NİYE KONUŞUYORUZ?"

"2025'te burada hal binamız açılacak inşallah yaz başında. Hemen yanındaki lojistikle beraber, buradaki Sosyal Yaşam Merkezi 2026'da açılacak. Ve hep birlikte burayı büyüteceğiz. Hep birlikte bu alanla beraber, dayanıklı bir şehir var edeceğiz. Bunları yapalım. Bunları yaptıkça insan mutlu. Diğer konuları niye konuşuyoruz? Mecbur konuşuyoruz. Sizin kötü aklınızı, kötü emellerinizi vatandaşın önüne seriyoruz. O bakımdan inşallah bu yolda yolculuğumuza devam edeceğiz. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Sorumluluğumuz büyüktür. Allah bizi mahcup etmesin milletimize. Bu yolda yürüyen her arkadaşımızın güçlü emekleriyle, Türkiye'mizin geleceği aydınlık bir gelecek olacaktır. Bu işin başka yolu yok. Hepimizin yolu açık olsun…"

Konuşmaların ardından Tuzla Sosyal Yaşam Merkezi'nin temeline ilk beton döküldü. İlk betonu döken butonlara, İmamoğlu ile beraber CHP Parti Meclisi üyeleri Bedirhan Berk, Ozan Işık, Tuzla Belediye Başkanı Bingöl, Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı, Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel, Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin ve Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe ile ilçede görev yapan muhtarlar bastı. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP Genel Başkanı Bahçeli'yi kabul edecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP Genel Başkanı Bahçeli'yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kabul edecek.
İletişim Başkanı Burhanettin Duran tarafından yapılan açıklamaya göre, görüşme saat 17.30’da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilecek.

30.04.2026 16:36:00
Haber Merkezi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP Genel Başkanı Bahçeli'yi kabul edecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP Genel Başkanı Bahçeli'yi kabul edecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP Genel Başkanı Bahçeli'yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kabul edecek.
İletişim Başkanı Burhanettin Duran tarafından yapılan açıklamaya göre, görüşme saat 17.30'da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilecek.

Bu yılın ikinci görüşmesini gerçekleştirecek Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bahçeli'yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, Beştepe'de kabul edecek. İlk görüşme 21 Ocak'taydı. İkinci görüşmenin de adresi yine Cumhurbaşkanlığı Külliyesi olacak. Yaklaşık 3 aylık bir aranın ardından Erdoğan-Bahçeli ikilisinin bir araya geldiğini söylememiz gerekiyor. Zaman zaman resepsiyonlarda, katıldıkları törenlerde görüşüyorlar ama bu baş başa görüşmenin bir önceki görüşmeden farklı olarak 3 ay aradan sonra gerçekleşmesi dikkat çekiyor.

Gündemde oldukça dikkat çekici başlıklar var. İç politikaya değinecek olursak, şüphesiz 'Terörsüz Türkiye' süreci ilk sırada geliyor. Devam eden silah bırakma faaliyetlerinde gelinen son durumu Erdoğan ve Bahçeli ikilisi tarafından ele alınması bekleniyor.

Gülistan Doku'nun ailesinden DNA örnekleri alındı

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında, Gülistan'ın anne ve babasından DNA örnekleri alındı.
 

30.04.2026 14:35:00
AA
Gülistan Doku'nun ailesinden DNA örnekleri alındı
Gülistan Doku'nun ailesinden DNA örnekleri alındı
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 161/6. maddesi gereğince "Valilerin kişisel suçlarından dolayı soruşturma yetkisinin suç tarihinde görev yaptıkları ilin bağlı olduğu Bölge Adliye Mahkemesinin bulunduğu yerdeki İl Cumhuriyet Başsavcılığına ait olması" dolayısıyla eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sürüyor.

Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel'in Gülistan'ın kaybolduğu dönemde kullandığı siyah renkli otomobilin peşine düşen Başsavcılık, aracın olaydan sonra satıldığını ve aynı modelde bir araçla değiştirildiğini tespit etti. Aracı İstanbul'da bulan ekipler, detaylı inceleme için önce İstanbul'da, ardından Ankara'da yaklaşık bir haftalık detaylı çalışma yaptı.

Araçtaki bulgularla karşılaştırılmak üzere Gülistan'ın annesi Bedriye ve babası Halit Doku'dan Diyarbakır Adli Tıp Kurumu'nda DNA örnekleri alındı.


12 zanlı tutuklanmıştı
Tunceli'de okuyan üniversite öğrencisi kızları Gülistan Doku'dan (21) 5 Ocak 2020'den itibaren haber alamayan ailesi, memleketleri Diyarbakır'dan Tunceli'ye gelerek 6 Ocak 2020'de emniyete kayıp başvurusunda bulunmuş, başlatılan arama çalışmalarından sonuç elde edilememişti.

Ulaşılan yeni bilgiler doğrultusunda Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca "kasten öldürme", "cinsel saldırı", "suç delillerinin gizlenmesi-yok edilmesi", "bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmek suretiyle verileri yok etme-bozma", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "suçu bildirmeme" ve "suçluyu kayırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında 17 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Zanlılardan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Doku'nun sim kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis memuru Gökhan Ertok, hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Hanedan Güven, Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer ve eski polis memuru olan üvey babası Engin Yücer ile Tuncay Sonel'in o dönem koruma polisliğini yapan Şükrü Eroğlu tutuklanmış, Uğurcan A. ile Munzur Üniversitesinin güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G. ve Süleyman Ö. ile Tunceli Devlet Hastanesi bilgi işlem görevlileri B.Y. ve Y.E. haklarında yurt dışına çıkış yasağı kararı verilerek adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

Yurt dışında olduğu tespit edilen firari şüpheli Umut Altaş için kırmızı bülten çıkarılmıştı. Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında yürütülen soruşturma çerçevesinde dönemin Tunceli Emniyet Müdürü Yılmaz Delen, Erzurum'da tanık sıfatıyla ifade vermişti.

ALES giriş belgeleri erişime açıldı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM) düzenlenen 2026 Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı'na (2026-ALES/1) girecek adayların sınav giriş belgeleri erişime açıldı.
 

30.04.2026 13:37:00
AA
ALES giriş belgeleri erişime açıldı
ALES giriş belgeleri erişime açıldı
Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM) düzenlenen 2026 Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı'na (2026-ALES/1) girecek adayların sınav giriş belgeleri erişime açıldı.

ÖSYM'nin internet sitesindeki duyuruya göre, 10 Mayıs'ta uygulanacak 2026-ALES/1'e başvuran adayların, sınava girecekleri bina ve salonlara atanma işlemleri tamamlandı.

Adaylar, sınava girecekleri yer bilgisini gösteren sınava giriş belgesini ÖSYM'nin "ais.osym.gov.tr" adresinden T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle edinebilecek.

2026-ALES/1 sınavı için adaylar, 10 Mayıs'ta saat 10.00'dan sonra sınav binalarına alınmayacak.

İBB soruşturmasında Muhittin Böcek'in gelini ve 2 şüpheli hakkında gözaltı kararı

İBB'ye yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında, haklarında gözaltı kararı verilen Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek'in gelini Zuhal Böcek'in de aralarında olduğu 2 şüpheli gözaltına alındı.

30.04.2026 12:58:00
Haber Merkezi
İBB soruşturmasında Muhittin Böcek'in gelini ve 2 şüpheli hakkında gözaltı kararı
İBB soruşturmasında Muhittin Böcek'in gelini ve 2 şüpheli hakkında gözaltı kararı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik "suç örgütü yöneticisi olmak", "suç örgütüne üye olmak", "irtikap", "rüşvet", "nitelikli dolandırıcılık", "kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek" ve "ihaleye fesat karıştırmak" suçlarından yürütülen yolsuzluk soruşturması sürüyor.

Soruşturma kapsamında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek'in gelini Zuhal Böcek'in de aralarında olduğu 3 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.

Bunun üzerine polis ekipleri Zuhal Böcek ile 1 şüpheliyi gözaltına alırken, diğer şüpheliyi yakalama çalışmaları sürüyor.

Aynı soruşturma kapsamında, Muhittin Böcek'in başdanışmanı, Antalya Büyükşehir Belediyesinde çalışan 2 personel ile 2 şoför tutuklanmıştı.

AKOM İstanbul için saat verdi: Yağış 5 gün sürecek

AKOM, İstanbul için kritik hava uyarısı yaptı. Akşam saatlerinden itibaren etkili olacak soğuk ve yağışlı havanın 4-5 gün süreceği belirtildi. Sıcaklıkların 4-6 derece birden düşmesi ve yer yer kuvvetli sağanak yağışların görülmesi bekleniyor.

30.04.2026 11:20:00
Haber Merkezi
AKOM İstanbul için saat verdi: Yağış 5 gün sürecek
AKOM İstanbul için saat verdi: Yağış 5 gün sürecek
AKOM, İstanbul'da beklenen hava değişimine ilişkin uyarıda bulundu. Buna göre, İstanbul akşam saatlerinden itibaren Balkanlar üzerinden gelecek soğuk ve yağışlı hava sisteminin etkisi altına girecek.
Bu süreçte kent genelinde aralıklı yağışların yanı sıra yer yer kuvvetli sağanak yağmur geçişlerinin yaşanması bekleniyor.

Sıcaklıklar 4-6 derece düşecek
Halen 16-19°C aralığında seyreden İstanbul hava durumu, yeni sistemle birlikte sert bir düşüş yaşayacak.
AKOM hava durumu değerlendirmesine göre sıcaklıkların 4-6 derece birden azalarak mevsim normallerinin altına gerilemesi öngörülüyor.
AKOM'un "dikkat" notuyla yayımladığı açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"İstanbul akşam saatlerinden itibaren Balkanlar üzerinden gelmesi beklenen soğuk ve yağışlı havaların etkisi altına giriyor. 4-5 gün süre ile bölgemizde etkisini sürdürmesi beklenen sistem nedeni ile halihazırda 16-19°C'ler aralığında bahar değerlerinde seyreden sıcaklıkların 4-6°C birden azalarak mevsim normalleri altına gerileyeceği, beraberinde aralıklı sağanak, yer yer kuvvetli sağanak yağmur geçişlerinin yaşanacağı değerlendiriliyor."

İBB soruşturmasında yeni gözaltılar

İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında, haklarında gözaltı kararı verilen Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek'in gelini Zuhal Böcek'in de aralarında olduğu 2 şüpheli gözaltına alınırken, 1 şüpheliyi yakalama çalışması sürüyor

30.04.2026 09:39:00
AA
İBB soruşturmasında yeni gözaltılar
İBB soruşturmasında yeni gözaltılar

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, İBB'ye yönelik "suç örgütü yöneticisi olmak", "suç örgütüne üye olmak", "irtikap", "rüşvet", "nitelikli dolandırıcılık", "kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek" ve "ihaleye fesat karıştırmak" suçlarından yürütülen yolsuzluk soruşturması sürüyor.

Soruşturma kapsamında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek'in gelini Zuhal Böcek'in de aralarında olduğu 3 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.

Bunun üzerine polis ekipleri Zuhal Böcek ile 1 şüpheliyi gözaltına alırken, diğer şüpheliyi yakalama çalışmaları sürüyor.

Aynı soruşturma kapsamında, Muhittin Böcek'in başdanışmanı, Antalya Büyükşehir Belediyesinde çalışan 2 personel ile 2 şoför tutuklanmıştı.

Atama kararları Resmi Gazete'de

Valiliklere ve Emniyet Genel Müdürlüklerine ilişkin atama Kararları Resmi Gazete'de yayımlandı

30.04.2026 06:17:00 / Güncelleme: 30.04.2026 09:09:23
AA
Atama kararları Resmi Gazete'de
Atama kararları Resmi Gazete'de

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan kararla, Emniyet Genel Müdürü Mahmut Demirtaş İçişleri Bakanlığı emrine görevlendirildi. Emniyet Genel Müdürlüğüne Nevşehir Valisi Ali Fidan getirildi.

Kararla, Ankara Valiliğine Aydın Valisi Yakup Canbolat, Aydın Valiliğine Adıyaman Valisi Osman Varol, Adıyaman Valiliğine İstanbul Güngören Kaymakamı Abdullah Küçük ve Nevşehir Valiliğine Göç İdaresi Başkanı Hüseyin Kök'ün ataması yapıldı.

İçişleri Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğüne Personel Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Gökhan Zengin, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğüne Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Levent Kepçeli getirildi.

Emniyet Genel Müdürlüğünde atamalar

Ankara İl Emniyet Müdürü Engin Dinç, Mersin İl Emniyet Müdürü İdris Yılmaz ve Siirt İl Emniyet Müdürü Necmettin Öztürk, Emniyet Genel Müdürlüğü emrine alındı.

Ankara İl Emniyet Müdürlüğüne Konya İl Emniyet Müdürü Maksut Yüksek, Konya İl Emniyet Müdürlüğüne Yozgat İl Emniyet Müdürü Necmettin Koç, Mersin İl Emniyet Müdürlüğüne Manisa İl Emniyet Müdürü Fahri Aktaş, Manisa İl Emniyet Müdürlüğüne Elazığ İl Emniyet Müdürü Adnan Karayel, Elazığ İl Emniyet Müdürlüğüne Polis Başmüfettişi Aydın Karan, Yozgat İl Emniyet Müdürlüğüne Polis Başmüfettişi Tuncay Pekin ve Siirt İl Emniyet Müdürlüğüne Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürü Mehmet Özdemir atandı.

Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği'nde açık bulunan genel sekreter yardımcılıklarına ise Füsun Arslantosun ve Alper Görkem Aksu getirildi.

İçişleri Bakanı Çiftçi'den yeni atanan valiler ve Emniyet Genel Müdürü Fidan'a tebrik

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, yeni atanan valiler ile Emniyet Genel Müdürü Ali Fidan'ı tebrik etti.

Bakan Çiftçi, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, "Muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın tensipleriyle vali ve Emniyet Genel Müdürü olarak yeni atamaları gerçekleşen mesai arkadaşlarımı tebrik ediyor, başarılar diliyorum." ifadesini kullandı.

Görevlerini devrederek yeni görevlerine atanan yöneticilere hizmetleri için teşekkür eden Çiftçi, Türkiye Yüzyılı'nın inşasında Türkiye'nin huzur ve güvenliği için çalışmaya devam edeceklerini belirtti. 

 

İzmir'de freni patlayan tır 9 araca çarptı

İzmir'in Bornova ilçesinde freni patlayan tır, içerisinde polis aracı ve kamyon da olmak üzere 9 araca çarptı

29.04.2026 18:34:00
Anadolu Ajansı
İzmir'de freni patlayan tır 9 araca çarptı
İzmir'de freni patlayan tır 9 araca çarptı

Manisa'dan İzmir'e gelen plakası ve sürücüsü henüz belirlenemeyen tırın İstanbul Caddesi üzerinde freninin patlaması nedeniyle karşı şeride geçti.

Tır, yolda aralarında kamyon, polis arabası ve 7 araca daha çarparak yol kenarındaki dereye devrildi.

İhbar üzerine olay yerine sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada ilk belirlemelere göre 2 polis yaralandı. Yaralılar Ege Üniversitesi Hastanesi'nde kaldırıldı.

Kaza nedeniyle yol bir süre trafiğe kapatılırken, kaza yapan araçların yoldan kaldırılmasının ardından yolun bir kısmı yeniden trafiğe açıldı.

Ülke genelinde hava sıcaklıkları düşecek

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na bağlı Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün son tahminlerine göre, ülke genelinde 1 Mayıs Cuma gününden itibaren batı kesimlerinden başlayarak serin ve yağışlı havanın etkili olması bekleniyor. Yağışların genel olarak sağanak ve gök gürültülü sağanak şeklinde, yüksek kesimlerde ise karla karışık yağmur ve yer yer kar şeklinde olacağı tahmin ediliyor

29.04.2026 18:21:00 / Güncelleme: 29.04.2026 18:23:57
İhlas Haber Ajansı
Ülke genelinde hava sıcaklıkları düşecek
Ülke genelinde hava sıcaklıkları düşecek
Meteoroloji Genel Müdürlüğü, ülke genelinde mevsim normalleri civarında seyreden hava sıcaklıklarının 1 Mayıs Cuma günü itibarıyla hissedilir derecede azalacağını duyurdu. Son tahminlere göre önümüzdeki hafta ortasına kadar sıcaklığın mevsim normallerinin altında seyretmesi bekleniyor. Sıcaklıklardaki düşüşe bağlı olarak özellikle iç kesimlerin yükseklerinde buzlanma ve don hadiseleri görülebilir. Yağışların genel olarak sağanak ve gök gürültülü sağanak şeklinde, yüksek kesimlerde ise karla karışık yağmur ve yer yer kar şeklinde olacağı tahmin ediliyor.

Meteoroloji'den yapılan açıklamada düşük sıcaklıklar nedeniyle iç kesimlerin yükseklerinde yerel zirai don riski bulunduğu belirtilerek, vatandaşların meteorolojik erken uyarıları takip etmesi önerildi. 1-6 Mayıs tarihleri arasında bazı il merkezlerinde beklenen en düşük hava sıcaklıkları şöyle:

"Ankara 3 derece, İstanbul 8 derece, İzmir 7 derece, Konya 7 derece, Kocaeli 9 derece, Bolu 2 derece, Samsun 7 derece, Trabzon 9 derece, Tokat 5 derece, Erzurum 1 derece, Eskişehir 3 derece, Afyonkarahisar 3 derece, Balıkesir 4 derece, Sivas 5 derece."

MİT "çok gizli" Humeyni belgesini paylaştı

MİT, Ayetullah Humeyni’nin 1964’teki Türkiye sürgünü sırasında Bursa’da “İranlı misafir” kod adıyla korunduğunu gösteren 11 Kasım 1964 tarihli “Çok Gizli” belgeyi kamuoyuyla paylaştı

29.04.2026 16:10:00
Haber Merkezi
MİT "çok gizli" Humeyni belgesini paylaştı
MİT "çok gizli" Humeyni belgesini paylaştı
Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), resmi internet sitesinin "Özel Koleksiyon" bölümünde yer alan "Belgeler" kısmına yeni bir arşiv belgesi ekledi. bugün kamuoyuna açılan belge, İran İslam Devrimi'nin lideri Ayetullah Ruhullah Humeyni'nin (Ayetullah Humeyni) 1964-1965 yılları arasındaki Türkiye ikametiyle ilgili "çok gizli" ibareli bir emir yazısını içeriyor. Belge, dönemin Milli Emniyet Hizmeti Reisi Ziya Selışık'ın imzasıyla 11 Kasım 1964 tarihinde İstanbul Merkez Şefliği'ne gönderilmiş.

Belge, Humeyni'nin 4 Kasım 1964 ile 5 Ekim 1965 tarihleri arasında MİT'in (dönemin adıyla Milli Emniyet Hizmeti - MAH) gözetiminde Bursa'da ikamet ettiğini ortaya koyuyor. Yazıda "İranlı misafir" ifadesiyle anılan Humeyni için özel güvenlik ve lojistik önlemler alınmış. Tam metin şöyle:

"İranlı misafir Türkiye'ye gelmiş ve Bursa'da ikameti kararlaştırılmıştır. Misafirin kalacağı evin ve misafirle ilgili diğer işler Bursa Yuva Amirliğince bizzat tanzim edilecektir. Gerekli talimat yazılı ve şifahi olarak Bursa Yuva Amirliği'ne gönderilmiştir. Misafirle ilgili şifre ve diğer muhaberatta 'belli' takma adı kullanılacaktır. Bilgilerini rica ederim."

Bu talimatlarla Humeyni'nin konaklayacağı evin düzenlenmesi, tüm lojistik işlerin Bursa Yuva Amirliği tarafından doğrudan üstlenilmesi ve operasyonel güvenlik için "belli" kod adının kullanılması emrediliyor. Belge, Humeyni'nin Türkiye'deki varlığının yüksek gizlilik düzeyinde yönetildiğini gösteriyor.

Humeyni'nin Türkiye sürgünü

Ayetullah Humeyni, İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi rejimine karşı sert muhalefeti nedeniyle 1963'teki 15 Hordad ayaklanmasından sonra tutuklanmıştı. 1964'te Şah'ın "Beyaz Devrim" politikalarına ve özellikle ABD askeri personeline yargı muafiyeti tanıyan yasaya karşı verdiği hutbeler üzerine İran'dan sürgün edildi. 4 Kasım 1964'te Türkiye'ye gelen Humeyni, önce Ankara'ya, ardından Bursa'ya yerleştirildi.

Bursa'da yaklaşık 11 ay kalan Humeyni, MİT mensubu Albay Ali Çetiner'in evinde ağırlanmış ve güvenlik nedeniyle "Urfalı kayınpeder" gibi örtü hikayeleriyle korunmuştu. Bu dönemde Humeyni, bazı önemli eserlerini kaleme aldı ve devrim düşüncelerini olgunlaştırdı. 5 Ekim 1965'te Türkiye'den ayrılarak Irak'ın Necef kentine geçti; buradan 1978'de Fransa'ya, 1979'daki İran İslam Devrimi'yle de ülkesine döndü.

MİT'in paylaştığı belge, Türkiye'nin o dönemki istihbarat teşkilatının (MAH) Humeyni'ye hem koruma hem de gözetim sağladığını belgeliyor. "Çok gizli" ibaresi ve kod adı kullanımı, olayın hassasiyetini gözler önüne seriyor.

MİT'in arşiv şeffaflığı

MİT, son yıllarda "Özel Koleksiyon" projesiyle tarihi istihbarat belgelerini kamuoyuyla paylaşmaya devam ediyor. Daha önce 1940'lı yıllara ait başka "acele" ve gizli yazılar da erişime açılmıştı. Bu uygulamayla Türkiye'nin yakın tarihine ışık tutulması ve genç nesillerin istihbarat tarihine ilgisinin artırılması hedefleniyor.

Bugün paylaşılan Humeyni belgesi, hem İran Devrimi'nin kökenlerine hem de Türkiye-İran ilişkilerinin gizli sayfalarına dair önemli bir arşiv niteliği taşıyor. Belge, MİT'in resmi sitesinden (mit.gov.tr) doğrudan incelenebiliyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.