logo
10 ŞUBAT 2026

İmamoğlu’nun ‘çılgın proje’ sayısı 32’ye çıktı

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, "Bana sorarlar her zaman; 'Aklınızda çılgın proje var mı' diye. İstanbul adına, ekibimiz adına, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin 86 bin çalışanı ailesi adına en çılgın projemiz; Yuvamız İstanbul projesi" diyerek, 12 Yuvamız İstanbul kreşini aynı anda hizmete açtı. Daha önce faaliyete geçenlerle birlikte, 21 ilçede toplam 32 kreş, İstanbulluların hizmetine girmiş oldu

28.09.2021 14:46:00
İmamoğlu’nun ‘çılgın proje’ sayısı 32’ye çıktı
İmamoğlu’nun ‘çılgın proje’ sayısı 32’ye çıktı
ESENLER / İSTANBUL

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, seçim vaatlerinde ilk sıralarda yer alan '150 mahalleye 150 kreş' projesini hayata geçirmeye devam ediyor. İBB, yeni yönetim döneminde faaliyete geçen farklı ilçe ve mahallelerdeki toplam 20 Yuvamız İstanbul kreşine, bugün 12 tane tanesini daha ekledi. Kartal, Küçükçekmece, Maltepe ve Sancaktepe'de 2'şer, Büyükçekmece, Çatalca, Esenler ile Gaziosmanpaşa'da 1'er Yuvamız İstanbul kreşinin açılışı, eş zamanlı olarak gerçekleştirildi.

BU ŞEHRİN ÇOCUKLARI EŞİT OLMALI

Esenler Namık Kemal Mahallesi'ndeki açılışa katılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, "Bu şehrin çocukları eşit olmalı. Hangi mahallede yaşıyorsa yaşasın, bu şehrin çocukları eşit duygularla yetişmeli ve geleceğimiz ancak bu şekilde teminat altında olur demiştik. Bu manada 150 kreş projemizle yola çıkmış. Bugün de önemli adımlarından birini atıyor olmaktan büyük bir gurur duymaktayım. Çocukların hayat mücadelesine eşit koşullarda başlayabilmesi, aynı zamanda özellikle aile bireylerinden kadınların, yani annelerin iş imkanlarıyla buluştuklarında aile bütçelerine katkı sunabiliyor olması, bizim için çağdaş bir toplum olmanın en önemli unsuruydu. Yuvamız İstanbul Projesi, daha adil bir İstanbul var etme konusundaki en önemli adımlarımızın da bir parçasıydı. Bu yolda emin adımlarla ilerlediğimizi belirtmek isterim" dedi.

ÇILGIN PROJEMİZ; YUVAMIZ İSTANBUL

150 kreş hedefini önümüzdeki sene toparlamak istediklerini belirten İmamoğlu, şunları söyledi:

"Bin 500'ün üzerinde çalışanının olduğu, -çarpanıyla söylüyorum- 15 binin üzerinde çocuğumuzun kreşlere gittiğini düşünün. 15 bin çocuğun, düşünsenize toplu bir alanda bir mezuniyetini yapıyorsunuz. 4-5 dört yaşındaki 15 bin çocuğun çığlıklarını, sevincini düşünün. Onların 30 bine yakın anne-babasının gururla çocuklarıyla bir arada olduklarını düşünün. İşte o zaman İstanbul'un fırsat eşitliği haritasını hep birlikte sağlayabiliyor olmanın kıvancını da bizler yaşamış oluruz. Yani bana sorarlar her zaman; 'Aklınızda bir dev proje var mı? Ya da çılgın proje var mı' diye. İstanbul adına, ekibimiz adına, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin 86 bin çalışanı ailesi adına en çılgın projemiz; Yuvamız İstanbul projesi.



KREŞLER HAFTA SONU DA HİZMET VERECEK

İmamoğlu, sürecin uzman, kurum, kuruluş, üniversite, vakıf gibi birçok bileşeni ve paydaşı olduğunun da altını çizdi. Yuvamız İstanbul kreşlerinin, bu alanda en iddialı kurum ve kuruluşlarının kreşleri kadar nitelikli olduğuna vurgu yapan İmamoğlu, "Aslında burada da İstanbul'un eşitlik ve adil kent kavramına katkı sunduğumuz bir bileşenden bahsediyoruz. Hiç taviz vermeden, kalıcı, güvenilir, sağlam, karakterli yapılarla aslında o çocukların, yarınlarda bu kreşlerden ne kadar gurur duyacaklarını şimdiden hissedebiliyorum" dedi. Kreşlerin hafta sonunda da kayıtlı öğrenciler dışındaki çocuklara hizmet vereceğini aktaran İmamoğlu, "Bunun birkaç katı öğrenciye, diğer kalan zamanlarda özellikle hafta sonlarında da etkinlik alanı olarak kullanarak çocukların daha fazla sayıda çocuklarımızın da bu merkezden faydalanmasını sağlayacağız. Dolayısıyla burada aslında tüm süreçlerimizde çocuklarımızı, ailelerini, sürecin içine katarak bu kentte yaşadıklarını onlarla en derin bir biçimde paylaşmak arzusundayız. Yoğun göç almış bir kentiz. Bu kentin en çok mağdur olanları, gelir seviyesi düşük ailelerimizin çocukları ve anneleridir" diye konuştu.

ŞEHRİN EŞİT VE ADİL KAVRAMINA MUAZZAM BİR KATKI

0-4 yaş arası çocuğu olan annelere ücretsiz ulaşım olanağı sağlamalarının da bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden İmamoğlu, "12 yıllık siyasi yaşamımda, ziyaret ettiğim evlerde ve ailelerde, sadece sokağını görmüş anneleri bu kentte görmüş bir kişiyim. Dolayısıyla en azından çocukları olan annelerin bir sağlık ocağına gitmek istiyorsa, çocuğuyla beraber bir parka gitmek istiyorsa, İstanbul'un en ücra noktasında bir noktaya gidip gezmek istiyorsa; gezebilsin, görebilsin, şehri adına ilk adımı en sağlıklı biçimde atabilsin diye bu hizmeti hayata geçirdik. Özel talebimizdi ve bunun hayata geçmesiyle, neredeyse artık yüz binlerce anne diyeceğimiz kart sahibi ailelerin, annelerin çocuklarıyla bu şehri gezebilmeleri de bu şehrin eşit ve adil kavramına muazzam bir katkı sunmaktadır" ifadelerini kullandı.

ÇALIŞAN KADIN VARSA, MUTLU ÜLKE VARDIR

"Gençleri, çocukları, aileleri kattığınızda aslında sağlıklı ilişkilerin var olduğu bir toplumu da ortaya koyuyorsunuz" diyen İmamoğlu, bu bütüncül yaklaşımın toplumsal barış ve uzlaşı için de çok kıymetli olduğunun altını çizdi. "Ancak böyle mutlu bir kent, mutlu bir ülke var edebiliriz" diyen İmamoğlu, "Eğitimin sadece öğrencilerin eğitim alacağı binalar inşa etmekle olmadığını ve içerikle zenginleştiğini biliyoruz. O bakımdan eğitimci kadromuza çok güveniyoruz. Liyakatli, iyi yetişmiş ama sürekli eğitim alan inovatif bir süreçle aramıza katılan yüzlerce eğitimcimiz. Bir başka özelliği; neredeyse -biraz fazla ezici oluyor ama- yüzde 85-90 oranında kadın eğitimci oluşu. Bu da işin başka bir yönü. Bu şehirde, kadın çalışan sayısı, evine ekmek götüren, istihdam edilen kadın sayısını arttırdığımız sürece, bilelim ki mutlu aileler, mutlu mahalleler vardır, mutlu ilçeler, mutlu şehirler ve mutlu ülke vardır. Çalışmayan kadın olduğu zaman, o ülkede fakirliği konuşursunuz, yoksulluğu konuşursunuz" şeklinde konuştu.



ÇOCUKLARIMIZA VE GENÇLERİMİZE HİZMETE DEVAM EDECEĞİZ

Oluşturdukları özgün eğitim programının içeriğinin Boğaziçi Üniversitesi Temel Eğitim Bölümü öğretim üyeleri tarafından hazırlandığını belirten İmamoğlu, şöyle konuştu:

"Türkiye'nin, konularında uzman eğitim kurumları ve diğer dernek ve vakıflarla iş birliği yaparak, özenle, geleceğimiz olan çocuklarımıza hizmet ediyoruz. Çocuklarımıza hizmet edeceğiz. Gençlerimize hizmet edeceğiz. Esas katkı sunacağımız yer, eğitimleriyle, çocuklarımız ve gençlerimiz. Yani bugün kreşle başlayan bu süreçle, kaliteli bir eğitim politikası süreciyle ilk, orta, lise düzeyine ve de tabii ki akademik dünyada, üniversite öğrencilerine, başta yurt imkanlarını sağlayarak, onların hayata hazırlanmasını özgür bireyler olmasını, hiç kimseye bir bağlılık değil, bağımlılık değil, kendine özgüveniyle hayatta var olabilme kabiliyetini ve kapasitesini ortaya koyan güçlü bireylerin var olduğu Türkiye Cumhuriyeti'ni oluşturma sistemini geliştirmiş oluruz."

KREŞ VE YURTLAR İÇİN İŞ BİRLİĞİ ÇAĞRISI

İBB olarak öğrenci yurtlarında 1000 kapasitesini yakalamak üzere olduklarını vurgulayan İmamoğlu, "İnşallah 5000 bin hedefimiz var burada. Çok hızlı çalışacağız. Gençlerimize de bu tartışılan günlerde, ilk defa İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesinde, yurt imkanını sağlama konusunda da adım attığımız için gurur duyuyoruz" dedi. Kreşler ve yurtlar konusunda kişi, kurum ve kuruluşlarla iş birliğine açık olduklarını kaydeden İmamoğlu, "Oradaki hayalimi de şöyle söyleyeyim: 5-10 bin öğrencinin özgün eğitim aldıkları okullarının dışında, yurtta vakit geçirirken, bir İstanbullu birey, bir İstanbullu genç, kentine sorumluluk taşıyan bir insan olarak kültürel, sanatsal, kendi meslekleriyle aldıkları eğitimle ilgili aktiviteler konusunda güçlü birer İstanbul gönüllüleri olmalarını arzu ediyorum. Yani o 5 bin gencin, yarınlarda belki 10 bin gencin İstanbul gönüllüsü, çevre gönüllüsü, çevreye zarar verici hangi unsur varsa onla mücadele eden, şehrin bütün güzelliklerine katkı sunan, kültür etkinliklerinde gönüllü olan, gelecekte 2036'da İstanbul Olimpiyatları'nın en öndeki gönüllü gençleri olan bir manzarayı hayal etsenize; muazzam bir şey" dedi.

16 MİLYON ÇALIŞANIMIZ VAR

"Bizim personel sayımızı tartışanlara söyleyeyim" diyen İmamoğlu, "İstanbul halkı adına bunu gururla söyleyebilirim: Bizim 16 milyon çalışanımız var. Bu kente hizmet etmek arzusuyla, bu şehre katkı sunmak arzusuyla tam 16 milyon çalışanımız var. Eskisi gibi öyle bir avuç insanla değil, 16 milyon insanla gönül birlikteliğiyle çalışan insanımız var. Bunu da duyurmak isterim" ifadelerini kullandı.

ARSLAN: 3-5 YAŞ ARASINDAKİ ÇOCUKLARIN YÜZDE 62'Sİ, OKUL ÖNCESİ EĞİTİMDEN FAYDALANAMIYOR

İBB Genel Sekreter Yardımcısı Şengül Altan Arslan da 'Yuvamız İstanbul'un göz bebekleri olduğunu belirterek, "Yuvamız İstanbul kreşleri, geçtiğimiz 2 yılda ortaya koyduğumuz insan odaklı yönetim anlayışının belki de en somut örneklerinden biri. Yalnızca sosyal hizmet alanlarında değil, üretilen tüm hizmetlerde yoksulların, kadınların, yaşlıların, gençlerin, engellilerin ve çocukların iyi olma haline bütüncül bir yatırım yapmayı son derece önemli buluyoruz. Kırılgan gruplar arasında ise en çok çocukları öncelikliyoruz. Çünkü çocuklara yapılan yatırım hem bugünümüz hem geleceğimize yapılan yatırımdır. İstanbul, 4 milyona yıla yakın çocuğa ev sahipliği yapıyor ve ne yazık ki bu çocukların yüzde 28'i yoksulluk içinde yaşıyor. Ülkemizde 3-5 yaş arasındaki çocukların yaklaşık yüzde 62'si, okul öncesi eğitimden faydalanamıyor. Bu oranda biz, OECD ülkeleri arasında en son sırada yer alıyoruz. Tam da bu istatistiklerini anlattıklarından yola çıkarak, istedik ki; hiçbir anne-baba uzun saatler boyunca evini geçindirmek için çalıştığı işinde çocuğu için endişe etmesin. Çocuğunun en değerli yıllarında, 'Gerekli eğitim imkanlarına ulaşıyor mu acaba' kuşkusunu taşımasın. Bunun için kreşlerimizin her bir köşesini çocuklarımızın eşit biçimde, güven içerisinde özgürce koştuklarını hayal ederek tasarladık" diye konuştu.

12 KREŞ EŞ ZAMANLI AÇILDI

İmamoğlu, yeni açılan kreşler için bağışta bulunan Melek Erman Köni, Senem Başyurt Açev ve Tunç Şerif Üstünel'e plaketlerini verdi. Bağışçılardan Köni, duygularını, "Bu kampanyayı duyduğumda, bunun ne kadar önemli, ne kadar vazgeçilmez bir şey olduğunu, isabetli olduğunu kendim bizzat yaşamış bir insanım. Sayın Başkan'ıma, yedi göbekten İstanbullu olarak, yirmili yaşlardaki torunlarıma İstanbul'un böyle yönetilebilme ihtimali olduğunu gösterdiği için çok teşekkür ederim" sözleriyle dile getirdi. Plaket töreninin ardından toplam 12 kreşin açılışı, canlı yayında eş zamanlı olarak gerçekleştirildi.

21 İLÇEDE 32 KREŞ

İmamoğlu başkanlığındaki yeni İBB yönetimi, İstanbul genelinde bugüne kadar toplam 32 Yuvamız İstanbul kreşi açtı. 80 öğrenci kapasiteli kreşler, 4 sınıftan oluşuyor. Sınıflarda; 4 okul öncesi öğretmeni, 2 çocuk gelişim uzmanı, 1 birim asistanı, 1 birim sorumlusu, 1 de aralıklı gelen rehber öğretmenler görev yapıyor. 32 merkez; 150 sınıfta toplam 2183 kayıtlı çocuk eğitim görüyor. Toplam 32 Yuvamız İstanbul kreşleri, şu ilçelerde faaliyet gösteriyor:

Arnavutköy, Avcılar, Bahçelievler (2 adet), Bakırköy, Başakşehir (2 adet), Beylikdüzü, Beyoğlu, Büyükçekmece, Çatalca, Esenler, Esenyurt, Gaziosmanpaşa, Güngören, Kartal (3 adet), Küçükçekmece (3 adet), Maltepe (2 adet), Pendik (2 adet), Sancaktepe (3 adet), Silivri (2 adet), Sultanbeyli, Sultangazi.



İstanbul'da barajlar yavaş yavaş doluyor


 
İstanbul'a su sağlayan barajlarda doluluk oranı yüzde 36.3'e çıktı. 
 

10.02.2026 15:14:00
ÖNDER YILMAZ
İstanbul'da barajlar yavaş yavaş doluyor
İstanbul'da barajlar yavaş yavaş doluyor

İstanbul'a su sağlayan barajların ortalama doluluk oranı, yağışların ardından yükselişini sürdürerek yüzde 36.3'e çıktı.
İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerine göre, 7 Aralık'ta yüzde 17.12 seviyelerine kadar düşen barajlardaki doluluk oranı, son günlerdeki yağışlarla yükselişini sürdürdü.
Doluluk yılbaşından 10 Şubat'a kadar yüzde 17.53 oranında arttı. Bu kapsamda kente su sağlayan barajlardaki doluluk oranı, bugün itibarıyla yüzde 36.3 olarak kaydedildi. Doluluk oranı 31 Ocak'ta yüzde 28.24 idi. Böylece son 10 günde yüzde 8'lik bir artış sağlandı. Bu oranın devam etmesi halinde Şubat ayı sonunda barajlardaki doluluk oranının yüzde 50'yi aşması bekleniyor.

Su tüketimi fazla

Kente su sağlayan baraj ve göletler 868 milyon 683 bin metreküp biriktirme hacmine sahipken su miktarı 10 Şubat itibarıyla 315 milyon 331 bin metreküp olarak kaydedildi. İstanbul'da kış aylarında günde ortalama 3 milyon metreküp su tüketiliyor. Yazın turizmin etkisiyle tüketim 3.5 milyon metreküpü aşabiliyor. Mevcut su megakente 105 gün yeter!

Bu sene sıkıntı geçmiş değil

Barajlardaki doluluk oranı artmasına rağmen bu oran, son 10 yılın aynı dönemine göre en düşük ikinci seviye oldu. Doluluk oranı 10 Şubat 2023'te yüzde 32.13 idi. Geçen yıl 10 Şubat'ta ise yüzde 55.91... Bu yıl doluluk oranı, geçen yıla göre yüzde 19.6 geride bulunuyor. Bu tablo megakentin bu yıl hala daha su stresinden sıyrılamadığını ortaya koyuyor.

Büyükbaş hayvan sayısı 17,7 milyon oldu

Büyükbaş hayvan sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 4,3 artışla 17 milyon 709 bine, küçükbaş hayvan sayısı da yüzde 5,4 yükselişle 57 milyon 874 bine çıktı

 

10.02.2026 10:25:00
Anadolu Ajansı
Büyükbaş hayvan sayısı 17,7 milyon oldu
Büyükbaş hayvan sayısı 17,7 milyon oldu

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ilişkin hayvansal üretim istatistiklerini açıkladı.

Buna göre, büyükbaş hayvan sayısı 2025'te bir önceki yıla kıyasla yüzde 4,3 artarak, 17 milyon 709 bine çıktı. Bu dönemde sığır sayısı yüzde 4,3 artışla 17 milyon 544 bin, manda sayısı da yüzde 1,7 yükselişle 164 bin 785 oldu.

Küçükbaş hayvan sayısı ise 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 5,4 artarak, 57 milyon 874 bin olarak hesaplandı. Koyun sayısı bu dönemde yüzde 5,9 yükselerek 46 milyon 689 bin, keçi sayısı ise yüzde 3,4 artışla 11 milyon 186 bin başa çıktı.

Yaş ipek kozası ve bal üretimi arttı

Bal üretimi, 2025'te 2024 yılına kıyasla yüzde 1,8 artarak 97 bin 253 ton oldu.

Yaş ipek kozası üretimi ise aynı dönemde yüzde 38,4 artışla, 118 ton olarak belirlendi. 

Hakkari'nin şelaleleri mest ediyor


 
Hakkari'nin Derecik ilçesinde, karların erimesiyle yeniden akmaya başlayan şelaleler ile yüksek kesimlerde oluşan sis tabakası dronla görüntülendi. 

10.02.2026 00:21:00
AA
Hakkari'nin şelaleleri mest ediyor
Hakkari'nin şelaleleri mest ediyor

Hakkari'nin Derecik ilçesinde, karların erimesiyle yeniden akmaya başlayan şelaleler ile yüksek kesimlerde oluşan sis tabakası dronla görüntülendi. Balkaya Dağları eteklerindeki sarp kayalıklarda kar ve yağmurdan beslenen üç şelale, son günlerde karların erimesiyle yeniden akmaya başladı.

Metrelerce yükseklikten akan şelaleler, kayaların arasından süzülen görüntüsüyle seyirlik manzaralar oluşturuyor. İlçenin yüksek kesimlerinde oluşan sis tabakası ve şelaleler, dronla görüntülendi.

Meteorolojiden 3 il için sağanak ve kar uyarısı

Meteoroloji 15. Bölge Müdürlüğü Tahmin ve Uyarı Merkezi, Diyarbakır, Batman ve Siirt için sağanak yağmur ve kar yağışı uyarısında bulundu

09.02.2026 17:18:00
İhlas Haber Ajansı
Meteorolojiden 3 il için sağanak ve kar uyarısı
Meteorolojiden 3 il için sağanak ve kar uyarısı
Bölge müdürlüğünden yapılan açıklamada, yapılan son değerlendirmelere göre 10 Şubat'ta Siirt il geneli, Diyarbakır'ın kuzeydoğusu (Kulp, Lice, Silvan, Hazro) ve Batman merkez ve kuzey ilçelerinde (Kozluk, Sason, Beşiri) sağanak yağmur ve karla karışık yağmur beklendiği belirtildi.

Açıklamada, "Yağışların 1700 metre rakım üzeri yükseklerde kuvvetli karla karışık yağmur ve kar yağışı şeklinde olması beklenmektedir. Ulaşımda aksamalar, yükseklerde tipi, yüksek kar örtüsüne sahip eğimli bölgelerde çığ riski gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır" denildi.

Meclis'te taciz skandalına 4 tahliye

Meclis lokantasında stajyer kız öğrencilere yönelik cinsel taciz skandalında tutuklu dört sanık tahliye edildi. Mahkeme “kaçma şüphesi yok” diyerek serbest bıraktı. Dava 15 Mayıs 2026 tarihine ertelenirken kamuoyu karara tepki gösterdi

09.02.2026 15:18:00
Haber Merkezi
Meclis'te taciz skandalına 4 tahliye
Meclis'te taciz skandalına 4 tahliye
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) lokantasında çalışan personelin stajyer öğrencilere yönelik cinsel taciz iddialarıyla ilgili dava, kamuoyunda büyük yankı uyandırmıştı.

Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, bugün tutuklu dört sanığın tahliyesine karar verildi. Sanıklar hakkında "sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı" ve "çocuğa karşı cinsel taciz" suçlamalarıyla 16 yıl 6 aya kadar hapis cezası isteniyor. Duruşma, 15 Mayıs 2026'ya ertelendi.

Mağdurlar 18 yaşın altında

Olay, 2024-2025 eğitim öğretim döneminde TBMM'de staj yapan lise öğrencilerinin şikayetiyle ortaya çıktı. İlk şikayet, D.K. isimli öğrenci tarafından 4 Aralık 2025'te Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürlüğü'ne yapıldı.

Öğrenci, Meclis lokantasında görevli Halil İlker Güner'in kendisine cinsel tacizde bulunduğunu iddia etti. Soruşturma kapsamında, benzer iddialarla dört mağdur öğrenci daha tespit edildi.

Sanıklar Halil İlker Güner, Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu, Recep Seven ve Ramazan Çetin hakkında iddianame hazırlandı. Sanıklar, stajyerlerin 18 yaşından küçük olması nedeniyle çocuklara yönelik suçlamalarla yargılanıyor.

Adli kontrol şartı uygulandı

Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ikinci duruşması bugün yapıldı. Tutuklu sanıklar Halil İlker Güner, Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu ve Recep Seven ile tutuksuz sanık Ramazan Çetin duruşmaya katıldı. Duruşmada, sanıkların ifadeleri alındı ve mağdurların beyanları değerlendirildi. Mahkeme, tutuklulukta geçen süreyi ve sanıkların kaçma şüphesinin bulunmamasını gerekçe göstererek tahliye kararı verdi. Bu karar, adli kontrol şartıyla uygulandı.

Sanıklar pişman olduklarını söyledi

Duruşmada sanıklar pişmanlıklarını dile getirdi. Sanık İbrahim Beşlioğlu, mağdura mesaj attığını kabul ederek "Çok pişmanım, boşluğuma geldi" ifadesini kullandı. Diğer sanıklar da benzer şekilde tahliye talebinde bulundu. İddianamede, sanıkların sistematik taciz iddialarıyla suçlandığı belirtiliyor, ancak sanıklar suçlamaları kısmen reddetti.

Tutuklu sanık kalmadı

Mahkeme heyeti, ara kararında tüm tutuklu sanıkların tahliyesine hükmetti. Gerekçe olarak tutukluluk süresi ve kaçma riskinin olmaması gösterildi. Duruşma, delillerin incelenmesi ve tanık beyanlarının tamamlanması için 15 Mayıs 2026'ya ertelendi. Bu kararla birlikte davada tutuklu sanık kalmadı.

Karar, sosyal medyada ve kamuoyunda tepkilere neden oldu. Sosyal medya hesabı X platformunda paylaşılan gönderilerde, tahliye kararının mağdurların adalet beklentisini zedelediği yorumları yapıldı.

Aziz İhsan Aktaş davasının sekizinci duruşması başladı

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü soruşturması kapsamında 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 24'ü tutuklu 200 sanığın yargılandığı davanın sekizinci duruşması başladı

 

09.02.2026 12:09:00
Anadolu Ajansı
Aziz İhsan Aktaş davasının sekizinci duruşması başladı
Aziz İhsan Aktaş davasının sekizinci duruşması başladı

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda görülen duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar ile avukatları katıldı.

Mahkeme heyetinin cuma günkü ara kararıyla tahliye edilen, görevinden uzaklaştırılan Adana Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile Aziz İhsan Aktaş'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuksuz sanıklar da duruşmaya geldi.

Duruşmada, CHP'li yöneticiler, partililer ve sanıkların yakınları da hazır bulundu.

Jandarma personelince salon ve çevresinde yoğun güvenlik önlemi alınan duruşmayı, çok sayıda basın mensubu takip ediyor.

Duruşmada, Bilginay Temizlik firmasının eski proje müdürü tutuksuz sanık Savaş Çetinkaya'nın savunması alınıyor.

Bu arada duruşmada, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ve Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 33 tutuklu sanığın savunması alınmıştı.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 579 sayfalık iddianamede, Beşiktaş Belediyesi, Avcılar Belediyesi, Esenyurt Belediyesi, İstanbul ASFALT Fabrikaları San. ve Tic. AŞ ile İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü "suçtan zarar gören", 19 kişi "mağdur", 200 kişi ise "şüpheli" olarak yer alıyor.

İddianamede, sanıklardan Aziz İhsan Aktaş'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 42 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 4 farklı fiilden "edimin ifasına fesat karıştırma", 5 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 21 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", 10 farklı fiilden "rüşvet verme", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" ve "gerçeğe aykırı fatura düzenleme" suçlarından 187 yıldan 450 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan elde ettiği mal varlıklarının müsadere edilmesi talep ediliyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı sanık Utku Caner Çaykara'nın 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve "rüşvet alma" suçlarından 5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasının talep edildiği iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı sanık Ahmet Özer'in 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve 2 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik" suçlarından 3 yıldan 9 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, görevlerinden uzaklaştırılan Seyhan Belediye Başkanı sanık Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı sanık Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı sanık Zeydan Karalar ile görevinden uzaklaştırılan ve hakkındaki adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı sanık Abdurrahman Tutdere'nin "rüşvet alma" suçundan 4 yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Hazırlanan iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı sanık Rıza Akpolat'ın "suç örgütüne üye olma", 26 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 3 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 19 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", 4 farklı fiilden "rüşvet alma", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" ve "haksız mal edinme" suçlarından 133 yıldan 337 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan elde ettiği malvarlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

Mossad için çalıştığı tespit edilen 2 şüpheli adliyede

İsrail İstihbarat Servisi Mossad'a çalıştıkları gerekçesiyle gözaltına alınan Mehmet Budak Derya ile Veysel Kerimoğlu adliyeye sevk edildi

 

09.02.2026 12:04:00
Anadolu Ajansı
Mossad için çalıştığı tespit edilen 2 şüpheli adliyede
Mossad için çalıştığı tespit edilen 2 şüpheli adliyede

Bir süredir takip altında olan ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünün ortak operasyonu sonucu yakalanan Derya ve Kerimoğlu'nun İstanbul Emniyet Müdürlüğünün Vatan Caddesi yerleşkesindeki işlemleri tamamlandı.

Sağlık kontrolünden geçirilen 2 şüpheli, Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi.

Ne olmuştu?

MİT tarafından bir süredir takip altında olan şirket sahibi Mehmet Budak Derya, yanında çalışan Veysel Kerimoğlu'nun İsrail İstihbarat Servisi Mossad'a bilgi aktarımı yaptığı belirlenmişti.

Derya'nın, Kerimoğlu vesilesiyle Orta Doğu ülkelerine yönelik ticari faaliyetlerini artırdığı, İsrail'in Orta Doğu ülkelerine yönelik politikalarına muhalif Filistinliler ile sosyal ve ticari ilişkilerini geliştirerek topladıkları bilgileri İsrail servisine aktardığı tespit edilmişti.

İsrail istihbaratı ile 2013'te başlayan ilişkisini bugüne kadar sürdüren Derya'nın bu süreçte "Luis, Jesus/Jose, Dr.Roberto/Ricardo, Dan/Dennis, Mark, Elly/Emmy ve Michael" kod adlı birçok istihbaratçı ile çeşitli Avrupa ülkelerinde üçüncü ülke görüşmeleri gerçekleştirdiği anlaşılmıştı.

İsrail servisi ile kriptolu bir haberleşme sistemiyle iletişim kuran Derya'nın, Mossad mensuplarının talimatları doğrultusunda Türkiye ve diğer ülkelerden SIM kartları, internet modem ve router cihazları satın alarak, bunların şifre, seri numarası, üretim ve MAC adresleri gibi bilgilerinin yer aldığı etiketlerin fotoğraflarını muhataplarına ilettiği belirlenmişti.

Derya'nın Mossad görevlileri ile ocak ayında yaptığı son görüşmede paravan firma için gereken banka hesabının oluşturulması, internet sitesinin tasarlanması ve sosyal medya hesaplarının açılması gibi işlemler ile ortaklık yapılacak firmalara dair araştırmaların ele alındığı tespit edilmişti.

Çalışmaların tamamlanmasının ardından Derya ve Kerimoğlu, MİT, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalar kapsamında "MONİTUM Faaliyeti" sonucu İstanbul'da 6 Şubat'ta gözaltına alınmıştı.

Ağrı ve Iğdır'da tefecilik operasyonu: 19 gözaltı

Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesi ve Iğdır'da tefecilere yönelik düzenlenen operasyonda 19 kişi gözaltına alındı

08.02.2026 11:33:00
İhlas Haber Ajansı
Ağrı ve Iğdır'da tefecilik operasyonu: 19 gözaltı
Ağrı ve Iğdır'da tefecilik operasyonu: 19 gözaltı
Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesi ve Iğdır'da tefecilere yönelik düzenlenen operasyonda 19 kişi gözaltına alındı.



Ağrı Valiliğinden yapılan açıklamaya göre, İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince tefecilik suçuyla mücadele kapsamında çalışma yürütüldü.



Bu kapsamda Doğubayazıt ilçesinde 6 ikamet ve 3 iş yeri ile Iğdır'da 1 ikamet olmak üzere toplam 10 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi.

Operasyonlarda 1 milyon lira nakit para ve 2 ruhsatsız tabanca ele geçirildi. Gözaltına alınan 19 şüpheli hakkında adli makamlarca tahkikat başlatıldı.

Hatay'da zeytinyağı tenekelerinden 100 bin uyuşturucu hap çıktı

Hatay'da polis ekipleri tarafından gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında durdurulan araç içerisindeki zeytinyağı tenekelerinden 100 bin adet uyuşturucu hap çıktı

08.02.2026 11:04:00
İhlas Haber Ajansı
Hatay'da zeytinyağı tenekelerinden 100 bin uyuşturucu hap çıktı
Hatay'da zeytinyağı tenekelerinden 100 bin uyuşturucu hap çıktı
Hatay'da polis ekipleri tarafından gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında durdurulan araç içerisindeki zeytinyağı tenekelerinden 100 bin adet uyuşturucu hap çıktı.



İl Emniyet Müdürlüğü, Kırıkhan Narkotik Suçlarla Mücadele Büro Amirliği ekiplerince yürütülen çalışmalar kapsamında, Kırıkhan ilçesinde bir araç durduruldu.

Durdurulan araçta narko köpek eşliğinde yapılan aramada, zeytinyağı tenekeleri içerisinde gizlenmiş halde toplam 15 kilo 772 gram ağırlığında captagon hap bulundu.



Olayla ilgili olarak K.K. ve A.K. isimli şüpheliler gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilen şahıslar, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Viyana’da iktisat tarihi yeniden şekilleniyor

 
 
Prof. Dr. Haydar Baş'a ait Milli Ekonomi Modeli, Viyana Teknik Üniversitesi'nde düzenlenen uluslararası kongre ile 11. kez dünya gündeminde… İki gün sürecek kongrenin ilk gününde 7 ayrı oturumda tebliğ sunan 36 akademisyen, dünya ekonomisinde yaşanan daralma ve büyük krize karşı Milli Ekonomi Modeli'nin getirdiği çözüm ve önerileri masaya yatırdı.

07.02.2026 19:38:00 / Güncelleme: 07.02.2026 19:46:33
ÖNDER YILMAZ
Viyana’da iktisat tarihi yeniden şekilleniyor
Viyana’da iktisat tarihi yeniden şekilleniyor

11. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresi Avusturya'nın Başkenti Viyana'da gerçekleştiriliyor. Prof. Dr. Haydar Baş'a ait olan model için düzenlenen uluslararası kongreye Viyana Teknik Üniversitesi ev sahipliği yapıyor. Uluslararası Bağımsız Ekonomi Modeli Birliği (UBEM) tarafından düzenlenen kongre Avusturya Viyana Teknik Üniversitesi ve Viyana Bilim Kulübü, Malezya Taylor Üniversitesi ve Bosna - Hersek Zenica Üniversitesi katkılarıyla gerçekleştiriliyor.

MEM insan merkezli bir sistem

21 ülkeden 50'yi aşkın iktisatçı ve akademisyenin katıldığı kongre sinevizyon gösterisi ve UBEMB Başkanı Harun Kayacı'nın açış konuşmasıyla başladı.
Kayacı şunları söyledi: "Küresel sistem, sistemin içinde kalmak koşuluyla yapılan her türlü eleştiriye ve çözüme açıktır. Tek istenen günün sonunda mevcut geminin içinde bulunarak yerini almaktır. Tam da bu noktada Prof. Dr. Haydar Baş, küresel sistemin dışına çıkarak, tüm insanlığın barış ve esenlik içinde yaşayabileceği bir model, yeni bir gemi inşa etmiştir.
Sayın Baş'ın Sistemi (MEM) insan merkezli bir sistemdir. Sayın Baş'a göre insan, ekonominin temelini oluşturur. Onun için ekonomi ve devlet insana hizmet etmek için vardır. Sayın Baş'a göre ekonomik başarının kriteri, insanın onurlu yaşamına sağladığı katkı oranındadır. Haydar Baş'ın sisteminin matematiği, insanın/bireyin ekonomik bağımsızlığı üzerine
inşa edilmiştir. Sayın Baş'ın sosyal devlet tanımı, vatandaşından topladığı vergilerden daha fazlasını hizmet olarak verebilendir.
MEM; kaynaklara, devlete, paraya, makro ve mikro ekonomiye getirdiği özgün yaklaşımlarıyla, gelir dağılımında adaleti sağlayacak, tam istihdamı gerçekleştirecek, milli paraları devreye koyarak borçlanmadan sürekli büyümeyi ve bireyin ekonomik bağımsızlığını sağlayacak sistemdir."

Milli Ekonomi Modelinin sosyal devlet projelerinden biri olan "vatandaşlık maaşı" Avrupa'da "basic income" veya "temel gelir" başlığı altında uygulama alanı bulmuştur.
Bugün burada XI. Uluslararası MEM kongresinde "Sürdürülebilir Büyüme ve Ekonomik İstikrar için Milli Ekonomi Modeli" başlığı altında, insanın/bireyin ekonomik özgürlüğüne, onurlu yaşamına katkıda bulunmak için çözümler üretilecektir.



Sıradaki kongre için Özbekistan daveti

Azerbaycan Devlet Üniversitesi'nde Ruşen Guliyev ve Buhara Devlet Üniversitesi'nden Prof. Juraev Abror Turobovich da kongrenin açılış konuşmasını yapan isimlerden oldu.
Milli Ekonomi Modeli'nin Türk dünyasının ekonomik bağımsızlığı açısından önemli bir model olduğunu belirten Abror Turobovich bir sonraki kongrenin Özbekistan Buhara Devlet Üniversitesinde yapılmasını önerdi.
Turobovich Milli Ekonomi Modeli'nin geleceği savunmak anlamına geldiğini de ifade etti.

Konoflacher: Prof. Dr. Haydar Baş'ın modeli gelirin daha adil dağıtılmasını sağlıyor

Kongreye ev sahipliği yapan Viyana Teknik Üniversitesi ve Viyana Bilim Kulübü adına da Prof. Hermann Knoflacher de açılışta konuşan akademisyenler arasındaydı.
Dünyanın içinde bulunduğu ekonomik çıkmaza ilişkin değerlendirmeler yapan Knoflacher, Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'nin gelirin daha adil dağıldığı bir ekonomi modeli geliştirdiğini ifade ederek bu modelin aranan çözümleri içerdiğini belirtti.

"İnsanlığa huzuru getirecek model"

Kongre açılışında konuşan Birleşik Arap Emirlikleri Al Ain Üniversitesi'nden Prof. Mosab Tabash ve Portekiz Évora Üniversitesi'nden Prof. Soumodip Sarkar da ekonomi analizi yaptı.
Prof. Tabash Milli Ekonomi Modeli'nin milli para projesinin ülkelere bağımsızlık yolunu açtığını ifade ederek, " Neden bu model ihtiyaç var. 2026 yılındaki durum 2015'e benzemiyor. Geleceğe daha umutlu bakmak için bir model ihtiyacı var. O nedenle de adalete dayalı, insanlığa huzuru getirecek bir ekonomi modeli arıyoruz ve bu model Milli Ekonomi Modeli'dir" dedi.

Teknolojiyle birlikte ile birlikte kaynaklar sınırsız hale geliyor

Soumodip Sarkar ise "Milli Ekonomi Modeli heyecan verici. Teknolojiyle birlikte, yapay zeka ile birlikte kaynaklar sınırsız hale geliyor. Ben Prof. Dr. Haydar Baş'ın kaynaklar sınırsızdır diyen modelinden çok şey öğreniyorum" dedi. ABD Boston Üniversitesinden Prof. Dr. Veysel Ulusoy da kongreye video konferans yoluyla mesaj gönderdi.

İlk gün 7 oturumda 36 akademisyen tebliğ sundu

11. MEM kongresinin ilk gününde 2 ayrı salonda eş zamanlı olarak 7 ayrı oturum düzenlendi.
Bu oturumlarda toplam 36 akademisyen ve iktisatçı tebliğ sundu.
Yarın da devam edecek olan kongrenin kapanış konuşmasını BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş yapacak.
Kongreyi Türkiye'den giden çok sayıda basın mensubu gazeteci ve iktisatçı da takip ediyor.
11. MEM kongresi akademisyenlere verilecek katılımcı belgesi ve plaket töreninin ardından hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erecek.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.