AKP marjinalleşiyor. Hem içeride hem de dışarıda.
AB'nin her talebini karşıladılar, ABD'nin de? Lakin ne İsa'ya yaranabildiler, ne Musa'ya? İsa'ya ve Musa'ya yaranamadılar da, Muhammed'e (as) yaranabildiler mi?
Nerede! Öyle bir dertleri olmadı ki?
Ümmet-i Muhammed'in, yani milletimizin ve tarihi coğrafyamızdaki insanların taraklarında maalesef bezi olmadı iki yılı aşkın iktidarında AKP'nin.
Türkiye tablosu son derece vahim; tık yok, açılım yok, proje yok, ufuk yok, vatandaşın dişine dokunacak somut bir hayırlı gelişme yok. Dolayısıyla milletimizin karşısında, Güneş'in karşısındaki buz gibi eriyor. AKP cazibesini kaybediyor, kan kaybediyor?
AKP marjinalleşiyor.
Sadece AKP değil; ülkemiz üzerindeki oyunları ve bölgemiz üzerindeki "vahşi iştah"larının sonuçları ve insanlık dışı işgal manzaraları açığa çıktıkça AB ve ABD de marjinalleşiyor, kan kaybediyor, toplumumuz nezdinde bitiyor, batıyor.
Batan bu troyka ise birbirlerine sarılıyor.
Birbirlerine sarıldıkça ağırlıkları artıyor, ağırlıkları arttıkça batıyorlar; halbuki kural şu, batarken ağırlıkları atmak gerekiyor.
Bu kuralı bilen AKP'li milletvekilleri var. Nitekim AKP gemisinden atlayan atlayana? Atladıkları "eski batak"lar ayrı bir tartışma konusu, tamam. Ama en azından daha "fazla vebal"den kurtulmak ve AB-ABD'nin stratejik piyonu olmak gibi bir mesuliyette daha fazla debelenmemek için AKP'den kaçan kurtulduğunu zannediyor.
Bir yandan bu batış yaşanırken, diğer taraftan bir güneş yükseliyor ufuklardan ve gönüllerden. Bağımsız Türkiye Partisi.
"Şimdi Tayip beyi getirelim, olmazsa, bir dahaki sefere BTP'yi" demişti milletimiz. Öyle üfürülmüştü kulaklara; AKP'ye umutlar öyle kabartılmıştı seçimden aylar önce... Şimdi olmadı, umutlar suya düştü.
Böyle olacağı baştan belliydi, BTP Genel Başkanı gelinecek noktayı ekranlardan ve meydanlardan açık açık ilan etmişti; çünkü Tayip beyin ne projesi vardı, ne programı, ne reçetesi? O da diğerleri gibi IMF'ci, AB'ci, ABD'ciydi; olan oldu, söylenen vuku buldu. BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş ise her söylediğinde haklı çıktı.
Vatandaş şoke oldu. Henüz yeni yeni şoku atlatıyor; atlattıkça da hakkı teslim ediyor? Milletimiz, işte bu hakkı teslim ediyor şimdi. "Şimdi Tayyib'i deneyelim, sonra sıra Haydar Baş'ta" sözünü hatırlıyor. İşte şimdi sıra BTP'de.
Bu sebeple milletimiz bayrağa sarılıyor, sancağa sarılıyor, BTP'ye koşuyor.
BTP ise ilçe, köy ve mahalle teşkilatlarını oluşturuyor dağ köylerine kadar, sandığın gerçek sahiplerini buluyor.
Önceki seçimlerde bunlar yoktu; tek tabela ile girilmişti seçimlere. Ülkemizin getirildiği bu vahim noktada kendisine olan ihtiyaç ve dolayısıyla mükellefiyet daha da artan BTP, her noktaya temsilcisini koyuyor. Vatanın-bayrağın, devletin-milletin, sivilin-askerin, ekonominin-medeniyetin sahibi yüce milletimiz işbaşına koşuyor, BTP'de vazife başına koşuyor.
Ankara Tandoğan'daki muhteşem tablo işte bunun göstergesi.
Milletimiz, Bağımsız Türkiye'de buluşuyor.
Sloganlar etrafında buluşma değil bu.
Somut Milli program, reel Milli Ekonomi Modeli, parmakları ısırtan Sosyal Devlet Modeli ve finans-insan kaynağı belli uygulanabilir Milli Kalkınma Modelleri etrafında, bütün bunları icraata koyacak vizyon sahibi bir lider ve kadrosu etrafında buluşuyor milletimiz.
Toplumumuz nezdinde gittikçe marjinalleşen AKP iktidarı ve AB-ABD yandaşları, milletimizin "Kızılelma"sını çürğe çıkarmanın telaşına kapılmış vaziyette.
İncirlik üssünde ve İran-Suriye ilişkilerinde ABD eksenli adımlar karşılığında Washingtaon'dan himmet dilenen marjinal bir AKP duruyor Ankara'da. Ankara'dan başka bir yerde AKP kalmadı zaten? Bir de Washington ve Brüksel'de.
Marjinalleşen AKP, İncirlik karşılığında himmet dileniyor.
ABD ise fırsattan istifade etmek pozisyonunda.
Washington'da nefeslenen AKP Genel Başkan Yardımcısı Murat Mercan, Amerikalı dostlarına, "KKTC ve Irak'taki pozisyonunuz içeride 'milli duruş'u güçlendiriyor" ikazı yapıyor.
Mercan, geçen hafta Beyaz Saray, Dışişleri ve Musevi dernekleriyle görüşüyor. Gittiği her yerde, "Türkiye'de AB ve ABD karşıtı bir milliyetçilik tehlikesi"ni anlatıyor. Hatta "American Enterprise Institute" adlı kuruluşun panelinde "Kesin biçimde anti - Semitik ve anti - Amerikan olanlar bizi yutabilirler" diyor.
Bu bağlamda Başbakan Tayip Erdoğan'ın İsrail ziyareti, ABD'nin İncirlik Üssü hususundaki talebini karşılamaya müheyya tavrı, ABD ile "stratejik nikah tazeleme" olarak görülüyor şüphesiz? Lakin nikah tazelemeye imkan tanıyacak talak kalmadı. İşin hüllesi de karışık; AKP'yi marjinallikten kurtaramaz.
Bölgede himmete kendisi muhtaç ABD, nerede kaldı İncirlik karşılığında AKP'ye himmet ede!
AKP, bu kendince "stratejik nikah tazeleme"yi milletimize çaktırmamak için "kıyak çektiği medya" ile dar alanda kısa paslaşmalar yapıyor ve güya kartelle kapışma pozisyonları üretiyor.
Türkiye, hasbelkader koltuğa konuşlandırıldıktan bu yana "milletimizin ekseni"nden uzaklaştıkça marjinalleşen bir avuç AB'ci-ABD'cinin ayak oyunlarına kurban edilemeyecektir.
Dahili ve harici marjinallerin atraksiyonları, artık milletimize yeni bir oyun kurmak için yetmez.
Zira, açlığı başına vurmuş milletimizin artık gözüne uyku girmiyor? BTP'yi dört gözle bekliyor.
AKP'yi de, hatta AB ve ABD'yi de düştükleri bu "güvensizlik ve marjinallik batağı"ndan kurtaracak olan BTP'li Türkiye'dir.
AB'nin her talebini karşıladılar, ABD'nin de? Lakin ne İsa'ya yaranabildiler, ne Musa'ya? İsa'ya ve Musa'ya yaranamadılar da, Muhammed'e (as) yaranabildiler mi?
Nerede! Öyle bir dertleri olmadı ki?
Ümmet-i Muhammed'in, yani milletimizin ve tarihi coğrafyamızdaki insanların taraklarında maalesef bezi olmadı iki yılı aşkın iktidarında AKP'nin.
Türkiye tablosu son derece vahim; tık yok, açılım yok, proje yok, ufuk yok, vatandaşın dişine dokunacak somut bir hayırlı gelişme yok. Dolayısıyla milletimizin karşısında, Güneş'in karşısındaki buz gibi eriyor. AKP cazibesini kaybediyor, kan kaybediyor?
AKP marjinalleşiyor.
Sadece AKP değil; ülkemiz üzerindeki oyunları ve bölgemiz üzerindeki "vahşi iştah"larının sonuçları ve insanlık dışı işgal manzaraları açığa çıktıkça AB ve ABD de marjinalleşiyor, kan kaybediyor, toplumumuz nezdinde bitiyor, batıyor.
Batan bu troyka ise birbirlerine sarılıyor.
Birbirlerine sarıldıkça ağırlıkları artıyor, ağırlıkları arttıkça batıyorlar; halbuki kural şu, batarken ağırlıkları atmak gerekiyor.
Bu kuralı bilen AKP'li milletvekilleri var. Nitekim AKP gemisinden atlayan atlayana? Atladıkları "eski batak"lar ayrı bir tartışma konusu, tamam. Ama en azından daha "fazla vebal"den kurtulmak ve AB-ABD'nin stratejik piyonu olmak gibi bir mesuliyette daha fazla debelenmemek için AKP'den kaçan kurtulduğunu zannediyor.
Bir yandan bu batış yaşanırken, diğer taraftan bir güneş yükseliyor ufuklardan ve gönüllerden. Bağımsız Türkiye Partisi.
"Şimdi Tayip beyi getirelim, olmazsa, bir dahaki sefere BTP'yi" demişti milletimiz. Öyle üfürülmüştü kulaklara; AKP'ye umutlar öyle kabartılmıştı seçimden aylar önce... Şimdi olmadı, umutlar suya düştü.
Böyle olacağı baştan belliydi, BTP Genel Başkanı gelinecek noktayı ekranlardan ve meydanlardan açık açık ilan etmişti; çünkü Tayip beyin ne projesi vardı, ne programı, ne reçetesi? O da diğerleri gibi IMF'ci, AB'ci, ABD'ciydi; olan oldu, söylenen vuku buldu. BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş ise her söylediğinde haklı çıktı.
Vatandaş şoke oldu. Henüz yeni yeni şoku atlatıyor; atlattıkça da hakkı teslim ediyor? Milletimiz, işte bu hakkı teslim ediyor şimdi. "Şimdi Tayyib'i deneyelim, sonra sıra Haydar Baş'ta" sözünü hatırlıyor. İşte şimdi sıra BTP'de.
Bu sebeple milletimiz bayrağa sarılıyor, sancağa sarılıyor, BTP'ye koşuyor.
BTP ise ilçe, köy ve mahalle teşkilatlarını oluşturuyor dağ köylerine kadar, sandığın gerçek sahiplerini buluyor.
Önceki seçimlerde bunlar yoktu; tek tabela ile girilmişti seçimlere. Ülkemizin getirildiği bu vahim noktada kendisine olan ihtiyaç ve dolayısıyla mükellefiyet daha da artan BTP, her noktaya temsilcisini koyuyor. Vatanın-bayrağın, devletin-milletin, sivilin-askerin, ekonominin-medeniyetin sahibi yüce milletimiz işbaşına koşuyor, BTP'de vazife başına koşuyor.
Ankara Tandoğan'daki muhteşem tablo işte bunun göstergesi.
Milletimiz, Bağımsız Türkiye'de buluşuyor.
Sloganlar etrafında buluşma değil bu.
Somut Milli program, reel Milli Ekonomi Modeli, parmakları ısırtan Sosyal Devlet Modeli ve finans-insan kaynağı belli uygulanabilir Milli Kalkınma Modelleri etrafında, bütün bunları icraata koyacak vizyon sahibi bir lider ve kadrosu etrafında buluşuyor milletimiz.
Toplumumuz nezdinde gittikçe marjinalleşen AKP iktidarı ve AB-ABD yandaşları, milletimizin "Kızılelma"sını çürğe çıkarmanın telaşına kapılmış vaziyette.
İncirlik üssünde ve İran-Suriye ilişkilerinde ABD eksenli adımlar karşılığında Washingtaon'dan himmet dilenen marjinal bir AKP duruyor Ankara'da. Ankara'dan başka bir yerde AKP kalmadı zaten? Bir de Washington ve Brüksel'de.
Marjinalleşen AKP, İncirlik karşılığında himmet dileniyor.
ABD ise fırsattan istifade etmek pozisyonunda.
Washington'da nefeslenen AKP Genel Başkan Yardımcısı Murat Mercan, Amerikalı dostlarına, "KKTC ve Irak'taki pozisyonunuz içeride 'milli duruş'u güçlendiriyor" ikazı yapıyor.
Mercan, geçen hafta Beyaz Saray, Dışişleri ve Musevi dernekleriyle görüşüyor. Gittiği her yerde, "Türkiye'de AB ve ABD karşıtı bir milliyetçilik tehlikesi"ni anlatıyor. Hatta "American Enterprise Institute" adlı kuruluşun panelinde "Kesin biçimde anti - Semitik ve anti - Amerikan olanlar bizi yutabilirler" diyor.
Bu bağlamda Başbakan Tayip Erdoğan'ın İsrail ziyareti, ABD'nin İncirlik Üssü hususundaki talebini karşılamaya müheyya tavrı, ABD ile "stratejik nikah tazeleme" olarak görülüyor şüphesiz? Lakin nikah tazelemeye imkan tanıyacak talak kalmadı. İşin hüllesi de karışık; AKP'yi marjinallikten kurtaramaz.
Bölgede himmete kendisi muhtaç ABD, nerede kaldı İncirlik karşılığında AKP'ye himmet ede!
AKP, bu kendince "stratejik nikah tazeleme"yi milletimize çaktırmamak için "kıyak çektiği medya" ile dar alanda kısa paslaşmalar yapıyor ve güya kartelle kapışma pozisyonları üretiyor.
Türkiye, hasbelkader koltuğa konuşlandırıldıktan bu yana "milletimizin ekseni"nden uzaklaştıkça marjinalleşen bir avuç AB'ci-ABD'cinin ayak oyunlarına kurban edilemeyecektir.
Dahili ve harici marjinallerin atraksiyonları, artık milletimize yeni bir oyun kurmak için yetmez.
Zira, açlığı başına vurmuş milletimizin artık gözüne uyku girmiyor? BTP'yi dört gözle bekliyor.
AKP'yi de, hatta AB ve ABD'yi de düştükleri bu "güvensizlik ve marjinallik batağı"ndan kurtaracak olan BTP'li Türkiye'dir.
Misafir Kalem (K) / diğer yazıları
- Kongrelerden milli devlete bir iman mücadelesi / 25.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019





























































