logo
04 AĞUSTOS 2026

İnkar zayıfların işidir

İşin esasını düşünürsek, insana ait hiç bir şey yok. Hepsi emanet

04.08.2026 00:12:00
Haber Merkezi
 
İnkar zayıfların işidir
İnkar zayıfların işidir
İşin esasını düşünürsek, insana ait hiç bir şey yok. Hepsi emanet. Gözlerimiz, kulaklarımız, ellerimiz, yüzümüz, canımız, ruhumuz, bedenimiz, her şeyimiz... Bize ait bir şey var mı? Hepsi Allah'a ait.

Kulluğun nüktesi, senin sahibine ait olan teslimiyetindir. O'nu sahibimiz olarak bilip düşünürsek ve bu manada O'na teslim olursak, o zaman da insan olarak aramızda olan ilişkilerimiz, birbirimizi rencide eden değil, onurumuzu okşayan, seven, büyüten, taltif eden bir anlayış şeklinde ortaya çıkar. Kulluktaki nükte işte budur.

Sen, O'nu hiç tanımadın mı, hiç saymadın mı, "Adam sen de, O yok" gibi korkunç bir badireye düştün mü, o zaman da, o mutlak iradenin Rab sıfatı, ilahlık sıfatı tecelli ediyor ve "Onun hesabını sana, Ben ahirette soracağım" (Tekasür; 18) diyor. "O (inkârcı) insanı görmedi mi: Biz onu bir nutfeden yarattık. Şimdi de aşikâr bir mücadeleci (düşman) kesiliverdi" (Yasin suresi, ayet 77).







Nutfe; meni damlası demektir. Kokmuş bir su. Düşünebiliyor musun (!) o su görüyor, işitiyor, hissediyor. Muhakeme ediyor, icat yapıyor, keşif yapıyor. Projeler imal ediyor. Hülasa kalkıp da bütün bu kabiliyetleri bir su damlasına mal etmenin, elbette ki seni yaratan Rabb'in hoşuna gitmez.

İşte kulluktaki şuur, kulluğun esprisi, "Hayır! Ben bir su damlasıyım. Benden bir şey olmaz. Asıl, sahibimdir" deyip sırtını O'na dayamaktır. O zaman da insan, kendini çok güçlü, kuvvetli biliyor ve öyle yaşıyor.







İnkar etmek zayıflıktır

İnkar eden kadar zayıf bir mahluk da yoktur. Niye? Düşün ki kainatın sahibini, kendi sahibini inkar ediyor.  Oysa O'nsuz hiç bir şey olup, bir hiçlik noktasına gidiyor. Bu adamın gücü olur mu? Morali olur mu? Olmaz.

Olmadığı için dikkat ederseniz kafirin sonsuz bir hesabı da olamaz. Onun hesabı sadece dünyalıktır. Dünya hayatına razı olurlar. Dünya hayatı onlar için bulunmaz bir hayattır. Bunun ötesi yoktur. Onun için onun cenneti de, cehennemi de her şeyi burasıdır. Mü'min öyle değildir. Müslüman, Allah'a teslim olarak, Cenab- ı Hakk'ı bilerek yaşar. Kulluktaki nükte budur.







En üstün makam kulluk makamıdır

Teslim olmak ne ile olur? "Ben, Allah'a teslim oldum. Ben Allah'ı sevdim" demekle mi? Günümüzde hepimiz bunu söylüyoruz.

Peki, Allah'ın, sana "yapın" diye emrettiği taatler, ibadetler var. Bunları eda ediyor musun? Ediyorsan sen iyi bir kulsun, hiç merak etme. Yapmıyorsun, o zaman kendini kandırıyorsun.

Şimdi biz, kendi kendimize soralım: Cenab-ı Hakk'ın, "yapınız" diye emrettiklerini, -hangi neviden olursa olsun. Namaz olur, oruç olur, hac olur, zekat olur, sadaka v.s. olur, yapıyor muyuz?







Yasak ettiklerinden, "haramdır" dediklerinden kaçınıyor muyuz? "Haram" dediklerine elimizi uzatırken, gözümüzü çevirirken tüylerimiz diken diken oluyor mu? Eğer oluyorsa, sen doruk noktada bir kulsun. Öyle bir kulsun ki, Allah seni bu alemdeyken cenneti ile cemali ile müjdelemiştir. Nasıl mı? Senin halin ihsan halidir. O'nu görmüyorsun. Amma O seni görüyor.

Bu idrak seviyesinde, O'na yönelip kul olman münasebetiyle sen, O'nun hem cennetini, hem cemalini kazandın. Hiç onda tereddüdün olmasın. Zaten bu idrakin halidir kulluk.

Kulluk insana ait bir makamdır. Bir rütbedir. En yüce bir rütbedir: "Bir gece, kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye (Muhammed) kulunu Mescid-i Haram'dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa'ya götüren Allah, noksan sıfatlardan münezzehtir; O, gerçekten işitendir, görendir." (İsra suresi, ayet: l)

Ayette "biabdihı" kelimesi geçiyor. Yani "kulu Muhammed'i" diyor Allah. Hâlbuki Allah'ın, Muhammed Mustafa'sına verdiği birçok sıfat var. Ve bize göre en büyük sıfat, "resullüktür/peygamberliktir", öyle değil mi? "Resulü Muhammed'i" diyebilirdi . "Nebisi Muhammed'i" diyebilirdi. Ama burada görüyoruz ki kulluk hepsinin üstünde bir makam. Kul olacak, O Muhammed (as) kendini fani kabul edecek ki Allah' la beraber olsun.(Prof. Dr. Haydar Baş, Hikmetin Sırları Birinci sohbetten)

Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama

Adana'da 24 yaşındaki kadını sokak ortasında öldüren zanlı, yaklaşık 750 saatlik kamera görüntülerinin incelemesinin ardından İstanbul'da saklandığı petshopta yakalandı

03.08.2026 10:50:00
İhlas Haber Ajansı
 
Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama
Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama
Adana'da 24 yaşındaki kadını sokak ortasında tabancayla vurarak öldüren zanlı, yaklaşık 750 saatlik kamera görüntülerinin incelemesinin ardından İstanbul'da saklandığı petshopta yakalandı. Şüphelinin ifadesinde cinayeti kıskançlık nedeniyle işlediğini öne sürdüğü öğrenilirken, olayla ilgili gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen 15 şüpheliden 13'ü tutuklandı.






Olay, 24 Temmuz'da merkez Seyhan ilçesi Gülbahçesi Mahallesi 13362. Sokak'ta meydana geldi. İddiaya göre, Reyhan Acar (24) sokakta bir kişinin tabancayla açtığı ateş sonucu kanlar içerisinde yere yığılırken, saldırgan olay yerinden kaçtı. Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan Acar, ambulansla kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, cinayeti aydınlatmak için yaklaşık 750 saatlik güvenlik kamerası görüntüsünü mercek altına aldı. Yapılan çalışmalar sonucunda saldırıyı Bilal F.'nin (24) gerçekleştirdiği belirlendi. Şüphelinin eşi Öykü F. (22) ile birlikte İstanbul'a kaçtığını tespit eden ekipler, soruşturmayı derinleştirdi. Çalışmalarda Bilal F.'nin kaçmasına ve saklanmasına yardım ettiği öne sürülen 13 kişinin kimliği de belirlendi.







Yunanistan'a kaçma planı başarısız oldu

Yapılan araştırmalarda Bilal F. ile eşi Öykü F.'nin Edirne'ye giderek Yunanistan'a kaçmayı planladığı tespit edildi. Ancak polis uygulamasını fark eden şüphelilerin ayçiçeği tarlasına kaçarak izlerini kaybettirdiği, bir gece burada saklandıktan sonra yeniden İstanbul'a döndükleri öğrenildi.







Yakalanmamak için 3 saatte bir adres değiştirdi, petshopta yakalandı

Cinayet dedektifleri, şüphelilerin İstanbul Bahçeşehir'de bir sitede saklandığını belirledi. Özel Harekat polislerinin de desteğiyle düzenlenen operasyonda Öykü F. sitenin bahçesinde yakalanırken, Bilal F. adreste bulunamadı. Bölgedeki güvenlik kameralarını inceleyen ekipler, zanlının yakalanmamak için yaklaşık 3 saatte bir adres değiştirdiğini belirledi. İzini süren polis, Bilal F.'yi siteye yakın bir petshopta saklanırken yakalayarak gözaltına aldı.

Bilal F.'nin yakalanmasının ardından harekete geçen ekipler, şüphelinin Adana'dan kaçmasına ve İstanbul'da saklanmasına yardım ettiği belirlenen 13 kişiyi de eş zamanlı operasyonlarla gözaltına aldı. Gözaltına alınanlar arasında bulunan Fırat T.'nin cinayet suçundan 39 yıl, Şeyhmus Y.'nin ise yine cinayet suçundan 37 yıl kesinleşmiş hapis cezasıyla arandığı öğrenildi.









Cinayeti kıskançlık nedeniyle işlediğini öne sürdü

Emniyetteki sorgusunda Bilal F.'nin "Reyhan ile ilişkimiz vardı. Başkasıyla görüştüğünü düşündüğüm için kıskançlık krizine girdim. Bu nedenle saldırıyı gerçekleştirdim" dediği öne sürüldü.

Emniyetteki işlemlerinin ardından Bilal F. ve eşi Öykü F. ile birlikte 15 şüpheli adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkartılan Bilal F. ve 12 şüpheli tutuklanırken, Bilal F.'nin eşi Öykü F. ile 1 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz

Balıkesir'in Ayvalık ilçesi, son yılların en büyük orman yangınlarıyla mücadele ederken, Balıkesir Valiliği'nin 5 Mayıs 2026 tarih ve 2026/1 sayılı Orman Yangınları ile Mücadele Komisyonu Kararı kapsamında, 15 Haziran-30 Eylül 2026 tarihleri arasında belirlenen mesire alanları ve izin verilen noktalar dışında ormanlara giriş yasaklanmasına rağmen özellikle Ayvalık'taki bazı koy ve ormanlık alanlarda vatandaşların denetimsiz şekilde ormana girmeye devam ettiği gözleniyor

01.08.2026 11:41:00 / Güncelleme: 01.08.2026 11:45:00
İHA
 
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Balıkesir Valiliğinin aldığı karar doğrultusunda, yangın sezonu boyunca yalnızca belirlenen orman parkları ve mesire alanlarında belirli kurallar çerçevesinde piknik yapılmasına izin verilirken, bunun dışındaki tüm ormanlık alanlara giriş 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında yasak bulunuyor.






Geçtiğimiz yıl söz konusu yasaklar Jandarma ekipleri tarafından sıkı şekilde denetlenirken, bu yıl denetim görevinin Orman İşletme Müdürlüğü ekiplerine bırakıldığı öğrenildi. Ancak sahadaki görüntüler, denetimlerin yeterli düzeyde yapılmadığı yönünde eleştirilere neden oluyor.








Objektiflere yansıyan fotoğraflarda, çok sayıda vatandaşın ormanlık alan içerisindeki sahillere rahatlıkla girerek gün boyu vakit geçirdiği görülüyor. Özellikle yoğun sıcakların ve kuvvetli rüzgârın etkili olduğu günlerde bu durumun, oluşabilecek bir ihmal veya dikkatsizlik sonucu yeni orman yangınlarına zemin hazırlayabileceği değerlendiriliyor.








Son günlerde Ayvalık, Gömeç ve çevresinde binlerce hektarlık alanın kül olduğu büyük orman yangınlarının ardından, vatandaşlar denetimlerin artırılmasını ve yasakların sadece kâğıt üzerinde kalmayıp sahada da etkin şekilde uygulanmasını istiyor.

Uzmanlar ise orman yangınlarıyla mücadelede en etkili yöntemin, yangın çıkmadan önce riskleri ortadan kaldıracak önleyici tedbirlerin eksiksiz uygulanması olduğuna dikkat çekiyor.

Kağıthane'de yıkım paniği: "Deprem oluyor sandık"

Kağıthane'de kentsel dönüşüm kapsamında yıkımı gerçekleştirilen bir binanın yanında bulunan apartmanın girişinin bir kısmı ile balkon ve kiler bölümünde çökme meydana geldi. Olayda can kaybı ya da yaralanma yaşanmazken, apartman sakini deprem olduğunu sanarak şikayette bulundu

31.07.2026 13:12:00
İHA
 
Kağıthane'de yıkım paniği: "Deprem oluyor sandık"
Kağıthane'de yıkım paniği: "Deprem oluyor sandık"
Edinilen bilgiye göre, olay sabah saatlerinde Merkez Mahallesi'nde bulunan bir binada meydana geldi. Kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında yıkımı yapılan binada yürütülen çalışmalar sırasında, bitişikte bulunan apartmanın giriş kısmı ile balkon ve kiler kısmında çökme meydana geldi. İhbar üzerine olay yerine polis, itfaiye ve belediye ekipleri sevk edildi. Ekipler, çevrede güvenlik önlemi alarak binada inceleme yaptı. Yıkım çalışması ise geçici süreliğine durduruldu. Hasarın boyutunun belirlenmesi için teknik inceleme başlatılırken, olayla ilgili gerekli değerlendirmelerin sürdüğü öğrenildi.






"Deprem oluyor zannettik"

Bina sakini Burak Eşcan, deprem oluyor sandıklarını belirterek, "Sabah saat 09.00 sıralarında evimizde uyurken balkondan ses geldi. Biz önce çok aşırı bir ses duyup deprem oluyor zannettik. Daha sonra da arkada yapılan inşaattaki dozer kepçesi bizim balkona girdi ve balkonu, içindeki eşyalarla beraber tamamen aşağıya indirdi. Balkonum direkt mutfağa bağlanıyordu. Şu an balkonumdan ya da odamdan baktığım zaman sadece uçurum görüyorum. Herhangi bir teras, balkon vesaire hiçbir şey görünmüyor" dedi.








Şikayetçi oldu

Eşcan, firmanın zararlarını karşılayacaklarını fakat kendisinin şikayetçi olduğunu söyleyerek, "Biraz önce belediye ile zabıta geldi. Durumu, mağduriyetimi anlattım. Karşı taraf mühendis göndereceklerini, 10-15 gün içerisinde mağduriyetimin giderileceğini söyledi. Ama ben yine de kendilerinden şikayetçi oldum. Karakola ifademi verdim, olayın hızlanması için şikayetçi oldum. Çok mağdurum. Şimdi balkonumdan baktığım zaman artık aşağısı uçurum olduğu için olay çözülene kadar ben orada uyurken, yatarken kendimi güvende hissetmeyeceğim. O duvarlar da sağlam mı' Tekrar başlarlarsa, tekrar zarar verebilirler mi' Bilmiyorum. En kısa zamanda çözülmesini istiyorum. Karşı müteahhitlerle, mühendislerle görüştük. 'Biz sizi mağdur etmeyeceğiz. En kısa zamanda bu durumu çözüme kavuşturacağız. Öncelikle sizin işinizi halledeceğiz. Daha sonra da kendi inşaatımıza geçeceğiz' diye bir açıklama yaptılar. Ama biz "Söz uçar yazı kalır" dedik. Biz yazılı olarak ifademizi verdik. Balkon içerisinde kilerim vardı. Kiler de benim kışlık eşyalarım vardı. Gıda malzemesi vardı, diyeyim. Hani çok aşırı bir şeyim yok ama şu an manevi bir mağduriyetim var" diye konuştu.






Antalya'daki yangında seralar zarar gördü

Antalya'nın Serik ilçesinde gece ormanlık alanda çıkan ve rüzgarın etkisiyle tarım arazileri ile seralara sıçrayan yangın, ekiplerin yaklaşık 4 saat süren müdahalesiyle söndürüldü. Yangında çok sayıda sera zarar görürken, bir ev ise son anda alevlerden kurtarıldı

30.07.2026 11:54:00
İHA
 
Antalya'daki yangında seralar zarar gördü
Antalya'daki yangında seralar zarar gördü
Edinilen bilgiye göre, saat 00.15 sıralarında Serik ilçesi Deniztepesi Mahallesi'ndeki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Rüzgarın etkisiyle kısa sürede büyüyen alevler, Bilginler, Yeşilyurt ve Üründü mahallelerindeki tarım arazileri ile seralara sıçradı. İhbar üzerine bölgeye Serik Orman İşletme Müdürlüğü'ne bağlı arazözler ile Antalya Büyükşehir Belediyesi Serik İtfaiye Müdürlüğü ekipleri sevk edildi.






Mahalle sakinleri traktörler ve ilaçlama motorlarıyla yangına ilk müdahaleyi yaparken, ekiplerin yaklaşık 4 saat süren çalışmasıyla yangın kontrol altına alınarak söndürüldü. Yangında çok sayıda seranın örtüleri ile açık alandaki zeytin ağaçları zarar görürken, alevlerin yaklaştığı bir ev ekiplerin ve vatandaşların müdahalesi sayesinde yanmaktan kurtarıldı.








Deniztepesi Mahallesi Muhtarı İbrahim Ersöz, her yıl aynı bölgede benzer yangınların yaşandığını belirterek, "Gece saat 00.15 sıralarında gelen ihbar üzerine itfaiye ve Orman Müdürlüğü ekiplerine haber verdim. Bu sırada mahalle sakinlerimiz traktör ve ilaçlama motorlarıyla yangına müdahale etti. Her sene aynı bölgede yangın çıkıyor. Burada bir sıkıntı olduğunu düşünüyoruz. Devletimizden bu bölgeye fotokapan sistemi kurulmasını istiyoruz. Yangın saat 04.00 sıralarında söndürüldü. Yaklaşık 60 dönüm sera alanındaki örtüler zarar gördü. Zararın devletimiz tarafından karşılanacağına inanıyoruz" dedi.








Yangında seraları zarar gören çiftçi Mazhar Karaşahin ise, "Yangın gece saat 00.15 sıralarında tarım arazilerinin yakınında başladı. Köylüler olarak ilaçlama motorlarıyla seralarımızı korumaya çalıştık. Rüzgarın etkisiyle yangın diğer mahallelere doğru yayıldı. En büyük zarar seralarda oluştu. Geçen yıl da aynı bölgede benzer bir yangın çıkmıştı. Yanan alanda elektrik hattı yok, yol kenarında da değil. Bu nedenle olayın şüpheli olduğunu düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.








Yangının çıkış nedeninin belirlenmesi için inceleme başlatıldı.













Seydikemer'deki orman yangınında acı tablo ortaya çıktı

Muğla'nın Seydikemer ilçesinde başlayan orman yangınında 24 saati aşkın süre geride kalırken, gece boyunca yürütülen yoğun müdahale sayesinde yangın büyük ölçüde kontrol altına alındı

30.07.2026 11:50:00
İhlas Haber Ajansı
 
Seydikemer'deki orman yangınında acı tablo ortaya çıktı
Seydikemer'deki orman yangınında acı tablo ortaya çıktı
Muğla'nın Seydikemer ilçesinde sabah saatlerinde başlayan orman yangınında 24 saati aşkın süre geride kalırken, gece boyunca yürütülen yoğun müdahale sayesinde yangın büyük ölçüde kontrol altına alındı. Günün ilk ışıklarıyla birlikte hava araçlarının da yeniden devreye girmesiyle yangını tamamen kontrol altına alma çalışmaları aralıksız sürerken, günün aydınlanmasıyla birlikte ise alevlerin geride bıraktığı acı tablo ortaya çıktı.






Seydikemer ilçesi Bayır Mahallesi'nde 29 Temmuz Çarşamba günü saat 07.45 sıralarında çıkan ve şiddetli rüzgarın etkisiyle kısa sürede ormanlık alana yayılan yangına, 24 saati aşkın süredir havadan ve karadan yoğun şekilde müdahale ediliyor. 






Gece boyunca sürdürülen çalışmalar sonucunda yangının ilerleyişi büyük ölçüde durdurulurken, ekipler gece boyunca tam kontrolü sağlamak için çalışmalarını aralıksız sürdürdü. Sabah saatlerinde hava araçlarının yeniden görev almasıyla birlikte söndürme çalışmaları hız kazandı. Yangının tamamen kontrol altına alınması için ekiplerin havadan ve karadan yoğun mücadelesi devam ediyor.






Yangından etkilenen bölgelerde bazı evlerin kullanılamaz hale geldiği, traktörlerin ise tamamen yanarak hurdaya döndüğü görüldü. Alevlerin etkili olduğu alanlarda çok sayıda ağacın kül olduğu, geniş bir ormanlık alanın siyaha büründüğü dikkat çekti.






Ekipler bölgede çalışmalarını aralıksız sürdürürken, yangının çıkış nedenine ilişkin inceleme de devam ediyor.

Büyükşehirlerde “engelsiz yaşam” için neler yapılabilir?

Büyükşehirlerdeki hızlı kentleşme ve yoğun nüfus sirkülasyonu, engelli vatandaşların günlük yaşamını en çok zorlayan unsurların başında gelir. Erişilebilir bir kent, yalnızca engelli bireylerin değil; yaşlıların, çocuklu ailelerin ve geçici sakatlık yaşayan tüm yurttaşların toplumsal yaşama bağımsız ve eşit katılımının teminatıdır

29.07.2026 13:10:00
Hasan Gündoğdu
 
Büyükşehirlerde “engelsiz yaşam” için neler yapılabilir?
Büyükşehirlerde “engelsiz yaşam” için neler yapılabilir?
Engelsiz bir metropol oluşturmak amacıyla yerel yönetimler ve şehircilik uzmanları tarafından hayata geçirilmesi gereken temel önlemler altı ana başlıkta toplanabilir:






Kentsel Altyapı ve Yaya Ulaşımında Erişilebilirlik

Kentsel mekânın engelsiz hale getirilmesi, bağımsız hareket kabiliyetinin birinci şartıdır:

• Kaldırım ve Rampa Standartları: Bütün kaldırımlar tekerlekli sandalye kullanımına uygun eğimde (en fazla %5-%6), basamaksız ve yeterli genişlikte inşa edilmelidir. Otomobil park etmesini önleyen düzenlemeler yapılmalı, eğimli yüzeyler kaymaz malzemeyle kaplanmalıdır.

• Hissedilebilir Yüzeyler ve Görme Engelli Rotaları: Görme engelli bireylerin yön bulmasını sağlayan hissedilebilir sarı çizgiler (kılavuz yüzeyler), standartlara uygun olarak döşenmeli; büfe, direk veya ağaç gibi engellerle kesintiye uğramamalıdır.

• Akıllı Sesli Yaya Geçitleri: Tüm sinyalize kavşaklara sesli uyarı sistemleri ve yüksek kontrastlı butonlar yerleştirilmeli; ışık süreleri engelli ve yaşlı bireylerin karşıya güvenle geçebileceği uzunlukta ayarlanmalıdır.






Toplu Taşıma Ağlarının Tam Entegrasyonu

Engelli bireylerin kentsel ulaşımdan bağımsızca yararlanması, kapıdan kapıya kesintisiz bir erişim zinciri gerektirir:

• Araç Filolarının Uyumluluğu: Tüm belediye otobüsleri, metrobüsler ve tramvaylar düşük tabanlı ve otomatik rampalı olmalıdır. Metro ve tren vagonları ile peronlar arasındaki boşluklar sıfırlanmalıdır.

• İstasyon Erişilebilirliği: Metro, Marmaray ve raylı sistem istasyonlarında kesintisiz çalışan asansörler, yürüyen bantlar ve engelli tuvaletleri bulunmalıdır. Asansörlerin arıza durumları anlık takip edilmeli ve hızlıca giderilmelidir.

• Sesli ve Görsel Bilgilendirme: Araç içlerinde ve duraklarda durak isimleri hem sesli hem de yüksek çözünürlüklü dijital ekranlarla duyurulmalıdır. İşitme engelliler için görsel, görme engelliler için sesli anonslar zorunlu olmalıdır.

• Erişilebilir Taksi Hizmetleri: Büyükşehirlerde tekerlekli sandalye ile binilebilir özel donanımlı engelsiz taksi filoları yaygınlaştırılmalıdır.






Kamu ve Sosyal Yaşam Alanlarının Düzenlenmesi

Kentsel yaşam alanı yalnızca sokaktan ibaret değildir; kamu binaları ve sosyal mekânlar da tamamen erişilebilir kılınmalıdır:

• Mimaride Evrensel Tasarım (Universal Design): Tüm belediye binaları, hastaneler, okullar, kültür merkezleri ve parklar eğimsiz girişler, engelli asansörleri ve geniş kapılarla tasarlanmalıdır.

• Engelsiz Parklar ve Rekreasyon Alanları: Park ve bahçelerdeki oyun grupları, engelli çocukların da yararlanabileceği kapsayıcı tasarımlara sahip olmalıdır. Çıkış ve yürüyüş yolları tekerlekli sandalye sürüşüne uygun olmalıdır.

• Erişilebilir Tuvalet ve Hijyen Alanları: Kamusal alanlarda ve alışveriş merkezlerinde engelli kullanımına uygun, tutunma barları bulunan ve acil yardım butonu içeren tuvalet sayısı artırılmalıdır.






Dijital Erişilebilirlik ve Akıllı Şehir Teknolojileri

Teknolojik imkânlar, kentsel engelleri aşmada en güçlü araçlardan biridir:

• Kapsayıcı Mobil Uygulamalar: Büyükşehir belediyelerinin ulaşım ve şehir rehberi uygulamaları, ekran okuyucu yazılımlarla uyumlu hale getirilmelidir. Uygulamalarda engelsiz rota oluşturma seçeneği sunulmalıdır.

• Görüntülü Çağrı ve İşaret Dili Destek Merkezleri: İşaret dili bilen personelin hizmet verdiği uzaktan görüntülü destek hatları kurularak işitme engellilerin kamu hizmetlerine erişimi kolaylaştırılmalıdır.

• Gerçek Zamanlı Asansör ve Rampa Takibi: Şehirdeki kamu asansörlerinin ve yürüyen merdivenlerin çalışma durumları mobil uygulamalar üzerinden canlı takip edilebilmelidir.

Sosyal Destek, İstihdam ve Afet Yönetimi

Fiziki önlemlerin yanı sıra sosyal kapsayıcılığı güçlendirecek adımlar atılmalıdır:

• Engelsiz Afet ve Acil Durum Planlaması: Deprem, sel veya yangın gibi afet durumlarında şehirdeki tüm engelli bireylerin adres ve engel durumu veri tabanında kayıtlı olmalı; tahliye planları buna göre özel olarak yapılmalıdır.

• Gündüz Bakım ve Mola Evleri: Engelli bireylerin sosyal becerilerini geliştirebilecekleri merkezler ve ailelerine nefes aldıracak süreli bakım hizmetleri (mola evleri) yaygınlaştırılmalıdır.

• İstihdam ve Danışmanlık Hizmetleri: Meslek edindirme kursları ve engelsiz kariyer merkezleri vasıtasıyla engelli vatandaşların nitelikli iş gücüne katılımı teşvik edilmelidir.

Toplumsal Farkındalık ve Denetim Mekanizmaları

Maddi yatırımlar, toplumsal bilinç ve kararlı denetim olmadan yetersiz kalır:

• Sıkı Denetim ve Yaptırımlar: Engelli kaldırımına veya engelli otopark alanlarına araç park edenlere, engelli rampalarının önüne engel koyanlara uygulanan cezai yaptırımlar artırılmalıdır.

• Sivil Toplum İş Birliği: Kentsel projelerin planlama aşamasından itibaren engelli dernekleri ve uzman sivil toplum kuruluşları süreçlere dâhil edilmeli, "yerinde deneyimleme" ile testler yapılmalıdır.

• Toplumsal Eğitim: Hizmet sektöründe çalışan tüm personele (otobüs şoförleri, güvenlik personeli, kamu görevlileri) engelli bireylerle iletişim ve hak temelli yaklaşım konusunda düzenli eğitimler verilmelidir.

Kütahya'da orman yangını: Ekipler müdahale ediyor

Kütahya'nın Çavdarhisar ilçesine bağlı Afşar köyü yakınlarında orman yangını çıktı

29.07.2026 12:36:00
İHA
 
Kütahya'da orman yangını: Ekipler müdahale ediyor
Kütahya'da orman yangını: Ekipler müdahale ediyor
Edinilen bilgilere göre, henüz belirlenemeyen bir nedenle Cin Ali'nin Kuyusu mevkisinde başlayan yangının ardından bölgeye Çavdarhisar Belediyesi itfaiye ekipleri ile Orman İşletme Müdürlüğüne bağlı arazözler ve yangın söndürme ekipleri sevk edildi. Yangına müdahale çalışmalarına daha sonra bir yangın söndürme helikopteri de destek vermeye başladı.






Yaklaşık 2 hektarlık alanda etkili olduğu belirtilen yangının çamlık alanda devam ettiği öğrenildi. Ekipler, alevlerin daha geniş bir alana yayılmasını önlemek ve yangını kontrol altına almak için havadan ve karadan yoğun çalışmalarını sürdürüyor.








Yangının çıkış nedeniyle ilgili inceleme başlatılırken, söndürme çalışmaları devam ediyor.













Diyarbakır'da alevler yerleşim yerine ulaşmadan söndürüldü

Diyarbakır'ın Kayapınar ilçesinde otluk alanda çıkan yangın paniğe neden oldu. Rüzgarın da etkisi ile yayılan yangın, yerleşim yerlerine sıçramadan söndürüldü

28.07.2026 11:21:00
İHA
 
Diyarbakır'da alevler yerleşim yerine ulaşmadan söndürüldü
Diyarbakır'da alevler yerleşim yerine ulaşmadan söndürüldü
Olay, dün gece saatlerinde Kayapınar ilçesi Mahabad Bulvarı'nda meydana geldi. Kuru otların bulunduğu alan henüz bilinmeyen bir nedenle alev aldı. Alevler rüzgarın da etkisi ile yayıldı.






Haber verilmesi üzerine olay yerine itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Yangın, ekiplerin müdahalesi ile yerleşim yerlerine sıçramadan kontrol altına alınarak söndürüldü.








Yangının çıkış nedeni ile ilgili inceleme başlatıldı.

Jandarmadan orman yangınlarına karşı dron destekli devriye

Gaziantep'te jandarma ekiplerince orman yangınlarına karşı bilgilendirme ve devriye faaliyeti icra edildi

28.07.2026 11:18:00
İHA
 
Jandarmadan orman yangınlarına karşı dron destekli devriye
Jandarmadan orman yangınlarına karşı dron destekli devriye
İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, artan hava sıcaklıkları ve orman yangını riskine karşı önleyici tedbirlerini yoğunlaştırdı. Resmi ve sivil unsurlardan oluşan jandarma timleri, özellikle parklar, piknik alanları ve ormanlık bölgelerde vatandaşları bilgilendirdi. Vatandaşlardan yangına sebebiyet verebilecek davranışlara karşı dikkatli olunması istendi.






Muhtemel yangın riskine karşı havadan dronlarla karadan yaya ve araçlı devriyelerle etkin kontrol sağlanarak piknik alanlarında ateşin tamamen söndürülmesi, çöp, cam şişe ve benzeri materyallerin doğaya bırakılmaması hususlarında uyarılarda bulunuldu.













logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.