HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 17 AĞUSTOS 2022, ÇARŞAMBA

İnsanın fikir ve zikir denklemi

31.07.2015 00:00:00
İnsanlar nasıl yaşarlarsa öyle ölür, nasıl ölürlerse öyle dirilir ve haşrolurlar. Bu gerçekten hareketle, biz Müslümanlar dünya ve ahiret denklemini bir kuşun iki kanadı gibi eşit şekilde sürdürmek zorundayız ki yaşamımızı ve ukbamızı mamur edebilelim. Her ne kadar hayatımızın bir bölümünü ibadetle geçirsek de diğer taraftan dünyevi ihtiyaçlarımız için çalışmak zorundayız. Zira dünyada bize verilen ömür sermayemizi bu şekilde at başı kullanmak mecburiyetindeyiz.Bu şekilde hareket ederek aslında Cenab-ı Hak'tan hem dünyada hem de ahirette iyilik istemiş oluyoruz. Cenab-ı Hak'tan dünyada istemiş olduğumuz iyilik, önce kamil bir iman, sonra o imanı birlikte yaşayacağımız dünya ve ahiret arkadaşları, hayırlı bir eş, hayırlı evlat, geçinebileceğimiz kadar helal rızık gibi sıralayabiliriz. Bu gayretimiz hem dünyada muhtaç olmadan hayatımızı idame ettirmek, hem de sonsuz alem olan Daru'l Beka'da kurtulmuş olanlardan olalım.Bizlerden istenen aslında İslam'ın temel esaslarında belirtilen yapmamız gereken ibadetler ya da kaçınmamız gereken yasaklardır ki bunlar hepimizin malumudur. Fakat günümüzün Müslümanları içler acısı halde. Helal ve haram kavramını birbirine karıştırmış durumda. Sanki helali ya da haramı ölçü olarak koyan haşa Kuran ve Ehl-i Beyt değil de tuttuğu siyasi parti ya da sözde cemaat liderleri.Açıkça söylemek gerekirse durum bu kadar vahim. İnsan inandığı gibi değil, yaşadığı gibi inanıp fikrinde olanı, doğru diye zikrediyor. Örnekleri o kadar çok ki. Doğruyu çok az görebildiğimiz için yanlışların fazlalığı maalesef doğru kabul edilir oldu. Benim partimin lideri ya da başkanım örneğin "faiz dünya gerçeği" dedi mi sen karşındaki sakallı cübbeli insana ne anlatırsan anlat ölçü olarak Kur'an ve Ehl-i Beyt çizgisinden uzak olduğu için tuttuğu liderinin doğruları onun için önde gelmektedir.İslam'ın temel esaslarını inkar etmemekle beraber hafife almak da bu inanışta varsa o şahsın imanını almaktadır. Toplum olarak geldiğimiz durum maalesef böyledir. Aslında imanı yok eden bu hastalık elbette günümüz en şiddetli hastalıklarından olan kanserden kıyaslanmayacak kadar daha tehlikelidir. En zor hastalık neticesi verilen son nefes eğer iman varsa belki de günahlarımız için bizlere kefaret olup temizlenmemizi sağlayacaktır. Belki de bu hastalığı nimet olarak kabul edebiliriz. Fakat gerçeği-hakkı-hakikati örtme manasında olan kendi fikrinin lider ve öncülerinin yanlışlarını doğru kabul etme hastalığı dünya ve ahireti mahvetmektedir. Peki, bu hastalığın çaresi var mıdır?El cevap, Kuran ve Ehl-i Beyt'i esas alan güzel insanlarla bir ve beraber olmaktır. Ve bu insanlar günümüzde mevcuttur. Dini ve milli bütünlüğümüzü yaşayıp savunan ve Ehl-i Beyt yolundan gidenler bu insanlardır. Fikri ve zikri müsavi olan bu insanlarla beraber olmak milli manevi hastalıkların tek reçetesidir. Toplumumuzun en kısa zamanda bu hastalıklardan kurtulması duası ile.
 
H. İbrahim TALAY / diğer yazıları
- Kısır politika ve milli siyaset / 31.05.2020
- Asıl zavallı kim? / 22.05.2020
- İstikamet / 08.05.2020
- Sahte kahramanlar / 28.04.2020
- Şehr-i emin ve liyakat / 04.02.2019
- Suç, ceza ve adalet / 20.01.2019
- Çözümün adresi belli / 08.05.2018
- Tren gecikmez raydan çıkar / 05.05.2018
- Kul hakkı ve Milli Ekonomi Modeli / 28.04.2018
- Yağmur duası ve Milli Ekonomi Modeli / 27.02.2018
- İncirlik, Kürecik ve Afrin operasyonu / 13.02.2018
- Peygamberler ve veliler / 03.01.2018
- Çözümsüzlük hastalığı ve gaflet / 06.12.2017
- Siyaset, son nefes ve sonrası / 29.09.2017
- BOP adımı atılırken aktörler ve kuklalar / 24.09.2017
- Hiçbir kınamacının kınamasından korkmamak / 14.09.2017
- İnisiyatif AB'ye mi bırakılmalı! / 13.09.2017
- Kardeşim Mustafa Kemal / 29.08.2017
- Vatandaşın halet-i ruhiyesi / 12.12.2016
- İstikamet üzere olmak / 13.11.2016
- Buhrandan kurtulmak / 31.10.2016
- Çıkmaz sokak başında kuyruk beklemek / 03.09.2016
- Aklın yolu birdir / 11.08.2016
- Vatan sevgisinde samimiyet testi / 06.08.2016
- Fasıl fiyaskosu / 25.03.2016
- İstikrar, ülkedeki bomba sesleri mi? / 15.03.2016
- Akıl ve iman denklemi / 08.03.2016
- Dini yaşayanlar dini kullananlar / 03.03.2016
- Çürük gemiyle yolculuk yapmak / 23.02.2016
- Zulme rıza göstermek ve ahir zaman / 11.02.2016
- Başkanlık sistemi çok mu elzem? / 02.02.2016
- Yalanlar ve gerçekler / 26.01.2016
- Karanlık gidişat / 19.01.2016
- Dost-düşman kavramı / 07.01.2016
- Bu gidişat hayra alamet değildir / 31.12.2015
- Stratejik çöküş / 25.12.2015
- Her şeye çare vardır bahaneye yoktur / 21.12.2015
- Tehlikeli mecralarda macera aramak / 05.12.2015
- Kararmış kalp ve salih amel / 02.12.2015
- Çelişkiler yumağı / 29.11.2015
- Huzursuz topraklar / 18.11.2015
- Milleti bekleyen büyük tehlike / 14.11.2015
- Kendi düşen ağlamaz / 08.11.2015
- NATO mermer NATO kafa / 07.11.2015
- Ağlanacak hale sevinilir mi? / 06.11.2015
- Bu oyunu bozmak senin elinde / 29.10.2015
- Madenlerimizi görmeyenleri görmemek / 28.10.2015
- Asrın cahilleri / 24.10.2015
- Kimin peşinde nereye gidiyorsun? / 20.10.2015
- Denenmişi denemek başlangıca dönmektir / 19.10.2015
- Toplumun geldiği ibretlik nokta / 16.10.2015
- Geleceği gören lider / 13.10.2015
- Gaza getirenler, gazı kesenler / 12.10.2015
- Ortadoğu'da değişen dengeler ve gerçekler / 09.10.2015
- Yurtta sulh isteyen cihanda savaş istemez / 29.09.2015
- Hangisi doğru hangisi yanlış / 25.09.2015
- Etme bulma dünyası / 18.09.2015
- Acziyet kader değildir / 15.09.2015
- Suçlu kim? / 11.09.2015
- Batılda birleşenlerin akıbeti hayrolmaz / 09.09.2015
- Umman varken boş kuyuya kova salmak / 07.09.2015
- Ateş çemberine doğru / 01.09.2015
- Türkiye nereye gidiyor? / 28.08.2015
- Hakikati algılayamayanlar / 15.08.2015
- ABD'nin terör samimiyeti / 10.08.2015
- Çözüm varken çözülmeye evet diyenler / 07.08.2015
- Büyük Ortadoğu Projesi ve piyonları / 04.08.2015
- Hakiki iman ve alametleri / 02.08.2015
- İnsanın fikir ve zikir denklemi / 31.07.2015
- Uyurgezer toplum / 28.07.2015
- Özü sözü bir olmak / 22.07.2015
- Hükümetsiz devletin sorumlusu kim / 21.07.2015
- Ramazanda vicdan muhasebesi / 12.07.2015
- Batıla dalanlarla birlikte olmamak / 11.07.2015
- Ramazan-ı Şerif ve ölüm gerçeği / 05.07.2015
- Milli mücadelenin tekerrürü / 04.07.2015
- Enkazdan kaçanlar / 29.06.2015
- Kişi sevdiğiyle beraberdir / 27.06.2015
- Gönül penceresi / 17.06.2015
- İnsanın mukayese hakkı / 15.06.2015
- Kazananlar ve kaybedenler / 11.06.2015
- Örnek Müslüman modeli / 07.06.2015
- Çaresizlerin çaresi / 30.05.2015
- Sebep siz olun / 27.05.2015
- Bilinçli siyaset / 26.05.2015
- Türk milletinin görevi / 23.05.2015
- Tezleri yıldız gibi parlıyor / 20.05.2015
- Şaşırırlar oyunları bozulunca / 18.05.2015
- Yapmayın dedik, yaptılar / 17.05.2015
- Halkı aldatanlar, hakkı anlatanlar / 13.05.2015
- Nuhun gemisi asla batmaz / 11.05.2015
- Artık gerçekleri görme zamanı / 09.05.2015
- Parti tutan cumhurbaşkanı olur mu? / 07.05.2015
- Komplekssiz bir gözle bakmak / 06.05.2015
- Hazine üstünde oturan dilenci olmak / 05.05.2015
- Temiz siyaset bilinçli seçmenle olur / 02.05.2015
- Veren el, alan el, satan el, çalan el / 01.05.2015
- Neden olmasın? / 25.04.2015
- Uyanmak zamanı / 11.04.2015
- Mağduru oynamak / 05.04.2015

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

31.07.2014, 31.07.2013, 31.07.2012, 31.07.2011, 31.07.2010, 31.07.2009, 31.07.2008, 31.07.2007, 31.07.2006, 31.07.2005, 31.07.2004, 31.07.2003, 31.07.2002, 31.07.2001, 31.07.2000, 31.07.1999, 31.07.1998, 31.07.1997, 31.07.1996


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.