İnsanları fitneden sakındırmak
İmam Ali (a.s): "Allah'a hamd eder ve şeytanı kovmak, onun tuzaklarına düşmek, ipine yapışmak ve oyunlarına kanmak hususunda O'ndan yardımını dilerim
06.06.2025 00:10:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





İmam Ali (a.s): "Allah'a hamd eder ve şeytanı kovmak, onun tuzaklarına düşmek, ipine yapışmak ve oyunlarına kanmak hususunda O'ndan yardımını dilerim.
Allah'tan başka ilah olmadığına, Muhammed'in seçtiği ve beğendiği kulu ve elçisi olduğuna şahadet ederim.
Onun faziletine kimse eşit olamaz, boşluğu doldurulamaz. Dalalet karanlığından sonra ülkeleri onunla aydınlattı. Her şeye galip gelip kuşatan cehaleti, sınır tanımayan zulmü, cefayı onunla giderdi. İnsanlar haramları helal sayıyor, alimlerini hor görüyor, ilahi şeriattan habersiz yaşayıp küfür üzere ölüyorlardı.
Ey Arap topluluğu, yaklaşmakta olan fitne oklarının hedefisiniz. Nimetlerin aklınızı alıp sizi sarhoşluğa düşürmesinden sakının. Çetin azap günlerinden çekinin.
Çocuğu doğurduğunda, gizliliği ortaya çıktığında, milinin düzgün olup değirmeni döndüğünde toza dumana karışmış olan belalara ve fitnenin belirsiz kıvrımlarına, dönemeçlerine karşı direnin.
Fitneler gizlilikle başlar, apaçık kötülüklerle ortaya çıkar. Gençliği, delikanlının gençliğine, izleri, taş izlerine benzer. Zalimler onu sözleşmelerle birbirinden miras olarak alır. Öncekiler sonrakileri güderler; sonrakiler de öncekilere uyarlar.
Aşağılık dünyayı elde etmek için savaşırlar, kokmuş leşe saldırıp dalaşırlar. Az zamanda uyan uyduğunu yöneten yönettiğini terk eder. O halde buğz ederek ayrılırlar, karşılaştıklarında lanetleşirler.
Bundan sonra sarsıp titreten ve kasıp kavuran bir fitne ortaya çıkar. Doğruluk içindeki kalpler eğriliğe düşer. Selamet içinde olan kimseler sapıklığa yönelir. O hücum ettiğinde görüşler ihtilafa düşer ve ortaya çıktığında doğru yanlış düşünceler birbirine karışır.
Kim, onu karşı çıkarsa, onu yok eder. Kim onu yok etmek isterse onu ezer. O fitnedeki insanlar, birbirlerini yaban eşekleri gibi ısırırlar. İpin düğümü çözülür, isin gerçek yüzü örtülür, hikmet dibe iner, zalimler konuşur, o fitneler bedevileri demir gemi eriyle vurur, göğüslerini sıkarak kırar geçer.
Tozun içinde yalnız gidenler kaybolur, biniciler o yolda helak olur. Kaza, bütün acılığıyla gelir, taze kanları Sağar, din yolunun işaretleri sökülür, yakin bağı çözülür.
Aklı başında olanlar ondan kaçar. Kötü olanlar da onu idare ederler. Yıldırımı şimşeği çoktur; meşakkati fazladır. Onda akrabalıklar kesilir, insanlar İslam'dan ayrılır. Ondan kaçan rahatsızlanır, uzaklaşmak isteyen kaçamaz, içinde bocalar.
...Bir grup katledilip kanları boşa gider, bir grup korkup sığınak arar. Yeminleriyle aldatır, imanlarıyla yoldan çıkarırlar. Ama siz fitnelerin işareti, bidatlerin bayrağı olmayın.
Toplumun bağlandığı ve üzerine itaat rükünlerinin bina edildiği şeye sarılın.. Allah'a zalim olarak değil, mazlum olarak varmaya çalışın. Şeytanın basamaklarından ve düşmanlık yerlerinden sakının. Karnınıza haram lokma sokmayın. Çünkü isyanı size haram edip, itaat yollarını kolaylaştıran, mutlaka sizi görür."
Allah'ın sıfatları ve din önderlerinin nitelikleri hakkında
"Hamd, yarattıklarını mevcudiyetine, onların yaratılmalarını ezeliyetine, birbirine benzemelerini benzersizliğine delil kılan Allah'a mahsustur.
Yapıp işleyenle yapılanın; sınırlayanla sınırlananın, rab ile (terbiye edip yetiştirenle) yetiştirilenin farklılığı yüzünden duyular onu idrak edemez, örtüler O'nu gizleyemez. Birdir, sayıdaki rakamla değil.
Yaratandır, hareket ve çalışıp yorulma manasında değil. Alete bağlı olmaksızın duyan, gözlerini açıp kapamadan görendir. Her şeye şahittir, bir şeyle temasta bulunmaksızın.
Her şeyden ayrıdır; uzaklık olmaksızın. Zahirdir, görülmeksizin. Batındır, fakat küçüklük ve zarafetinden değil. O, her şeyden üstünlüğü ile kudretiyle, her şey de ona boyun eğmekle ve O'na dönmekle ayrıdır.
Kim vasıflandırırsa sınırlar, sınırlayan saymış olur, sayan ise O'nun ezel olduğunu inkâr etmiş olur. ''Nasıl?" diyen onu vasıflandırmaya kalkmış; "nerede" diyen mekânda sanmıştır. Bilinen yokken bilen, terbiye edilen yokken Rab; gücünü uyguladığı yokken kadir olandır.
...Bir doğan doğdu; bir parlayan parladı; bir aşikâr olucu aşikâr oldu bir eğri doğruldu. Allah bir toplumu başka bir toplumla, bir günü başka bir gün ile değiştirdi. Susuzların, kıtlığa düşenlerin yağmuru beklemesi gibi, bu zamanın geçmesini bekliyorduk.
İmamlar, Allah'ın hükmüyle kullarını yöneten, insanlara önderlik edenlerdir. Cennete ancak onları tanıyan ve onlar tarafından tanınan girebilir. Cehenneme de ancak onları inkâr eden ve onların inkâr ettikleri atılır.
Allah size İslam'ı seçti ve onunla sizi halis kılmak istedi. İslam, bütün yücelikleri toplayan, esenlik bildiren bir addır. Allah İslam yolunu seçti, delillerini açıkladı ve zahiri ilim ve batını hikmet olan. (Kur'an'ı) indirdi.
Onun yenilikleri yok olmaz, ilginçliklerinin sonu gelmez. Baharın hayır ve bereket yağmurları ve Karanlıkların ışığı ondadır.
Hayır, kapıları sadece onun anahtarıyla açılır ve karanlıklar sadece onun nuruyla aydınlanır. Korusuna girmeyi yasaklamış, yaylasına girmeyi serbest bırakmıştır. Şifa isteyenlerin şifası, kifayet edenlerin kifayeti ondadır." Nehc'ul Belaga 151-152 Hutbe
Allah'tan başka ilah olmadığına, Muhammed'in seçtiği ve beğendiği kulu ve elçisi olduğuna şahadet ederim.
Onun faziletine kimse eşit olamaz, boşluğu doldurulamaz. Dalalet karanlığından sonra ülkeleri onunla aydınlattı. Her şeye galip gelip kuşatan cehaleti, sınır tanımayan zulmü, cefayı onunla giderdi. İnsanlar haramları helal sayıyor, alimlerini hor görüyor, ilahi şeriattan habersiz yaşayıp küfür üzere ölüyorlardı.
Ey Arap topluluğu, yaklaşmakta olan fitne oklarının hedefisiniz. Nimetlerin aklınızı alıp sizi sarhoşluğa düşürmesinden sakının. Çetin azap günlerinden çekinin.
Çocuğu doğurduğunda, gizliliği ortaya çıktığında, milinin düzgün olup değirmeni döndüğünde toza dumana karışmış olan belalara ve fitnenin belirsiz kıvrımlarına, dönemeçlerine karşı direnin.
Fitneler gizlilikle başlar, apaçık kötülüklerle ortaya çıkar. Gençliği, delikanlının gençliğine, izleri, taş izlerine benzer. Zalimler onu sözleşmelerle birbirinden miras olarak alır. Öncekiler sonrakileri güderler; sonrakiler de öncekilere uyarlar.
Aşağılık dünyayı elde etmek için savaşırlar, kokmuş leşe saldırıp dalaşırlar. Az zamanda uyan uyduğunu yöneten yönettiğini terk eder. O halde buğz ederek ayrılırlar, karşılaştıklarında lanetleşirler.
Bundan sonra sarsıp titreten ve kasıp kavuran bir fitne ortaya çıkar. Doğruluk içindeki kalpler eğriliğe düşer. Selamet içinde olan kimseler sapıklığa yönelir. O hücum ettiğinde görüşler ihtilafa düşer ve ortaya çıktığında doğru yanlış düşünceler birbirine karışır.
Kim, onu karşı çıkarsa, onu yok eder. Kim onu yok etmek isterse onu ezer. O fitnedeki insanlar, birbirlerini yaban eşekleri gibi ısırırlar. İpin düğümü çözülür, isin gerçek yüzü örtülür, hikmet dibe iner, zalimler konuşur, o fitneler bedevileri demir gemi eriyle vurur, göğüslerini sıkarak kırar geçer.
Tozun içinde yalnız gidenler kaybolur, biniciler o yolda helak olur. Kaza, bütün acılığıyla gelir, taze kanları Sağar, din yolunun işaretleri sökülür, yakin bağı çözülür.
Aklı başında olanlar ondan kaçar. Kötü olanlar da onu idare ederler. Yıldırımı şimşeği çoktur; meşakkati fazladır. Onda akrabalıklar kesilir, insanlar İslam'dan ayrılır. Ondan kaçan rahatsızlanır, uzaklaşmak isteyen kaçamaz, içinde bocalar.
...Bir grup katledilip kanları boşa gider, bir grup korkup sığınak arar. Yeminleriyle aldatır, imanlarıyla yoldan çıkarırlar. Ama siz fitnelerin işareti, bidatlerin bayrağı olmayın.
Toplumun bağlandığı ve üzerine itaat rükünlerinin bina edildiği şeye sarılın.. Allah'a zalim olarak değil, mazlum olarak varmaya çalışın. Şeytanın basamaklarından ve düşmanlık yerlerinden sakının. Karnınıza haram lokma sokmayın. Çünkü isyanı size haram edip, itaat yollarını kolaylaştıran, mutlaka sizi görür."
Allah'ın sıfatları ve din önderlerinin nitelikleri hakkında
"Hamd, yarattıklarını mevcudiyetine, onların yaratılmalarını ezeliyetine, birbirine benzemelerini benzersizliğine delil kılan Allah'a mahsustur.
Yapıp işleyenle yapılanın; sınırlayanla sınırlananın, rab ile (terbiye edip yetiştirenle) yetiştirilenin farklılığı yüzünden duyular onu idrak edemez, örtüler O'nu gizleyemez. Birdir, sayıdaki rakamla değil.
Yaratandır, hareket ve çalışıp yorulma manasında değil. Alete bağlı olmaksızın duyan, gözlerini açıp kapamadan görendir. Her şeye şahittir, bir şeyle temasta bulunmaksızın.
Her şeyden ayrıdır; uzaklık olmaksızın. Zahirdir, görülmeksizin. Batındır, fakat küçüklük ve zarafetinden değil. O, her şeyden üstünlüğü ile kudretiyle, her şey de ona boyun eğmekle ve O'na dönmekle ayrıdır.
Kim vasıflandırırsa sınırlar, sınırlayan saymış olur, sayan ise O'nun ezel olduğunu inkâr etmiş olur. ''Nasıl?" diyen onu vasıflandırmaya kalkmış; "nerede" diyen mekânda sanmıştır. Bilinen yokken bilen, terbiye edilen yokken Rab; gücünü uyguladığı yokken kadir olandır.
...Bir doğan doğdu; bir parlayan parladı; bir aşikâr olucu aşikâr oldu bir eğri doğruldu. Allah bir toplumu başka bir toplumla, bir günü başka bir gün ile değiştirdi. Susuzların, kıtlığa düşenlerin yağmuru beklemesi gibi, bu zamanın geçmesini bekliyorduk.
İmamlar, Allah'ın hükmüyle kullarını yöneten, insanlara önderlik edenlerdir. Cennete ancak onları tanıyan ve onlar tarafından tanınan girebilir. Cehenneme de ancak onları inkâr eden ve onların inkâr ettikleri atılır.
Allah size İslam'ı seçti ve onunla sizi halis kılmak istedi. İslam, bütün yücelikleri toplayan, esenlik bildiren bir addır. Allah İslam yolunu seçti, delillerini açıkladı ve zahiri ilim ve batını hikmet olan. (Kur'an'ı) indirdi.
Onun yenilikleri yok olmaz, ilginçliklerinin sonu gelmez. Baharın hayır ve bereket yağmurları ve Karanlıkların ışığı ondadır.
Hayır, kapıları sadece onun anahtarıyla açılır ve karanlıklar sadece onun nuruyla aydınlanır. Korusuna girmeyi yasaklamış, yaylasına girmeyi serbest bırakmıştır. Şifa isteyenlerin şifası, kifayet edenlerin kifayeti ondadır." Nehc'ul Belaga 151-152 Hutbe




















































































