logo
13 MART 2026


İran: Küresel rekabetin kırılgan merkezi

04.03.2026 00:00:00
Dünya İran'a bakıyor. Tahran ile Tel Aviv arasındaki gerilim yükseldiğinde sadece iki ülkenin değil, küresel sistemin nabzı hızlanıyor. İran artık sadece bir bölgesel güvenlik meselesi değil; enerji yollarının, büyük güç rekabetinin ve küresel dengelerin kesişim noktası. Her askeri hareketlilik, her diplomatik sertleşme, Washington'dan Pekin'e uzanan geniş bir hattı titretmeye yeter. Peki bu sadece bir kriz mi, yoksa küresel bir sınav mı?
 
İran ile İsrail arasındaki gerilim yıllara yayılmış stratejik bir hesap. İsrail, İran'ın askeri kapasitesini ve bölgesel nüfuzunu doğrudan tehdit olarak görüyor. İran ise caydırıcılığını artırmayı ulusal güvenliğinin en kritik unsuru haline getirdi. ABD'nin pozisyonu net: İsrail'in güvenliğini sağlamak, bölgedeki enerji yollarını korumak.
 
Hürmüz Boğazı… Küresel petrol ticaretinin can damarı. Bir kıvılcım burada, sadece bölgeyi değil, dünya ekonomisini de sarsabilir. Petrol fiyatları fırlayabilir, küresel enflasyon tetiklenebilir. İran, böylece Orta Doğu'nun değil, küresel sistemin kırılgan bir parçası haline geliyor.
Çin'in artan enerji ihtiyacı ve Orta Doğu'yla derinleşen ekonomik bağları, İran'ı dolaylı olarak Washington–Pekin rekabetinin bir parçası yapıyor. Ama dikkat! Her İran–İsrail gerilimini "Çin–ABD savaşı öncesi prova" olarak okumak yanlış olur. Bu hattın kendi tarihsel ve ideolojik dinamikleri var. Büyük güçler burada var ama belirleyici tek aktör değiller.
 
Kontrolsüz tırmanma her zaman risk demek. Yanlış hesaplamalar zincirleme bir krize yol açabilir. Tarih gösterdi ki, büyük savaşlar çoğu zaman planlanmadan, yönetilemeyen krizlerin birikimiyle çıkıyor.
 
İran gündemi sıcaklığını korurken, Tayvan merkezli gerilim de küresel sistemin en hassas başlıklarından biri. Çin açısından Tayvan, egemenlik ve ulusal bütünlük meselesi. ABD açısından ise Hint-Pasifik'teki stratejik denge ve müttefik güvenilirliği kritik. Her adım, sınırı zorlayan bir gerilim yaratıyor.
 
Güney Asya'da Pakistan ile Afganistan arasındaki krizler çoğunlukla sınır güvenliği ve iç istikrarla ilgili. Pakistan'ın Çin ile yürüttüğü projeler stratejik önemde olsa da her çatışmayı küresel savaşın provası saymak doğru değil. Bölgesel aktörler kendi güvenlik kaygılarıyla hareket ediyor, büyük güçler sadece sahneyi etkiliyor.
 
Nükleer caydırıcılık ve ekonomik karşılıklı bağımlılık, doğrudan savaşı irrasyonel kılıyor. Ama gerilimi tamamen ortadan kaldırmıyor. Dünya, askeri caydırıcılık, ekonomik rekabet ve diplomatik denge arasında kırılgan bir çizgide yürüyor.
 
En olası senaryo? Açık bir dünya savaşı değil; küresel sistemin iki ekonomik ve teknolojik blok halinde ayrışması. ABD öncülüğündeki ülkeler Çin'e bağımlılığı azaltmaya çalışıyor. Çin ise kendi alternatif ticaret ve finans ağlarını kuruyor. Taraflar birbirine rakip ama aynı zamanda birbirine bağlı.
 
Küresel tedarik zincirlerinin kırılması, enerji fiyatlarının fırlaması, finans piyasalarında dalgalanma… Bunlar doğrudan savaşın maliyetini öngörülemez hale getiriyor. Gerilim tırmanıyor ve ipler kopmak üzere.
 
İran'daki hareketlilik, Tayvan çevresindeki askeri manevralar ve Güney Asya'daki sınır krizleri, küresel dengelerin ne kadar hassas olduğunu gösteriyor. Büyük güçler, kendi stratejik pozisyonlarını korumak için önlemler alıyor ve dünya bu kırılgan denge üzerinde dikkatle ilerliyor. Beklenen savaş artık sadece bir olasılık değil; gerilimler önümüzdeki dönemin kaçınılmaz bir sonucu olarak ortaya çıkıyor. Artık dünya sadece izleyici konumunda değil; tüm aktörler, bu kırılgan sahnede kendi stratejik rollerini dikkate almak zorunda.
 
Cem Bürüç / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.