logo
29 MART 2026

Irak'ın kuzeyinde Osmanlı’ya isyanlar, Nakşi, Yahudi Barzaniler

29.03.2026 00:00:00
ABD-İsrail'in İran'a saldırıları, Suriye, Irak ve İran'daki bölücü yapıları özellikle Barzanileri bu savaşa dahil etmek isterken ülkemizde Sayın Erdoğan'ın, Devlet Bahçeli'nin, Özgür Özel'in birilerine 'hak verme' telaş ve gayreti de devam ediyor.

Geçtiğimiz günlerde Emekli Albay Erdal Sarızeybek'in 'Barzaniler kimdir' başlıklı makalesini okudum.

İlk aklıma gelen soru Sayın Erdoğan ve partisi böyle bir aile, kabile, aşiret ile nasıl olurda dost olur, ortak işbirliğine girişir' sorusu oldu.

Tabi MHP'si, CHP'si çok iyi bildikleri bu zihniyet ile kurulan bu bağa itirazları olmaz, neden milleti bilgilendirmezler' şeklinde nice sorularda aklıma geldi.

Ben Sayın Erdal Bey'in yazısını paylaşayım. Sizlerde sorularınızı hazırlayın:

'ABD'nde görevli Prof. Yona Sabar'ı kaynak gösteriyor ve eski Barzan hakkında bize şu önemli bilgileri veriyor;

"Kuzey Irak'ta asırlardır 'Tat' diyalekti ile konuşan, ticaret ve küçük zanaatlarla uğraşan, birçok kasaba ve köyde sayıları az da olsa bulunan Yahudilere rastlanmakta idi.

Kürtçe konuşan Yahudilerle ilgili ilk ciddî çalışmaları, kendisi de Kürtçe konuşan bir Yahudi olan Kaliforniya Üniversitesi İbranî Dili Profesörü Yona Sabar yapmıştı".

'Haham David'

"Sabar, Tudelali Benjamin ve Haham David'in seyahatnamelerine dayanarak Kürtçe konuşan Yahudilerin tarihî ve etimolojik geçmişleri hakkında bilgi vermişti".

'Irak kuzeyinde Yahudi isyanları'

"Sabar'a göre, Kuzey Irak'ta on ikinci yüzyıl ve sonrasında zaman zaman İbn Duği, David Al-roy ve Menahem gibi Yahudi önderlerin öncülük ettiği ve onların Mesih (kurtarıcı) ilân edildiği Yahudi isyanları görülmüştü".

Barzani hahamları

Ahmet Uçar diyor ki; "Sabar'ın ilginç iddiasına göre bölge Yahudileri daha yoksullar arasında yer alırken, özellikle ünlü Barzani ailesinden gelen hahamlar, Kürdistan'ın birçok yerinde dinî çalışmalar ve eğitim için merkezler kurmuşlardı. Bu dinî merkezler, Mısır ve Filistin gibi uzak yerlerden bile öğrenci kabul ediyorlardı".

'Şeyh Ahmet Barzani'

"Sabar bu ailenin daha sonra ne zaman, Müslüman olduğu konusu üzerinde durmamaktadır. Özellikle Şeyh Ahmed Barzani'nin söz ve tavırları, Barzanî Ailesi ile ilgili sis perdesini yoğunlaştırmakta, özellikle gizli dinî kitapların varlığı, Müslüman, ehl-i sünnet ve Nakşibendî aile görüntüsüyle çelişmektedir'.

Tarihçi Ahmet Uçar bu konuda ajanslara beyanat da verdi

Röportajı 18 Şubat 2003'te Hürriyet Gazetesinde yayımlandı. Uçar bakın ne diyor:

'Mustafa Barzani'nin yıllar sonra kurduğu ilişkiler, hahamlarla, Sallum Barzani ailesi arasındaki ilişkilerin yıllarca sürdüğünü göstermektedir.

Molla Mustafa Barzani, 1950'den beri sık sık ziyaret ettiği İsrail'de her zaman Kuzey Irak kökenli, Kürtçe konuşan bir Yahudi hahamın evinde kalmaktadır: Haham David Gabay.''

Hahamların torunu Barzaniler

"Barzani ailesi ile ilgili ilk iddiaları da Amerika'da yaşayan ve kendisi, Kürtçe konuşan bir Yahudi olmakla kalmayıp bu konuda uzman olan Prof. Yona Sabar'ın bir kitabında rastladım. Prof. Sabar, Barzani ailesinden gelen hahamların bölgede dini çalışmalar yaptıklarını söylüyordu. Bunun üzerine ben, Barzani ailesinin kökenlerini araştırmaya başladım".

Ne buldunuz?

'Bir defa bölgede Barzani adıyla bilinen tek bir aile var. Bu aile, Kuzey Irak'taki Barzan köyünde yaşıyor. Osmanlı Arşivi'nde çalışırken, bu aile ilgili bir belge buldum. Bu belgede, 1855-56 yılında bu köyün mensuplarından Sallum Barzani adlı bir hahamın önce İstanbul'a, arkasından Selanik'e sürgün edildiği belirtiliyor".

Başka bir belge veya delil var mı elinizde?

'Molla Mustafa Barzani, ilk kez 1967 yılında İsrail'e gidiyor. Kendisini kabul eden İsrail Savunma Bakanı Moşe Dayan'a, hediye olarak bir 'Kürt hançeri' ile birlikte, Kerkük petrol rafinelerinin planlarını da getiriyor. Mart 1969'da yapılan bir operasyonda da Barzani-Mossad işbirliğiyle Kerkük rafinerileri bombalanıyor ve çalışamaz hale getiriliyor.

Barzani aşiretinin Yahudi kökenli olduğunun anlaşılması, bölgeye ve tarihe bakışımızda değişikliklere sebep olabilir mi?

'Olmaz mı? Tevrat'ta ''Vaat edilmiş Ülke'' olarak Nil'le Fırat arasının işaret edildiğine dair yorumlar vardır.

Ayrıca, Barzani ailesi sürekli Mehdi çıkartmaktadır. Yahudilikte de Mehdilik çok önemlidir. Ama bir yanlış anlaşılma olmasın. Ben bütün Kürtler Yahudi'dir filan demiyorum".

Hahamlar bir yana, burada geçen Şeyh Ahmed Barzani kimdi?

Hatırlayalım; İngilizler, Barzan'da işgali tamamlanmış, yerel direniş hareketleri kırılmıştı.

1. Faysal Irak Kralı olmuş, İngiliz işgal yönetimi sürmekteydi.

Osmanlı-Barzani çatışmaları, 1907'den 1913'e kadar aralıklarla devam etmişti.

Osmanlı Şeyh Abdüsselam'ı idam etti

1913'te, Osmanlı, Şeyh 2. Abdüsselam'ı halletmek üzere bir ordu gönderince, Şeyh, İran'a kaçmıştı. Derken yakalanmış, Musul'da yargılanmış ve idama mahkum edilerek, 14 Aralık 1914'te infaz edilmişti.

Yerine oğlu Şeyh Ahmed geçti ve Barzan reisi oldu. Adı pek duyulmamıştı.

Nakşibendi Şeyhi Ahmet

Tarihçi Ahmet Uçar, bu süreci şöyle özetliyor: 'Şeyh 2'nci Abdüsselâm'ın idamı sonrası Osmanlı ordusu Barzan'ı işgal ettiğinden, Şeyh Muhammed'in üç büyük oğlu Ahmed, Babo ve Muhammed Sıddık Hakkâri'deki Gerdi aşiretine, küçük oğlu Molla Mustafa ise Şirvan'ın Bergiyef köyüne sığınmıştı.

Bir süre kaçak olarak yasayan Ahmed, Şeyh 2. Abdüsselam'ın yakın dostu olan Molla Mahmud'un talebesi ve meşhur bir Nakşibendî Şeyhi olan bu zatın halifesi olmuştu. Şeyh Ahmed'in adı, iki İngiliz istihbarat subayının öldüğü 1919 Behdinan İsyanı'na kadar pek duyulmamıştı…

Sürecin devamını Ahmet Uçar şöyle anlatıyor:

Yarı cahil kekeme Mehdi

'Kürtçülüğe ilgi duyan Fransız gazeteci Chris Kutscehera, Barzanileri biraz daha geriden ele alıyor, babası Muhammed'in, yarı cahil ve kekeme olduğunu, ailesi tarafından "mehdi" kabul edildiği ileri sürüyor.

Babasının, Osmanlı Sultanlarının tahtına oturması dahi hayal edilen resimler içerisinde baş köşede bulunuyor. Poz veren Barzanilerden; Şeyh 2. Abdüsselâm, Şeyh Ahmed ve Molla Mustafa Barzanî'nin "tarih yapacak yetenekte" olduklarını ileri sürülüyor".

Sahte peygamber Şeyh Ahmet

O yıllarda Barzan'a gitmek imkanı bulmuş araştırmacı gazeteci Hulusi Turgut'un, Şeyh Ahmed'i görmüş olan bir tanığı var.

Bu tanık; tarihçi Ahmet Uçar'ın sözünü ettiği, 1967'de Türkiye sığınan Molla Yahya'dır.

Hulusi Turgut, "1967 yılının Temmuz sonunda Şemdinli ilçesine gittiğim zaman Barzani Bölgesi'nden henüz Türkiye iltica etmiş, yirmiye yakın Kürt'le karşılaşmıştım. Mülteci Kürtlerin arasında da Barzani'nin ünlü din adamlarından Molla Yahya vardı" diyerek söze başlıyor ve tanığıyla birebir yaptığı konuşmayı bize şöyle aktarıyor;

Molla Yahya'ya sormuştum, "Niçin kaçıp Türkiye'ye geldiniz", diye.

Molla Yahya kaçış sebeplerini uzun uzun anlatıp;

"Bizim orada huzurumuz kalmadı. Molla Mustafa'nın seksenlik ağabeyi Şeyh Ahmed peygamberliğini ilan etti. Kuran okumak, abdest almak, namaz kılmak hatta radyo dinlemek dahi yasak" diyordu.

Kuran'ı ezanı yasaklayan Şeyh Barzani

Mola Yahya'ya göre Şeyh Ahmet, Irak'taki Kürt cemaatine kendisini lider olarak kabul ettirebilmek için halkın dini inançları üzerinde oynamaktadır. Şeyh Ahmet önce cemaat liderlerine bir yazı gönderir. Yazı şöyledir:

"Bu yazımı aldığınız andan itibaren ibadet etmeyeceksiniz. Camiler ve okullar kapatılacak. Bütün radyolar evlerde saklanacak. Kuran okunmayacak, abdest alınmayacak ve namaz kılınmayacak. Gök Tanrısı Allah, O'nun yerdeki temsilcisi benim."

Bu emri okuyan cemaat temsilcileri boyun eğip halka bildirmişler. Molla Mustafa da bu durumu öğrenmiş ve ağabeyini ikaz etmiş. İlk anda ikaz para etmemiş ve Molla Yahya ile adamları kurtuluşu Türkiye'ye kaçmakta bulmuşlar."

Şimdi Yıl 1930. Yer Ağrı.

Cizre/Botan Emiri Bedirhan'ın torunu Celadet Ali Bedirhan'ın, Papaz Vahanyan'la kurduğu Taşnak Hoybun çetesi Ağrı'da isyan başlattılar. Desteğin başındaki isim; Molla Mustafa Barzani'ydi.

Tarihçi Ahmet Uçar, "16 Temmuz – 10 Ekim 1930 tarihlerinde ortaya çıkan Oramar İsyanı, Mustafa Barzanî tarafından rakımı 2.000-3.500 metre arasında değişen yolsuz, sarp ve yalçın kayalarla aşılması güç bölgede, Şemdinli yakınındaki Oramar'ın basılması ile başlamıştı" diyor.

Ahmet Uçar, isyanı Taşnak Hoybun'un başlattığını söylüyor; "Oramar hudut bölüğü asiler tarafından kuşatılmışsa da bu kuşatma hava kuvvetlerimiz ve komşu hudut bölüklerinin yardımı ile kırılmış, İran'a doğru kaçan Barzaniler ve onların Oramar'daki işbirlikçilerinden oluşan asilere büyük kayıplar verdirilmişti.

Haybun örgütü bu isyanı da bir propaganda malzemesi olarak kullanmış, uydurma rakamlarla "Olayda Türk birliklerinin 4.000 kayıp verdiğini, Türk hükümetinin 500 köyü yıkıp 12.000 kişiyi öldürdüğünü" ileri sürerek bunu, Ermeniler aracılığı ile temas kurduğu Amerikan kamuoyuna da duyurmuştu".

Burada geçen Haybun, Cizre/Botan Emiri Bedirhan'ın torunu Ermeni Papaz Vahanyan'la birlikte kurduğu Taşnak Hoybun çetesidir.

Kurdukları örgütün ilk hedefi Türk Milleti ve Devleti olmuş, bu maksatla Ağrı'da isyan çıkarılmış ve bu Barzaniler de bu isyanı desteklemiştir.

Uğur Mumcu, 1930 Ağrı'da Taşnak isyanını anlatıyor:

"Üçüncü Ağrı isyanı olarak cumhuriyet tarihine geçen, bu kalkışmayı, "olağanüstü askeri komiseri" sıfatıyla Hoybun üyesi İhsan Nuri yönetmiştir.

'Lawrens ve Ermeniler sahnede'

Ayaklanma sırasında, İngiltere'nin Tebriz'deki Başkonsolosu Stonhope Palmer'den Londra'ya, Dışişleri Bakanlığı'nda görevli Sir Clive'ye gönderilen 11 Ağustos 1930 gün ve 145 sayılı gizli raporda, İngiliz casusu albay Lawrence'nin Kürtlere yardım ettiği bildirilmiştir.

29 Haziran 1930 günü, Tahran'daki askeri ataşe R. Dodd, Ermeni Ruben Paşa'nın, İngiliz Büyükelçiliği'ne başvurarak Kürtler için silah istediğini rapor etmektedir.

'İhsan Nuri ve Ermeni Baron Vahan'

İsyana karşı askeri harekat 7 Eylül 1930'da başlatılır ve bir hafta sürer. Harekatı General Salih Omurtak yönetir. Üç yıl süren Ağrı ayaklanması 14 Eylül 1930 günü bastırılır.

8 Ekim'de Pülümür harekatı başlatılır, bu da 14 Kasım günü tamamlanır. Harekat sonunda ayaklanma liderlerinin bir kısmı öldürülür. İhsan Nuri ve Ermeni Baron Vahan İran'a kaçmayı başarır".

Bu geçen Ermeni baron Vahan, Celadet Ali Bedirhan'la Taşnak Hoybun çetesini kuran Vahanyan'dır.

Kurdukları örgütün ilk hedefi, Türk Milleti ve Devleti olmuş, bu maksatla Ağrı'da isyan tezgahlanmış ve Barzaniler de bu isyanı desteklemiştir.

Mesud Barzani

Günümüze gelirsek eğer…

16 Kasım 2013'te, Türkiye'de siyaset erbabı ile bu Şeyh Ahmed'in yeğeni, Molla'nın oğlu Mesud Barzani Diyarbakır'da buluştu. 17 Kasım'da yapılan konuşmada Molla Mustafa için şunlar söylendi:

"Sevgili kardeşlerim bundan 81 yıl önceydi 21 Haziran 1932. Hakkâri Şemdinli'den sınırdan çok önemli bir misafirlerimiz gelmişti. Toprakları uçaklarla bombalanmıştı, köyleri yakılıp yıkılmıştı. Buradaki kardeşleri onları muhabbetle kucakladılar".

Oysaki aynı Barzani, çok değil, Diyarbakır'da söylenen olayın iki yıl öncesinde Dağlıca bölüğümüze saldırmış ve dört askerimizi şehit etmişti… Ama bunu duyan kim, söyleyen kim, gizleyen kim?

Ve bugün, terör örgütü PKK, Barzani ve kolları İran'a karşı İsrail'e destek veriyor. Aynı kolların İmralı'da yatan mahkumu Türkiye'yi yattığı yerden tehdit ediyor, akıl veriyor, yol haritası çiziyor, almış başını gidiyor.' (https://sarizeybekhaber.com/barzaniler-kimdir/)

Aklınıza hangi sorular geldi?

 
Ali Hamza Aydın / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.